Kudüs’ün Fetihleri
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMuhsin DÜĞEROĞLU13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-3975-6230

Tarihte Kudüs, Emevîler, Abbâsîler, Fatımiler, Eyyûbîler, Memlükler ve Osmanlılar gibi pek çok İslam devletinin hakimiyetine girmiştir. Ancak Kudüs’ün tarihine bakıldığında iki fetih, büyük önem taşımaktadır: İlk İslam hakimiyeti anlamına gelen Hz. Ömer’in fethi【1】 ve Haçlıların bölgeden temizlenmesini sağlayan Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin fethi. Her ne kadar bir fetih sayılmasa da Osmanlı hakimiyeti, Kudüs’ün İslam hakimiyetindeki son dönemi olması bakımından önem arz etmektedir.Kudüs, ilk kez Hz. Ömer’in halifeliği döneminde (634–644) Müslümanların hakimiyetine girmiştir. Öncesinde Bizans İmparatorluğu’nun elinde olan şehir, Hz. Ömer’in Suriye’de yürüttüğü fetih harekâtı kapsamında Ebû Ubeyde b. Cerrah komutasındaki ordu tarafından kuşatılmıştır. Şehrin patriği, Kudüs’ün anahtarlarını sadece Halife’ye teslim edeceğini belirtmesi üzerine Hz. Ömer, bizzat Kudüs’e gelerek şehri teslim almıştır (Taberî, 4: 144). Bu fetihle birlikte Kudüs, bir hoşgörü merkezi haline gelmiştir. Hz. Ömer, Kudüs’te bulunan kiliseyi ziyareti sırasında Hristiyan cemaatin ibadet özgürlüğünü【2】 teminat altına alan örnek bir tutum sergilemiştir (İbn Kesîr, 7: 50).1099 yılında Haçlılar tarafından işgal edilen Kudüs’te bir Haçlı Krallığı kurulmuştur. Ancak bu dönemde şehirdeki Müslüman ve Yahudi nüfus ciddi sıkıntılar çekmiştir (Carnotensis, 2009:104; Tyrensis & Ayan, 2016:363-364,369-370). Bu durum Müslümanları oldukça etkilemiş ve Kudüs’ün yeniden fethi en önemli görevlerden biri olarak kabul edilmiştir. Selâhaddîn-i Eyyûbî, 1187 yılında Hittîn Savaşı’nda Haçlı ordusunu yenilgiye uğratarak Kudüs’e yönelmiştir. Şehrin fethedilmesinden sonra Selâhaddîn’in uyguladığı yönetim, Müslüman tarihçiler tarafından övgüyle anlatılmıştır (Ebu’l-Fidâ, 1986, 3: 234). Selâhaddîn, Kudüs’teki Hristiyan nüfusun şehri terk etmesine izin vermiş, fakir Hristiyanların ise fidye ödemeden kentte kalabilmelerini sağlamıştır. Ayrıca, Mescid-i Aksâ gibi İslam’ın kutsal mekanları, Haçlı döneminde yapılan değişikliklerden temizlenerek hüviyet-i asliyesine kavuşturulmuştur (Ernoul Kroniği, 2019: 175-183). Bu zaferle birlikte Kudüs, bir kez daha İslam’ın hoşgörü temelli idaresine kavuşmuştur.1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Memlüklere karşı kazandığı Ridâniye Savaşı’ndan sonra Kudüs Osmanlı egemenliğine girmiştir. Osmanlı döneminde Kudüs, barış ve istikrar çağı yaşamış, dini çeşitlilik korunarak şehir önemli bir ziyaret ve ticaret merkezi haline getirilmiştir (İnalcık, 2014: 110). Bilhassa Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs, kapsamlı bir imar faaliyetiyle yeniden inşa edilmiştir. Şehir surları, Kudüs’ün hem askeri hem de kültürel kimliğini güçlendirmiştir. Ayrıca Mescid-i Aksâ ve Kubbetü’s-Sahre gibi yapılar restore edilmiş, Kudüs’ün dini ve tarihi dokusunun korunmasına büyük önem verilmiştir (Necipoğlu, 2005: 220).Kudüs’ün kontrolünün Müslümanların elinde olduğu dönemlerde şehir, dini özgürlüklerin ve çok kültürlü bir yapının hâkim olduğu bir merkez haline gelmiştir. Bu zamanlarda sergilenen hoşgörü, adalet ve yönetim anlayışı, İslam medeniyetinin temel değerlerini yansıtmış ve Kudüs’ün İslam dünyasındaki özel konumunu perçinlemiştir. Bu tarihsel süreç, Kudüs’ün sadece dini değil aynı zamanda kültürel ve siyasi bir merkez olarak da önemini ortaya koymaktadır.Okuma ÖnerileriRunciman, Steven (1952).A History of the Crusades. Cambridge: Cambridge University Press.

Kudüs’ün Fetihleri

Tarihte Kudüs, Emevîler, Abbâsîler, Fatımiler, Eyyûbîler, Memlükler ve Osmanlılar gibi pek çok İslam devletinin hakimiyetine girmiştir. Ancak Kudüs’ün tarihine bakıldığında iki fetih, büyük önem taşımaktadır: İlk İslam hakimiyeti anlamına gelen Hz. Ömer’in fethi【1】 ve Haçlıların bölgeden temizlenmesini sağlayan Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin fethi. Her ne kadar bir fetih sayılmasa da Osmanlı hakimiyeti, Kudüs’ün İslam hakimiyetindeki son dönemi olması bakımından önem arz etmektedir.


Kudüs, ilk kez Hz. Ömer’in halifeliği döneminde (634–644) Müslümanların hakimiyetine girmiştir. Öncesinde Bizans İmparatorluğu’nun elinde olan şehir, Hz. Ömer’in Suriye’de yürüttüğü fetih harekâtı kapsamında Ebû Ubeyde b. Cerrah komutasındaki ordu tarafından kuşatılmıştır. Şehrin patriği, Kudüs’ün anahtarlarını sadece Halife’ye teslim edeceğini belirtmesi üzerine Hz. Ömer, bizzat Kudüs’e gelerek şehri teslim almıştır (Taberî, 4: 144). Bu fetihle birlikte Kudüs, bir hoşgörü merkezi haline gelmiştir. Hz. Ömer, Kudüs’te bulunan kiliseyi ziyareti sırasında Hristiyan cemaatin ibadet özgürlüğünü【2】 teminat altına alan örnek bir tutum sergilemiştir (İbn Kesîr, 7: 50).


1099 yılında Haçlılar tarafından işgal edilen Kudüs’te bir Haçlı Krallığı kurulmuştur. Ancak bu dönemde şehirdeki Müslüman ve Yahudi nüfus ciddi sıkıntılar çekmiştir (Carnotensis, 2009:104; Tyrensis & Ayan, 2016:363-364,369-370). Bu durum Müslümanları oldukça etkilemiş ve Kudüs’ün yeniden fethi en önemli görevlerden biri olarak kabul edilmiştir. Selâhaddîn-i Eyyûbî, 1187 yılında Hittîn Savaşı’nda Haçlı ordusunu yenilgiye uğratarak Kudüs’e yönelmiştir. Şehrin fethedilmesinden sonra Selâhaddîn’in uyguladığı yönetim, Müslüman tarihçiler tarafından övgüyle anlatılmıştır (Ebu’l-Fidâ, 1986, 3: 234). Selâhaddîn, Kudüs’teki Hristiyan nüfusun şehri terk etmesine izin vermiş, fakir Hristiyanların ise fidye ödemeden kentte kalabilmelerini sağlamıştır. Ayrıca, Mescid-i Aksâ gibi İslam’ın kutsal mekanları, Haçlı döneminde yapılan değişikliklerden temizlenerek hüviyet-i asliyesine kavuşturulmuştur (Ernoul Kroniği, 2019: 175-183). Bu zaferle birlikte Kudüs, bir kez daha İslam’ın hoşgörü temelli idaresine kavuşmuştur.


1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Memlüklere karşı kazandığı Ridâniye Savaşı’ndan sonra Kudüs Osmanlı egemenliğine girmiştir. Osmanlı döneminde Kudüs, barış ve istikrar çağı yaşamış, dini çeşitlilik korunarak şehir önemli bir ziyaret ve ticaret merkezi haline getirilmiştir (İnalcık, 2014: 110). Bilhassa Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kudüs, kapsamlı bir imar faaliyetiyle yeniden inşa edilmiştir. Şehir surları, Kudüs’ün hem askeri hem de kültürel kimliğini güçlendirmiştir. Ayrıca Mescid-i Aksâ ve Kubbetü’s-Sahre gibi yapılar restore edilmiş, Kudüs’ün dini ve tarihi dokusunun korunmasına büyük önem verilmiştir (Necipoğlu, 2005: 220).


Kudüs’ün kontrolünün Müslümanların elinde olduğu dönemlerde şehir, dini özgürlüklerin ve çok kültürlü bir yapının hâkim olduğu bir merkez haline gelmiştir. Bu zamanlarda sergilenen hoşgörü, adalet ve yönetim anlayışı, İslam medeniyetinin temel değerlerini yansıtmış ve Kudüs’ün İslam dünyasındaki özel konumunu perçinlemiştir. Bu tarihsel süreç, Kudüs’ün sadece dini değil aynı zamanda kültürel ve siyasi bir merkez olarak da önemini ortaya koymaktadır.

Okuma Önerileri

Runciman, Steven (1952).A History of the Crusades. Cambridge: Cambridge University Press.

Kaynakça

Carnotensis, Fulcherius (2009). Kudüs Seferi Kutsal Toprakları Kurtarmak. çev.: İlcan Bihter Barlas. İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık. Ebu’l-Fidâ, el-Melikü’l-Müeyyed İmâdüddîn İsmâîl b. Alî b. Mahmûd el-Eyyûbî (1986).el-Muhtasar fi Ahbâri’l-Beşer. Beyrut: Dâru’l-Fikr. el-Kalkaşendi, Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Alî (1913).Subhu’l-A‘şa. Kahire: Dâru’l-Kutubi’l-Mısrıyye. Ernoul Kroniği. (2019). Haçlı Seferleri Tarihi Selahaddin Eyyubi ve Kudüs’ ün Fethi. çev.: Ahmet Deniz Altunbaş, İstanbul: Kronik Yayınları et-Taberî, Ebû Ca‘fer Muhammed b. Cerîr b. Yezîd el-Âmülî (1990).Târîhu’l-Ümem ve’l-Mulûk. Beyrut: Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye. İbn Kesîr, Ebü’l-Fidâ İsmâîl b. Ömer (1989).el-Bidâye ve’n-Nihâye. Beyrut: Dâru’l-Kütübü’l-İlmiyye. İnalcık, Halil (2014).Osmanlı İmparatorluğu: Klasik Dönem. İstanbul: İş Bankası Yayınları. Necipoğlu, Gülru (2005).The Age of Sinan: Architectural Culture in the Ottoman Empire. Princeton: Princeton University Press. Tyrensis, W., & Ayan, E. (2016). Willermus Tyrensis’ in Haçlı Kroniği: Başlangıçtan Kudüs’ ün Zaptına Kadar. Ötüken Neşriyat

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. Kudüs’ün Fethi

  • [2]

    Ayrıca bkz. Din ve İnanç Özgürlüğü ; Emanname; Kıyame Kilisesi

Atıf İçin

apaDüğeroğlu, M. (2026). Kudüs’ün Fetihleri. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1008-1009) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadDüğeroğlu, Muhsin. “Kudüs’ün Fetihleri”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1008-1009. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kudüs’ün Fetihleri" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor