badge icon

Bu madde henüz onaylanmamıştır.

Madde

Sokak Çocukları

Alıntıla
ben_kerckx-poverty-6835459.jpg

Çözüm Odaklı Hizmetler

Mobil tarama ekipleri, Çocuk Destek Merkezleri (ÇODEM), psikososyal rehabilitasyon ve sanatsal terapi.

Yasal Dayanaklar

Çocuk Hakları Sözleşmesi, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu.

Temel Sorunlar

Madde bağımlılığı, suça sürüklenme, eğitimden kopma.

Tanım

Aile desteğinden yoksun, barınma ve geçimini sokaklarda sağlayan dezavantajlı çocuk grubu.

Sokak çocukları ve çocuk suçluluğu olgusu, günümüz toplumlarının en kritik sosyo-ekonomik ve psikolojik sorun alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Sokak çocuğu kavramı; yaşamını bütünüyle sokaklarda sürdüren, ebeveyn korumasından ve aile desteğinden yoksun kalan, her türlü ihmal ve istismara açık durumdaki on sekiz yaşın altındaki bireyleri tanımlamak için kullanılır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme uyarınca her insan on sekiz yaşına kadar çocuk sayılmakta ve bu yaş grubunun özel bir koruma altında tutulması yasal olarak güvence altına alınmaktadır. Literatürde heterojen bir yapı gösteren sokak çocukları genel olarak iki ana kategoride değerlendirilir: Ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla günün belirli saatlerinde sokakta çalışan ancak akşamları evine dönen "sokakta çalışan çocuklar" ve aile bağları bütünüyle kopmuş, gece gündüz sokakları mesken edinmiş olan "sokakta yaşayan (sokağın) çocukları". Fiziksel ve ruhsal gelişimlerini tamamlamadan aile denetiminden kopan bu çocuklar, başta beslenme ve barınma yetersizlikleri olmak üzere her türlü tehlike, madde bağımlılığı ve yasa dışı çıkar çetelerinin istismarı ile karşı karşıya kalmaktadır.


Sokak Çocuğu Kavramı ve Tanımı

Akademik literatürde ve uluslararası metinlerde sokak çocukları homojen bir kitle olarak değil, sokakla kurdukları bağın derecesine göre sınıflandırılarak tanımlanır. Bu sınıflandırmada temel ölçüt, çocuğun ailesiyle olan ilişkisi ve sokakta bulunma amacıdır. "Sokakta çalışan çocuklar" kategorisi, yoksulluk nedeniyle aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla günün büyük bölümünü sokakta mendil satarak, ayakkabı boyayarak ya da çöplerden katı atık toplayarak geçiren çocukları kapsar. Bu gruptaki çocukların aileleriyle bağları tamamen kopmamıştır; kazandıkları parayı ailelerine götürürler ve geceyi evlerinde geçirirler.


"Sokakta yaşayan çocuklar" ise aile bağları tamamen kopmuş veya kopma noktasına gelmiş, sokakları hem geçim hem de barınma alanı olarak kullanan gruptur. Bu çocuklar terk edilmiş binalarda, köprü altlarında veya parklarda yaşarlar ve yetişkin korumasından tamamen yoksundurlar. Dolayısıyla sokak çocuğu tanımı yapılırken çocuğun sokağı bir iş sahası olarak mı yoksa bir yaşam alanı ve sığınak olarak mı kullandığı ayrımı önem kazanmaktadır. Her iki gruptaki çocuk da gelişimsel dönemlerinin getirdiği haklardan mahrum kalarak fiziksel, cinsel ve psikolojik sömürüye açık hale gelmektedir.

Sokakta yaşayan çocuklar temsili görsel ( pexels )


Tarihsel Süreçte Sokak Çocukları Meselesi

Tarihî süreç boyunca her toplumda kimsesiz veya korunmaya muhtaç çocukların varlığıyla karşılaşılsa da modern anlamda sokak çocuğu olgusu Sanayi Devrimi ve kapitalistleşme süreciyle kitlesel bir boyut kazanmıştır. Batı dünyasında on sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren sanayileşme ve kentleşme dalgasıyla beraber çocuk emeğinin sömürülmesi ve sokaklarda başıboş çocuk çetelerinin türemesi edebiyata da yansımıştır. Charles Dickens'ın Oliver Twist ve Victor Hugo'nun Sefiller romanlarında betimlenen karakterler sokağın çocukluğuna dair tarihsel belgeler niteliğindedir.


Türk toplumunda ise kimsesiz çocukların gözetilmesine yönelik ilk sistemli çabalar on birinci yüzyıla, Büyük Selçuklu dönemine kadar uzanmaktadır. Nizâmü’l-Mülk’ün yoksul gençler için cami kapılarında oluşturduğu destek yapıları ve Erbil Atabeği Muzaffereddin Gök-böri’nin yetimler için kurduğu vakıflar bunun ilk örnekleridir. Osmanlı Devleti’nin yükseliş dönemlerinde aile kurumuna verilen önem, mahalle teşkilatının güçlü yapısı, lonca dayanışması ve vakıf kültürü sayesinde Batılı anlamda sokak çocukları bir sorun olarak filizlenmemiştir. Kimsesiz veya muhtaç çocuklar mahalle halkı veya akrabalarca sahiplenilmiştir. Ancak on sekizinci yüzyıldan sonra kentlerdeki hamamların külhanlarında barınan ve "külhanbeyi" olarak anılan evsiz çocuklar görülmeye başlanmıştır.


Osmanlı’da kimsesiz çocuklara yönelik ilk kurumsal hamle 1868 yılında Mithat Paşa’nın Tuna Valiliği esnasında kurduğu "Islahhaneler" ile atılmıştır. 1896 yılında kurulan Darülaceze ve ardından gelen Darüleytamlar savaşlar neticesinde yetim kalan çocukları himaye etmek amacıyla tesis edilmiştir. Cumhuriyet döneminde ise 1921 yılında Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) kurulmuş ve 1940'lı yıllardan itibaren İstanbul sokaklarında ilk sokak çocukları profillerinin tespiti için resmi sayım ve saha çalışmaları yapılmaya başlanmıştır.


Çocukları Sokağa İten Aile İçi ve Sosyo-Ekonomik Nedenler

Çocukların sokak yaşamına kaymasında kentsel yoksulluk ve buna bağlı olarak gelişen hızlı, plansız kentleşme ve göç olgusu belirleyici birer faktör konumundadır. Tarımda makineleşmenin iş gücü fazlası yaratmasıyla birlikte kırsaldan kentlere yönelen vasıfsız kitleler kentsel istihdam olanaklarında yer bulamayınca marjinal sektörlere itilmiş ve gecekondulaşma süreci tetiklenmiştir. Geleneksel geniş ailenin koruyucu ve dayanışmacı ağının kentlerde çözülmesiyle çekirdek aileye geçilmiş, geçim derdi nedeniyle kadınların ve çocukların da iş gücüne katılımı zorunlu hale gelmiştir. Bu ekonomik ve sosyolojik çöküntünün doğrudan vurduğu alanların başında aile içi huzur ve işleyiş mekanizmaları gelmektedir.


Çocukların evden ayrılmasına ve sokağı bir kaçış noktası olarak görmesine zemin hazırlayan temel nedenlerin başında aile içi şiddet gelmektedir. Yapılan araştırmalarda çocukların evden kaçış motivasyonlarında ebeveynlerden veya diğer aile fertlerinden gördükleri fiziksel, cinsel ya da duygusal şiddet ilk sıralarda yer almaktadır. Aile içi şiddetin oluşturduğu korku ve bastırılmış öfke çocukları sokağın kontrolsüz ortamına itmektedir. Bir diğer önemli etken ise parçalanmış aile yapısıdır. Anne babanın boşanması ya da ölümü neticesinde ailenin bölünmesi çocukları güvensiz kılmaktadır. Aileye eklenen üvey ebeveynlerin reddedici, baskıcı tutumları ile üvey kardeş çatışmaları çocuğun evle olan zayıf bağlarını tamamen koparabilmektedir. Ekonomik istismar ve çalıştırılma da sokağa itilme sürecini hızlandırır. Yoksulluk içindeki ailelerin çocuklarını sokakta çalışmaya yönlendirmesi, çocuğun para kazanmanın getirdiği bağımsızlık hissiyatına alışarak sokak kültürüne adapte olmasına yol açabilmektedir. Tüm bunlara ek olarak eğitimsizlik ve okuldan dışlanma süreçleri de etkilidir. Ailelerin eğitim konusundaki duyarsızlığı, başarısızlık ve maddi imkansızlıklar çocuğun eğitim sürecini sekteye uğratmaktadır. Okul ortamında akranları veya öğretmenleri tarafından dışlanan çocuklar eğitim hayatından koparak sokağa yönelmektedir.

Zor şartlarda yaşamaya çalışan çocuk temsili görsel ( pexels )


Sokak Çocuklarının Karşılaştığı Fiziksel ve Psikolojik Riskler

Sokak çocukları, yetişkin gözetiminden uzakta ve tabiatın kontrolsüz şartlarında yaşarken sayısız fiziksel, fizyolojik ve psikolojik tehlike ile yüz yüze kalmaktadır. Yiyecek maddelerini çöplerden veya sokaklardan toplamaları yetersiz beslenmeyi, büyümeyi geciktiren gelişimsel gerilikleri ve zehirlenmeleri doğurmaktadır. Temiz su ve banyo yapma olanaklarından mahrumiyet; bit, pire ve uyuz gibi bulaşıcı deri hastalıklarına ve kronik üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olur. Sokakların dondurucu soğuğuna direnebilmek, korku ve açlık hissini bastırmak ve grup dinamizmine kabul edilmek amacıyla tiner, bally gibi uçucu petrol türevi maddelerin kullanımı sokak çocukları arasında yaygındır. Bu maddelerin solunum yoluyla kullanılması solunum yollarında kalıcı hasarlara, kansere, böbrek ve karaciğer yetmezliklerine ve doğrudan toksin etkisiyle beyin hasarlarına ve nörolojik kayıplara yol açar.


Savunmasız olmaları sebebiyle yasa dışı çeteler, uyuşturucu satıcıları ve organ mafyası tarafından istismar edilen çocuklar sömürülmekte ve hırsızlık, gasp gibi mala karşı işlenen suçlara bulaştırılmaktadır. Bu marjinal gruplar çocukları birer suç mekanizmasına çevirebilmektedir. Sokaklarda geceleri veya gündüzleri yetişkin evsizlerden veya alkoliklerden fiziksel şiddet görmek, kız ve erkek çocuklarının fuhuş batağında cinsel istismara tabi tutulması çocukların HIV/AIDS gibi ölümcül virüs ve hastalıklara yakalanma risklerini artırmaktadır. Tüm bu etkenler çocukların ruhsal dünyalarında derin travmalar yaratmakta, güvensizlik duygusunu pekiştirmekte ve onları toplumdan tamamen yalıtmaktadır.


Sokak Çocuklarında Dayanıklılık ve Uyum Mekanizmaları

Bütün bu fiziksel ve psikolojik risk faktörlerinin kronik baskısı altındaki sokak çocukları, sokağın yıpratıcı ve kaotik ortamında varlıklarını sürdürebilmek için dinamik gelişimsel ve ekolojik uyum süreçleri geliştirerek kendi baş etme yöntemlerini yaratırlar. Psikoloji biliminde sağlamlık ya da dayanıklılık olarak adlandırılan bu olgu, bireyin zor ve stresli yaşam koşulları altında yenilgiye uğramadan toparlanabilme ve varlığını sürdürebilme kapasitesidir.


Yapılan araştırmalarda sokak çocuklarında dayanıklılığı körükleyen ve var olma motivasyonu veren en önemli koruyucu sistemlerin başında akran grupları ve arkadaşlık ilişkileri gelmektedir. Çocuklar kendi aralarında paylaşıma dayalı, güvenliklerini sağlayan ve ebeveyn yokluğunu telafi eden mikro yapılar kurgularlar. Sokaklarda yiyecek, giysi ve geceyi geçirecek terk edilmiş inşaat ya da boş binaları bulup buraları sahiplenme refleksleri, onların çevreye pratik problem yönelimli ve aktif bir şekilde uyum sağlama potansiyellerini açığa çıkarır. Bu anlamda dışlayıcı olan çevre karşısında geliştirilen amansız tetikte olma hali, her ne kadar sosyal yabancılaşmaya ve güvensizlik algılarına sebep olsa da sokağın tehlikeleri karşısında can güvenliğini sağlayacak birer savunma mekanizmasına dönüşmektedir. Ancak sokak çocuklarının zeka ve kişilik testlerindeki performans ölçümlerinden anlaşıldığı üzere, bu dayanıklılık niteliklerinin yanında yoğun bir duygusal yoksunluk, kronik stres, basitleştirilmiş düşünce stilleri ve yetersiz öz farkındalık sorunlarını da eş zamanlı bir biçimde deneyimledikleri saptanmaktadır.

Dilenen bir çocuk temsili görsel ( pixabay )


Sokak Çocuklarına Yönelik Hukuki Boyut ve Sosyal Politikalar

Sokak çocuklarının içinde bulundukları yaşam dramından kurtarılmaları, ulusal ve uluslararası hukuk sistemlerinin ve bunlara bağlı yürütülen sosyal politikaların temel görev alanlarından biridir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (1989), Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilgili maddeleri ve 2005 yılında yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Türkiye’de korunmaya muhtaç çocukların haklarının anayasal ve yasal dayanaklarını oluşturmaktadır. Ülkemizde sokak çocuklarına sunulan koruyucu, önleyici ve rehabilite edici resmi hizmetler genel olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki çocuk destek mekanizmaları üzerinden yürütülmektedir. Bu kapsamda emniyet birimleri ve sosyal hizmet elemanlarının kentsel mekanda yürüttükleri mobil taramalarla sokağa terk edilen çocuklar tespit edilmektedir. Sokaktan toplanan çocuklar, durum tespiti yapılmak üzere ilk adım istasyonlarına getirilmektedir. Madde bağımlılığı olan çocukların Sağlık Bakanlığı'nın çocuk ve ergen madde bağımlılığı tedavi merkezlerinde tıbbi tedavileri tamamlanmaktadır. Tedavi ve tespiti yapılan çocukların sosyal rehabilitasyonu ve konaklamaları için kurulan çocuk destek merkezlerinde psikososyal programlarla çocukların hayata uyumu kolaylaştırılmaktadır.


Devletin yürüttüğü politikalarda öncelikli hedef çocuğun rehabilite edilerek kendi aile ortamına dönmesidir; ancak bunun imkansız olduğu hallerde koruyucu aile, çocuk evleri ve çocuk siteleri modelleri işletilmektedir. Suça sürüklenen veya suç mağduru olan çocukların adli takibatları ise çocuk şube müdürlükleri ve müstakil çocuk mahkemeleri üzerinden, pedagog desteğiyle çocuk adalet sistemi içinde çözüme ulaştırılmaktadır.


Sokak Çocuklarının Rehabilitasyonunda Sanat ve Eğitimin Rolü

Toplumsal yaşamın dışına itilen ve çeşitli travmalarla kimliğini sokağa teslim eden çocukların rehabilite edilerek topluma kazandırılması sürecinde temel eğitim ve mesleki yönlendirme kritik bir öneme sahiptir. Sadece barınma, gıda temini ve yasal müdahaleler sorunun kalıcı şekilde aşılmasında yetersiz kalmaktadır. Çocuklar, resmi kurumların katı yapısal süreçlerinden ürktüklerinden dolayı sokaklardan kısa süreliğine uzaklaştırılsalar bile yeniden sokak ortamına dönebilmektedir. Bu bakımdan çocukların kişilik gelişimlerine katkı sunacak estetik algıların ve becerilerin uyandırılması önceliklidir.


İyileştirme kurumlarında sanat eğitiminin sunulması çocukların duygusal enerjilerini boşaltmasına, yaratıcı güçlerini canlandırmasına ve imgesel yetilerini olumlu kılmasına imkan tanır. Gençlerin ve çocukların beğenisini kazanan grafik resimleme tekniklerinin bir parçası olan grafiti sanatı gibi alanlara müfredatlarda yer verilmesi olumlu dönütler sağlamaktadır. Sokak mekanını doğrudan tanıyan sokak çocukları için, büyük kütleli yüzeylerde renkleri ve tasarımları kullanarak kendini gerçekleştirme pratikleri, onların öz güven duygularını yükseltirken içe dönük baskıcı travmaları açığa vurma hususunda etkili birer araç teşkil eder. Bu sayede sanat, hem çocukların zararlı alışkanlık döngülerinden sanatsal bir uğraş vasıtasıyla kopmasına basamak hazırlar hem de rehabilite edici bir terapi işlevi görür.

Kaynakça

Eminağaoğlu, Neslihan. Güç Koşullarda Yaşayan Sokak Çocuklarında Dayanıklılık (Sağlamlılık). Doktora tezi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2006. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026. https://drive.google.com/file/d/1wKaWO7nLH3VyXsNnPUf2-aVzIXO_uUps/view?usp=drivesdk

Erdoğan, Emir Taha. Sokak Çocuklarına Yönelik Türkiye'deki Sosyal Politikaların Analizi. Yüksek lisans tezi, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2022. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026. https://drive.google.com/file/d/1mdITZyu5KbgtUxOTy_m2nylZWTLVI1n-/view?usp=drivesdk

Garip, Esra. Sokak Çocuklarının Korunması ve Rehabilitasyonu. Yüksek lisans tezi, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026. https://drive.google.com/file/d/1o9Un5Ayt-9EQZq5PG6Hy2IGN_tqOE_0n/view?usp=drivesdk

Işık, Esra. Kent Yoksulluğu, Sokak Çocukları ve Suç. Yüksek lisans tezi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://drive.google.com/file/d/1DhRK5kpDBDdKrRWcXOOYivOWYu73wVyR/view?usp=drivesdk

Kahraman, Mehmet Emin. Sokak Çocuklarını Eğitme ve İyileştirme Kurumlarında Grafiti Tekniğinin Yeri ve Önemi. Yüksek lisans tezi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2009. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://drive.google.com/file/d/1H0GrLj1x6TWPIySUDhuUzS_Sxd7Fjz87/view?usp=drivesdk

Pexels. Gündüz Vakti Caddeden Geçen Bir Ailenin Silueti. Fotoğraf. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/gunduz-vakti-caddeden-gecen-bir-ailenin-silueti-36417936/

Pexels. Siyah ve Beyaz Sevimli Tatlı Şirin. Fotoğraf. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/siyah-ve-beyaz-sevimli-tatli-sirin-6509904/

Pixabay. Yoksulluk Evsiz Sokak Çocukları. Fotoğraf. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://pixabay.com/tr/photos/yoksulluk-evsiz-sokak-%c3%a7ocuklar%c4%b1-6835459/

Pixabay. Çocuk Hüzün Bebek Yüz. Fotoğraf. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://pixabay.com/tr/photos/%c3%a7ocuk-h%c3%bcz%c3%bcn-bebek-y%c3%bcz-2550326/

Pixabay. İhmal Açlık Dilenmek Çocuk. İllüstrasyon. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026.https://pixabay.com/tr/illustrations/ihmal-a%c3%a7l%c4%b1k-dilenmek-%c3%a7ocuk-8843030/

Yıldız Karaca, Dilek. İslâm Hukukuna Göre Çocuk Hakları Bağlamında Sokak Çocukları Meselesinin Değerlendirilmesi. Yüksek lisans tezi, Bartın Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026. https://drive.google.com/file/d/1tK2pdMfHW1UF_pzwKBM1_9wQepBLAL9D/view?usp=drivesdk

Özel, İsa. Sokak Çocukları ve Din. Doktora tezi, Ondokuzmayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011. Erişim Tarihi: 23 Mart 2026. https://drive.google.com/file/d/1W_HXAbSQkoQfNPjkCTHqSd0ggBxvchpc/view?usp=drivesdk

Yazar Bilgileri

Avatar
Yazarsudenur kocaoglu22 Mart 2026 21:54

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Sokak Çocukları" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Sokak Çocuğu Kavramı ve Tanımı

  • Tarihsel Süreçte Sokak Çocukları Meselesi

  • Çocukları Sokağa İten Aile İçi ve Sosyo-Ekonomik Nedenler

  • Sokak Çocuklarının Karşılaştığı Fiziksel ve Psikolojik Riskler

  • Sokak Çocuklarında Dayanıklılık ve Uyum Mekanizmaları

  • Sokak Çocuklarına Yönelik Hukuki Boyut ve Sosyal Politikalar

  • Sokak Çocuklarının Rehabilitasyonunda Sanat ve Eğitimin Rolü

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor