Gündem
kure star outline

İran-ABD-İsrail Savaşı Sırasında Geçici Ateşkes ve İslamabad Müzakereleri (2026)

fav gif
Kaydet
Alıntıla
İran-ABD-İsrail Savaşı sırasında 8 Nisan 2026’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkes sağlanmış ve İslamabad’da müzakerelerin başlatılması kararlaştırılmıştır.
İran-ABD-İsrail Savaşı Sırasında Geçici Ateşkes ve İslamabad Müzakereleri (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

8 Nisan 2026

İran-ABD-İsrail Savaşı sırasında geçici ateşkes ve İslamabad müzakereleri, 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail ortak askeri harekatının ardından, Pakistan'ın arabuluculuğuyla 7-8 Nisan 2026 tarihlerinde ABD ile İran arasında varılan iki haftalık geçici ateşkesi ve akabinde Islamabad'da başlaması kararlaştırılan müzakere sürecini kapsamaktadır.


Ateşkes, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kısmi ablukadan çıkarma koşuluna bağlanmış, İran tarafından sunulan 10 maddelik plan ise kalıcı barış görüşmelerinin çerçevesini oluşturması amacıyla taraflarca müzakere zemini olarak kabul edilmiştir.

Arka Plan ve Savaşın Başlaması

ABD ile İsrail, 28 Şubat 2026 tarihinde İran'a yönelik ortak bir askeri harekat başlatmıştır. ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, harekatın İran'ı bölgesel bir tehdit olmaktan çıkarmak ve nükleer silah edinmesini önlemek amacıyla zorunlu olduğunu savunmuştur. Uluslararası hukuk uzmanları ise söz konusu harekatı "uluslararası hukuku ihlal eden provokatif bir saldırı" olarak nitelendirmiştir.


Harekatın hemen ardından İran, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol ile doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde yirmisinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na kısmi abluka uygulamaya başlamıştır. Bu durum küresel enerji piyasalarında ciddi çalkantılara yol açmış, petrol fiyatları dünya genelinde sert biçimde yükselmiş, başta ABD olmak üzere pek çok ülkede yakıt sıkıntısı baş göstermiştir. ABD'de Trump'ın destek tabanı dahil geniş bir kamuoyu kesiminin bu gelişmelere duyduğu hoşnutsuzluk, siyasi baskının artmasına neden olmuştur.


Çatışma kısa sürede bölgeye yayılmıştır. İran'ın Lübnan merkezli müttefiki Hizbullah, İran'ı desteklemek amacıyla İsrail'e saldırılar düzenlemiştir. Hizbullah, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in savaşın ilk gününde öldürülmesinin yanı sıra İsrail'in Kasım 2024'te imzalanan ateşkesi her gün ihlal etmesini gerekçe göstermiştir. Irak merkezli İslam Direnişi ile Yemen'deki Husilerin de İsrail'e saldırı düzenlemesiyle çatışma bölgesel bir boyut kazanmıştır. Öte yandan İran'ın misilleme saldırıları Körfez ülkelerine de sıçramış, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar yaşanmıştır.

İnsan Kayıpları

Geçici ateşkesin ilan edildiği tarihe dek savaşta İran'da yaklaşık 2.076 kişi hayatını kaybetmiştir. Yakın Körfez devletlerinde ise 28 kişi ölmüştür. ABD, 13 askeri personelini yitirirken İsrail'de 26 kişi hayatını kaybetmiştir. Lübnan'da İsrail saldırıları sonucunda 1.500'den fazla kişi ölmüş, 1 milyondan fazla kişi yerinden edilmiştir.

Pakistan'ın Arabuluculuk Rolü

Pakistan, savaşın ilk aşamasından itibaren ABD ile İran arasındaki müzakerelerde başlıca arabulucu konumunu üstlenmiştir. Mısır, Türkiye ve Suudi Arabistan da diplomatik çabalara katkıda bulunmuştur. Çin ise İran'ın en büyük ticaret ortağı sıfatıyla Tahran'ı müzakere masasına çekme yolunda baskı uyguladığı bildirilmiştir.


Trump, Mart 2023'ten itibaren birçok kez İran'ın enerji altyapısına saldırı tehdidinde bulunmuş ancak son dakika kararlarıyla bu tehditleri ertelemiştir. 23 Mart'ta beş günlük ek süre tanımış, 26 Mart'ta ise Nisan başına kadar uzanan yeni bir ertelemeyi duyurmuştur. Her iki ertelemede de müzakerelerde ilerleme kaydedildiği gerekçe olarak öne sürülmüştür.


Pakistan Başbakanı Shahbaz Sharif, 7 Nisan 2026'da Trump'ın son ultimatom tarihinden beş saatten kısa bir süre kala bir çağrıda bulunmuştur. Sharif, hem "Trump'tan son tarihi iki hafta uzatmasını hem de İran'dan bu süre zarfında iyi niyet jesti olarak Hürmüz Boğazı'nı açmasını" talep etmiştir. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, başkanın tekliften haberdar edildiğini ve bir yanıtın verileceğini doğrulamıştır.

Ateşkesin İlanı

Trump'ın Açıklaması

Trump, belirlediği son tarihten yaklaşık bir buçuk saat önce, 7 Nisan 2026 Salı günü Doğu ABD saatiyle 18:32'de (22:32 GMT) Truth Social hesabından resmi açıklamasını paylaşmıştır. Açıklamada, "aynı gün akşam 20:00'de (00:00 GMT) yürürlüğe girecek olan saldırı planından vazgeçildiği" duyurulmuştur.


Trump, açıklamasında Pakistan Başbakanı Sharif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir ile yapılan görüşmelere atıfta bulunarak saldırı planının, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı "tam, derhal ve güvenli biçimde açması" koşuluna bağlı olarak "iki haftalığına askıya alındığını" ifade etmiştir.


"İran'dan 10 maddelik bir teklif alındığını ve bu teklifin müzakere için uygulanabilir bir zemin oluşturduğunu" belirtmiştir. Açıklamada ayrıca ABD'nin daha önce belirlenen tüm askeri hedefleri karşıladığının ve hatta aştığının, İran ile neredeyse tüm anlaşmazlık konularında mutabakat sağlandığının altı çizilmiştir. Trump, söz konusu iki haftalık sürenin kapsamlı bir anlaşmanın nihai şeklini alması için kullanılacağını vurgularken Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanmasına vesile olmayı kendisi için büyük bir onur olarak nitelendirmiştir.


ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki yoğunluğu düzenlemeye yardımcı olacaklarını belirtmiştir. Trump, dünya barışı için "büyük bir gün" olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki trafik yoğunluğunu düzenlemeye yardımcı olacaklarını ve pek çok olumlu adım atılacağını ifade etmiştir.

İran'ın Yanıtı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi adına ateşkese ilişkin resmi açıklamayı X platformu üzerinden kamuoyuyla paylaşmıştır. Arakçi, "İran'a yönelik saldırılar durdurulursa güçlü silahlı kuvvetlerimiz savunma operasyonlarına son verecektir" ifadesini kullanmıştır. Açıklamasında, "iki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin teknik kısıtlamalar gözetilerek İran Silahlı Kuvvetleri ile koordineli biçimde mümkün kılınacağını belirtmiş, bu kararın Trump'ın İran'ın 10 maddelik teklifini genel çerçeve olarak kabul etmesi doğrultusunda alındığını" vurgulamıştır.


İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi ise daha kapsamlı bir açıklama yayımlamıştır. Konsey açıklamasında "Amerikan tarafına duyulan tam güvensizlik" içinde de olsa müzakerelere katılma kararı alındığı belirtilmiş, İran'ın müzakereler için iki haftalık süre öngördüğü, bu sürenin tarafların mutabakatıyla uzatılabileceği ifade edilmiştir. Açıklamada ayrıca İran'ın "düşmanın yapacağı en küçük hataya dahi güçlü biçimde karşılık vermeye" hazır olduğu vurgulanmıştır.


Pakistan Başbakanı Sharif de savaşın taraflarının, Lübnan dahil her cephede derhal ateşkes konusunda mutabık kaldığını açıklamış ve kararın "derhal yürürlüğe girdiğini" bildirmiştir. Sharif, "10 Nisan 2026 Cuma günü Islamabad'da müzakerelerin başlaması için" her iki heyeti de Pakistan'a davet etmiştir.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın Geçici Ateşkese İlişkin Değerlendirmesi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran ile ABD arasında varılan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkes anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Pezeşkiyan, söz konusu ateşkesin İran’ın görüşlerinin temel ilkeler olarak kabul edildiği bir çerçevede şekillendiğini ifade etmiştir.


Pezeşkiyan, anlaşmayı, ABD ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın önceki lideri Ali Hamaney’in “kanının meyvesi” ve İran halkının sahadaki varlığının bir başarısı olarak nitelendirmiştir. Açıklamada, ateşkesin yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal dayanışmanın bir sonucu olduğu vurgulanmıştır.


İran Cumhurbaşkanı, ülkenin diplomasi, savunma ve kamu hizmetleri alanlarında eş zamanlı şekilde hareket etmeye devam edeceğini belirterek, iç ve dış cephelerde birlik içinde olunmasının sürdürüleceğini ifade etmiştir.

İran'ın 10 Maddelik Planı

İran, Pakistan aracılığıyla Beyaz Saray'a iletilen ve müzakerelerin çerçevesini belirlemesi öngörülen 10 maddelik bir barış planı sunmuştur. Trump, söz konusu planı müzakere için "uygulanabilir bir zemin" olarak nitelendirmiştir. İran devlet medyasının yayımladığı listede yer alan maddeler şu şekildedir:


1. İran'ın nükleer silah edinmeme taahhüdü.

2. İran ve müttefik gruplarına yönelik saldırıların tam olarak sona erdirilmesine zemin hazırlayacak hükümlerin hayata geçirilmesi.

3. ABD savaş güçlerinin bölgedeki üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi ve bu üslerden İran'a yönelik her türlü saldırının yasaklanması.

4. Hürmüz Boğazı'nda iki haftalık süre için "Güvenli Geçiş Protokolü" çerçevesinde ve İran'ın belirlediği kurallara uygun olarak sınırlı günlük gemi geçişine izin verilmesi.

5. İran'a yönelik birincil ve ikincil yaptırımların tamamıyla kaldırılması.

6. Savaş nedeniyle uğranılan zararların tazmin edilmesi amacıyla bir yatırım ve finansman fonu oluşturulması.

7. ABD'nin İran'ın nükleer malzeme zenginleştirme hakkını tanıması ve zenginleştirme düzeyi konusunun müzakereye açılması.

8. İran'ın bölgedeki ülkelerle ikili ve çok taraflı barış antlaşmaları müzakere etme yetkisinin tanınması.

9. Bölgedeki tüm direniş gruplarına karşı yürütülen operasyonlara son veren saldırmazlık politikasının kapsamının genişletilmesi.

10. Tüm taahhütlerin bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması.


İran'ın Farsça yayımladığı versiyonunda "zenginleştirmenin kabul edilmesi" ibaresine açıkça yer verilmiş ancak bu ifadenin İranlı diplomatların gazetecilere ilettiği İngilizce versiyonunda yer almadığı dikkat çekmiştir. Uzmanlar ve analistler, bu taleplerin müzakerenin başlangıç pozisyonu niteliğinde olduğunu ve tamamının ABD tarafından kabul edilmesinin olası olmadığını değerlendirmiştir.

Hürmüz Boğazı'na İlişkin Düzenlemeler

İran'ın planına göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkına sahip gemilerden İran ve Umman tarafından gemi başına 2 milyon dolara kadar ücret tahsil edilmesi öngörülmüş, elde edilecek gelirin yeniden yapılanma masrafları için kullanılması kararlaştırılmıştır. Plan aynı zamanda İran'ın boğaz üzerinde hakimiyet ve denetim kurmasını da öngörmektedir. İran, çatışmanın başlamasından önce bu tür bir kontrol yetkisine sahip değildir.


Demokrat Senatör Chris Murphy, söz konusu düzenlemeyi son derece tehlikeli bulduğunu dile getirerek bu anlaşmanın boğaz üzerinde İran egemenliğini tesis etmesi halinde bunun "dünya için felaket" niteliği taşıyacağını söylemiştir..

İsrail'in Tutumu ve Lübnan Sorunu

Netanyahu'nun ofisi, ateşkes duyurusunun ardından yapılan açıklamada İsrail'in Trump'ın kararını desteklediğini ve İran'ın "nükleer, füze ve terör tehdidi" oluşturmaktan çıkarılmasını hedefleyen ABD girişimini onayladığını bildirmiştir. Beyaz Saray ise İsrail'in anlaşmaya katıldığını doğrulamıştır.


Öte yandan Netanyahu, iki haftalık ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını söylemiştir. Bu açıklama, Pakistan Başbakanı Sharif'in daha önce ateşkesin Lübnan dahil her cephede yürürlüğe girdiği yönündeki açıklamasıyla doğrudan çelişmektedir. İsrail'in Lübnan'daki kara harekatı ateşkes ilanının ardından da sürmüştür.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD-İran Ateşkesine İlişkin Açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkese ilişkin memnuniyetini dile getirmiştir. Erdoğan, 28 Şubat’tan bu yana bölgeyi etkisi altına alan savaşın ardından ilan edilen ateşkesin olumlu bir gelişme olduğunu ifade etmiştir.


Erdoğan, ateşkesin sahada eksiksiz şekilde uygulanmasının önemine dikkat çekerek, olası tahrik ve sabotaj girişimlerine fırsat verilmemesi gerektiğini vurgulamıştır. Açıklamada, ateşkes sürecine katkı sağlayan başta Pakistan olmak üzere tüm aktörlere teşekkür edilmiştir.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin uzun süredir savaş, çatışma ve istikrarsızlık ortamından etkilendiğini belirterek, Orta Doğu’nun en kısa sürede barış, huzur ve istikrara kavuşmasının temenni edildiğini ifade etmiştir. Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel düzeyde barışın sağlanmasına yönelik çabalarını sürdüreceği belirtilmiştir.

Uluslararası Tepkiler

Ateşkes duyurusu, dünya genelinde geniş çaplı olumlu karşılık görmüştür:


Birleşmiş Milletler: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ateşkes haberini memnuniyetle karşılamış ve tüm tarafları ateşkes şartlarına uyarak bölgede kalıcı ve kapsamlı bir barışın önünü açmaya davet etmiştir. Guterres, sivillerin korunması ve insani acıların dindirilmesi için çatışmaların ivedilikle sona erdirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamış; Pakistan'ı ve diğer arabulucu ülkeleri takdirle anmıştır.


Irak: Irak Dışişleri Bakanlığı ateşkesi memnuniyetle karşılamış ve kalıcı bir çözüme ulaşmak için hem ABD'nin hem de İran'ın taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulamıştır.


Lübnan:Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını bildirmiştir.


Çin: Çin, ABD ile İran arasında Pakistan arabuluculuğunda varılan iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığını bildirirken, ateşkeste doğrudan katkısı olduğuna ilişkin iddiaları doğrulamamıştır.


Rusya: Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD-İran arasındaki geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Bu çok önemli bir adım. İran ve Amerikan heyetleri arasında önümüzdeki günlerde doğrudan temasların gerçekleşeceğini umuyoruz." demiştir.


Mısır: Mısır Dışişleri Bakanlığı, ateşkesi olumlu bir fırsat olarak değerlendirmiş; barışın inşası sürecinde askeri operasyonların durdurulmasına ve uluslararası denizlerde serbest geçiş hakkına tam saygı gösterilmesine vurgu yapmıştır. Bakanlık ayrıca Pakistan ve Türkiye ile birlikte bölgede güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik çabalara devam edeceklerini bildirmiştir.


Japonya: Japon Hükümeti Sözcüsü Minoru Kihara, iki haftalık ateşkesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiş ve Orta Doğu'daki gerginliğin azaltılmasının Tokyo için birincil öncelik olmaya devam ettiğini belirtmiştir.


Malezya: Malezya Dışişleri Bakanlığı ateşkesi önemli bir adım olarak nitelendirmiş ve tüm tarafları anlaşmanın şartlarına iyi niyetle uymaya, bölgesel istikrarı zedeleyecek ya da küresel enerji güvenliğini tehdit edecek adımlardan kaçınmaya davet etmiştir.


Avustralya: Başbakan Anthony Albanese ve Dışişleri Bakanı Penny Wong ortak açıklamalarında, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının ve ticari gemilere, sivil altyapıya ve enerji tesislerine yönelik saldırıların eşi görülmemiş bir enerji arz şokuna yol açtığını ifade etmiştir. Açıklamada, savaşın uzadıkça küresel ekonomiye verilen zararın daha da büyüyeceği ve insani bedelin ağırlaşacağının altı çizilmiştir. Avustralya, arabuluculuk sürecinde Pakistan, Mısır, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın katkılarına teşekkür etmiştir.


Yeni Zelanda: Dışişleri Bakanı Winston Peters, ateşkesi olumlu karşılamakla birlikte kalıcı bir ateşkesin sağlanması için önümüzdeki günlerde pek çok kritik adımın atılması gerektiğini belirtmiştir.


 Azerbaycan:Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 2 haftalık ateşkesin memnuniyetle karşılandığı belirtilerek arabuluculuk yapan tüm tarafların çabalarının takdir edildiği vurgulanmıştır.


İspanya: İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ile İran arasındaki iki haftalık ateşkesten memnun olduğunu ancak şimdi diplomasi, uluslararası hukuk ve barışa ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştir.


Almanya: Almanya, ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkesi memnuniyetle karşılamıştır. Almanya Başbakanı Friedrich Merz yaptığı yazılı açıklamada, Alman hükümetinin, ABD ile İran arasında gece saatlerinde varılan 2 haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığını ifade ederek bu önemli anlaşmanın sağlanmasında yaptığı aracılık için Pakistan'a teşekkürlerini ilettiklerini aktarmıştır.

Islamabad Müzakereleri ve Sonraki Süreç

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, ABD ile yürütülecek müzakerelerin 10 Nisan 2026 Cuma günü Pakistan'ın başkenti Islamabad'da başlayacağını açıklamıştır. İran, müzakereleri kendi 10 maddelik teklifine dayandırma tutumunu kararlılıkla korumuştur. Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt ise yüz yüze görüşme imkanlarının değerlendirildiğini doğrulamış ancak kesinleşen bir bilginin yalnızca başkan ya da Beyaz Saray tarafından açıklanacağını hatırlatmıştır.


İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin açıklamasında müzakerelerin 15 gün içinde tamamlanması hedeflenmiş ve bu sürenin tarafların mutabakatıyla uzatılabileceği belirtilmiştir. Konsey ayrıca, İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığını ve sahadaki zaferin müzakere masasında da tescil ettirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç8 Nisan 2026 05:14
Katkı Sağlayanlar
Katkı Sağlayanları Gör
Katkı Sağlayanları Gör

Etiketler

Özet

İran-ABD-İsrail Savaşı sırasında 7–8 Nisan 2026’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkes sağlandı ve İslamabad’da müzakerelerin başlatılması kararlaştırıldı. Ateşkes, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kısmi ablukayı kaldırması şartına bağlandı ve İran’ın sunduğu 10 maddelik plan müzakere zemini olarak kabul edildi. 10 Nisan 2026’da heyetlerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya gelerek ateşkes kapsamında planlanan müzakereleri başlatması planlanıyor. Görüşmelerin, iki haftalık ateşkes süresi içerisinde tamamlanması ve sunulan çerçeve doğrultusunda kapsamlı bir anlaşmanın şekillendirilmesi hedefleniyor.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İran-ABD-İsrail Savaşı Sırasında Geçici Ateşkes ve İslamabad Müzakereleri (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 8 Nisan 2026

    Arka Plan ve Savaşın Başlaması

  • 8 Nisan 2026

    Pakistan'ın Arabuluculuk Rolü

  • 8 Nisan 2026

    Ateşkesin İlanı

  • 8 Nisan 2026

    İran'ın 10 Maddelik Planı

  • 8 Nisan 2026

    Hürmüz Boğazı'na İlişkin Düzenlemeler

  • 8 Nisan 2026

    İsrail'in Tutumu ve Lübnan Sorunu

  • 8 Nisan 2026

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD-İran Ateşkesine İlişkin Açıklaması

  • 8 Nisan 2026

    Uluslararası Tepkiler

  • 8 Nisan 2026

    Islamabad Müzakereleri ve Sonraki Süreç

KÜRE'ye Sor