Filistin Arkeoloji Müzesi
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarBilal TOPRAK13 Temmuz 2026 13:49

ORCID ID

0000-0001-8039-2128

Osmanlı’nın hâkim olduğu coğrafyalar, sömürgeci Batılı devletler tarafından âdeta bir arkeoloji laboratuvarı olarak görülmüş ve buralardan tarihi eserler çeşitli yollarla Avrupa’ya kaçırılmıştır. Osmanlı Devleti bunun önüne geçmek için bir yandan yasal düzenlemeler yapmış bir yandan da önemli merkezlere müzeler açmıştır. Bu doğrultuda Osmanlı, İstanbul’dan sonra ilk müzeyi 1901 yılında Kudüs’te Müze-i Hümayun adıyla kurmuştur. Kudüs’te müze açmakla hem Filistin topraklarından eser kaçırılmasının önüne geçmeyi hem de Kitab-ı Mukaddes arkeolojisi üzerinden yayılan anlatının önünü kesmeyi amaçlamıştır. Ancak İngilizlerin bölgeyi işgali【1】 ile Müze-i Hümayun koleksiyonu 1938’de kurulan Filistin Arkeoloji Müzesi’ne taşınmıştır. 1967 yılında İsrail’in Kudüs’ün doğusunu işgal etmesiyle【2】 müzeye el konulmuş ve ismi Rockefeller Arkeoloji Müzesi olarak değiştirilmiştir. Bu yönüyle müzenin geçmişi Filistin coğrafyasının son yüz yıllık işgal, sürgün ve yok edilme tarihini özetler niteliktedir.Osmanlı, Filistin bölgesindeki arkeolojik kazılarda kendi tebaasından arkeologların bulunmasına özen göstermiştir. Bununla beraber Kudüs’te müze kurulurken merkezi Londra’da bulunan Filistin Araştırma Fonu (PEF) bünyesindeki arkeologlarla koordineli bir şekilde çalışılmıştır. Böylece 1899 yılında 465 parça tarihi eser ile Müze-i Hümayun 1901 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 1910’lara geldiğimizde müzedeki eser sayısı altı bini aşmış ve çok sayıda el yazması da koleksiyona eklenmiştir (Laurent & Taşkömür, 2013). İngilizler, 1917’de Filistin’i işgal ettikten sonra müzenin denetimini ele geçirmiştir. Uzun arayışlar neticesinde 1927 yılında John D. Rockefeller ile yaptıkları anlaşma ile yeni müze inşaatı için fon sağlamışlardır. İngiliz mimar Austen Harrison tarafından Kudüs’te inşa edilen Filistin Arkeoloji Müzesi, bünyesinde sergi salonları ve kütüphane gibi bölümleri barındırmaktadır. Müze binası İslam, Doğu ve Batı mimarilerinden izler taşımaktadır. Böylece Müze-i Hümayun’un koleksiyonu Filistin Arkeoloji Müzesi’ne taşınmıştır. Müze, 1948’de gerçekleşen Nekbe’ye kadar İngiliz hâkimiyetinde kalmıştır.İsrail’in kurulduğu 1948’den 1967’e kadar uluslararası bir heyet tarafından yönetilen müzede İngilizlerin etkin olduğu görülmektedir. Bu dönemde katalog çalışmaları yapılarak Filistin bölgesindeki Taş ve Bronz çağlarına ait eserler listelenmiştir (Iliffe, 1949). Bu dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri de 1950’li yıllarda bulunan Ölü Deniz Yazmaları’nın bu müzede muhafaza edilmesidir. Bu dönemde Ürdün toprağında bulunan müzedeki söz konusu yazmalar, Ürdün hükümeti tarafından kültürel miras ilan edilmiştir. 1966 yılında alınan karar gereği müzenin idaresi Ürdün’e bırakılmış ancak Kudüs’ün doğusunu işgal eden İsrail, 1967’de müzeye el koyarak uluslararası hukuku hiçe saymıştır. Üstelik müze binasının işgaline tanıklık eden müze çalışanları, bilezik ve para gibi değerli antika parçalarının işgalci askerler tarafından yağmalandığına şahitlik etmişlerdir. Müze, bir müddet askeri kışla olarak kullanılmış ve etrafı çitlerle çevrilmiştir (Taha, 2022).Tekrar müze olarak faaliyetlerine başlayan kurumun Filistin Arkeoloji Müzesi olan ismi, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Rockefeller Müzesi olarak değiştirilerek İsrail’e ait bir müze olarak tanıtılmıştır【3】. Müzede bulunan arkeolojik eserlerin antik döneme odaklanması ve Haçlı Seferleri ile kronolojiyi sonlandırması sebebiyle klasik oryantalist yaklaşımı ortaya koyduğu söylenebilir. Ayrıca Osmanlı dönemine ve Filistin halkının son dönemlerine ilişkin eserlerin sergilenmemesi, bu tavrın açık bir göstergesidir. İsrail’in müze ile ilgili birçok keyfi uygulaması söz konusu olmuştur. Söz gelimi hukuksuz bir şekilde Ölü Deniz Parşömenleri Kudüs’ün batısında bulunan İsrail Müzesi’ne götürülmüştür. Ayrıca İsrail, Filistin Arkeoloji Müzesi’nin eserlerini Filistinli yetkililerin itirazlarına rağmen Kanada gibi ülkelere götürüp sergilemekten geri durmamıştır (Taha, 2022). Bütün bu itirazlar maalesef UNESCO gibi kültürel mirasa yönelik kurumlar tarafından kabul görmemektedir. Yine keyfi bir uygulama ile İsrail, hukuka aykırı bir şekilde müzede bulunan kitapları 2016 yılında Kudüs’ün batısına taşımıştır. Tahmin edileceği üzere mahkeme İsrail’i haklı görmüş ve Batılı kuruluşlar bu konuda da sessizliğini korumuştur【4】. Böylece 1901’de Filistin mirasını korumak üzere kurulan müzenin【5】, günümüzde siyonist tarih anlatısını destekleyecek şekilde hizmet veren bir kuruma dönüştüğü görülmektedir.Okuma Önerileriel-Haj, Nadia Abu (2001). Facts on the Ground: Archaeological Practice and Territorial Self-Fashioning in Israeli Society. Chicago: The University of Chicago Press.Rosen-Ayalon, Myriam (2006). Islamic Art and Archaeology of Palestine, çev.: Esther Singer. CA: Left Coast Press.

Filistin Arkeoloji Müzesi

Osmanlı’nın hâkim olduğu coğrafyalar, sömürgeci Batılı devletler tarafından âdeta bir arkeoloji laboratuvarı olarak görülmüş ve buralardan tarihi eserler çeşitli yollarla Avrupa’ya kaçırılmıştır. Osmanlı Devleti bunun önüne geçmek için bir yandan yasal düzenlemeler yapmış bir yandan da önemli merkezlere müzeler açmıştır. Bu doğrultuda Osmanlı, İstanbul’dan sonra ilk müzeyi 1901 yılında Kudüs’te Müze-i Hümayun adıyla kurmuştur. Kudüs’te müze açmakla hem Filistin topraklarından eser kaçırılmasının önüne geçmeyi hem de Kitab-ı Mukaddes arkeolojisi üzerinden yayılan anlatının önünü kesmeyi amaçlamıştır. Ancak İngilizlerin bölgeyi işgali【1】 ile Müze-i Hümayun koleksiyonu 1938’de kurulan Filistin Arkeoloji Müzesi’ne taşınmıştır. 1967 yılında İsrail’in Kudüs’ün doğusunu işgal etmesiyle【2】 müzeye el konulmuş ve ismi Rockefeller Arkeoloji Müzesi olarak değiştirilmiştir. Bu yönüyle müzenin geçmişi Filistin coğrafyasının son yüz yıllık işgal, sürgün ve yok edilme tarihini özetler niteliktedir.


Osmanlı, Filistin bölgesindeki arkeolojik kazılarda kendi tebaasından arkeologların bulunmasına özen göstermiştir. Bununla beraber Kudüs’te müze kurulurken merkezi Londra’da bulunan Filistin Araştırma Fonu (PEF) bünyesindeki arkeologlarla koordineli bir şekilde çalışılmıştır. Böylece 1899 yılında 465 parça tarihi eser ile Müze-i Hümayun 1901 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. 1910’lara geldiğimizde müzedeki eser sayısı altı bini aşmış ve çok sayıda el yazması da koleksiyona eklenmiştir (Laurent & Taşkömür, 2013). İngilizler, 1917’de Filistin’i işgal ettikten sonra müzenin denetimini ele geçirmiştir. Uzun arayışlar neticesinde 1927 yılında John D. Rockefeller ile yaptıkları anlaşma ile yeni müze inşaatı için fon sağlamışlardır. İngiliz mimar Austen Harrison tarafından Kudüs’te inşa edilen Filistin Arkeoloji Müzesi, bünyesinde sergi salonları ve kütüphane gibi bölümleri barındırmaktadır. Müze binası İslam, Doğu ve Batı mimarilerinden izler taşımaktadır. Böylece Müze-i Hümayun’un koleksiyonu Filistin Arkeoloji Müzesi’ne taşınmıştır. Müze, 1948’de gerçekleşen Nekbe’ye kadar İngiliz hâkimiyetinde kalmıştır.


İsrail’in kurulduğu 1948’den 1967’e kadar uluslararası bir heyet tarafından yönetilen müzede İngilizlerin etkin olduğu görülmektedir. Bu dönemde katalog çalışmaları yapılarak Filistin bölgesindeki Taş ve Bronz çağlarına ait eserler listelenmiştir (Iliffe, 1949). Bu dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri de 1950’li yıllarda bulunan Ölü Deniz Yazmaları’nın bu müzede muhafaza edilmesidir. Bu dönemde Ürdün toprağında bulunan müzedeki söz konusu yazmalar, Ürdün hükümeti tarafından kültürel miras ilan edilmiştir. 1966 yılında alınan karar gereği müzenin idaresi Ürdün’e bırakılmış ancak Kudüs’ün doğusunu işgal eden İsrail, 1967’de müzeye el koyarak uluslararası hukuku hiçe saymıştır. Üstelik müze binasının işgaline tanıklık eden müze çalışanları, bilezik ve para gibi değerli antika parçalarının işgalci askerler tarafından yağmalandığına şahitlik etmişlerdir. Müze, bir müddet askeri kışla olarak kullanılmış ve etrafı çitlerle çevrilmiştir (Taha, 2022).


Tekrar müze olarak faaliyetlerine başlayan kurumun Filistin Arkeoloji Müzesi olan ismi, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Rockefeller Müzesi olarak değiştirilerek İsrail’e ait bir müze olarak tanıtılmıştır【3】. Müzede bulunan arkeolojik eserlerin antik döneme odaklanması ve Haçlı Seferleri ile kronolojiyi sonlandırması sebebiyle klasik oryantalist yaklaşımı ortaya koyduğu söylenebilir. Ayrıca Osmanlı dönemine ve Filistin halkının son dönemlerine ilişkin eserlerin sergilenmemesi, bu tavrın açık bir göstergesidir. İsrail’in müze ile ilgili birçok keyfi uygulaması söz konusu olmuştur. Söz gelimi hukuksuz bir şekilde Ölü Deniz Parşömenleri Kudüs’ün batısında bulunan İsrail Müzesi’ne götürülmüştür. Ayrıca İsrail, Filistin Arkeoloji Müzesi’nin eserlerini Filistinli yetkililerin itirazlarına rağmen Kanada gibi ülkelere götürüp sergilemekten geri durmamıştır (Taha, 2022). Bütün bu itirazlar maalesef UNESCO gibi kültürel mirasa yönelik kurumlar tarafından kabul görmemektedir. Yine keyfi bir uygulama ile İsrail, hukuka aykırı bir şekilde müzede bulunan kitapları 2016 yılında Kudüs’ün batısına taşımıştır. Tahmin edileceği üzere mahkeme İsrail’i haklı görmüş ve Batılı kuruluşlar bu konuda da sessizliğini korumuştur【4】. Böylece 1901’de Filistin mirasını korumak üzere kurulan müzenin【5】, günümüzde siyonist tarih anlatısını destekleyecek şekilde hizmet veren bir kuruma dönüştüğü görülmektedir.

Filistin Arkeoloji Müzesi 18 Mayıs 2016,

Okuma Önerileri

el-Haj, Nadia Abu (2001). Facts on the Ground: Archaeological Practice and Territorial Self-Fashioning in Israeli Society. Chicago: The University of Chicago Press.


Rosen-Ayalon, Myriam (2006). Islamic Art and Archaeology of Palestine, çev.: Esther Singer. CA: Left Coast Press.

Kaynakça

Iliffe, J. H. (1949). A Short Guide to the Exhibition Illustrating the Stone and Bronze Ages in Palestine. Jerusalem: Government of Palestine Department of Antiquities. Laurent, Beatrice St. & Taşkömür, Himmet (2013) “The Imperial Museum of Antiquities in Jerusalem, 1890-1930: An Alternative Narrative”. Jerusalem Quarterly, 55, 6-45. Taha, Hamdan (2022). “Jerusalem’s Palestine Archaeological Museum”. Jerusalem Quarterly, 91, 59-78.

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. İngiliz İşgali

  • [2]

    Bkz. İsrail İşgali; Siyonist İşgal

  • [3]

    Bkz. İsraillemek

  • [4]

    Ayrıca bkz. Ahlaki İkiyüzlülük; Çifte Standart

  • [5]

    Bkz. Kültürel Mirasın Korunması

Atıf İçin

apaToprak, B. (2026). Filistin Arkeoloji Müzesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 533-535) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadToprak, Bilal. “Filistin Arkeoloji Müzesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 533-535. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Filistin Arkeoloji Müzesi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor