
ORCID ID
0009-0001-0783-1128
“Naci el-Ali’nin eserleri, her zaman gerçeğe işaret eden bir pusula gibiydi ve bu ger-çek daima Filistin olacaktı.” Iraklı şair Ahmet Matar (Al-Ali, 2009: 1)Hanzala, yırtık giysileri, yalın ayakları, arkasında kenetlenmiş elleriyle sırtı okura dönük ve önündeki sahneye tanıklık eder halde tasvir edilen bir çocuk çizgi karakterdir. Aslında resmedilen bu küçük çocuk, çizeri ünlü karikatürist Naci el-Ali’nin ta kendisidir. El-Ali 1948’de doğduğu Filistin’den Lübnan’a sürgün edildiğinde bu yaşlardadır. El-Ali, bu figürü “Filistin direnişinin evrensel sembolü” olarak tanımlamış, aynı zamanda kendi yarım kalmış çocukluğunun yansıması olduğunu ifade etmiştir. Sanatçının şu sözleri, bu ikili anlamı açığa çıkarmaktadır: “Yetişkinler çocuklara arkalarını dönmelerini söylerler, ama ben dönmem. Bu çocuk, Filistin’den ayrıldığım yaştadır ve ben geri dönene kadar büyümeyecek.” (Mandell, 1987).20. yüzyılın ilk yarısında Filistin’in yerli halkına neler yapıldığını bilmeyenler, sadece Naci el-Ali’nin karikatürlerini değil, bugün Orta Doğu’nun içinde bulunduğu durumu da anlamakta zorluk çekeceklerdir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren doğmaya başlayan siyonist hareket, tarihsel Filistin topraklarında yalnızca Yahudilere ait bir devlet kurmayı amaçlamakta ve bu süreçte Filistin halkının vatanlarına dair vazgeçilmez haklarını tamamen göz ardı etmekteydi. İsrail’e dönüşecek olan bu proje, yerli Filistinlileri topraklarından ve kaynaklarından mahrum bırakan【1】 merkezî bir planlama sistemi kurmuş ve ülkenin tüm kontrolünü ele geçirmiştir. 1948’de İngiliz manda yönetiminin sona ermesi ve İsrail’in kuruluşunu takiben, Filistin kasabalarına yönelik korkunç saldırılarla, soykırım, katliam ve toprak gasbı yoluyla Filistinli nüfusun önemli bir kısmı kitlesel yerinden edilme (Nekbe) ile karşı karşıya kalmıştır. Filistinliler, Ürdün, Lübnan, Suriye, Irak, Mısır gibi komşu Arap devletlerindeki BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) tarafından kurulan kamplarda mülteci olarak yaşamak zorunda bırakılmıştır (Khalidi, 2006: 137).El-Ali’nin çizdiği karikatürler, dünyayı haksızlığa boyun eğmeyen küçük bir çocuğun gözünden göstermektedir. Bu çizimlerdeki ahlaki vurgu, onları gören vicdanları rahatlatmamakta, tam tersine haksızlığı hissettirip rahatsız etmektedir (Al-Ali, 2009: 2).1948’den sonra çeşitli Arap ülkelerinde baskıcı kısıtlamalara katlanan Filistinli mülteciler, aynı zamanda ülkelerinin geri kalanının da 1967’de İsrail tarafından işgal edilişini uzaktan izlemek zorunda kalmıştır. Siyonist kötülük, işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı koloniler inşa etmeye devam ederken【2】, komşu Arap devletlerinin rejimleri ne Filistinli mültecilere uygun bir geçici barınak sunabilmiş ne de Filistin davasına etkili bir destek verebilmiştir. Tüm bu gelişmelerin ortasında Hanzala, değişmeden kalan bir gözlemci olarak varlığını sürdürmüştür. Uluslararası hukukun şaşırtıcı derecede esnek ilkeleri Filistinliler adına giderek daha az talepte bulunurken, Hanzala bir çocuk olarak Filistin’ini asla unutmamıştır. El-Ali, açıkça belirttiği gibi, Hanzala’nın yaşlanmasına hiçbir zaman izin vermemiştir, çünkü onun büyümesine izin vermek mültecilerin durumunu normalleştirmek anlamına gelecektir. Oysaki Hanzala, Filistinlilerin yok olmayı reddedişlerinin, kendi tarihlerini yazma ve kaydetme konusundaki ısrarlı tutumlarının masum ve sarsılmaz bir ifadesi olarak tasarlanmıştır (Al-Ali, 2009: 2).Amerikalı karikatürist Joe Sacco, Hanzala hakkında “… aslında çirkin ve hiçbir kadın böyle bir çocuğa sahip olmak istemezdi” şeklinde bir tespitte bulunmuştur. Hanzala’nın yoksul Filistinliler tarafından kabullenilmesi ile bu dışlanma vurgusu arasında ciddi bir bağ olduğu görülmektedir. Ancak Hanzala’nın “her şeyi bilen biri” olduğu gözden kaçırılmamalıdır. O ellerini arkada birleştirerek her şeyi izlemekte ve adeta şunu söylemektedir: “Beni umursama. Ben kenarda duruyorum, izliyorum, kaydediyorum ve tam olarak ne yaptığınızı biliyorum.” (Al-Ali, 2009: VIII).Baskıcı koşullarda yaşayan her sanatçı gibi el-Ali de sembollerin dilini kullanmıştır. Onun için bu sembolizm, okuyucusu ile arasında “gizli bir dil” oluşturmaktadır. Elleri arkasında bağlı çocuk figürü olarak Hanzala onun için yeni anlatım kapıları açmıştır. Mesela bir Filistinli ve bir mülteci olarak kendisine yasaklanan Ürdün, Mısır, Fas, Tunus, Kuveyt ve Filistin’e bu çocuk gidebilmiştir (Mandell, 1987).Naci el-Ali ve Hanzala’sı Arap dünyasında, özellikle Filistinliler arasında bir kahraman olarak yerini korumaya devam etmektedir. Ancak Khalid Al-Ali’nin belirttiği gibi (2009: IX) “Orta Doğu’da şiddet ve umutsuzluk muslukları hâlâ açık olduğundan Hanzala’nın göreceği daha çok şey var”. Maalesef bu şiddetin kaynağı olan İsrail’in Filistin’deki zulmü gün geçtikte şiddetlenerek devam etmekte ve yüzünü insanlara dönmeyen Hanzala’nın hem çocukluğunu yaşaması hem de büyümesi engellenmektedir.Okuma ÖnerileriSacco, Joe (1993). Palestine: A Nation Occupied. Washington: Fantagraphics Books. Sacco, Joe (1996). Palestine: In the Gaza Strip. Washington: Fantagraphics Books.
“Naci el-Ali’nin eserleri, her zaman gerçeğe işaret eden bir pusula gibiydi ve bu ger-
çek daima Filistin olacaktı.” Iraklı şair Ahmet Matar (Al-Ali, 2009: 1)
Hanzala, yırtık giysileri, yalın ayakları, arkasında kenetlenmiş elleriyle sırtı okura dönük ve önündeki sahneye tanıklık eder halde tasvir edilen bir çocuk çizgi karakterdir. Aslında resmedilen bu küçük çocuk, çizeri ünlü karikatürist Naci el-Ali’nin ta kendisidir. El-Ali 1948’de doğduğu Filistin’den Lübnan’a sürgün edildiğinde bu yaşlardadır. El-Ali, bu figürü “Filistin direnişinin evrensel sembolü” olarak tanımlamış, aynı zamanda kendi yarım kalmış çocukluğunun yansıması olduğunu ifade etmiştir. Sanatçının şu sözleri, bu ikili anlamı açığa çıkarmaktadır: “Yetişkinler çocuklara arkalarını dönmelerini söylerler, ama ben dönmem. Bu çocuk, Filistin’den ayrıldığım yaştadır ve ben geri dönene kadar büyümeyecek.” (Mandell, 1987).
20. yüzyılın ilk yarısında Filistin’in yerli halkına neler yapıldığını bilmeyenler, sadece Naci el-Ali’nin karikatürlerini değil, bugün Orta Doğu’nun içinde bulunduğu durumu da anlamakta zorluk çekeceklerdir. 19. yüzyılın sonlarından itibaren doğmaya başlayan siyonist hareket, tarihsel Filistin topraklarında yalnızca Yahudilere ait bir devlet kurmayı amaçlamakta ve bu süreçte Filistin halkının vatanlarına dair vazgeçilmez haklarını tamamen göz ardı etmekteydi. İsrail’e dönüşecek olan bu proje, yerli Filistinlileri topraklarından ve kaynaklarından mahrum bırakan【1】 merkezî bir planlama sistemi kurmuş ve ülkenin tüm kontrolünü ele geçirmiştir. 1948’de İngiliz manda yönetiminin sona ermesi ve İsrail’in kuruluşunu takiben, Filistin kasabalarına yönelik korkunç saldırılarla, soykırım, katliam ve toprak gasbı yoluyla Filistinli nüfusun önemli bir kısmı kitlesel yerinden edilme (Nekbe) ile karşı karşıya kalmıştır. Filistinliler, Ürdün, Lübnan, Suriye, Irak, Mısır gibi komşu Arap devletlerindeki BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) tarafından kurulan kamplarda mülteci olarak yaşamak zorunda bırakılmıştır (Khalidi, 2006: 137).
El-Ali’nin çizdiği karikatürler, dünyayı haksızlığa boyun eğmeyen küçük bir çocuğun gözünden göstermektedir. Bu çizimlerdeki ahlaki vurgu, onları gören vicdanları rahatlatmamakta, tam tersine haksızlığı hissettirip rahatsız etmektedir (Al-Ali, 2009: 2).
1948’den sonra çeşitli Arap ülkelerinde baskıcı kısıtlamalara katlanan Filistinli mülteciler, aynı zamanda ülkelerinin geri kalanının da 1967’de İsrail tarafından işgal edilişini uzaktan izlemek zorunda kalmıştır. Siyonist kötülük, işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı koloniler inşa etmeye devam ederken【2】, komşu Arap devletlerinin rejimleri ne Filistinli mültecilere uygun bir geçici barınak sunabilmiş ne de Filistin davasına etkili bir destek verebilmiştir. Tüm bu gelişmelerin ortasında Hanzala, değişmeden kalan bir gözlemci olarak varlığını sürdürmüştür. Uluslararası hukukun şaşırtıcı derecede esnek ilkeleri Filistinliler adına giderek daha az talepte bulunurken, Hanzala bir çocuk olarak Filistin’ini asla unutmamıştır. El-Ali, açıkça belirttiği gibi, Hanzala’nın yaşlanmasına hiçbir zaman izin vermemiştir, çünkü onun büyümesine izin vermek mültecilerin durumunu normalleştirmek anlamına gelecektir. Oysaki Hanzala, Filistinlilerin yok olmayı reddedişlerinin, kendi tarihlerini yazma ve kaydetme konusundaki ısrarlı tutumlarının masum ve sarsılmaz bir ifadesi olarak tasarlanmıştır (Al-Ali, 2009: 2).
Amerikalı karikatürist Joe Sacco, Hanzala hakkında “… aslında çirkin ve hiçbir kadın böyle bir çocuğa sahip olmak istemezdi” şeklinde bir tespitte bulunmuştur. Hanzala’nın yoksul Filistinliler tarafından kabullenilmesi ile bu dışlanma vurgusu arasında ciddi bir bağ olduğu görülmektedir. Ancak Hanzala’nın “her şeyi bilen biri” olduğu gözden kaçırılmamalıdır. O ellerini arkada birleştirerek her şeyi izlemekte ve adeta şunu söylemektedir: “Beni umursama. Ben kenarda duruyorum, izliyorum, kaydediyorum ve tam olarak ne yaptığınızı biliyorum.” (Al-Ali, 2009: VIII).
Baskıcı koşullarda yaşayan her sanatçı gibi el-Ali de sembollerin dilini kullanmıştır. Onun için bu sembolizm, okuyucusu ile arasında “gizli bir dil” oluşturmaktadır. Elleri arkasında bağlı çocuk figürü olarak Hanzala onun için yeni anlatım kapıları açmıştır. Mesela bir Filistinli ve bir mülteci olarak kendisine yasaklanan Ürdün, Mısır, Fas, Tunus, Kuveyt ve Filistin’e bu çocuk gidebilmiştir (Mandell, 1987).
Naci el-Ali ve Hanzala’sı Arap dünyasında, özellikle Filistinliler arasında bir kahraman olarak yerini korumaya devam etmektedir. Ancak Khalid Al-Ali’nin belirttiği gibi (2009: IX) “Orta Doğu’da şiddet ve umutsuzluk muslukları hâlâ açık olduğundan Hanzala’nın göreceği daha çok şey var”. Maalesef bu şiddetin kaynağı olan İsrail’in Filistin’deki zulmü gün geçtikte şiddetlenerek devam etmekte ve yüzünü insanlara dönmeyen Hanzala’nın hem çocukluğunu yaşaması hem de büyümesi engellenmektedir.

Naci el-Ali’nin Hanzala karikatürü (GZT)
Sacco, Joe (1993). Palestine: A Nation Occupied. Washington: Fantagraphics Books. Sacco, Joe (1996). Palestine: In the Gaza Strip. Washington: Fantagraphics Books.
Al-Ali, Khalid. (2009). A Child in Palestine, The Cartoons of Naji al-Ali. London: Verso Books. Khalidi, R. (2006). The Iron Cage: The Story of the Palestinian Struggle for Statehood. Boston: Beacon Press. Mandell, Joan (1987). “Naji al-Ali Anılıyor”. Middle East Report 149. Erişim Tarihi: 13.09.2024, https://merip.org/1987/11/naji-al-ali-remembered/.
[1]
Bkz. Evlerin Yıkımı ; Mülkiyet-1 ; Mülkiyet-2 ; Mülksüzleştirme ; Mülteciler ; Nekbe ; Yerinden Etme
[2]
Bkz. Gasp Birimleri ; Gaspçı Sömürgecilik ; Gasp Yerleşimleri ; Kolonyalizm
| apa | Atabaş, E. (2026). Hanzala. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 693-695) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Atabaş, Elif. “Hanzala”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 693-695. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Hanzala" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri