
ORCID ID
0000-0003-1420-7726
ABD’nin öncülüğü ve girişimiyle hazırlanan İbrahim Sözleşmeleri, İsrail ile Arap devletleri arasında diplomatik ve diğer ilişkilerin kurulup geliştirilmesini amaçlayan bir dizi sözleşme ve anlaşmanın genel adıdır. İsrail’in 1979’da Mısır (Camp David Anlaşması) ve 1994’te Ürdün’ün (Wadi Araba Anlaşması) ardından Orta Doğu’daki diğer devletler tarafından da resmen tanınmasını ve diplomatik ilişkilerde muhatap alınmasını sağlayan bu sözleşmelere, üç semavi dinin atası ve kurucusu sayılan Hz. İbrâhim’in adı verilmektedir. Böylece, görünürde bölgedeki barışın korunması ve güçlendirilmesine vurgu yapılarak üç semavi dinin ve kültürlerarası ilişkilerin teşvik edilmesi istenmiştir. Asıl amaç ise bölge ülkelerini İsrail’in saldırgan ve yayılmacı tutumu【1】 karşısında daha pasif politikalar izlemeye zorlamaktır.İsrail, uzun süredir Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Sudan ve Fas’a gözetleme ve casusluk teknolojileri satmaktadır. Bu ülkelerin muhalefeti kontrol etmek için kullandığı teknolojiler, İsrail’in önemli istihbarat bilgileri toplamasını sağlamaktadır【2】. İsrail bu bilgileri kullanarak “normalleşme”, “barış ve iş birliği” söylemleriyle bölge ülkelerini saldırgan eylemleri karşısında duyarsız ve etkisiz hale getirmeyi amaçlamaktadır. 2020’de ABD ve İsrail【3】, bu istihbarat bilgilerini kullanarak bölge ülkelerini tehdit yoluyla İbrahim Sözleşmeleri’ne ikna etmiş (Loewenstein, 2024: 195) ancak kamuoyuna bu sözleşmelerin arkasında barış ve iş birliği olduğunu deklare etmiştir. Nitekim 13 Ağustos 2020’de BAE ile İsrail arasında imzalanan “normalleşme ve barış anlaşmalarının” akabinde 15 Eylül’de “İbrahim Sözleşmeleri Deklarasyonu” kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu deklarasyon ABD Başkanı Donald J. Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif Al-Zayani ile BAE Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği Bakanı Abdullah Bin Zayed An-Nahyan tarafından imzalanmıştır. İsrail, bu anlaşmayı dünya kamuoyuna Orta Doğu’da barışı, ortak çıkarları ve dostane ilişkileri geliştirmek için cesaretlendirici bir adım olarak sunmaya çalışmaktadır (Başak, 2023: 2). Oysa ABD Başkanı Trump’ın “Kudüs Kararı”, “Yüzyılın Anlaşması” gibi siyonist lobinin yoğun etkisi altındaki Orta Doğu politikaları ile İsrail odaklı girişimlerinin ileri bir aşaması olan “İbrahim Sözleşmeleri”, İsrail’in Filistin’deki baskı ve soykırım ideolojisini bölgedeki bütün devletlere yayma amacının bir parçasıdır. Her ne kadar bu sözleşmeler normalleşme sürecinde diplomatik ve siyasi ilişkilerin geliştirmesine yönelik bir tasarı olarak sunulsa da sözleşmelerin hazırlanmasında önemli rolü bulunan Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner ve ekibi, siyonist çıkarlara hizmet eden bir zihinsel yapıya sahiptir【4】 (Baysan, 2020).İbrahim Sözleşmeleri’nde dinî kökenlere vurgu yapılarak Araplar ve Yahudilerin ortak bir atadan geldiği ileri sürülmektedir. Ortak ataya referansla bölgedeki ideolojik ve stratejik çıkarlarını gerçekleştirmeye çalışan Tel Aviv hükümeti, uluslararası toplum nezdinde kendisini barış ve iş birliği yanlısı olarak tanıtmaya çalışmaktadır. Kudüs’ün doğusu ve Batı Şeria işgalleri, yasa dışı gasp yerleşimleri【5】, katliam ve soykırım boyutuna varan saldırılarından hiç bahsetmeyen İsrail yönetimi, İbrahim Sözleşmelerini İsrail-Filistin çatışmasına adil, kapsamlı, gerçekçi ve kalıcı bir çözüm bulmak için bölgedeki aktörlerle çalışma fırsatı sunan bir düzenlemeymiş gibi sunmaktadır【6】. Hatta bu kapsamda sözleşmelerin bölgede (Orta Doğu) büyük bir ekonomik canlılık yaratarak 4 milyona kadar yeni iş fırsatı ve 1 trilyon dolarlık yatırım doğuracağı ileri sürülmüştür (Abraham Accords Peace Institute, 2023).BAE ve Bahreyn’in ardından Sudan 15 Aralık 2020’de Fas da 22 Aralık’ta İbrahim Sözleşmeleri Deklarasyonu’na katılarak İsrail ile çeşitli alanlarda (siyasi, ekonomik, diplomatik, ticari, turizm, sivil havacılık, telekomünikasyon vb.) ilişkiler tesis etmeye başlamıştır (Başak, 2023: 6).2011 yılından itibaren bölgesel düzeyde etkisini gösteren “Arap Baharı” hareketi çerçevesinde halk tabanı güçlü olan dini-politik hareketler (Müslüman Kardeşler gibi) ile İran’ın etkinliği yükselmiştir. Bunun karşısında 2020’ye kadar gayri-resmi bir şekilde devam eden İsrail-Körfez yakınlaşması ile ABD’nin bölgede azalan angajmanının ortaya çıkardığı jeopolitik bir koalisyon olarak da okunabilecek İbrahim Sözleşmeleri, katılan ülkelerin pragmatik yaklaşımları çerçevesinde şekillenmektedir (Cafiero ve Albayrakoğlu, 2020: 4).Bu bağlamda İsrailli ve diğer taraf ülkelerdeki girişimciler arasında ortaklıkların kolaylaştırılmasını kapsayan bir dizi mutabakat muhtırası dahil olmak üzere, ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük-dışı engellerin kaldırılması İbrahim Sözleşmeleri kapsamında ele alınmaktadır. Bunun ilk somut örneği ise 1 Nisan 2023’te hayata geçirilmiştir. Ayrıca BAE ve İsrail arasında “Kapsamlı İktisadi Ortaklık Anlaşması” yürürlüğe girerken Fas ile İsrail arasındaki ticaret hacmi iki kat büyümüştür. Bu çerçevede Orta Doğu’daki Arap devletlerin Gazze’de yaşanan soykırıma sessiz kalmalarının ardında yatan nedenlerden birinin İbrahim Sözleşmeleri’nde beliren ekonomik çıkar ve ticari kaygılar olduğu söylenebilir (Kaya, 2024). Bu sözleşmeler, bölgede barış vaat etmesine rağmen geçen sürede bu yönde bir gelişmeye yol açmamış aksine İsrail’in daha da saldırganlaşmasını sağlamıştır. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria saldırılarına karşı bölge ülkeleri geçmişe nazaran daha pasif hale gelmiştir.Okuma ÖnerileriÇiçekçi, Ceyhun (2020). “İbrahim Anlaşmaları Sonrası Arap Yarımadasının Jeopolitik Analizi ve Türk Büyük Stratejisinin İmkânları/Kısıtları”. Güvenlik Stratejileri Dergisi, 17 (39), 489-519.Fakhro, Elham (2024). Abraham Accords: The Gulf States, Israel and The Limits of Normalization. Columbia: Columbia University Press.Jerem Pressman, Jeremy (2021). “The False Promise of Abraham Accords”. Foreign Affaris. Erişim Tarihi: 18.03.2025, https://www.foreignaffairs.com/articles/israel/2021-09-15/false-promise-abraham-accords.Mepa News (2022). Analiz: İsrail ile Normalleşme: İbrahim Anlaşmaları Filistin’de Şiddeti Nasıl Artırdı? Erişim Tarihi: 18.03.2025, https://www.mepanews.com/analiz-israil-ile-normallesme-ibrahim-anlasmalari-filistinde-siddeti-nasil-artirdi-53072h.htm.
ABD’nin öncülüğü ve girişimiyle hazırlanan İbrahim Sözleşmeleri, İsrail ile Arap devletleri arasında diplomatik ve diğer ilişkilerin kurulup geliştirilmesini amaçlayan bir dizi sözleşme ve anlaşmanın genel adıdır. İsrail’in 1979’da Mısır (Camp David Anlaşması) ve 1994’te Ürdün’ün (Wadi Araba Anlaşması) ardından Orta Doğu’daki diğer devletler tarafından da resmen tanınmasını ve diplomatik ilişkilerde muhatap alınmasını sağlayan bu sözleşmelere, üç semavi dinin atası ve kurucusu sayılan Hz. İbrâhim’in adı verilmektedir. Böylece, görünürde bölgedeki barışın korunması ve güçlendirilmesine vurgu yapılarak üç semavi dinin ve kültürlerarası ilişkilerin teşvik edilmesi istenmiştir. Asıl amaç ise bölge ülkelerini İsrail’in saldırgan ve yayılmacı tutumu【1】 karşısında daha pasif politikalar izlemeye zorlamaktır.
İsrail, uzun süredir Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Sudan ve Fas’a gözetleme ve casusluk teknolojileri satmaktadır. Bu ülkelerin muhalefeti kontrol etmek için kullandığı teknolojiler, İsrail’in önemli istihbarat bilgileri toplamasını sağlamaktadır【2】. İsrail bu bilgileri kullanarak “normalleşme”, “barış ve iş birliği” söylemleriyle bölge ülkelerini saldırgan eylemleri karşısında duyarsız ve etkisiz hale getirmeyi amaçlamaktadır. 2020’de ABD ve İsrail【3】, bu istihbarat bilgilerini kullanarak bölge ülkelerini tehdit yoluyla İbrahim Sözleşmeleri’ne ikna etmiş (Loewenstein, 2024: 195) ancak kamuoyuna bu sözleşmelerin arkasında barış ve iş birliği olduğunu deklare etmiştir. Nitekim 13 Ağustos 2020’de BAE ile İsrail arasında imzalanan “normalleşme ve barış anlaşmalarının” akabinde 15 Eylül’de “İbrahim Sözleşmeleri Deklarasyonu” kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu deklarasyon ABD Başkanı Donald J. Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif Al-Zayani ile BAE Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği Bakanı Abdullah Bin Zayed An-Nahyan tarafından imzalanmıştır. İsrail, bu anlaşmayı dünya kamuoyuna Orta Doğu’da barışı, ortak çıkarları ve dostane ilişkileri geliştirmek için cesaretlendirici bir adım olarak sunmaya çalışmaktadır (Başak, 2023: 2). Oysa ABD Başkanı Trump’ın “Kudüs Kararı”, “Yüzyılın Anlaşması” gibi siyonist lobinin yoğun etkisi altındaki Orta Doğu politikaları ile İsrail odaklı girişimlerinin ileri bir aşaması olan “İbrahim Sözleşmeleri”, İsrail’in Filistin’deki baskı ve soykırım ideolojisini bölgedeki bütün devletlere yayma amacının bir parçasıdır. Her ne kadar bu sözleşmeler normalleşme sürecinde diplomatik ve siyasi ilişkilerin geliştirmesine yönelik bir tasarı olarak sunulsa da sözleşmelerin hazırlanmasında önemli rolü bulunan Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner ve ekibi, siyonist çıkarlara hizmet eden bir zihinsel yapıya sahiptir【4】 (Baysan, 2020).
İbrahim Sözleşmeleri’nde dinî kökenlere vurgu yapılarak Araplar ve Yahudilerin ortak bir atadan geldiği ileri sürülmektedir. Ortak ataya referansla bölgedeki ideolojik ve stratejik çıkarlarını gerçekleştirmeye çalışan Tel Aviv hükümeti, uluslararası toplum nezdinde kendisini barış ve iş birliği yanlısı olarak tanıtmaya çalışmaktadır. Kudüs’ün doğusu ve Batı Şeria işgalleri, yasa dışı gasp yerleşimleri【5】, katliam ve soykırım boyutuna varan saldırılarından hiç bahsetmeyen İsrail yönetimi, İbrahim Sözleşmelerini İsrail-Filistin çatışmasına adil, kapsamlı, gerçekçi ve kalıcı bir çözüm bulmak için bölgedeki aktörlerle çalışma fırsatı sunan bir düzenlemeymiş gibi sunmaktadır【6】. Hatta bu kapsamda sözleşmelerin bölgede (Orta Doğu) büyük bir ekonomik canlılık yaratarak 4 milyona kadar yeni iş fırsatı ve 1 trilyon dolarlık yatırım doğuracağı ileri sürülmüştür (Abraham Accords Peace Institute, 2023).
BAE ve Bahreyn’in ardından Sudan 15 Aralık 2020’de Fas da 22 Aralık’ta İbrahim Sözleşmeleri Deklarasyonu’na katılarak İsrail ile çeşitli alanlarda (siyasi, ekonomik, diplomatik, ticari, turizm, sivil havacılık, telekomünikasyon vb.) ilişkiler tesis etmeye başlamıştır (Başak, 2023: 6).
2011 yılından itibaren bölgesel düzeyde etkisini gösteren “Arap Baharı” hareketi çerçevesinde halk tabanı güçlü olan dini-politik hareketler (Müslüman Kardeşler gibi) ile İran’ın etkinliği yükselmiştir. Bunun karşısında 2020’ye kadar gayri-resmi bir şekilde devam eden İsrail-Körfez yakınlaşması ile ABD’nin bölgede azalan angajmanının ortaya çıkardığı jeopolitik bir koalisyon olarak da okunabilecek İbrahim Sözleşmeleri, katılan ülkelerin pragmatik yaklaşımları çerçevesinde şekillenmektedir (Cafiero ve Albayrakoğlu, 2020: 4).
Bu bağlamda İsrailli ve diğer taraf ülkelerdeki girişimciler arasında ortaklıkların kolaylaştırılmasını kapsayan bir dizi mutabakat muhtırası dahil olmak üzere, ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük-dışı engellerin kaldırılması İbrahim Sözleşmeleri kapsamında ele alınmaktadır. Bunun ilk somut örneği ise 1 Nisan 2023’te hayata geçirilmiştir. Ayrıca BAE ve İsrail arasında “Kapsamlı İktisadi Ortaklık Anlaşması” yürürlüğe girerken Fas ile İsrail arasındaki ticaret hacmi iki kat büyümüştür. Bu çerçevede Orta Doğu’daki Arap devletlerin Gazze’de yaşanan soykırıma sessiz kalmalarının ardında yatan nedenlerden birinin İbrahim Sözleşmeleri’nde beliren ekonomik çıkar ve ticari kaygılar olduğu söylenebilir (Kaya, 2024). Bu sözleşmeler, bölgede barış vaat etmesine rağmen geçen sürede bu yönde bir gelişmeye yol açmamış aksine İsrail’in daha da saldırganlaşmasını sağlamıştır. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria saldırılarına karşı bölge ülkeleri geçmişe nazaran daha pasif hale gelmiştir.
Çiçekçi, Ceyhun (2020). “İbrahim Anlaşmaları Sonrası Arap Yarımadasının Jeopolitik Analizi ve Türk Büyük Stratejisinin İmkânları/Kısıtları”. Güvenlik Stratejileri Dergisi, 17 (39), 489-519.
Fakhro, Elham (2024). Abraham Accords: The Gulf States, Israel and The Limits of Normalization. Columbia: Columbia University Press.
Jerem Pressman, Jeremy (2021). “The False Promise of Abraham Accords”. Foreign Affaris. Erişim Tarihi: 18.03.2025, https://www.foreignaffairs.com/articles/israel/2021-09-15/false-promise-abraham-accords.
Mepa News (2022). Analiz: İsrail ile Normalleşme: İbrahim Anlaşmaları Filistin’de Şiddeti Nasıl Artırdı? Erişim Tarihi: 18.03.2025, https://www.mepanews.com/analiz-israil-ile-normallesme-ibrahim-anlasmalari-filistinde-siddeti-nasil-artirdi-53072h.htm.
Abraham Accords Peace Institute (2023). Establishing Legacy of Peace and Prosperity. Erişim Tarihi: 12.03.2025, https://www.aapeaceinstitute.org/.Başak, Kemal (2023). İbrahim Anlaşmalarının Ortadoğu Bölgesel Barışına Etkileri. Ortadoğu ve Orta-Asya Kafkaslar Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, 3 (2), 1- 17. Baysan, Vehbi (2020). “İbrahim Anlaşmaları, Körfez Ülkeleri ile İsrail Arasındaki Gerçek Barış Anlaşması mıdır?”. Kriter. Erişim Tarihi: 03.12.2024, https://kriterdergi.com/dis-politika/ibrahim-anlasmalari-korfez-ulkeleri-ile-israil-arasindaki-gercek-baris-anlasmasi-midir . Cafiero, Giorgio & Albayrakoğlu, Esra (2020). İbrahim Anlaşmasının Jeopolitik Sonuçları, çev.: Muhammet Fatih Şahin. İstanbul: Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM). Kaya, Salih (2024). “İbrahim Anlaşmalarının Gölgesinde İsrail Sorunu”. Türkiye Araştırmaları Vakfı (TAV). Erişim Tarihi: 03.12.2024, https://turkiyearastirmalari.org/2024/06/06/yayinlar/analiz/analiz-ibrahim-anlasmalarinin-golgesinde-israil-sorunu/.Loewenstein, Antony (2024). Filistin Laboratutuvarı: İsrail İşgal Teknolojilerini Dünyaya Nasıl İhraç Ediyor?, çev.: Özlem Özarpacı. İstanbul: Metis Yayınları.
[1]
Bkz. İsrail İşgalciliği; Gaspçı Sömürgecilik; Siyonist Gaspçı
[2]
Ayrıca bkz. Mossad
[3]
Bkz. ABD-İsrail Özel İlişkisi
[4]
Ayrıca bkz. Amerikan Yahudi Örgütleri (İsrail’i Koşulsuz Destekleyenler); Genocide Joe
[5]
Ayrıca bkz. Gasp Birimleri; İthal Vatandaş
[6]
Bkz. İsrail’in Filistin Tezviratı
| apa | Babacan, M. (2026). İbrahim Sözleşmeleri. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 760-763) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Babacan, Mehmet. “İbrahim Sözleşmeleri”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 760-763. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İbrahim Sözleşmeleri" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri