Kudüs (Gayr-i Müslim Seyahatnâmeleri)
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarSema ÇELEM13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-7596-8951

Kudüs, tarih boyunca farklı ırk, din ve mezheplerden insanları bir araya getirmiştir. Dünyanın dört bir yanından gelen gezginler bu şehri ziyaret etmiş; bölgeye yolu düşenler için Kudüs’e uğramak adeta bir zorunluluk hâlini almıştır. Özellikle hac amacıyla Kudüs’e giden Hristiyan gezginler, gözlemlerini kaydettikleri seyahat notları aracılığıyla sonraki nesillere aktarmışlardır. Mevcut seyahat kayıtlarının büyük kısmı 16. yüzyıldan itibaren yoğunluk kazanmakla birlikte daha erken tarihlerde kaleme alınmış örnekler de bulunmaktadır. Bu çerçevede, bir keşiş ya da rahip olduğu düşünülen Saewulf’un 1102-1103 yıllarında Kutsal Topraklar’a yaptığı hac yolculuğunu anlatan seyahatnâmesi, “erken Orta Çağ Batılı hac anlatıları”nın klasik örneklerinden biri kabul edilmektedir (Çalışır, 2021: 3). Saewulf’un seyahatnâmesi hac yapacaklara kutsal mekânları tasvir eden bir rehber niteliğindedir. Bu ilk örnekten sonra küçük notlar bırakan başka gezginlerin varlığından söz edilse de bunlara dair bilgilere ulaşmak mümkün görünmemektedir.Kudüs seyahatnâmelerinin modern tarzda yazılmaya başlanması bölgede Osmanlı hakimiyetinin ortaya çıktığı 16. yüzyıla rastlar. Bu dönemde yazılan seyahatnâmeler sadece kutsal mekanların ele alındığı rehber niteliğinden uzaklaşarak şehrin fiziki yapısı, yerel halkın hayatı, Osmanlı idaresine yönelik bilgilerin de yer aldığı kaynaklara dönüşmeye başlamıştır. Müslüman hacılar için yol güvenliğinin sağlandığı bu dönemde Avrupalı hacıların seyahatlerinin de arttığı dikkat çekmektedir. Avrupa’dan yola çıkanlar, öncelikle Venedik’e gelir; buradan gemilerle Akdeniz adaları üzerinden (Kılınç, 2014: 12) önce Akka, Yafa, Sayda gibi limanlara ulaşırlardı. Buralardan sonra Kudüs’e yolculuk karayoluyla devam ederdi.Bu dönemde Kudüs ve çevresini anlatan önemli çalışmalardan biri 1582’de Moskova’dan yola çıkan tüccar Trifon Karabeynikov’un seyahat raporudur. Kudüs’ü canlı bir şekilde tasvir eden bu raporda kentin fiziki yapısı, Hristiyanlarca kutsal sayılan Paskalya töreni, bu törenlerde diğer Hristiyan cemaatlerin adetleri, Ortodoks gelenekleri, Davud Mabedi ve kentteki kiliselerin listesiyle, bunlar hakkındaki geniş bilgiler yer almaktadır (Özcan, 2010: 370). Karabeynikov’un şehirle ilgili anlatımları arasında Osmanlı idarecilerin Hristiyanlar için kutsal olan Kıyame Kilisesi’ne verdiği önem, bu kiliseye ancak dini günlerde Osmanlı görevlilerinin gelerek kapının kilidini ve mührünü açınca girilebilmesi; bunun dışında şehirde on kadar kilise bulunması, bunlardan sekizinin sürekli ibadete açık tutulduğu bilgisi yer almaktadır (Özcan, 2010: 371-373).Polonyalı Simeon 17. yüzyılda hac için yola çıkan seyyahların ilklerinden sayılabilir. Simeon, 1615’te hac güzergâhlarından olan İstanbul’dan gemiye binerek Mısır’a, oradan kara yolu ile Kudüs’e ulaşmış; yolculuğu boyunca hacılara ve seyyahlara faydalı olacağı düşüncesiyle gezdiği yerlerle ilgili bilgileri kaydetmiştir (Ertaş, 2018). Aynı dönemlerde İtalyan Pietro Della Valle de en büyük arzusu olan Kudüs’ü ziyaret etme ve mukaddes toprakları görüp hacı olma ümidiyle 1615 yılında yola çıkmış; İstanbul’dan Sakız ve Rodos adalarına, oradan İskenderiye’ye geçmiştir. Valle, Kahire’den Kudüs’e giderek hacı olmuştur. Doğu seyahatinin bir parçası olan Kudüs’e dair mektuplarını da içeren eseri, her ne kadar doğrudan seyahatnâme formunda olmasa da seyahatnâme ismiyle basılan önemli bir kaynaktır (Şakiroğlu, 1994: 144).Bir diğer gezgin 1657 başında yola çıkan Jean Thevenot’tur. İstanbul üzerinden Bursa, İzmir ve bazı Ege adalarını gezerek Kudüs’e giden yazar, Kudüs’ün dini ve kültürel dokusuyla ilgili bilgilerin yer aldığı Thevenot Seyahatnâmesi adlı kitabında yaklaşık iki yıl boyunca dolaştığı bölgeyi objektif bir dille anlatmıştır (Yemez, 2020).Henry Maundrell, Geçmiş Zaman İçerisinde Hristiyan Bir Seyyahın Gözüyle Kudüs ve Çevresi isimli kitabında Kutsal Topraklar yolculuğuna 1697 yılında ziyarete katılmak için kendisiyle gelen 14 İngiliz ile Halep’ten başladığını yazmıştır. Kudüs’e varıncaya kadar geçtikleri Lazkiye, Trablus, Beyrut, Sayda, Akka, Nablus gibi şehirler hakkında gözlemlerini aktaran (Maundrell, 2020: 98) Maundrell ve ekibi ilk olarak, bütün Avrupalı hacıların adeti üzere Latin manastırını ziyaret etmiştir. Ertesi gün Latinler için kutsal sayılan cumadır ve Kutsal Kabir Kilisesi’ni gezmiştir. Akşam saatlerinde kilitlenen kilisede gönüllü olarak üç gün süreyle kalmıştır. Kilisenin yapısı hakkında bilgi veren yazar, Hz. Îsâ ile ilgili detayları geniş bir şekilde anlatmış ve Hristiyan mezhepleri arasında yumruklaşmaya varan çekişmelere değinmiştir. Kavgaları üzüntü verici olarak değerlendirmiş ve bunların kutsal mekânları Müslümanların elinden kurtarmaya engel olduğunu savunmuştur. Maundrell’in eseri şehre ait özellikle Hristiyanlar için öne çıkan mekânları tanıttığı için ayrıca önemlidir.17. yüzyılda yoğunlaşan Kudüs ve çevresine yönelik bu seyahatler, Kudüs’ü tanıtmanın yanı sıra hac güzergâhı üzerindeki şehirler ve Osmanlı yönetimi hakkında da geniş bilgiler içermektedir. 18. ve 19. yüzyılda seyahatnâmelerin yapısında değişiklikler olmuş, bu süreçte dinî anlatımlardan çok bilimsel keşif ve coğrafi anlatım tarzları ortaya çıkmıştır. Charles Wilson, Edward Robinson gibi isimler Filistin topraklarına yaptıkları gezilerle haritalandırma çalışmalarını başlatmışlardır. Böylece klasik anlamdaki hac seyahatnâmesi tarzı zayıflarken bölgeyi keşif ön plana çıkmıştır. Bu da İngiliz emperyalizminin bölge üzerindeki planlarına hizmet eden bir anlayışın seyahatler yoluyla desteklendiğini akla getirmektedir.

Kudüs (Gayr-i Müslim Seyahatnâmeleri)

Kudüs, tarih boyunca farklı ırk, din ve mezheplerden insanları bir araya getirmiştir. Dünyanın dört bir yanından gelen gezginler bu şehri ziyaret etmiş; bölgeye yolu düşenler için Kudüs’e uğramak adeta bir zorunluluk hâlini almıştır. Özellikle hac amacıyla Kudüs’e giden Hristiyan gezginler, gözlemlerini kaydettikleri seyahat notları aracılığıyla sonraki nesillere aktarmışlardır. Mevcut seyahat kayıtlarının büyük kısmı 16. yüzyıldan itibaren yoğunluk kazanmakla birlikte daha erken tarihlerde kaleme alınmış örnekler de bulunmaktadır. Bu çerçevede, bir keşiş ya da rahip olduğu düşünülen Saewulf’un 1102-1103 yıllarında Kutsal Topraklar’a yaptığı hac yolculuğunu anlatan seyahatnâmesi, “erken Orta Çağ Batılı hac anlatıları”nın klasik örneklerinden biri kabul edilmektedir (Çalışır, 2021: 3). Saewulf’un seyahatnâmesi hac yapacaklara kutsal mekânları tasvir eden bir rehber niteliğindedir. Bu ilk örnekten sonra küçük notlar bırakan başka gezginlerin varlığından söz edilse de bunlara dair bilgilere ulaşmak mümkün görünmemektedir.


Kudüs seyahatnâmelerinin modern tarzda yazılmaya başlanması bölgede Osmanlı hakimiyetinin ortaya çıktığı 16. yüzyıla rastlar. Bu dönemde yazılan seyahatnâmeler sadece kutsal mekanların ele alındığı rehber niteliğinden uzaklaşarak şehrin fiziki yapısı, yerel halkın hayatı, Osmanlı idaresine yönelik bilgilerin de yer aldığı kaynaklara dönüşmeye başlamıştır. Müslüman hacılar için yol güvenliğinin sağlandığı bu dönemde Avrupalı hacıların seyahatlerinin de arttığı dikkat çekmektedir. Avrupa’dan yola çıkanlar, öncelikle Venedik’e gelir; buradan gemilerle Akdeniz adaları üzerinden (Kılınç, 2014: 12) önce Akka, Yafa, Sayda gibi limanlara ulaşırlardı. Buralardan sonra Kudüs’e yolculuk karayoluyla devam ederdi.


Bu dönemde Kudüs ve çevresini anlatan önemli çalışmalardan biri 1582’de Moskova’dan yola çıkan tüccar Trifon Karabeynikov’un seyahat raporudur. Kudüs’ü canlı bir şekilde tasvir eden bu raporda kentin fiziki yapısı, Hristiyanlarca kutsal sayılan Paskalya töreni, bu törenlerde diğer Hristiyan cemaatlerin adetleri, Ortodoks gelenekleri, Davud Mabedi ve kentteki kiliselerin listesiyle, bunlar hakkındaki geniş bilgiler yer almaktadır (Özcan, 2010: 370). Karabeynikov’un şehirle ilgili anlatımları arasında Osmanlı idarecilerin Hristiyanlar için kutsal olan Kıyame Kilisesi’ne verdiği önem, bu kiliseye ancak dini günlerde Osmanlı görevlilerinin gelerek kapının kilidini ve mührünü açınca girilebilmesi; bunun dışında şehirde on kadar kilise bulunması, bunlardan sekizinin sürekli ibadete açık tutulduğu bilgisi yer almaktadır (Özcan, 2010: 371-373).


Polonyalı Simeon 17. yüzyılda hac için yola çıkan seyyahların ilklerinden sayılabilir. Simeon, 1615’te hac güzergâhlarından olan İstanbul’dan gemiye binerek Mısır’a, oradan kara yolu ile Kudüs’e ulaşmış; yolculuğu boyunca hacılara ve seyyahlara faydalı olacağı düşüncesiyle gezdiği yerlerle ilgili bilgileri kaydetmiştir (Ertaş, 2018). Aynı dönemlerde İtalyan Pietro Della Valle de en büyük arzusu olan Kudüs’ü ziyaret etme ve mukaddes toprakları görüp hacı olma ümidiyle 1615 yılında yola çıkmış; İstanbul’dan Sakız ve Rodos adalarına, oradan İskenderiye’ye geçmiştir. Valle, Kahire’den Kudüs’e giderek hacı olmuştur. Doğu seyahatinin bir parçası olan Kudüs’e dair mektuplarını da içeren eseri, her ne kadar doğrudan seyahatnâme formunda olmasa da seyahatnâme ismiyle basılan önemli bir kaynaktır (Şakiroğlu, 1994: 144).


Bir diğer gezgin 1657 başında yola çıkan Jean Thevenot’tur. İstanbul üzerinden Bursa, İzmir ve bazı Ege adalarını gezerek Kudüs’e giden yazar, Kudüs’ün dini ve kültürel dokusuyla ilgili bilgilerin yer aldığı Thevenot Seyahatnâmesi adlı kitabında yaklaşık iki yıl boyunca dolaştığı bölgeyi objektif bir dille anlatmıştır (Yemez, 2020).


Henry Maundrell, Geçmiş Zaman İçerisinde Hristiyan Bir Seyyahın Gözüyle Kudüs ve Çevresi isimli kitabında Kutsal Topraklar yolculuğuna 1697 yılında ziyarete katılmak için kendisiyle gelen 14 İngiliz ile Halep’ten başladığını yazmıştır. Kudüs’e varıncaya kadar geçtikleri Lazkiye, Trablus, Beyrut, Sayda, Akka, Nablus gibi şehirler hakkında gözlemlerini aktaran (Maundrell, 2020: 98) Maundrell ve ekibi ilk olarak, bütün Avrupalı hacıların adeti üzere Latin manastırını ziyaret etmiştir. Ertesi gün Latinler için kutsal sayılan cumadır ve Kutsal Kabir Kilisesi’ni gezmiştir. Akşam saatlerinde kilitlenen kilisede gönüllü olarak üç gün süreyle kalmıştır. Kilisenin yapısı hakkında bilgi veren yazar, Hz. Îsâ ile ilgili detayları geniş bir şekilde anlatmış ve Hristiyan mezhepleri arasında yumruklaşmaya varan çekişmelere değinmiştir. Kavgaları üzüntü verici olarak değerlendirmiş ve bunların kutsal mekânları Müslümanların elinden kurtarmaya engel olduğunu savunmuştur. Maundrell’in eseri şehre ait özellikle Hristiyanlar için öne çıkan mekânları tanıttığı için ayrıca önemlidir.


17. yüzyılda yoğunlaşan Kudüs ve çevresine yönelik bu seyahatler, Kudüs’ü tanıtmanın yanı sıra hac güzergâhı üzerindeki şehirler ve Osmanlı yönetimi hakkında da geniş bilgiler içermektedir. 18. ve 19. yüzyılda seyahatnâmelerin yapısında değişiklikler olmuş, bu süreçte dinî anlatımlardan çok bilimsel keşif ve coğrafi anlatım tarzları ortaya çıkmıştır. Charles Wilson, Edward Robinson gibi isimler Filistin topraklarına yaptıkları gezilerle haritalandırma çalışmalarını başlatmışlardır. Böylece klasik anlamdaki hac seyahatnâmesi tarzı zayıflarken bölgeyi keşif ön plana çıkmıştır. Bu da İngiliz emperyalizminin bölge üzerindeki planlarına hizmet eden bir anlayışın seyahatler yoluyla desteklendiğini akla getirmektedir.

Kaynakça

Ertaş, Kasım (2018). “Ermeni Seyyah Polonyalı Simeon’un Gözüyle 17. Yüzyıl Osmanlı Toplumu”. I. Uluslararası İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Kongresi, 563-568.

Kılınç, Aslıhan (2014). XV. Ve XVII. Yüzyıllar Arasında Anadolu Üzerinden Kudüs’e Giden Batılı Seyyahlar ve Anadolu Hakkındaki İzlenimleri [Yüksek Lisans Tezi]. Malatya: İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Maundrell, Henry (2020). Geçmiş Zaman İçerisinde Hristiyan Bir Seyyahın Gözüyle Kudüs ve Çevresi, çev.: Yusuf Yazar. İstanbul: Büyüyen Ay.

Yemez, İbrahim (2020). Thevenot, Jean (1633-1667). Türkiye Turizm Ansiklopedisi Türk Turizminin Hafızası, 1-2.

Çalışır, Abdurrahman Onur (2021). “Saewulf’un Hac Seyahatnamesi, 1103-1102: Kudüs Krallığı’nın İlk Yıllarına Dair Bir Anlatı (Analiz, Çeviri ve Yeni Edisyon”. MESOS Disiplinlerarası Ortaçağ Çalışmaları Dergisi, 3 (3), 1-74.

Özcan, Altay Tayfun (2010). “Trifon Karabeynikov’un Seyahat Raporuna Göre XVI. Yüzyılın Sonlarında Kudüs”. Belleten, 74 (270), 369-388.

Şakiroğlu, Mahmut H. (1994). “Della Valle, Pietro”. TDV Ansiklopedisi, 9, 144-145.

Atıf İçin

apaÇelem, S. (2026). Kudüs (Gayr-ı Müslim Seyahatnameleri). H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 954-956) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadÇelem, Sema. “Kudüs (Gayr-ı Müslim Seyahatnameleri)”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 954-956. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kudüs (Gayr-i Müslim Seyahatnâmeleri)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor