Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Yaratılış Destanı, Türk mitolojisinin en eski ve temel anlatılarından biridir. Evrenin yaratılışını, iyilik ve kötülüğün kaynağını ve kozmik düzenin nasıl kurulduğunu açıklayan bu sözlü anlatı, 19. yüzyılda Wilhelm Radloff tarafından Altay Türkleri arasında derlenmiştir.
Destan, yalnızca mitolojik bir kurgu değil, aynı zamanda eski Türk inanç sistemlerinin ve dünya görüşünün sembolik bir ifadesidir.
Yaratılış Destanı, özellikle Şamanizm etkileriyle şekillenmiştir. Şamanizm, başta Türkler ve Moğollar olmak üzere Orta ve Kuzey Asya kavimleri arasında ortak olan bir inanç sistemidir. Bu inanç sistemine göre iyi ruhlar ölümden sonra göğe, ışık âlemine; kötü ruhlar ise yer altındaki karanlık dünyaya giderler. Bu ikili yapı, destanın genel çatısını oluşturan iyi-kötü, yukarı-aşağı, ışık-karanlık gibi karşıtlıklara temel teşkil eder
Yaratılış Destanı’na göre başlangıçta yalnızca Tanrı Kara Han (veya bazı kaynaklarda Kayra Han) ve uçsuz bucaksız su vardır. Kara Han’ın yalnızlıktan sıkılması üzerine su dalgalanır ve Ak Ana (veya Ak Ene) ortaya çıkar. Ak Ana, Tanrı’ya "Yarat!" emrini verdikten sonra yeniden suya döner. Bunun üzerine Kara Han, "Kişi" adını verdiği bir varlık yaratır. Kara Han ve Kişi, su üstünde kara kazlar gibi uçarlar; ancak Kişi, Tanrı’dan daha yükseğe çıkmak ister. Bu isyan, onun gökten düşmesine ve "Erlik" ismini alarak yer altı dünyasına sürülmesine neden olur.
Tanrı daha sonra Kişi’yi affederek onu görevlendirir; sudan toprak çıkarmasını ister. Ancak Kişi, gizlice bir miktar toprağı ağzında saklar. Avucundaki toprakla dünya yaratılır fakat ağzındaki toprak büyüyerek onu boğacak hâle gelir. Tanrı'nın "tükür" emriyle bu toprak dışarı atılır ve yeryüzünün engebeleri oluşur. Kişi’nin bu hilesi nedeniyle Tanrı onu ışık âleminden kovar ve karanlıklar ülkesinin efendisi yapar.
Yaratılış Destanı'nda geçen dokuz dallı ağaç ve her daldan türeyen insan soyu, Türk mitolojisinde yer alan ağaç kültünün ve dokuz boy sisteminin bir yansımasıdır. Ağaç, kozmik eksen olarak dünya ile gökyüzünü ve yer altını birleştirirken, aynı zamanda toplumsal hiyerarşinin ve soy birliğinin sembolüdür
Erlik’in, bu insanların güzelliğini kıskanarak onları kendi tarafına çekmeye çalışması ise kötülüğün ve dünyevî arzuya yönelmenin mitolojik temsili olarak okunabilir.
Destanda evren, katmanlı bir yapı olarak betimlenmiştir. Kara Han, on yedinci kat göğü yaratır ve burada ikamet ederken; Ay Ata ve Gün Ana gibi figürler alt katmanlarda yer alır. Bu yapı, eski Türklerin evreni gök (üst dünya), yeryüzü (orta dünya) ve yer altı (alt dünya) olarak üç ana bölmeye ayırdığını gösterir. Erlik ise en alt, karanlık ve ışıksız katmanda yer alır. Bu yapıyla birlikte, Türk mitolojisinin kozmolojisinde göksel ve yeraltı varlıklarının hiyerarşik olarak düzenlendiği görülmektedir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Türk Yaratılış Destanı (Radloff Derlemesi)" maddesi için tartışma başlatın
Mitolojik Bağlam
İçerik ve Yapı
Kozmogonik Unsurlar ve Toplumsal Kodlar