
ORCID ID
0000-0001-5120-284X
Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurma ideolojisi olan siyonizm, işgal fikri ile devlet kurma düşüncesini gerçekleştirdiği gibi dünyanın farklı yerlerinden Filistin’e yoğun Yahudi göçüne de neden olmuştur (Pappe, 2007: 27). İşgalin temel motivasyon kaynağı siyonizm olduğundan, bu sürece de “siyonist işgal” adı verilmiştir.1897’de Theodor Herzl’in girişimleriyle Basel’de düzenlenen Dünya Siyonist Kongresi’nde Filistin toprakları üzerinde bir Yahudi devleti kurma amacının belirlenmesi ile siyonistlerin gaspçı işgalleri fiilen başlamış ve bu tarihten itibaren Filistin’e doğru yaşanan yoğun Yahudi göçü, 1948’de İsrail’in kurulmasıyla sonuçlanmıştır (Çavuşoğlu, 2017). 1967’de yaşanan saldırganlığı sonunda Batı Şeria, Kudüs’ün doğusu ve Gazze Şeridi’nin de işgal edilmesiyle “siyonist işgal” süreci işlemeye devam etmiştir. Süreç boyunca yaşanan işgallerle İsrail, bölgenin değişik yerlerine kurduğu gasp birimleriyle Yahudi nüfusunu artırarak egemenliğini pekiştirmeye çalışmıştır【1】.Tüm bunlar yaşanırken uluslararası hukukun, bir devletin başka bir devletin topraklarını işgal etmesini yasakladığı göz ardı edilmemelidir. BM Güvenlik Konseyi, işgalleri kınayan açıklamalar yapmasına rağmen İsrail, hiçbir şekilde işgallerine ara vermemiştir. Hatta bu uğurda siyonist ideolojinin argümanlarının desteğiyle, Filistin Devleti’ni yok saymış ve Filistinlileri dehumanize etmekten/insandışılaştırmaktan da kaçınmamıştır. Bu bağlamda Edward Said, Filistin’in işgalinin, “halksız bir toprağa, topraksız bir halkı yerleştirmek” sloganıyla yapıldığını (bkz. Terra Nullius), yani işgallerin Filistinlileri yok sayarak başlatıldığını ifade etmiştir (Akgün, 2023).İsrail, topraklarının sınırları resmi olarak çizilmeyen/ilan edilmeyen dünyadaki tek ülkedir. Bu durum, onun sömürgeci ve işgalci bir mantıkla hareket eden bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Filistin’i ve hatta Tevrat’a dayandırdıkları “vaat edilmiş topraklar” olarak ifade edilen oldukça geniş bir bölgeyi kontrol etmek istediğini zaman zaman açığa vurmaktadır (bkz. Arzı Mevûd). Ancak bu durum sadece bir ideoloji ya da hayal olarak kalmamakta binlerce insanı katletmeye yol açan eylemlere de neden olmaktadır【2】. İsrail bu niyetini komşu devletlerin topraklarına girerek de göstermektedir. Örneğin Mısır’a ait Sina Yarımadası’nı ve Güney Lübnan’ı bir dönem işgal etmiştir, Suriye’ye ait olan Cevlan Tepeleri’ni halen işgal altında tutmaya devam etmektedir. Oldukça geniş toprakları egemenliği altına almayı amaçlayan ve bunu kendini korumak için yaptığını söyleyen İsrail’in asıl amacı buralarda kalıcı olmaktır. Sistematik bir biçimde topraklarını genişletmek amacıyla dünyanın çeşitli bölgelerinden getirdiği Yahudileri, yerleşimci adı altında (aslında gaspçı demek çok daha anlamlı olacaktır) başta Filistin olmak üzere işgal ettiği alanlara yerleştirmektedir. İsrail’in desteğini alan bu gaspçı çeteler yerli halkın evlerine ve arazilerine yerleşirken; onlara ait özel eşyalara da el koymaktadırlar【3】. Bu uygulamalar, uluslararası hukuka aykırılığın ötesinde en temel insan haklarının bile çiğnendiğini ve siyonist anlayışın bu ihlalleri teşvik ettiğini açıkça göstermektedir (Yiğit, 2024).Uluslararası hukuk açısından “işgal hukuku” uygulamalarına dahi uymayan İsrail, Ekim 2023‘ten itibaren Gazze’de tam bir soykırıma yönelmiş ve böylece siyonist işgalin niyetini de açık etmiştir. Tüm dünyanın gözü önünde yaptığı on binlerce çocuğun da ölümüne neden olan katliamlarla İsrail, insanlığa karşı işlediği suçları【4】 bir başka boyuta taşımıştır.
Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurma ideolojisi olan siyonizm, işgal fikri ile devlet kurma düşüncesini gerçekleştirdiği gibi dünyanın farklı yerlerinden Filistin’e yoğun Yahudi göçüne de neden olmuştur (Pappe, 2007: 27). İşgalin temel motivasyon kaynağı siyonizm olduğundan, bu sürece de “siyonist işgal” adı verilmiştir.
1897’de Theodor Herzl’in girişimleriyle Basel’de düzenlenen Dünya Siyonist Kongresi’nde Filistin toprakları üzerinde bir Yahudi devleti kurma amacının belirlenmesi ile siyonistlerin gaspçı işgalleri fiilen başlamış ve bu tarihten itibaren Filistin’e doğru yaşanan yoğun Yahudi göçü, 1948’de İsrail’in kurulmasıyla sonuçlanmıştır (Çavuşoğlu, 2017). 1967’de yaşanan saldırganlığı sonunda Batı Şeria, Kudüs’ün doğusu ve Gazze Şeridi’nin de işgal edilmesiyle “siyonist işgal” süreci işlemeye devam etmiştir. Süreç boyunca yaşanan işgallerle İsrail, bölgenin değişik yerlerine kurduğu gasp birimleriyle Yahudi nüfusunu artırarak egemenliğini pekiştirmeye çalışmıştır【1】.
Tüm bunlar yaşanırken uluslararası hukukun, bir devletin başka bir devletin topraklarını işgal etmesini yasakladığı göz ardı edilmemelidir. BM Güvenlik Konseyi, işgalleri kınayan açıklamalar yapmasına rağmen İsrail, hiçbir şekilde işgallerine ara vermemiştir. Hatta bu uğurda siyonist ideolojinin argümanlarının desteğiyle, Filistin Devleti’ni yok saymış ve Filistinlileri dehumanize etmekten/insandışılaştırmaktan da kaçınmamıştır. Bu bağlamda Edward Said, Filistin’in işgalinin, “halksız bir toprağa, topraksız bir halkı yerleştirmek” sloganıyla yapıldığını (bkz. Terra Nullius), yani işgallerin Filistinlileri yok sayarak başlatıldığını ifade etmiştir (Akgün, 2023).
İsrail, topraklarının sınırları resmi olarak çizilmeyen/ilan edilmeyen dünyadaki tek ülkedir. Bu durum, onun sömürgeci ve işgalci bir mantıkla hareket eden bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Filistin’i ve hatta Tevrat’a dayandırdıkları “vaat edilmiş topraklar” olarak ifade edilen oldukça geniş bir bölgeyi kontrol etmek istediğini zaman zaman açığa vurmaktadır (bkz. Arzı Mevûd). Ancak bu durum sadece bir ideoloji ya da hayal olarak kalmamakta binlerce insanı katletmeye yol açan eylemlere de neden olmaktadır【2】. İsrail bu niyetini komşu devletlerin topraklarına girerek de göstermektedir. Örneğin Mısır’a ait Sina Yarımadası’nı ve Güney Lübnan’ı bir dönem işgal etmiştir, Suriye’ye ait olan Cevlan Tepeleri’ni halen işgal altında tutmaya devam etmektedir. Oldukça geniş toprakları egemenliği altına almayı amaçlayan ve bunu kendini korumak için yaptığını söyleyen İsrail’in asıl amacı buralarda kalıcı olmaktır. Sistematik bir biçimde topraklarını genişletmek amacıyla dünyanın çeşitli bölgelerinden getirdiği Yahudileri, yerleşimci adı altında (aslında gaspçı demek çok daha anlamlı olacaktır) başta Filistin olmak üzere işgal ettiği alanlara yerleştirmektedir. İsrail’in desteğini alan bu gaspçı çeteler yerli halkın evlerine ve arazilerine yerleşirken; onlara ait özel eşyalara da el koymaktadırlar【3】. Bu uygulamalar, uluslararası hukuka aykırılığın ötesinde en temel insan haklarının bile çiğnendiğini ve siyonist anlayışın bu ihlalleri teşvik ettiğini açıkça göstermektedir (Yiğit, 2024).
Uluslararası hukuk açısından “işgal hukuku” uygulamalarına dahi uymayan İsrail, Ekim 2023‘ten itibaren Gazze’de tam bir soykırıma yönelmiş ve böylece siyonist işgalin niyetini de açık etmiştir. Tüm dünyanın gözü önünde yaptığı on binlerce çocuğun da ölümüne neden olan katliamlarla İsrail, insanlığa karşı işlediği suçları【4】 bir başka boyuta taşımıştır.
Akgün, A. H. (2023). “Edward Wadie Said Üzerinden Filistin Meselesi”. AA. Erişim Tarihi: 18.06.2024, https://www.aa.com.tr/tr/gundem/edward-wadie-said-uzerinden-filistin-meselesi-masaya-yatirildi/3084285#.
Pappe, Ilan (2007). The Ethnic Cleansing of Palestine. London: Oneworld Publications.
Yiğit, F. (2024). “İsrail Sömürgeciliğinin Bir Sınırı Yok Mu?” GZT. Erişim Tarihi: 18.06.2024, https://www.gzt.com/mecra/israil-somurgeciliginin-bir-siniri-yok-mu-3594774.
Çavuşoğlu, E. (2017). “İsrail Kolonizasyonu ve Kudüs”. Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği. Erişim Tarihi: 25.06.2024, https://ordaf.org/israil-kolonizasyonu-ve-kudus/.
[1]
Bkz. Demografik Hegemonya
[2]
Bkz. Etnik Temizlik ; Soykırım ; Toplu Katliam
[3]
Ayrıca bkz. Evlerin Yıkılması; İsraillemek; Mülksüzleştirme
[4]
Bkz. Devlet Terörü
| apa | Uslu, Y. (2026). Siyonist İşgal. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1347-1348) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Uslu, Yusuf. “Siyonist İşgal”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1347-1348. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Siyonist İşgal" maddesi için tartışma başlatın