Medyanın Tekelleşmesi
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarZehra KARAYEL13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0001-8744-3215

Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle geleneksel medya, tek haber kaynağı olmaktan çıkmıştır. Sosyal medya kullanımının artışı, çeşitli kaynaklardan haber alma yani daha demokratik bir haberleşme modelini gündeme getirmiştir (Mukhongo vd., 2023). Bununla beraber büyük dijital medya ve teknoloji şirketlerinin tekelleşmeye yönelmesi (Ioramashvili vd., 2024) bu şirketlerin yöneticilerinin ideolojilerine/inançlarına uymayan görüşlerin sansürlenmesinin de önünü açmaktadır. Böylece geleneksel medyada İsrail ve Filistin’e dair yapılan haberlerde dikkat çeken çifte standart, dijital medyada da kendini göstermektedir.2023 yılı itibariyle küresel nüfusun yaklaşık yüzde 57’si sosyal medya platformlarından en az birini kullanmaktadır (Kemp, 2023). Sosyal medyanın kullanıcı kitlesi geniş olup çeşitlilik arz etse de dünyanın en popüler sosyal medya platformlarının çoğu birkaç şirket tarafından kontrol edilmektedir. Big Tech olarak kısaltılan Amazon, Alphabet (Google), Apple, Microsoft ve Meta dijital platformların büyük kısmını domine etmektedir. Eski adıyla Facebook olarak bilinen teknoloji devi Meta, en yaygın kullanılan platformlardan Whatsapp, Messenger ve Instagram’ın da sahibidir.Hangi paylaşımın daha fazla görüntüleneceğini hangi paylaşımların daha az kullanıcıyla buluşacağını da bu platformların algoritmaları belirlemektedir. Bununla beraber Meta’ya ait platformlara reklam veren şirketlerin de bu algoritmaların belirlenmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. Ulusal hükümetler ve AB gibi uluslararası aktörler de söz konusu platformların işleyiş hükümlerine dair şirketlerle müzakereler yürütmektedir. Bu süreçler şeffaflıktan uzaktır.Instagram ve Twitter/X (özellikle Kasım 2023’te Elon Musk’ın İsrail ziyareti sonrasında), Filistin lehine içeriklerin kaldırılması, resmî açıklama yapılmadan paylaşımın gösteriminin azaltılması ve önemli hesapların kapatılması gibi sansür yöntemleri konusunda eleştirilere maruz kalmıştır (Hatuqa, 2023). İnsan Hakları İzleme Örgütü de Meta’nın Facebook ve Instagram’da Filistin yanlısı paylaşımları sistematik olarak sansürlediğini ortaya koymuştur (Younes, 2023). Zaten Meta’nın 2021’deki kendi raporunda dahi Facebook ve Instagram’ın politikalarının Filistinlilerin ifade özgürlüğüne olumsuz etki yaptığı ortaya konmuştur (Smith, 2022). 2016 yılında İsrail Adalet Bakanı Ayelet Şaked, Youtube, Facebook ve Google yöneticileri ile görüşerek İsrail aleyhine içeriklerin yüzde 95’ini kaldırttığını söylemiştir (Loewenstein, 2024: 225)【1】.Beyaz olmayan insanların anti-emperyalist ve ırkçılık karşıtı söylemlerine uygulanan sansür gibi Filistin ile ilgili yapılan paylaşımların da benzer bir sansüre tabi tutulduğu görülmektedir (King & Jegić, 2024). İsrail’e yönelik eleştirel söylemler ırkçılık ve nefret söylemi olarak çeşitli kısıtlamalara maruz kalmakta, bunu yapan hesaplara kapatmaya varan kısıtlamalar getirilmektedir. Bunun yanında Filistin’de yaşanan katliamın görüntüleri şiddet unsuru, terör ve çıplaklık içerdiği gerekçesiyle platformlar tarafından kaldırılmakta, içeriği paylaşan hesaplar, kapatılmaya varan yaptırımlarla karşılaşmaktadır (Younes, 2023). Algoritma engelini aşmak için kullanıcıların önemli bir kısmı, Hamas yerine ‘Humus’, Palestine yerine “P@lestine” ya da karpuz emojisi, Israel yerine “Isr*el” gibi alternatif anahtar kelimeleri kullanmaktadır. Ancak kısa süre içinde algoritma bu kavramları da tanımakta ve Filistin’e dair paylaşımları tek yanlı sınırlamaya devam etmektedir.【2】Buna karşılık gaspçı sömürgeciliğin (yaygın medya dilinde “yerleşimcilerin”) radikal söylemleri geniş kitlelere bu mecralardan çoğu zaman sorunsuz şekilde ulaşabilmekte, İsrail yaptığı çok daha büyük katliamlara rağmen meşru bir aktör olarak değerlendirilebilmektedir. İsrail aleyhinde yapılan birçok paylaşımda haberin asılsızlığı ile ilgili uyarı verilirken Hamas aleyhinde yapılan asılsız haberler (40 bebeğin başının kesilmesi gibi) platformlarda rahatça dolaşmaktadır【3】. İsrail tarafından uygulanan devlet terörünü makul göstermeye çalışan söylemler【4】 geniş kitlelerle paylaşılmaktadır. Böylece tıpkı konvansiyonel medyada olduğu gibi sosyal medyada da büyük medya platformları İsrail’in çıkarları doğrultusunda çifte standart uygulamaya devam etmektedirler【5】.Okuma ÖnerileriThe Guardian (2021). We are Google and Amazon Workers. We Condemn Project Nimbus Anonymous Google and Amazon Workers. Erişim Tarihi: 12.09.2025, https://www.theguardian.com/commentisfree/2021/oct/12/google-amazon-workers-condemn-project-nimbus-israeli-military-contract.

Medyanın Tekelleşmesi

Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle geleneksel medya, tek haber kaynağı olmaktan çıkmıştır. Sosyal medya kullanımının artışı, çeşitli kaynaklardan haber alma yani daha demokratik bir haberleşme modelini gündeme getirmiştir (Mukhongo vd., 2023). Bununla beraber büyük dijital medya ve teknoloji şirketlerinin tekelleşmeye yönelmesi (Ioramashvili vd., 2024) bu şirketlerin yöneticilerinin ideolojilerine/inançlarına uymayan görüşlerin sansürlenmesinin de önünü açmaktadır. Böylece geleneksel medyada İsrail ve Filistin’e dair yapılan haberlerde dikkat çeken çifte standart, dijital medyada da kendini göstermektedir.


2023 yılı itibariyle küresel nüfusun yaklaşık yüzde 57’si sosyal medya platformlarından en az birini kullanmaktadır (Kemp, 2023). Sosyal medyanın kullanıcı kitlesi geniş olup çeşitlilik arz etse de dünyanın en popüler sosyal medya platformlarının çoğu birkaç şirket tarafından kontrol edilmektedir. Big Tech olarak kısaltılan Amazon, Alphabet (Google), Apple, Microsoft ve Meta dijital platformların büyük kısmını domine etmektedir. Eski adıyla Facebook olarak bilinen teknoloji devi Meta, en yaygın kullanılan platformlardan Whatsapp, Messenger ve Instagram’ın da sahibidir.


Hangi paylaşımın daha fazla görüntüleneceğini hangi paylaşımların daha az kullanıcıyla buluşacağını da bu platformların algoritmaları belirlemektedir. Bununla beraber Meta’ya ait platformlara reklam veren şirketlerin de bu algoritmaların belirlenmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. Ulusal hükümetler ve AB gibi uluslararası aktörler de söz konusu platformların işleyiş hükümlerine dair şirketlerle müzakereler yürütmektedir. Bu süreçler şeffaflıktan uzaktır.


Instagram ve Twitter/X (özellikle Kasım 2023’te Elon Musk’ın İsrail ziyareti sonrasında), Filistin lehine içeriklerin kaldırılması, resmî açıklama yapılmadan paylaşımın gösteriminin azaltılması ve önemli hesapların kapatılması gibi sansür yöntemleri konusunda eleştirilere maruz kalmıştır (Hatuqa, 2023). İnsan Hakları İzleme Örgütü de Meta’nın Facebook ve Instagram’da Filistin yanlısı paylaşımları sistematik olarak sansürlediğini ortaya koymuştur (Younes, 2023). Zaten Meta’nın 2021’deki kendi raporunda dahi Facebook ve Instagram’ın politikalarının Filistinlilerin ifade özgürlüğüne olumsuz etki yaptığı ortaya konmuştur (Smith, 2022). 2016 yılında İsrail Adalet Bakanı Ayelet Şaked, Youtube, Facebook ve Google yöneticileri ile görüşerek İsrail aleyhine içeriklerin yüzde 95’ini kaldırttığını söylemiştir (Loewenstein, 2024: 225)【1】.


Beyaz olmayan insanların anti-emperyalist ve ırkçılık karşıtı söylemlerine uygulanan sansür gibi Filistin ile ilgili yapılan paylaşımların da benzer bir sansüre tabi tutulduğu görülmektedir (King & Jegić, 2024). İsrail’e yönelik eleştirel söylemler ırkçılık ve nefret söylemi olarak çeşitli kısıtlamalara maruz kalmakta, bunu yapan hesaplara kapatmaya varan kısıtlamalar getirilmektedir. Bunun yanında Filistin’de yaşanan katliamın görüntüleri şiddet unsuru, terör ve çıplaklık içerdiği gerekçesiyle platformlar tarafından kaldırılmakta, içeriği paylaşan hesaplar, kapatılmaya varan yaptırımlarla karşılaşmaktadır (Younes, 2023). Algoritma engelini aşmak için kullanıcıların önemli bir kısmı, Hamas yerine ‘Humus’, Palestine yerine “P@lestine” ya da karpuz emojisi, Israel yerine “Isr*el” gibi alternatif anahtar kelimeleri kullanmaktadır. Ancak kısa süre içinde algoritma bu kavramları da tanımakta ve Filistin’e dair paylaşımları tek yanlı sınırlamaya devam etmektedir.【2】


Buna karşılık gaspçı sömürgeciliğin (yaygın medya dilinde “yerleşimcilerin”) radikal söylemleri geniş kitlelere bu mecralardan çoğu zaman sorunsuz şekilde ulaşabilmekte, İsrail yaptığı çok daha büyük katliamlara rağmen meşru bir aktör olarak değerlendirilebilmektedir. İsrail aleyhinde yapılan birçok paylaşımda haberin asılsızlığı ile ilgili uyarı verilirken Hamas aleyhinde yapılan asılsız haberler (40 bebeğin başının kesilmesi gibi) platformlarda rahatça dolaşmaktadır【3】. İsrail tarafından uygulanan devlet terörünü makul göstermeye çalışan söylemler【4】 geniş kitlelerle paylaşılmaktadır. Böylece tıpkı konvansiyonel medyada olduğu gibi sosyal medyada da büyük medya platformları İsrail’in çıkarları doğrultusunda çifte standart uygulamaya devam etmektedirler【5】.

Okuma Önerileri

The Guardian (2021). We are Google and Amazon Workers. We Condemn Project Nimbus Anonymous Google and Amazon Workers. Erişim Tarihi: 12.09.2025, https://www.theguardian.com/commentisfree/2021/oct/12/google-amazon-workers-condemn-project-nimbus-israeli-military-contract.

Kaynakça

Hatuqa, Dalia (2023). “Twitter under Fire for Censoring Palestinian Public Figures| Israel War on Gaza”. Aljazeera. Erişim Tarihi: 26.02.2025, https://www.aljazeera.com/features/2023/2/28/twitter-under-fire-for-censuring-palestinian-public-figures.Ioramashvili, C.; Feldman, M.; Guy, F. & Iammarino, S. (2024). “Gathering Round Big Tech: How the Market for Acquisitions Concentrates the Digital Sector”. Cambridge Journal of Regions, Economy and Society. Kemp, Simon (2023). “Digital 2023: Global Overview Report”. Datare Portal. Erişim Tarihi: 26.02.2025, https://datareportal.com/reports/digital-2023-global-overview-report.King, G. & Jegić, D. (2024). “Copyediting Palestine: Media Bias in Journalism Style Guides”. Revista Latina de Comunicación Social, 82. Loewenstein, A. (2024). Filistin Laboratutuvarı: İsrail İşgal Teknolojilerini Dünyaya Nasıl İhraç Ediyor?, çev.: Özlem Üzarpacı. İstanbul: Metin Yayınları. Mukhongo, L.; Mwaura, J. & Omwoha, J. (2023). “Reconceptualising Media Ownership and Shifting Power Relations in an Emerging Digital Media Framework”. African Studies, 82 (3–4), 300–315. Smith, A. (2022). “Facebook and Instagram ‘Violated Palestinian Users’ Rights by Taking down Posts, according to its Own Report”. The Independent. Erişim Tarihi: 26.02.2025, https://www.independent.co.uk/tech/meta-facebook-instagram-palestinian-rights-b2173756.html.Younes, R. (2023). “Meta’s Broken Promises”. Human Rights Watch. Erişim Tarihi: 26.02.2025, https://www.hrw.org/report/2023/12/21/metas-broken-promises/systemic-censorship-palestine-content-instagram-and.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Dijital Çatışma; Dijital İşgal

  • [2]

    Hatta sosyal medya araçlarının ve teknolojinin İsrail katliamlarında ciddi anlamda kullanıldığı da görülmektedir. Bkz. Yapay Zekâyla Öldürmek ve Teknolojik Soykırım

  • [3]

    Manipülasyon , Propaganda

  • [4]

    Ayrıca bkz. Şiddetin Meşrulaştırılması

  • [5]

    Ayrıca bkz. Medya İkiyüzlülüğü

Atıf İçin

apaKarayel, Z. (2026). Medyanın Tekelleşmesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1109-1111) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadKarayel, Zehra. “Medyanın Tekelleşmesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1109-1111. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Medyanın Tekelleşmesi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor