24 Şubat 2022 tarihinde Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı askerî harekâtı resmen başlamıştır. Savaşın ilk saatlerinde Ukrayna’nın farklı şehirleri füze saldırılarıyla hedef alınmış, kara birlikleri kuzey, doğu ve güney cephelerinden Ukrayna topraklarına ilerlemiştir. Başkent Kiev başta olmak üzere birçok stratejik merkezde alarm durumu ilan edilmiş, Ukrayna yönetimi savaşın ilk günlerinden itibaren ulusal seferberlik sürecini başlatmıştır.
Savaşın ilk aylarında Rus kuvvetleri hızlı ilerleme sağlamış; ancak Ukrayna ordusunun direnişi ve Batılı ülkelerin sağladığı askerî destek neticesinde cephe hattı belirli bölgelerde sabitlenmiştir. 2022 yılı içerisinde özellikle Kiev çevresindeki Rus birlikleri geri çekilmiş, çatışmalar doğu ve güney bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Takip eden yıllarda savaş, geniş kapsamlı manevra harekâtlarından daha çok topçu düelloları, mevzi savaşı ve yıpratma stratejilerine dayalı bir karakter kazanmıştır.
2023 ve 2024 yıllarında her iki taraf da belirli dönemlerde karşı taarruzlar gerçekleştirmiştir. Ancak bu operasyonlar, savaşın genel yönünü köklü biçimde değiştirecek bir sonuç üretmemiştir. 2025 yılına gelindiğinde savaş, büyük ölçüde sabit cephe hatları boyunca devam eden, yoğun ateş gücüne dayalı ve yüksek maliyetli bir çatışma sürecine dönüşmüştür. 24 Şubat 2026 itibarıyla savaş 1461 günü geride bırakmıştır.
24 Şubat 2026: Dördüncü Yıl Dönümünde Resmi Açıklamalar
Savaşın dördüncü yıl dönümünde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, savaşın başladığı ilk saatleri kamuoyuna yeniden hatırlatmıştır. Zelenskiy, 24 Şubat 2022 sabahında ülke genelinde eş zamanlı saldırılar düzenlendiğini, devlet kurumlarının hızla kriz moduna geçtiğini ve Ukrayna yönetiminin ülkeyi terk etmediğini ifade etmiştir. Bu açıklamalar, Ukrayna’nın devlet sürekliliğini koruduğu ve savaş süresince bağımsızlığını savunduğu vurgusuyla yapılmıştır.
Aynı gün Kiev’de Avrupa Birliği liderlerinin katıldığı bir zirve düzenlenmiştir. Avrupa Birliği temsilcileri, Ukrayna’ya siyasi, ekonomik ve askerî desteklerini sürdüreceklerini açıklamıştır. AB liderleri, Ukrayna’nın Avrupa ile entegrasyon sürecinin devam ettiğini ve savaşın dördüncü yılında dayanışmanın sürdüğünü belirtmiştir.
Uluslararası alanda yapılan açıklamalarda savaşın küresel güvenlik düzeni üzerindeki etkilerine de dikkat çekilmiştir. Batılı liderler, Ukrayna’nın kaderinin Avrupa güvenliğiyle bağlantılı olduğunu ifade etmiş; Rusya’ya yönelik yaptırımların ve Ukrayna’ya sağlanan destek paketlerinin süreceği yönünde mesajlar vermiştir.
Teknik Boyut: Cephe Hattı, Askeri Kapasite ve Savaş Teknolojileri
Dördüncü yıl itibarıyla savaş, büyük ölçüde donmuş cephe hatları boyunca sürmektedir. Özellikle Ukrayna’nın doğu ve güney bölgelerinde temas hattı nispeten sabit kalmış; taraflar mevzi savaşına dayalı savunma ve sınırlı taarruz stratejileri uygulamıştır. Topçu sistemleri, uzun menzilli roketler ve insansız hava araçları çatışmaların ana unsurları haline gelmiştir.
İnsansız hava araçlarının yoğun kullanımı, savaşın teknik karakterini belirleyen başlıca unsurlardan biri olmuştur. Hem keşif hem de saldırı amaçlı kullanılan sistemler, cephe hattında sürekli gözetleme ve hedefleme imkânı sağlamıştır. Elektronik harp unsurları ve hava savunma sistemleri de bu süreçte önemli rol oynamıştır. Uzun menzilli füze saldırıları, enerji altyapıları ve askeri tesisler üzerinde etkili olmuştur.
Lojistik kapasite ve mühimmat tedariki savaşın sürdürülebilirliğinde belirleyici unsur haline gelmiştir. Ukrayna, Batılı ülkelerden sağlanan askerî yardım paketleriyle savunma kapasitesini güçlendirmiştir. Rusya ise insan gücü ve ateş gücü kapasitesini genişleterek cephede baskı kurma stratejisini sürdürmüştür. Teknik açıdan savaş, yoğun ateş gücü ve savunma tahkimatı üzerinden ilerleyen bir denge durumuna ulaşmıştır.
Siyasi Boyut: Diplomasi, Destek ve Uluslararası Dengeler
Savaşın dördüncü yılına girilirken diplomatik girişimler devam etmiş; ancak kalıcı bir ateşkes sağlanamamıştır. Uluslararası toplum içinde Ukrayna’ya destek veren ülkeler ile Rusya’yla ilişkilerini sürdüren ülkeler arasında belirgin bir ayrışma gözlemlenmiştir. Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkeler, Ukrayna’ya askerî ve ekonomik yardımı sürdürme kararlılığını açıklamıştır.
Yaptırım rejimleri, Rus ekonomisi üzerinde baskı oluşturmayı amaçlamıştır. Enerji, finans ve savunma sektörlerini kapsayan yaptırımların etkileri, savaş sürecinde uluslararası ekonomik dengeler üzerinde hissedilmiştir. Buna karşılık Rusya, alternatif ticaret kanalları ve bölgesel iş birlikleri üzerinden ekonomik faaliyetlerini sürdürmüştür.
Kiev’de düzenlenen yıl dönümü etkinlikleri, savaşın yalnızca askerî değil aynı zamanda siyasî bir dayanıklılık mücadelesi olduğunu göstermiştir. Ukrayna yönetimi, uluslararası desteğin devamını savaşın seyrini belirleyici unsur olarak değerlendirmiştir. Avrupa liderleri, Ukrayna’nın Avrupa güvenlik mimarisi açısından stratejik önemini vurgulamıştır.
Savaşın Son Durumu (Şubat 2026)
Şubat 2026 itibarıyla savaş, geniş çaplı cephe değişiklikleri olmaksızın sürmektedir. Donbas bölgesi ve güney cephelerinde çatışmalar yoğun biçimde devam etmektedir. Taraflar zaman zaman sınırlı ilerlemeler sağlasa da genel cephe hattında köklü bir değişiklik meydana gelmemiştir.
Enerji altyapıları ve askeri hedeflere yönelik saldırılar da sürmektedir. Uzun menzilli füze ve insansız hava aracı saldırıları, savaşın hem askeri hem de sivil alan üzerindeki etkisini artırmıştır. Cephe gerisinde altyapı tahribatı ve insani etkiler devam etmektedir.
Ukrayna tarafı, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruma iradesini sürdürdüğünü açıklamaktadır. Rusya ise operasyonlarının hedeflerine ulaşma kararlılığını yinelemektedir. Diplomatik kanallar açık tutulmakla birlikte, kalıcı bir ateşkes ya da kapsamlı barış anlaşması henüz sağlanmamıştır. Dördüncü yıl dönümünde savaş, askeri ve siyasi açıdan istikrarlı fakat çözümsüz bir denge durumunda devam etmektedir.