Kral Faysal
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMuhsin DÜĞEROĞLU13 Temmuz 2026 13:50

ORCID ID

0000-0002-3975-6230

1906 yılının Kasım ayında Riyad’da dünyaya gelen Faysal, Suudi Arabistan’ın kurucusu Abdülazîz b. Suûd’un oğludur. Küçük yaşlardan itibaren geleneksel bir eğitim almış, 1919’da henüz on üç yaşındayken babası tarafından, İngiltere’ye gönderilmiştir (Montgomery, 1975). Burada bir müddet kalarak özel dersler almış, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Babasının, Şerîf Hüseyin’i mağlup ederek Hicaz bölgesini ele geçirmesinin ardından 1926’da Hicaz emirliğine, 1930 yılında ise Dışişleri Bakanlığı’na atanmıştır. Suudi Arabistan Krallığı’nın resmen kurulduğu 23 Eylül 1932 tarihinde başbakan olarak görevlendirilmiş ve kendisine çeşitli bakanlıkların sorumlulukları verilmiştir. 1935 yılında Meclisü’ş-Şûrâ’nın başkanlığını üstlenen Faysal, aynı zamanda Dışişleri Bakanı sıfatıyla pek çok ülkede Suudi Arabistan’ı temsil etmiştir. Bu süreçte, 25 Nisan-26 Haziran 1945 tarihleri arasında düzenlenen San Francisco Konferansı’na katılarak ülkesinin Birleşmiş Milletler’e katılımını sağlayan bildiriyi imzalamıştır. 9 Kasım 1953’te veliaht ilan edildikten sonra ağabeyi Suûd’un hükümdarlığı sırasında da başbakanlık ve dışişleri bakanlığı görevlerini yürütmüştür. 23 Mart 1964’te kral naibi olarak atanmış 2 Kasım 1964’te Suûd’un tahttan indirilmesi üzerine Suudi Arabistan Kralı olmuştur (Winder, 2004: 305-306).Faysal, iktidara geldiği andan itibaren “İslam Birliği” idealini hayata geçirmek için yoğun çaba sarf etmiştir (Altay: 2023). 1969 yılında Rabat’ta düzenlenen ilk İslam Zirve Konferansı’nın gerçekleşmesini sağlamış ve bu sürecin devamında İslam Konferansı Örgütünün (İslam İşbirliği Teşkilatı) kurulmasına öncülük etmiştir. Faysal’ın liderliğinde, Arap Devletleri Birliği, 1974’te Rabat’ta düzenlenen konferansta FKÖ’nün Filistinlilerin tek temsilcisi olması kararını oybirliğiyle almıştır. Siyonizm ile komünizmi, medeni dünyayı baltalayan tehditler olarak görmüştür (Kéchichian, 2008: 5, 161). İsrail’in Kudüs üzerindeki işgaline karşı mücadele eden Kral Faysal, Batılı devletlerin, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’e verdiği desteğe tepki göstermiş, batı karşısında mesafeli ve sert bir politika benimsemiştir (Mejcher, 2004: 6).1973’te başlayan Mısır-Suriye ile İsrail arasındaki Ekim savaşından sonra Suudilerin liderliğindeki Arap Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OAPEC) üyeleri, üretimi azaltarak batılı ülkelere karşı petrol ambargosuna başladılar. Bu ambargo, kısa süre içinde küresel ölçekte ciddi bir enerji krizine yol açtı. Petrol fiyatları dört ay içinde varil başına 3,01 dolardan 11,65 dolara yükseldi. Dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, krizini çözmek için 9 Kasım 1973’te Suudi Arabistan’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Faysal, “İsrail’e destek olmaktan vazgeçerseniz, ambargo biter” dediğinde, Kissinger petrol kuyularını bombalama tehdidinde bulundu. Kral Faysal, bunun üzerine Kissinger’e söylediği “Tabii ki petrol kuyularımızı bombalayabilirsiniz. Fakat unutmayınız ki biz ve atalarımız hurma ve deve sütüyle yaşıyorduk yine öyle yaşayabiliriz, ama artık siz petrolsüz yaşayamazsınız.” sözü tarihe geçti. Bu olaydan sonra Suudi Arabistan, Arap-İsrail çatışmasının merkezine yerleşmiş oldu (Kéchichian, 2008: 231; Dawisha, 1983: 678; Çelik, 2003).Filistin meselesi, Kral Faysal’ın dış politika vizyonunun en belirgin ve en hassas konularından biri olmuştur. Özellikle Kudüs’ün 1967’de İsrail tarafından tamamen işgal edilmesinden sonra, bu mesele onun şahsi ve siyasi duruşunda merkezi bir yer edinmiştir. Mescid-i Aksâ’nın ve Kudüs’ün mukaddesatıyla birlikte Müslümanların onurunun da ayaklar altına alındığını düşünen Faysal, bu gelişmeleri sadece siyasi bir kriz değil, aynı zamanda İslami bir sorumluluk meselesi olarak görmüştür. Kudüs’ün işgali karşısında İslam dünyasına hitaben meşhur konuşmasında şunları ifade etmiştir:Kardeşlerim! Neden bekliyoruz? Dünyanın vicdana gelmesini mi bekliyoruz? Nerededir ki dünyanın vicdanı? Mukaddes Kudüs-ü Şerif sizi çağırıyor. Kendisini kurtarmanızı bekliyor. Neden korkuyoruz? Ölümden mi korkuyoruz? Allah yolunda cihad ederek ölmekten şerefli ve daha faziletli ölüm var mı? Ey kardeşlerim, bizim istediğimiz İslam Milliyeti ve İslami uyanıştır. Arzumuz, milliyetçilik, ırkçılık veya bloklaşma değildir. Çağrımız İslami çağrıdır. Allah yolunda cihad etmeyedir. Çağrımız, dinimiz, inancımız, mukaddesatımız ve harem-i İslâm içindir. Ne zaman ki hatırlasam Harem-i Şerifimiz (Kudüs) ve mukaddesatımız işgal ve tecavüz altındadır ve aşağılanmaktadır ve orada Allah’a isyan ve ahlaksızlıklar sergilenmektedir; işte o zaman Allah’a halisâne yalvarıyorum: Eğer bana cihad etmek ve mukaddes topraklarımızı kurtarmak nasip olmayacaksa, beni bu dünyada bir an bile yaşatma. (Çelik, 2003).Faysal, İsrail’in Orta Doğu’daki varlığını tehdit edici olarak görmüştür. 1972’de “Bütün ülkeler, insanlığın kurduğu tüm organizasyonlar, medeniyeti ve iyi insanların yapmaya çalıştığı işleri yok etmeye uğraşan siyonistlere karşı savaşmalıdır” diyerek siyonizme ve ABD’nin desteğine karşı açık tavır koymuştur. Kral Faysal, Kissinger’la görüştükten 15 ay sonra 5 Mart 1975’te ABD’den yeni gelen yeğeni tarafından sarayda suikastle öldürülmüştür (Kéchichian, 2008: 110, 183). Faysal’ın ölümünden sonra Suudi Arabistan, bölgede ABD ve İsrail’e karşı İbrahim Anlaşmalarıyla hala devam etmekte olan ılımlı politikalar dönemine girmiş, bu durum, suikastın arkasında ABD ve İsrail’in olduğu şüphelerini güçlendirmiştir.

Kral Faysal

1906 yılının Kasım ayında Riyad’da dünyaya gelen Faysal, Suudi Arabistan’ın kurucusu Abdülazîz b. Suûd’un oğludur. Küçük yaşlardan itibaren geleneksel bir eğitim almış, 1919’da henüz on üç yaşındayken babası tarafından, İngiltere’ye gönderilmiştir (Montgomery, 1975). Burada bir müddet kalarak özel dersler almış, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Babasının, Şerîf Hüseyin’i mağlup ederek Hicaz bölgesini ele geçirmesinin ardından 1926’da Hicaz emirliğine, 1930 yılında ise Dışişleri Bakanlığı’na atanmıştır. Suudi Arabistan Krallığı’nın resmen kurulduğu 23 Eylül 1932 tarihinde başbakan olarak görevlendirilmiş ve kendisine çeşitli bakanlıkların sorumlulukları verilmiştir. 1935 yılında Meclisü’ş-Şûrâ’nın başkanlığını üstlenen Faysal, aynı zamanda Dışişleri Bakanı sıfatıyla pek çok ülkede Suudi Arabistan’ı temsil etmiştir. Bu süreçte, 25 Nisan-26 Haziran 1945 tarihleri arasında düzenlenen San Francisco Konferansı’na katılarak ülkesinin Birleşmiş Milletler’e katılımını sağlayan bildiriyi imzalamıştır. 9 Kasım 1953’te veliaht ilan edildikten sonra ağabeyi Suûd’un hükümdarlığı sırasında da başbakanlık ve dışişleri bakanlığı görevlerini yürütmüştür. 23 Mart 1964’te kral naibi olarak atanmış 2 Kasım 1964’te Suûd’un tahttan indirilmesi üzerine Suudi Arabistan Kralı olmuştur (Winder, 2004: 305-306).


Faysal, iktidara geldiği andan itibaren “İslam Birliği” idealini hayata geçirmek için yoğun çaba sarf etmiştir (Altay: 2023). 1969 yılında Rabat’ta düzenlenen ilk İslam Zirve Konferansı’nın gerçekleşmesini sağlamış ve bu sürecin devamında İslam Konferansı Örgütünün (İslam İşbirliği Teşkilatı) kurulmasına öncülük etmiştir. Faysal’ın liderliğinde, Arap Devletleri Birliği, 1974’te Rabat’ta düzenlenen konferansta FKÖ’nün Filistinlilerin tek temsilcisi olması kararını oybirliğiyle almıştır. Siyonizm ile komünizmi, medeni dünyayı baltalayan tehditler olarak görmüştür (Kéchichian, 2008: 5, 161). İsrail’in Kudüs üzerindeki işgaline karşı mücadele eden Kral Faysal, Batılı devletlerin, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’e verdiği desteğe tepki göstermiş, batı karşısında mesafeli ve sert bir politika benimsemiştir (Mejcher, 2004: 6).


1973’te başlayan Mısır-Suriye ile İsrail arasındaki Ekim savaşından sonra Suudilerin liderliğindeki Arap Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OAPEC) üyeleri, üretimi azaltarak batılı ülkelere karşı petrol ambargosuna başladılar. Bu ambargo, kısa süre içinde küresel ölçekte ciddi bir enerji krizine yol açtı. Petrol fiyatları dört ay içinde varil başına 3,01 dolardan 11,65 dolara yükseldi. Dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, krizini çözmek için 9 Kasım 1973’te Suudi Arabistan’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Faysal, “İsrail’e destek olmaktan vazgeçerseniz, ambargo biter” dediğinde, Kissinger petrol kuyularını bombalama tehdidinde bulundu. Kral Faysal, bunun üzerine Kissinger’e söylediği “Tabii ki petrol kuyularımızı bombalayabilirsiniz. Fakat unutmayınız ki biz ve atalarımız hurma ve deve sütüyle yaşıyorduk yine öyle yaşayabiliriz, ama artık siz petrolsüz yaşayamazsınız.” sözü tarihe geçti. Bu olaydan sonra Suudi Arabistan, Arap-İsrail çatışmasının merkezine yerleşmiş oldu (Kéchichian, 2008: 231; Dawisha, 1983: 678; Çelik, 2003).


Filistin meselesi, Kral Faysal’ın dış politika vizyonunun en belirgin ve en hassas konularından biri olmuştur. Özellikle Kudüs’ün 1967’de İsrail tarafından tamamen işgal edilmesinden sonra, bu mesele onun şahsi ve siyasi duruşunda merkezi bir yer edinmiştir. Mescid-i Aksâ’nın ve Kudüs’ün mukaddesatıyla birlikte Müslümanların onurunun da ayaklar altına alındığını düşünen Faysal, bu gelişmeleri sadece siyasi bir kriz değil, aynı zamanda İslami bir sorumluluk meselesi olarak görmüştür. Kudüs’ün işgali karşısında İslam dünyasına hitaben meşhur konuşmasında şunları ifade etmiştir:


Kardeşlerim! Neden bekliyoruz? Dünyanın vicdana gelmesini mi bekliyoruz? Nerededir ki dünyanın vicdanı? Mukaddes Kudüs-ü Şerif sizi çağırıyor. Kendisini kurtarmanızı bekliyor. Neden korkuyoruz? Ölümden mi korkuyoruz? Allah yolunda cihad ederek ölmekten şerefli ve daha faziletli ölüm var mı? Ey kardeşlerim, bizim istediğimiz İslam Milliyeti ve İslami uyanıştır. Arzumuz, milliyetçilik, ırkçılık veya bloklaşma değildir. Çağrımız İslami çağrıdır. Allah yolunda cihad etmeyedir. Çağrımız, dinimiz, inancımız, mukaddesatımız ve harem-i İslâm içindir. Ne zaman ki hatırlasam Harem-i Şerifimiz (Kudüs) ve mukaddesatımız işgal ve tecavüz altındadır ve aşağılanmaktadır ve orada Allah’a isyan ve ahlaksızlıklar sergilenmektedir; işte o zaman Allah’a halisâne yalvarıyorum: Eğer bana cihad etmek ve mukaddes topraklarımızı kurtarmak nasip olmayacaksa, beni bu dünyada bir an bile yaşatma. (Çelik, 2003).


Faysal, İsrail’in Orta Doğu’daki varlığını tehdit edici olarak görmüştür. 1972’de “Bütün ülkeler, insanlığın kurduğu tüm organizasyonlar, medeniyeti ve iyi insanların yapmaya çalıştığı işleri yok etmeye uğraşan siyonistlere karşı savaşmalıdır” diyerek siyonizme ve ABD’nin desteğine karşı açık tavır koymuştur. Kral Faysal, Kissinger’la görüştükten 15 ay sonra 5 Mart 1975’te ABD’den yeni gelen yeğeni tarafından sarayda suikastle öldürülmüştür (Kéchichian, 2008: 110, 183). Faysal’ın ölümünden sonra Suudi Arabistan, bölgede ABD ve İsrail’e karşı İbrahim Anlaşmalarıyla hala devam etmekte olan ılımlı politikalar dönemine girmiş, bu durum, suikastın arkasında ABD ve İsrail’in olduğu şüphelerini güçlendirmiştir.

Kaynakça

Altay, Ahmet Yasir (2023). “Suudi Hanedanının İstisna Kralı: Kral Faysal bin Abdülaziz”. GZT. Erişim Tarihi: 15.07.2025, https://www.gzt.com/mecra/suudi-hanedaninin-istisna-krali-kral-faysal-bin-abdulaziz-3616276.

Dawisha, Adeed (1983). “Saudi Arabia and the Arab-Israeli Conflict: The Ups and Downs of Pragmatic Moderation”. International Journal, 38 (4), 674-689.

Kéchichian, Joseph A. (2008). Faysal: Saudi Arabia’s King for All Seasons. Florida: University Press of Florida.

Mejcher, Helmut (2004). “King Faisal Ibn Abdul Aziz Al Saud in the Arena of World Politics: A Glimpse from Washington, 1950 to 1971”. British Journal of Middle Eastern Studies, 31 (1), 5-23.

Montgomery, P. L. (1975). “Faisal: Monarch, Statesman and Patriarch: 1905-1975”. Aramco World Magazine, 26 (4), 18-23.

Winder, R. Belly (2004). “Faysal b. Abdülaziz”. The Encyclopaedia of Islam Supplement. Leiden: Brill.

Çelik, Mehmed Mazlum (2003). “Kudüs Mücadelesinin Bedelini Canıyla Ödeyen Suud Kralı: Faysal Bin Abdülaziz”. Independent Türkçe. Erişim Tarihi: 11.03.2025, https://www.indyturk.com/node/668371/haber/kud%C3%BCs-m%C3%BCcadelesinin-bedelini-can%C4%B1yla-%C3%B6deyen-suud-kral%-C4%B1-faysal-binabd%C3%BClaziz.

Atıf İçin

apaDüğeroğlu, M. (2026). Kral Faysal. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 934-936) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadDüğeroğlu, Muhsin. “Kral Faysal”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 934-936. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kral Faysal" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor