Gündem
kure star outline

İran-ABD Görüşmeleri (2026)

fav gif
Kaydet
İran ile ABD arasında planlanan görüşmeler, 6 Şubat 2026 tarihinde Umman’ın başkenti Maskat’ta, iki ülke heyetlerinin katılımıyla yapılacaktır.
İran-ABD Görüşmeleri (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

5 Şubat 2026

İran-ABD Görüşmeleri (2026), İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında 6 Şubat 2026 tarihinde Maskat’ta yapılması planlanan diplomatik görüşmelerdir.


Söz konusu görüşmeler, Haziran 2025’te İran ile İsrail arasında yaşanan ve 12 gün süren çatışmaların ardından, ABD’li ve İranlı yetkililer arasında planlanan ilk diplomatik temaslar olacaktır.

Görüşmelerin Siyasal ve Diplomatik Arka Planı (2025–2026)

2026 yılı başında planlanan İran–ABD görüşmeleri, 13 Haziran 2025’te İran ile İsrail arasında yaşanan ve 12 gün süren askeri çatışmaların ardından oluşan diplomatik ortam içerisinde şekillenmiştir. Bu çatışmalar sırasında İran’daki nükleer tesisler hedef alınmıştır ve bu gelişme, İran ile Batılı ülkeler arasında yürütülen nükleer müzakere sürecini fiilen kesintiye uğratmıştır.


Söz konusu döneme kadar İran ile ABD arasında beş tur dolaylı nükleer görüşme gerçekleştirilmiştir. Altıncı turun yapılması planlanırken, Haziran 2025’teki çatışmalar nedeniyle müzakereler askıya alınmıştır. Bu askeri gerilimin ardından, 2025 yılının ikinci yarısı boyunca İran ile ABD arasında doğrudan ya da dolaylı müzakere yapılmamış; taraflar yalnızca kamuoyu açıklamaları ve üçüncü ülkeler aracılığıyla mesaj iletmiştir.


2025 yılı sonu ile 2026 yılı başında İran genelinde ekonomik koşullar, enflasyon ve ulusal para biriminin hızlı değer kaybı nedeniyle protestolar başlamıştır. Protestolar kısa sürede birçok kente yayılmıştır. Güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucunda yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişinin gözaltına alındığı belirtilmiştir.


İran yönetimi, protestolar sırasında internet erişimini kısıtlamış, güvenlik önlemlerini artırmış ve geniş çaplı güvenlik operasyonları yürütmüştür. Bu gelişmeler, İran ile ABD arasındaki diplomatik süreci doğrudan etkilemiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, protestolara yönelik müdahaleleri gerekçe göstererek İran’a karşı “çok güçlü askeri seçenekler” ifadesini kullanmış ve askeri müdahale ihtimalini açık biçimde dile getirmiştir.


Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, 2026 yılı Ocak ve Şubat aylarında yaptığı açıklamalarda İran ile diplomatik temaslara açık olduğunu belirtmiştir. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda önceliğin diplomasi olduğunu ancak askeri seçeneklerin tamamen dışlanmadığını ifade etmiştir.


Leavitt, İran ile yapılması planlanan görüşmelerin belirlenen takvim çerçevesinde gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini ve bu görüşmelerin İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin endişeleri ele alacağını açıklamıştır.


ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olmaması gerektiğini belirtmiş; balistik füze programı, İran’ın bölgesel silahlı gruplara verdiği destek ve ülke içindeki gelişmelerin de gündeme alınması gerektiğini açıklamıştır.


İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, 2026 yılı Ocak ayı boyunca yaptığı açıklamalarda İran’ın diplomatik sürece kapalı olmadığını belirtmiştir. Ancak Erakçi, müzakerelerin tehdit, baskı veya dayatma altında yürütülemeyeceğini vurgulamıştır. İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştır: “Hiçbir koşulda dayatma veya emir kabul etmeye niyetimiz yoktur.”


Erakçi başka bir açıklamasında, İran’ın “adil ve hakkaniyetli” olarak tanımladığı bir diplomatik sürece katılmaya hazır olduğunu ancak görüşmelerin formatı, yeri ve gündeminin önceden netleşmesi gerektiğini belirtmiştir.


İranlı yetkililer ayrıca, balistik füze programının ve savunma kapasitesinin müzakere konusu olmayacağını ifade etmiş; bu alanların İran’ın ulusal güvenliği kapsamında değerlendirildiğini açıklamıştır.

Görüşmelerin Planlanma Süreci ve Mekan Tartışmaları

2026 yılı Ocak ayı itibarıyla İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında diplomatik temasların yeniden başlatılmasına yönelik girişimler hız kazanmıştır. Bu süreçte taraflar, nükleer program odaklı görüşmelerin yeniden başlatılması konusunda karşılıklı açıklamalarda bulunmuştur.


ABD Başkanı Donald Trump, Ocak ayı içerisinde yaptığı açıklamalarda İranlı yetkililerle temasların sürdüğünü belirtmiş ve görüşmelerin planlandığını ifade etmiştir. Trump, bu açıklamalarında görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntı vermemiştir.


Görüşmelerin yeniden başlatılmasına yönelik ilk temaslarda, toplantıların Türkiye’de, İstanbul’da yapılması seçeneği gündeme gelmiştir. İstanbul’un taraflar açısından erişilebilir ve diplomatik temaslara uygun bir merkez olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.


Bu aşamada görüşmelerin çok taraflı bir formatta gerçekleştirilmesi ve bazı bölge ülkelerinin sürece kolaylaştırıcı olarak dahil edilmesi ihtimali üzerinde durulmuştur. Ancak İstanbul seçeneği, görüşmelerin kapsamı ve formatı konusunda taraflar arasında ortaya çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle kesinlik kazanmamıştır.


İran tarafı, görüşmelerin Umman’da yapılmasını ve sürecin yalnızca iki ülke arasında, ikili formatta yürütülmesini talep etmiştir. İranlı yetkililer, bu talebin gerekçesi olarak önceki nükleer müzakerelerin Umman’da yürütülmüş olmasını ve bu görüşmelerin yalnızca nükleer dosyaya odaklanmasını göstermiştir. İran, görüşmelerin gündeminin yalnızca nükleer programla sınırlı olması gerektiğini ve balistik füze programı ile savunma kapasitesinin müzakere dışı tutulmasını istemiştir.


ABD yönetimi, İran’ın görüşmeleri yalnızca nükleer programla sınırlama talebine karşı çıkmıştır. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, görüşmelerin İran’ın balistik füze programı, bölgesel silahlı gruplara verdiği destek ve ülke içindeki gelişmeleri de kapsaması gerektiğini açıklamıştır.

Rubio, söz konusu görüşmelerin, Umman'da yapılacağı yönündeki haberleri teyit etmeyerek, "Buluşma yerinin Türkiye'de olacağı şeklinde anlaşmaya varıldığını düşünüyorduk. Ancak dün, İran tarafının buna katılmayı kabul etmediklerini belirten çelişkili haberler gördüm, bu yüzden bu konu üzerinde halen çalışılıyor." demiştir.


ABD'li Bakan, İran'la yapılacak görüşmelerde, bazı başlıkların mutlaka masada olması gerektiğini vurgulayarak, "Görüşmelerin gerçekten anlamlı bir sonuca ulaşması için bazı başlıkları içermesi gerekiyor. Bunlar arasında balistik füzelerin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halkına yönelik muameleleri yer alıyor." ifadelerini kullanmıştır.

Umman’ın Arabuluculuk Rolü ve Maskat’ın Görüşme Merkezi Olarak Belirlenmesi

Görüşmelerin yeri konusunda yaşanan tartışmaların ardından, tarafların Umman’ın başkenti Maskat üzerinde uzlaştığı açıklanmıştır. ABD ve İranlı yetkililer, görüşmelerin Maskat’ta yapılacağını kamuoyuna duyurmuştur. Görüşmelerin kesin tarihinin 6 Şubat 2026 olarak belirlendiği ifade edilmiştir.


İran tarafı, görüşmelerin ikili formatta yapılmasını istemiştir. Bu kapsamda, görüşmelerde üçüncü ülkelerin doğrudan masada yer almaması gerektiği vurgulanmıştır.

6 Şubat 2026

Umman - İran - ABD Müzakereleri (6 Şubat)

2026 yılı Şubat ayında, İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında nükleer müzakereler yeniden başlamıştır. Bu müzakerelerin temel meselesi, Haziran 2025’te İsrail ile İran arasında 12 gün süren savaş sırasında ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarıdır. Söz konusu saldırılar, uzun süredir devam eden diplomatik temasları kesintiye uğratmış ve süreci durma noktasına getirmiştir. Bu müzakereler, İran ile ABD arasında sekiz ay sonra yapılan ilk yüz yüze görüşme turu olmuştur. 


Müzakerelerin öncesinde taraflar arasında diplomatik temaslar sürdürülmüştür. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman Dışişleri Bakanı Busaidi ile Maskat’ta görüşmeler yapmış; bu görüşmeler İran-ABD görüşmelerine hazırlık niteliği taşımıştır. 


Müzakereler, geleneksel diplomasi hatları içinde yürütülmüştür ve arabuluculuk rolünü Umman Sultanlığı üstlenmiştir. Uzun süredir bölgesel gerilimlerin olduğu bir bağlamda, her iki taraf da müzakere masasında yer almıştır; ancak taraflar arasında gündem kapsamı ve kapsam genişletme konusunda temel anlaşmazlıklar mevcuttur. 

Müzakerelerin Konusu, Üyeleri ve Temsilciler

6 Şubat 2026 tarihinde Umman’ın başkenti Maskat’ta resmi olarak başlayan müzakerelerde, İran tarafı heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderlik etmiştir. ABD tarafında ise müzakereleri Beyaz Saray Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump’ın danışmanı Jared Kushner temsil etmiştir. Bazı kaynaklarda ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) komutanının da katılım gösterebileceği iddia edilmiştir; bu tür katılım askeri boyutun müzakerelerde teknik olarak ele alındığını göstermektedir. 


Maskat görüşmeleri, iki ülke arasındaki ilk yüksek düzeyli yüz yüze diplomatik etkileşim olarak değerlendirilmiştir. Görüşmeler, İran ve ABD heyetlerinin nükleer program, füze kapasitesi ve bölgesel güvenlik konularında ayrıntılı görüş alışverişinde bulunmasını amaçlamıştır. Ancak taraflar arasında bu başlıkların kapsamı konusunda derin ayrışmalar bulunmaktadır. 

Müzakerelerin Teknik ve Politik Boyutları

Nükleer Programın Kapsamı ve Talepler

İran’ın nükleer programı, merkezi olarak uranyum zenginleştirme faaliyetleri ile ilişkilidir. Bu faaliyetler, uluslararası denetim ve kısıtlamalarla iç içe geçmiş uzun süreli bir tartışma konusudur ve taraflar arasında müzakere gündeminin en önemli unsurlarından birini teşkil etmektedir. 


İran tarafı, nükleer faaliyetlerini sınırlandırmaya ilişkin bir süreçte, yaptırımların kaldırılmasını talep etmiştir. Ayrıca, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin belirli seviyelere indirgenmesi karşılığında ekonomik ve diplomatik yaptırımların geri alınmasını istemiştir. Bu talepler, İran’ın uluslararası ekonomik bağlantılarını yeniden kurma çabalarının teknik bir yansımasıdır. 


ABD tarafı ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının dışarı çıkarılmasını istemiştir. Bu talepler yalnızca nükleer programla sınırlı olmayıp, İran’ın balistik füze kapasitesini sınırlandırma çabalarını da kapsamaktadır. 


Bu teknik talepler, taraflar arasında müzakere kapsamı konusunda temel bir ayrışma yaratmıştır. İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programa odaklanmasını savunurken, ABD daha geniş bir güvenlik ve silah teknolojileri kapsamı önermiştir. 

Balistik Füze Programı ve Gündem Ayrışması

Balistik füze programı, İran’ın güvenlik mimarisi ve askeri doktrinindeki önemli bir bileşendir. İran, geniş bir füze stoğuna sahip olup bu kapasite, bölgesel güç dengeleri bağlamında stratejik bir araç olarak kabul edilmiştir. ABD tarafı ise görüşmeler kapsamına balistik füze programını da dahil etmeyi istemiş; bu talep, taraflar arasında müzakere kapsamına dair önemli bir ayrışmaya yol açmıştır. 


İran tarafı, balistik füze kapasitesinin herhangi bir müzakerenin konusu olmaması gerektiğini savunarak bu taleplere karşı çıkmıştır. Bu tutum, İran’ın teknik güvenlik stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir ve müzakerelerde tarafların anlaşma zeminini daraltmıştır. 

Askeri ve Jeopolitik Çerçeve

Bölgesel Gerilimler ve Askeri Unsurlar

Müzakereler, bölgesel gerilimlerin yükseldiği bir dönemde yürütülmüştür. İran’ın bölgedeki askeri varlığı, İran destekli silahlı gruplar ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığı gibi faktörler diplomatik sürecin askeri boyutunu etkilemiştir. ABD’nin Ortadoğu’daki askeri birikimi ve konuşlandırmaları müzakerelerle paralel yürütülmüş; bu durum, askeri ve diplomatik stratejilerin aynı anda ele alındığını göstermiştir. 


Özellikle nükleer tesisler ve füze altyapısına yönelik geçmiş saldırılar ve bombardımanlar, askeri-gerilim dinamiklerinin müzakere sürecini doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. İran’ın ulusal savunma stratejisi ve dış politika hedefleri ile ABD’nin askeri güce dayalı baskı unsurları, diplomatik süreçle aynı anda değerlendirilmiştir. 

İç Politika ve Toplumsal Boyut

İran’da devam eden ekonomik sıkıntılar ve 2025’in sonlarına doğru patlak veren protestolar, bu müzakerelerin iç politik bağlamını şekillendirmiştir. Bu protestolar, İran yönetiminin diplomatik tercihlerine ve dış politik stratejilerine de yansımıştır. İç politik baskılar, müzakere sürecine doğrudan etki eden faktörlerden biri olarak değerlendirilmiştir.

Diplomatik Sürecin Uluslararası ve Bölgesel Boyutu

Arabulucular ve Konum

Umman Sultanlığı, diplomatik sürecin resmi mekânı olarak seçilmiş ve arabulucu rolünü üstlenmiştir. Maskat, taraflar arasında ortak mekan olarak kabul edilmiş ve toplantıların yürütüldüğü şehir olmuştur. Bu bağlam, bölgesel diplomasi pratiklerini yansıtmakta ve müzakerelerin coğrafi konumunun taraflar arasındaki tarihsel ilişkilerle bağlantısını göstermektedir.

Uluslararası Tepkiler ve Diplomasi Ağları

Diplomatik temaslar yalnızca doğrudan taraflarla sınırlı kalmamış; Türkiye, Katar, Mısır ve diğer bölge devletleri de sürece ilişkin teknik ve diplomatik çerçeve önerileri sunmuşlardır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç5 Şubat 2026 08:08

Etiketler

Özet

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında 2026 yılı başında nükleer program odaklı diplomatik temasların yeniden başlatılmasına yönelik bir süreç yürütüldü. Bu süreçte görüşmelerin yeri, formatı ve gündemi konusunda taraflar arasında temaslar gerçekleştirildi. İran görüşmelerin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı olmasını ve İstanbul olarak belirlenen mekanın değişmesini istedi, ABD tarafı ise daha geniş bir gündem talep etti. Yapılan temaslar sonucunda müzakerelerin 6 Şubat 2026 tarihinde Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılması konusunda uzlaşı sağlandı.

ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereleri 6 Şubat 2026’da Umman’ın Maskat kentinde başladı. Taraflar, nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik konularını masaya yatırmak üzere ilk kez yüz yüze görüştü.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İran-ABD Görüşmeleri (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 5 Şubat 2026

    Görüşmelerin Siyasal ve Diplomatik Arka Planı (2025–2026)

  • 5 Şubat 2026

    Görüşmelerin Planlanma Süreci ve Mekan Tartışmaları

  • 6 Şubat 2026

    Umman - İran - ABD Müzakereleri (6 Şubat)

  • 6 Şubat 2026

    Müzakerelerin Teknik ve Politik Boyutları

  • 6 Şubat 2026

    Askeri ve Jeopolitik Çerçeve

  • 6 Şubat 2026

    Diplomatik Sürecin Uluslararası ve Bölgesel Boyutu

KÜRE'ye Sor