Ramazan Tenbihnameleri

Genel Kültür+1 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
Gemini_Generated_Image_8dcpm48dcpm48dcp.png

(Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur)

Ramazan Tenbihnameleri
Dönem
Yoğun olarak 19. yüzyıl (Özellikle II. Mahmud ve Tanzimat Dönemi)
İlk Matbu Örnek
1834 (Hicri 1250) tarihli tenbihnâme
Temel Amaç
Kamu huzurunu (asayiş-i belde) sağlamakİbadet ortamını korumak
Yayımcı Makam
Sadaret (Başbakanlık)Seraskerlik (Genelkurmay/İçişleri)Meclis-i Vâlâ
Duyuru Kanalları
Takvim-i Vekayi (Resmî Gazete)Varaka-i Mahsûsa (Özel Basılı Belgeler)Mahalle İmamlarıMuhtarlar
Kapsam (Sosyal)
Giyim kuşam kurallarıSokak temizliğiFener kullanma zorunluluğuDükkanların çalışma saatleri
Kapsam (Dinî)
Oruç tutanlara saygıCami temizliğiİmam ve müezzinlerin görevleri
Kapsam (İdari)
Padişahın cami ziyaretleri sırasındaki protokol kurallarıFiyat denetimleri (narh)Güvenlik devriyeleri
Yaptırım
Te’dîbât-ı şedîde (şiddetli cezalandırma)Adli takip

Ramazan tenbihnâmeleri, Osmanlı Devleti’nde Ramazan ayının toplumsal ve dinî önemine binaen, ibadet hayatının huzur içinde sürdürülmesini ve toplum düzeninin korunmasını sağlamak amacıyla yönetim tarafından yayımlanan resmî düzenlemelerdir. Bu belgeler, Ramazan’ın gündelik hayatı dönüştüren ritmi içinde ortaya çıkabilecek gerilim ve düzensizlik ihtimallerine karşı, devletin kamusal alanı “uyarı–denetim–yaptırım” ekseninde düzenleme iradesini görünür kılar.


İbadet mekânlarının temizliği ve düzeni, cemaatin huşû içinde ibadet edebilmesi için alınacak tedbirler, çarşı-pazarın işleyişi, gece saatlerinde artan kalabalıkların nizamı, sokak güvenliği ve yangın riskine dönük önlemler gibi başlıklar bu metinlerin ortak gündemini oluşturur. Bu bakımdan tenbihnâmeler, yalnızca dinî bir dönemin adabını hatırlatan metinler değil; aynı zamanda şehir yaşamının pratik ayrıntılarına müdahale eden ve farklı toplulukların (müslim–gayrimüslim, yerleşik–misafir, esnaf–memur) aynı kamusal zeminde uyum içinde bulunmasını hedefleyen idari metinlerdir.

Tarihsel Gelişim ve Kurumsallaşma Süreci

Tanzimat Öncesi Dönem ve Uygulamanın Kökenleri

Osmanlı Devleti’nde Ramazan ayına yönelik düzenlemelerin kökeni, klasik dönem devlet anlayışına ve kamusal alanı denetleme geleneğine dayanmaktadır. Tanzimat öncesi dönemde bu düzenlemeler, genellikle padişahın iradesiyle sadrazam tarafından ilgili birimlere iletilen şifahi emirler veya dar kapsamlı yazılı buyruklar şeklindeydi. Bu dönemde temel odak noktası, ibadetlerin aksatılmaması, çarşı-pazar denetimi (narh fiyatlarının korunması) ve genel ahlak kurallarının takibiydi. Ancak bu erken dönem kayıtları, Tanzimat sonrasındaki gibi matbu ve sistematik birer "tenbihnâme" formu sergilemekten ziyade, daha çok ihtiyaca binaen anlık olarak verilen "buyruldu" veya "ferman" niteliği taşımaktaydı. Devletin bu müdahalesi, Ramazan'ın toplumsal bir asayiş ve maneviyat meselesi olarak görülmesinin bir sonucuydu.

II. Mahmud Dönemi ve İlk Sistematik Kayıtlar

II. Mahmud döneminde, bürokraside yaşanan yenileşme hareketleriyle beraber daha öncesinde şifahi yahut ihtiyaca biaen hazırlanan fermanlarla yürüyen pek çok mesele resmi bir takvimle beraber standartlaştırılmış ve düzene bağlanmıştır. Bu noktada daha önce Ramazan ayı için yerel yöneticilere giden fermanlar yerini sistematik ve düzenli biçimde hazırlanan tenbihnamelere bırakmış böylece devlet içinde uygulama birliği yanında karmaşanın önüne geçmek amaçlanmıştır.


Zamanla Padişahın bizzat tebdil-i kıyafetle halk arasına karışarak şikâyetleri dinlemesi, yoksullara yardım ulaştırılması ve devlet memurlarının görevlerini suistimal etmemesi gibi maddeler, bu tenbihnâmelerin kapsamını genişletmiştir.【1】 Bu süreçte düzenlemeler, mahalle imamları ve muhtarlar aracılığıyla halka tebliğ edilmeye başlanarak en alt yerel yönetim mekanizmalarıyla da entegre edilmiştir.

Tanzimat Dönemi ve "Varaka-i Mahsûs" Formuna Geçiş

1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla birlikte, tenbihnâmeler içerik ve biçim açısından önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönemde "Varaka-i Mahsûs" adı verilen özel basılı kağıtlar kullanılmaya başlanmış ve belgeler matbaada çoğaltılarak İstanbul’un dört bir yanına dağıtılmıştır.【2】 Tanzimat’ın getirdiği hukuk devleti ve vatandaşlık hakları vurgusu, tenbihnâmelerin diline de yansımış; düzenlemeler sadece dinî birer nasihat olmaktan çıkıp, kamu huzuru kavramı etrafında şekillenen yasal metinlere dönüşmüştür. Takvim-i Vekayi gibi resmî gazetelerde yayımlanan metinler, devletin modernleşme çabalarıyla uyumlu olarak temizlik ve kamusal nezaket kurallarını içeren bir kent yönetmeliği hüviyeti kazanmıştır.

Geç Dönem Uygulamaları ve Siyasi Dönüşüm

19. yüzyılda yayımlanan tenbihnâmelerde, devletin toplumsal kontrol mekanizmalarını daha sıkı tuttuğu görülmektedir.【3】 Bu yıllarda tenbihnâmeler, Seraskerlik makamı gibi doğrudan güvenlikten sorumlu birimler tarafından hazırlanmış ve uygulanmıştır. Belgelere yansıyan dil, giderek daha resmî ve bürokratik bir yapıya bürünmüş; suç ve ceza tanımları daha net ifadelerle yer almıştır. 1870'lerden sonra bu türün yaygınlığı azalmış olsa da, tenbihnâmeler Osmanlı'dan Cumhuriyet'e intikal eden süreçte, devletin kamusal alanı dinî ve ahlaki referanslarla düzenleme pratiğinin somut tarihsel belgeleri olarak kalmıştır.

Amacı ve Kapsamı

Ramazan tenbihnâmelerinin en temel amacı, "şehr-i mübarek" olarak adlandırılan özel ayda toplumsal yaşamın sükûnet içerisinde devam etmesini sağlamaktır. Osmanlı devlet anlayışında Ramazan, sadece bireysel bir ibadet dönemi değil, kamusal alanın bütünüyle dönüştüğü kolektif bir zaman dilimidir. Bu belgeler aracılığıyla devlet, gece hayatının hareketlendiği, sokakların kalabalıklaştığı ve sosyal etkileşimin arttığı bu dönemde asayişi koruma altına almayı hedefler. Tenbihnâmeler, toplumun tüm kesimlerine (müslim ve gayrimüslim) ortak yaşam kurallarını hatırlatarak, kutsal kabul edilen bu zaman diliminin ruhuna aykırı düşecek disiplinsizliklerin önüne geçmeyi amaçlayan idari birer kalkan olarak görülmüştür.


Tenbihnâmelerin kapsamı, ibadetlerin huşu içinde ifa edilebilmesi için gerekli fiziki ve manevi şartların oluşturulmasını içerir. Cami ve mescitlerin temizliği, aydınlatılması (mahyalar ve kandiller), imam ve müezzinlerin görevlerini yerine getirmesi gibi teknik detaylar bu metinlerde yer bulur. Ayrıca, oruç tutanların hukukunu korumak adına gündüz vakti kamusal alanda yemek yenmemesi, içilmemesi ve tütün kullanılmaması gibi yasaklar ifade edilir.


Belgelerin detaylı kısımlarından biri de kamusal alandaki görünürlük ve davranış kalıplarıdır. Tenbihnâmelerde özellikle kadın ve erkeklerin giyim kuşamlarına dair kuralları hatırlatılır.【4】 Özellikle 1834 tarihli tenbihnâmede, Padişah’ın Ramazan ayında gerçekleştirdiği cami ziyaretleri veya tebdil-i kıyafet gezileri sırasında halkın nasıl davranacağı, arzuhallerin nasıl sunulacağı ve kalabalıkların nasıl bir nizam içinde duracağı belirlenmiştir.【5】


Tenbihnâmeler, modern anlamda belediye hizmetlerini de kapsayan bir içeriğe sahiptir. İstanbul’un dar sokaklarının temiz tutulması, her hane sahibinin kendi kapısının önünü süpürmesi ve çöplerin belirli usullerle bertaraf edilmesi "imanın bir cüzü" ve devletin emri olarak metinlerde yer alır.【6】 Yangın riskine karşı alınan tedbirler, fener kullanma zorunluluğu ve gece bekçilerinin denetimleri de kapsam dâhilindedir.

Uygulama ve Tebliğ Usulleri

Ramazan tenbihnâmelerinin halka ulaştırılması, Osmanlı bürokrasisinin küçük birimlerine kadar uzanan sistematik bir hiyerarşi içinde gerçekleştirilmiştir. Tanzimat öncesinde daha çok şifahi emirler ve münadiler (tellallar) vasıtasıyla yapılan duyurular, 19. yüzyılın ortalarından itibaren matbu belgelere dönüşmüştür. "Varaka-i Mahsûs" olarak adlandırılan bu özel varakalar, devletin resmî matbaalarında basılarak İstanbul’un dört bir yanına dağıtılmıştır.【7】


Ayrıca, 1831 yılında yayın hayatına başlayan devletin resmî gazetesi Takvim-i Vekayi, tenbihnâmelerin tam metinlerinin ya da özetlerinin yayınlandığı ana mecra haline gelmiştir. Bu sayede düzenlemeler, sadece devlet görevlilerine değil, okuryazar tabaka üzerinden tüm kamuoyuna resmî bir nitelikle ilan edilmiştir.

Mahalle Düzeyinde Sözlü ve Yazılı Bildirimler

Tenbihnâmelerde yer alan kuralların toplumun her kesimine nüfuz etmesi için mahalle birimleri önemli rol oynamıştır. Belgelerdeki maddeler; mahalle imamları, muhtarlar ve mahalle ihtiyarları tarafından bölge sakinlerine bizzat tebliğ edilmiştir. İmamlar, özellikle teravih namazları öncesinde veya sonrasında cami cemaatine bu kuralları şifahi olarak aktarmış, manevi uyarılarla idari emirleri harmanlamıştır. Ayrıca, bu görevliler mahallelerindeki kurallara uymama potansiyeli olan kişileri önceden tespit etmek ve onlara gerekli uyarıları yapmakla da yükümlü kılınmışlardır.

Hanlar, Misafirhaneler ve Gayrimüslim Tebaa İçin Özel Usuller

Uygulama sadece yerleşik mahalle halkıyla sınırlı tutulmamış, İstanbul’da geçici olarak bulunanlar ve gayrimüslim tebaa da kapsama alınmıştır. Hanlarda, bekâr odalarında ve misafirhanelerde konaklayanlara yönelik tebligatlar, "Hancılar Kethüdası" aracılığıyla yürütülmüştür.【8】 Kethüdalar, hanlardaki yolcuların ve tüccarların Ramazan adabına aykırı hareket etmemeleri için kuralları bizzat ilan etmek ve takibini yapmakla görevlendirilmiştir. Gayrimüslim vatandaşlar için ise tenbihnâmelerdeki "açıkta yemek yememe ve içmeme" gibi toplumsal saygıya dayalı maddeler, kendi dini liderleri ve mahalle temsilcileri üzerinden iletilerek toplumsal barışın korunması amaçlanmıştır.

Denetim Mekanizması ve Seraskerlik Makamının Rolü

Tenbihnâmelerin sadece kağıt üzerinde kalmaması için sıkı bir denetim ve takip süreci işletilmiştir. Asayişin en üst sorumlusu olan Seraskerlik makamı (Genelkurmay ve İçişleri bakanlığı benzeri yetkilere sahip makam), Ramazan boyunca kolluk kuvvetlerini teyakkuza geçirmiştir. Zaptiye müşirliği ve polis teşkilatı, özellikle iftar ile sahur arasındaki hareketli saatlerde sokaklarda, kahvehanelerde ve mesire alanlarında tenbihnâme maddelerine uyulup uyulmadığını denetlemiştir. Kurallara uymayanlar, "te’dibât-ı şedîde" (şiddetli cezalandırma) ile tehdit edilmiş; içki içenler, edebe aykırı davrananlar veya kamu düzenini bozanlar hakkında yasal işlemler yapılmıştır.【9】

Tanzimat Dönemi ve Sosyal Dönüşümdeki Yeri

Tanzimat Fermanı'nın 1839 yılında ilan edilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti, tebaanın can, mal ve namus güvenliğini yasal güvence altına alma sözü vermiştir. Bu değişim, Ramazan tenbihnâmelerinin diline doğrudan nüfuz etmiştir. Bu dönemde yayımlanan tenbihnâmeler, artık sadece padişahın reayasına yönelik dini nasihatleri değil, devletin tüm vatandaşlarının (müslim ve gayrimüslim) ortak yaşam alanındaki "hukukunu" koruma iradesini temsil eder.

Vatandaş-Devlet İlişkisinin Yeniden Tanımlanması

Tanzimat dönemi tenbihnâmeleri, devletin birey üzerindeki denetimini daha sistematik bir düzleme çekmiştir. Eskiden daha çok "edebe aykırılık" üzerinden yürütülen denetimler, bu dönemde belirli kurallara ve usullere bağlanmıştır. Örneğin, padişahın halk arasına karıştığı anlarda arzuhal sunulmasıyla ilgili getirilen düzenlemeler, bürokrasinin halkla olan temasını standardize etme çabası olarak görülebilir. Devlet, Ramazan vesilesiyle tebaasını eğitme, onlara belirli bir disiplin ve nizam aşılama görevini üstlenmiştir.

Kentsel Modernleşme ve Adab-ı Muaşeret Reformu

Tanzimat dönemiyle birlikte tenbihnâmelere giren içerikler, Osmanlı başkentindeki kentsel dönüşümü de ele verir. Sokakların temizliği, evlerin önündeki fenerlerin düzeni, at arabası trafiğinin yönetilmesi ve kamusal alandaki kıyafet nizamı gibi maddeler, İstanbul'un modern bir metropol olma yolundaki adımlarını simgeler. Ramazan, bu modern adab-ı muaşeret (görgü kuralları) kurallarının test edildiği ve topluma benimsetildiği bir uygulama alanı işlevi görmüştür. Özellikle Batılılaşma etkilerinin hissedildiği bu yıllarda, tenbihnâmeler bir yandan geleneksel değerleri muhafaza etmeye çalışırken, diğer yandan "yeni" ve "düzenli" bir toplum yapısı inşa etme aracı olarak kullanılmıştır.

Kültürel Katmanlar ve Tarihsel Vesika Değeri

Bu belgeler, 19. yüzyıl İstanbulu'nun sosyal coğrafyasını, sınıfsal ilişkilerini ve kültürel önceliklerini anlamak için temel kaynaklardandır. Tenbihnâmelerde yer alan; hangi saatlerde hangi semtlerin daha hareketli olduğu, hangi tür eğlencelere izin verildiği veya hangilerinin kısıtlandığı gibi detaylar, dönemin anlam dünyasını aydınlatır. Tanzimat dönemi tenbihnâmeleri, devletin sosyal dönüşümü nasıl yönettiğini, hangi değerleri ön plana çıkardığını ve toplumsal muhalefeti veya düzensizliği nasıl denetim altına aldığını gösteren bir ayna görevi görmektedir.

Dipnotlar

  • [1]

    Nesimi Yazıcı, "Ramazan Tenbihnâmeleri" AÜYFD XLVI (2005), say II, sayfa 11, Erişim 26 Şubat 2026, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/583048

  • [2]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 10.

  • [3]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 3.

  • [4]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 7.

  • [5]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 2-3.

  • [6]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 11.

  • [7]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 10.

  • [8]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 2.

  • [9]

    Nesimi Yazıcı, (a.g.e), s. 11.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Mahya

Mahya

Genel Kültür +2
Nerede O Eski Ramazanlar: Osmanlı’da Ramazan Ayı Gelenekleri

Nerede O Eski Ramazanlar: Osmanlı’da Ramazan Ayı Gelenekleri

Genel Kültür +1
Huzur Dersleri

Huzur Dersleri

Genel Kültür +1
Baklava Alayı

Baklava Alayı

Genel Kültür +2
Ramazan Davulculuğu

Ramazan Davulculuğu

Genel Kültür +1

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNursena Şahin25 Şubat 2026 20:36

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Ramazan Tenbihnameleri" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihsel Gelişim ve Kurumsallaşma Süreci

    • Tanzimat Öncesi Dönem ve Uygulamanın Kökenleri

    • II. Mahmud Dönemi ve İlk Sistematik Kayıtlar

    • Tanzimat Dönemi ve "Varaka-i Mahsûs" Formuna Geçiş

    • Geç Dönem Uygulamaları ve Siyasi Dönüşüm

  • Amacı ve Kapsamı

  • Uygulama ve Tebliğ Usulleri

    • Mahalle Düzeyinde Sözlü ve Yazılı Bildirimler

    • Hanlar, Misafirhaneler ve Gayrimüslim Tebaa İçin Özel Usuller

    • Denetim Mekanizması ve Seraskerlik Makamının Rolü

  • Tanzimat Dönemi ve Sosyal Dönüşümdeki Yeri

    • Vatandaş-Devlet İlişkisinin Yeniden Tanımlanması

    • Kentsel Modernleşme ve Adab-ı Muaşeret Reformu

    • Kültürel Katmanlar ve Tarihsel Vesika Değeri

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor