
ORCID ID
0000-0002-3907-6673
Siyasi siyonizm hareketinin kurucusu ve ulusal bir Yahudi devleti fikrinin öncüsü olarak kabul edilen Theodor Herzl (Kutluay, 2013: 30) 1860’ta Budapeşte’de doğmuştur (Turan, 2003: 147). Viyana Üniversitesi’nde aldığı eğitimin ardından hukuk alanında bir süre çalışmış sonra Neue Freie Presse gazetesinin Paris muhabiri olarak gazeteciliğe başlamıştır (Herzl, 2007; Öke, 2002: 42). Gazetecilik kariyeri boyunca Avrupa’daki Yahudi sorunu üzerine yoğunlaşan Herzl 1904’te ölmüştür. “İsrail’in babası” olarak anılan Herzl’in naaşı, vasiyeti üzerine 1949’da Viyana’dan Kudüs’e nakledilmiştir (Elon, 1975: 3, 401-408).Herzl’in Yahudi sorunu üzerine eğilmesi Yahudi asıllı bir Fransız subayın Alman casusluğu ile suçlanması olarak bilinen Dreyfus Olayı【1】 ile ilişkilendirir (Byrnes, 1969:99; Derfler, 1963: xi; Johnson, 1966: 214, 224; Köksal, 2024). Herzl’i siyonist yaptığı iddia edilen bu dava (Bein, 1940; 108-118) başlangıçta kişisel hırslardan dolayı bir subaya atılan iftira olarak yorumlanmış ancak zamanla Avrupa’daki antisemitizm için somut bir örneğe dönüşmüştür. Theodor Herzl de bu davayı antisemitizm argümanı olarak kullanmış (Herzl, 2007) olmakla beraber (Cohn, 1970) 1895’te kaleme almaya başladığı günlüğünde Dreyfus olayından hiç bahsetmemesi, olayın Herzl için bir dönüm noktası olmadığını göstermektedir (Herzl, 1960: 3-10).Herzl, Avrupa’da “her geçen gün artan” antisemitizmden dolayı Yahudiler için bir ulus devlet fikrini ortaya koymaktadır. Bunu ileri süren ilk kişi değildir ancak 1896’da yayınladığı “Yahudi Devleti” başlıklı kitapla siyonizm düşüncesini etkileyecek ve yeniden dizayn edecektir (Lewis, 2004: 66-67; Sedat, 2012: 45-46; Soy, 2007: 128). Ayrıca bu kitabın yazım sürecinde ortaya koyduğu fikirlere dair somut adımlar atacak, Yahudi sermayedarlarla bağlantı kurarak hem ekonomik hem de siyasi destek arayışına girecektir (Herzl, 1960).Herzl, kitabında Yahudilerin bir ulus devlet altında birleşmeleri gereğini vurgulamış, bu devlet için de Arjantin ve Uganda gibi olasılıkları değerlendirmiştir. Daha sonra kendisi dini kaygılardan uzak olmasına rağmen araçsallaştırdığı arz-ı mev’ûd söylemine başvurmuş, Filistin’in Yahudiler için en uygun yer olduğu sonucuna varmıştır (Ford 2013; 161; Shahak 2004: 27). Herzl, bir devlet düşüncesini sistematize etmiş, sınırlar öngörmüş ve icat edilmesi gereken bir milli kimlikten de bahsetmiştir (Herzl, 1960: Herzl, 2007; Kocabaş, 1987: 145; Öke, 2002: 22).Theodor Herzl Rusya’daki Yahudilerin durumu ve Filistin’e göçlerini【2】 (Öner, 2006: 49) faaliyetlerinin merkezine almıştır. Herzl, Filistin’in Avrupa ve Rusya Yahudilerinin göçünü zorlaştıracak derecede uzak ve farklı bir coğrafya olması gibi dezavantajlarının bilincinde olsa da Yahudi nüfusu göçe ikna etmenin nihai yolunun, Avrupa’daki antisemitizmden geçtiğinin farkındadır (Herzl, 1960: 56). Yahudilerin Filistin’e göçünden ve yerleşmesinden bahsederken bölgeyle dini ve tarihsel bağlarına (Boyer, 1995: 7; Herzl, 1960; Öke, 2011: 28) değinirken ancak orada yaşayan halka neredeyse hiç değinmemektedir. Filistin’de mülk edinme konusunu da daha çok ekonomik boyutuyla ele alır. Bunun için ise Yahudi zenginlerinin sorumluluğuna dikkat çekerek Baron de Hirsch, Baron Edmond de Rothschild ve Albert Rothschild gibi birkaç isimle bağlantı kurmaya çalışır (Cohn, 1970: 105; Friedman, 2004: 62-64) ama başlangıçta başarılı olamaz.Yahudi Devleti kitabıyla niyetini geniş bir kitleye sunan Herzl, 1897 yılında Basel’de I. Siyonist Kongresi’ni düzenleyerek halk hareketini başlatmayı amaçlamıştır (Herzl, 1960: 573; Sokolow, 1919: xxivi-xxvii). Kongre, Avrupa’nın farklı bölgelerinden gelen 200’ü aşkın Yahudi delege ile gerçekleştirilmiştir (Altınoğlu, 2005: 485; Öke, 2002: 45). Kongre’de konular, ulusal bir Yahudi Devleti kurma çerçevesinde ele alınmış, ulusal bilincin inşasının devletin kurulması için en önemli adım olduğuna değinilmiştir. Herzl, Kongredeki delegelerin ulusal bir meclis olduğunu ve henüz toprağı olmasa da artık devletin kurulması için gereken inancı sağladığını zikretmektedir (Friedman, 2004: 63). Nitekim günlüğünde, bu kongreyi “Basel’de Yahudi Devleti kuruldu” şeklinde başlıklandırarak “5 yıl sonra olmazsa bile 50 yıl sonra herkes görecek” notunu eklemiştir (Herzl, 1960: 573).Herzl, sistematize ettiği Yahudi devleti için ekonomik destek ararken bunun siyasi yönünü de ihmal etmemiştir. Ancak başvurulan Avrupalı nüfuz sahibi Yahudilerden istenen desteği alamamıştır. Herzl, düşlediği devletin sınırlarını Filistin olarak belirledikten sonra, Osmanlı Devleti ile de bağlantı kurmaya çalışmıştır. Mayıs 1896’da günlüğünde Newlinsky’nin Ermeniler ile Osmanlı arasındaki sorunda Osmanlı’yı desteklemenin Yahudilerin Anadolu’ya sahip olmasını sağlayacağını düşündüğünü ve kendisinden de bu konuda Yahudi desteğini sağlamasını istediğini yazmıştır (Herzl, 1960:345-346). 1896-1902 yılları arasında İstanbul’a beş kez gelen Herzl, II. Abdulhamid ile görüşmüştür (Öke, 2002:41; Engin, 2010:101). Bu görüşmelerin ilkinde (1896) Herzl, Newlinsky aracılığıyla Sultan’dan bazı taleplerde bulunduğunu, ama dostane bir şekilde reddedildiğini yazmıştır (Engin, 2010: 104-105; Herzl, 1960: 378). Oysa Osmanlı arşivlerinde Herzl ile ilgili ilk kayıt 1898 Basel Kongresi’ne dairdir (BOA, Y.MTV.181/22). İkinci biz kayıt ise 9 Mayıs 1899 tarihli Avrupa’nın Yahudilere baskısından dolayı Filistin’e göçe izin verilmesi talebini içeren bir rica mektubudur (Y.PRK.HR.27/30).Theodor Herzl, 17 Mayıs 1901’de de Sultan II. Abdülhamid tarafından kabul edilmiştir (Engin, 2010: 179). Öncesinde Sultan’a faaliyetlerini rapor etmiş (Y.PRK.TŞF.516/11) ve ısrarlı girişimleriyle görüşmeyi sağlamıştır. Herzl, Filistin konusunda Sultan’ı ikna edebilmek için öncelikle onun güvenini kazanmaya çalışmıştır. Sultan’ın ise Herzl’le görüşmesindeki temel motivasyonu, devletin dış borçlarının birleştirilmesi (Tehvid-i Düyun) meselesiydi. Bu kapsamda, Herzl’den borçların konsolidasyonu ve indirimi konusunda Avrupa’da temaslarda bulunmasını istemiş; buna karşılık, eğer başarılı olursa Yahudilerin Mezopotamya’ya dağınık bir şekilde yerleşmelerine izin vereceğini bildirmiştir【3】 (Engin, 2010: 181, 206-207). Herzl, bu söz üzerine Avrupa’da bazı görüşmeler yapmıştır (Y.A.HUS.430/50; HR.SFR.3.513/28). Ancak görüşmenin ardından bir gazete, Herzl’in Basel Kongresi’ndeki konuşmasına atıfla, Sultan’ın kendisine Filistin’e yerleşim sözü verdiğini yazınca (Engin, 2010: 191-192), Osmanlı hükümeti bu iddiayı resmi olarak yalanlamıştır (HR.SFR.3.516/11).Herzl, kişisel olarak Yahudilik dinine inanmamasına rağmen, Avrupa’daki Yahudileri organize etmiş ve siyonizm’e yeni bir siyasi yön vermiştir. Bunun için Yahudilik inancını ve antisemitizmi araçsallaştırmıştır. Amacı Yahudilerin refah içinde yaşayacakları bir yurt edinmeleri değil devlet kuracakları bir toprağı işgal etmeleri olmuştur. Bu yaklaşımıyla siyonizm’i her türlü şiddeti kullanabilecek bir siyasi harekete dönüştürmüştür. Düşünceleri ile 1948 öncesinde Filistin’e konuşlanan siyonist terör örgütlerini beslemiş, bu örgütlerin eliyle kurulan İsrail’in 1948’de başlayarak gerçekleştirdiği katliamlara ilham vermiş ve bugün yaşanan soykırımın ideolojik temellerini atan figürlerden biri olmuştur.Okuma ÖnerileriHerzl, Thedeor (1960). The Complete of Diaries Theodor Herzl V.II. Patai, Raphael (Ed.), çev. Zohn, Harry. London & New York: Herzl Press & Thoms Yoseloff. Kızıloğlu, Sedat (2012). “İsrail Devleti’nin Kuruluşuna Kadar Geçen Süreçte Yahudiler ve Siyonizm’in Gelişimi”.Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2 (1), 35-64. Öke, M. Kemal (1990). Kutsal Topraklarda Siyonistler ve Masonlar; İhanetler, Komplolar, Aldanmalar. İstanbul: Çağ Yayınları. Shakak, Israel (2004). Yahudi Tarihi ve Yahudi Dini, çev.: Ahmet Emin Dağ. İstanbul: Anka Yayınları.
Siyasi siyonizm hareketinin kurucusu ve ulusal bir Yahudi devleti fikrinin öncüsü olarak kabul edilen Theodor Herzl (Kutluay, 2013: 30) 1860’ta Budapeşte’de doğmuştur (Turan, 2003: 147). Viyana Üniversitesi’nde aldığı eğitimin ardından hukuk alanında bir süre çalışmış sonra Neue Freie Presse gazetesinin Paris muhabiri olarak gazeteciliğe başlamıştır (Herzl, 2007; Öke, 2002: 42). Gazetecilik kariyeri boyunca Avrupa’daki Yahudi sorunu üzerine yoğunlaşan Herzl 1904’te ölmüştür. “İsrail’in babası” olarak anılan Herzl’in naaşı, vasiyeti üzerine 1949’da Viyana’dan Kudüs’e nakledilmiştir (Elon, 1975: 3, 401-408).
Herzl’in Yahudi sorunu üzerine eğilmesi Yahudi asıllı bir Fransız subayın Alman casusluğu ile suçlanması olarak bilinen Dreyfus Olayı【1】 ile ilişkilendirir (Byrnes, 1969:99; Derfler, 1963: xi; Johnson, 1966: 214, 224; Köksal, 2024). Herzl’i siyonist yaptığı iddia edilen bu dava (Bein, 1940; 108-118) başlangıçta kişisel hırslardan dolayı bir subaya atılan iftira olarak yorumlanmış ancak zamanla Avrupa’daki antisemitizm için somut bir örneğe dönüşmüştür. Theodor Herzl de bu davayı antisemitizm argümanı olarak kullanmış (Herzl, 2007) olmakla beraber (Cohn, 1970) 1895’te kaleme almaya başladığı günlüğünde Dreyfus olayından hiç bahsetmemesi, olayın Herzl için bir dönüm noktası olmadığını göstermektedir (Herzl, 1960: 3-10).
Herzl, Avrupa’da “her geçen gün artan” antisemitizmden dolayı Yahudiler için bir ulus devlet fikrini ortaya koymaktadır. Bunu ileri süren ilk kişi değildir ancak 1896’da yayınladığı “Yahudi Devleti” başlıklı kitapla siyonizm düşüncesini etkileyecek ve yeniden dizayn edecektir (Lewis, 2004: 66-67; Sedat, 2012: 45-46; Soy, 2007: 128). Ayrıca bu kitabın yazım sürecinde ortaya koyduğu fikirlere dair somut adımlar atacak, Yahudi sermayedarlarla bağlantı kurarak hem ekonomik hem de siyasi destek arayışına girecektir (Herzl, 1960).
Herzl, kitabında Yahudilerin bir ulus devlet altında birleşmeleri gereğini vurgulamış, bu devlet için de Arjantin ve Uganda gibi olasılıkları değerlendirmiştir. Daha sonra kendisi dini kaygılardan uzak olmasına rağmen araçsallaştırdığı arz-ı mev’ûd söylemine başvurmuş, Filistin’in Yahudiler için en uygun yer olduğu sonucuna varmıştır (Ford 2013; 161; Shahak 2004: 27). Herzl, bir devlet düşüncesini sistematize etmiş, sınırlar öngörmüş ve icat edilmesi gereken bir milli kimlikten de bahsetmiştir (Herzl, 1960: Herzl, 2007; Kocabaş, 1987: 145; Öke, 2002: 22).
Theodor Herzl Rusya’daki Yahudilerin durumu ve Filistin’e göçlerini【2】 (Öner, 2006: 49) faaliyetlerinin merkezine almıştır. Herzl, Filistin’in Avrupa ve Rusya Yahudilerinin göçünü zorlaştıracak derecede uzak ve farklı bir coğrafya olması gibi dezavantajlarının bilincinde olsa da Yahudi nüfusu göçe ikna etmenin nihai yolunun, Avrupa’daki antisemitizmden geçtiğinin farkındadır (Herzl, 1960: 56). Yahudilerin Filistin’e göçünden ve yerleşmesinden bahsederken bölgeyle dini ve tarihsel bağlarına (Boyer, 1995: 7; Herzl, 1960; Öke, 2011: 28) değinirken ancak orada yaşayan halka neredeyse hiç değinmemektedir. Filistin’de mülk edinme konusunu da daha çok ekonomik boyutuyla ele alır. Bunun için ise Yahudi zenginlerinin sorumluluğuna dikkat çekerek Baron de Hirsch, Baron Edmond de Rothschild ve Albert Rothschild gibi birkaç isimle bağlantı kurmaya çalışır (Cohn, 1970: 105; Friedman, 2004: 62-64) ama başlangıçta başarılı olamaz.
Yahudi Devleti kitabıyla niyetini geniş bir kitleye sunan Herzl, 1897 yılında Basel’de I. Siyonist Kongresi’ni düzenleyerek halk hareketini başlatmayı amaçlamıştır (Herzl, 1960: 573; Sokolow, 1919: xxivi-xxvii). Kongre, Avrupa’nın farklı bölgelerinden gelen 200’ü aşkın Yahudi delege ile gerçekleştirilmiştir (Altınoğlu, 2005: 485; Öke, 2002: 45). Kongre’de konular, ulusal bir Yahudi Devleti kurma çerçevesinde ele alınmış, ulusal bilincin inşasının devletin kurulması için en önemli adım olduğuna değinilmiştir. Herzl, Kongredeki delegelerin ulusal bir meclis olduğunu ve henüz toprağı olmasa da artık devletin kurulması için gereken inancı sağladığını zikretmektedir (Friedman, 2004: 63). Nitekim günlüğünde, bu kongreyi “Basel’de Yahudi Devleti kuruldu” şeklinde başlıklandırarak “5 yıl sonra olmazsa bile 50 yıl sonra herkes görecek” notunu eklemiştir (Herzl, 1960: 573).
Herzl, sistematize ettiği Yahudi devleti için ekonomik destek ararken bunun siyasi yönünü de ihmal etmemiştir. Ancak başvurulan Avrupalı nüfuz sahibi Yahudilerden istenen desteği alamamıştır. Herzl, düşlediği devletin sınırlarını Filistin olarak belirledikten sonra, Osmanlı Devleti ile de bağlantı kurmaya çalışmıştır. Mayıs 1896’da günlüğünde Newlinsky’nin Ermeniler ile Osmanlı arasındaki sorunda Osmanlı’yı desteklemenin Yahudilerin Anadolu’ya sahip olmasını sağlayacağını düşündüğünü ve kendisinden de bu konuda Yahudi desteğini sağlamasını istediğini yazmıştır (Herzl, 1960:345-346). 1896-1902 yılları arasında İstanbul’a beş kez gelen Herzl, II. Abdulhamid ile görüşmüştür (Öke, 2002:41; Engin, 2010:101). Bu görüşmelerin ilkinde (1896) Herzl, Newlinsky aracılığıyla Sultan’dan bazı taleplerde bulunduğunu, ama dostane bir şekilde reddedildiğini yazmıştır (Engin, 2010: 104-105; Herzl, 1960: 378). Oysa Osmanlı arşivlerinde Herzl ile ilgili ilk kayıt 1898 Basel Kongresi’ne dairdir (BOA, Y.MTV.181/22). İkinci biz kayıt ise 9 Mayıs 1899 tarihli Avrupa’nın Yahudilere baskısından dolayı Filistin’e göçe izin verilmesi talebini içeren bir rica mektubudur (Y.PRK.HR.27/30).
Theodor Herzl, 17 Mayıs 1901’de de Sultan II. Abdülhamid tarafından kabul edilmiştir (Engin, 2010: 179). Öncesinde Sultan’a faaliyetlerini rapor etmiş (Y.PRK.TŞF.516/11) ve ısrarlı girişimleriyle görüşmeyi sağlamıştır. Herzl, Filistin konusunda Sultan’ı ikna edebilmek için öncelikle onun güvenini kazanmaya çalışmıştır. Sultan’ın ise Herzl’le görüşmesindeki temel motivasyonu, devletin dış borçlarının birleştirilmesi (Tehvid-i Düyun) meselesiydi. Bu kapsamda, Herzl’den borçların konsolidasyonu ve indirimi konusunda Avrupa’da temaslarda bulunmasını istemiş; buna karşılık, eğer başarılı olursa Yahudilerin Mezopotamya’ya dağınık bir şekilde yerleşmelerine izin vereceğini bildirmiştir【3】 (Engin, 2010: 181, 206-207). Herzl, bu söz üzerine Avrupa’da bazı görüşmeler yapmıştır (Y.A.HUS.430/50; HR.SFR.3.513/28). Ancak görüşmenin ardından bir gazete, Herzl’in Basel Kongresi’ndeki konuşmasına atıfla, Sultan’ın kendisine Filistin’e yerleşim sözü verdiğini yazınca (Engin, 2010: 191-192), Osmanlı hükümeti bu iddiayı resmi olarak yalanlamıştır (HR.SFR.3.516/11).
Herzl, kişisel olarak Yahudilik dinine inanmamasına rağmen, Avrupa’daki Yahudileri organize etmiş ve siyonizm’e yeni bir siyasi yön vermiştir. Bunun için Yahudilik inancını ve antisemitizmi araçsallaştırmıştır. Amacı Yahudilerin refah içinde yaşayacakları bir yurt edinmeleri değil devlet kuracakları bir toprağı işgal etmeleri olmuştur. Bu yaklaşımıyla siyonizm’i her türlü şiddeti kullanabilecek bir siyasi harekete dönüştürmüştür. Düşünceleri ile 1948 öncesinde Filistin’e konuşlanan siyonist terör örgütlerini beslemiş, bu örgütlerin eliyle kurulan İsrail’in 1948’de başlayarak gerçekleştirdiği katliamlara ilham vermiş ve bugün yaşanan soykırımın ideolojik temellerini atan figürlerden biri olmuştur.
Herzl, Thedeor (1960). The Complete of Diaries Theodor Herzl V.II. Patai, Raphael (Ed.), çev. Zohn, Harry. London & New York: Herzl Press & Thoms Yoseloff. Kızıloğlu, Sedat (2012). “İsrail Devleti’nin Kuruluşuna Kadar Geçen Süreçte Yahudiler ve Siyonizm’in Gelişimi”.Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2 (1), 35-64. Öke, M. Kemal (1990). Kutsal Topraklarda Siyonistler ve Masonlar; İhanetler, Komplolar, Aldanmalar. İstanbul: Çağ Yayınları. Shakak, Israel (2004). Yahudi Tarihi ve Yahudi Dini, çev.: Ahmet Emin Dağ. İstanbul: Anka Yayınları.
Altınoğlu, Garbis (2005). Filistin-İsrail Dosyası. İstanbul: Pozitif Yayınları. Bein, Alex (1940). Theodor Herzl: Biographie, çev.: Samuel, Maurica, Philadelphia: The Jewish Publication Society of America. Ben-Gurion, David (2024). “Thedeor Herzl”. Britannica. Erişim Tarihi: 20.07.2025, https://www.britannica.com/biography/Theodor-Herzl.BOA. Osmanlı Arşivi. Mütenevvî Maruzat Evrakı (Y.MTV). Dosya No. 181, Gömlek No. 22. BOA. Osmanlı Arşivi. Hariciye Nezâreti Londra Sefareti Belgeleri. (HR.SFR.3. Dosya No.513, Gömlek No.28. BOA. Osmanlı Arşivi. Hariciye Nezâreti Londra Sefareti Belgeleri. (HR.SFR.3. Dosya No.516, Gömlek No.11. BOA. Osmanlı Arşivi. Perakende Evrakı Hariciye Nezâreti Maruzâtı. (Y.PRK.HR.) Dosya No. 27 Gömlek No. 30. BOA. Osmanlı Arşivi. Perakende Evrakı Teşrifât-ı Umumiye İdaresi Maruzâtı. (Y.PRK.TŞF.) Dosya No.516, Gömlek No.11. BOA. Osmanlı Arşivi. Sadâret Hususî Maruzât Evrakı.(Y.A.HUS.) Gömlek no.430 Dosya no.50. Boyer, Alain (1995). Siyonizmin Kökenleri, çev.: Nezih Uzel. İstanbul: İletişim Yayınları. Byrnes, Robert Francis (1969). Antisemitism in Modern France: The Prologue to the Dreyfus Affair. New York: Howard Fertig. Cohn, Henry J. (1970). Theodor Herzl’s Conversion to Zionism. Jewish Social Studies, 101-110. Derfler, Leslie (1963). The Dreyfus Affair: Tragedy of Errors?. Boston: D.C Heath and Company. Elon, Amos (1975). Herzl. New York: Holt, Rinehart and Winston. Engin, Vahdettin (2010). Pazarlık. İstanbul: Yeditepe Yayınevi. Ford, Henry (2013). Yahudi Enternasyonali, çev.: Mert Akcanbaş. İstanbul: Destek Yayınları.
Friedman, Isaiah (2004). “Theodor Herzl: Political Activity and Achievements”.Israel Studies, 9 (3), 46-79. Herzl, Thedeor (2007) Yahudi Devleti, çev.: Sedat Demir. İstanbul: Ataç Yayınları. Herzl, Thedeor (1960). The Complete of Diaries Theodor Herzl V.I. Patai, Raphael (Ed.), çev.: Zohn, Harry. London & New York: Herzl Press & Thoms Yoseloff. Johnson, Douglas WJ. (1966). France and the Dreyfus Affair. New York: Walker & Company. Kocabaş, Süleyman (1987). Vaat Edilmiş Toprak Filistin İçin Mücadele Türkiye ve Siyonizm. İstanbul: Vatan Yayınları. Köksal, Ahmet (2024). “Dreyfus Davası’nın Osmanlı Devleti’ndeki Yansımaları”. A. Kaymak; S. Eren, S. Nurdan; K. Güney, & M. Özler (Ed.), XIX. Türk Tarih Kongresi Kongreye Sunulan Bildiriler (s. 1177-1206). Ankara: Türk Tarih Kurumu. Kutluay, Yaşar (2013). Siyonizm ve Türkiye. İstanbul: Bilge Karınca Yayınları Yayınları. Lewis, Bernand (2004). Semitizm ve Anti-Semitizm, Çatışmaya ve Önyargıya Dair, çev.: Hür Güldü. İstanbul: Everest Yayınları. Öke, M.Kemal (2002). Siyonizm’den Uygarlık Çatışmasına Filistin Sorunu. İstanbul: Ufuk Kitapları. Öke, Mim Kemal (2011). Siyonizm ve Filistin Sorunu. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi. Öner, Ali (2006). Dünden Bugüne Filistin. İstanbul: Ekin Yayınları. Sokolow, Nahum (1919). A History of Zionism. Londra: Longmans, Green and Company. Soy, H. Bayram (2007). “Birinci Dünya Savaşı’ndan İkinci Irak Savaşına Orta Doğu: Medeniyetler Çatışması mı, Çıkar Mücadelesi mi?”. Doğu Batı Düşünce Dergisi, (41), 117-145. Turan, Ömer (2003). Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu. İstanbul: Yeni Şafak Gazetesi Yayınları.
[1]
Dreyfus olayı, Fransa ’da Yahudi asıllı bir subay olan Alfred Dreyfus’un, Almanlar için casusluk yaptığı iddiasıyla hüküm giymesidir. Dreyfus, deliller yetersiz olmasına rağmen vatana ihanet suçundan mahkûm edilmiştir. Daha sonra, asıl casusun Ferdinand Walsin Easterhazy isimli bir başka Fransız subayı olduğu anlaşılmıştır. Easterhazy’in suçunun kesinleşmesine rağmen beraat ettirilmesi, bu olayın Yahudiler tarafından antisemitizmin en önemli örneklerinden biri olarak görülmesine sebep olmuştur (ayrıntılı bilgi için bkz. Johnson, 1966; Byrnes, 1969; Köksal, 2024).
[2]
Yahudi göçleri konusunda bkz. Aliyah ; Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri)
[3]
Ancak Osmanlı Tevhid-i Düyun meselesinde Herzl’den önce sonuç almıştır.
| apa | Yiğit, E. (2026). Herzl, Theodor. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 715-718) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yiğit, Emine. “Herzl, Theodor”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 715-718. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Herzl, Theodor" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri