
İsrail’in Lübnan’a Yönelik Saldırıları (2026), 2 Mart 2026 tarihinde Hizbullah’ın kuzey İsrail’e yönelik füze ve İHA saldırılarının ardından İsrail ordusunun Lübnan genelinde başlattığı, hava, deniz ve kara unsurlarıyla genişlettiği askeri operasyonlardır.
Saldırılar Beyrut’un Dahiye bölgesi başta olmak üzere güney ve doğu Lübnan’a yayılmış, İsrail ordusu Hizbullah’a ait askeri ve finansal hedefleri vurduğunu açıklamış, güneyde tahliye çağrıları yapmış ve sınır hattında kara ilerleyişi gerçekleştirmiştir. Saldırılar 11 Mart itibariyle devam etmektedir.
İsrail'in Beyrut'a yönelik saldırıları, 2 Mart 2026 - (Associated Press)
2 Mart 2026 sabahı Hizbullah, güney Lübnan’dan kuzey İsrail’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediğini açıklamıştır. Açıklamada, saldırının İsrail’in Lübnan’a yönelik neredeyse her gün düzenlediği saldırılara ve İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine yanıt olduğu belirtilmiştir. Hizbullah, söz konusu saldırıyı Hayfa yakınındaki bir İsrail askeri tesisini hedef alarak gerçekleştirmiştir.
İsrail Ordu Sözcülüğü, Lübnan’dan füze atıldığının tespit edildiğini açıklamıştır. Açıklamada, füze atışının ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmiştir.
İsrail basını, söz konusu saldırının, Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024’te sağlanan ateşkesten bu yana Hizbullah tarafından düzenlenen en şiddetli saldırı olduğunu yazmıştır. İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, Lübnan’dan 6 füze atıldığını aktarmıştır.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan ve İran’da eş zamanlı olarak bir dizi saldırı gerçekleştirdiğini açıklamıştır. Açıklamada, saldırıların Hizbullah’ın roket attığı gerekçesiyle düzenlendiği belirtilmiştir.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta üst düzey Hizbullah mensuplarının hassas mühimmatlarla hedef alındığı ileri sürülmüştür. Saldırılar İsrail Hava Kuvvetleri ve Donanması tarafından gerçekleştirilmiştir.
Açıklamada, Lübnan’ın Sur kentinde Hizbullah’a ait olduğu iddia edilen bir silah depolama tesisinin hedef alındığı belirtilmiştir. Ayrıca İran ile Hizbullah arasındaki bağı derinleştirmek için kullanıldığı savunulan komuta merkezlerinin de hedef alındığı ileri sürülmüştür.
Lübnan Sağlık Bakanlığı ilk açıklamasında, İsrail ordusunun Beyrut ve güney bölgelere düzenlediği hava saldırılarında 31 kişinin hayatını kaybettiğini ve 149 kişinin yaralandığını bildirmiştir.
2 Mart akşam saatlerinde Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 21 artarak 52’ye yükseldiğini, yaralı sayısının ise 154 olduğunu açıklamıştır. Yapılan açıklamada, İsrail’in 221 saldırı düzenlediği belirtilmiştir. Açıklamada ayrıca 28 bin 586 kişinin zorla yerinden edildiği ve 186 merkezin geçici barınma merkezi olarak hizmet verdiği bildirilmiştir.

Lübnan'ın güneyinde İsrail saldırısına hedef olan Baalbek bölgesindeki yıkım, 2 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
2 Mart 2026 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD merkezli X sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, "Hizbullah, İsrail’e yönelik ateş açmasının ağır bedelini ödeyecek." ifadelerini kullanmıştır.
Aynı açıklamada Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım hakkında şu ifadeye yer vermiştir: "İran’ın baskısı altında ateş açmaya karar veren Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, bundan sonra suikast için işaretlenmiş bir hedeftir."
Katz ayrıca "Ali Hamaney’in yolunu izleyen herkes, yakında onunla birlikte kötülük ekseninden ortadan kaldırılanların yanında cehennemin derinliklerinde kendini bulacaktır." demiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Hizbullah’a karşı bir saldırı kampanyası başlatıldığını açıklamıştır. Zamir açıklamasında "Hizbullah’a karşı bir saldırı kampanyası başlattık ve birkaç gün sürecek çatışmalara hazırlıklı olmalıyız." ifadelerini kullanmıştır. Aynı açıklamada "Sadece savunma hatlarında değiliz; saldırıya geçiyoruz." demiştir.
2 Mart 2026 tarihinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in Lübnan topraklarına yönelik saldırılarını kınamıştır. Avn, Lübnan topraklarından roket atılmasının, ülkenin bölgedeki tehlikeli askeri çatışmaların içine çekilmesi riskini taşıdığını belirtmiştir.
Aynı açıklamada, söz konusu roket atışlarının, devletin Lübnan’ı çatışmalardan uzak tutma çabalarını hedef aldığı ifade edilmiştir. Avn, Lübnan’ın yeniden “kendisiyle ilgisi olmayan destek savaşlarının platformu” haline getirilmesine devletin izin vermeyeceğini belirtmiştir.
Cumhurbaşkanı ayrıca, güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik tekrarlanan çağrıları dikkate almayan tarafların olası olumsuz gelişmelerden sorumlu olacağını vurgulamıştır. Avn, Lübnan devletinin böyle bir durumun tekrarına izin vermeyeceğini ve Lübnan halkının da bunu kabul etmeyeceğini ifade etmiştir.
2 Mart 2026 tarihinde Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, güney Lübnan’dan İsrail’e yönelik roket atışlarını “sorumsuz ve şüpheli bir eylem” olarak nitelendirmiştir. Selam, "Arkasında kim olursa olsun, bu atışlar Lübnan’ın güvenliğini ve istikrarını tehdit etmektedir." demiş Lübnan’ın yeni maceralara sürüklenmesine izin verilmeyeceğini belirterek şu ifadeyi kullanmıştır: “Lübnan, ülkenin yeni maceralara sürüklenmesine izin vermeyecektir.” Ayrıca, sorumluların tespit edilerek Lübnan halkının korunması için gerekli tüm tedbirlerin alınacağını ifade etmiştir.
Nevvaf Selam, İsrail saldırılarının ardından kabineyi acil toplantıya çağırmıştır. Toplantı yerel saatle sabah 08.00’de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılmıştır. Toplantıda 2 Mart gece yarısından itibaren yaşanan gelişmeler değerlendirilmiş ve hükümetin alacağı önlemler görüşülmüştür.
2 Mart 2026 tarihinde Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, hükümetin Hizbullah’ın askeri ve güvenlik faaliyetlerini yasakladığını ve grubun rolünü siyasi faaliyetlerle sınırlandırdığını açıklamıştır.
Selam, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada Devlet, Lübnan topraklarından başlatılan herhangi bir askeri veya güvenlik eylemini reddeder." ifadelerini kullanmıştır.
Selam "Savaş ve barış kararı yalnızca devlete aittir." demiş ve kabinenin, meşru devlet kurumları dışında askeri operasyonların yasaklanmasına karar verdiği belirtilmiştir. Selam, Lübnan ordusuna, özellikle Litani Nehri’nin kuzeyinde silahların devlet kontrolü altına alınmasını öngören planın kararlılıkla uygulanması talimatını vermiştir.
2 Mart akşam saatlerinde Hizbullah’ın Meclis Grup Başkanı Milletvekili Muhammed Raid, hareketin ülkedeki askeri faaliyetlerini yasaklayan hükümeti eleştirmiştir. İsrail saldırılarında öldüğü iddia edilen Raid, Hizbullah’a bağlı Al Manar televizyon kanalına açıklamalarda bulunmuştur.
Hükümetin Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasaklamasına tepki gösteren Raid “Lübnanlılar saldırının yasaklanmasını beklerken, saldırıyı reddetmenin yasaklanmasına ilişkin bir kararla karşılaştı. Hükümet, sahip olduğunu ileri sürdüğü uluslararası dostlukları, düşmanı ülkemize karşı savaşı durdurmaya zorlamak için kullanamadı.” demiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yayımladığı görüntülü mesajda, Lübnan’ın güneyi ile Bekaa Vadisi’nde 50’den fazla yerleşim biriminin hedef alınacağını duyurmuş ve söz konusu bölgelerde yaşayanlara evlerini derhal boşaltmaları çağrısında bulunmuştur. Açıklamada, bu yerleşimlerde yaşayanların en az 1000 metre uzaklıktaki açık alanlara gitmeleri gerektiği belirtilmiştir.
İsrail’in saldırı tehdidinin ardından binlerce kişi Lübnan'ın güneyinden Beyrut'ta göç ediyor, 2 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
İsrail’in saldırı tehdidinin ardından Lübnan’ın güneyi ve Bekaa Vadisi’ndeki binlerce kişi ülkenin kuzeyine doğru göç etmeye başlamıştır. Evlerini terk etmek zorunda kalan kişiler yollarda yoğun trafik oluşturmuştur. Beyrut’un güney banliyölerinden ve güney Lübnan’ın bazı bölgelerinden merkez Beyrut ve Cebel Lübnan’a doğru yer değiştirme yaşandığı bildirilmiştir.
İsrail saldırılarının ardından Lübnan’da tüm özel ve devlet okulları ile mesleki ve teknik eğitim kurumlarında güvenlik gerekçesiyle eğitime ara verilmiştir.
Lübnan Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kararın can güvenliğine ilişkin endişeler ve olağanüstü güvenlik durumu göz önünde bulundurularak alındığı belirtilmiştir.
Açıklamada, yerinden edilen çok sayıda kişinin okullarda barındığı ifade edilmiş ve ilgili makamlarla koordinasyon içinde gelişmelerin günlük olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Beyrut’un güney banliyölerinde bir hava saldırısı düzenlediğini ve bir "kıdemli Hizbullah mensubu"nu hedef aldığını açıklamıştır. Açıklamada saldırının Madi mahallesini hedef aldığı belirtilmiş, kimliğe ilişkin ayrıntı verilmemiştir. İsrail ordusu saldırıyı "nokta atışı" olarak nitelendirmiştir.
İsrail hava saldırılarının, güney Lübnan’daki çeşitli beldeleri hedef aldığı bildirilmiştir. Nebatiye vilayetine bağlı Bint Cubeyl, Arabsalim ve Hola beldeleri ile doğudaki Baalbek bölgesinde Hoş Rafika ve Doris beldelerinin hedef alındığı aktarılmıştır. Hoş Rafika’daki saldırıda 3 sivilin yaralandığı bildirilmiştir.
Sur kentindeki Sela, Debal, Mareke, Siddikin ve Deyr Amis beldeleri de saldırıların hedefleri arasında yer almıştır. Ayrıca Sur kentine bağlı Mahrune, Tayr Felsay, Bazuriyye, Semaiye, Hiniyye, Mansuri, Mecdel Zon, Kana ve Şiaytiye beldeleri ile Nebatiye vilayetine bağlı Kalviye, Hasada ve Hırayc Tayr Debe beldelerine hava saldırıları düzenlendiği bildirilmiştir.
İsrail’e ait ağır bir hava saldırısı da güney Lübnan’daki Srifa kasabasını hedef almış, Nebatiye’deki Al-Salihiya mahallesine iki ayrı saldırı düzenlenmiştir. Bu saldırıların binalarda ve araçlarda geniş çaplı yıkım ve yangınlara yol açtığı bildirilmiştir. Ayrıca güney Lübnan’daki Al-Shahabiya ve Deir Qanoun al-Nahr çevresinin de hedef alındığı belirtilmiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail’in, İran ve Lübnan’a yönelik saldırılarını genişletme hazırlıkları kapsamında 100.000 yedek askeri göreve çağırmaya başladığı bildirilmiştir.
İsrail ordusunun devam eden operasyonunun kod adının “Operation Roaring Lion” olduğu ve bu kapsamda çeşitli cephelerde takviye amacıyla yedek kuvvetlerin göreve çağrıldığı açıklanmıştır. İsrail ordusu, Lübnan’daki Hizbullah’a karşı başlatılan saldırı harekatını sürdüğünü bildirmiştir.
İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yoğun hava saldırıları düzenliyor, 2 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
2 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan genelinde Hizbullah’ın finans kuruluşu Karz-ı Hasen’e ait şubeleri hedef alacağını açıklamıştır. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından, Lübnan içinde haritalar üzerinde kırmızıyla işaretlenmiş 30’dan fazla konum paylaşmıştır. Paylaşılan haritalarda başkent Beyrut dahil olmak üzere Lübnan genelinde çok sayıda bölgenin yer aldığı görülmüştür.
İsrail ordusu, söz konusu konumların Hizbullah’ın finans kuruluşu Karz-ı Hasen’in şubeleri olduğunu bildirmiştir. Açıklamada, işaretlenen binalardan en az 300 metre uzaklaşılması gerektiği ifade edilmiştir.
2 Mart 2026 günü ilerleyen saatlerde İsrail ordusunun, Lübnan genelinde Hizbullah’a bağlı finansal kuruluşlara hava saldırıları düzenlediği bildirilmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İsrail ordusu, daha önce hedef alacağını açıkladığı noktaları bombalamıştır. Sur, Nebatiye ve Baalbek kentlerinde Hizbullah’ın finans kuruluşu Karz-ı Hasen’e ait şubelerin hedef alındığı bildirilmiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesine yoğun hava saldırıları düzenlemiştir. İlk saldırıda Dahiye bölgesine 5 hava saldırısı gerçekleştirilmiştir. 2 Mart akşam saatlerinde de İsrail savaş uçakları Dahiye bölgesini hedef almış, saldırıların ardından şiddetli patlama sesleri duyulmuştur.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Hizbullah’ın füze attığı gerekçesiyle Lübnan’ı hedef almaya başlamasından itibaren ülke genelinde 70’ten fazla hava saldırısı düzenlediğini açıklamıştır. Ordudan yapılan açıklamada, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’a ait hedeflere yönelik bir saldırı dalgasının tamamlandığı belirtilmiştir.
Saldırılar kapsamında Hizbullah’a ait 70’ten fazla silah deposu, fırlatma sahası ve rampasının hedef alındığı ileri sürülmüştür. İsrail ordusu, vurulan hedeflerin İsrail’e karşı saldırı için kullanılacağını iddia etmiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Lübnan’a yönelik saldırıların ülkeden kaynaklanan “tehdit” ortadan kaldırılmadan ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması sağlanmadan sona ermeyeceğini açıklamıştır. Zamir, ülkenin kuzey sınırındaki komutanlarla güvenlik durumunun ele alındığı toplantının ardından konuşmuş ve İran’a odaklandıklarını belirterek “Hizbullah ciddi bir darbe almadan ve silahsızlandırılmadan savaşı kesinlikle sonlandırmayacağız.” demiştir.
Zamir, "kararlı biçimde hareket ettiklerini ve İran rejimine yönelik saldırılar düzenlediklerini ifade ederek ABD ordusuyla benzersiz bir işbirliği içinde olduklarını" söylemiştir. Saldırıların, Lübnan hükümeti ve ordusuna son dönemde Hizbullah’ın silahsızlandırılması gerektiği yönünde yapılan uyarılara yanıt verilmemesi üzerine gerçekleştiğini ileri sürmüştür. Zamir “Kendimizi tek başımıza nasıl savunacağımızı biliyoruz.” demiştir.
Savaşı "yalnızca İran zarar gördüğünde değil, Hizbullah da son derece ağır bir darbe aldığında sona erdireceklerini" savunmuştur. İsrail ordusunun “aynı anda birden fazla cephede faaliyet göstermek üzere planlama yapıp hazırlandığını” ifade etmiş ve planların uzun süredir hazır olduğunu söylemiştir.
Aynı gün İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, Lübnan’a ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğunu belirterek kara saldırısı başlatabilecekleri yönünde mesaj vermiştir. Defrin, havadan ve denizden saldırılar düzenledikleri Lübnan’a dair yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan’a kara saldırısı düzenleme olasılığına ilişkin soruya “Tüm seçenekler masada.” yanıtını vermiştir.
Lübnan’ın Paris Büyükelçisi Rabih Chaer, Fransız kanalı BFMTV’de katıldığı programda İsrail’in ülkesine yönelik yıllardır devam eden saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. İsrail’in Lübnan hükümeti ve Cumhurbaşkanı’nın iyi niyetle yürüttüğü müzakere çabalarına olumlu yanıt vermediğini, müzakerelerde ilerleme kaydetmek istemediğini söylemiştir.
Chaer, "Hizbullah’ın elinde bulundurduğu silahların artık İsrail’i tehdit etmediğini ve İsrail’in bunu çok iyi bildiğini" ifade etmiştir. "Hizbullah meselesinin çözümü konusunda İsrail’in Lübnan hükümetine fırsat tanımadığını" söylemiştir. Chaer, Lübnan’a havadan ve denizden saldıran İsrail’in karadan da saldırılar başlatmasından ciddi endişe duyduğunu belirterek “İsrail'in Lübnan'ın güneyini işgal etmek ve yıllardır hayalini kurduğu tampon bölgeyi oluşturmak için eline geçen tarihi fırsatı değerlendirmesinden korktuğunu” söylemiştir.
3 Mart 2026’nın ilk saatlerinde İsrail ordusu, Lübnan-İsrail sınırının güney hattının boşaltılmasını isteyerek yeni bir saldırı tehdidinde bulunmuştur. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Nakura’dan Hıyam beldesine kadar sınır hattının batısının tamamen boşaltılmasını istemiş, Nakura ile Hıyam arasında hedef alınacak 30 beldenin işaretlendiği bir harita yayımlamıştır. Halkın evlerini terk ederek Lübnan’ın kuzeyine gitmeleri gerektiğini belirtmiştir.

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürmesi üzerine bölgedeki siviller Beyrut’a göç ediyor, 2 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Aynı süreçte İsrail ordusu, Beyrut’un Dahiye bölgesindeki Haret Hureyk Mahallesi’nde bulunan bir binaya yönelik saldırı tehdidinde bulunmuştur. Adraee, kırmızıyla işaretlenmiş binanın yer aldığı bir harita paylaşmış ve bölge sakinlerinden işaretli yapının en az 300 metre uzağına gitmelerini istemiştir. Söz konusu binanın Hizbullah’a ait olduğunu öne sürmüş ve buraya şiddetli bir hava saldırısı düzenleneceğini bildirmiştir. Daha sonra Dahiye’nin Hureyk Mahallesi’ndeki başka bir bina için de benzer şekilde işaretli harita paylaşılmış ve saldırı yapılacağı duyurulmuştur.
Gece ilerleyen saatlerde İsrail savaş uçakları, Beyrut’un Dahiye bölgesine hava saldırıları gerçekleştirmiştir. Saldırıların ardından şiddetli patlama sesleri duyulmuştur. Hizbullah’a bağlı Al Manar Televizyonu, Dahiye’nin Hureyk Mahallesi’nde düzenlenen saldırıda kanala ait bir binanın hedef alındığını açıklamıştır.
Aynı gün İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki 59 köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulunarak bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istemiştir. Açıklamada, söz konusu yerleşimlerde yaşayanların evlerini terk ederek en az 1 kilometre uzağa gitmeleri gerektiği belirtilmiştir.
Sabah saatlerinde ordu, Dahiye’nin Harat Hıreyk bölgesini hedef almış ve Hizbullah’a bağlı El-Menar TV binasını bombalamıştır. Aynı saatlerde İsrail uçakları, Dahiye bölgesindeki Hureyk ve Hedes mahallelerine hava saldırıları gerçekleştirmiştir.
Ayrıca Beyrut’a düzenlenen hava saldırısında Hizbullah’a bağlı Nur Radyosu binasının hedef alındığı bildirilmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde Hizbullah, Lübnan’a yönelik saldırılara misilleme olarak İsrail’e füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlediğini duyurmuştur. Hizbullah’ın Telegram kanalından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ile başkent Beyrut’a yönelik saldırılarına karşılık verildiği belirtilmiştir.
Açıklamada, İsrail’deki Miron Üssü’nün yerel saatle 06.30’da kamikaze İHA’larla hedef alındığı kaydedilmiştir. Ayrıca eş zamanlı olarak işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki Nafah Üssü’nün çok sayıda füzeyle vurulduğu duyurulmuştur.
Aynı gün Lübnan’dan atılan roketler İsrail’in kuzeyindeki yerleşim alanlarına isabet etmiştir. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı Genel Müdürü Eli Bin’in açıklamasına göre, Lübnan’dan ateşlenen bir roket İsrail’in kuzeyine düşmüş, Celile bölgesinde Lübnan sınırına yakın Yuval yerleşiminde bir binaya isabet etmiş ve 1 kişi hafif şekilde yaralanmıştır.
Günün ilerleyen saatlerinde, Lübnan’dan ateşlenen bir roketin İsrail-Lübnan sınır hattındaki Kfar Yuval yerleşim bölgesinde bir eve doğrudan isabet ettiği aktarılmıştır. Bu saldırı sonucu bina ve çevredeki araçlarda ağır hasar oluştuğu, en az 4 kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Olay yerine intikal eden İsrail polisinin şarapnel parçalarını bölgeden uzaklaştırdığı ve teyakkuz halinde olduklarını açıkladığı belirtilmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde İsrail, Lübnan’ın güneyinde kara işgalini genişletme kararı aldığını açıklamıştır. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın ofisinden yapılan açıklamada, Katz ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İsrail ordusuna Lübnan içinde daha fazla bölgede konuşlanma yönünde talimat verdiği belirtilmiştir. Katz, "işgalin genişletilmesi kararına Lübnan’da Hizbullah ile artan gerilimi gerekçe gösterdiklerini" söylemiştir.
Aynı gün Lübnan resmi ajansı NNA, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde karadan işgali genişleterek sınır hattındaki bazı belde ve noktalara doğru ilerlemeye başladığını bildirmiştir. Haberde, İsrail birliklerinin yoğun saldırılarla hedef aldığı Lübnan’ın güneyindeki işgal alanını genişlettiği ve bazı beldelere doğru ilerlediği belirtilmiştir.
3 Mart günü öğle saatlerinde, Lübnan resmi ajansı NNA, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı beldelere hava ve topçu saldırıları düzenlediğini bildirmiştir. Habere göre İsrail uçakları Harayib, Kefer Melki, Kakaiyyet Cisir, Debbin, Haruf ve Zerariye beldelerini hedef almış, sınır hattındaki Ayta Şaab beldesi çevresine ise topçu atışları yapılmıştır.
Lübnan ordusundan yapılan yazılı açıklamada iç güvenlik güçlerinin, İsrail ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle yabancı uyruklu 3 kişiyi gözaltına aldığı bildirilmiştir. Günün ilerleyen saatlerinde İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki 80 köy ve beldeye yönelik yeni bir saldırı tehdidinde bulunmuştur. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, bölge sakinlerinin evlerini terk ederek en az 1 kilometre uzağa gitmeleri ve geri dönmemeleri gerektiğini belirtmiştir.
Lübnan’ın güneyindeki Sur kentine bağlı Sıddikin beldesine düzenlenen bir hava saldırısında ise “İslami Sağlık Heyeti”nde görev yapan 2 sağlık görevlisi hayatını kaybetmiştir. Nebatiye vilayetinin Kabriha beldesinde bir motosiklete İsrail’e ait insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda 2 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Ayrıca İsrail ordusunun Ankun, Debbin, Teyrdeba, Benafol, Ernon, Yahmar Şakif, Mansuri, Seksekiyye ve Lobiyye beldelerine de hava saldırıları düzenlediği aktarılmıştır.
Günün ilerleyen saatlerinde İsrail ordusu, Sur kenti için yeni bir saldırı tehdidinde bulunmuştur. Avichay Adraee, Sur kentindeki bazı binaların kırmızıyla işaretlendiği bir harita paylaşarak, bu yapıların Hizbullah’a ait olduğunu ileri sürmüş ve söz konusu binaların şiddetli hava saldırılarıyla hedef alınacağını belirtmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesine yeni hava saldırıları düzenlemiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İsrail uçakları, “Hizbullah kalesi” olarak anılan Dahiye bölgesindeki Ruveys ve Sufeyr mahallelerini hedef almıştır. Saldırıların ardından bölgeden dumanlar yükseldiği bildirilmiştir.
Aynı gün İsrail ordusu, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü noktalara bir dizi saldırı gerçekleştirdiğini duyurmuştur. Ordudan yapılan açıklamada, Hizbullah istihbarat biriminin kullandığı komuta merkezleri, silah depoları ve iletişim bileşenlerinin hedef alındığı belirtilmiş, söz konusu tesislerin sivil görünümlü olsa da “askeri” olduğu iddia edilmiştir. Ayrıca İsrail Donanması tarafından Beyrut’a düzenlenen bir saldırıda İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Lübnan Tümeni Komutanı Rıza Kuzal’ın hedef alındığı öne sürülmüştür.
Kuzal’ın Hizbullah’ın askeri kapasitesinin artırılması ve teçhizatının geliştirilmesi üzerine çalıştığı, İran’dan Lübnan’a silah kaçakçılığında rol oynadığı ve Lübnan topraklarındaki silah üretim programlarını denetlediği iddia edilmiştir. İsrail ordusu saldırıların süreceğini bildirmiştir.
İsrail ordusu, Lübnan’daki Cemaat-i İslami partisinin Sayda kentindeki merkezine de hava saldırısı düzenlemiştir. NNA’nın haberine göre İsrail uçakları, Sayda kentinin Büyük Bostan Mahallesi’nde Cemaat-i İslami’nin merkezini hedef almıştır. Ayrıca Mivdon, Davudiyye, Kefer Tebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine de hava saldırıları düzenlenmiştir. Davudiyye’deki hava saldırısında 14 kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Sayda kentinde daha önce saldırı tehdidi yapılan bir binanın da bombalandığı aktarılmıştır.
İsrail’in Lübnan’a başlattığı saldırıların ardından ülkede göç hareketliliği artmıştır. Çatışmalardan kaçan en az 10 bin sivilin, Şam kırsalındaki Cdeydet Yabus ile Humus’taki Cusiye sınır kapıları üzerinden Suriye’ye geçtiği bildirilmiştir. Lübnan’dan Suriye’ye geçmek isteyenlerin sınır kapılarında yoğunluk nedeniyle saatlerce beklediği ve uzun kuyruklar oluştuğu aktarılmıştır.
Sınır Kapısı Genel İlişkiler Müdürü Muhammed el-Kasım, Lübnan’daki güvenlik durumu nedeniyle sınır kapısında büyük bir yoğunluk yaşandığını belirtmiştir. Kasım, Lübnan tarafının pasaportlara mühür basmadan sivillerin geçişine izin verdiğini ve bu durumun yoğunluğa yol açtığını ifade etmiştir. Sivil savunma ekipleri ile araçların gelenleri karşılamak üzere görevlendirildiğini, ek salonlar açıldığını ve ilave personelin göreve başladığını kaydeden Kasım, “Dün akşam saatlerinden bugün sabah 10.00’a kadar 10 bin kişi giriş yaptı.” demiştir. Ayrıca Lübnan vatandaşlarının Suriye’ye giriş yapabilmesi için Suriyeli biriyle evli olması, Suriye’de evinin bulunması, başka bir ülke vatandaşlığına sahip olması ya da sendika kartı bulunması gibi şartların arandığını dile getirmiştir.
Aynı gün Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetim Birimi tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2 Mart’ta başlayan saldırılar sonucu yerinden edilenlerin sayısının 58 bin 64’e ulaştığı bildirilmiştir. Açıklamada, söz konusu kişilerin Lübnan genelindeki 321 barınma merkezine yerleştirildiği belirtilmiştir. Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, düzenlediği basın toplantısında tüm devlet kurumlarının teyakkuz halinde olduğunu ifade etmiş ve ihtiyaçların karşılanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirmiştir.
3 Mart 2026 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ve Lübnan’a yönelik saldırıların şiddetlendirilerek sürdürüleceğini açıklamıştır. Netanyahu, İsrail’in orta kesiminde bulunan Palmachim Askeri Hava Üssü’ne yaptığı ziyaret sırasında konuşmuştur.
Netanyahu, İsrail jetlerinin İsrail ve Lübnan semalarında bulunduğunu belirtmiş, "Hizbullah’ın İsrail’e saldırmakla “büyük hata yaptığını” ileri sürmüştür. Lübnan ve İran’a halihazırda düzenlenen saldırıların şiddetlendirilerek devam edeceğini" söylemiştir.
3 Mart 2026 tarihinde Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, “Beşli Komite” üyelerini kabulü sırasında Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyini hedef alan saldırısının Litani Nehri’nin güneyi dışındaki bir bölgeden gerçekleştirildiğini açıklamıştır. Avn, Bakanlar Kurulu’nun pazartesi günü aldığı; savaş ve barış kararının yalnızca Lübnan devletinin yetkisinde olduğunu teyit eden ve yasa dışı askeri ile güvenlik faaliyetlerini yasaklayan kararın “egemen ve geri dönülmez” olduğunu vurgulamıştır. Söz konusu kararın Lübnan’ın tüm bölgelerinde uygulanması görevinin Lübnan ordusu ve güvenlik güçlerine verildiğini belirtmiştir.
Cumhurbaşkanı Avn, ABD, Fransa, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır’dan oluşan Beşli Komite ülkelerinden İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurması için baskı yapmalarını istemiştir. Beşli Komite’nin, Lübnan’da cumhurbaşkanlığı boşluğunun ardından siyasi krizin tırmanması üzerine kurulduğu aktarılmıştır.
3 Mart 2026 tarihinde ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, “devam eden bölgesel gerilimler” nedeniyle büyükelçiliğin ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını bildirmiştir. Büyükelçilikten yapılan yazılı açıklamada kararın güvenlik gerekçesiyle alındığı belirtilmiştir. Açıklamada, “devam eden bölgesel gerilimler nedeniyle ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği'nin ikinci bir duyuruya kadar kapalı olacağı” ifade edilmiştir. Tüm normal ve acil konsolosluk randevularının iptal edildiği kaydedilmiş, büyükelçiliğin normal çalışma düzenine dönmesi halinde bilgilendirme yapılacağı aktarılmıştır.
4 Mart 2026 günü gece saatlerinde İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyinde yer alan Aramun beldesine hava saldırısı düzenlemiştir. Lübnan basınında yer alan haberlere göre Aramun’da bir bina hedef alınmış, saldırı sonucu meydana gelen şiddetli patlama sesi Beyrut’un farklı bölgelerinde de duyulmuştur.

İsrail'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği hava saldırıları, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan resmi haber ajansı NNA, İsrail savaş uçaklarının gece saatlerinde ülkenin güneyindeki Kefer Coz ve Kefur bölgelerine de hava saldırıları gerçekleştirdiğini aktarmıştır. Aynı saatlerde İsrail’e ait insansız hava aracının (İHA) Beyrut semalarında alçak irtifada uçuşunu sürdürdüğü bildirilmiştir.
Sabah saatlerine doğru İsrail saldırıları ülkenin doğusuna da yayılmıştır. NNA’nın haberine göre İsrail savaş uçakları, Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kentinin El-Metrebe Mahallesi’nde bulunan 4 katlı bir binayı bombalamıştır. İlk belirlemelere göre saldırıda 4 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştır. Enkaz altında kalanları kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirilmiştir.
Aynı süreçte Beyrut’un güneyindeki Aramun beldesi ile es-Sadiyat bölgesinde bombalanan iki binada da can kaybı ve yaralılar olduğu aktarılmıştır. Yerel basının Sağlık Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre Aramun ve Sadiyat’a yönelik saldırılarda toplam 6 kişi hayatını kaybetmiş, 8 kişi yaralanmıştır. Böylece sabah saatleri itibarıyla İsrail’in Lübnan genelinde düzenlediği hava saldırılarında ölü sayısı 10’a, yaralı sayısı ise 14’e çıkmıştır.

İsrail'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği hava saldırıları, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
NNA ayrıca İsrail ordusunun Beyrut’un doğusundaki Hazmiye bölgesinde bir oteli hava saldırısıyla hedef aldığını, bölgeye çok sayıda itfaiye aracının sevk edildiğini aktarmıştır. İsrail savaş uçaklarının güneyde Nebatiye kentine bağlı et-Tayri ve Kunin beldeleri yakınlarını da hava saldırısıyla hedef aldığı bildirilmiştir.
4 Mart 2026 sabah saatlerinde İsrail’in Lübnan genelinde düzenlediği hava saldırılarına ilişkin ölü ve yaralı sayıları güncellenmiştir. Resmi haber ajansı NNA’da yer alan habere göre İsrail ordusunun saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 11’e, yaralı sayısı ise 23’e yükselmiştir.
Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kentinin El-Metrebe Mahallesi’nde bombalanan 4 katlı binada ilk belirlemelere göre 5 kişi hayatını kaybetmiş, 15 kişi yaralanmış ve 3 kişinin kayıp olduğu bildirilmiştir. Enkaz altında kalanları kurtarma çalışmalarının sürdüğü aktarılmıştır. Baalbek Belediye Başkanı Ahmed Zuhery et-Tufeyli olay yerinde yaptığı açıklamada, “Sebepsiz yere suçlar işleyen bir düşmanla karşı karşıyayız. Düşmanın katliam yaptığı bu yerleşim kompleksinde yalnızca sivil aileler yaşıyor.” ifadelerini kullanmıştır.
4 Mart sabah saatlerinden itibaren İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırmıştır. İsrail uçakları sabah saatleri içinde bölgeye toplam 6 hava saldırısı gerçekleştirmiştir.
Aynı gün İsrail ordusu güneyde Mahmudiye, Suvayri ve Arzun Şahhur beldelerini vurmuştur. Doğudaki Baalbek bölgesinde yer alan Şamstar ve Buvadi beldelerine de hava saldırıları düzenlenmiştir. Ayrıca İsrail’in Nebatiye vilayetine bağlı Cıdeydet Mercayun beldesine misket bombasıyla saldırı gerçekleştirdiği bildirilmiştir.
İsrail ordusunun Cebel-i Lübnan'da hedef aldığı bir otel, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
4 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki tahliye çağrısını genişletmiştir. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ilk etapta 16 köy ve beldenin isimlerini paylaşarak bölgenin acil tahliyesini istemiştir. Söz konusu yerleşimlerde yaşayanlardan evlerini terk etmeleri ve en az 1 kilometre uzaklaşmaları talep edilmiştir.
Daha sonra yapılan ikinci açıklamada saldırı tehdidinde bulunulan belde sayısı 14 daha artırılmış ve toplam 30 belde için tahliye çağrısı yapılmıştır. Adraee, Hizbullah unsurlarına, tesislerine ve askeri araçlarına saldırı düzenleneceğini ileri sürmüş, bu beldelerde yaşayan Lübnanlılardan bölgeleri terk etmelerini istemiştir.
4 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinin Litani Nehri’ne kadar tamamen boşaltılması çağrısında bulunmuştur. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Lübnan’ın güneyinin kırmızıyla işaretlendiği bir harita yayımlamış ve bölge halkına yönelik tahliye talimatı vermiştir.
Adraee, savaş öncesinde yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı ve son iki yıl içerisinde yoğun saldırılar nedeniyle ağır hasar gördüğü belirtilen bölgenin tamamen boşaltılmasını istemiştir.
Açıklamasında, “Hizbullah üyelerinin, tesislerinin veya silahlarının yakınında bulunan herkes kendi hayatını riske atıyor.” ifadesini kullanmıştır. Ayrıca “Hizbullah tarafından askeri amaçlarla kullanılan herhangi bir ev hedef alınabilir.” sözleriyle saldırı tehdidinde bulunmuş, Lübnanlılara Litani Nehri’nin güneyini tamamen boşaltarak nehrin kuzeyine doğru hareket etmeleri talimatını vermiştir.

İsrail'in, Lübnan'ın Hazmiye bölgesinde hedef aldığı bir otel, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Aynı gün İsrail ordusunun Lübnan’daki kara işgalini genişleterek sınır hattındaki Kefer Şuba beldesinin güneyine doğru yaklaşık 700 metre ilerlediği bildirilmiştir. Kefer Şuba ve Arkub Belediyeler Birliği Başkanı Kasım el-Kadiri, İsrail askeri birliğinin Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’ne (UNIFIL) ait bir noktadan yaklaşık 700 metre ilerleyerek beldenin güneyindeki Sahra mevkisinde konuşlandığını açıklamıştır.
Lübnan resmi ajansı NNA da İsrail güçlerinin Bustra bölgesinden Kefer Şuba çevresindeki Rebaat et-Teben bölgesine doğru ilerlediğini duyurmuştur. Haberde söz konusu askeri hareketin 5 askeri araç, bir buldozer ve 2 sivil araç eşliğinde gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
4 Mart 2026 tarihinde Hizbullah, İsrail’in kuzeyindeki ve Lübnan sınırına yakın bölgelerdeki askeri birlikleri ile Hayfa kentindeki bir askeri üssü füzelerle hedef aldığını duyurmuştur. Hizbullah’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İsrail’in kuzeyinde konuşlu askeri unsurların “gelişmiş füzelerle” hedef alındığı belirtilmiştir.
Açıklamada, Celile bölgesinde Lübnan sınırına yakın Yuval yerleşimi civarında bulunan bir grup İsrail askerinin hedef alındığı ifade edilmiştir. Ayrıca Hayfa kentindeki deniz üssüne yönelik bir dizi füze saldırısı düzenlendiği aktarılmıştır. Hizbullah, söz konusu saldırıların Beyrut’un güneyi başta olmak üzere Lübnan’ın birçok bölgesini hedef alan bombardımana karşılık gerçekleştirildiğini bildirmiştir.

Suriye ile Lübnan arasındaki Cdeydet Yabus Sınır Kapısı, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
4 Mart 2026 tarihinde Suriye ile Lübnan arasındaki Cdeydet Yabus Sınır Kapısı, İsrail’in Lübnan tarafındaki Masnaa Sınır Kapısına yönelik olası hava saldırısı riski nedeniyle kısa süreliğine kapatılmıştır.
Suriye Kara ve Deniz Kapıları Kurumu Genel İlişkiler Müdürü Mazen Alluş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sınır kapısının kapandığını duyurmuştur. Alluş, kararın “Lübnan tarafındaki Masnaa Sınır Kapısı'nın İsrail tarafından bombalanma ihtimali nedeniyle derhal tahliye edilmesi gerektiğini bildiren bir uyarının ardından” alındığını belirtmiştir.

Suriye ile Lübnan arasındaki Cdeydet Yabus Sınır Kapısı, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Açıklamasında, “Olası bir hava saldırısı riskine karşı tedbir amacıyla sınır kapısında giriş ve çıkış yönündeki tüm yolcu hareketliliği geçici olarak askıya alındı.” ifadelerini kullanmıştır. Kısa süreliğine kapatılan Cdeydet Yabus Sınır Kapısı, daha sonra yeniden açılmıştır.
4 Mart 2026 tarihinde Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan itibaren İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 72’ye, yaralı sayısının ise 437’ye yükseldiğini açıklamıştır.
4 Mart 2026 tarihinde Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Kasım, "Teslim olmayacağız. İmkanlarımız sınırlı olsa bile, sahip olduğumuz olanaklar ve inancımızla, ne kadar büyük fedakarlık gerekirse gereksin savunmaya devam edeceğiz." demiştir. Kasım, direnişlerinin "meşru bir hak" olduğunu belirterek, "Bu, Taif Anlaşması’na, tüm ilahi dinlerin hükümlerine, Cumhurbaşkanının yemin konuşmasına ve hükümet bildirisinde yer alan ilkelere de dayanmaktadır." şeklinde konuşmuştur.
Hizbullah'ın silahının tartışma konusu olmadığını söyleyen Kasım, "Bu meşru bir haktır. Hizbullah ve onun İslami direnişi, İsrail-Amerikan saldırganlığına karşılık vermektedir. İsrail'in işgal ve genişleme planı açıktır. Biz bu saldırganlığa, halkı, direnişi ve vatanı savunma hakkı çerçevesinde karşı koyacağız. Bu bizim için varoluşsal bir savunmadır ve hedefler gerçekleşene kadar sürecektir." ifadelerini kullanmıştır.
İsrail'e karşı savaşacaklarını dile getiren Kasım, "Onlar bu savaşı mümkün olan en ileri noktaya taşımak istediler. Ancak bizim tercihimiz de onlara karşı sonuna kadar, gerekirse canımız pahasına mücadele etmektir. Teslim olmayacağız. İmkanlarımız sınırlı olsa bile, sahip olduğumuz olanaklar ve inancımızla, ne kadar büyük fedakarlık gerekirse gereksin savunmaya devam edeceğiz." diye konuşmuş ve şu sözlerle devam etmiştir: "Bizim görevimiz savunmayı sürdürmek, bu İsrail-Amerikan düşmanının hedeflerini boşa çıkarmak ve düşmanın projelerini reddeden tutumumuzda kararlı kalmaktır. Böylece tarih, hakkımızı savunmada tereddüt etmediğimizi ve düşmanımıza teslim olmadığımızı kaydedecektir."
İsrail'in Lübnan'ı işgal ederek insanları öldürdüğünü söyleyen Kasım, "Lübnan'daki herkes bu saldırıya karşı koyma sorumluluğunu taşımaktadır." demiş ve İsrail'e karşı birleşme çağrısı yaparak "Bu, Lübnan’ın İsrail düşmanına karşı verdiği bir mücadeledir. Biz Lübnan’da halkımızı, çocuklarımızın geleceğini ve vatanımızı savunmak için savaşıyoruz. Bu mücadele bize yönelik doğrudan saldırılara ve ülkemizin hedef alınmasına karşı verilmektedir. Bu savaş başka herhangi bir savaşla bağlantılı değildir. Bizim istediğimiz, İsrail-Amerikan saldırılarının durması ve İsrail’in geri çekilmesidir. Hedefimiz budur." ifadelerini kullanmıştır.

İsrail'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği hava saldırıları, 4 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
4 Mart günü İsrail’de ana muhalefet partisi Gelecek Var’ın lideri Yair Lapid, Lübnan’ın güneyine yönelik kara işgali çağrısında bulunmuştur. İsrail-Lübnan sınırına yaptığı ziyaretin ardından açıklama yapan Lapid, İsrail’in kuzeyindeki yerleşimlerin güvenliği için Lübnan’ın güneyinin işgal edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
İsrail ordusunun Lübnan’daki kara işgalini genişletme yönündeki kararını desteklediğini belirten Lapid, “Hizbullah sınırın ötesinde durduğu müddetçe güvenlik söz konusu olmayacak.” demiştir. Lapid ayrıca Lübnan’ın güneyinde bir “tampon bölge” kurulması çağrısında bulunmuş ve “Eğer bu, Lübnan’a girmeyi gerektiriyorsa, Lübnan’a girmeliyiz.” ifadelerini kullanmıştır.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Şerif, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsrail saldırılarındaki can kayıplarının ardından Lübnan halkıyla “sarsılmaz dayanışma” içinde olduklarını ifade etmiştir.
Şerif, Pakistan’ın Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediğini belirtmiş, görüşmede itidal, gerilimin düşürülmesi ve barışın yeniden sağlanmasına duyulan acil ihtiyaç konusunda mutabık kalındığını bildirmiştir.
4 Mart 2026 tarihinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştir. Macron, yaptığı açıklamada “Lübnan’daki endişe verici durumu” görüştüklerini belirtmiştir. Hizbullah’ın saldırılarını derhal durdurması gerektiğini ifade eden Macron, gerilimi tırmandırma stratejisinin bölgeyi tehlikeye attığını vurgulamıştır. Aynı zamanda Netanyahu’yu Lübnan’ın toprak bütünlüğüne saygı göstermeye ve kara harekatından kaçınmaya çağırdığını bildirmiştir.
5 Mart gece yarısı İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Havalimanı Otoyolu üzerinde seyir halindeki iki araca ayrı ayrı hava saldırısı düzenlemiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre saldırılar aynı güzergâh üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada saldırılarda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Yaralıların hastanelere sevk edildiği aktarılmıştır.
5 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam kentinde bulunan el-Bedavi Filistin Mülteci Kampı’nda bir evi hava saldırısıyla hedef almıştır. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre saldırıda Hamas yöneticilerinden Vesim Atallah el-Ali ile eşi hayatını kaybetmiş, kızlarından biri yaralanmıştır.
İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı yoğun saldırıların devamı niteliğindeki operasyonda hedef alınan evin Atallah’a ait olduğu bildirilmiştir. İsrail basınında çıkan haberlerde de saldırının bir Hamas yetkilisini hedef aldığı iddia edilmiştir.
Saldırının ardından el-Bedavi kampında protesto yürüyüşleri düzenlenmiştir. Ayrıca Vesim Atallah’ın kardeşi Said Atallah’ın da İsrail’in daha önce Bedavi kampına düzenlediği bir saldırıda ailesiyle birlikte hayatını kaybettiği hatırlatılmıştır.
Aynı gün İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinde daha önce saldırı tehdidinde bulunduğu el-Gubeyri Mahallesi ile Bir el-Abd ve Hıreyk mahallelerine hava saldırıları düzenlemiş; Lübnan’ın güneyinde Sur kentine bağlı eş-Şihabiyye beldesinde bir evi bombalamıştır.

Lübnan Ordusu’na ait tank ve askeri araçlar, İsrail’in saldırılarının ardından ülkenin güneyindeki Mercayun bölgesinde, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre 5 Mart 2026 günü Nebatiye vilayetine bağlı Doğu Zavter beldesine düzenlenen hava saldırısında aynı aileden 3 kişi yaşamını yitirmiştir. Nebatiye’ye bağlı Kefur beldesine yapılan hava saldırısında ise 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Güneydeki Sur kentinde bir araca düzenlenen saldırıda 3 kişi ölmüştür.
Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam kentinde bulunan el-Bedavi Filistin Mülteci Kampı’nda bir evin hedef alınması sonucu Hamas yöneticilerinden Vesim Atallah ile eşi yaşamını yitirmiş, kızları yaralanmıştır. Ayrıca İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Zahle bölgesinde seyir halindeki bir araca düzenlediği hava saldırısında 2 kişi hayatını kaybetmiş, 2 kişi yaralanmıştır.
5 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’da 2 Mart’ta başlattığı yoğun saldırılar kapsamında şu ana kadar 320 Hizbullah hedefini vurduğunu duyurmuştur. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, düzenlediği basın toplantısında, Lübnan’daki operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Defrin, İsrail savaş uçaklarının pazartesi gününden bu yana Hizbullah’a ait olduğu öne sürülen 320 hedefi imha ettiğini iddia etmiştir.
İsrail ordusunun saldırı düzenlediği Lübnan'ın Nebatiye kentinde yıkılan bir bina, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
5 Mart 2026 tarihinde Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart Pazartesi sabahından itibaren ülkeye düzenlediği saldırılara ilişkin güncel bilanço verilerini açıklamıştır. Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Acil Durum Operasyon Merkezi tarafından yapılan açıklamada, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 102’ye, yaralı sayısının ise 638’e yükseldiği bildirilmiştir. Açıklamada ayrıca hastanelere yeni yaralıların ulaştığı, bu nedenle can kaybı ve yaralı sayısının artabileceği ifade edilmiştir.
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetim Birimi'nden yapılan yazılı açıklamada, saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerden yaklaşık 96 bin kişinin, açılan 441 geçici barınma merkezine yerleştirildiği belirtilmiştir.
Aynı gün İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Hiyam beldesini beyaz fosforlu top mermileriyle hedef almıştır. Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre saldırı topçu atışlarıyla gerçekleştirilmiştir. Aynı haberde İsrail savaş uçaklarının Lübnan’ın güneyindeki Taybe beldesine de hava saldırısı düzenlediği belirtilmiştir.
5 Mart 2026 tarihinde Lübnan Bakanlar Kurulu, ülkede bulunduğu tespit edilecek İran Devrim Muhafızları unsurlarına yönelik güvenlik ve idari tedbirler alınması yönünde karar almıştır.
Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Markus, Başbakan Nevvaf Selam başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ilgili tüm kurum ve güvenlik birimlerine Lübnan’da İran Devrim Muhafızları unsurlarının bulunup bulunmadığının araştırılması talimatı verildiğini bildirmiştir.
Açıklamaya göre söz konusu unsurların Lübnan topraklarından herhangi bir askeri veya güvenlik faaliyeti yürütmelerinin kesin şekilde engellenmesi için derhal müdahale edilmesi istenmiştir. Tespit edilecek kişilerin yetkili yargı makamlarının gözetiminde gözaltına alınarak sınır dışı edilmesinin planlandığı ifade edilmiştir.
Markus ayrıca sınır güvenliğinin sağlanması ve Lübnan topraklarının güvenliği tehdit eden faaliyetler için kullanılmasının önlenmesi amacıyla İran vatandaşlarına yeniden vize uygulaması getirilmesine karar verildiğini açıklamıştır.
5 Mart 2026 tarihinde İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Dahiye bölgesine yönelik yıkım tehdidinde bulunmuştur. İsrail basınında yer alan haberlere göre Smotrich, ülkenin kuzey sınırını ziyaret etmiş ve Hizbullah’ın İsrail’e saldırarak “ağır bir bedel” ödeyeceğini iddia etmiştir.. İran’a ve Hizbullah’a yönelik saldırıları savunan Smotrich, Lübnan’ın güneyi ile Dahiye bölgesine ilişkin İsrail ordusu tarafından yapılan tahliye uyarılarına dikkat çekmiştir. Smotrich, Dahiye bölgesine ilişkin olarak, “Çok yakında Dahiye, Han Yunus gibi görünecek.” ifadesini kullanmıştır.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Avn, İsrail ordusunun Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine yönelik tehditlerine değinmiştir.
Avn, İsrail’in Dahiye bölgesini hedef almaması için Fransa’nın devreye girmesini talep etmiş ve Macron’dan müdahalede bulunmasını istemiştir. Görüşmede ayrıca ateşkesin mümkün olan en kısa sürede sağlanması için uluslararası çabaların artırılması gerektiği vurgulanmıştır.
5 Mart günü İsrail ordusunun Beyrut’un güneyinde yüz binlerce kişinin yaşadığı Dahiye bölgesi için tahliye çağrısı yaparak saldırı tehdidinde bulunmasının ardından bölgede geniş çaplı bir sivil hareketlilik yaşanmıştır.
Lübnanlılar, İsrail'in sürgün emri ve saldırı tehdidi sonrası Beyrut'un güneyindeki mahalleleri boşaltıyor, 5 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
İsrail ordusunun Dahiye’deki dört büyük mahallenin acilen boşaltılması yönündeki çağrısı sonrasında binlerce kişi kısa sürede evlerini terk etmiştir. Beyrut’ta ana ulaşım arterlerinde trafik yoğunluğu artmış, bazı noktalarda ulaşım durma noktasına gelmiştir.
Bölge sakinlerinin bir kısmı araçlarıyla Beyrut’un kuzeyi ve doğusundaki kentlere doğru hareket ederken, bazı aileler ise kalacak yer bulamadıkları için açık alanlara ve parklara yönelmiştir. Bazı kişilerin saatlerce yürüyerek Dahiye’den uzaklaşmaya çalıştığı bildirilmiştir.
Günün ilerleyen saatlerinde İsrail ordusu, daha önce tahliye çağrısı ve saldırı tehdidi yayımladığı Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenlemiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre saldırılarda Dahiye’nin Hureyk Mahallesi hedef alınmıştır.
Aynı günün akşam saatlerinde İsrail, Lübnan’ın doğusundaki Bekaa Vadisi’nde yer alan Libbaya beldesinde bir evi hava saldırısıyla hedef almıştır. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre saldırıda bir baba ile iki oğlu hayatını kaybetmiştir. Yıkılan evde bulunan biri çocuk olmak üzere 4 kişi yaralanmıştır.
İlerleyen saatlerde İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Bekaa’daki Durs, Brital ve Macdelyun beldelerinde yaşayanlara bölgeleri acilen terk etmeleri çağrısında bulunmuştur. Adraee, söz konusu yerleşimlerde Hizbullah’a ait faaliyetlerin bulunduğunu öne sürmüş ve İsrail ordusunun bu altyapıyı hedef alacağını ifade etmiştir. Açıklamada ayrıca Hizbullah unsurlarına veya askeri tesislere yakın bölgelerde bulunmanın siviller açısından risk oluşturduğu ileri sürülmüştür.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan’daki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını durdurması, İsrail’in ise Lübnan’a yönelik kara harekâtından kaçınması gerektiğini belirtmiştir.
Macron, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Lübnan’ın yeniden savaşa sürüklenmesini önlemek için tüm çabaların gösterilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Daha önce ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü hatırlatan Macron, aynı gün üst düzey Lübnanlı yetkililerle de temas kurduğunu ve Lübnan sınırındaki askeri operasyonların sonlandırılmasına yönelik bir plan üzerinde çalışıldığını duyurmuştur.
Macron açıklamasında, “Hizbullah, İsrail’e ateş açmayı derhal sonlandırmalı. İsrail, herhangi bir kara müdahalesinden veya Lübnan topraklarında geniş çaplı bir operasyondan kaçınmalıdır.” ifadelerini kullanmıştır.
Lübnanlı yetkililerin kendisine, Hizbullah’ın elinde bulunduğu belirtilen noktaların kontrolünü devralma ve ülkenin güvenliğinin sorumluluğunu üstlenme yönünde taahhütte bulunduğunu aktaran Macron, Fransa’nın Lübnan Silahlı Kuvvetleri ile işbirliğini güçlendireceğini açıklamıştır. Bu kapsamda Fransa’nın Lübnan ordusuna zırhlı personel taşıyıcıları ile operasyonel ve lojistik destek sağlayacağı belirtilmiştir.
Macron ayrıca Lübnan’da yerinden edilen siviller için insani yardım gönderileceğini duyurmuş, İran’ı Lübnan’ı daha geniş bir çatışmaya sürüklememesi yönünde uyarmış ve İsrail’e de gerilimi tırmandırmama çağrısında bulunmuştur.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalan Lübnan’a tam destek verdiklerini açıklamıştır. Sánchez, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yaptığı telefon görüşmesinde Beyrut’taki ve ülkenin diğer bölgelerindeki durumu ele aldıklarını duyurmuştur. Açıklamasında Lübnan halkının İspanya’nın tam desteğine güvenebileceğini belirtmiştir.
Sánchez ayrıca yerinden edilen siviller için insani yardım sağlanacağını ifade etmiş ve “Gerginliğin tırmanmasına son verin. Daha fazla yıkıma hayır. Savaşa hayır.” ifadelerini kullanmıştır.
6 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyi, doğusu ve Beyrut’un güney banliyösünde yer alan Dahiye bölgesine gün boyunca yoğun hava saldırıları düzenlemiştir. Saldırılar sabah erken saatlerde başlamış ve gün içerisinde farklı saatlerde yeni dalgalar halinde devam etmiştir.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, 6 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
İsrail savaş uçakları, Beyrut’un güney banliyösünde Burc el-Baracine, Hureyk, Hades ve Harik mahallelerini hedef almıştır. Sahil Hastanesi çevresi ile el-Camus ve el-Meşrefiyye bölgelerinin de saldırılardan etkilendiği, binalarda ve iş yerlerinde büyük hasar oluştuğu ve yangın çıktığı bildirilmiştir.
İsrail ordusu, sürgün emri ve saldırı tehdidi yayımladığı Dahiye bölgesine sabah saatlerinden itibaren en az 4 hava saldırısı düzenlediğini açıklamıştır. Patlamaların ardından bölgeden yoğun duman yükseldiği aktarılmıştır. Ordu ayrıca, 2 Mart’tan itibaren Dahiye bölgesine toplam 26 dalga hava saldırısı düzenlediğini duyurmuştur.
İsrail savaş uçakları, güneyde Sayda kenti ile birlikte Mervaniyye, Cibşit, Tul, Sarifa, Ayta Şaab, Tulin, Suvana, Mecdel Silim, Ankun, Hiyam, Duveyr ve Kallaviye beldelerini hedef almıştır. Ayrıca Nabatiyye, Beysariyye, Tebnin, Kafrşuba, Vadi Zebkin ve Mezra Hilta da saldırılardan etkilenmiştir.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, 6 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Cibşit’te düzenlenen hava saldırısında 2 kişi, Sarifa’da 1 kişi, Mervaniyye’de 1 kişi hayatını kaybetmiştir. Tul beldesinde bir camiye düzenlenen saldırıda müezzin yaşamını yitirmiştir. Sayda kentinde çok katlı bir binaya düzenlenen hava saldırısında 5 kişi ölmüş, 7 kişi yaralanmıştır. Duveyr’de 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Saide beldesinde düzenlenen saldırıda 3 kişi ölmüş, 1 kişi yaralanmıştır.
İsrail ordusu, Bekaa bölgesindeki Derus ve Dors beldeleri ile Baalbek bölgesindeki Saide, Nebi Şit, Hıdır beldesi ve Beyt Mişik çiftliklerini hedef almıştır. Nebi Şit beldesine 9 ayrı hava saldırısı düzenlenmiş; Lübnan Sağlık Bakanlığına göre bu saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetmiş, 17 kişi yaralanmıştır.
6 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde yer alan Sur kentine bağlı Kozah beldesinde Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’ne (UNIFIL) ait bir mevziyi hedef almıştır.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail ordusu Kozah beldesinde UNIFIL bünyesinde görev yapan Gana askerlerine ait bir noktaya hava saldırısı düzenlemiştir. Saldırı sonucunda Gana askerleri arasında yaralananların bulunduğu belirtilmiştir.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 6 Mart gününün ilk saatlerinde, 2 Mart’tan itibaren düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 123’e, yaralı sayısının ise 683’e yükseldiği bildirmiştir.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, 6 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetim Birimi tarafından yapılan yazılı açıklamada ise saldırılar nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 96 bin kişinin açılan 441 geçici barınma merkezine yerleştirildiği belirtilmiştir.
Günün ilerleyen saatlerinde Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ikinci açıklamada, toplam can kaybının 94 artarak 217’ye, yaralı sayısının ise 798’e yükseldiği duyurulmuştur.
6 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Ravina Shamdasani, Lübnan’da yüz binlerce kişinin İsrail’in tahliye emirlerinden etkilendiğini açıklamıştır.
Shamdasani, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, İsrail’in güney Lübnan’a yönelik kara saldırıları, genel tahliye emirleri ve ülkenin farklı bölgelerine yönelik devam eden hava saldırılarının, halihazırda ağır koşullar altında yaşayan siviller üzerinde ek bir insani yük oluşturduğunu belirtmiştir.
Açıklamasında, “Lübnan için verilen bu uyarılar ve tahliye emirlerinin, 10 binlerce insanın yaşadığı 100'den fazla kasaba ve köyü etkilediği ve çok daha fazlasını etkileme riski taşıdığı bildiriliyor. İsrail ordusu, dün Beyrut'un güney banliyölerinin neredeyse tamamının ve Lübnan'ın doğusundaki Beka bölgesinin tamamen boşaltılmasını istedi, bu da sakinler arasında korku ve paniğe yol açtı.” ifadelerini kullanmıştır.
Shamdasani, Lübnan’da yüz binlerce kişinin tahliye emirlerinden etkilenmiş durumda olduğunu yinelemiş ve çatışmanın yeniden alevlenmesinin yıkıcı sonuçlar doğurduğunu vurgulamıştır. Sivillerin ağır bir bedel ödediğini belirten Shamdasani, Hizbullah’ın da İsrail’e roket saldırılarına devam ettiğine değinmiştir.
BM adına yaptığı çağrıda Shamdasani, “Tarafları, Lübnan'daki bu çatışmanın büyük tırmanışının eşiğinden geri adım atmaya çağırıyoruz. Bunun yerine acil bir şekilde gerilimin azaltılmasını, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı kapsamındaki yükümlülüklerine uyulmasını ve 2024'teki ateşkes düzenlemelerinin sadakatle uygulanmasını talep ediyoruz. Lübnan'ın egemenliğine ve halkının insan haklarına saygı gösterilmelidir.” demiştir.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, 6 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
6 Mart 2026 tarihinde Lübnanlı yetkililer, İsrail’in devam eden saldırıları karşısında uluslararası düzeyde diplomatik girişimlerde bulunmuştur.
Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile telefonda görüşerek Lübnan’ın savaşa sürüklenmemesi için Maskat’ın ilgili taraflar nezdindeki diplomatik ağırlığını kullanmasını talep etmiştir.
Recci, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Ummanlı mevkidaşı ile yürütülen görüşmenin diplomatik çabalar kapsamında gerçekleştiğini belirtmiştir. Görüşmede, Umman’dan ilgili taraflarla temas kurarak Lübnan’ın savaşa sürüklenmesini önlemek amacıyla diplomatik etkisini devreye sokması istenmiştir.
İsrail saldırılarının ardından Baalbek bölgesindeki yıkım, 6 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Aynı gün Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in ülkesine yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e müdahale çağrısında bulunmuştur.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Avn, İsrail’in ülkenin güneyi, Bekaa bölgesi ve Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesi dahil birçok noktayı hedef alan saldırılarını engellemek amacıyla “kardeş ve dost” ülkelerle uluslararası temaslarını sürdürmüştür.
Açıklamada, saldırıların çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açtığı, geniş çaplı yıkım meydana geldiği ve binlerce kişinin yerinden edildiği belirtilmiştir. Ayrıca İsrail saldırılarının aynı gün Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’ne (UNIFIL) de ulaştığı, Ganalı birliğin hedef alınması sonucu bazı askerlerin yaralandığı kaydedilmiştir.
Avn, İsrail’in geniş çaplı saldırılarını kınayarak tüm ülkelere ve BM’ye, Lübnan’a yönelik saldırıların durdurulması için müdahale çağrısında bulunmuştur.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, 6 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
6 Mart 2026 tarihinde yapılan açıklamalara göre, İsrail saldırılarından kaçan 65 binden fazla sivil Suriye’ye geçiş yapmıştır. İsrail ordusunun başta Beyrut’un Dahiye Mahallesi olmak üzere Lübnan’ın birçok bölgesine hava saldırıları düzenlemesi göç hareketliliğini artırmıştır.
En az 65 bin sivil, Şam kırsalındaki Cdeydet Yabus ile Humus’taki Cusiye sınır kapıları üzerinden Suriye’ye giriş yapmıştır. Suriye Gümrük ve Limanlar Genel Müdürlüğü Genel İlişkiler Müdürü Mazen Alluş, Şam ve Humus bölgelerinde yer alan sınır kapılarından 65 bin sivilin ülkeye giriş yaptığını açıklamıştır.
Cdeydet Yabus ve Cusiye sınır kapılarında Suriye Afet ve Acil Durumlar Bakanlığı ile sivil toplum kuruluşları tarafından geçen sivillere gıda, sağlık ve giysi yardımı sağlandığı bildirilmiştir.
Aynı gün Lübnan Ulusal Felaketleri Yönetme Komitesinin günlük raporuna göre, İsrail’in devam eden saldırıları nedeniyle yerinden edilen 110 bin 162 kişi ülke genelindeki sığınma merkezlerine yerleştirilmiştir.
Raporda, açılan sığınma merkezi sayısının 512’ye ulaştığı belirtilmiştir. Saldırılar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan aile sayısının ise 26 bin 432 olduğu ifade edilmiştir.
İsrail ordusu, kara işgalini genişletmek amacıyla yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan’dan yapılan roket saldırısında 8 askerinin yaralandığını açıklamıştır. Açıklamada, İsrail’in kuzeyinde Lübnan sınırına yakın bir noktada konuşlanan İsrail askerlerine Hizbullah mensupları tarafından roket saldırısı düzenlendiği belirtilmiştir.
Yaralanan askerlerin Givati Tugayı’na mensup olduğu, 8 askerin hastaneye kaldırıldığı ve 5’inin durumunun ağır olduğu bildirilmiştir. Hafif yaralanan askerlerden birinin İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in oğlu olduğu basına yansımıştır.
Aynı gün Hizbullah tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in kuzeyine ve Lübnan içinde ilerleyen İsrail güçlerine karşı roket ve insansız hava araçlarıyla (İHA) toplam 18 saldırı düzenlendiği duyurulmuştur.
Açıklamada, Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Katsavia Üssü’nün bir dizi İHA ile hedef alındığı belirtilmiştir. Ayrıca Lübnan’ın güneyinde ilerleyen İsrail askerlerinin roketlerle vurulduğu ifade edilmiştir.
İsrail’in kuzeyindeki Safed kenti yakınlarında bulunan Ami’ad Üssü’nün kamikaze İHA’larla hedef alındığı, İsrail’in kuzeyindeki 5 yerleşim alanına roket saldırıları düzenlendiği aktarılmıştır. Hizbullah, İsrail’in kuzeyindeki 23 yerleşim birimi için tahliye uyarısında bulunmuştur.
7 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusunun Lübnan’ın doğu, güney ve Beyrut’un güney banliyösündeki bölgelere yönelik hava saldırıları sürmüş, gece saatlerinde başlayan operasyonlar gün içinde yeni can kaybı güncellemeleriyle devam etmiştir.
7 Mart'ın ilk saatlerinde ülkenin doğusundaki Nebi Şit beldesine düzenlenen 10 hava saldırısında ilk açıklamalara göre 16 kişi hayatını kaybetmiş, 35 kişi yaralanmıştır. Daha sonra yapılan güncellemede ölü sayısının 26’ya yükseldiği bildirilmiş; hayatını kaybedenler arasında 3 Lübnan askeri ile 1 güvenlik görevlisinin bulunduğu açıklanmıştır.

İsrail'in saldırı düzenlediği Lübnan'ın doğusundaki Nebi Şit beldesi, 7 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Günün ilerleyen saatlerinde yapılan son güncellemede ise Nebi Şit’teki saldırı ve baskında hayatını kaybedenlerin sayısının 15 kişi artarak 41’e yükseldiği, yaralı sayısının ise 40 olduğu duyurulmuştur. Lübnan ordusu, ölenler arasında 3 askerin bulunduğunu teyit etmiştir.
Güney Lübnan’da Kalaviye beldesine düzenlenen saldırıda 2 kişi yaşamını yitirmiştir. Ed-Duveyr beldesinde 5 kişi hayatını kaybetmiş, 9 kişi yaralanmıştır. Kefr Rumman beldesinde 2 kişinin öldüğü bildirilmiştir.
Mervaniye beldesi yakınlarında bir evi hedef alan saldırıda 1 kişi ölmüştür. Baalbek kenti yakınlarındaki Sayda ovasına düzenlenen saldırılarda ise 3 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır.

İsrail'in saldırı düzenlediği Lübnan'ın doğusundaki Nebi Şit beldesi, 7 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Sayda kentindeki Makasid İslam Cemiyeti binasına düzenlenen hava saldırısında 5 kişi ölmüş, 7 kişi yaralanmıştır. Toul beldesinde İmam Mehdi Camisi hedef alınmış; caminin ağır hasar gördüğü ve müezzinin yaşamını yitirdiği bildirilmiştir.
Kefr Tibnit beldesinde iki ev bombalanarak yıkılmıştır. Cebşit beldesine düzenlenen saldırıda ilk açıklamada 2 kişinin öldüğü belirtilmiş, daha sonra Nebatiye’ye bağlı Cebşit beldesine düzenlenen başka bir hava saldırısında 4’ü aynı aileden olmak üzere 6 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştır.
Cebşit’te sabah saatlerinde başka bir eve düzenlenen saldırıda ev tamamen yıkılmış; belde merkezi, işyerleri, belediye binası, konutlar ve park halindeki araçlar ciddi zarar görmüştür. Saldırılarda İslami Kurum Merkezi ile bazı ambulansların da tahrip edildiği aktarılmıştır.
Beyrut’un güney banliyösünde yer alan Cemus, Haret el-Hureyk, El-Hadas ve Burc el-Baracine bölgeleri de hava saldırılarının hedefi olmuştur. Bu saldırılarda 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir.
Lübnan’ın batısındaki Zehrulbeyder geçidinde bir aracı hedef alan saldırıda sürücünün yaralanmadan kurtulduğu belirtilmiştir.
7 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusunun Lübnan’ın doğu ve güneyindeki üç ayrı beldeye düzenlediği hava saldırılarında 13 kişi hayatını kaybetmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, güneydeki Nebatiye vilayetine bağlı Doğu Zavtar beldesine düzenlenen saldırıda 5 kişi yaşamını yitirmiştir.
Sayda kentine bağlı Kevseriyye beldesine gerçekleştirilen hava saldırısında ise 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Lübnan Sağlık Bakanlığı, Baalbek bölgesinde yer alan Şemistar beldesine düzenlenen saldırıda 4’ü çocuk, biri kadın olmak üzere 6 kişinin öldüğünü açıklamıştır.

İsrail'in Beyrut'ta halkı yerlerini terk etmeye zorladığı Dahiye'den kaçan aileler, sokaklarda sabahlıyor, 7 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
7 Mart 2026 gecesi İsrail ordusunun Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kırsalına yönelik havadan asker indirme girişiminde bulunduğu bildirilmiştir. Girişimin ardından bölgede yoğun çatışmalar yaşanmıştır.
Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığına göre, İsrail ordusu Lübnan-Suriye sınırı yakınındaki Doğu Sıradağları’nın yüksek kesimlerinde, Nebi Şit–Ham hattı yönünde havadan indirme girişiminde bulunmuştur. Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, 6 Mart günü yerel saatle 22.30’da İsrail’e ait 4 helikopterin Suriye yönünden gelerek Yahfufa, el-Hureybe ve Mearbun beldelerinin dağlık kesişim noktasına bir piyade birliği indirme girişiminde bulunduğu belirtilmiştir.
İsrail askerlerinin Nebi Şit beldesinin doğu mahallesine (Al Şukr Mahallesi) doğru ilerlediği ve saat 23.30 sularında mezarlık yakınlarında Hizbullah mensuplarıyla hafif ve orta silahlarla çatışmaya girdiği aktarılmıştır.
Çatışmaların İsrail güçlerinin fark edilmesinin ardından şiddetlendiği belirtilmiştir. Hizbullah’ın açıklamasına göre İsrail ordusu, söz konusu birlikleri bölgeden çekebilmek amacıyla savaş uçakları ve helikopterlerle yaklaşık 40 hava saldırısı düzenleyerek yoğun ateş desteği sağlamıştır. Bölge semalarında İsrail savaş uçaklarının yoğun uçuş yaptığı ve termal tuzaklar (ısı balonları) attığı bildirilmiştir.
Açıklamada ayrıca Hizbullah’ın topçu birliklerinin çatışma bölgesi çevresine ve İsrail birliklerinin geri çekilme güzergahına yoğun atışlar gerçekleştirdiği, çevre köylerdeki sivillerin de ateş desteği verdiği belirtilmiştir.
Lübnan basınında yer alan haberlerde, Lübnan ordusunun işaret fişekleri fırlattığı ve Hizbullah unsurları ile bölgedeki aşiretlerin indirme girişimine karşı koyduğu ifade edilmiştir. Gelişmelerin ardından indirme operasyonunun başarısızlıkla sonuçlandığı ve İsrail’e ait helikopterler ile askeri uçakların bölgeden geri çekildiği aktarılmıştır.
İsrail devlet televizyonu KAN’ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, söz konusu havadan indirme girişiminin 1986 yılında Lübnan’da düzenlenen bir saldırı sırasında uçağı düşen ve o tarihten bu yana akıbeti bilinmeyen İsrailli askeri pilot Ron Arad’ın cenazesini bulmak amacıyla gerçekleştirildiği iddia edilmiştir.
İsrail ordusu daha sonra yaptığı açıklamada, Lübnan’ın doğusundaki Baalbek kentine yönelik havadan indirme girişiminde bulunduğunu doğrulamış, operasyonun Ron Arad’ın cenazesini bulmak amacıyla yapıldığını bildirmiştir. Açıklamada, havadan indirme sırasında İsrail askerlerinden yaralanan olmadığı belirtilmiş ve arama alanında Arad ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadığı kaydedilmiştir. İsrail açıklamasında Lübnan basınının aktardığı çatışmalara değinilmemiştir.
İsrail ordusu ayrıca Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’ın Rıdvan Gücü komutanlarına ve komuta merkezlerine saldırı düzenlediğini öne sürmüştür. Açıklamada, Lübnan’ın güneyinde ve Bekaa bölgesinde roketatarlar, silah depoları ve askeri tesislerin hedef alındığı, güneydeki Mecdel Silim’de Rıdvan Gücü komutanları ile iki komuta merkezinin vurulduğu iddia edilmiştir. İsrail ordusu saldırıların süreceğini belirtmiştir.
7 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Sur kentinde daha önce saldırı tehdidinde bulunduğu üç binaya hava saldırısı düzenlemiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre, İsrail uçakları Sur kentinin Zefuf Mufti Mahallesi’nde bulunan üç binayı hedef almıştır.
7 Mart 2026 tarihinde Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 2 Mart sabahından itibaren Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 77 artarak 294’e, yaralı sayısının ise 1023’e yükseldiği bildirilmiştir.
7 Mart 2026 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a hitaben Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda uyarıda bulunmuştur. Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) Başkanı Shlomi Binder ve diğer üst düzey komutanların katılımıyla gerçekleştirilen güvenlik durum değerlendirme toplantısının ardından açıklamalarda bulunmuştur.
İran’ın yanı sıra Lübnan’a da saldırılar düzenlediklerini hatırlatan Katz, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’a yönelik olarak “Siz ve sizin tarafınız anlaşmayı yerine getirmeyi ve Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesini taahhüt ettiniz, ancak bu gerçekleşmiyor. Eğer bu durum böyle devam ederse, bedelini Lübnan yönetimi ve tüm Lübnan ödeyecektir.” ifadelerini kullanmıştır.
Katz, Lübnan yönetiminin harekete geçmemesi halinde ülkeye yönelik saldırıların daha da yoğunlaştırılacağı mesajını vermiştir. Açıklamasında Lübnan’dan toprak talepleri olmadığını savunan Katz, Lübnan topraklarından İsrail’e saldırı düzenlenmesine izin vermeyeceklerini ileri sürmüştür.
7 Mart 2026 tarihinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Lübnan ve bölgedeki son gelişmeleri ele almak üzere İspanya Kralı 6. Felipe ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştir. Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Kral 6. Felipe, Cumhurbaşkanı Avn ile yaptığı görüşmede İspanya’nın zor bir dönemden geçen Lübnan’ın yanında olduğunu belirtmiş ve dayanışma mesajı iletmiştir.
Cumhurbaşkanı Avn, İspanya Kralı’na destek mesajı için teşekkür etmiş; Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) bünyesinde görev yapan İspanyol birliğinin ülkenin güneyindeki görev bölgelerinde kalmasının önemini vurgulamıştır. Avn ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde Lübnan’daki gelişmeleri ve gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik temasları ele almıştır.
7 Mart 2026 akşam saatlerinden itibaren İsrail ordusu Lübnan’ın güneyindeki çok sayıda beldeye yönelik yoğun hava saldırıları düzenlemiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre İsrail uçakları Doğu Yahmur, Duveyir, Ansar, Ankun, Ernun, Batı Sir, Reşaf, Sarbin, Sinay, Sırayfa, Zerariye, Kuvtariyyet-u Riz, Hirbit Silim, Beyt Lif, Yatır, Kefra, Bırayki, Deyr Suryan, Tayba ve Zibdin beldelerini hedef almıştır.
Sırayfa beldesine düzenlenen saldırıda 2 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır. Ernun beldesinde ise Lübnan Kızılhaç ekiplerinden 2 sağlık görevlisinin hafif yaralandığı bildirilmiştir. Öte yandan Hizbullah, füze ve insansız hava araçlarıyla İsrail’e yönelik 10’dan fazla saldırı düzenlediğini açıklamıştır.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre, Sayda kentine bağlı Kevseriyye er-Riz beldesinde ambulans ve sivil savunma ekipleri hedef alınmış; saldırı sonucunda 3 sağlık çalışanı hayatını kaybetmiş, 6 sağlık personeli yaralanmıştır. Nebatiye vilayetine bağlı Cebşit beldesine düzenlenen saldırıda 4 sağlık personelinin yaralandığı bildirilmiştir. Nebatiye’deki Ernun beldesinde ise Lübnan Kızılhaç ekiplerinden 2 sağlık görevlisinin hafif yaralandığı açıklanmıştır.
7 Mart 2026 tarihinde Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci ile Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Lübnan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, İsrail’in ABD ile birlikte İran’a karşı yürüttüğü savaşın bölgedeki yansımaları ve Tel Aviv yönetiminin pazartesi gününden bu yana Lübnan’a yönelik artırdığı saldırılar ele alınmıştır.
Taraflar, İsrail’in artırdığı gerilimi durdurmanın ve Lübnan’ı tarafı olmadığı bir savaşa sürükleme girişimlerini önlemenin yollarını değerlendirmiştir. Açıklamada, Barrot’un Fransa’nın Lübnan’la dayanışmasını ve bu kritik dönemde Lübnan halkına yönelik sürekli desteğini dile getirdiği belirtilmiştir. Recci ise Fransa’nın Lübnan’a yönelik ilgisi ve Paris yönetiminin ülkedeki gelişmeleri yakından takip etmesi dolayısıyla teşekkürlerini iletmiştir.
7 Mart 2026 tarihinde Hizbullah, İsrail’deki askeri tesisler ve askeri toplanma noktalarını hedef alan füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) toplam 20 saldırı düzenlediğini açıklamıştır. Hizbullah tarafından yapılan açıklamalarda saldırıların, İsrail’in Beyrut’un güney banliyösü Dahiye başta olmak üzere çok sayıda Lübnan kenti ve yerleşimini hedef alan saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
Açıklamalara göre İsrail’in kuzeyindeki Hayfa’da bulunan Kiryat Eliezer tesisindeki Demir Kubbe radarları “nitelikli füzelerle” hedef alınmıştır. Kiryat Şmona yerleşimi İHA’larla; Stella Maris Hava Üssü ve Hayfa kenti ise gelişmiş füzelerle vurulmuştur.
Nahariya kenti üç roket saldırısı ve İHA’larla hedef alınmış; daha önce bölge halkına tahliye çağrısı yapıldığı belirtilmiştir. İsrail’in kuzeyinde Akka’nın doğusundaki Tefen Üssü roketlerle, Hayfa’nın kuzeydoğusundaki Elta askeri sanayi tesisi ise İHA’larla hedef alınmıştır. İsrail ordusunun Kuzey Komutanlığı karargahı olarak bilinen Dado Üssü’ne de roket saldırısı düzenlendiği açıklanmıştır.
Safed kenti yakınlarındaki Ein Zeitim Üssü’ne roket saldırısı yapıldığı; Markaba kasabasının karşısındaki Hounin Kapısı yakınında bulunan İsrail askeri araç konvoyunun roketlerle vurulduğu bildirilmiştir. Hizbullah ayrıca Lübnan sınırına yaklaşık 120 kilometre uzaklıktaki Tel Haşomer Üssü’nün “nitelikli bir füze” ile hedef alındığını duyurmuştur.
Lübnan’ın güneyindeki Khiam’ın güney eteklerinde yer alan Tell el-Hamams ve Khallat el-Asafir bölgelerinde toplanan İsrail askerlerinin roketlerle hedef alındığı açıklanmıştır. Aynı bölgelerde bulunan iki noktaya İHA saldırısı düzenlendiği belirtilmiştir. Lübnan-İsrail sınırındaki Kfar Kela beldesinde yer alan Fatima Kapısı yakınlarında toplanan İsrail askeri araçlarının da roketlerle hedef alındığı bildirilmiştir.
7 Mart 2026 tarihinde İspanya hükümeti, İsrail’in Lübnan’a yönelik “büyük çaplı saldırılarını” şiddetle kınadığını açıklamıştır. İspanya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, artan sivil kayıplar nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine taziye ve dayanışma mesajı iletilmiştir.
Açıklamada, Lübnan’ın güvenliği ve istikrarının tüm bölge açısından hayati önem taşıdığı belirtilmiş; İsrail uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaya çağrılmıştır. İspanya, “Tüm taraflar, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına ve Kasım 2024’te varılan ateşkes anlaşmasına tam olarak uymalıdır.” ifadelerini kullanmış; ayrıca İsrail’i, 1701 sayılı karar çerçevesinde Lübnan’da konuşlu barış gücü birliklerine — İspanyol birliği dahil — saygı göstermeye çağırmıştır.
Açıklamada ayrıca Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanmış; İspanya’nın Lübnan hükümetinin silahlı kuvvetlerini ülkenin tamamında güçlendirme ve güney bölgelerine yeniden konuşlandırma yönündeki adımlarını desteklediği belirtilmiştir.
7 Mart 2026 tarihinde Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının bölgeyi daha da istikrarsızlığa sürüklemesinden derin endişe duyduğunu açıklamıştır. Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada “Güney Afrika, İsrail'in Lübnan'daki devam eden askeri operasyonlarından endişe duymaktadır. Bu operasyonlar sivil kayıplara, temel altyapının tahrip edilmesine ve toplulukların yerinden edilmesine yol açmıştır. Bu saldırılar, Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ciddi bir ihlalini oluşturmakta ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştırmaktadır.” ifadesi kullanılmıştır.
Açıklamada ayrıca ABD ve İsrail’in İran’a karşı güç kullanması ile İran’ın bölge genelinde gerçekleştirdiği misilleme saldırıları sonucunda Orta Doğu’da yaşanan gerilimin tırmanmasının endişe verici olduğu belirtilmiştir. Bu gelişmelerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek şekilde çatışmayı daha da genişletme riski taşıdığı ifade edilmiştir.
Güney Afrika, tüm taraflara azami ölçüde itidal çağrısında bulunmuş ve alınan tüm önlemlerin uluslararası hukuka uygun olması gerektiğini vurgulamıştır. Açıklamada ayrıca “Güney Afrika, bu krize askeri bir çözümün olmadığı inancında kararlılığını sürdürmektedir.” denilmiştir.
Son olarak Güney Afrika’nın Orta Doğu’da sükunetin yeniden sağlanması ve adil, kalıcı ve barışçıl bir çözüme ulaşılması amacıyla Birleşmiş Milletler ve bölgesel ortaklarını desteklemeye hazır olduğu belirtilmiştir.
8 Mart 2026 gecesi İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta bir otele hava saldırısı düzenlemiştir. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada saldırıda 4 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.

İsrail ordusunun Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta saldırı düzenlediği otel, 8 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, hedef alınan otelde İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü komutanlarının bulunduğunu iddia etmiştir. İsrail ordusu daha sonra yaptığı açıklamada saldırıda İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı 5 Kudüs Gücü komutanının hedef alındığını ileri sürmüştür. Açıklamada şu isimlerin öldürüldüğü iddia edilmiştir:
İsrail tarafında, bu kişilerin İran, Hizbullah ve diğer silahlı gruplar arasındaki faaliyetleri koordine ettiği ve finansman aktardığı savunulmuştur.
8 Mart günü İsrail ordusu Lübnan’ın güneyi ve doğusundaki çok sayıda beldeye hava saldırıları düzenlemiştir. Nebatiye vilayetine bağlı Bati Sir beldesinde 3 katlı bir binaya düzenlenen saldırıda ilk belirlemelere göre çoğu kadın ve çocuk 19 kişi hayatını kaybetmiştir.
Sayda ilçesine bağlı Tuffahata kasabasında 5’i aynı aileden 8 kişi yaşamını yitirmiştir. Sur ilçesine bağlı Cebel el-Batm kasabasında 3 kişi ölmüş, 4 kişi yaralanmıştır. Kana beldesinde 4 kişi hayatını kaybetmiş, Gaziyye beldesinde 2 kişi ölmüştür.

İsrail savaş uçaklarının, Lübnan’ın güneyindeki Sayda kentine bağlı Gaziyye beldesinin sanayi bölgesinde bir binaya düzenlediği hava saldırısının ardından bölgede oluşan hasar, 8 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Eytit beldesinde düzenlenen saldırıda 3 kişi yaşamını yitirmiştir. Sur kentindeki Eser Mahallesi’nde 8 kişi hayatını kaybetmiştir. Duvayr beldesinde aynı aileden 6 kişi ölmüş, Ayta Şab beldesinde 1 kişi hayatını kaybetmiştir.
Filistinli mültecilerin yaşadığı Ayn el-Hilva Kampı yakınındaki Tamir bölgesine düzenlenen iki hava saldırısında 1 kişi ölmüş, 10 kişi yaralanmıştır. Lübnan resmi ajansı NNA ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre yalnızca gece saatlerinden itibaren güney ve Beyrut’a yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 50’ye yükselmiştir.
Lübnan Sağlık Bakanı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in 2 Mart 2026’dan 8 Mart'a kadar düzenlediği saldırılarda 83’ü çocuk olmak üzere 394 kişinin hayatını kaybettiği, 1130 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.

İsrail savaş uçaklarının, Lübnan’ın güneyindeki Sayda kentine bağlı Gaziyye beldesinin sanayi bölgesinde bir binaya düzenlediği hava saldırısının ardından bölgede oluşan hasar, 8 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
8 Mart’ta gece saatlerinde İsrail ordusuna ait yaklaşık 15 helikopterin Suriye yönünden Nebi Şit bölgesine sızma girişiminde bulunduğu bildirilmiştir. Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, helikopterlerden bazılarının Serğaya Ovası’na piyade birlikleri indirdiği ve Lübnan topraklarına doğru ilerlemeye çalıştığı belirtilmiştir. Nebi Şit, Arsal ve Ras Baalbek çevresinde çatışmalar yaşandığı aktarılmıştır.
Hizbullah, Adise ve Aytarun yönünde ilerlemeye çalışan İsrail birliklerini topçu ve roket atışlarıyla hedef aldığını açıklamıştır. İsrail ordu sözcülüğü, Lübnan’ın güneyindeki çatışmalarda biri uzman çavuş olmak üzere 2 İsrail askerinin öldüğünü duyurmuştur.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Litani Nehri’nin güneyinin tamamen boşaltılması yönündeki emri yinelemiştir. Açıklamada bölge sakinlerinden nehrin kuzeyine hareket etmeleri istenmiştir. Arnun, Yahmur, Zavtar Şarkıyye ve Zavtar Garbiyye köyleri için de tahliye çağrısı yapılmıştır.
İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, 2 Mart’tan itibaren Lübnan’a yönelik saldırılarda 820 mühimmat kullanıldığı belirtilmiştir. Açıklamada 200 Hizbullah mensubunun öldürüldüğü ve bunların 80’inin Rıdvan Gücü’nden olduğu iddia edilmiştir.
Hizbullah, İsrail’in saldırılarına karşılık olarak Misgav Üssü’ne roket saldırısı düzenlediğini ve Hayfa Deniz Üssü’nü nitelikli roketlerle hedef aldığını duyurmuştur. İsrail basınında yer alan haberlerde Hizbullah’ın küçük ve hareketli birimlere dayalı gerilla taktiklerine geçtiği öne sürülmüştür.
Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Arap Birliği toplantısında yaptığı konuşmada Hizbullah’ın Lübnan’ı ilgisi olmayan bir savaşa sürüklediğini ifade etmiştir. Recci, hükümet ve halkın bu eylemlerden sorumlu olmadığını belirtmiştir.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran’dan atılan füze parçalarının El-Muharrak bölgesine isabet etmesi sonucu 3 kişinin yaralandığı, bir üniversite binasında ve bir su arıtma tesisinde hasar oluştuğu bildirilmiştir.
9 Mart'ın ilk saatlerinde Lübnan resmi haber ajansı NNA, İsrail askerlerinin helikopterlerle havadan asker indirme yaparak Lübnan’ın doğusuna doğru ilerlemeye çalıştığını bildirmiştir. Hizbullah, İsrail ordusunun 15 helikopterle Nebi Şit beldesine sızma girişiminde bulunduğunu ve çatışmaların sürdüğünü açıklamıştır.
NNA’ya göre İsrail askerleri, daha önce 7 Mart’ta da Nebi Şit beldesine helikopterlerle asker indirme girişiminde bulunmuş, Hizbullah ise söz konusu girişimin çatışmaların ardından püskürtüldüğünü duyurmuştur. İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik havadan indirme operasyonlarının 1986 yılında Lübnan’da uçağı düşen ve akıbeti bilinmeyen İsrailli askeri pilot Ron Arad’ın cenazesini bulma amacı taşıdığını açıklamıştır. Önceki indirme sırasında Nebi Şit beldesine düzenlenen yoğun saldırılarda ve baskında 41 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir.
İlerleyen saatlerde Hizbullah, Lübnan’ın güneyindeki sınır hattında bulunan Adise ve Aytarun beldelerine doğru ilerlemeye çalışan İsrail askerlerini topçu atışlarıyla hedef aldığını duyurmuştur. Açıklamada, yerel saatle 00.45’te İsrail ordusuna bağlı bir birliğin Adise beldesindeki Halle el-Mehafir bölgesine doğru ilerlediğinin tespit edildiği ve söz konusu birliğin topçu atışlarıyla ikinci kez hedef alındığı belirtilmiştir. Ayrıca gece saatlerinde Aytarun beldesine doğru ilerleyen İsrail askerlerinin iki kez topçu atışlarıyla vurulduğu bildirilmiştir.
Hizbullah daha sonra Adise yönünde ilerleyen İsrail güçlerinin yerel saatle 02.15’te roket atışlarıyla hedef alındığını açıklamıştır. Açıklamada, Hizbullah unsurlarının makineli tüfekler ve roketlerle çatışmaya girerek İsrail askerlerini Halle el-Mehafir bölgesinden geri çekilmeye zorladığı ifade edilmiştir.

İsrail ordusunun Beyrut'taki Dahiye bölgesine yönelik saldırıları, 9 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
9 Mart 2026 sabah saatlerinde, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta patlama ve savaş uçağı sesleri duyulmuştur. İsrail’in 2 Mart 2026 tarihinde Lübnan’a başlattığı hava saldırılarının sürdüğü bildirilmiştir. İsrail ordusu, Beyrut’un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenlediğini açıklamıştır. Şiddetli patlama seslerinin ardından bölgeden dumanlar yükselmiştir. İsrail ordusu, saldırıların Hizbullah altyapısını hedef aldığı iddiasında bulunmuştur.
Öğle saatlerinde, İsrail ordusunun Dahiye bölgesine yönelik saldırılarını sürdürdüğü bildirilmiştir. İsrail uçaklarının bir saat içinde dört hava saldırısı gerçekleştirdiği bildirilmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’ya göre, saldırıların bazılarında Hizbullah’ın finans kuruluşu Karz-ı Hasen’e ait şubelerin bulunduğu binalar hedef alınmıştır. İsrail ordusu gün içerisinde Lübnan genelinde Karz-ı Hasen şubelerini hedef alacağını açıklamıştır.
İlerleyen saatlerde, 9 mart sabah saatlerinden itibaren Dahiye bölgesine en az on hava saldırısı düzenlendiği bildirilmiştir. Aynı saatlerde Hizbullah, Lübnan’daki saldırılara misilleme olarak İsrail’in kuzeyine roket saldırıları düzenlediğini açıklamıştır. Dahiye bölgesine düzenlenen bu saldırılarda 1 kişinin hayatını kaybetmiş ve 12 kişi yaralanmıştır.
Gün boyunca Beyrut semalarında İsrail’e ait insansız hava araçlarının alçak irtifada uçuş gerçekleştirdiği bildirilmiştir.

İsrail ordusunun Beyrut'taki Dahiye bölgesine yönelik saldırıları, 9 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
9 Mart günü, Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun Sur kentine bağlı Tayr Deba ve Coya beldelerine düzenlediği hava saldırılarında 16 kişinin hayatını kaybettiğini, 40 kişinin yaralandığını açıklamıştır. Açıklamaya göre, Tayr Deba beldesinde 9 kişi ölmüş, 17 kişi yaralanmıştır. Coya beldesine düzenlenen saldırıda ise 7 kişi yaşamını yitirmiş, 23 kişi yaralanmıştır.
9 Mart öğle saatlerinde İsrail ordusu, Nebatiye vilayetine bağlı Nimeyriyye ve Şevkin beldelerine hava saldırıları düzenlemiştir. Lübnan Sağlık Bakanlığı, Nimeyriyye beldesindeki saldırıda 7 kişinin öldüğünü, 2 kişinin yaralandığını açıklamıştır. Şevkin beldesine düzenlenen saldırıda ise 1 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Böylece iki beldede toplam 8 kişi yaşamını yitirmiş, 2 kişi yaralanmıştır. Ayrıca İsrail, güneyde Haris, Bezuriyye, Hamul, Tibnin ve Şokin beldelerini, doğuda Hermel kenti çevresi ile Yonin beldesini de hedef almıştır.
Günün son saatlerinde ise, İsrail ordusunun Nebatiye vilayetine bağlı Kalia beldesinde bir eve düzenlediği topçu saldırısında yaralanan Maruni papazı Peder Pierre er-Rai’nin hayatını kaybettiği bildirilmiştir.
Lübnan resmi ajansı NNA, Merciyyun bölgesindeki Kalia beldesinde bir evin İsrail tankından art arda iki topçu saldırısına maruz kaldığını aktarmıştır. İlk saldırıda ev sahibi Clovis Boutros ve eşinin yaralandığı, ikinci saldırıda ise Papaz Pierre er-Rai’nin yaralandığı ve Kızılhaç ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldığı belirtilmiştir. Daha sonra alınan bilgiye göre Papaz er-Rai, aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
Vatikan’dan konuya ilişkin açıklama yapılmıştır. Papa 14. Leo’nun, Lübnan’ın güneyindeki topçu saldırısında bir rahibin hayatını kaybetmesini derin üzüntüyle öğrendiği ve olayları endişeyle takip ettiği bildirilmiştir.
Vatikan Basın Ofisi’nin açıklamasında, Papa’nın “Orta Doğu’daki son bombalamaların tüm kurbanları, aralarında birçok çocuğun da bulunduğu masum insanlar ve onlara yardım edenler, örneğin bugün öğleden sonra Kalia’da öldürülen Maronit rahip Pierre El-Rahi için derin üzüntüsünü dile getirdiği” ifade edilmiştir.
Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin, Roma’da yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki kilise de bu durumun mağduru. Halkın çektiği acılardan muaf değiliz.” ifadelerini kullanmıştır. Parolin, Orta Doğu’daki gelişmeleri “büyük trajedi” olarak nitelemiş ve Vatikan’ın diplomatik temaslarını sürdüreceğini belirtmiştir.
9 Mart günü Hizbullah, İsrail’in Lübnan’daki çok sayıda kent ve belde ile Beyrut’un güney banliyösü Dahiye’ye yönelik saldırılarına karşılık olarak İsrail’de iki askeri hedefi füzelerle vurduğunu açıklamıştır. Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, yerel saatle 17.00’de İsrail ordusuna ait bir hedefe saldırı düzenlendiği belirtilmiştir. Açıklamada, İsrail ordusunun siber savunma ve iletişim birimine bağlı uydu iletişim istasyonunun, İsrail’in orta kesiminde yer alan Vadi Ela bölgesinde “nitelikli füzelerle” hedef alındığı ifade edilmiştir. Söz konusu tesisin Lübnan sınırına yaklaşık 160 kilometre uzaklıkta bulunduğu kaydedilmiştir.
Hizbullah ayrıca yerel saatle 17.00’de, İsrail’in başkenti Tel Aviv’in güneydoğusunda ve Lübnan sınırına yaklaşık 135 kilometre uzaklıkta bulunan Remle Üssü’nü (İsrail İç Cephe Komutanlığı karargahı) gelişmiş füzelerle hedef aldığını duyurmuştur.
Açıklamada, bu saldırıların İsrail’in Lübnan’daki onlarca şehir ve belde ile Beyrut’un güney banliyösü Dahiye’ye düzenlediği saldırılara karşılık gerçekleştirildiği vurgulanmıştır.
9 Mart günü İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW), İsrail ordusunun Lübnan’daki yerleşim bölgelerinde beyaz fosfor mühimmatı kullandığını bildirmiştir. HRW tarafından yapılan yazılı açıklamada, 3 Mart 2026 tarihinde Lübnan’ın güneyindeki Yuhmur eş-Şakif beldesinde bulunan evlere topçu atışıyla beyaz fosfor mühimmatı kullanıldığı ve bunun yasa dışı bir saldırı olduğu ifade edilmiştir.
Açıklamada, saldırıya ilişkin çekilen 7 fotoğrafın doğruluğunun teyit edildiği ve coğrafi konumlarının belirlendiği belirtilmiştir. Söz konusu fotoğraflarda, yerleşim bölgesi üzerinde patlayan fosfor mühimmatı ile iki ev ve bir araçta çıkan yangını söndürmeye çalışan sivil savunma ekiplerinin görüntülendiği aktarılmıştır.
HRW’nin Lübnan’daki araştırmacılarından Remzi Kays, yerleşim bölgelerinde beyaz fosfor kullanılmasının son derece endişe verici olduğunu belirtmiştir. Kays, beyaz fosfor mühimmatının can kaybına ya da yaşam boyu sürebilecek ağır yaralanmalara neden olabileceğini ifade etmiştir.
İsrail’in yoğun saldırıları altında bulunan Lübnan’da parlamentoda yapılan oylama sonucunda milletvekillerinin görev süresinin 2 yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre oylamada:
Bu karar doğrultusunda Mayıs 2026’da yapılması planlanan parlamento seçimleri 2028 yılına ertelenmiştir.
9 Mart sabah saatlerinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduklarını ifade etmiştir. Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Avn, Danimarka, İsveç ve Norveç büyükelçilerini kabulünde konuşmuştur. Avn, İsrail’in başkent Beyrut’taki Dahiye semti başta olmak üzere ülkenin güneyi ve doğudaki Bekaa bölgesine yönelik saldırılarının hedeflerine ulaşamayacağını belirtmiştir.
Cumhurbaşkanı Avn, Lübnan’ın bazı büyük ülkelere ve Birleşmiş Milletler’e (BM), İsrail’in saldırılarını durdurmak amacıyla gerekli güvenlik konularının ele alınacağı müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduğunu ilettiğini açıklamıştır.
Günün ilerleyen saatlerinde Cumhurbaşkanı Avn, İsrail’in Lübnan’a yönelik tüm saldırılarını durduracak tam ve kapsamlı bir ateşkese dayalı girişim çerçevesinde İsrail ile doğrudan müzakerelerin başlatılması çağrısında bulunmuştur. Avn, ülkesindeki duruma ilişkin olarak Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de katıldığı çevrim içi toplantıda konuşmuştur.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesindeki duruma ilişkin, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de katıldığı çevrim içi toplantıda konuşuyor, 9 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Cumhurbaşkanı Avn, Lübnan’daki mevcut durumun “devlet kontrolü dışında faaliyet gösteren silahlı bir gruptan” kaynaklandığını ifade etmiş ve Lübnan topraklarından atılan roketlerin İsrail’in geniş çaplı karşılık vermesini kışkırtmaya yönelik bir “tuzak” olduğunu belirtmiştir.
Avn, Lübnan’daki insani durumun ağırlaştığını belirterek, 600 binden fazla kişinin yerinden edildiğini, bazılarının temel ihtiyaçlardan yoksun biçimde sokaklarda kaldığını açıklamıştır. Cumhurbaşkanı, ülkesinin “hukuka saygı göstermeyen saldırgan bir taraf ile Lübnan’ın çıkarlarını ve halkın yaşamını gözetmeyen devlet dışı bir silahlı grup arasında sıkıştırılmaya çalışıldığını” ifade etmiştir.
Avn, 2 Mart 2026’da Lübnan topraklarından İsrail’e atılan 6 roketin, İsrail ordusunu Lübnan’a girmeye ve bazı bölgeleri işgal etmeye kışkırtma amacı taşıdığını belirtmiştir. Konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştır: “Mevcut durum Lübnan’ı bir ikilemle karşı karşıya bıraktı. Ya herhangi bir yasal veya insani kısıtlama olmaksızın İsrail’in saldırganlığıyla doğrudan çatışmaya girmek ve Lübnan’ı potansiyel olarak başka bir Gazze’ye dönüştürmek, ya da çatışmadan çekilmek ve böylece aynı silahlı grubun, devletin halkını koruyamadığı bahanesiyle popülist bir kampanya başlatmasına izin vermek.”
Avn, Hizbullah’a işaret ederek “Bu füzeleri fırlatan kim olursa olsun, İran rejiminin hesapları uğruna, onlarca köyümüzün yıkılması ve on binlerce insanımızın ölümü pahasına bile olsa, Lübnan devletini saldırılar ve kaos altında yıkmayı amaçlamıştır.” demiştir.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Avn, kapsamlı bir ateşkes sağlanması ve İsrail’in Lübnan’a yönelik tüm kara, hava ve deniz saldırılarının durdurulmasına dayalı bir girişimin desteklenmesini istemiştir. Cumhurbaşkanı ayrıca, Lübnan ordusuna lojistik destek sağlanması talebinde bulunmuş, bunun gerilim bölgelerinin kontrol altına alınmasına ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına katkı sağlayacağını belirtmiştir.
Avn, kapsamlı ateşkes için anlaşmaya varmak amacıyla Lübnan ile İsrail arasında uluslararası garantörler eşliğinde doğrudan müzakerelerin başlatılması gerektiğini ifade etmiştir.
Lübnan Ulusal Afet Risk Yönetimi Komitesi tarafından yayımlanan rapora göre, 2 Mart 2026’dan bu yana zorla yerinden edilenlerin resmi sayısı 667 bin 831 kişiye ulaşmıştır. Raporda, barınma merkezlerine başvuruların sürdüğü belirtilmiş ve 667 bin 831 kişinin barınma merkezlerine başvurduğu kaydedilmiştir. Açılan 567 barınma merkezine yaklaşık 120 bin kişinin yerleştirildiği bilgisi paylaşılmıştır.
Lübnan hükümeti tarafından kayıt altına alınan yerinden edilenlerin sayısının açıklanmasına karşın, evlerinden ayrılarak farklı bölgelere sığınan kişilerin de bulunduğu ve bu nedenle toplam sayının daha yüksek olabileceği ifade edilmiştir.
9 Mart günü İsrail basınında Lübnan hükümetinin ABD aracılığıyla İsrail’e doğrudan müzakere teklifinde bulunduğuna ilişkin haber yayımlanmıştır. İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun, isimleri açıklanmayan 5 kaynağa dayandırdığı habere göre, Beyrut yönetimi, İsrail’in saldırılarını sona erdirmesi amacıyla ABD aracılığıyla doğrudan müzakere yapılmasını teklif etmiştir. Haberde, söz konusu teklifin İsrail’in saldırılarını durdurmayı ve ilerleyen süreçte iki ülke arasında olası bir barış anlaşmasına zemin hazırlamayı amaçladığı belirtilmiştir.
Kanal 12’ye konuşan kaynaklar, Lübnan’ın Washington yönetimi üzerinden ilettiği teklife hem İsrail’in hem de ABD’nin “mesafeli ve şüpheci” yaklaştığını ileri sürmüştür.
Haberde, Lübnan hükümetinin geçen hafta ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’a, İsrail’in saldırılarını tamamen sona erdirecek bir anlaşma için arabuluculuk teklifinde bulunduğu aktarılmıştır.
Kaynaklara göre Tom Barrack’ın yanıtı şu şekilde olmuştur: “İsrail’e karşı yardımımızı istiyorsanız, saçmalıkları bırakın. Hizbullah’ın silahları konusunda atılan gerçek bir adım yoksa, bunun bir anlamı yok.”
Haberde ayrıca, İsrail hükümetinin Lübnan’ın teklifinden haberdar olduğu ancak teklifin kabul edilmesi için “çok geç” olduğu ve Tel Aviv yönetiminin Hizbullah’ı tamamen ortadan kaldırmaya odaklandığı iddia edilmiştir. Beyrut yönetiminin teklifinin, İsrail ile bakanlar düzeyinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde görüşmeler yapılmasını içerdiği belirtilmiştir.
9 Mart 2026 tarihinde Avrupa Birliği (AB), Lübnan’daki gelişmelere ilişkin taraflara yönelik açıklamada bulunmuştur. AB, Lübnan’da tüm taraflara itidal çağrısı yapmış, Hizbullah’ın derhal silah bırakmasını ve İsrail’e yönelik tüm saldırılarını durdurmasını istemiştir.
Ayrıca AB, İsrail’e de Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden kara operasyonlarını sonlandırma çağrısında bulunmuştur.
AB Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar Al Anouni, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, Lübnan’daki sahadaki durumun “oldukça endişe verici ve kaygı uyandırıcı” olduğunu ifade etmiştir. Al Anouni, İsrail ile Lübnan arasında ikili diyaloğun başlatılması gerektiğini belirtmiştir.
Al Anouni “Hizbullah’a derhal silah bırakması ve İsrail’e yönelik tüm saldırılarını durdurması çağrısında bulunuyoruz. Ayrıca İsrail’e de Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden kara operasyonlarını durdurması çağrısı yapıyoruz.” ifadelerini kullanmıştır.
AB ayrıca tüm taraflara sivillerin ve sivil altyapının korunması, Lübnan halkı açısından daha fazla yerinden edilmeye yol açabilecek eylemlerden kaçınılması çağrısında bulunmuştur. Açıklamada, AB’nin diplomatik girişimleri desteklemeye devam edeceği belirtilmiştir.
Aynı gün Fransa, Lübnan’daki gelişmelere ilişkin olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) acil toplantıya çağırmıştır. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Lübnan’da hızla kötüleşen durum karşısında Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplanmasını talep etti.” ifadelerini kullanmıştır.
Barrot, İsrail’in saldırılarını genişlettiği ve halkın yerinden ayrılmaya zorlandığı Lübnan için 6 milyon avroluk acil yardım paketi gönderildiğini açıklamıştır. Ayrıca 20 tonluk insani yardım sevkiyatı için hazırlık yapıldığını belirtmiştir. Fransa Dışişleri Bakanı, “Lübnan’ın kaosa sürüklenmesini önlemek, ateşkesin sağlanması ve Hizbullah’ın silah bırakma sürecinin devam etmesi için” Lübnanlı ve İsrailli yetkililerle temas halinde olduklarını ifade etmiştir.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı desteklediklerini açıklamıştır. Suriye resmi haber ajansı SANA’ya göre, Şara, bölgedeki gelişmeleri ele almak üzere Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu başkanlıklarının davetiyle Ortadoğu liderlerinin katıldığı çevrim içi toplantıya katılmıştır.
Şara, Irak ve Lübnan hükümetlerinin ülkelerini çatışmadan uzak tutmak için attığı adımları desteklediklerini belirterek, “Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Hizbullah’ı silahsızlandırmada destekliyoruz.” ifadelerini kullanmıştır. Cumhurbaşkanı Şara, bölgede yaşanan mevcut tırmanışın “tüm bölge için varoluşsal bir tehdit” oluşturduğunu belirtmiş; özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimali ve Körfez’deki enerji altyapısına yönelik saldırıların küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiğini vurgulamıştır.
Suriye’nin üç farklı çatışma hattının kesiştiği bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Şara, bu nedenle ülkesinin söz konusu gelişmelerden doğrudan ve ciddi şekilde etkilendiğini belirtmiştir. Şara, Suriye’nin “Arap egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı kınama” yönündeki tutumunun değişmediğini kaydetmiş; İran’ın Arap başkentlerinde istikrarsızlık yaratmaya yönelik girişimlerini ve Arap ulusal güvenliğini hedef alan müdahalelerini en sert ifadelerle kınadıklarını dile getirmiştir.
Suriye’nin istikrarının Levant ve genel olarak Orta Doğu’nun istikrarı açısından temel bir unsur olduğunu ifade eden Şara, ülkesinin bölge devletleriyle ortak tutum geliştirmek amacıyla koordinasyon içinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Şara, çatışmanın etkilerinin Suriye topraklarına taşınmasını önlemek amacıyla sınır bölgelerinde savunma güçlerinin tedbiren güçlendirildiğini ve sınır aşan örgütlerin Suriye topraklarını kullanmasının engellenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü açıklamıştır.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına ilişkin açıklamada bulunmuştur. AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) tarafından yapılan açıklamada, Kallas’ın İsrail’in 2 Mart 2026’dan bu yana Lübnan’a düzenlediği saldırılara ilişkin değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Kallas, İsrail’in saldırıları nedeniyle Lübnan’da kitlesel yerinden edilme yaşandığını ve kırılgan olan durumun daha da istikrarsızlaştığını belirtmiştir. Açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır: “İsrail, Lübnan’daki operasyonlarına son vermelidir. Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.” Kallas, Lübnan’ın İran’la çatışmada yeni bir cephe haline gelme riski taşıdığına işaret etmiş; Hizbullah’ın İsrail’e saldırma kararının tüm bölgeyi tehlikeye attığını ifade etmiştir.
İsrail’in uluslararası hukuka uygun olarak kendini savunma hakkı bulunduğunu savunan Kallas, “Savaşa katılan tüm vekil güçler kendilerini meşru hedef haline getiriyor. Hizbullah silahsızlanmalı ve İsrail’e karşı tüm eylemlerine son vermelidir.” demiştir.
Kallas, İsrail’in yanıtının “oldukça sert” olduğunu vurgulamış ve saldırıların Lübnan’da kitlesel yerinden edilmelere yol açtığını belirtmiştir. İsrail’in saldırılarının Lübnan’ı ve halkını “kendilerine ait olmayan” bir savaşa çekme riski taşıdığına dikkat çekmiştir.
Kallas, ateşkesin yeniden sağlanmasının Lübnan’ın kaosa sürüklenmesini önlemede en iyi şans olduğunu ifade etmiştir. AB’nin, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü’nü (UNIFIL) desteklediğini ve UNIFIL güçlerinin güvenliğinin garanti altına alınması gerektiğini belirtmiştir.
Ayrıca daha fazla can kaybı, yerinden edilme ve bölgesel tırmanmanın önlenmesinin “acil öncelik” olduğunu ifade etmiş ve tüm tarafların uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukuka saygı göstermesi ile sivillerin ve sivil altyapının korunması gerektiğini vurgulamıştır. Kallas, Lübnan halkıyla dayanışma mesajı vererek, AB’nin çatışmalardan etkilenen yaklaşık 130 bin kişiye yardım etmek amacıyla acil durum rezervlerini kullanacağını açıklamıştır.
10 Mart günü yayımlanan resmi bilgilere göre, Lübnan’da 9 Mart günü İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda 28 kişi hayatını kaybetmiş, 80 kişi yaralanmıştır. Lübnan Sağlık Bakanlığı, Nebatiye ilçesine bağlı Numeyriye beldesine düzenlenen hava saldırısında 7 kişinin öldüğünü, 2 kişinin yaralandığını açıklamıştır.
Numeyriye yakınındaki Şukin beldesine düzenlenen saldırıda ise 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 8 kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Nebatiye el-Fevka beldesinin çevresinin İsrail topçu atışlarıyla hedef alındığı aktarılmıştır. NNA, güneydeki Beyt Yahun ile Tibnin beldeleri arasındaki yolda iki motosikleti hedef alan İsrail SİHA saldırısında 1 Suriye uyruklu kişinin öldüğünü, 1 kişinin yaralandığını bildirmiştir. Aynı bölgedeki Et-Tiyre beldesine düzenlenen saldırıda 2 kişi hayatını kaybetmiştir.
Tayr Debba ve Cuveyya beldelerine düzenlenen saldırılarda daha önce açıklandığı üzere 16 kişinin öldüğü, 40 kişinin yaralandığı belirtilmiştir. Sur kentine bağlı Burc Rahhal beldesi yakınlarında bir aracın vurulduğu aktarılmıştır. Şihabiye beldesindeki saldırıda ise çok sayıda kişinin yaralandığı bildirilmiştir.
Sayda bölgesindeki Kevseriyet er-Riz beldesine yönelik saldırıda 15 Suriyeli işçinin yaralandığı açıklanmıştır. Bekaa Vadisi’nde yer alan Yunin beldesinin hava saldırısına uğradığı bildirilmiştir. Lübnan’ın kuzeyindeki Akkar bölgesinde el-Bire beldesindeki boş araziye bir insansız hava aracının düştüğü kaydedilmiştir.
Görgü tanıklarından alınan bilgilere göre, Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine düzenlenen hava saldırılarında 1 kişi hayatını kaybetmiş, 12 kişi yaralanmıştır. İsrail’in Hizbullah’ın finans altyapısına yönelik uyarılarının ardından gerçekleştirilen saldırı dalgasında, Sefir, Hare Hureyk, Ayn es-Sekke, Burc el-Beracine, el-Mureyice ve Havalimanı Yolu’ndaki El-Karz el-Hasan şubelerinin hedef alındığı aktarılmıştır. Ayrıca Hadi Nasrullah Otoyolu’ndaki binalarda ve Amerikan Mahallesi’nde büyük hasar meydana geldiği bildirilmiştir.
Lübnan Kızılhaçı, güneydeki Mecdel Zun beldesinde yaralılara müdahale eden 2 sağlık görevlisinin İsrail bombardımanında yaralandığını açıklamıştır. Açıklamada, UNIFIL ile koordinasyon halinde yaralılara ulaşmak için bölgeye giden sağlık ekiplerinin ikinci saldırıdan etkilendiği ve yaralanan 2 sağlık görevlisinin Sur’daki Cebel Amil Hastanesine kaldırıldığı belirtilmiştir. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart 2026’dan 10 Mart'a kadar devam eden İsrail saldırılarında çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 486 kişinin hayatını kaybettiğini, 1313 kişinin yaralandığını açıklamıştır.
10 Mart'ın ilk saatlerinde Suriye resmi haber ajansı SANA’ya dayandırılan bilgilere göre, Hizbullah’ın Lübnan topraklarından başkent Şam’ın güneybatısındaki Sergaya beldesi çevresinde bulunan Suriye ordusu mevzilerine topçu saldırısı düzenlediği bildirilmiştir.
İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenliyor, 10 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
SANA’ya bilgi veren Suriye Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, saldırının Lübnan sınır hattından gerçekleştirildiğini ve Sergaya çevresindeki Suriye ordusu noktalarının hedef alındığını açıklamıştır. Açıklamada, Hizbullah’ın sınır bölgesine takviye birlikler sevk ettiği belirtilmiş, Suriye ordusunun ise oluşan durumu değerlendirme sürecine girdiği ifade edilmiştir.
Saldırının ardından Suriye ordusunun Lübnan ordusu ile iletişime geçtiği ve Suriye topraklarına yönelik herhangi bir saldırıya karşı gerekli adımların atılacağı vurgulanmıştır.
10 Mart'ın ilk saatlerinde İsrail ordusu, daha önce sürgün emri yayımladığı Lübnan’ın güneyindeki El-Ensariye beldesine yoğun hava saldırıları düzenlemiştir. Aynı gün içinde İsrail ordusunun güneydeki Bint Cubeyl ilçesi ile Aynata beldesi çevresine topçu atışları gerçekleştirdiği aktarılmıştır. İsrail makamları, El-Ensariye’den Hizbullah tarafından roket fırlatıldığını ileri sürmüş; gece boyunca bölgedeki komuta merkezleri ile saldırı altyapısının hedef alındığını savunmuştur.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, 10 Mart sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, Litani Nehri’nin güneyinde yaşayanlara yönelik sürgün emrini yinelemiş ve İsrail ordusunun bu bölgede şiddetli saldırılar düzenleyeceğini bildirmiştir. Bölge halkına evlerini terk ederek Litani Nehri’nin kuzeyine geçmeleri çağrısında bulunulmuş; Hizbullah tesislerinin yakınında bulunanların hayati risk altında olduğu ifade edilmiştir.
Gün içinde İsrail ordusunun güneyde farklı beldelere yönelik saldırıları sürmüştür. Nebatiye vilayetine bağlı Deyr Antar beldesine düzenlenen hava saldırısında 4 sağlık çalışanının yaralandığı bildirilmiştir. Kefer Coz, Bıreyki, Deyr Suryan, Tayba, Beyt Lif, Sarifa, Keffur, Yatır ve Beraşit beldelerinin de hava saldırılarının hedefi olduğu aktarılmıştır. İlma Şab beldesi sakinlerinin ise Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) eşliğinde evlerini terk etmeye başladığı bildirilmiştir.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenliyor, 10 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Sur kentine bağlı Kıleyle beldesinde bir araca insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştır. Günün ilerleyen saatlerinde Nebatiye vilayetindeki saldırılarda 1 kişinin daha yaşamını yitirdiği bildirilmiştir. İsrail uçaklarının Cebşit, Hinnaviyye, Harayip, Tayr Diba, Bazuriyye, Coya ve Duveyr beldelerine saldırı düzenlediği aktarılmıştır. Ayrıca Avzai ve Kana beldelerinde iki motosikletin hedef alındığı belirtilmiştir.
Gün sonunda Sur kentine bağlı Coya beldesine düzenlenen hava saldırısında Coya Belediye Başkanı Fevzi Fevvaz ile belediye meclisi üyesi Abbas Baalbaki’nin hayatını kaybettiği bildirilmiştir.
10 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusunun yeni bir saldırı başlattığını duyurmasının ardından, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinde patlamalar meydana gelmiştir.
Bölgeden aktarılan bilgilere göre İsrail ordusu, daha önce tahliye uyarısında bulunduğu Dahiye’ye hava saldırısı düzenlemiş; saldırının ardından patlama sesleri duyulmuş ve bölgeden dumanlar yükselmiştir.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenliyor, 10 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan resmi ajansı NNA, İsrail ordusunun Dahiye’deki Camus Mahallesi’ni hedef aldığını bildirmiştir. Aynı gün yapılan güncellemede, İsrail ordusunun Dahiye bölgesine toplam 4 hava saldırısı düzenlediği belirtilmiştir. Saldırıların 2’sinin Camus Mahallesi’ne, 1’inin Burc el-Baracine bölgesine ve 1’inin Leylek Mahallesi’ne gerçekleştirildiği aktarılmıştır.
10 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Lübnan Temsilcisi Karolina Lindholm Billing, İsrail’in saldırıları sonucu Lübnan’da son bir haftada yaklaşık 700 bin kişinin yerinden edildiğini açıklamıştır. Billing, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen haftalık basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, İsrail’in 53’ten fazla köy ve yoğun nüfuslu bölge için tahliye uyarısı yapmasının ve hava saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından yeni tırmanışın bir haftayı aştığını belirtmiştir.
Billing, 667 binden fazla kişinin hükümetin çevrim içi yerinden edilme platformuna kayıt yaptırdığını, sayının artmasının beklendiğini ifade etmiştir. Yaklaşık 120 bin kişinin hükümet tarafından belirlenen toplu barınma merkezlerinde kaldığı aktarılmıştır. Ayrıca, çatışmaların başlamasından bu yana 78 binden fazla Suriyeli ile 7 bin 700’den fazla Lübnanlının Suriye’ye giriş yaptığı bilgisi paylaşılmıştır. Billing, sivillerin korunması ve insani yardıma engelsiz erişimin sağlanması çağrısında bulunmuştur.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan beri düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 84 artarak 570’e, yaralı sayısının ise 1444’e yükseldiğini açıklamıştır. Açıklama, Lübnan Ulusal Afet Risk Yönetimi Komitesi aracılığıyla duyurulmuştur.
Bakanlık, 2 Mart’tan bu yana barınma merkezlerine 759 bin 300 kişinin başvurduğunu bildirmiştir. Açılan 580 barınma merkezine yaklaşık 122 bin kişinin yerleştirildiği belirtilmiştir.
Lübnan Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne bağlı İslami Sağlık Kurumu, İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı saldırılardan 10 Mart'a kadar sağlık ekiplerinden 15 kişinin hayatını kaybettiğini, 30’dan fazla kişinin yaralandığını açıklamıştır.
Kurum tarafından yapılan yazılı açıklamada, sağlık merkezleri ile ambulans ve sağlık ekiplerinin hedef alındığı belirtilmiştir. Son olarak güneydeki Hinnaviyye beldesinde bir ilk yardım noktasının çevresinin hedef alındığı, saldırıda 1 sağlık görevlisinin hayatını kaybettiği ve 2 sağlık görevlisinin yaralandığı ifade edilmiştir. Açıklamada, bu saldırıların uluslararası anlaşmaların ihlali olduğu vurgulanarak sağlık ve insani yardım ekiplerinin korunması çağrısında bulunulmuştur.
10 Mart 2026 tarihinde Hizbullah Meclis Grubu Başkanı Muhammed Raad, Hizbullah’a bağlı El-Menar televizyonunda yayımlanan konuşmasında Lübnan’daki mevcut duruma ve İsrail ile yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Raad, "Lübnan'ın savaş ile İsrail'in dayattığı aşağılayıcı şartlara teslim olmak arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya" olduğunu söyleniştir.
Lübnan'daki mevcut duruma değinen Raad, "Lübnan bugün iddia edildiği gibi savaş ile barış arasında bir seçim yapmıyor. Aksine savaş ile düşmanın (İsrail) hükümete dayatmak istediği aşağılayıcı şartlara teslim olmak arasında bir tercih yapıyor." demiştir. İsrail'e karşı direnişin "onuru korumanın tek yolu" olduğunu ve Hizbullah'ın ateşkes sürecine bağlı kaldığını savunarak, şu ifadeleri kullanmıştır: "Bir yıl 5 ay boyunca direniş (Hizbullah), düşmana karşı ateşkese tam olarak bağlı kaldı. Fakat, işgalciler (İsrail) bir gün bile anlaşmaya uymadı. Direnişin ateşkese bağlılığını cinayet, ihanet ve yıkım için kullandılar. Lübnan hükümeti, düşmanın ihlallerine karşı harekete geçmedi ve İsraillilere baskı yapmak için sahip olduğunu iddia ettiği uluslararası dostlukları kullanmadı."
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in suikasta uğramasına ilişkin Raad, "Hamaney'in hedef alınmasına karşılık olarak direnişin fırlattığı füzeler, Lübnanlı direnişçilerin ve halkının düşmanın küstahlığına ve aşırılığına karşı sabrının tükendiğine dair bir mesajdı." ifadelerini kullanmıştır.
10 Mart akşam saatlerinde Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki Hiyam kenti ile Aytarun beldesinin güneyinde İsrail güçleriyle çatışmaların sürdüğü bildirilmiştir. Açıklamada, Hizbullah güçlerinin İsrail ordusuna ait bir Merkava tankını doğrudan vurduğu iddia edilmiştir.
Hedef alınan tankın, İsrail güçlerinin çatışma alanındaki ölülerini tahliye etmeye çalıştığı sırada kurulan bir “pusu noktasına” çekildiği öne sürülmüştür. Vurulan tankın çatışmada isabet alan üçüncü tank olduğu ve “öncekiler gibi alev aldığı” belirtilmiştir. Ayrıca, hasar gören tankları tahliye etmeye çalışan İsrail ekiplerinin de uygun silahlarla hedef alındığı ifade edilmiştir.
Hizbullah, Lübnan’ın güneyindeki Hula sınır beldesine sızmaya çalışan bir İsrail birliğinin füzelerle hedef alındığını ve Abbad mevkii yakınlarındaki bir İsrail topçu mevzisinin vurulduğunu da duyurmuştur.
10 Mart'ın ilk saatlerinde İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert ile Tel Aviv’de bir araya geldiğini ve görüşmede bölgedeki gelişmelerin ele alındığını açıklamıştır. Saar, sosyal medya platformundaki paylaşımında, "son bir hafta içinde Lübnan topraklarından İsrail’e yönelik saldırıların, İran tarafından gerçekleştirilen saldırılardan daha fazla olduğunu" iddia etmiştir.
Saar, Hizbullah’ın 8 Ekim 2023’te olduğu gibi İran’ın baskısıyla savaşa dahil olduğunu ve bunun Lübnan’ın çıkarlarına aykırı olduğunu savunmuştur. Hizbullah’ın askeri kapasitesinin zayıflatılmasının “bölgesel bir gereklilik” olduğunu ileri süren Saar, Hizbullah’ın zayıflatılmasının İsrail ve Lübnan’ın ortak çıkarı olduğunu vurguladığını belirtmiştir.
10 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Lübnan genelinde Hizbullah’a bağlı olduğu iddia edilen Karz-ı Hasen Kurumunun varlıklarına ve depolarına yönelik ek saldırılar düzenlediğini açıklamıştır. Ordu tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Lübnan genelinde operasyonlar gerçekleştirdiği belirtilmiştir.
Açıklamada, "Karz-ı Hasen Kurumunun Hizbullah’ın finans kurumu olduğu ve silah ile silah üretim malzemesi temini ile maaş ödemelerinde kullanıldığı" iddia edilmiştir.
Aynı gün İsrail ordusu, Hizbullah’ın Lübnan’dan attığı iki roketin önlenemediğini ve Batı Kudüs yakınlarındaki Beyt Şemeş ile Ramle kentlerine isabet eden roketlere karşı uyarı sirenlerinin devreye girmediğini açıklamıştır. Ordu, sirenlerin çalmamasının “münferit bir arızadan” kaynaklandığını ileri sürmüştür.
Açıklamada, Hizbullah’ın eşzamanlı olarak çok sayıda roket attığına işaret edilmiş ve iki roketi düşürme girişiminin başarısız olduğu belirtilmiştir. Olayın detaylı şekilde soruşturulduğu ve Lübnan cephesinde benzer durumların yaşanmaması için gerekli düzenlemelerin yapıldığı ifade edilmiştir.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden askeri saldırılarını en güçlü şekilde kınadığını açıklamıştır. Açıklama, X sosyal medya platformu üzerinden yayımlanmıştır.
Açıklamada, "Pakistan, yüzlerce sivilin ölümüne ve yaklaşık yarım milyon kişinin yerinden edilmesine neden olan İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden askeri saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesine yer verilmiştir.
İsrail'in saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilen açıklamada, bu eylemlerin Lübnan'ın ülkede barış ve istikrarı sağlama çabalarını baltaladığı, bölgedeki mevcut güvenlik ve insani krizleri şiddetlendirme potansiyeli taşıdığı kaydedilmiştir.
Açıklamada, İsrail'in sivilleri ayrım gözetmeksizin hedef almasının ve Lübnan'ın egemenlik ile toprak bütünlüğünü ihlal etmesinin son bulması gerektiği vurgulanarak, uluslararası topluma Tel Aviv yönetiminin saldırılarını sona erdirmesi için harekete geçmesi çağrısında bulunulmuştur.
İsrail'in işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından hemen, tam ve koşulsuz çekilmesinin de talep edildiği açıklamada, "Pakistan, bu saldırganlık karşısında kardeş Lübnan halkıyla tam bir dayanışma içinde olduğunu belirtirken Lübnan ile daha geniş bölgede kalıcı barışı sağlamaya yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edecektir." ifadesi kullanılmıştır.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ele alınmış ve mevcut hassas koşulların iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin artırılmasını gerektirdiği vurgulanmıştır.
Taraflar, özellikle sınırların kontrol altına alınmasının ve herhangi bir taraftan gelebilecek güvenlik ihlallerinin önlenmesinin önemine işaret etmiştir. Görüşmede iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun güçlendirilmesi gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Aynı gün Suriye ordusu, Lübnan topraklarından Şam’ın güneybatısındaki Sergaya beldesi çevresinde bulunan Suriye ordusu mevzilerine Hizbullah tarafından topçu saldırısı düzenlendiğini bildirmiştir.
Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Vatikan’dan Lübnan’ın güneyindeki sınır köylerinde yaşayan Hristiyan nüfusun korunması için diplomatik girişimde bulunmasını talep ettiğini açıklamıştır. Recci, Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin ile Devletlerle ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir.
Recci, görüşmede Lübnan’daki son gelişmeleri ve özellikle güneydeki sınır köylerinin içinde bulunduğu zor durumu ele aldığını belirtmiştir. Lübnan’ın güneyindeki Hristiyan varlığının korunması amacıyla Vatikan’ın arabuluculuk ve diplomatik temaslarda bulunmasını istediğini ifade etmiştir.
Gallagher ise Vatikan’ın Lübnan’daki gerilimi durdurmak ve vatandaşların topraklarından edilmesini önlemek amacıyla gerekli diplomatik girişimleri yürüttüğünü bildirmiştir. Vatikan’ın gelişmeleri yakından takip ettiği ve Lübnan’ın Papa 14. Leo’nun dualarında yer almaya devam ettiği aktarılmıştır.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Lübnan Cumhurbaşkanlığının X platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ile İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden saldırıları ele alınmıştır.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, görüşmede Lübnan hükümeti, halkı ve ordusuna destek verdiklerini ifade etmiştir. Sisi, İsrail saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Lübnanlılara destek olmak amacıyla Mısır’ın Lübnan’a insani yardım gönderme kararı aldığını aktarmıştır.
Görüşmede iki liderin, devam eden saldırıların bölgesel etkilerini değerlendirdiği ve mevcut durum hakkında görüş alışverişinde bulunduğu bildirilmiştir.
11 Mart'ın ilk saatlerinde Lübnan’ın güneyinde Hizbullah unsurları ile İsrail ordusu arasında çatışma çıktığı bildirilmiştir. Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığına göre, İsrail ordusuna bağlı bir birlik, topçu ateşi ve orta kalibreli silahlarla sağlanan yoğun ateş desteği altında Nebatiye vilayetine bağlı sınır hattındaki Aytarun beldesine doğru ilerlemeye çalışmıştır.
İlerleme girişimi sırasında bölgede bulunan Hizbullah unsurları ile İsrail askerleri arasında doğrudan çatışma yaşanmıştır.

İsrail ordusunun hava saldırısıyla hedef aldığı, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un şehir merkezindeki Aişe Bekkar bölgesinde bulunan bir bina, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Aynı gün içerisinde İsrail ordusunun Beyrut şehir merkezindeki Aişe Bekkar bölgesinde bulunan çok katlı bir binanın bir dairesini hava saldırısıyla hedef aldığı bildirilmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA, saldırının belirli bir daireyi hedef aldığını duyurmuştur. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde bina ve çevresinde hasar meydana geldiği görülmüştür. Sağlık Bakanlığı, saldırıda 4 kişinin yaralandığını açıklamıştır.

İsrail ordusunun hava saldırısıyla hedef aldığı, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un şehir merkezindeki Aişe Bekkar bölgesinde bulunan bir bina, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Hizbullah, Lübnan’ın güneyinden İsrail’e ait askeri hedeflere yönelik füze, insansız hava aracı (İHA) ve topçu atışlarıyla toplam 26 saldırı düzenlediğini açıklamıştır. Söz konusu saldırıların İsrail’in Lübnan’da onlarca kent ve beldeyi, başkent Beyrut’un Dahiye bölgesini hedef alan hava saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
Açıklamaya göre Hizbullah, İsrail’e ait 8 askeri toplanma noktası, 2 yerleşim birimi, 4 askeri üs, 6 askeri mevzi ve kışla, 3 topçu mevzisi ile bir askeri sanayi şirketini hedef almıştır. Ayrıca iki saha operasyonu gerçekleştirildiği ve toplam 26 saldırı düzenlendiği ifade edilmiştir.

İsrail ordusunun hava saldırısıyla hedef aldığı, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un şehir merkezindeki Aişe Bekkar bölgesinde bulunan bir bina, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Hiyam kentinde İsrailli askerlerin toplandığı noktalar ile Hiyam Hapishanesinin doğusunun roket atışlarıyla hedef alındığı belirtilmiştir. Lübnan-Filistin sınırındaki Adise beldesi kırsalında İsrail’e ait araç ve askerlerin bulunduğu nokta, Merkaba beldesindeki yeni mevzi, Marun er-Ras beldesinin doğusundaki Kahil Tepesi ve Ayterun köyündeki Hanuk bölgesinin de topçu atışlarıyla vurulduğu kaydedilmiştir.
Hizbullah ayrıca Hayfa’nın doğusundaki Metula ve Misgav Am yerleşimlerini, Tziporit askeri üssünü, Taberiye Gölü’nün batısındaki Shamshon üssünü, Giv’a üssünü ve Tel Aviv’in güneyinde bulunan Tel Hashomer üssünü hedef aldığını açıklamıştır.
Bunun yanı sıra Hiyam’ın güneyindeki Hamamis Tepesi’nde kurulan yeni mevzi, Abbad mevzisi ve çevresi, Aytarun beldesi yakınındaki yeni mevzi, Malkiye mevzisi, Mishmar HaCarmel füze savunma tesisi ve Yiftah kışlasının da hedef alındığı belirtilmiştir. Abbad mevzisi çevresindeki bir topçu bataryası, Sasa yerleşimindeki bir topçu mevzisi, Merc mevzisi yakınındaki bir topçu bataryası ile Yodfat askeri sanayi şirketinin de saldırılar kapsamında yer aldığı bildirilmiştir.
Aynı gün sabah saatlerinde Hizbullah, Lübnan’ın güneyinden İsrail’in askeri hedeflerine yönelik 6 saldırı daha gerçekleştirdiğini duyurmuştur. Açıklamada, 2 Mart 2026’dan itibaren İsrail’e yönelik saldırı sayısının 150’ye ulaştığı belirtilmiştir. Nebatiye vilayetine bağlı Aytarun beldesine doğru ilerlemeye çalışan İsrail askerleri ile yaşanan çatışma hatırlatılmış, söz konusu bölgedeki İsrail askerlerinin roketlerle hedef alındığı ifade edilmiştir. Merkaba bölgesindeki İsrail askerlerinin de roket atışlarıyla vurulduğu, İsrail’in kuzeyindeki el-Marac noktasına saldırı düzenlendiği bildirilmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyi, doğusu ve başkent Beyrut’u hedef alan hava saldırıları gün boyunca sürmüş, resmi açıklamalara göre can kaybı sayısı kademeli olarak artmıştır. Gece saatlerinden itibaren Sur, Bint Cubeyl ve Nebatiye kentleri ile Batı Bekaa bölgesi ve Beyrut’un güney banliyösü hedef alınmıştır. Hanaviye, Şehabiye, Kana, Hoş ve Tibnin başta olmak üzere çok sayıda belde vurulmuş, Beyrut’un Aişe Bekkar bölgesindeki bir daire yeniden hedef alınmıştır. İlk açıklamalarda ölü sayısının 30’a, yaralı sayısının 31’e yükseldiği bildirilmiştir.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırıları, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
İlk güncellemelerde Şehabiye’de 6, Kana’da 5, Hanaviye ve Şarkiyye’de 3’er, Zelaya, Hoş ve Kefertibnit beldelerinde ise 1’er kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Zelaya, Hoş, Kana, Şehabiye ve Tibnin beldelerinde toplam 26 kişinin yaralandığı aktarılmıştır. Lübnan’ın doğusundaki Baalbek bölgesine bağlı Temnin beldesinde Suriyelilerin yaşadığı bir binaya sabah saatlerinde düzenlenen hava saldırısında 10 kişinin hayatını kaybettiği ve 5 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.
Ayrıca sabah saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesinde bir motosikletin insansız hava aracıyla hedef alındığı; Tayri ve Zebkin beldelerinin İsrail uçakları tarafından vurulduğu, güneydeki Saf Hava bölgesinde bir araca İHA saldırısı düzenlendiği kaydedilmiştir. Daha sonra yapılan ek güncellemelerde Habbuş ve Arabsalim arasındaki bölgeye düzenlenen insansız hava aracı saldırısında 2 kişinin daha hayatını kaybettiği belirtilmiş ve toplam can kaybının 35’e yükseldiği duyurulmuştur.
Günün ilerleyen saatlerinde saldırıların sürdüğü bildirilmiştir. İsrail uçaklarının Nebatiye kent merkezi ile Bint Cubeyl ilçesini ve Beyt Hanun, Coya, Harbis, Tul, Mari, Semmaiye, Deyr Antar, Konin ve Yatir beldelerini hedef aldığı aktarılmıştır. Haris beldesinde ise insansız hava aracının bir motosikleti hedef alması sonucu 1 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.
Akşam saatlerinde İsrail savaş uçaklarının Lübnan’ın güneyi ve doğusundaki çok sayıda beldeye düzenlediği hava saldırılarında 20 kişi hayatını kaybetmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre, İsrail uçakları güneyde Arzi, Zerariye, Tayba, Tebnin ve Mareke beldeleri ile doğudaki Baalbek bölgesine bağlı Şaat beldesini hedef almıştır. İlk açıklamalarda Tebnin’de 8, Şaat’ta 3, Mareke’de 1 kişinin hayatını kaybettiği; Mareke’de ayrıca 14 kişinin yaralandığı bildirilmiştir.
Daha sonra yapılan güncellemede saldırı alanının genişlediği belirtilmiş; Kuzey Burç, Deyr Antar, Zavtar, Zebkin, Şehhabiyye ve Remali beldelerinin de hedef alındığı aktarılmıştır. Kuzey Burç beldesindeki hava saldırısında 6, Deyr Antar beldesinde ise 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Ayrıca İsrail ordusunun sınır hattındaki Hiyam, Sadikin, Yatır, Marun Ras, Ayta Şaab, Kantara ve Kefre beldelerine topçu atışları gerçekleştirdiği kaydedilmiştir.

İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırıları, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
11 Mart akşam saatlerinde İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı noktalarda karadan ilerlediği bildirilmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail ordusu güneydeki bazı bölgelerde kara unsurlarıyla ilerleme girişiminde bulunmuştur. İlerlemenin “karadan işgal” amacı taşıdığı ifade edilmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik hava saldırıları gün boyunca artarak sürmüştür. Öğle saatlerinde İsrail ordusunun Dahiye bölgesine art arda üç hava saldırısı düzenlediği bildirilmiştir. Saldırıların ardından patlama sesleri duyulmuş ve bölgeden dumanlar yükselmiştir. Lübnan resmi ajansı NNA, saldırılarda Dahiye’deki Hureyk Mahallesi’nin hedef alındığını duyurmuştur. Beyrut semalarında İsrail savaş uçaklarının alçak irtifada uçuş gerçekleştirdiği aktarılmıştır.
Akşam saatlerinde İsrail ordusunun Dahiye’ye iki yeni hava saldırısı düzenlediği ve geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurduğu bildirilmiştir. İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, savaş uçaklarının Dahiye’de yüksek katlı binaları hedef aldığını ileri sürmüştür.
Gece saatlerinde saldırıların şiddetlendiği ve iki dalga halinde toplam yedi hava saldırısı gerçekleştirildiği aktarılmıştır. Şiddetli patlamaların duyulduğu ve bölgeden yoğun duman yükseldiği bildirilmiştir. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya hesabından yaptığı “acil ve ciddi uyarı” başlıklı paylaşımda Dahiye’nin derhal boşaltılması gerektiğini belirtmiş ve İsrail ordusunun kısa süre içinde bölgeye “büyük bir güçle” saldırı düzenleyeceği uyarısında bulunmuştur.
Aynı gün İsrail ordusu, Beyrut’a yönelik saldırılara ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmıştır. Açıklamada, havadan ve denizden yaklaşık 200 mühimmat kullanılarak Beyrut’ta yaklaşık 70 hedefin vurulduğu belirtilmiştir. İsrail ordusu, 50 yüksek katlı binanın hedef alınarak yıkıldığını kabul etmiştir.
İsrail Ordu Sözcüsü Adraee, saldırılarda Hizbullah altyapısı, silah depoları, merkez komuta karargahı ve Beyrut’taki Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri karargahının hedef alındığını iddia etmiştir. Ayrıca Adnan el-Osman, Zaid Ali Cuma ve Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü’ne bağlı 5 komutanın öldürüldüğünü öne sürmüştür.
11 Mart 2026 tarihinde Hizbullah, Lübnan’ın güneyinde sınır hattındaki İsrail askerlerine yönelik bir dizi saldırı gerçekleştirdiğini açıklamıştır.
Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, sabah saatlerinde Hiyam beldesinin güneyinde toplanan İsrail askerlerinin roket atışlarıyla ikinci kez hedef alındığı belirtilmiştir. Açıklamada söz konusu saldırının İsrail’in Lübnan’ın çeşitli bölgelerine yönelik saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.
Aynı gün yapılan bir diğer açıklamada Hizbullah, sınır hattında bulunan İsrail’e ait Bılat mevziisinin yerel saatle 07.00’de topçu atışlarıyla hedef alındığını duyurmuştur. Açıklamada saldırının Lübnan’a yönelik İsrail operasyonlarına karşılık niteliği taşıdığı belirtilmiştir.
Akşam saatlerinde ise Hizbullah’ın İsrail’e yönelik daha geniş çaplı bir saldırı başlattığı bildirilmiştir. Hizbullah tarafından yayımlanan açıklamada saldırının adının “Çiğnenmiş Ekin” olduğu belirtilmiştir. İsrail basını, söz konusu dalgada 100 roket atıldığını aktarmıştır. İsrailli yetkililer, bunun savaşın başlangıcından bu yana Hizbullah’ın gerçekleştirdiği en yoğun saldırı dalgası olduğunu ileri sürmüştür.
Roketlerin Lübnan’ın çeşitli bölgelerinden fırlatıldığı, özellikle İsrail’in kuzeyindeki Hayfa ve Celile bölgesinin hedef alındığı bildirilmiştir. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, saldırılarda 50’li yaşlarda bir erkek ile 35 yaşında bir kadının hafif yaralandığını açıklamıştır. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, İsrail’in kuzeyindeki Bueyne Nuceydat beldesinde bir evde yangın çıktığı görülmüştür.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, Tel Aviv yönetimi akşam saatlerinde ABD ve Avrupa ülkeleri aracılığıyla Beyrut yönetimine mesaj iletmiştir. Haberde, “Hizbullah dizginlenmezse ulusal altyapıya saldıracağız. Sorumluluk Lübnan devletine aittir.” ifadesinin kullanıldığı belirtilmiştir.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Hizbullah’ın 100 roketle düzenlediği saldırıya “bire karşı iki karşılık” vereceklerini açıklamış ve Lübnan’a yönelik daha şiddetli saldırılar düzenleneceğini duyurmuştur. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da üst düzey askeri ve siyasi yetkililerle bir araya gelerek Hizbullah ve Lübnan’a yönelik saldırıları değerlendirdiği bildirilmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde Avrupa Birliği (AB) ve Ürdün tarafından, İsrail’in saldırıları nedeniyle yerinden edilen ailelere destek amacıyla Lübnan’a insani yardım gönderilmiştir. Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, AB’nin desteğiyle ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) aracılığıyla oluşturulan “insani hava köprüsü” kapsamında gönderilen ilk yardım uçağının Lübnan’a ulaştığını açıklamıştır.

Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Seyyid, uçakta 45 ton acil yardım malzemesi bulunduğunu belirtmiş; yardımların temel ihtiyaç ürünleri ile ilk yardım ekipmanlarını içerdiğini ve barınma merkezleri aracılığıyla en çok ihtiyaç duyan kesimlere ulaştırılacağını ifade etmiştir.
Öte yandan Lübnan Başbakanlığından yapılan açıklamaya göre Ürdün de İsrail saldırıları ve tehditleri nedeniyle yerinden edilen kişilere destek amacıyla yardım göndermiştir. Bu kapsamda Ürdün tarafından gönderilen insani yardımları taşıyan 25 tırdan oluşan konvoyun, Suriye üzerinden Lübnan’a giriş yaptığı bildirilmiştir. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Ürdün Başbakanı Cafer Hassan ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek gönderilen yardımlar dolayısıyla teşekkürlerini iletmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde, İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı saldırıların insani sonuçlarına ilişkin Lübnanlı yetkililer tarafından yeni veriler açıklanmıştır.
Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında, ülkede zorla yerinden edilenlerin resmi sayısının yaklaşık 780 bine ulaştığını bildirmiştir. Seyyid, bu kişilerden yaklaşık 120 bininin barınma merkezlerinde yaşadığını ifade etmiştir.
Açıklamada, zorla yerinden edilme krizine müdahale planının karşılaştığı zorlukların ve Lübnan’a ulaşan insani yardımların değerlendirildiği belirtilmiştir. Seyyid, Avrupa Birliği’nden bir yardım uçağının ülkeye ulaştığını, yardım malzemelerinin barınma merkezlerinde kalanlara dağıtılacağını kaydetmiştir. Ürdün, Fransa ve diğer ülkelerden de ek yardımların beklendiği aktarılmıştır. Cumhurbaşkanı Avn’ın ülkeye daha fazla destek sağlanması amacıyla çeşitli ülke liderleriyle temaslarda bulunduğu ifade edilmiştir.
Aynı gün Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılara ilişkin güncel can kaybı verileri paylaşılmıştır. Buna göre, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 64 artarak 634’e, yaralı sayısı ise 1586’ya yükselmiştir.
Lübnan Ulusal Afet Risk Yönetimi Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, 2 Mart’tan bu yana 816 bin 700 kişinin barınma merkezlerine başvurduğu, açılan 580 barınma merkezine yaklaşık 125 bin 800 kişinin yerleştirildiği bildirilmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Hizbullah’ın saldırılarını yoğun şekilde sürdürdüğü Kuzey Komutanlığı bölgesine takviye yapılması yönünde karar almıştır. İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre Zamir, İsrailli komutanlarla birlikte bir durum değerlendirmesi gerçekleştirmiştir. Değerlendirme sonucunda Kuzey Komutanlığı bölgesinin güçlendirilmesi ve güneyde görev yapan Golani Tugayı’nın kuzeye kaydırılması talimatı verilmiştir. Açıklamada ayrıca mevcut durum analizine göre ilave takviye kuvvetler konusunda yeni kararlar alınabileceği belirtilmiş ve Lübnan’da Hizbullah’a yönelik saldırıların sürdürüleceğine işaret edilmiştir.

Maruni papaz Peder Pierre er-Rai'nin cenaze töreni, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
11 Mart günü İsrail’in 9 Mart’ta düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Maruni rahip Pierre er-Rahi için Lübnan’ın güneyindeki Kalia beldesinde resmi ve dini yetkililerin katılımıyla cenaze töreni düzenlenmiştir. Rahi’nin naaşı beldedeki Mar Circis Meydanı’na getirildiğinde halk tarafından karşılanmıştır. Cenaze törenine Lübnan Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel, Vatikan’ın Beyrut Büyükelçisi Paolo Borgia, çok sayıda metropolit ve din görevlisi katılmıştır. Törende, Maruni Patrikhanesi tarafından kaleme alınan taziye mesajı okunmuş; Rahi’nin sosyal çalışmalarda aktif rol aldığı ve insani yardım faaliyetlerine katıldığı ifade edilmiştir.

Maruni papaz Peder Pierre er-Rai'nin cenaze töreni, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
11 Mart günü Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve sonrasında bölgeye yayılan çatışmaların Orta Doğu’daki sağlık sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu bildirmiştir. DSÖ tarafından yapılan yazılı açıklamada, Orta Doğu’daki çatışmaların son dönemde tırmanışının üzerinden 10 günden fazla süre geçtiği belirtilmiştir. Açıklamada “Bölgedeki sağlık sistemleri, yaralanmalar ve yerinden edilmeler artarken, sağlık hizmetlerine yönelik saldırılar devam ederken ve halk sağlığı riskleri yükselirken baskı altına giriyor.” ifadelerine yer verilmiştir.
DSÖ, İran’daki ulusal sağlık yetkililerinin verilerine dayanarak “1300’den fazla ölüm ve 9 bin yaralanma” bildirildiğini aktarmıştır. Lübnan’da ise “en az 570 ölüm ve 1400’den fazla yaralanma” kaydedildiği belirtilmiştir. İsrail’de yetkililerin “15 ölüm ve 2142 yaralanma” bildirdiği ifade edilmiştir.
Açıklamada, çatışmaların hayat kurtarmayı amaçlayan hizmetleri de doğrudan etkilediği vurgulanmıştır. İran’da 28 Şubat’tan bu yana sağlık hizmetlerine yönelik 18 saldırı düzenlendiği ve bu saldırılarda 8 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Aynı dönemde Lübnan’da sağlık hizmetlerine yönelik 25 saldırıda 16 kişinin öldüğü, 29 kişinin yaralandığı kaydedilmiştir.
DSÖ açıklamasında şu değerlendirmeye yer verilmiştir: “Bu saldırılar, can kayıplarına neden olmanın yanı sıra toplulukları en çok ihtiyaç duydukları anda bakımdan mahrum bırakıyor. Sağlık çalışanları, hastalar ve sağlık tesisleri her zaman uluslararası insancıl hukuk kapsamında korunmalı. Çatışma, doğrudan etkisinin ötesinde daha geniş halk sağlığı riskleri oluşturuyor.”
Açıklamada ayrıca İran’da 100 binden fazla kişinin güvenlik gerekçesiyle ülke içinde yerinden edildiği, Lübnan’da ise bu sayının yaklaşık 700 bin olduğu belirtilmiştir. Yerinden edilenlerin sağlıksız koşullar altında yaşadığı ve bu durumun bulaşıcı hastalık riskini artırdığı ifade edilmiştir.
DSÖ, Lübnan’da İsrail ordusunun tahliye emirlerinin ardından 49 temel sağlık merkezi ve 5 hastanenin kapandığını duyurmuştur. Açıklamada, artan tıbbi ihtiyaçlara rağmen temel sağlık hizmetlerine erişimin azaldığı vurgulanmış “DSÖ, tüm tarafları sivilleri ve sağlık hizmetlerini korumaya, engelsiz ve sürdürülebilir insani erişimi sağlamaya ve toplulukların iyileşmeye ve barışa doğru ilerlemeye başlayabilmesi için çatışmanın azaltılmasını sağlamaya çağırıyor.” denmiştir.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), İsrail’in saldırıları altında bulunan Lübnan’da bir Lübnan Kızılhaçı personelinin hayatını kaybetmesini kınamıştır. IFRC tarafından yapılan yazılı açıklamada “İnsani yardım görevini yerine getirirken aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybeden Lübnan Kızılhaçı'nın gönüllü acil yardım görevlisi Youssef Assaf'ın öldürülmesinden ötürü büyük üzüntü duyuyoruz. Bunu kınıyoruz.” ifadeleri kullanılmıştır.
Açıklamada, Youssef Assaf’ın, 9 Mart’ta Lübnan’ın güneyindeki Sur kentinin Majdal Zoun bölgesinde hava saldırısının ardından etkilenenlere yardım eden Lübnan Kızılhaçı ambulans gönüllüleri arasında bulunduğu belirtilmiştir. Assaf’ın yaralıların tahliyesine yardım ettiği sırada ağır yaralandığı ve daha sonra hayatını kaybettiği ifade edilmiştir.
IFRC açıklamasında “Assaf'ın ailesine ve sevdiklerine, ayrıca özverili bir meslektaşlarını kaybeden Lübnan Kızılhaçı'na, gönüllülerine ve personeline en derin taziyelerimizi sunuyoruz.” denmiştir. Açıklamada, Lübnan’da saldırılar nedeniyle risklerin sürdüğü, buna rağmen Lübnan Kızılhaçı’nın devam eden saldırılardan etkilenen ve evlerinden edilen kişilere destek vererek hayati insani hizmetler sunmaya devam ettiği belirtilmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde Ürdün Kralı II. Abdullah, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırıları kınamış ve ülkesinin Lübnan halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirtmiştir. Ürdün Kraliyet Divanı tarafından yapılan açıklamaya göre Kral Abdullah, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Görüşmede bölgesel gelişmeler ele alınmıştır.
Kral Abdullah, Lübnan halkının yanında olduklarını vurgulamış ve Ürdün’ün Lübnan halkına desteğini iletmiştir. Açıklamada, Ürdün’ün Lübnan’ın güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına katkı sağlayacak her türlü desteği sağlamaya kararlı olduğu ifade edilmiştir.
11 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) düzenlenen “Orta Doğu’daki Durum” başlıklı oturumda Rusya ve ABD temsilcileri bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Anna Evstigneeva, Orta Doğu’daki mevcut durumdan ABD ve İsrail’in askeri faaliyetlerini sorumlu tutmuştur. Evstigneeva, gelişmelerin sonuçlarının birçok Orta Doğu ülkesinde hissedildiğini belirterek, “Ne yazık ki Lübnan da bunun bir istisnası değil. İsrail'den bir kez daha büyük ölçekli saldırılara maruz kaldı.” ifadelerini kullanmıştır.
Rus diplomat, İsrail’in ABD ve Fransa’nın ara buluculuğuyla varılan 2024 anlaşmalarını, birliklerini mavi hattın güneyine çekme ve Lübnan’a yönelik keyfi saldırıları durdurma konusunda defalarca ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Lübnan’da yüz binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Evstigneeva, ülkenin sosyoekonomik durumu dikkate alındığında bunun temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlara yol açacağını vurgulamıştır.
Evstigneeva ayrıca 8 Mart’ta Beyrut’taki İran Büyükelçiliği çalışanlarının öldürülmesine ve İsfahan’daki Rus Başkonsolosluğuna yönelik saldırıya değinerek, “Lübnan'daki sivil hedeflere ve diplomatik misyonlara yönelik ayrımcı saldırıların kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurgulamıştık. Bu kabul edilemez.” demiştir.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael Waltz ise konuşmasında Hizbullah’ı İran’ın çıkarlarını savunmakla suçlamıştır. Waltz, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, “Hizbullah, Lübnan halkını temsil etmediğini ve savunmadığını bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. İran rejiminin çıkarlarını savunmaktadır.” demiştir.
Waltz, “İsrail'in meşru güvenlik ihtiyaçlarını ve İran rejimi ile Hizbullah'tan kendini savunma hakkını kabul ediyoruz.” demiş; Hizbullah’ın Lübnan’ın barışçıl ve istikrarlı bir devlet haline gelmesinin önünde engel oluşturduğunu ileri sürmüştür. ABD temsilcisi ayrıca Lübnan Bakanlar Kurulu’nun 2 Mart’ta Hizbullah’ın askeri ve güvenlik faaliyetlerini yasaklama kararını memnuniyetle karşıladıklarını belirtmiş ve “Şimdi Lübnan hükümetinin ülkesinin tamamının kontrolünü geri almasının zamanıdır.” ifadelerini kullanmıştır. Waltz, ABD’nin bu süreci “kesinlikle desteklediğini” kaydetmiştir.
Lübnan Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel, siyasi otoritenin kararı doğrultusunda devlet otoritesini ülkenin tüm topraklarında tesis etme kararlılığında olduklarını açıklamıştır.

Lübnan Genelkurmay Başkanı Heykel, 11 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan ordusundan yapılan açıklamaya göre Heykel, Lübnan’ın güneyindeki Mercayun ilçesinde bulunan 7. Piyade Tugay Komutanlığını denetlemiştir. Heykel’in komutanlıktaki subay ve askerlerle bir araya gelerek Litani Nehri’nin güneyindeki durumu değerlendirdiği belirtilmiştir.
İsrail’in Lübnan’ın çeşitli bölgelerini hedef alan saldırıları karşısında askerlerin direnç ve fedakârlığını takdir eden Heykel, ordunun Lübnan’ın kurtuluşunun ve birliğinin teminatı olduğunu ifade etmiştir. Heykel konuşmasında “İftira kampanyaları, askeri kurumu görevini yerine getirmekten alıkoyamayacaktır.” demiştir. “Siyasi otoritenin kararı uyarınca, devletin otoritesini tüm ülke topraklarında tesis etmeye kararlıyız. Lübnan'ın ve evlatlarının birliğini korumak için yüksek ulusal çıkarlara bağlıyız.” diyen Heykel ziyaretinin ardından , Mercayun ilçesine bağlı Kalia beldesine geçerek, İsrail ordusunun 9 Mart’ta düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Maruni rahip Pierre er-Rahi için taziye ziyaretinde bulunmuştur.
12 Mart 2026 tarihinde gece saatlerinde İsrail ordusu, Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki Dahiye ve Ramle Beyda bölgelerine hava saldırıları düzenlemiştir.

İsrail'in saldırı düzenlediği Beyrut'un Dahiye bölgesi, 12 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun Beyrut’un güneyindeki Ramle Beyda bölgesine düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 7 kişinin hayatını kaybettiğini, 21 kişinin yaralandığını açıklamıştır.
Daha sonra yapılan güncellemede, Beyrut sahilindeki Ramle Beyda’ya düzenlenen saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 8’e, yaralananların sayısının ise 31’e yükseldiği bildirilmiştir. Lübnan basınında yer alan haberlerde saldırıda sahilde bulunan bir aracın hedef alındığı belirtilmiştir. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde saldırı nedeniyle deniz suyunun metrelerce havaya yükseldiği görülmüştür.

İsrail'in saldırı düzenlediği Beyrut'un Dahiye bölgesi, 12 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Cebel Lübnan vilayetine bağlı Aramun beldesini hedef aldığı gece saatlerinde yapılan saldırıda ilk belirlemelere göre 3 kişi hayatını kaybetmiş, 1 çocuk yaralanmıştır.
İsrail ordusu 12 Mart günü ayrıca Lübnan’ın güneyi ve doğusundaki beldelere de hava ve topçu saldırıları düzenlemiştir. NNA’nın haberine göre İsrail uçakları güneydeki Yatır, Tuffahta, Kakayat Cisir ve Kantara beldelerini hedef almıştır.
İsrail ordusu ayrıca Lübnan’ın doğusundaki Baalbek bölgesine bağlı Kasr Neba beldesinde, daha önce saldırı tehdidinde bulunduğu bir noktaya hava saldırısı gerçekleştirmiştir. Güneyde sınır hattına yakın Hiyam beldesine de topçu atışları yapılmıştır.

İsrail'in saldırı düzenlediği Beyrut'un Ramle Beyda bölgesi, 12 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre, İsrail ordusunun gece saatlerinden itibaren Lübnan’ın çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda en az 15 kişi hayatını kaybetmiştir.
Sur kentine bağlı Bariş beldesine düzenlenen hava saldırısında 3 kişinin yaşamını yitirdiği bildirilmiştir. Sur’a bağlı Deyr Antar beldesinde ise İsrail’e ait bir insansız hava aracının bir aracı hedef alması sonucu 1 kişi hayatını kaybetmiştir.
Beyrut’taki Ramle Beyda bölgesinde ölü sayısının 8’e, yaralı sayısının 31’e yükseldiği açıklanmıştır.
Aramun beldesine yönelik saldırıda ise 3 kişinin hayatını kaybettiği ve 1 çocuğun yaralandığı bildirilmiştir. 12 Mart 2026 günü itibarıyla Beyrut ve çevresi ile Lübnan’ın güney ve doğu bölgelerine yönelik saldırıların sürdüğü kaydedilmiştir.

İsrail'in saldırı düzenlediği Beyrut'un Dahiye bölgesi, 12 Mart 2026 - (Anadolu Ajansı)
12 Mart'ın ilk saatlerinde Hizbullah, İsrail’in kuzeyindeki çeşitli askerî hedeflere yönelik roket saldırıları düzenlediğini açıklamıştır. Hizbullah tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Kiryat Şimona ve Nahariya yerleşimlerinin roket atışlarıyla hedef alındığı belirtilmiştir.
Açıklamada ayrıca, Taberiye Gölü’nün kuzeyindeki Amiyad üssü ile gölün batısındaki Şimşon üssünün roketlerle vurulduğu ifade edilmiştir. Hizbullah, İsrail’in Hayfa kentinin kuzeydoğusundaki Misgav üssü ile Yodfat askeri sanayi şirketinin de onlarca roketle hedef alındığını duyurmuştur.
12 Mart 2026 tarihinde İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ordudan üst düzey yetkililerle bir durum değerlendirme toplantısı gerçekleştirmiştir.
Toplantı sonrasında yaptığı açıklamada Katz, Hizbullah’ın bir gün önce İsrail’i yoğun roket atışlarıyla hedef aldığını belirtmiş; İsrail ordusunun da Beyrut’un Dahiye bölgesi ile Lübnan genelinde yoğun saldırılar düzenlediğini ifade etmiştir. Katz, Lübnan yönetimine mesaj ilettiklerini belirterek “Hizbullah'ın İsrail'e ateş açması engellenmezse, bölgeyi ele geçirip bunu kendimiz yapacağız.” demiştir.
Katz ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte orduya Lübnan’daki faaliyetleri genişletme talimatı verdiklerini açıklamıştır.
Aynı tarihde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Lübnan’ın egemenliğinin güçlendirilmesini desteklediklerini açıklamıştır. Suriye resmi haber ajansının aktardığına göre Şara, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile üçlü diyalog görüşmesine katılmıştır.
Görüşmede Şara, ülkesinin Lübnan’ın istikrarı ve güvenliğine tam destek verdiğini belirtmiştir. Ayrıca Lübnan hükümetinin egemenliği yeniden tesis etme, güvenliği güçlendirme ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönündeki çabalarını desteklediklerini ifade etmiştir.
12 Mart 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), Hizbullah ile İsrail arasında Mavi Hat boyunca gece saatlerinde yaşanan gerilimin artmasından duyduğu endişeyi açıklamıştır.
UNIFIL tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Lübnan topraklarından İsrail’e doğru 120’den fazla roket atıldığı, buna karşılık İsrail’in yedi hava saldırısı ve 120’den fazla topçu atışı gerçekleştirdiğinin gözlemlendiği” belirtilmiştir.
Açıklamada, söz konusu eylemlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2006 tarihli 1701 sayılı kararının ağır ihlali olduğu vurgulanmıştır. UNIFIL, son dönemde artan gerilimin yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine, yerleşim alanlarının geniş çapta tahrip olmasına ve yüzlerce kişinin ölmesi ya da yaralanmasına yol açtığını belirtmiştir. Açıklamada, “Sivillerin çatışmalardan en fazla etkilenen kesim olduğu” ifade edilerek duyulan endişe dile getirilmiştir.
Ayrıca UNIFIL’in sahada kalmaya, gelişmeleri izlemeye, tarafsız biçimde raporlamaya ve mümkün olan her yere insani yardımın ulaştırılmasını ve sivillerin korunmasını kolaylaştırmaya devam ettiği bildirilmiştir.
Lübnan resmi ajansı NNA’da yayımlanan habere göre, İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA), Lübnan’ın güneyindeki Sur kentinde bir aracı hedef almış, saldırıda 1 kişi hayatını kaybetmiştir.
Bekaa’nın orta kesimindeki Ber Elyas bölgesinde bir daireye düzenlenen saldırıda, Lübnan’daki Cemaat-i İslami yetkililerinden Yusuf ed-Dahuk’un yaralandığı, iki oğlunun ise hayatını kaybettiği aktarılmıştır.
Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı Aba beldesinde bir eve düzenlenen saldırıda 1 kadının hayatını kaybettiği, eşinin yaralandığı kaydedilmiştir.
Başkent Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinin Cenah semtinde bir aracı hedef alan saldırıda ise 1 kişinin yaşamını yitirdiği bildirilmiştir.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Şeba beldesine insansız hava aracıyla düzenlediği saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmiştir.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre saldırıda 2 kişi yaşamını yitirmiştir. Şeba beldesinde İsrail işgali altındaki tepelerden birinde askeri kontrol noktası bulunduğu ve bu şekilde belde sakinlerinin hareketlerinin kısıtlandığı aktarılmıştır.
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri üzerinde bulunan Zerariyye Köprüsü’nü hedef aldığını açıklamıştır.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, köprünün Hizbullah mensupları için önemli bir geçiş noktası olduğu ileri sürülmüş ve Hizbullah’ın Lübnan’ın kuzeyinden güneyine geçiş için köprüyü kullandığı savunulmuştur. Açıklamada saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunulmuştur.
Lübnan resmi ajansı NNA, İsrail savaş uçaklarının köprüyü 3 hava saldırısıyla hedef aldığını belirtmiştir. Haberde, köprünün devlet altyapısına ait olduğu ve İsrail saldırılarında hedef alınan ilk resmi tesis olduğu kaydedilmiştir.
Zerariyye Köprüsü’nün Sur, Bint Cubeyl, Nebatiye ve Zahrani bölgelerini birbirine bağlaması nedeniyle stratejik öneme sahip olduğu, ayrıca köprü üzerinde Lübnan ordusuna ait bir noktanın bulunduğu aktarılmıştır.
İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesinde yer alan mahalleler için sürgün emri ve saldırı tehdidini yinelemiştir.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Hureyk, Gubeyri, Leylek, Hades, Burc el-Baracine ve El-Gadr mahallelerinin boşaltılması çağrısında bulunmuş, bu bölgelere yeniden saldırılar düzenleneceğini bildirmiştir.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinin tamamı, doğusundaki Bekaa bölgesindeki çok sayıda belde ve Beyrut’un güneyinde yaşayanlara evlerini acil terk etmeleri yönünde talimat verdiği; yerlerinde kalmaları halinde canlarını tehlikeye atacakları tehdidinde bulunduğu aktarılmıştır. Lübnan’da saldırı tehditleri nedeniyle evlerini terk edenlerin sayısının yaklaşık 1 milyona ulaştığı belirtilmiştir.
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Sayda kenti ile doğudaki Hırmıl kentine hava saldırıları düzenlemiştir. NNA’nın haberine göre İsrail ordusu Sayda’nın doğu banliyösünü hedef almış; saldırı sonrası ambulanslar olay yerine sevk edilmiştir.
İsrail uçakları ayrıca Hırmıl’daki Bedine Mahallesi’ni ve güneyde Sur kentine bağlı Mecedil beldesinde bir evi bombalamıştır.
Hizbullah, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına karşılık olarak sınır hattında ve İsrail’in kuzeyinde İsrail ordusuna ait askeri hedeflere saldırılar düzenlediğini açıklamıştır.
Açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki Merkeba beldesi karşısındaki Merc mevkiinde bulunan İsrail askerlerinin iki kez roket atışlarıyla hedef alındığı belirtilmiştir.
Hizbullah ayrıca Hiyam kenti yakınlarındaki İsrail askerlerini, Hamamis Tepesi ve Halle el-Asafir bölgesinde konuşlu birlikleri roketlerle hedef aldığını bildirmiştir. İsrail’in kuzeyindeki Kefr Giladi yerleşimi yakınlarında bulunan İsrail askerlerinin de roket atışlarıyla hedef alındığı ifade edilmiştir.
2 Mart 2026 tarihinde İsrail ordusu, Hizbullah’ın kuzey İsrail’e yönelik roket ve insansız hava aracı saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyöleri ile Lübnan’ın güney ve doğu bölgelerine hava ve deniz saldırıları düzenlendi. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Hizbullah’a karşı bir saldırı kampanyası başlatıldığını duyurdu. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise güneyden yapılan roket atışlarını sorumsuz bir eylem olarak nitelendirdi ve hükümetin Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasakladığını bildirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı saldırılarda onlarca kişinin hayatını kaybettiğini ve yüzlerce kişinin yaralandığını açıkladı.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İsrail’in Lübnan’a Yönelik Saldırıları (Mart, 2026) " maddesi için tartışma başlatın
2 Mart 2026
Hizbullah’ın Kuzey İsrail’e Yönelik Saldırısı
2 Mart 2026
İsrail’in Lübnan Genelinde Başlattığı Hava ve Deniz Saldırıları
2 Mart 2026
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Açıklamaları ve Tehditleri
2 Mart 2026
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in Açıklamaları ve “Saldırı Kampanyası” İlanı
2 Mart 2026
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Açıklamaları
2 Mart 2026
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ın Açıklamaları ve Hükümet Kararları
2 Mart 2026
Tahliye Uyarıları ve Nüfus Hareketliliği
2 Mart 2026
İsrail Ordusunun Operasyonel Açıklamaları
2 Mart 2026
Hizbullah’a Ait Finansal Kuruluş Karz-ı Hasen’e Yönelik Hava Saldırıları
2 Mart 2026
İsrail Ordusunun Saldırı Açıklaması
2 Mart 2026
İsrail Genelkurmay Başkanı ve Ordu Sözcüsünün Açıklamaları
2 Mart 2026
Lübnan’ın Paris Büyükelçisi Rabih Chaer’in Açıklamaları
3 Mart 2026
3 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
4 Mart 2026
4 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
5 Mart 2026
5 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
7 Mart 2026
6 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
7 Mart 2026
7 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
7 Mart 2026
Uluslararası Tepkiler
9 Mart 2026
8 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
9 Mart 2026
9 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
9 Mart 2026
Uluslararası Tepkiler (9 Mart 2026)
9 Mart 2026
9 Mart 2026 Saldırılarına İlişkin Günlük Bilanço
10 Mart 2026
10 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
10 Mart 2026
Hizbullah Tarafının Açıklamaları (10 Mart 2026)
10 Mart 2026
İsrail Tarafının Açıklamaları (10 Mart 2026)
10 Mart 2026
Uluslarası Tepkiler ve Diplomatik Girişimler (10 Mart 2026)
11 Mart 2026
11 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
11 Mart 2026
Ulusal ve Uluslararası Tepkiler (11 Mart 2026)
12 Mart 2026
12 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler
13 Mart 2026
13 Mart 2026 Tarihli Gelişmeler