
ORCID ID
0000-0002-2502-4530
Yeniden inşa planlaması kavramı, savaş ve felaket sonrası kentlerin fiziksel olarak onarılmasının ötesine geçen çok boyutlu bir süreçtir. Altyapının yeniden kurulması, konutların inşa edilmesi ya da hizmetlerin tesisi ele alındığı gibi toplumsal belleğin onarılması, ekonomik yaşamın yeniden örgütlenmesi ve adalet duygusunun tesis edilmesi de bu kavramın ayrılmaz bileşenleridir. Dolayısıyla yeniden inşa planlaması, yalnızca mühendislik ve teknik bir uğraş olmaktan öte siyasal, toplumsal ve kültürel bir eylem olarak değerlendirilmelidir.Gazze bağlamında bu kavramın önemi daha da artmaktadır. Zira Ekim 2023 ile şiddetlene İsrail saldırıları, yüz binlerce insanı evsiz bırakmakla kalmamış aynı zamanda kentin tüm altyapısını, sağlık ve eğitim sistemini, tarımsal üretim kapasitesini ve sanayi tesislerini de hedef alarak bölgeyi yaşanmaz hale getirmiştir【1】 (Ergezer vd., 2025: 2-3). Gazze’de yeniden inşa planlaması, doğrudan bir gelecek tahayyülü meselesi haline gelmektedir.Gazze’deki yıkımın boyutu, planlama disiplininin hangi ölçeklerde harekete geçmesi gerektiğini göstermesi açısından çarpıcıdır. TEPAV’ın hazırladığı rapora göre, toplam 68.198 bağımsız birim tamamen yıkılmış, 19.868 birim ağır hasar almış ve 51.875 birim az hasarlı durumda kalmıştır. Eğitim, sağlık ve sanayi gibi toplumsal yaşamın temel taşıyıcıları da benzer ölçekte zarar görmüştür: 225 okul ve üniversite yıkılmış, 207 cami ortadan kalkmış【2】, 199 sanayi tesisi hedef alınmıştır (Ergezer vd., 2025: 9-10). Ayrıca 103 km² tarım alanının kullanılamaz hale gelmesi, bölgenin gıda güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir (Ergezer vd., 2025: 15).Bu fiziksel yıkım, aynı zamanda gasp politikaları ile birlikte düşünülmelidir. İsrail’in, yıkımın hemen ardından Gazze’de yeni projeler devreye sokması tesadüf değildir. 19 Aralık 2023’te Al Jazeera’da yayımlanan bir haberde, “Sahilde yaşamak bir rüya değil” sloganıyla Gazze’de planlanan bir konut projesinin reklamı yapılmıştır (Al Jazeera, 2023). Bu durum, “yeniden inşa” adı altında mülksüzleştirilen toprakların aslında gaspçı sömürgecilikten bağımsız olmadığını ve İsrail’in asıl hedefini de göstermektedir.Daha kapsamlı bir örnek ise 28 Ocak 2024’te Kudüs’te düzenlenen “Yerleşme güvenlik getirir” konferansıdır. Bu toplantıda Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze’nin kalbine Yahudi yerleşimlerini (gasp birimlerini) yeniden inşa etme ihtimalini, “Tanrı’nın izniyle” gerçekleşecek bir zafer olarak nitelendirmiştir. Aynı etkinlikte Smotrich ve Ben Gvir, altı milletvekiliyle birlikte “yerleşim sözleşmesi” imzalayarak Gazze’de yeni Yahudi gasp alanlarını büyütme taahhüdünde bulunmuşlardır. Yine Mart 2024’te Erez Sınır Kapısı’nda gaspçılar tarafından gerçekleştirilen sembolik inşaat eylemi, bu sürecin toplumsal ve siyasal bir programın parçası olduğunu açıkça ortaya koymuştur (Yerushalmi, 2024).Mimarlık ve planlama meslek alanlarının etik sorumlulukları da bu süreçte önem kazanmaktadır. “Architects for Gaza”【3】 oluşumu, meslek insanlarının uluslararası dayanışma ile yeniden inşa sürecine katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Forensic Architecture’ın【4】 Ekim 2023 sonrası yaptığı çalışmalar ise, mekânsal şiddeti belgeleyerek işgalin görünür kılınmasına yardımcı olmuştur. Bu tür girişimler, yeniden inşanın yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk taşıdığını hatırlatmaktadır.Gazze’nin yeniden inşa planlaması, salt fiziksel onarım süreci olarak görülemez. Konutların ve altyapının yeniden yapılması, tek başına toplumsal onarımı garanti etmez. Aksine, süreç işgalin mekânsal stratejilerine eklemlenirse, yeniden inşa adı altında yeni adaletsizlikler üretilebilir. Bu nedenle yeniden inşa planlaması, mekânsal adaletin, ekonomik bağımsızlığın ve kolektif hafızanın yeniden üretimi üzerine kurulmalıdır. Toplumsal katılımın merkezde olduğu, yerel kapasiteyi güçlendiren ve sömürgeci mekân politikalarına karşı alternatif bir gelecek tahayyülü sunan planlama modelleri, Gazze’de barış ve istikrar için tek kalıcı çıkış yoludur. Ancak bu şekilde yeniden inşa, yıkımın ardından onarıcı adaletin ve ortak yaşamın mekânı haline gelecektir.
Yeniden inşa planlaması kavramı, savaş ve felaket sonrası kentlerin fiziksel olarak onarılmasının ötesine geçen çok boyutlu bir süreçtir. Altyapının yeniden kurulması, konutların inşa edilmesi ya da hizmetlerin tesisi ele alındığı gibi toplumsal belleğin onarılması, ekonomik yaşamın yeniden örgütlenmesi ve adalet duygusunun tesis edilmesi de bu kavramın ayrılmaz bileşenleridir. Dolayısıyla yeniden inşa planlaması, yalnızca mühendislik ve teknik bir uğraş olmaktan öte siyasal, toplumsal ve kültürel bir eylem olarak değerlendirilmelidir.
Gazze bağlamında bu kavramın önemi daha da artmaktadır. Zira Ekim 2023 ile şiddetlene İsrail saldırıları, yüz binlerce insanı evsiz bırakmakla kalmamış aynı zamanda kentin tüm altyapısını, sağlık ve eğitim sistemini, tarımsal üretim kapasitesini ve sanayi tesislerini de hedef alarak bölgeyi yaşanmaz hale getirmiştir【1】 (Ergezer vd., 2025: 2-3). Gazze’de yeniden inşa planlaması, doğrudan bir gelecek tahayyülü meselesi haline gelmektedir.
Gazze’deki yıkımın boyutu, planlama disiplininin hangi ölçeklerde harekete geçmesi gerektiğini göstermesi açısından çarpıcıdır. TEPAV’ın hazırladığı rapora göre, toplam 68.198 bağımsız birim tamamen yıkılmış, 19.868 birim ağır hasar almış ve 51.875 birim az hasarlı durumda kalmıştır. Eğitim, sağlık ve sanayi gibi toplumsal yaşamın temel taşıyıcıları da benzer ölçekte zarar görmüştür: 225 okul ve üniversite yıkılmış, 207 cami ortadan kalkmış【2】, 199 sanayi tesisi hedef alınmıştır (Ergezer vd., 2025: 9-10). Ayrıca 103 km² tarım alanının kullanılamaz hale gelmesi, bölgenin gıda güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir (Ergezer vd., 2025: 15).
Bu fiziksel yıkım, aynı zamanda gasp politikaları ile birlikte düşünülmelidir. İsrail’in, yıkımın hemen ardından Gazze’de yeni projeler devreye sokması tesadüf değildir. 19 Aralık 2023’te Al Jazeera’da yayımlanan bir haberde, “Sahilde yaşamak bir rüya değil” sloganıyla Gazze’de planlanan bir konut projesinin reklamı yapılmıştır (Al Jazeera, 2023). Bu durum, “yeniden inşa” adı altında mülksüzleştirilen toprakların aslında gaspçı sömürgecilikten bağımsız olmadığını ve İsrail’in asıl hedefini de göstermektedir.
Daha kapsamlı bir örnek ise 28 Ocak 2024’te Kudüs’te düzenlenen “Yerleşme güvenlik getirir” konferansıdır. Bu toplantıda Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze’nin kalbine Yahudi yerleşimlerini (gasp birimlerini) yeniden inşa etme ihtimalini, “Tanrı’nın izniyle” gerçekleşecek bir zafer olarak nitelendirmiştir. Aynı etkinlikte Smotrich ve Ben Gvir, altı milletvekiliyle birlikte “yerleşim sözleşmesi” imzalayarak Gazze’de yeni Yahudi gasp alanlarını büyütme taahhüdünde bulunmuşlardır. Yine Mart 2024’te Erez Sınır Kapısı’nda gaspçılar tarafından gerçekleştirilen sembolik inşaat eylemi, bu sürecin toplumsal ve siyasal bir programın parçası olduğunu açıkça ortaya koymuştur (Yerushalmi, 2024).
Mimarlık ve planlama meslek alanlarının etik sorumlulukları da bu süreçte önem kazanmaktadır. “Architects for Gaza”【3】 oluşumu, meslek insanlarının uluslararası dayanışma ile yeniden inşa sürecine katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Forensic Architecture’ın【4】 Ekim 2023 sonrası yaptığı çalışmalar ise, mekânsal şiddeti belgeleyerek işgalin görünür kılınmasına yardımcı olmuştur. Bu tür girişimler, yeniden inşanın yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk taşıdığını hatırlatmaktadır.
Gazze’nin yeniden inşa planlaması, salt fiziksel onarım süreci olarak görülemez. Konutların ve altyapının yeniden yapılması, tek başına toplumsal onarımı garanti etmez. Aksine, süreç işgalin mekânsal stratejilerine eklemlenirse, yeniden inşa adı altında yeni adaletsizlikler üretilebilir. Bu nedenle yeniden inşa planlaması, mekânsal adaletin, ekonomik bağımsızlığın ve kolektif hafızanın yeniden üretimi üzerine kurulmalıdır. Toplumsal katılımın merkezde olduğu, yerel kapasiteyi güçlendiren ve sömürgeci mekân politikalarına karşı alternatif bir gelecek tahayyülü sunan planlama modelleri, Gazze’de barış ve istikrar için tek kalıcı çıkış yoludur. Ancak bu şekilde yeniden inşa, yıkımın ardından onarıcı adaletin ve ortak yaşamın mekânı haline gelecektir.
Akbalık, E. (2024). “Gazze’deki Yıkımın Mekânsal Boyutları: Bir Vicdan Mahkemesi Özeti”. Mimarist, 2, 24-28. Al Jazeera (2023). Israeli Real Estate Firm Pushes Settlement Building in Gaza. Erişim Tarihi: 30.09.2025, https://www.aljazeera.com/video/newsfeed/2023/12/19/israeli-real-estate-firm-pushes-settlement-building-in-gaza.Davis, R. (2015). Yerinden Edilenlerin Coğrafyaları: Filistin Köy Tarihleri, çev.: H. Doğan. İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları. Ergezer, E. B.; Sevgili, S. & Torun, C. (2025). “Gazze’nin Yeniden İnşasını Nasıl Ele Alabiliriz?”. TEPAV. Erişim Tarihi: 26.05.2025, https://tepav.org.tr/tr/haberler/s/10962.Falah, G. W. (2005). “The Geopolitics of ‘Enclavisation’and the Demise of a Two-State Solution to the Israeli–Palestinian Conflict”.Third World Quarterly,26 (8), 1341-1372. Graham, S. (2002). “Bulldozers and Bombs: The Latest Palestinian–Israeli Conflict as Asymmetric Urbicide”.Antipode,34 (4). Hanafi, S. (2009). “Spacio-Cide: Colonial Politics, İnvisibility and Rezoning in Palestinian Territory”. Contemporary Arab Affairs 2 (1), 106-121. Mengüaslan H., (2024). “7 Ekim Sonrası Türkiye’nin Gazze Diplomasisi: Filistin’de Barış İnşasına Yönelik İmkân ve Sınırlar”. Ombudsman Akademik, (Özel Sayı 2 Gazze), 250-281.
Yerushalmi, Shalom (2024). “Thousands of Right-Wing Activists are Getting Ready to Resettle Gaza After War”. The Times of Israil. Erişim Tarihi: 30.09.2025, https://www.timesofisrael.com/thousands-of-right-wing-activists-are-preparing-to-resettle-gaza-after-the-war/.
[1]
Ayrıca bkz. Educide; İsrail’in Özellikli Hedefleri; Soykırım; Teknolojik Soykırım ; Tıbbi Soykırım
[2]
Ayrıca bkz. Tahrip Edilen Camiler
[3]
[4]
| apa | Terlemez, F. N. (2026). Yeniden İnşa Planlaması. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1614-1616) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Terlemez, Fatiha Nur. “Yeniden İnşa Planlaması”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 1614-1616. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Yeniden İnşa Planlaması" maddesi için tartışma başlatın