
ORCID ID
0000-0002-9891-9992
Yahudileştirme genel olarak yeni bir terimdir; 1948 yılında Filistin topraklarının İsrail tarafından işgal edilmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu terim, İsrail’in Filistin topraklarının kültürel yapısını değiştirme ve bu topraklara kültürel ve etnik anlamda Yahudi bir kimlik kazandırma yönünde gerçekleştirdiği uygulamaları tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle söz konusu terim, İsrail’in kurulmasından önceki çalışmalarda yer almamaktadır.Siyasi bir boyutu da bulunan “Yahudileştirme” kavramı asıl olarak kültüreldir. Meselâ, el-Mesîrî, kavramı dilbilimsel olarak “dış baskılar sonucunda zorla Yahudiliği kabul etme” şeklinde tanımlamaktadır (el-Mesîrî, 1999: 384). Böylece bu dilsel anlam, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği kültürel değişim uygulamalarını tanımlamak üzere kullanılır. Zira bu kullanım, Filistin kültürel yapısının zorla Yahudi kültürel yapısına dönüştürülmesini hem dilsel hem de kültürel açıdan ifade etmektedir.İsrail, Yahudileştirme aracılığıyla, siyonist hareketin Filistin tarihine ilişkin anlatısına meşruiyet kazandırmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla toprakların gerçek sahibi olan kadim Filistin halkının varlığını, kültürünü ve dilini inkâr etmektedir. Buna karşın çok farklı coğrafyalardan gelen insanların birbirinden oldukça farklı kültürlerini tek kültürmüş gibi dayatarak nev zuhur bir Yahudi kültürü ile sadece kutsal metinlerde var olan ama hayatın içinde yaşamadığı için yeniden icat edilmesi gereken İbranice dilini bölgenin tarihindeki asli unsurlar olarak konumlandırmaya çalışmaktadır【1】. Şüphesiz hem kültürün tek tipleştirilmesinde hem de dilin yeniden icadında en büyük mukavemet farklılıklarını yitirmek istemeyen Yahudi gruplardan gelmiştir.Yahudileştirme terimi, anlam içeriği bakımından “İsrailleştirme” (Israelization) teriminden farklıdır. İsrailleştirme, İsrail’in işgal ettiği bölgelerde kendi hukuk sistemini ve yasalarını dayatma çabalarını ifade etmektedir (Hason, 2012). Bu terim, özellikle işgal güçlerinin Kudüs sakinlerine yönelik uygulamalarını tanımlamak için kullanılmaktadır; İsrail kimlik kartlarını taşıma zorunluluğu getirme, resmî kurumlar (posta hizmetleri, belediye vb.) aracılığıyla İsrail ile etkileşimi dayatma gibi pratikler bu kapsamdadır【2】. Dolayısıyla İsrailleştirme, hukuki ve siyasi boyutları olan operasyonel bir süreçtir. Bu durum, kültürel bir nitelik taşıyan Yahudileştirme sürecinden ayrışmaktadır.Filistin’deki Yahudileştirme uygulamalarının tezahürlerinden biri de yerleşim birimlerinin, tarihi mekân ve yapıların ya da bunlarla ilişkili kavramların değiştirilme sürecidir. Bu tarz Yahudileştirmenin görüldüğü en önemli alanlardan biri, bölgelerin, sokakların, şehirlerin ve köylerin isimlerinin çoğunlukla Tevrat metinlerinden esinlenilen İbranice isimlere dönüştürülmesidir. Bu uygulama, söz konusu bölgenin tarihi ve kültürüne ilişkin siyonist Yahudi anlatısına tarihsel bir görünüm kazandırmayı amaçlamaktadır. Örnekler arasında “Kudüs” şehrinin “Yeruşalayim” olarak adlandırılması, “Askalân” isminin “Aşkelon”a, “Akka”nın “Akko”ya, “Nasıra”nın ise “Natseret”e dönüştürülmesi sayılabilir (Ebû Kutteh, 2013: 19).İsimlerin Yahudileştirilmesi, yalnızca Arapça telaffuzların İbranice karşılıklarıyla değiştirilmesiyle sınırlı kalmamakta, Yahudileştirme politikasının belki de en tehlikeli boyutunu oluşturmaktadır. Bu durum, esas itibarıyla bütünlüklü ve yerleşik kavramların değiştirilerek yerlerine Tevrat kökenli kavramların ikame edilmesini ifade etmektedir. Kudüs şehri, işgalci İsrail güçlerinin terimleri Yahudileştirme ve tamamen Tevrat anlatısına dayalı hale getirme çabalarını en yoğun şekilde gösterdiği bölgelerden biridir. Örneğin, Mescid-i Aksâ’nın güneyindeki Vadi Hilve Silvân mahallesinin adının “Îru Davit” yani Davut’un Şehri olarak değiştirilmesi, bu bölgenin Tevrat anlatısındaki Kral Davut’la tarihsel bağı olduğu izlenimini yaratmayı hedeflemektedir【3】 (el-Cu‘beh, 2023: 125). Oysa İsrail arkeolojik ekiplerince yürütülen kazılar dahi Silvan’ın tarihinin 4500 yıldan daha eskiye dayandığını, yani Tevrat’taki anlatıya göre Kral Davut döneminden yaklaşık 1500 yıl daha eski olduğunu ortaya koymuştur. Diğer bir örnek, Mescid-i Aksâ’nın güney duvarına bitişik Emevî sarayları bölgesine Tevrat kökenli “Ûfel” adının verilerek bu alanın Yahudi mabedi fikriyle ilişkilendirilmesidir (Ebû Arafe, 2017). Aynı şekilde, bazılarınca “Süleyman Mağarası” olarak da adlandırılan “Pamuk Mağarası”nın isminin “Sıdkıyâhû Mağarası” olarak değiştirilmesi, bu mekânın Tevrat’taki Kral Sıdkıyâhû efsanesiyle tarihsel bağlantısı olduğu algısını yaratmayı amaçlamaktadır (IMFA, 2015).İsrail’in en tehlikeli Yahudileştirme çabası, “Mescid-i Aksâ” yerine “Tapınak Dağı” terimini kullanmasıdır【4】. Bu kullanım, söz konusu mekânın, Kral Süleyman döneminde Tevrat’ta geçen Yahudi mabedinin bulunduğu yerden ibaret olduğu izlenimini vermeyi amaçlamakta; ancak bu iddiayı destekleyecek herhangi bir arkeolojik kanıt bulunmamaktadır【5】 (el-Mesîrî, 1999: 169). Benzer şekilde, İsrail propagandasının İslami “Burak Duvarı” için kullandığı “Ağlama Duvarı” terimi, bu mekânın Yahudi ibadet kültürüyle bağlantılı olduğu iddiasına dayanır ki bu kültürde ağlamanın önemli bir unsur teşkil ettiği algısı oluşturulması hedeflenir. Halbuki Yahudilerin bu bölgedeki varlığı nispeten yenidir ve 500 yıl öncesine dayanmamaktadır, oysa “Burak Duvarı” ismi 1400 yıldan daha eski bir geçmişe sahiptir.Terimlerin Yahudileştirilmesi süreci, İsrail’in Filistin ile İslam dünyası arasındaki ilişkiye yönelik yürüttüğü kültürel savaşın en önemli tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu süreç, söz konusu bölgeyi Müslüman zihninden bütünüyle koparmayı, onu siyonizmin amaçları doğrultusunda Yahudi dini ve kültürüyle ilişkilendirmeyi; bu bölgenin doğasını, kültürünü ve konumunu anlama noktasında böyle bir Yahudi perspektifini asli kaynak hâline getirmeyi amaçlamaktadır. Böylece Müslümanların bu bölgeyle olan bağının tamamen ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.Okuma ÖnerileriAdvan, Memduh (2007). Tehvidü’l-Ma’rife. Şam: Daru Memdûh Advan lil-neşr. Cheshın, A.; Hutman, B. & Melamed, A. (1999). Separate and Unequal: The Inside Story of Israeli Rule in East Jerusalem. Cambridge: Harvard University Press. Hodjkıns, Allison B. (1996). The Judaization of Jerusalem: Israeli Policies Since 1967. Jerusalem: Passia.
Yahudileştirme genel olarak yeni bir terimdir; 1948 yılında Filistin topraklarının İsrail tarafından işgal edilmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu terim, İsrail’in Filistin topraklarının kültürel yapısını değiştirme ve bu topraklara kültürel ve etnik anlamda Yahudi bir kimlik kazandırma yönünde gerçekleştirdiği uygulamaları tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle söz konusu terim, İsrail’in kurulmasından önceki çalışmalarda yer almamaktadır.
Siyasi bir boyutu da bulunan “Yahudileştirme” kavramı asıl olarak kültüreldir. Meselâ, el-Mesîrî, kavramı dilbilimsel olarak “dış baskılar sonucunda zorla Yahudiliği kabul etme” şeklinde tanımlamaktadır (el-Mesîrî, 1999: 384). Böylece bu dilsel anlam, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği kültürel değişim uygulamalarını tanımlamak üzere kullanılır. Zira bu kullanım, Filistin kültürel yapısının zorla Yahudi kültürel yapısına dönüştürülmesini hem dilsel hem de kültürel açıdan ifade etmektedir.
İsrail, Yahudileştirme aracılığıyla, siyonist hareketin Filistin tarihine ilişkin anlatısına meşruiyet kazandırmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla toprakların gerçek sahibi olan kadim Filistin halkının varlığını, kültürünü ve dilini inkâr etmektedir. Buna karşın çok farklı coğrafyalardan gelen insanların birbirinden oldukça farklı kültürlerini tek kültürmüş gibi dayatarak nev zuhur bir Yahudi kültürü ile sadece kutsal metinlerde var olan ama hayatın içinde yaşamadığı için yeniden icat edilmesi gereken İbranice dilini bölgenin tarihindeki asli unsurlar olarak konumlandırmaya çalışmaktadır【1】. Şüphesiz hem kültürün tek tipleştirilmesinde hem de dilin yeniden icadında en büyük mukavemet farklılıklarını yitirmek istemeyen Yahudi gruplardan gelmiştir.
Yahudileştirme terimi, anlam içeriği bakımından “İsrailleştirme” (Israelization) teriminden farklıdır. İsrailleştirme, İsrail’in işgal ettiği bölgelerde kendi hukuk sistemini ve yasalarını dayatma çabalarını ifade etmektedir (Hason, 2012). Bu terim, özellikle işgal güçlerinin Kudüs sakinlerine yönelik uygulamalarını tanımlamak için kullanılmaktadır; İsrail kimlik kartlarını taşıma zorunluluğu getirme, resmî kurumlar (posta hizmetleri, belediye vb.) aracılığıyla İsrail ile etkileşimi dayatma gibi pratikler bu kapsamdadır【2】. Dolayısıyla İsrailleştirme, hukuki ve siyasi boyutları olan operasyonel bir süreçtir. Bu durum, kültürel bir nitelik taşıyan Yahudileştirme sürecinden ayrışmaktadır.
Filistin’deki Yahudileştirme uygulamalarının tezahürlerinden biri de yerleşim birimlerinin, tarihi mekân ve yapıların ya da bunlarla ilişkili kavramların değiştirilme sürecidir. Bu tarz Yahudileştirmenin görüldüğü en önemli alanlardan biri, bölgelerin, sokakların, şehirlerin ve köylerin isimlerinin çoğunlukla Tevrat metinlerinden esinlenilen İbranice isimlere dönüştürülmesidir. Bu uygulama, söz konusu bölgenin tarihi ve kültürüne ilişkin siyonist Yahudi anlatısına tarihsel bir görünüm kazandırmayı amaçlamaktadır. Örnekler arasında “Kudüs” şehrinin “Yeruşalayim” olarak adlandırılması, “Askalân” isminin “Aşkelon”a, “Akka”nın “Akko”ya, “Nasıra”nın ise “Natseret”e dönüştürülmesi sayılabilir (Ebû Kutteh, 2013: 19).
İsimlerin Yahudileştirilmesi, yalnızca Arapça telaffuzların İbranice karşılıklarıyla değiştirilmesiyle sınırlı kalmamakta, Yahudileştirme politikasının belki de en tehlikeli boyutunu oluşturmaktadır. Bu durum, esas itibarıyla bütünlüklü ve yerleşik kavramların değiştirilerek yerlerine Tevrat kökenli kavramların ikame edilmesini ifade etmektedir. Kudüs şehri, işgalci İsrail güçlerinin terimleri Yahudileştirme ve tamamen Tevrat anlatısına dayalı hale getirme çabalarını en yoğun şekilde gösterdiği bölgelerden biridir. Örneğin, Mescid-i Aksâ’nın güneyindeki Vadi Hilve Silvân mahallesinin adının “Îru Davit” yani Davut’un Şehri olarak değiştirilmesi, bu bölgenin Tevrat anlatısındaki Kral Davut’la tarihsel bağı olduğu izlenimini yaratmayı hedeflemektedir【3】 (el-Cu‘beh, 2023: 125). Oysa İsrail arkeolojik ekiplerince yürütülen kazılar dahi Silvan’ın tarihinin 4500 yıldan daha eskiye dayandığını, yani Tevrat’taki anlatıya göre Kral Davut döneminden yaklaşık 1500 yıl daha eski olduğunu ortaya koymuştur. Diğer bir örnek, Mescid-i Aksâ’nın güney duvarına bitişik Emevî sarayları bölgesine Tevrat kökenli “Ûfel” adının verilerek bu alanın Yahudi mabedi fikriyle ilişkilendirilmesidir (Ebû Arafe, 2017). Aynı şekilde, bazılarınca “Süleyman Mağarası” olarak da adlandırılan “Pamuk Mağarası”nın isminin “Sıdkıyâhû Mağarası” olarak değiştirilmesi, bu mekânın Tevrat’taki Kral Sıdkıyâhû efsanesiyle tarihsel bağlantısı olduğu algısını yaratmayı amaçlamaktadır (IMFA, 2015).
İsrail’in en tehlikeli Yahudileştirme çabası, “Mescid-i Aksâ” yerine “Tapınak Dağı” terimini kullanmasıdır【4】. Bu kullanım, söz konusu mekânın, Kral Süleyman döneminde Tevrat’ta geçen Yahudi mabedinin bulunduğu yerden ibaret olduğu izlenimini vermeyi amaçlamakta; ancak bu iddiayı destekleyecek herhangi bir arkeolojik kanıt bulunmamaktadır【5】 (el-Mesîrî, 1999: 169). Benzer şekilde, İsrail propagandasının İslami “Burak Duvarı” için kullandığı “Ağlama Duvarı” terimi, bu mekânın Yahudi ibadet kültürüyle bağlantılı olduğu iddiasına dayanır ki bu kültürde ağlamanın önemli bir unsur teşkil ettiği algısı oluşturulması hedeflenir. Halbuki Yahudilerin bu bölgedeki varlığı nispeten yenidir ve 500 yıl öncesine dayanmamaktadır, oysa “Burak Duvarı” ismi 1400 yıldan daha eski bir geçmişe sahiptir.
Terimlerin Yahudileştirilmesi süreci, İsrail’in Filistin ile İslam dünyası arasındaki ilişkiye yönelik yürüttüğü kültürel savaşın en önemli tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu süreç, söz konusu bölgeyi Müslüman zihninden bütünüyle koparmayı, onu siyonizmin amaçları doğrultusunda Yahudi dini ve kültürüyle ilişkilendirmeyi; bu bölgenin doğasını, kültürünü ve konumunu anlama noktasında böyle bir Yahudi perspektifini asli kaynak hâline getirmeyi amaçlamaktadır. Böylece Müslümanların bu bölgeyle olan bağının tamamen ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.
Advan, Memduh (2007). Tehvidü’l-Ma’rife. Şam: Daru Memdûh Advan lil-neşr. Cheshın, A.; Hutman, B. & Melamed, A. (1999). Separate and Unequal: The Inside Story of Israeli Rule in East Jerusalem. Cambridge: Harvard University Press. Hodjkıns, Allison B. (1996). The Judaization of Jerusalem: Israeli Policies Since 1967. Jerusalem: Passia.
Ebû Arafe, Cumân (2017). “Edham Kehf Esfeli’l-Kudsi’l-Kadîme Kaydu’t-Tehvîd”. Al Jazeera Net. Erişim Tarihi: 23.11.2024, https://aja.me/vwdps.
Ebû Kutteh, Hüseyin Ahmed Ali (2013). “Tehvidu’l-Esmâ el-Arabiyye fî Medineti’l-Kuds ve’l-Âsâru’l-Hatîra el-Mutarettibe alâ Zalik min Tams li-huviyyeti’l-Medîne el-Mukaddese el-Sakafiyye”. el-Akâdîmiyyetü’l-Emrîkiyye el-Arabiyye li’l-’Ulûm ve’t-Teknolojiyâ, 4 (8).
Hason, Nir (2012). “A Surprising Process of ‘Israelization’ Is Taking Place Among Palestinians in East Jerusalem”. Haaretz. Erişim Tarihi: 23.11.2024, https://www.haaretz.com/2012-12-29/ty-article/.premium/israelization-in-east-jerusalem/0000017f-f69e-d044-adff-f7ff4ed30000.
IMFA (2015). The Temple Mount: Background. Erişim Tarihi: 23.11.2024, https://www.gov.il/en/pages/the-temple-mount-background.
el-Cu‘beh, Nazmî (2023). “İradâtu’s-Sumûd fî Muvâceheti’s-Siyâseti’s-Salb”. Mecelletü’d-Dirasat el-Filistiniyye, (134).
el-Mesîrî, Abdülvahhab (1999). Mevsuâtü’l-Yahûd ve el-Yahûdiyye ve el-Suhyuniyye. Kahire: Daru’ş-Şuruk.
[1]
Bkz. Kültürel Hegemonya ; Kültürel Irkçılık
[2]
Bkz. İsrail Demokrasisi ; İzin Rejimi
[3]
Bkz. Negev İsimlendirme Komitesi
[4]
Ayrıca bkz. Mescid’i Aksâ’nın Yahudileştirilmesi
[5]
Bkz. Albright, William Foxwell ; Arkeoloji ; Filistin Araştırma Fonu ; Glock, Albert
| apa | Ömer, A. M. (2026). Yahudileştirme. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1593-1595) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Ömer, Abdullah M. “Yahudileştirme”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1593-1595. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Yahudileştirme" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri