
ORCID ID
0000-0002-0889-7647
Kudüs, tarih boyunca üç semavi dinin buluşma noktası olarak dinî, kültürel ve tarihsel zenginlikleriyle insanlığın ortak değerlerinden biri olmuştur (Batuk & Mert, 2018: 131-134). Kentte yaşayan Müslümanlar, yaklaşık bir asırdır soykırım, işgal ve şiddete maruz kalmaktadır (Karaman, 2021: 114). İslam, Kudüs’ü kutsal bir mekan olarak gördüğünden dolayı müntesiplerine farklı bir misyon yüklemektedir (Harman, 2019: 12; Eroğlu Memiş, 2023: 333). Müslüman kadınlar Aksa Mescidi ve Kubbetü’s-Sahre için hem dini hem de kültürel açıdan önemlidir. Kadınlar bu mekânlarda ibadet etmekte, dini eğitim almakta ve etkinliklere katılmaktadır (Eroğlu Memiş, 2023: 334; Schmitt, 2017: 28).Bu kadim beldenin kalbi sayılan Mescid-i Aksâ, Müslümanlar için sadece bir ibadet merkezi değil, aynı zamanda direnişin de sembolüdür. Kudüs’teki Müslümanlar kendilerini murâbıt olarak tanımlamaktadırlar (Lulu, 2024). Murâbıt “nöbet tutan, bekçilik eden” anlamına gelmektedir (Yiğit, 2008). İslami terminolojide murâbıt kelimesi Allah’ın dinini korumak için bir mekânda sürekli olarak bulunmayı ifade etmektedir. Bu kutsal mekânda bir grup kadın, kendilerini tüm zorluklara rağmen Mescid-i Aksâ’yı ve oradaki İslami varlığı korumaya adamıştır (Eroğlu Memiş, 2023: 333; Khadoora, 2023: 173). Bu kadınlar, eğitimlerinden, ailelerinden ve günlük hayatlarından feragat ederek Mescid-i Aksâ’yı savunmayı kendilerine görev edinmiştir. Bu kadınlardan biri olan Hatice Huveys’in faaliyetlerine ilişkin detaylı açıklamaları sık sık basında yer almıştır (Aydemir, 2023; Khadoora, 2023: 173). Tarihe “murâbıt kadınlar” olarak geçen bu hanımların en tanınmışlarından olan Hatice Huveys, Hanady Halawani, Nefise Huveys ve Aida Saydâvi işgalci devlet tarafından sık sık gözaltına alınmış, sorguya çekilmiş ve mescitten uzaklaştırılmıştır (Arnavut & Aksoy, 2021: 205).Murâbıt hanımlar, ibadetleriyle kutsal mekânın kutsiyetini korurken aynı zamanda işgal ve zulme karşı bir duruş sergilemekte ve yaşadıkları insan hakları ihlallerini dünya gündemine taşıyarak Filistin’in sesi olmaya çalışmaktadırlar (Eroğlu Memiş, 2023: 334). Murâbıt kadınların direnci aynı zamanda kültürel, dini ve toplumsal bir mücadeledir. İşgal güçlerinin baskı ve şiddetine rağmen bu kadınlar Aksa’nın kapılarında, avlularında ve sokaklarında sürekli olarak var olmaktadırlar. Mescid-i Aksâ içinde düzenledikleri ders halkaları, Kur’ân tilavetleri ve ilmi sohbetlerle kutsal mekânın ruhunu canlı tutmaya çalışmaktadırlar. Bu şekilde Aksa’nın manevi birikimlerini de korumaktadırlar (Schmitt, 2017: 29). Bunu yaparken de pek çok baskı ve şiddete maruz kalmaktadırlar (Schmitt, 2017: 32).Günümüzde Kudüs’te Müslüman bir kadın olmak, işgal ve baskının gölgesinde yaşam mücadelesi vermek anlamına gelmektedir. Zorla evinden çıkarılma【1】, seyahat kısıtlamaları【2】 ve ibadet özgürlüğüne yönelik tehditler【3】, kadınları yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da zorlu bir hayata mecbur bırakmaktadır (Schmitt, 2017: 32). Hem basında hem de hayatın içinde murâbıt kadınlar insan hakları ihlallerinin her türüne maruz kalmaktadır (Yücel, 2018: 49-50). Ancak tüm zorluklara rağmen Filistinli kadınların hikâyesi ve mücadelesi, sadece topraklarını savunma mücadelesi değil, aynı zamanda insanlığın onurunu koruma mücadelesidir. Bu sebeple bu beldenin Müslüman kadınları manevi dirilişin ve onurlu direnişin sembolüdür. Tarihin sessiz kahramanları olarak onların azmi ve cesareti, dünyanın dört bir yanındaki kadınların umut ve ilham kaynağı olmaya devam etmektedir (Aydemir, 2023; Khadoora, 2023: 186).
Kudüs, tarih boyunca üç semavi dinin buluşma noktası olarak dinî, kültürel ve tarihsel zenginlikleriyle insanlığın ortak değerlerinden biri olmuştur (Batuk & Mert, 2018: 131-134). Kentte yaşayan Müslümanlar, yaklaşık bir asırdır soykırım, işgal ve şiddete maruz kalmaktadır (Karaman, 2021: 114). İslam, Kudüs’ü kutsal bir mekan olarak gördüğünden dolayı müntesiplerine farklı bir misyon yüklemektedir (Harman, 2019: 12; Eroğlu Memiş, 2023: 333). Müslüman kadınlar Aksa Mescidi ve Kubbetü’s-Sahre için hem dini hem de kültürel açıdan önemlidir. Kadınlar bu mekânlarda ibadet etmekte, dini eğitim almakta ve etkinliklere katılmaktadır (Eroğlu Memiş, 2023: 334; Schmitt, 2017: 28).
Bu kadim beldenin kalbi sayılan Mescid-i Aksâ, Müslümanlar için sadece bir ibadet merkezi değil, aynı zamanda direnişin de sembolüdür. Kudüs’teki Müslümanlar kendilerini murâbıt olarak tanımlamaktadırlar (Lulu, 2024). Murâbıt “nöbet tutan, bekçilik eden” anlamına gelmektedir (Yiğit, 2008). İslami terminolojide murâbıt kelimesi Allah’ın dinini korumak için bir mekânda sürekli olarak bulunmayı ifade etmektedir. Bu kutsal mekânda bir grup kadın, kendilerini tüm zorluklara rağmen Mescid-i Aksâ’yı ve oradaki İslami varlığı korumaya adamıştır (Eroğlu Memiş, 2023: 333; Khadoora, 2023: 173). Bu kadınlar, eğitimlerinden, ailelerinden ve günlük hayatlarından feragat ederek Mescid-i Aksâ’yı savunmayı kendilerine görev edinmiştir. Bu kadınlardan biri olan Hatice Huveys’in faaliyetlerine ilişkin detaylı açıklamaları sık sık basında yer almıştır (Aydemir, 2023; Khadoora, 2023: 173). Tarihe “murâbıt kadınlar” olarak geçen bu hanımların en tanınmışlarından olan Hatice Huveys, Hanady Halawani, Nefise Huveys ve Aida Saydâvi işgalci devlet tarafından sık sık gözaltına alınmış, sorguya çekilmiş ve mescitten uzaklaştırılmıştır (Arnavut & Aksoy, 2021: 205).
Murâbıt hanımlar, ibadetleriyle kutsal mekânın kutsiyetini korurken aynı zamanda işgal ve zulme karşı bir duruş sergilemekte ve yaşadıkları insan hakları ihlallerini dünya gündemine taşıyarak Filistin’in sesi olmaya çalışmaktadırlar (Eroğlu Memiş, 2023: 334). Murâbıt kadınların direnci aynı zamanda kültürel, dini ve toplumsal bir mücadeledir. İşgal güçlerinin baskı ve şiddetine rağmen bu kadınlar Aksa’nın kapılarında, avlularında ve sokaklarında sürekli olarak var olmaktadırlar. Mescid-i Aksâ içinde düzenledikleri ders halkaları, Kur’ân tilavetleri ve ilmi sohbetlerle kutsal mekânın ruhunu canlı tutmaya çalışmaktadırlar. Bu şekilde Aksa’nın manevi birikimlerini de korumaktadırlar (Schmitt, 2017: 29). Bunu yaparken de pek çok baskı ve şiddete maruz kalmaktadırlar (Schmitt, 2017: 32).
Günümüzde Kudüs’te Müslüman bir kadın olmak, işgal ve baskının gölgesinde yaşam mücadelesi vermek anlamına gelmektedir. Zorla evinden çıkarılma【1】, seyahat kısıtlamaları【2】 ve ibadet özgürlüğüne yönelik tehditler【3】, kadınları yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da zorlu bir hayata mecbur bırakmaktadır (Schmitt, 2017: 32). Hem basında hem de hayatın içinde murâbıt kadınlar insan hakları ihlallerinin her türüne maruz kalmaktadır (Yücel, 2018: 49-50). Ancak tüm zorluklara rağmen Filistinli kadınların hikâyesi ve mücadelesi, sadece topraklarını savunma mücadelesi değil, aynı zamanda insanlığın onurunu koruma mücadelesidir. Bu sebeple bu beldenin Müslüman kadınları manevi dirilişin ve onurlu direnişin sembolüdür. Tarihin sessiz kahramanları olarak onların azmi ve cesareti, dünyanın dört bir yanındaki kadınların umut ve ilham kaynağı olmaya devam etmektedir (Aydemir, 2023; Khadoora, 2023: 186).
Arnavut, Abdurrauf & Aksoy, Halime Afra (2021). “Aksa’nın Gönüllü Kadın Muhafızı: Aksa’yı Ölene ya da Topraklarımız Kurtulana Kadar Korumaya Devam Edeceğim”. AA. Erişim Tarihi: 20.02.2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/aksanin-gonullu-kadin-muhafizi-aksayi-olene-ya-da-topraklarimiz-kurtulana-kadar-korumaya-devam-edecegim/2250848.Aydemir, Mücahit (2023). “Filistin’de Sivil Direnişinin Sembolü: Mescid-İ Aksa’nın “Murabıta Kadınları”. AA. Erişim Tarihi: 19.05.2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/filistin-de-sivil-direnisinin-sembolu-mescid-i-aksa-nin-murabita-kadinlari/2840173.Batuk, Cengiz & Mert, Rabia (2018). “Çatışan Kutsalların Ortasındaki Şehir: Kudüs”.Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, 17 (2), 129-149. Eroğlu Memiş, Şerife (2023). Kadın ve Mekan: Kutsal Mekanın Muhafazası Mescid-i Aksâ ve Murabıt Kadınlar. İstanbul: Kadem Yayınları. Harman, Ömer Faruk (2019). “İslamiyet ve Kudüs”.Milel ve Nihal, 16 (1), 9-30. Karaman, Hayrettin (2021). Kudüs: Tarih, Din, Direniş. İstanbul: İz Yayıncılık.
Khadoora, Eman, R. A (2023). “ed-Devru’n-Nidâlî li’l-Mer’eti’l-Filistiniyye fî Medîneti’l-Kuds (2000-2022)”. Journal of Islamicjerusalem Studies, 23 (1), 173-184. Lulu, Reem Adid vd. (2024). “Socio-Political Representation of MuslimWomen: The Case of Palestinian Murabitat at Al-Aqsa Mosque”. Journal of Islamic Thoughtand Civilazaton, 14 (2), 106-124. Schmitt, Kenny (2017). “Ribat in Palestine: TheGrowth of a Religious Discourse Alongside Politicized Religious Practice”.JerusalemQuarterly, (72), 26. Yiğit, İsmail (2008). “Ribat”. TDV İslam Ansiklopedisi, 35, 76-79. İstanbul: TDV Yayınları. Yücel, Özlem (2018). “Filistin’de İsrail’in İnsan Hakları İhlalleri ve Türkiye”. Ortadoğu Etütleri, 10 (1), 40-61.https://dergipark.org.tr/tr/pub/ortetut/issue/50682/660048.
[1]
Bkz. Evlerin Yıkımı ; Mülkiyet-1 ; Mülkiyet-2 ; Mülksüzleştirme ; Mülteciler ; Yerinden Etme
[2]
Bkz. İzin Rejimi ; Hareket Kısıtlaması
[3]
Ayrıca bkz. Din ve İnanç Özgürlüğü ; Gözaltında İbadet
| apa | Yurduseven Evci, V. (2026). Kudüs’te Kadınlar. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1004-1006) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yurduseven Evci, Vildan. “Kudüs’te Kadınlar”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 1004-1006. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kudüs’te Kadınlar" maddesi için tartışma başlatın