
ORCID ID
0000-0001-8676-1844
Etimolojik açıdan “en-Nekbe”, kökünü Arapça “( النكبة en-Nekbetun)” kelimesinden almaktadır. Osmanlıcada da “( نكبت Nekbet, nikbet)” şeklinde karşımıza çıkan bu kelime; talihsizlik, uğursuzluk, kötü ve felaket anlamlarına gelmektedir (Çağdaş Sözlük, 2015). Nekbe, kelimesinin ilk kullanımını Arap milliyetçiliğinin önde gelen isimleri arasında görmek mümkündür. George Antonius, en-Nekbe kelimesiyle 1920’de Irak, Suriye ve Filistin’de yaşanan olayları kastederek “1920 yılı Arap tarihinde kötü bir isme sahiptir ve Felaket Senesi (‘Am en-Nekbe) olarak anılır” demiştir (Antonius, 2021: 245). 1920’yi Arapların “Felaket Yılı” olarak ifade eden bir diğer isim de Abdüllatif et-Tibawi’dir (Öke, 2023: 420).Filistin-İsrail konusu bağlamında ise nekbe, Filistin ulusal kimliğinin kurucu unsurlarındandır. Zira 14 Mayıs 1948 tarihinde siyonistler, İsrail’in bağımsızlığını ilan ederek Filistinlilere sistematik şekilde şiddet uygulamaya ve zorla yerlerinden edip mülksüzleştirmeye başladılar. Vatanları, canları, malları, hakları ellerinden alınan Filistinliler için 15 Mayıs artık bir “Nekbe” yani “Felaket Günü” oldu. Böylece Nekbe, Filistinlilerin 77 yıldır maruz kaldığı zulümlerin, zorla yerlerinden edilmelerinin ifade edilişi biçimine dönüştü. Ilan Pappe (2023) tarafından “etnik temizlik” olarak tanımlanan Nekbe Filistinliler açısından yaşanan felaketi canlı tuttuğu ve geri dönüş umudunu yaşattığı için ayrıca önemsenir. Filistin kimliğinin kurucu unsurlarından biri olduğu için Nekbe hakkında çokça şarkı bestelenmekte, belgeseller çekilmekte, şiirler ve kitaplar yazılmaktadır.Nekbe, yalnızca bir tarihsel anı ya da olayı anlatmamaktadır. Sosyo-politik sonuçları günümüze kadar uzanan bir sürece göndermede bulunmaktadır. Bu süreç, siyonizm ile doğrudan bağlantılıdır. Roger Garaudy (2023: 344) siyonizmi, 20. yüzyıldaki sömürgecilik yöntemleriyle siyasi amaçları ve askeri saldırıları birleştirerek bir ülkeyi zapt etmek için yapılan haçlı seferlerine benzetmektedir. Yani siyonist işgal bu anlamda bir din sömürgeciliğidir. Bu sömürgeci işgalin başlangıç noktası 1897 yılına kadar gitmektedir. Bu yılda Basel’de düzenlenen ilk siyonist kongre sırasında, Osmanlı yönetimi altındaki Filistin’de, Filistinli Arap nüfusu yarım milyona yakınken Yahudi nüfus 50.000 civarındadır (Shlaim, 2017: 41). Buna rağmen yaşanan süreçte, siyonist politikaların etkisiyle İsrail adında bağımsız bir devlet kurulmasına yönelik bir dizi olay yaşanmıştır (Garaudy, 2023: 356-357). Balfour Mektubu, İngilizlerin manda yönetimi, dünya savaşları, Avrupa’da Nazizm’in yükselişi ve Yahudi göçü bu silsilenin temel taşlarıdır. Dolayısıyla Nekbe’yi 1897’de Basel’de başlayan ve II. Dünya Savaşı bitimine kadar devam eden bir hazırlık süreci ile ilişkilendirebiliriz. 1920’ler siyonizm için bir hazırlık dönemiyken, 1930’lar bu döneme kadar aşama kaydetmiş Filistin direnişinin başlangıcı olmuştur. Zira günden güne artan Yahudi nüfusu karşısında Filistinliler direniş göstermiş ancak büyük güçlerin desteğini alan İsrail kurulmuş ve Filistinlilerin aleyhine olacak şekilde gücünü ve topraklarını genişletmiştir. Bu genişleme karşısında yaşanan çatışmalar 1936-1939 “Büyük Arap Ayaklanması” ile doruk noktaya ulaşmıştır. 1939’da savaşın eşiğinde olan İngilizler Arap-Yahudi çatışmasını yatıştırmak için MacDonald Beyaz Kitabı adında bir belge yayınlayarak Yahudi göçüne sınırlama getirmiştir (Armaoğlu, 2022: 67-70).Beyaz Belge, siyonizmin siyasi tutumunda önemli bir değişime yol açmış; bu süreçte siyonist teşkilatlanmanın ve diplomasi yoğunluğunun ağırlık merkezi İngiltere’den ABD’ye doğru kaymaya başlamıştır. Sınırlandırma sonrası Yahudi devletinin kurulması arzusu siyonist örgütlerce sıkça dile getirilmiştir. 1941 Olağanüstü Siyonist Konferansı’nda Biltmore Programı adıyla anılan kararlar alınmış, programda Filistin’de bir Yahudi Cumhuriyetinin kurulması ve Beyaz Belgenin kabul edilmeyeceği bildirilmiştir. 1942 Dünya Siyonist Örgütü Konseyi, Biltmore Programı’nı kabul ederek programı siyonizmin ana maddelerinden biri haline getirmiştir (Taylor, 2022: 77-87). Gelişmeler, İngilizler için Filistin’de yaşananları günden güne içinden çıkılamaz bir meseleye dönüştürmüştür. Manda yönetiminin işlememesi sonucunda felakete giden yoldaki son aşama olan BM taksimine geçilmiştir.1947’de İngilizler tarafından BM’ye taşınan Filistin meselesi, 181 sayılı kararla Filistin’i Araplar ve Yahudiler arasında taksim etmiş, 15 Mayıs’ta da manda yönetimi sona ermiştir (Garaudy, 2023: 362). BM kararı ardından Yahudiler, İngilizlerin çekilmesini beklemeden kendilerine ayrılan bölgeleri ele geçirmeye başlamıştır. Araplar buna engel olmak için harekete geçince Arap-Yahudi çatışmaları daha da şiddetlenmiştir. Siyonistlerin Nisan 1948’de Deir Yasin’de yaptığı katliam en önemli olaylardan biridir (Shlaim, 2017: 179). 14-15 Mayıs gecesine gelindiğinde manda yönetiminin sona ermesine birkaç saat kala Yahudi Milli Konseyi yayınladığı bildiriyle İsrail’in kurulduğunu ilan etmiştir. İsrail’in kurulmasından birkaç saat sonra Mısır, Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan kuvvetlerinin Filistin’e girmesiyle 1948 Arap-İsrail Savaşı başlamıştır (Shlaim, 2017: 213-220). Bu tarihten itibaren siyonistler, Filistinlilerin Nekbe olarak adlandırdığı, tüm dünyanın gözü önünde şiddet, soykırım ve göçe zorlama yöntemlerini kullanmaya başlamıştır. Ekim 2023 ve sonrasında yaşananlar da bu çerçevede okunabilir.Okuma ÖnerileriFinkelstein, Normal G. (2024). Holokost Endüstrisi: Yahudi Acılarının İstismarı, çev.: Utku Umut Bulsun. İstanbul: Kutadgu Yayınları.Herzl, Theodor (2018). Yahudi Devleti, çev.: Sedat Demir. İstanbul: Ataç Yayınları.Pappe, Ilan (2021). Yeryüzünün En Büyük Hapishanesi; İşgal Altındaki Toprakların Tarihi, çev.: Tuğçe Ersoy Ceylan. İstanbul: Küre Yayınları.Rogan, Eugene L. Shlaim, Avi (2012). Filistin Uğruna: 1948’i Yeniden Yazmak, çev.: Suna Gülfer Ihlamur-Öner. İstanbul: Küre Yayınları.
Etimolojik açıdan “en-Nekbe”, kökünü Arapça “( النكبة en-Nekbetun)” kelimesinden almaktadır. Osmanlıcada da “( نكبت Nekbet, nikbet)” şeklinde karşımıza çıkan bu kelime; talihsizlik, uğursuzluk, kötü ve felaket anlamlarına gelmektedir (Çağdaş Sözlük, 2015). Nekbe, kelimesinin ilk kullanımını Arap milliyetçiliğinin önde gelen isimleri arasında görmek mümkündür. George Antonius, en-Nekbe kelimesiyle 1920’de Irak, Suriye ve Filistin’de yaşanan olayları kastederek “1920 yılı Arap tarihinde kötü bir isme sahiptir ve Felaket Senesi (‘Am en-Nekbe) olarak anılır” demiştir (Antonius, 2021: 245). 1920’yi Arapların “Felaket Yılı” olarak ifade eden bir diğer isim de Abdüllatif et-Tibawi’dir (Öke, 2023: 420).
Filistin-İsrail konusu bağlamında ise nekbe, Filistin ulusal kimliğinin kurucu unsurlarındandır. Zira 14 Mayıs 1948 tarihinde siyonistler, İsrail’in bağımsızlığını ilan ederek Filistinlilere sistematik şekilde şiddet uygulamaya ve zorla yerlerinden edip mülksüzleştirmeye başladılar. Vatanları, canları, malları, hakları ellerinden alınan Filistinliler için 15 Mayıs artık bir “Nekbe” yani “Felaket Günü” oldu. Böylece Nekbe, Filistinlilerin 77 yıldır maruz kaldığı zulümlerin, zorla yerlerinden edilmelerinin ifade edilişi biçimine dönüştü. Ilan Pappe (2023) tarafından “etnik temizlik” olarak tanımlanan Nekbe Filistinliler açısından yaşanan felaketi canlı tuttuğu ve geri dönüş umudunu yaşattığı için ayrıca önemsenir. Filistin kimliğinin kurucu unsurlarından biri olduğu için Nekbe hakkında çokça şarkı bestelenmekte, belgeseller çekilmekte, şiirler ve kitaplar yazılmaktadır.
Nekbe, yalnızca bir tarihsel anı ya da olayı anlatmamaktadır. Sosyo-politik sonuçları günümüze kadar uzanan bir sürece göndermede bulunmaktadır. Bu süreç, siyonizm ile doğrudan bağlantılıdır. Roger Garaudy (2023: 344) siyonizmi, 20. yüzyıldaki sömürgecilik yöntemleriyle siyasi amaçları ve askeri saldırıları birleştirerek bir ülkeyi zapt etmek için yapılan haçlı seferlerine benzetmektedir. Yani siyonist işgal bu anlamda bir din sömürgeciliğidir. Bu sömürgeci işgalin başlangıç noktası 1897 yılına kadar gitmektedir. Bu yılda Basel’de düzenlenen ilk siyonist kongre sırasında, Osmanlı yönetimi altındaki Filistin’de, Filistinli Arap nüfusu yarım milyona yakınken Yahudi nüfus 50.000 civarındadır (Shlaim, 2017: 41). Buna rağmen yaşanan süreçte, siyonist politikaların etkisiyle İsrail adında bağımsız bir devlet kurulmasına yönelik bir dizi olay yaşanmıştır (Garaudy, 2023: 356-357). Balfour Mektubu, İngilizlerin manda yönetimi, dünya savaşları, Avrupa’da Nazizm’in yükselişi ve Yahudi göçü bu silsilenin temel taşlarıdır. Dolayısıyla Nekbe’yi 1897’de Basel’de başlayan ve II. Dünya Savaşı bitimine kadar devam eden bir hazırlık süreci ile ilişkilendirebiliriz. 1920’ler siyonizm için bir hazırlık dönemiyken, 1930’lar bu döneme kadar aşama kaydetmiş Filistin direnişinin başlangıcı olmuştur. Zira günden güne artan Yahudi nüfusu karşısında Filistinliler direniş göstermiş ancak büyük güçlerin desteğini alan İsrail kurulmuş ve Filistinlilerin aleyhine olacak şekilde gücünü ve topraklarını genişletmiştir. Bu genişleme karşısında yaşanan çatışmalar 1936-1939 “Büyük Arap Ayaklanması” ile doruk noktaya ulaşmıştır. 1939’da savaşın eşiğinde olan İngilizler Arap-Yahudi çatışmasını yatıştırmak için MacDonald Beyaz Kitabı adında bir belge yayınlayarak Yahudi göçüne sınırlama getirmiştir (Armaoğlu, 2022: 67-70).
Beyaz Belge, siyonizmin siyasi tutumunda önemli bir değişime yol açmış; bu süreçte siyonist teşkilatlanmanın ve diplomasi yoğunluğunun ağırlık merkezi İngiltere’den ABD’ye doğru kaymaya başlamıştır. Sınırlandırma sonrası Yahudi devletinin kurulması arzusu siyonist örgütlerce sıkça dile getirilmiştir. 1941 Olağanüstü Siyonist Konferansı’nda Biltmore Programı adıyla anılan kararlar alınmış, programda Filistin’de bir Yahudi Cumhuriyetinin kurulması ve Beyaz Belgenin kabul edilmeyeceği bildirilmiştir. 1942 Dünya Siyonist Örgütü Konseyi, Biltmore Programı’nı kabul ederek programı siyonizmin ana maddelerinden biri haline getirmiştir (Taylor, 2022: 77-87). Gelişmeler, İngilizler için Filistin’de yaşananları günden güne içinden çıkılamaz bir meseleye dönüştürmüştür. Manda yönetiminin işlememesi sonucunda felakete giden yoldaki son aşama olan BM taksimine geçilmiştir.
1947’de İngilizler tarafından BM’ye taşınan Filistin meselesi, 181 sayılı kararla Filistin’i Araplar ve Yahudiler arasında taksim etmiş, 15 Mayıs’ta da manda yönetimi sona ermiştir (Garaudy, 2023: 362). BM kararı ardından Yahudiler, İngilizlerin çekilmesini beklemeden kendilerine ayrılan bölgeleri ele geçirmeye başlamıştır. Araplar buna engel olmak için harekete geçince Arap-Yahudi çatışmaları daha da şiddetlenmiştir. Siyonistlerin Nisan 1948’de Deir Yasin’de yaptığı katliam en önemli olaylardan biridir (Shlaim, 2017: 179). 14-15 Mayıs gecesine gelindiğinde manda yönetiminin sona ermesine birkaç saat kala Yahudi Milli Konseyi yayınladığı bildiriyle İsrail’in kurulduğunu ilan etmiştir. İsrail’in kurulmasından birkaç saat sonra Mısır, Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan kuvvetlerinin Filistin’e girmesiyle 1948 Arap-İsrail Savaşı başlamıştır (Shlaim, 2017: 213-220). Bu tarihten itibaren siyonistler, Filistinlilerin Nekbe olarak adlandırdığı, tüm dünyanın gözü önünde şiddet, soykırım ve göçe zorlama yöntemlerini kullanmaya başlamıştır. Ekim 2023 ve sonrasında yaşananlar da bu çerçevede okunabilir.
Finkelstein, Normal G. (2024). Holokost Endüstrisi: Yahudi Acılarının İstismarı, çev.: Utku Umut Bulsun. İstanbul: Kutadgu Yayınları.
Herzl, Theodor (2018). Yahudi Devleti, çev.: Sedat Demir. İstanbul: Ataç Yayınları.
Pappe, Ilan (2021). Yeryüzünün En Büyük Hapishanesi; İşgal Altındaki Toprakların Tarihi, çev.: Tuğçe Ersoy Ceylan. İstanbul: Küre Yayınları.
Rogan, Eugene L. Shlaim, Avi (2012). Filistin Uğruna: 1948’i Yeniden Yazmak, çev.: Suna Gülfer Ihlamur-Öner. İstanbul: Küre Yayınları.
Antonius, George (2021). Arap Uyanışı: Arap Ulusal Hareketinin Öyküsü, çev.: M. Akif Koç & M. Karakuş. İstanbul: Selenge Yayınları. Armaoğlu, Fatih (2022). Filistin Meselesi ve Arap-İsrail Savaşları (1948-1988). İstanbul: Kronik Kitap. Çağdaş Sözlük (2015). Kamus-i Türki. Erişim Tarihi: 08.02.2025, https://turki.cagdassozluk.com/tafsil--58094fz9.html#google_vignette.Garaudy, Roger (2023). İlahi Mesajlar Toprağı: Filistin, çev.: Cemal Aydın. İstanbul: Timaş Yayınları. Öke, Mim Kemal (2023). Siyonizm ve Filistin Sorunu (1880-1923). İstanbul: Timaş Yayınları. Pappe, Ilan (2023). Filistin’de Etnik Temizlik, çev.: Yankı Deniz Tan. İstanbul: İntifada Yayınları. Shlaim, Avi (2020). Filistin’i Bölüşmek: Kral Abdullah, Siyonistler ve Filistin’i Taksim Siyaseti 1921-1951, çev.: Muttalip Tütüncü. İstanbul: Küre Yayınları. Taylor, Alan R. (2022). İsrail’in Doğuşu: Siyonist Diplomasinin Analizi (1947-1897), çev.: Mesut Karaşahan. İstanbul: Pınar Yayınları.
| apa | Sarıkaya, E. H. (2026). Nekbe. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1194-1196) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Sarıkaya, Ece Hanım. “Nekbe”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1194-1196. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Okuma Önerileri