
ORCID ID
0000-0001-5399-2806
Evlerin yıkımı, İsrail güç lerinin Filistinlilere karşı uyguladığı bir toplu cezalandırma ve caydırıcılık politikasıdır (Köylü, 2018: 80). Filistinlilerin mülklerine el koymak ve onları evlerinden çıkarmak için farklı yöntemlere başvuran İsrail【1】, çıkardığı üç kanun ile müdahalesine yasal bir kisve oluşturmuştur: Bu kanunların ilki, 1950 tarihli Gaip Olanların Emlak Kanunu’dur. 1967 yılında çıkarılan bir askeri talimat ile pekiştirilen bu kanun idareye, gaipleri herhangi bir metruk mal sahibinin durumuyla eş tutma yetkisi veriyordu (Batsh, 2013: 24). Bu yasayla 27 Haziran 1967 tarihinden önce batı yakasını terk eden veya bunlar üzerinde tasarrufta bulunan Filistinlilerin sahip olduğu mallar, “metruk” sayıldı. Yani bu tarihten önce eğitim, iş, turizm vb. nedenlerle izin süreleri dolup da yeniden işgal altındaki topraklara dönme imkânı olmayan kişiler haklarını kaybetti【2】. Hukuken gaiplik şartları oluşmamasına rağmen evlerinden sürülen Filistinliler, çoğu zaman evlerine birkaç kilometre mesafede bulunmaları durumunda dahi gaip kabul edildi ve evlerine el konuldu【3】. İkinci kanun, 1953 tarihli Toprak Edinme Yasası’dır. Bu yasa ile İsrail’in ele geçirdiği topraklara el konulması geriye dönük biçimde yasallaştırılıyordu. Üçüncü kanun ise 1943 tarihli Britanya (Kamusal Amaçlı) Arazi (Edinimi) Kararnamesi’ydi ve bununla maliye bakanlığı kamusal amaç gütmeden arazi kamulaştırma yetkisine kavuşuyordu (Uluslararası Af Örgütü, 2022: 14).1965 baharında İsrail Toprak İdaresi (ILA), 1948’de terk edilmiş Arap köylerindeki evleri yıkmaya başladı【4】. Bu uygulama, 1967 savaşından sonra İsrail tarafından işgal edilen topraklara kadar genişletildi. ILA, yıkımları hem uluslararası hukuka aykırı olan yukarıdaki kanunlara dayandırıyor hem de imar planı ve yeniden haritalandırma gibi yasa dışı yollara başvuruyordu. İsrail Arkeolojik Araştırma Derneği (IASS), çoğu zaman ILA’nın yıkımlarını meşrulaştırmak için akademik paravan olarak kullanıldı (Shai, 2006: 86). 1965’ten bu yana bir hükumet politikası olarak uygulanan Filistinlilere ait evlerin yıkımı, arazilerine el konulması ve buralara Yahudi sivillerin yerleştirilmesi sonucu Batı Şeria’da 530 bin dönüm olan kamu arazisi 2009 yılı itibariyle 1,4 milyon dönüme çıkmıştır- ki bu arazinin yarısı, dışarıdan gelen Yahudilere verilmiştir-. Evlerin yıkımının yanı sıra benzer şekilde imara açılan bölgelerde de ayrımcı uygulamalar yapılmaktadır. Bugün Batı Şeria’da (C bölgesi) Filistinlilerin inşaat yapma izni bulundukları alan bölgenin yüzde 5’ine tekabül ederken Yahudiler için bu oran yüzde 70’tir (Uluslararası Af Örgütü, 2022: 15-17).Uluslararası Adalet Divanı 19 Temmuz 2024’te yayımladığı danışma görüşünde İsrail’in Filistinliler ve Yahudiler için uyguladığı farklı hukuki sistemleri ayrımcılık göstergesi olarak yorumlamaktadır. Ayrıca Batı Şeria ve Kudüs’ün doğusundaki Filistin topluluklarını birbirinden izole ettiğine ve Yahudi gaspçı yerleşimciler ile Filistinliler arasında fiziksel bir ayrım oluşturduğuna dikkat çekmiş ve bu ayrımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, İsrail’in uygulamalarını inceleyerek bunların ırksal ayrımcılık anlamına geldiğini ve CERD’nin (Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi) 3. Maddesi kapsamında apartheid rejimi oluşturduğunu belirtmiştir (ICJ, 2024: 65).Okuma ÖnerileriBraverman, Irus (2007). “Powers of Illegality: House Demolitions and Resistance in East Jerusalem”. Law & Social Inquiry, 32 (2), 333-372.Green, Penny & Smith, Amelia (2016). “Evicting Palestine”. State Crime Journal, 5 (1), 81-108.
Evlerin yıkımı, İsrail güç lerinin Filistinlilere karşı uyguladığı bir toplu cezalandırma ve caydırıcılık politikasıdır (Köylü, 2018: 80). Filistinlilerin mülklerine el koymak ve onları evlerinden çıkarmak için farklı yöntemlere başvuran İsrail【1】, çıkardığı üç kanun ile müdahalesine yasal bir kisve oluşturmuştur: Bu kanunların ilki, 1950 tarihli Gaip Olanların Emlak Kanunu’dur. 1967 yılında çıkarılan bir askeri talimat ile pekiştirilen bu kanun idareye, gaipleri herhangi bir metruk mal sahibinin durumuyla eş tutma yetkisi veriyordu (Batsh, 2013: 24). Bu yasayla 27 Haziran 1967 tarihinden önce batı yakasını terk eden veya bunlar üzerinde tasarrufta bulunan Filistinlilerin sahip olduğu mallar, “metruk” sayıldı. Yani bu tarihten önce eğitim, iş, turizm vb. nedenlerle izin süreleri dolup da yeniden işgal altındaki topraklara dönme imkânı olmayan kişiler haklarını kaybetti【2】. Hukuken gaiplik şartları oluşmamasına rağmen evlerinden sürülen Filistinliler, çoğu zaman evlerine birkaç kilometre mesafede bulunmaları durumunda dahi gaip kabul edildi ve evlerine el konuldu【3】. İkinci kanun, 1953 tarihli Toprak Edinme Yasası’dır. Bu yasa ile İsrail’in ele geçirdiği topraklara el konulması geriye dönük biçimde yasallaştırılıyordu. Üçüncü kanun ise 1943 tarihli Britanya (Kamusal Amaçlı) Arazi (Edinimi) Kararnamesi’ydi ve bununla maliye bakanlığı kamusal amaç gütmeden arazi kamulaştırma yetkisine kavuşuyordu (Uluslararası Af Örgütü, 2022: 14).
1965 baharında İsrail Toprak İdaresi (ILA), 1948’de terk edilmiş Arap köylerindeki evleri yıkmaya başladı【4】. Bu uygulama, 1967 savaşından sonra İsrail tarafından işgal edilen topraklara kadar genişletildi. ILA, yıkımları hem uluslararası hukuka aykırı olan yukarıdaki kanunlara dayandırıyor hem de imar planı ve yeniden haritalandırma gibi yasa dışı yollara başvuruyordu. İsrail Arkeolojik Araştırma Derneği (IASS), çoğu zaman ILA’nın yıkımlarını meşrulaştırmak için akademik paravan olarak kullanıldı (Shai, 2006: 86). 1965’ten bu yana bir hükumet politikası olarak uygulanan Filistinlilere ait evlerin yıkımı, arazilerine el konulması ve buralara Yahudi sivillerin yerleştirilmesi sonucu Batı Şeria’da 530 bin dönüm olan kamu arazisi 2009 yılı itibariyle 1,4 milyon dönüme çıkmıştır- ki bu arazinin yarısı, dışarıdan gelen Yahudilere verilmiştir-. Evlerin yıkımının yanı sıra benzer şekilde imara açılan bölgelerde de ayrımcı uygulamalar yapılmaktadır. Bugün Batı Şeria’da (C bölgesi) Filistinlilerin inşaat yapma izni bulundukları alan bölgenin yüzde 5’ine tekabül ederken Yahudiler için bu oran yüzde 70’tir (Uluslararası Af Örgütü, 2022: 15-17).
Uluslararası Adalet Divanı 19 Temmuz 2024’te yayımladığı danışma görüşünde İsrail’in Filistinliler ve Yahudiler için uyguladığı farklı hukuki sistemleri ayrımcılık göstergesi olarak yorumlamaktadır. Ayrıca Batı Şeria ve Kudüs’ün doğusundaki Filistin topluluklarını birbirinden izole ettiğine ve Yahudi gaspçı yerleşimciler ile Filistinliler arasında fiziksel bir ayrım oluşturduğuna dikkat çekmiş ve bu ayrımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, İsrail’in uygulamalarını inceleyerek bunların ırksal ayrımcılık anlamına geldiğini ve CERD’nin (Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi) 3. Maddesi kapsamında apartheid rejimi oluşturduğunu belirtmiştir (ICJ, 2024: 65).
Braverman, Irus (2007). “Powers of Illegality: House Demolitions and Resistance in East Jerusalem”. Law & Social Inquiry, 32 (2), 333-372.
Green, Penny & Smith, Amelia (2016). “Evicting Palestine”. State Crime Journal, 5 (1), 81-108.
Batsh, İbrahim. (2013). Filistin Hukukunda Taşınmaz Mülkiyeti [Yüksek Lisans Tezi]. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
ICJ (2024). Legal Consequences Arising From the Policies and Practices of Israel iIn the Occupied Palestinian Territory, Including East Jerusalem, Summary of the Advisory Opinion of 19 July 2024. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://www.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/186/186-20240719adv-01-00-en.pdf.
Köylü, Murat (2028). “İsrail’in Filistinli Gençlere Yönelik İnsan Hakları İhlalleri”.Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Akademik Dergisi,1, 63-95.
Shai, Aron (2006). “The Fate of Abandoned Arab Villages in Israel, 1965-1969”. History and Memory, 18 (2), 86-106.
Uluslararası Af Örgütü (2022). “İsraı̇̇l’ı̇̇n Apartheid Rejı̇̇mı̇̇: Fı̇̇lı̇̇stı̇̇nlı̇̇lere Yönelı̇̇k Irksal Ayrımcılık ve İnsanlığa Karşı İş lenen Suçlar”. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://www.amnesty.org/en/documents/mde15/5141/2022/tr/.
[1]
Bkz. İsraillemek; Siyonlama
[2]
Bkz. Mülksüzleştirme
[3]
Bkz. Yerinden Etme
[4]
Ayrıca bkz. Evlerin Yıkımı
| apa | Yiğit Akburakcı, F. (2026). Evlerin Yıkımı. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 509-511) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yiğit Akburakcı, Firuze. “Evlerin Yıkımı”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 509-511. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Evlerin Yıkımı" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri