Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Muş, tarihsel olarak çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan, önemli bir bölgesel merkezdir. Şehir, IV. yüzyılda kurulmuş olup, Urartular dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Urartular, Muş'u büyük krallarının ismiyle anmış ve bu ad uzun yıllar boyunca halk arasında yaygın olarak kullanılmıştır. Zamanla halk arasında dilsel evrim geçirerek, günümüzde "Muş" olarak bilinmeye başlanmıştır.
Muş'un kuruluşu hakkında kesin bilgilere sahip olmamakla birlikte, bölgenin tarihsel geçmişi Urartu Devleti ile başlar. Urartular, M.Ö. IX. yüzyılda birleşik bir krallık olarak Doğu Anadolu'da egemenlik kurmuşlardır. Muş, Urartu krallığının batı yolunun önemli bir merkezi olarak stratejik bir konumda bulunmaktaydı. Urartular, bölgedeki önemli yerleşim alanlarını kurmuş, muhtemelen MÖ. 12. yüzyılda Muş Ovası’na yerleşmişlerdir. Muş, bu dönemde Asur kaynaklarında sıkça yer almış ve Urartu egemenliğinin genişlediği dönemde önemli bir yerleşim merkezi olmuştur.
Muş ve çevresi, Orta Çağ boyunca birçok farklı medeniyetin hâkimiyeti altına girmiştir. Bu süreçte, bölge sırasıyla Medler, Persler, Romalılar, Partlar ve Sasani İmparatorluğu'nun etkisi altında kalmıştır. Özellikle, MÖ. 550 civarlarında Persler’in Doğu Anadolu’daki hâkimiyetini kurması, Muş'un stratejik önemini pekiştirmiştir. Bölge, Sasaniler tarafından uzun süre kontrol edilmiş, daha sonra Bizans İmparatorluğu tarafından ele geçirilmiştir. 7. yüzyılda Arapların bölgeye akınları sırasında Muş, Bizans hâkimiyetinde kalmış ve zamanla Türklerin etkisi altına girmiştir.
11.yüzyılda Selçuklular, Bizans’a karşı gerçekleştirdikleri Malazgirt Zaferi'nin ardından Doğu Anadolu'da hâkimiyet kurmuşlardır. Muş, Selçuklu yönetimi altında büyük bir kalkınma dönemi yaşamış ve bölgeye Türk yerleşimleri artmıştır. 13. yüzyılda, Muş ve çevresi Ahlatşahlar Beyliği'nin egemenliğine geçmiş, ardından Artuklular ve Eyyubiler arasında el değiştirmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'na katılımı ise 1515 yılına dayanır. Yavuz Sultan Selim, bölgeyi Osmanlı topraklarına katmış ve Muş, zamanla Bitlis Eyaleti'ne bağlı bir sancak merkezi olmuştur. Osmanlı döneminde, şehir birçok kez yerel isyanlara ve dış tehditlere tanık olmuştur. Bununla birlikte, Muş’un kültürel ve ekonomik gelişimi devam etmiş, 19. yüzyılda özellikle demiryolu bağlantısının kurulmasıyla şehir önemli bir ulaşım merkezi haline gelmiştir.
Cumhuriyetin ilanının ardından, Muş'ta kalkınma hamleleri yapılmış ve yerel yönetim değişiklikleriyle şehir, 1923 yılında il olarak ilan edilmiştir. Ancak, Muş bu dönemde de çeşitli siyasi ve toplumsal olaylara sahne olmuştur. 1925'teki Şeyh Sait İsyanı, Doğu Anadolu’da özellikle Muş çevresinde önemli bir gerilime yol açmış, ancak isyan Cumhuriyet hükümeti tarafından bastırılmıştır. Muş, 1. Dünya Savaşı sırasında Rus işgaline uğramış, ancak kısa bir süre sonra Türk ordusu tarafından yeniden alınmıştır. Ermenilere karşı yaşanan mücadeleler ve Rus işgali, bölgenin demografik yapısını etkilemiş ve çeşitli katliamlara neden olmuştur. Bu dönemde Muş’un ekonomisi, büyük ölçüde tarım ve hayvancılıkla gelişmeye devam etmiştir.
Muş ili, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır ve 39°29' ve 38°29' kuzey enlemleri ile 41°06' ve 41°47' doğu boylamları arasında konumlanmıştır. Yüzölçümü 8.196 km² olup, Türkiye yüzölçümünün %1,1'ini kaplar. Muş, doğuda Ağrı ilinin Patnos ve Tutak ilçeleri, Bitlis ilinin Ahlat ve Adilcevaz ilçeleri, kuzeyde Erzurum ilinin Karayazı, Hınıs, Tekman, Karaçoban ilçeleri, batıda Bingöl ilinin Karlıova ve Solhan ilçeleri, güneyde ise Diyarbakır ilinin Kulp, Batman ilinin Sason ve Bitlis ilinin Göroymak ve Mutki ilçeleri ile çevrilidir. Muş ili, Güneydoğu Toros Dağları'nın uzantısı olan Haçreş Dağları ve bu dağların önemli zirvelerinden Kurtik Dağı'nın kuzey yamaçlarında, Çar ve Karni derelerinin aktığı vadiler arasında yer almaktadır.
Muş, yüksek ve dağlık bir yapıya sahip olup, il topraklarının %34,9'u dağlarla kaplıdır. Bu dağlar, Alp-Himalaya kıvrım sistemiyle birlikte oluşmuş genç dağlar olup, genellikle 1.250 metre ve üzeri rakıma sahiptir. İl yüzölçümünün %27,2'sini kapsayan ovalar ve %37,9'luk bir alanı oluşturan az dalgalı ve verimli alüvyonlarla örtülü platolar da mevcuttur. Murat Vadisi, il topraklarını doğu-batı doğrultusunda keserek önemli bir doğal oluşum yaratır.
Muş ilini çevreleyen başlıca dağlar, Güneydoğu Toros Dağları'nın uzantılarıdır. Bu dağlar geçmişte ormanlarla kaplı iken, zamanla çıplaklaşmıştır. Muş ilinin başlıca önemli dağları arasında Akdoğan (Hamurpet) Dağı, Şerafettin Dağları, Bilican Dağları, Bingöl Dağları, Haçreş Dağları, Otluk Dağları ve Yakupağa Dağları yer alır.
Muş ilinin platoları, il topraklarının %37,9'unu oluşturur. Bu platolar, Murat Vadisi'nin tavanı ile dağların zirveleri arasında yer alır ve genellikle düz bir yapıya sahiptir. Platolar, bol suya sahip ve otlaklar açısından zengindir. Bu yüzden, Muş'un en gelişmiş tarım dalı hayvancılıktır.
Muş ilindeki vadiler, genellikle Murat Irmağı ve onun kolları tarafından açılmıştır. Bu vadilerin en büyüğü ve en önemlisi Murat Vadisi'dir. Muş il alanının %27,2'sini ovalar oluşturur ve en önemli ovalar Muş, Bulanık, Malazgirt ve Liz Ovalarıdır.
Muş ili, Fırat Havzası içinde yer alır ve en önemli akarsuları Murat Irmağı ve onun kolu olan Karasu'dur.
Muş il sınırları içinde kalan başlıca göller şunlardır:
Muş ili, Türkiye'nin ekonomik olarak daha az gelişmiş bölgelerinden biridir ve ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayalıdır. İlin sanayi sektörü, gelişim açısından geride kalmış olup, tarıma dayalı kapalı ekonomi uzun yıllar boyunca etkili olmuştur. Ancak son yıllarda, özel sektör girişimleri ve teşviklerle küçük ölçekli sanayi işletmeleri kurulmaya başlanmıştır.
Muş'un ekonomisinde tarım ve hayvancılık sektörü önemli bir yer tutar. Tarım arazisi toplam 342.198 hektar olup, bunun büyük kısmı tarlalarla kaplıdır. İlimizdeki temel tarımsal ürünler arasında buğday, arpa, şeker pancarı, ayçiçeği, tütün ve hububat öne çıkmaktadır. Hayvancılık da ilin ekonomisinin önemli bir alt sektörüdür; özellikle küçükbaş hayvancılık yaygın olup, koyun ve keçi yetiştiriciliği en yaygın yapılan faaliyetlerdendir. Ancak, tarım ve hayvancılıkta verimlilik, özellikle geleneksel yöntemlerle yapılan üretim nedeniyle düşüktür. Bu durum, bölgedeki ekonomik kalkınmayı sınırlayan önemli bir faktördür.
Muş, Türkiye'nin en büyük ovalarından birine sahip olmasına rağmen, sert iklim koşulları ve su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle bu topraklardan yeterince faydalanılamamaktadır. Özellikle Muş Ovası'nda sulama altyapısının yetersizliği, tarımsal verimi düşüren unsurlar arasında yer almaktadır. Ancak, Alparslan II Barajı ve diğer sulama projelerinin tamamlanmasıyla bu durumun iyileşmesi beklenmektedir.
Sanayi, Muş ilinin ekonomik yapısında önemli bir yer tutmamaktadır. Sanayinin gelişmemesinin başlıca nedenleri arasında sermaye birikiminin yetersizliği, iklim koşullarının olumsuzluğu ve hammaddenin kısıtlı olması sayılabilir. İl genelinde büyük ölçekli sanayi işletmeleri sınırlıdır. Bunlar arasında Muş Şeker Fabrikası ve Muş Çimento Fabrikası yer alırken, orta ölçekli sanayi işletmeleri arasında tekstil fabrikaları, tuğla fabrikaları, süt fabrikaları ve gıda üretim tesisleri bulunmaktadır. Ancak, özel sektör girişimleriyle küçük sanayi işletmeleri kurularak, ilde sanayinin gelişmesine katkı sağlanması beklenmektedir.
Muş'ta 2008 yılında faaliyete geçen Muş Organize Sanayi Bölgesi, sanayi sektörünün gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu bölge, 54 fabrika kapasitesine sahip olarak planlanmış olup, hali hazırda çeşitli sektörlerde üretim yapılmaktadır.
İl ekonomisinin önemli bir bileşeni de ticarettir. Muş'ta ticari hayat, il merkezinde ve çevre ilçelerde canlılığını sürdürmektedir. Ticaretin büyük kısmını gıda, inşaat malzemeleri, tarımsal ürünler ve dayanıklı tüketim malları oluşturur. İlde üretilen bitkisel ürünlerin önemli bir kısmı, özellikle nohut ve fasulye, il dışına satılmaktadır. Ayrıca hayvancılık ürünleri de ticaretin önemli bir bileşenidir.
Muş'ta istihdam büyük ölçüde tarım ve hayvancılık sektörlerinde yoğunlaşmaktadır. Tarım sektörü, ilin toplam istihdamının %56,2'sini oluştururken, sanayi sektörü yalnızca %2'lik bir paya sahiptir. Sanayi sektöründeki bu düşük pay, ilin sanayileşme seviyesinin geriliğini göstermektedir. Tarım ve hayvancılıkla ilgili olarak vasıfsız iş gücü büyük bir kısmı oluşturmakta olup, işsizlik oranı ise zaman zaman yüksek seyretmektedir.
Muş'un mutfağı, etin önemli bir yer tuttuğu zengin bir çeşitlilik sunar. Başlıca yöresel yemekler arasında Muş Köftesi (Hafta Direği), Hez Dolması, Domatesli Lahana Dolması (Kırkçikli Kelem Dolması), Çorti, ve Keşkek yer alır.
Muş'un aktif olarak Valilik görevini Avni Çakır yürütmektedir. Çakır, 10.08.2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atandığı Muş Valiliği görevine 18.08.2023 tarihinde başlamıştır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Muş (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe
Antik Dönem
Orta Çağ
Selçuklu ve Osmanlı Dönemi
Cumhuriyet Dönemi
Coğrafi Yapı
Yeryüzü Şekilleri
Dağlar
Platolar
Vadiler ve Ovalar
Akarsular
Göller
Ekonomik Yapısı
Tarım ve Hayvancılık
Sanayi
Ticaret
İstihdam ve İşgücü
Tarihi Konumlar
Yöresel Yemekler
Yönetim
Vali