Bayram denince insanların aklına genelde kalabalık sofralar, kahkahalar, misafirlikler ve sıcak evler gelir.
Televizyonlarda mutlu aileler gösterilir, sokaklar hareketlenir, telefonlar susmaz…
Ama hayatın bir de görünmeyen tarafı vardır.
Bayram günü sessizliğe uyanan insanlar vardır.
Bir huzurevi odasında pencereye bakarak geçirilen bayram sabahları vardır mesela…
Belki günler öncesinden “Bu bayram gelirler mi?” diye bekleyen yaşlı insanlar…
Kapı her açıldığında umutlanan ama gelenin kendisi için olmadığını anlayınca sessizce içine dönen gözler…
Bir zamanlar çocuklarını büyüten, uykusuz geceler geçiren, ömrünü ailesine veren insanların şimdi yalnızlıkla baş başa kalması, gerçekten insanın içini acıtıyor.
Yetimhanelerde büyüyen çocuklar vardır bir de…
Bayram sabahı yeni kıyafetlerini giyseler bile içlerinde eksik kalan bir duygu olur.
Çünkü bazı boşluklar oyuncakla ya da hediyeyle dolmaz.
Bir çocuğun en büyük ihtiyacı, ait hissetmektir.
Bir elin saçını okşaması, birinin “sen benim için değerlisin” demesi, sevildiğini hissetmesidir.
Ve sadece huzurevindeki ya da yetimhanedeki insanlar değil…
Kalabalığın içinde yalnız kalan insanlar da vardır.
Ailesi yanında olduğu hâlde kendini eksik hissedenler…
Kimseye yük olmamak için susanlar…
Bayram günü telefonu çalmayanlar…
Bir mesaj bekleyip gelmeyince “demek ki kimsenin aklına gelmiyorum” diye düşünenler…
Bayramlar bazı insanlar için mutluluğu değil, eksikliği daha çok hissettirir.
Özlenen bir annenin yokluğu çöker sofraya…
Bir babanın boş sandalyesi sessizleşir evin içinde…
Eskiden kalabalık olan evler zamanla sessizleşir.
İnsan bazen en çok da anılar yüzünden yorulur.
Bu çağın en büyük problemlerinden biri de sanırım insanların giderek birbirine yabancılaşması.
Artık çoğu kişi “nasılsın?” diye soruyor ama cevabını gerçekten dinlemiyor.
Herkes kendi telaşının içinde kaybolmuş durumda.
Oysa bazen bir insanın ihtiyacı olan şey çok büyük değildir.
Hatırlanmak ister sadece.
Bir telefon, kısa bir ziyaret, samimi bir hâl hatır…
Belki de bu yüzden bayramların gerçek anlamını yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Bayram sadece yeni kıyafet giymek, tatil yapmak ya da fotoğraf paylaşmak değildir.
Bayram; unutulanı hatırlamak, yalnız kalanı fark etmek, kimsesiz hisseden bir insana “sen de değerlisin” duygusunu verebilmektir.
Çünkü bazı insanların hayatında küçücük bir ilgi bile koca bir boşluğu doldurabiliyor.
Bir huzurevinde edilen kısa bir sohbet…
Yetim bir çocuğun başını okşamak…
Yalnız yaşayan bir komşunun kapısını çalmak…
Bunlar belki birkaç dakikalık şeyler gibi görünür ama bazı kalplerde yıllarca unutulmayacak izler bırakır.
İnsan bazen düşünüyor…
Bu dünyada herkes biraz daha merhametli olsa, belki bu kadar çok yalnız insan olmazdı.
Kimse sevgi eksikliğiyle büyümez, kimse bayram günü kendini unutulmuş hissetmezdi.
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.