
ORCID ID
0000-0002-8408-1033
Gasp Yerleşimleri literatürde yaygın olarak “yasa dışı yerleşimler” olarak anılır. Uluslararası hukuka aykırı şekilde Filistinlilere ait yerleşimlere ve/veya topraklara el konularak buralara【1】 ithal İsrail vatandaşları【2】 için gasp birimlerinin kurulması, İsrail işgalinin en can yakıcı konularından biridir.İsrail, 1967 saldırganlığından sonrası işgal ettiği topraklarda yeni bir politika geliştirmiştir. Siyonist projenin önemli bir parçası olan anlayışın önde gelen temsilcilerinden Moshe Levinger öncülüğünde Filistinlilere ait topraklarda yeni gasp yerleşimleri kurmaya başlanmış ve bu yerleşimlerin sayısı günümüze kadar giderek artmıştır. Bu politika çerçevesinde 1968 yılında kurulan ilk gasp birimi Kiryat Arba ismini taşımaktadır. Uluslararası hukuk açısından bu toprakların statüsü İsrail’in işgal ettiği Filistin’e aittir (Kershner, 2015).İşgal durumunda sivillerin korunmasına dair imzalanan 4. Cenevre Sözleşmesi’ne göre, işgal altındaki topraklara yeni yerleşimcilerin yerleştirilmesi uluslararası hukuka açıkça aykırıdır. İşgal durumunda bir devlet, orada yaşayanların temel hak ve hürriyetlerini ihlal etmemek, onların hayatlarını sürdürecek ortamı muhafaza etmekle yükümlüdür. Ancak İsrail, işgal ettiği topraklara kendi ithal vatandaşlarını yerleştirerek orada bulunan yerli Filistinlileri hem vatanlarından hem de mülklerinden yoksun bırakmaktadır. İsrail vatandaşlığı verilen ithal gaspçı yerleşimciler, Filistinlilerden zorla alınan topraklara yerleşmeye teşvik edilmektedir. Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi sonucunda toprak ve mahsül gibi maddi mallarına el konulmakta, geçmişlerine dair hatıralarını içeren manevi varlıklarına da zarar verilmektedir【3】.Gasp yerleşimleri 1996 yılında Benjamin Netanyahu hükümetinin iktidara gelmesiyle hız kazanmıştır. Batı Şeria’da 1996- 2006 yılları arasında 96 yeni gasp birimi inşa edilmiştir. 2005-2012 yılları arasında bu politikasını terk eden İsrail, Netanyahu’nun 2012 yılında tekrar iktidara gelmesiyle gaspçı yerleşim politikalarına yeniden başlamıştır. 2012 yılından itibaren 120 civarında yeni gasp birimi inşa edilmiştir. Bu birimler açıkça uluslararası hukuka aykırı olduğu gibi burada yapılan tüm uygulamalar insancıl hukuka ve insan haklarına da aykırıdır. Bu gasp yerleşimlerin inşası ve yerleşimlerdeki İsrail eylemleri, İsrail içerisinde özgürlük ve demokrasi yanlısı gruplar tarafından da İsrail yasalarına açıkça aykırı bulunmaktadır (Peacenow, 2025).İsrail hükümetinde dinci ve/veya seküler siyonist grupların radikal tercihleri gasp birimlerinin sayısının artmasına ve buralardaki hukuksuzlukların sertleşmesine sebep olmuştur. Gasp yerleşimcilerin korunması için getirilen güvenlik güçleri, Filistinlilere her türlü haksız ve hukuksuz eylemi yapabilmekte, bir resmi görevli değil de dehşet saçan bir terör örgütü mensubu gibi davranabilmektedir【4】 (Peacenow, 2025).Gasp yerleşim birimleri, Batı Şeria’nın yanı sıra İsrail’in işgal altında tuttuğu diğer topraklarda da devam etmektedir. Açıkça hukuka aykırı olan bu politikaların sonlandırılması için uluslararası toplumun harekete geçmemesi, sorunları daha da büyütmektedir.
Gasp Yerleşimleri literatürde yaygın olarak “yasa dışı yerleşimler” olarak anılır. Uluslararası hukuka aykırı şekilde Filistinlilere ait yerleşimlere ve/veya topraklara el konularak buralara【1】 ithal İsrail vatandaşları【2】 için gasp birimlerinin kurulması, İsrail işgalinin en can yakıcı konularından biridir.
İsrail, 1967 saldırganlığından sonrası işgal ettiği topraklarda yeni bir politika geliştirmiştir. Siyonist projenin önemli bir parçası olan anlayışın önde gelen temsilcilerinden Moshe Levinger öncülüğünde Filistinlilere ait topraklarda yeni gasp yerleşimleri kurmaya başlanmış ve bu yerleşimlerin sayısı günümüze kadar giderek artmıştır. Bu politika çerçevesinde 1968 yılında kurulan ilk gasp birimi Kiryat Arba ismini taşımaktadır. Uluslararası hukuk açısından bu toprakların statüsü İsrail’in işgal ettiği Filistin’e aittir (Kershner, 2015).
İşgal durumunda sivillerin korunmasına dair imzalanan 4. Cenevre Sözleşmesi’ne göre, işgal altındaki topraklara yeni yerleşimcilerin yerleştirilmesi uluslararası hukuka açıkça aykırıdır. İşgal durumunda bir devlet, orada yaşayanların temel hak ve hürriyetlerini ihlal etmemek, onların hayatlarını sürdürecek ortamı muhafaza etmekle yükümlüdür. Ancak İsrail, işgal ettiği topraklara kendi ithal vatandaşlarını yerleştirerek orada bulunan yerli Filistinlileri hem vatanlarından hem de mülklerinden yoksun bırakmaktadır. İsrail vatandaşlığı verilen ithal gaspçı yerleşimciler, Filistinlilerden zorla alınan topraklara yerleşmeye teşvik edilmektedir. Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi sonucunda toprak ve mahsül gibi maddi mallarına el konulmakta, geçmişlerine dair hatıralarını içeren manevi varlıklarına da zarar verilmektedir【3】.
Gasp yerleşimleri 1996 yılında Benjamin Netanyahu hükümetinin iktidara gelmesiyle hız kazanmıştır. Batı Şeria’da 1996- 2006 yılları arasında 96 yeni gasp birimi inşa edilmiştir. 2005-2012 yılları arasında bu politikasını terk eden İsrail, Netanyahu’nun 2012 yılında tekrar iktidara gelmesiyle gaspçı yerleşim politikalarına yeniden başlamıştır. 2012 yılından itibaren 120 civarında yeni gasp birimi inşa edilmiştir. Bu birimler açıkça uluslararası hukuka aykırı olduğu gibi burada yapılan tüm uygulamalar insancıl hukuka ve insan haklarına da aykırıdır. Bu gasp yerleşimlerin inşası ve yerleşimlerdeki İsrail eylemleri, İsrail içerisinde özgürlük ve demokrasi yanlısı gruplar tarafından da İsrail yasalarına açıkça aykırı bulunmaktadır (Peacenow, 2025).
İsrail hükümetinde dinci ve/veya seküler siyonist grupların radikal tercihleri gasp birimlerinin sayısının artmasına ve buralardaki hukuksuzlukların sertleşmesine sebep olmuştur. Gasp yerleşimcilerin korunması için getirilen güvenlik güçleri, Filistinlilere her türlü haksız ve hukuksuz eylemi yapabilmekte, bir resmi görevli değil de dehşet saçan bir terör örgütü mensubu gibi davranabilmektedir【4】 (Peacenow, 2025).
Gasp yerleşim birimleri, Batı Şeria’nın yanı sıra İsrail’in işgal altında tuttuğu diğer topraklarda da devam etmektedir. Açıkça hukuka aykırı olan bu politikaların sonlandırılması için uluslararası toplumun harekete geçmemesi, sorunları daha da büyütmektedir.
Kershner, Isabel (2015). “Moshe Levinger, Contentious Leader of Jewish Settlers in Hebron, Dies at 80”. The New York Times. Erişim Tarihi: 02.02.2025, https://www.nytimes.com/2015/05/19/world/middleeast/moshe-levinger-contentious-leader-of-jewish-settlers-in-hebron-dies-at-80.html.
Peacenow (2025). Timeline. Erişim Tarihi: 02.02.2025, https://peacenow.org.il/en/about-us/timeline#event-timeline.
[1]
Ayrıca bkz. Mülksüzleştirme ; Siyonist İşgal
[2]
Bkz. İthal Vatandaş
[3]
Ayrıca bkz. Siyonist İşgal
[4]
Ayrıca bkz. İşgal Hukuku
| apa | Değirmenci, R. (2026). Gasp Yerleşimleri. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 582-583) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Değirmenci, Rıdvan. “Gasp Yerleşimleri”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 582-583. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Gasp Yerleşimleri" maddesi için tartışma başlatın