
ORCID ID
0000-0001-6392-7610
BM’nin 28.07.1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşmesi’nde mülteci kavramı, “1 Ocak 1951’den önce meydana gelen olaylar sonucunda ve ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen; yahut tabiiyeti yoksa ve bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen..” (Cenevre Sözleşmesi, 1951) kişileri ifade etmektedir. 1967 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Protokol “1 Ocak 1951’den önce meydana gelen olaylar” ifadesini metinden çıkarmış, hem tarihi hem coğrafi kısıtlamaları kaldırmış, yani mülteci tanımını genişletmiştir. Böylece tanıma uyan herkesin eşit hukuki statüden yararlanabileceği belirtilmiştir (Göç İdaresi, t.y.).BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2024 yılı ortası itibariyle zorla yerinden edilen kişilerin toplam sayısını 122,6 milyon olarak tahmin etmektedir. Bunların çok büyük bir kısmını oluşturan 119,9 milyon kişi BMMYK’nın koruması altındadır ve/veya ondan yardım almaktadır (UNHCR, 2024). BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA); Ürdün, Lübnan, Suriye, Gazze Şeridi ve Kudüs’ün doğusu dâhil Batı Şeria’da mülteci statüsünde bulunan 5,9 milyon Filistinliye yardım etme sorumluluğunu üstlenmektedir (UNRWA, 2024). Filistinli mültecilerin haklarının korunmasına ilişkin yetki önceden UNRWA ve BM Filistin Uzlaştırma Komisyonunun (UNCCP) elinde bulunmaktaydı. Günümüzde UNRWA Filistinli mülteciler için çalışmalarına devam ederken UNCCP, Filistin meselesine yönelik verimli çözümler üretmede yetersiz kalınca 1960’lı yılların ilk yarısında faaliyetlerini sessiz bir şekilde sonlandırmıştır (Baş, 2019: 135).Diğer taraftan 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin 1-D maddesinde yer alan; “Bu Sözleşme, hali hazırda BMMYK dışındaki BM organ veya kuruluşlarından koruma veya yardım alan kişiler için geçerli olmayacaktır.” ibaresi gereğince Filistinli mülteciler UNCCP ve UNRWA’nın koruması altında bulunmalarından ötürü 1951 Mülteci Sözleşmesi ve BMMYK’nın korumasından mahrum bırakılmışlardır (Tunç Yaşar vd., 2010: 104-105). Dolayısıyla Filistinli mülteciler UNCCP kapsamında koruma ve UNRWA kapsamında yardım alacakları için uluslararası toplum onları 1951 Sözleşmesi ve BMMYK tarafından diğer mültecilere sağlanan korumanın dışında tutmaktadır (Akram & Bennis, 2000). Bu durum Filistinli mültecilerin uluslararası hukuki haklardan mahrum bırakılmasına neden olmaktadır. Zaten Filistinli mültecilerden sorumlu olan UNRWA, Filistinlilerin taleplerine gerçekçi cevaplar verememekte sadece yemek, barınma, giysi vb. yardımlar sunabilmektedir (Tunç Yaşar vd., 2010: 105).UNRWA’nın Filistinli mültecilerin sorunları için yalnızca gündelik ve geçici çözümlerle zaman kaybetmesi İsrail’in baskılarına dolaylı bir katkı olarak okunabilmektedir. Edward Said, UNRWA’nın sorumluluğunu üstlendiği Filistinli mültecilerin yalnızca günlük temel ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerinden dolayı apolitik bir baba rolü oynadığını belirtmektedir. Said, kurumun insani destek algısını Filistinlilerin yüz yüze kaldığı siyasi felaketten çok, doyurulması, giydirilmesi ve tedavi edilmesi gereken kişi sayıları gibi yüzeysel birer rakamdan ibaret olduğu şeklinde yorumlamaktadır (Said, 1985:194).UNRWA sorumluluğu altındaki 5,9 milyon kayıtlı Filistinli mülteci (UNHCR, 2024) herhangi bir devlet tarafından korunmayan en büyük mülteci topluluğunu oluşturmakta; sağlık, eğitim, mülkiyet, sosyal, ekonomik ve hukuki korumadan yararlanma gibi vatandaşlık haklarından mahrum bulunmaktadırlar (Tunç Yaşar, 2010: 103). ABD Mülteciler Komitesine göre dünya çapındaki her dört mülteciden biri Filistinlidir (Akram & Bennis, 2000). Filistinlilerin Arapça “Nekbe” yani “Felaket” olarak tanımladıkları, 1948 yılında İsrail’in kuruluşuyla sonuçlanan süreçte yaklaşık 750 bin Filistinlinin topraklarından sürüldüğü ya da kaçmak zorunda kaldığı bilinmektedir.【1】 İkinci büyük göç dalgası ise 1967’de emperyalist güçlerin desteğini alan İsrail’in saldırganlığı sonucunda Arap devletlerinin geri adım atmak zorunda kalmalarından sonra gerçekleşmiş; 325 bin Filistinli topraklarından göç etmeye mecbur bırakılmıştır. Savaşın ardından İsrail, Filistinlilere geri dönüş izni vermemiştir【2】. Sonraki süreçte ise her yıl on binlerce Filistinli İsrail’in kontrol ettiği bölgelerde yerlerinden edilmiştir (Girit, 2024). Filistinli mülteciler sorunu, insani bir krizdir. İsrail’in 1948’den bu yana mültecilerin geri dönüşünü engellemesinin başlıca nedenlerinden biri, geri dönüp kendi topraklarına yerleşecek Filistinlilerin sonradan icat edilmiş Yahudi kimliğini zayıflatacağı endişesidir【3】 (Tunç Yaşar vd., 2010: 107).İsrail, küresel ölçekte farklı coğrafyalardan transfer ettiği gaspçı ithal vatandaşlar ve sistematik etnik temizlik politikaları aracılığıyla Filistin topraklarını İsrailleştirme projesini sürdürmektedir. Bu kolonyal demografik mühendislik【4】 çabaları, Filistinli mülteci nüfusunun giderek artmasına ve mültecilik sorununun kronikleşmesine yol açmaktadır.
BM’nin 28.07.1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşmesi’nde mülteci kavramı, “1 Ocak 1951’den önce meydana gelen olaylar sonucunda ve ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri yüzünden, zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle, yararlanmak istemeyen; yahut tabiiyeti yoksa ve bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen..” (Cenevre Sözleşmesi, 1951) kişileri ifade etmektedir. 1967 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Protokol “1 Ocak 1951’den önce meydana gelen olaylar” ifadesini metinden çıkarmış, hem tarihi hem coğrafi kısıtlamaları kaldırmış, yani mülteci tanımını genişletmiştir. Böylece tanıma uyan herkesin eşit hukuki statüden yararlanabileceği belirtilmiştir (Göç İdaresi, t.y.).
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2024 yılı ortası itibariyle zorla yerinden edilen kişilerin toplam sayısını 122,6 milyon olarak tahmin etmektedir. Bunların çok büyük bir kısmını oluşturan 119,9 milyon kişi BMMYK’nın koruması altındadır ve/veya ondan yardım almaktadır (UNHCR, 2024). BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA); Ürdün, Lübnan, Suriye, Gazze Şeridi ve Kudüs’ün doğusu dâhil Batı Şeria’da mülteci statüsünde bulunan 5,9 milyon Filistinliye yardım etme sorumluluğunu üstlenmektedir (UNRWA, 2024). Filistinli mültecilerin haklarının korunmasına ilişkin yetki önceden UNRWA ve BM Filistin Uzlaştırma Komisyonunun (UNCCP) elinde bulunmaktaydı. Günümüzde UNRWA Filistinli mülteciler için çalışmalarına devam ederken UNCCP, Filistin meselesine yönelik verimli çözümler üretmede yetersiz kalınca 1960’lı yılların ilk yarısında faaliyetlerini sessiz bir şekilde sonlandırmıştır (Baş, 2019: 135).
Diğer taraftan 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin 1-D maddesinde yer alan; “Bu Sözleşme, hali hazırda BMMYK dışındaki BM organ veya kuruluşlarından koruma veya yardım alan kişiler için geçerli olmayacaktır.” ibaresi gereğince Filistinli mülteciler UNCCP ve UNRWA’nın koruması altında bulunmalarından ötürü 1951 Mülteci Sözleşmesi ve BMMYK’nın korumasından mahrum bırakılmışlardır (Tunç Yaşar vd., 2010: 104-105). Dolayısıyla Filistinli mülteciler UNCCP kapsamında koruma ve UNRWA kapsamında yardım alacakları için uluslararası toplum onları 1951 Sözleşmesi ve BMMYK tarafından diğer mültecilere sağlanan korumanın dışında tutmaktadır (Akram & Bennis, 2000). Bu durum Filistinli mültecilerin uluslararası hukuki haklardan mahrum bırakılmasına neden olmaktadır. Zaten Filistinli mültecilerden sorumlu olan UNRWA, Filistinlilerin taleplerine gerçekçi cevaplar verememekte sadece yemek, barınma, giysi vb. yardımlar sunabilmektedir (Tunç Yaşar vd., 2010: 105).
UNRWA’nın Filistinli mültecilerin sorunları için yalnızca gündelik ve geçici çözümlerle zaman kaybetmesi İsrail’in baskılarına dolaylı bir katkı olarak okunabilmektedir. Edward Said, UNRWA’nın sorumluluğunu üstlendiği Filistinli mültecilerin yalnızca günlük temel ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerinden dolayı apolitik bir baba rolü oynadığını belirtmektedir. Said, kurumun insani destek algısını Filistinlilerin yüz yüze kaldığı siyasi felaketten çok, doyurulması, giydirilmesi ve tedavi edilmesi gereken kişi sayıları gibi yüzeysel birer rakamdan ibaret olduğu şeklinde yorumlamaktadır (Said, 1985:194).
UNRWA sorumluluğu altındaki 5,9 milyon kayıtlı Filistinli mülteci (UNHCR, 2024) herhangi bir devlet tarafından korunmayan en büyük mülteci topluluğunu oluşturmakta; sağlık, eğitim, mülkiyet, sosyal, ekonomik ve hukuki korumadan yararlanma gibi vatandaşlık haklarından mahrum bulunmaktadırlar (Tunç Yaşar, 2010: 103). ABD Mülteciler Komitesine göre dünya çapındaki her dört mülteciden biri Filistinlidir (Akram & Bennis, 2000). Filistinlilerin Arapça “Nekbe” yani “Felaket” olarak tanımladıkları, 1948 yılında İsrail’in kuruluşuyla sonuçlanan süreçte yaklaşık 750 bin Filistinlinin topraklarından sürüldüğü ya da kaçmak zorunda kaldığı bilinmektedir.【1】 İkinci büyük göç dalgası ise 1967’de emperyalist güçlerin desteğini alan İsrail’in saldırganlığı sonucunda Arap devletlerinin geri adım atmak zorunda kalmalarından sonra gerçekleşmiş; 325 bin Filistinli topraklarından göç etmeye mecbur bırakılmıştır. Savaşın ardından İsrail, Filistinlilere geri dönüş izni vermemiştir【2】. Sonraki süreçte ise her yıl on binlerce Filistinli İsrail’in kontrol ettiği bölgelerde yerlerinden edilmiştir (Girit, 2024). Filistinli mülteciler sorunu, insani bir krizdir. İsrail’in 1948’den bu yana mültecilerin geri dönüşünü engellemesinin başlıca nedenlerinden biri, geri dönüp kendi topraklarına yerleşecek Filistinlilerin sonradan icat edilmiş Yahudi kimliğini zayıflatacağı endişesidir【3】 (Tunç Yaşar vd., 2010: 107).
İsrail, küresel ölçekte farklı coğrafyalardan transfer ettiği gaspçı ithal vatandaşlar ve sistematik etnik temizlik politikaları aracılığıyla Filistin topraklarını İsrailleştirme projesini sürdürmektedir. Bu kolonyal demografik mühendislik【4】 çabaları, Filistinli mülteci nüfusunun giderek artmasına ve mültecilik sorununun kronikleşmesine yol açmaktadır.
Akram, Susan & Bennis, Phyllip (2000). “The Palestinian Right of Return: New Understandings of International Law”. Report from a CPAP briefing with. Palestine Center- News&Analysis. Erişim Tarihi: 13.04.2025, http://www.palestinecenter.org/news&analysis.Baş, Arda (2019). “Filistin Uzlaştırma Komisyonu ve Türkiye”. Tarih Dergisi, (69), 135-168. Cenevre Sözleşmesi (1951). Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme. Erişim Tarihi: 01.06.2024, https://multeci.org.tr/wp-content/uploads/2016/12/1951-Cenevre-Sozlesmesi-1.pdf.Girit, Selin (2024). “Dünyada Kaç Filistinli Mülteci Var, Filistin Diasporası Ne Kadar Büyük?”. BBC News Türkçe, Erişim Tarihi: 01.06.2024, https://www.bbc.com/turkce/articles/cn05p4zm35zo.Göç İdaresi (T.Y). Mültecilerin Hukuk Statüsüne İlişkin 1967 Protokolü. Erişim Tarihi: 18.03.2025, www.goc.gov.tr/kurumlar/goc.gov.tr/yonetmelikler/Sozlesmeler.Said, Edward W. (1985). Filistin Sorunu, çev.: Alev Alatlı. İstanbul: Pınar Yayınları. Tunç Yaşar, Fatma; Özcan, Sevinç Alkan & Kor, Zahide Tuba (2010). Siyonizm Düşünden İşgal Gerçeğine Filistin. İstanbul: İHH Araştırma Yayınlar Birimi. UNHCR (2024). What is The Difference Between Population Statistics for Forcibly Displaced and The Population That UNHCR Protects and/or Assists?. Erişim Tarihi: 01.06.2024, https://www.unhcr.org/refugee-statistics/insights/explainers/forcibly-displaced-pocs.html.UNRWA (2024a). Where We Work. Erişim Tarihi: 01.06.2024, https://www.unrwa.org/where-we-work#block-menu-block-10.
[1]
Bkz. Mülksüzleştirme ; Yerinden Etme
[2]
Ayrıca bkz. Geri Dönüş Hakkı
[3]
Bkz. Demografik Hegemonya ; İthal Vatandaş
[4]
Bkz. Demografik Manipülasyon
| apa | Malkoç Yılmaz, K. (2026). Mülteciler. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1171-1173) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Malkoç Yılmaz, Kübra. “Mülteciler”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1171-1173. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Mülteciler" maddesi için tartışma başlatın