
Bozkurt, Kastamonu’nun kuzeyinde, Karadeniz kıyısında yer alan bir ilçedir. İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılığa dayalıdır. Doğal güzellikleri arasında İlişi Plajı, Yaralıgöz Dağı ve Mamatlar Yaylası bulunmaktadır.

Bozkurt ilçesinin bulunduğu bölge, Malazgirt Zaferi (1071) sonrasında Anadolu’ya gelen Türk boylarına yaşam alanı olmuştur. Kastamonu yöresine Kütahya ve Denizli civarından gelen Oğuz boyları, Devrekani ve Ezine Çayı vadilerini takip ederek Karadeniz kıyılarına kadar ulaşmışlardır. Bu süreçte Bozkurt çevresinde pek çok köy kurulmuş; örneğin Şenlikpazarı, Elmalıtekke, Şeyhoğlu, Kızılcaelma, Sakızcılar, Kestanesökü, İbrahim, Bayramgazi gibi yerleşimler ilk Türk köyleri olarak ortaya çıkmıştır. Kastamonu, 10. yüzyıldan itibaren Bizans İmparatorluğu’nun bir parçasıydı ve 13. yüzyıl başlarında kısa bir süre Trabzon Rum İmparatorluğu’nun etkisi altında kaldı. Bozkurt ve civarında Türkler ve yerli Rum ahali, bir süre bir arada yaşamış; ilçenin bugünkü Yılmaz Mahallesi olarak bilinen kesimi (eski adıyla Kilmes) Cumhuriyet öncesine dek Rum nüfusun bulunduğu bir mahalle olarak kalmıştır.
Osmanlıların Kastamonu yöresini ele geçirmesiyle (1460’ta Fatih Sultan Mehmet’in Candaroğulları Beyliği’ne son vermesi) Bozkurt tamamen Türk hâkimiyetine girmiştir. Osmanlı döneminde bugünkü Bozkurt, uzun süre “Pazaryeri” adıyla anılan küçük bir yerleşim olarak kalmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 1924’te Pazaryeri köyünde ilk belediye teşkilatı kurulmuştur. Pazaryeri Belediyesi, çevre köylerin (Bahçe, Gülmez/Kilmes ve Saraycık/Sınarcık gibi) katılımıyla oluşturulmuş ve ilk belediye başkanı Hoca Mustafa Göksel olmuştur. Ancak 1930’lardaki yasal düzenlemeler uyarınca nüfusu 2.000’nin altında olan beldelerde belediye örgütü feshedildiğinden, Pazaryeri Belediyesi 1932 yılında lağvedilmiştir.
İdari yapıdaki bu gerilemenin ardından bölge, 1945 yılında komşu Abana kasabasının ilçe yapılmasıyla yeni bir durumla karşılaşmıştır. Nüfusu ve ekonomik potansiyeli Pazaryeri’nden (Bozkurt’tan) daha az olmasına rağmen Abana’nın ilçe statüsü kazanması, Pazaryeri halkında kendi ilçelerini kurma yönünde bir isteği tetiklemiştir. 1950’lerde Pazaryeri’nde tekrar belediye kurulması için girişimler başlamış ve yakın çevredeki Mimir, Hamza, Hene ve Narba gibi köylerin mahalle olarak Pazaryeri’ne bağlanmasıyla yeterli nüfus sağlanmıştır. Yeniden kurulan Pazaryeri Belediyesi, 1952 yılında Kazım Özcan’ın başkanlığında faaliyete geçmiştir. Bu idari yükselişi takiben, 1953 yılı sonunda ilçe merkezi Abana’dan Pazaryeri’ne taşınmış ve çıkarılan yasa ile yeni ilçenin adı “Bozkurt” olarak belirlenmiştir. Başlangıçta bucak (belde) olarak teşkilatlandırılan Bozkurt, 25 Aralık 1968’de resmî olarak ilçe statüsü kazanmış; 32 köy Bozkurt ilçe sınırlarına, 12 köy ise yeniden düzenlenen Abana ilçesine bağlanmıştır. Böylece Bozkurt, Kastamonu’nun bir ilçesi olarak bugünkü idari konumuna kavuşmuştur.
Bozkurt, Türkiye’nin Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu iline bağlı bir kıyı ilçesidir. İlçe merkezi, Karadeniz kıyısındaki Abana ilçesinin yaklaşık 2 km güneyinde, Kastamonu il merkezinin ise 95–100 km kuzeyinde yer alır. Doğusunda Çatalzeytin, batısında İnebolu, güneyinde Devrekani ve Küre ilçesi bulunan Bozkurt’un kuzeyinde Karadeniz bulunmaktadır. Bozkurt ilçe merkezi, deniz seviyesinden ortalama 30–40 metre yüksekte, Ezine Çayı’nın iki yakasındaki dar düzlüklerde ve yamaçlarda kurulmuştur. İlçenin toplam yüzölçümü 286 km² olup arazi yapısı oldukça engebelidir; kıyı kesimi dışında geniş ova veya düzlüklere rastlanmaz.
Bozkurt ilçesi, Küre Dağları (İsfendiyar Dağları) silsilesinin kuzey eteklerinde yer almaktadır. İlçe sınırlarında yükseklik iç kesimlere doğru artar. Önemli yükseltiler arasında yer alan Yaralıgöz Dağı (yaklaşık 2000 m) ve Göynük Dağı (1770 m), ilçenin iklim ve yağış rejimini etkileyen dağlardır. Bu dağlar, güney ve batıdan gelen nemli hava kütlelerini tutarak bol yağış bırakmasını sağlar; ayrıca Göynük Dağı, Sinop yönünden gelen rüzgârları kısmen engeller. İlçede Karadeniz iklimi hüküm sürer; yazlar serin ve ılıman, kışlar nispeten ılık geçer. Yıl boyunca bol yağış alındığından kış aylarında dahi sıcaklık nadiren uzun süre sıfırın altına düşer, yazın ise bunaltıcı sıcaklar görülmez. Ilıman iklim ve yağışın etkisiyle bitki örtüsü gür ve çeşitlidir. Deniz seviyesinden başlayarak yükseldikçe fındık ve defne gibi bitkilerden kestane, kayın, meşe, köknar ve çam ağaçlarına kadar zengin bir orman örtüsü gözlenir. Özellikle kestane ağaçları, Bozkurt ormanlarında yaygındır. Kıyı kesiminde Karadeniz iklimine özgü bitkilerin yanı sıra mikroklima etkisiyle zeytin ve mandalina gibi bazı Akdeniz bitkileri de yetişebilmektedir.
İlçe topraklarını kuzeyde sulayan başlıca akarsular Ezine Çayı ve İlişi Çayı’dır. Devrekani ilçesinden doğup Bozkurt’tan geçen Ezine Çayı, Abana yakınlarında Karadeniz’e dökülür. Benzer şekilde, Küre Dağları’ndan kaynaklanan derelerin birleşmesiyle oluşan İlişi Çayı da Bozkurt arazisinden akarak Yakaören (İlişi) köyü civarında denize ulaşır. Bu akarsular düzensiz rejimli olup özellikle ilkbahar ve sonbahar yağışlarında taşkınlar meydana getirmiştir. İlçe merkezini korumak için Ezine Çayı boyunca taşkın setleri inşa edilmiştir. Bozkurt’ta doğal göl bulunmamakla birlikte, tarımsal sulama amaçlı küçük göletler mevcuttur. İsmail, Bayramgazi ve İbrahim köylerindeki sulama göletleri buna örnektir.
Bozkurt ilçesinin toplam nüfusu 2007 yılı itibarıyla 8.548 kişi iken 2024 yılında 9.425 kişiye yükselmiş olup bu dönemde 2012–2013, 2017–2018 ve 2022–2023 yıllarında sırasıyla 391, 481 ve 674 kişilik artışlar; diğer yıllarda ise değişen oranlarda azalışlar görülmüştür. 2024 verilerine göre erkek nüfus 4.745 (%50,34), kadın nüfus 4.680 (%49,66) düzeyindedir ve cinsiyetler arasındaki fark genellikle birkaç yüz kişi ölçeğinde kalmıştır. Yıllık nüfus değişimleri yerel kayıt güncellemeleri ve göç hareketleri gibi çeşitli etkenlerle açıklanabilecek dalgalı bir seyir izlemiştir.
Bozkurt ilçesinin ekonomisi büyük ölçüde tarım, ormancılık ve hayvancılığa dayanmaktadır. İlçede sanayi tesisleri gelişmemiş olup halkın geçiminde küçük aile tarımı ve orman ürünleri önemli yer tutar. Yetiştirilen tarım ürünleri arasında mısır ve çeşitli sebzeler bulunmakla birlikte, bölgenin simgesel tarım ürünü kestanedir. “Bozkurt kestanesi” olarak bilinen bu ürün hem taze meyve olarak hem de işlenmiş olarak ekonomiye katkı sağlamaktadır. Ormancılık faaliyetleri kapsamında kestane, meşe ve kayın gibi ağaçların kerestesi ve orman altı ürünleri değerlendirilir. İlçe genelindeki orman varlığı, mobilya ve ahşap el sanatları sektörünü de beslemekte; Bozkurt’ta geleneksel olarak ahşap oyma, mobilya yapımı, arıcılık ekipmanları (örneğin kovan yapımı) gibi zanaatlar gelişmiştir. Bu alandaki küçük ölçekli atölyeler hem kültürel mirası sürdürmekte hem de yerel ekonomiye katkı sunmaktadır.
Hayvancılık, Bozkurt köylerinde ikinci önemli geçim kaynağıdır. Aile işletmeleri düzeyinde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılır; süt ve et üretimi ilçe içi tüketimde ve çevre pazarlarda değerlendirilir. İlçenin Karadeniz’e kısa bir kıyısının olması, kısıtlı da olsa balıkçılık faaliyetine imkân tanır. Özellikle Yakaören civarında bazı aileler küçük teknelerle kıyı balıkçılığı yaparak geçimlerini sağlamaktadır.
Turizm sektörü geçmişte Bozkurt’ta belirgin bir ekonomik faaliyet olmamakla birlikte, son yıllarda ekonomik çeşitliliği artırmak amacıyla turizme yönelik adımlar atılmaktadır. Özellikle kıyıların değerlendirilmesi amacıyla bazı köylerde ev pansiyonculuğu geliştirilmeye başlanmıştır. Köy evlerinin pansiyona dönüştürülmesi ve yaz aylarında gurbetçi ziyaretçilerinin artması, hizmet sektörünü canlandırma potansiyeli taşımaktadır. Bununla birlikte, Bozkurt’un büyük turizm merkezlerine uzak oluşu ve ulaşımın sınırlı olması nedeniyle turizm gelirleri henüz ekonomide küçük bir paya sahiptir.
Bozkurt’un kültürünü yerel sanatkârların ürettiği el sanatları yansıtır; ilçede özgün çözümlerden butik tasarımlara, bahçe mobilyalarından geleneksel sandık ve kutulara uzanan zengin bir el sanatı yelpazesi bulunur. İlçenin kültürel yaşamının bel kemiğini ise her yıl nisan ayında düzenlenen Geleneksel Pilav Şöleni oluşturur; bu yıl 1 Nisan 2025’te 133. kez gerçekleştirilmiştir. Ayrıca geçmişte bir ay süreli büyük panayırlarla bölge içinden ve dışından tüccarların bir araya geldiği rivayet edilen bu gelenek, Mısırlı pamukçu Mustafa Efendi’nin yaptırdığı Merkez Camii gibi izleriyle ilçede hâlâ yaşatılmaktadır.
Karadeniz kıyısındaki Abana’nın 2 km güneyinde, Küre Dağları’nın yamaçları ile Ezine Çayı’nın düzlükleri arasında konumlanan Bozkurt, Kastamonu merkezine yaklaşık 95–96 km uzaklıktadır. Kastamonu Havalimanı’ndan Türk Hava Yolları ve Pegasus uçuşlarıyla ulaşım sağlanırken, otobüs terminalinden minibüs hatları ve bölgesel firmaların düzenlediği seferlerle de ilçeye erişmek mümkündür. Yakaören (İlişi) ve Beldeğirmen köylerinin Karadeniz’e açılan bakir koyları deniz turizmi için tercih edilirken Beldeğirmen’deki 500 yaşını aşkın “Beyazıt Çınarı” tescilli bir doğa anıtı olarak ziyaretçi çekmektedir. Bunun yanı sıra yayla turizmi için pek çok piknik alanı ve mesire yeri, bölgenin ılıman iklimi ve zengin bitki örtüsü eşliğinde doğa gezginlerine eşsiz deneyimler sunar.
Bozkurt mutfağı, ilçenin yüzde 67’sini kaplayan ormanlarda yetişen kestanenin bolluğuna dayanır; yaklaşık 16.000 hektarlık alanda kestane ağacı bulunmaktadır. Bunların 4.000 hektarı saf kestane ormanı olarak nitelenir. Toplanan kestaneler un hâline getirilerek gluten içermeyen kestane unu başta olmak üzere marmelat, şerbet ve çeşitli tatlılarda kullanılır; ayrıca kestane balı da B ve C vitamini zenginliğiyle kas kuvvetlendirici ve bağışıklık düzenleyici özellikleriyle sofralarda yerini alır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Bozkurt (İlçe)" maddesi için tartışma başlatın
Tarih
Coğrafya ve İklim
Nüfus ve Demografi
Ekonomi
Turizm, Kültür ve Mutfak
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.