
ORCID ID
0000-0001-8039-2128
İsrail’in kuruluşuyla İngilizlerden devralınan kurum ve envanterler sayesinde işgal politikaları daha belirgin ve sert bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır. 1949 yılında İsrail’in kurucusu ve ilk başbakanı olan David Ben-Gurion (1886-1973), modern Yahudi toplumunun antik dönem İsrail ve “İsrail toprağı” (Eretz Israel) ile tarihsel bağ kurmasına büyük önem atfetmiştir. Bu doğrultuda özellikle Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın Yeşu Kitabı’nda Kenan topraklarını ele geçirilmesi ile ilgili savaş sahnelerine ehemmiyet vermiş ve bu hususta periyodik tefsir sohbetleri düzenlemiştir. Toprağın sahiplenilmesini önemseyen Ben-Gurion, bu konuda özellikle isimlendirme, haritalandırma, arkeoloji ve tarih çalışmalarına ağırlık vermiştir.İsrail kurulduktan kısa bir süre sonra Ben-Gurion, henüz birkaç ay önce işgal ettikleri Negev (Necef) bölgesinin coğrafi yer isimlerinin İbranileştirilmesi için çalışmalara başlamıştır. Ben-Gurion tarafından görevlendirilen 9 araştırmacıdan müteşekkil bir komite oluşturulmuştur. Aslında haritalandırma ve isimlendirme işlemi İngiliz mandası döneminde de yapılmış ancak ekiplerinde yer alan Yahudilerin Arapça isimler yerine İbranice isim önerileri yeterince karşılık bulamamıştı. Yeni kurulan komitenin görevi Akabe körfezinden itibaren Negev bölgesindeki şehir, köy, dağ, nehir ve ova gibi yerlerin İbranice isimlerle adlandırılması ve buna yönelik haritaların hazırlanmasıydı (Benvenisti, 2000). Böylece İngilizler döneminde daha çok askeri kaygılarla hazırlanan haritalar, siyonist devletinin kuruluşuyla bir mülksüzleştirme, etnik temizlik ve hafızanın silinerek yeni bir coğrafyanın üretilmesini sağlayan araçlara dönüşmüştür.10 ay gibi kısa sayılabilecek bir süre içerisinde komite, bölgeyi İbranice isimlerle belirten haritalar hazırlamıştır. Bu yolla işgal sadece fiziki olmanın ötesinde aynı zamanda bölgenin geçmişine de uzanan bir boyut kazanmıştır. Bu durum özellikle Ben-Gurion tarafından komiteye gönderilen mektuptan açıkça anlaşılmaktadır. Ben-Gurion mektubunda Arapça isimlerin ortadan kaldırılmasının devletleri açısından önemli olduğunu, Arapların toprak üzerindeki hakimiyetlerini tanımadıkları gibi manevi miraslarını ve isimlerini de tanımadıklarını açıkça ifade etmiştir. Bu çalışmalar sürdürülürken Filistin Araştırma Fonu (PEF) tarafından Arapçadan İngilizceye tercüme edilen yer isimlerinde önemli hatalar tespit edilmiştir. Ancak bölgenin hafızası durumundaki Bedeviler ve köylüler sürgüne gönderildiği için doğrusunu öğrenme imkânı olmamıştır. Komite içerisinde Arapça isimlerin silinmemesi gerektiğini ve bunun bilimsel araştırmalara zarar vereceğini ifade eden araştırmacılara, diğer üyeler tarafından komitenin ideolojik görevi hatırlatılarak bu kişiler ikna edilmiştir. Buna göre bölgeden Araplar sürüldüğüne göre artık Arapça isimlerin de bir anlamı yoktu ve onlar da kayıtlardan silinmeliydi. Bölgenin isimlendirilmesinde Yahudi kutsal metni olan Tanah’ta geçen yer isimleri ya da orada geçen isim ve kelimeleri çağrıştıran sözcüklerin seçilmesine özen gösterilmiştir. Haritalarda belirtilen 770 isimden 350’si Tanah’tan mülhem seçilirken 170’i Arapça isimlerin İbraniceye tercüme edilmesiyle oluşturulmuştur. Diğerleri ise Yahudi tarihindeki önemli kişilerin, siyonist liderlerin ve işgal süresince kahramanlık gösterdiğine inanılan askerlerin isimlerinden seçilmiştir (Benvenisti, 2000).Burada dikkat çeken durum, bölgeye bin yılı aşkın süre egemen olan Müslümanların tarihi isimleri muhafaza ederek antik dönem mirasına sahip çıkmalarına rağmen siyonistlerin, Yahudiler ve Filistin arasında tarihsel bir bağ icat ederek ulusal kimlik yaratmak için kültür kırıma başvurmalarıdır. Söz gelimi 1930’lu yıllara kadar yalnızca Müslüman nüfusun yaşadığı el-Yahudiyye Köyü’nün ismi değişmeden korunmuştur (Davis, 2016). Böylece coğrafi isimleri İbranileştirme çalışmalarının, aslında yok etmeye çalıştıkları İslam medeniyetinin kültürel mirası koruması sayesinde gerçekleştiğini söylemek mümkündür.Okuma ÖnerileriKadman, Noga (2015). Erased from Space and Consciousness: Israel and the Depopulated Palestinian Villages of 1948, çev.: Dimi Reider. İndiana: İndiana University Press. Pappe, Ilan (2022). Filistin’de Etnik Temizlik, çev.: Yankı Deniz Tan. İstanbul: İntifada Yayınları. Piterberg, Gabriel (2015). Siyonizmin Dönüşleri: Mitler, Siyaset ve İsrail’de Araştırmacılık, çev.: Aysun Babacan. İstanbul: İthaki Yayınları.
İsrail’in kuruluşuyla İngilizlerden devralınan kurum ve envanterler sayesinde işgal politikaları daha belirgin ve sert bir şekilde uygulanmaya başlanmıştır. 1949 yılında İsrail’in kurucusu ve ilk başbakanı olan David Ben-Gurion (1886-1973), modern Yahudi toplumunun antik dönem İsrail ve “İsrail toprağı” (Eretz Israel) ile tarihsel bağ kurmasına büyük önem atfetmiştir. Bu doğrultuda özellikle Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın Yeşu Kitabı’nda Kenan topraklarını ele geçirilmesi ile ilgili savaş sahnelerine ehemmiyet vermiş ve bu hususta periyodik tefsir sohbetleri düzenlemiştir. Toprağın sahiplenilmesini önemseyen Ben-Gurion, bu konuda özellikle isimlendirme, haritalandırma, arkeoloji ve tarih çalışmalarına ağırlık vermiştir.
İsrail kurulduktan kısa bir süre sonra Ben-Gurion, henüz birkaç ay önce işgal ettikleri Negev (Necef) bölgesinin coğrafi yer isimlerinin İbranileştirilmesi için çalışmalara başlamıştır. Ben-Gurion tarafından görevlendirilen 9 araştırmacıdan müteşekkil bir komite oluşturulmuştur. Aslında haritalandırma ve isimlendirme işlemi İngiliz mandası döneminde de yapılmış ancak ekiplerinde yer alan Yahudilerin Arapça isimler yerine İbranice isim önerileri yeterince karşılık bulamamıştı. Yeni kurulan komitenin görevi Akabe körfezinden itibaren Negev bölgesindeki şehir, köy, dağ, nehir ve ova gibi yerlerin İbranice isimlerle adlandırılması ve buna yönelik haritaların hazırlanmasıydı (Benvenisti, 2000). Böylece İngilizler döneminde daha çok askeri kaygılarla hazırlanan haritalar, siyonist devletinin kuruluşuyla bir mülksüzleştirme, etnik temizlik ve hafızanın silinerek yeni bir coğrafyanın üretilmesini sağlayan araçlara dönüşmüştür.
10 ay gibi kısa sayılabilecek bir süre içerisinde komite, bölgeyi İbranice isimlerle belirten haritalar hazırlamıştır. Bu yolla işgal sadece fiziki olmanın ötesinde aynı zamanda bölgenin geçmişine de uzanan bir boyut kazanmıştır. Bu durum özellikle Ben-Gurion tarafından komiteye gönderilen mektuptan açıkça anlaşılmaktadır. Ben-Gurion mektubunda Arapça isimlerin ortadan kaldırılmasının devletleri açısından önemli olduğunu, Arapların toprak üzerindeki hakimiyetlerini tanımadıkları gibi manevi miraslarını ve isimlerini de tanımadıklarını açıkça ifade etmiştir. Bu çalışmalar sürdürülürken Filistin Araştırma Fonu (PEF) tarafından Arapçadan İngilizceye tercüme edilen yer isimlerinde önemli hatalar tespit edilmiştir. Ancak bölgenin hafızası durumundaki Bedeviler ve köylüler sürgüne gönderildiği için doğrusunu öğrenme imkânı olmamıştır. Komite içerisinde Arapça isimlerin silinmemesi gerektiğini ve bunun bilimsel araştırmalara zarar vereceğini ifade eden araştırmacılara, diğer üyeler tarafından komitenin ideolojik görevi hatırlatılarak bu kişiler ikna edilmiştir. Buna göre bölgeden Araplar sürüldüğüne göre artık Arapça isimlerin de bir anlamı yoktu ve onlar da kayıtlardan silinmeliydi. Bölgenin isimlendirilmesinde Yahudi kutsal metni olan Tanah’ta geçen yer isimleri ya da orada geçen isim ve kelimeleri çağrıştıran sözcüklerin seçilmesine özen gösterilmiştir. Haritalarda belirtilen 770 isimden 350’si Tanah’tan mülhem seçilirken 170’i Arapça isimlerin İbraniceye tercüme edilmesiyle oluşturulmuştur. Diğerleri ise Yahudi tarihindeki önemli kişilerin, siyonist liderlerin ve işgal süresince kahramanlık gösterdiğine inanılan askerlerin isimlerinden seçilmiştir (Benvenisti, 2000).
Burada dikkat çeken durum, bölgeye bin yılı aşkın süre egemen olan Müslümanların tarihi isimleri muhafaza ederek antik dönem mirasına sahip çıkmalarına rağmen siyonistlerin, Yahudiler ve Filistin arasında tarihsel bir bağ icat ederek ulusal kimlik yaratmak için kültür kırıma başvurmalarıdır. Söz gelimi 1930’lu yıllara kadar yalnızca Müslüman nüfusun yaşadığı el-Yahudiyye Köyü’nün ismi değişmeden korunmuştur (Davis, 2016). Böylece coğrafi isimleri İbranileştirme çalışmalarının, aslında yok etmeye çalıştıkları İslam medeniyetinin kültürel mirası koruması sayesinde gerçekleştiğini söylemek mümkündür.
Kadman, Noga (2015). Erased from Space and Consciousness: Israel and the Depopulated Palestinian Villages of 1948, çev.: Dimi Reider. İndiana: İndiana University Press. Pappe, Ilan (2022). Filistin’de Etnik Temizlik, çev.: Yankı Deniz Tan. İstanbul: İntifada Yayınları. Piterberg, Gabriel (2015). Siyonizmin Dönüşleri: Mitler, Siyaset ve İsrail’de Araştırmacılık, çev.: Aysun Babacan. İstanbul: İthaki Yayınları.
Benvenisti, Meron (2000). Sacred Landscape: The Buried History of the Holy Land since 1948, çev.: Maxine Kaufman-Lacusta. Berkeley: University of California Press.
Davis, Rochelle A. (2016). Yerinden Edilenlerin Coğrafyaları: Filistin Köy Tarihleri, çev.: Hayrullah Doğan, İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları.
| apa | Toprak, B. (2026). Negev İsimlendirme Komitesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1193-1194) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Toprak, Bilal. “Negev İsimlendirme Komitesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 1193-1194. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Negev İsimlendirme Komitesi" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri