Kudüs (Dört Halife Dönemi)
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMuhammed UĞURLU13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-4614-5657

7. yüzyılın başlarında Hz. Muhammed’e nübüvvet gelirken Kudüs, Bizans ve Sâsânî imparatorluklarının çekişme sahası durumundaydı. Şehir, Hristiyan ve Yahudiler için de kutsal mabet ve yerleri ihtiva ediyordu. Kentin nüfusunun büyük kısmını Hristiyanlar oluşturuyordu ancak Yahudi bir azınlık da bulunuyordu. Sâsânîler, 614 yılında Bizans’ın egemenliğindeki Kudüs’ü ele geçirmiştir. Bizans İmparatoru Herakleious 630 yılında şehri Sâsânîlerden geri almıştır. Bu süreçte imparator, Yahudilerin Sâsânîlere yardım ettiğini öğrenmiştir. Hristiyanlar nezdinde Yahudiler zaten nefret edilen ve “Tanrı katili” olarak nitelendirilen bir halktı. İmparator Herakleious, ihanete uğradığını öğrenince Kudüs’te bulunan tüm Yahudilerin vaftiz edilmesini emretmiştir. Bu durum Yahudilerin büyük takibat ve acılara maruz kalmasına neden olmuştur. Böylece Yahudilerin Bizans’a olan nefreti artmıştır (Runciman, 1989: 10; Saîd b. Batrîk, 1909: 2/4-6; Vasiliev, 1943: 250-252).Hz. Muhammed’in vefat etmesinden sonra Hz. Ebubekir halife seçilmiştir. Onun döneminde Kudüs haricinde Filistin coğrafyasının tamamı ele geçirilmiştir. Müslümanlar için çok önemli bir yer olarak kabul edilen Kudüs ise Hz. Ömer zamanında fethedilmiştir. Kudüs, Müslümanlar nezdinde büyük önem taşımaktadır zira (1) Allah bu toprakların bereketli ve mukaddes olduğunu beyan etmiş (el-Mâide 5/21, el-İsrâ 17/1), (2) İlk kıble Mescid-i Aksâ olmuş, (3) Hz. Peygamber bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmüş (İsra) ve oradan Sidretü’l Müntahâ’ya yükseltilmiş, (Mi‘râc), (4) Hz. Peygamber Mescid-i Aksâ’yı övmüş ve (5) Buranın İslam’ın Kâbe ve Mescid-i Nebevi’den sonra üçüncü haremi olduğunu ifade etmiştir.Hz. Ömer döneminde Kudüs’ün nüfusu Katolik, Rum, Ermeni, Süryani, Habeş, Kıpti, Maruni gibi kilise mensuplarından oluşmaktadır. Şehrin patriği olan Sophronius’un kendi ifadelerinden Rum Ortodoks kilisesine tâbi, diofizit görüşe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Patrik Sophronius, Herakleious’un hükümdarlığı sırasında özellikle Hristiyanlık dininin öteden beri devam eden miafizit-diofizit çatışmasını uzlaştırmaya yönelik ortaya koyulan Monotelitizm görüşüne karşı şiddetle mücadele etmiştir. Sophronius, aynı zamanda Müslümanları theomachoi (Tanrı’ya karşı savaşanlar) olarak görmekte ve Kudüs’te verdiği ateşli vaazlarda Hristiyanların kötü eylemlerinden dolayı Müslümanların saldırıya geçtiğini, yani Tanrı’nın Müslümanlar eliyle Hristiyanları cezalandırdığını dile getirmiştir (Hoyland, 1997: 71-73; Vâkıdî, 2005: 1/65-68).Hz. Ömer döneminde Kudüs, Müslümanlar tarafından kuşatılıp, teslim olacak duruma gelince【1】 Kudüs Hristiyanları, verilecek olan emannameyi bizzat Hz. Ömer’den almak istemiştir. Medine ile yapılan mektuplaşmalar ve istişarelerden sonra Hz. Ömer 638 yılında Kudüs’e girmiş, Hristiyanlar tarafından coşkulu bir şekilde Foruko! Foruko! (Bir iddiaya göre Hz. Ömer’in “Faruk” lakabını Hristiyanlar vermiş ve mezkûr kelimeden türemiş olup kurtarıcı manasındadır) tezahüratlarıyla karşılanmıştırdı. Hz. Ömer, emannameyi bizzat kendisi yazarak Hristiyanlara vermiş ve şehri Patrik Sophronios’tan teslim almıştır. Hz. Ömer, Kudüs’te bir cami inşa edilmesini ve Ubade b. Samit’in halka İslam’ı anlatması için orada kalmasını isteyerek (İbn Kesir, 1997: 10/180; Mor İgnatius Yakup III, 1972: 81) Medine’ye dönmüştür.Hz. Osman devrinde de Kudüs’e özel ilgi ve ihtimam gösterilmiştir. Kentte Hz. Osman’ın gelirlerini şehrin insanlarına vakfetmiş olduğu vakıflar kurulmuştur (el-Makdisi, 1991: 151). Hem Hz. Osman ve hem de Hz. Ali dönemlerinde birçok sahabe ve tabiin Kudüs’ü ziyaret etmiştir. Bazı sahabeler Kudüs’te vefat etmiş ve kente defnedilmiştir. Ubade b. Samit (Avcı, 2002: 327) ve Şeddad b. Evs (Güler, 2010) bu sahabiler arasındadır.Dört Halife dönemi, Kudüs’te İslami kimliğin kök saldığı, ancak diğer din mensuplarının dışlanmadığı örnek bir dönem olmuştur. Bu süreçte şehir, sosyal, ekonomik ve kültürel çoğulculuğun merkezi hâline gelmiştir. Müslümanlar, Hz. Ömer Emannamesi’nden de anlaşılabileceği gibi farklı inançlara mensup insanlara hoşgörülü davranmışlardır. İslam’ı benimseyen insanlarla Kudüs’te Müslümanların sayısı gittikçe artmış buna rağmen hem kutsal mekânlara duyulan saygı hem de İslam’ın hukuk/adalet anlayışı sayesinde Hristiyanlar da Yahudiler de varlıklarını sürdürebilmişlerdir.Okuma ÖnerileriApak, Adem (2023). Ana Hatlarıyla İslam Tarihi. Ensar Neşriyat. Balcı, İsrafil (2022). İsra ve Mi’rac Gerçeği. Ankara Okulu Yayınları.

Kudüs (Dört Halife Dönemi)

7. yüzyılın başlarında Hz. Muhammed’e nübüvvet gelirken Kudüs, Bizans ve Sâsânî imparatorluklarının çekişme sahası durumundaydı. Şehir, Hristiyan ve Yahudiler için de kutsal mabet ve yerleri ihtiva ediyordu. Kentin nüfusunun büyük kısmını Hristiyanlar oluşturuyordu ancak Yahudi bir azınlık da bulunuyordu. Sâsânîler, 614 yılında Bizans’ın egemenliğindeki Kudüs’ü ele geçirmiştir. Bizans İmparatoru Herakleious 630 yılında şehri Sâsânîlerden geri almıştır. Bu süreçte imparator, Yahudilerin Sâsânîlere yardım ettiğini öğrenmiştir. Hristiyanlar nezdinde Yahudiler zaten nefret edilen ve “Tanrı katili” olarak nitelendirilen bir halktı. İmparator Herakleious, ihanete uğradığını öğrenince Kudüs’te bulunan tüm Yahudilerin vaftiz edilmesini emretmiştir. Bu durum Yahudilerin büyük takibat ve acılara maruz kalmasına neden olmuştur. Böylece Yahudilerin Bizans’a olan nefreti artmıştır (Runciman, 1989: 10; Saîd b. Batrîk, 1909: 2/4-6; Vasiliev, 1943: 250-252).


Hz. Muhammed’in vefat etmesinden sonra Hz. Ebubekir halife seçilmiştir. Onun döneminde Kudüs haricinde Filistin coğrafyasının tamamı ele geçirilmiştir. Müslümanlar için çok önemli bir yer olarak kabul edilen Kudüs ise Hz. Ömer zamanında fethedilmiştir. Kudüs, Müslümanlar nezdinde büyük önem taşımaktadır zira (1) Allah bu toprakların bereketli ve mukaddes olduğunu beyan etmiş (el-Mâide 5/21, el-İsrâ 17/1), (2) İlk kıble Mescid-i Aksâ olmuş, (3) Hz. Peygamber bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmüş (İsra) ve oradan Sidretü’l Müntahâ’ya yükseltilmiş, (Mi‘râc), (4) Hz. Peygamber Mescid-i Aksâ’yı övmüş ve (5) Buranın İslam’ın Kâbe ve Mescid-i Nebevi’den sonra üçüncü haremi olduğunu ifade etmiştir.


Hz. Ömer döneminde Kudüs’ün nüfusu Katolik, Rum, Ermeni, Süryani, Habeş, Kıpti, Maruni gibi kilise mensuplarından oluşmaktadır. Şehrin patriği olan Sophronius’un kendi ifadelerinden Rum Ortodoks kilisesine tâbi, diofizit görüşe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Patrik Sophronius, Herakleious’un hükümdarlığı sırasında özellikle Hristiyanlık dininin öteden beri devam eden miafizit-diofizit çatışmasını uzlaştırmaya yönelik ortaya koyulan Monotelitizm görüşüne karşı şiddetle mücadele etmiştir. Sophronius, aynı zamanda Müslümanları theomachoi (Tanrı’ya karşı savaşanlar) olarak görmekte ve Kudüs’te verdiği ateşli vaazlarda Hristiyanların kötü eylemlerinden dolayı Müslümanların saldırıya geçtiğini, yani Tanrı’nın Müslümanlar eliyle Hristiyanları cezalandırdığını dile getirmiştir (Hoyland, 1997: 71-73; Vâkıdî, 2005: 1/65-68).


Hz. Ömer döneminde Kudüs, Müslümanlar tarafından kuşatılıp, teslim olacak duruma gelince【1】 Kudüs Hristiyanları, verilecek olan emannameyi bizzat Hz. Ömer’den almak istemiştir. Medine ile yapılan mektuplaşmalar ve istişarelerden sonra Hz. Ömer 638 yılında Kudüs’e girmiş, Hristiyanlar tarafından coşkulu bir şekilde Foruko! Foruko! (Bir iddiaya göre Hz. Ömer’in “Faruk” lakabını Hristiyanlar vermiş ve mezkûr kelimeden türemiş olup kurtarıcı manasındadır) tezahüratlarıyla karşılanmıştırdı. Hz. Ömer, emannameyi bizzat kendisi yazarak Hristiyanlara vermiş ve şehri Patrik Sophronios’tan teslim almıştır. Hz. Ömer, Kudüs’te bir cami inşa edilmesini ve Ubade b. Samit’in halka İslam’ı anlatması için orada kalmasını isteyerek (İbn Kesir, 1997: 10/180; Mor İgnatius Yakup III, 1972: 81) Medine’ye dönmüştür.


Hz. Osman devrinde de Kudüs’e özel ilgi ve ihtimam gösterilmiştir. Kentte Hz. Osman’ın gelirlerini şehrin insanlarına vakfetmiş olduğu vakıflar kurulmuştur (el-Makdisi, 1991: 151). Hem Hz. Osman ve hem de Hz. Ali dönemlerinde birçok sahabe ve tabiin Kudüs’ü ziyaret etmiştir. Bazı sahabeler Kudüs’te vefat etmiş ve kente defnedilmiştir. Ubade b. Samit (Avcı, 2002: 327) ve Şeddad b. Evs (Güler, 2010) bu sahabiler arasındadır.


Dört Halife dönemi, Kudüs’te İslami kimliğin kök saldığı, ancak diğer din mensuplarının dışlanmadığı örnek bir dönem olmuştur. Bu süreçte şehir, sosyal, ekonomik ve kültürel çoğulculuğun merkezi hâline gelmiştir. Müslümanlar, Hz. Ömer Emannamesi’nden de anlaşılabileceği gibi farklı inançlara mensup insanlara hoşgörülü davranmışlardır. İslam’ı benimseyen insanlarla Kudüs’te Müslümanların sayısı gittikçe artmış buna rağmen hem kutsal mekânlara duyulan saygı hem de İslam’ın hukuk/adalet anlayışı sayesinde Hristiyanlar da Yahudiler de varlıklarını sürdürebilmişlerdir.

Okuma Önerileri

Apak, Adem (2023). Ana Hatlarıyla İslam Tarihi. Ensar Neşriyat. Balcı, İsrafil (2022). İsra ve Mi’rac Gerçeği. Ankara Okulu Yayınları.

Kaynakça

Avcı, Casim (2002). “Kudüs”. TDV İslam Ansiklopedisi, 26, 327-329. Batrîk, Saîd b. (1909). et-Târîhu’l-mecmû‘ ‘ale’t-tahkik ve’t-tasdik. Beyrut. el-Makdisi, Muhammed b. Ahmed (1991). Ahsenü’t-Tekāsîm fî Maʿrifeti’l-Ekalîm. Beyrut: Daru Sadır. Güler, Zekeriya (2010). “Şeddad b. Evs”. TDV İslam Ansiklopedisi, 38, 408-409. Hoyland, G. Robert (1997). Seeing Islam as Others Saw It. New Jersey: The Darwin Press. İbn Kesir, Ebu’l-Fidâ İmadüddin İsmail b. Ömer (1997). el-Bidaye ve’n-Nihaye, thk.: Abdullah b. Abdulmuhsin et-Turki. Cize: Hicr li’t-Tıbâa. Mor İgnatius, Yakup III (1972). el-Hakâiku’l-Celiyye fi’l-Ebsahi’t-Tarihiyyet’l-Edebiyyeti ve’l Felsefiyyeti. Şam: Dımeşk. Runciman, Steven (1989). Haçlı Seferleri Tarihi 1, çev.: Fikret Işıltan. Ankara: TTK Yayınları. Vâkıdî, Ebu Abdullah Muhammed b. Ömer Vakid el-Eslemi (2005). Fütûhu’ş-Şâm. Beyrut: Darü’l-Kütübi’l-İlmiyye. Vasiliev, Alexander A. (1943). Bizans İmparatorluğu Tarihi, çev.: Arif Müfid Mansel. Ankara: Maarif Vekaleti.

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. Kudüs’ün Fethi ; Kudüs’ün Fetihleri

Atıf İçin

apaUğurlu, M. (2026). Kudüs (Dört Halife Dönemi). H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 945-947) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadUğurlu, Muhammed. “Kudüs (Dört Halife Dönemi)”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 945-947. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kudüs (Dört Halife Dönemi)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor