
ORCID ID
0009-0000-6902-9731
Su hakkı, insanların temiz, yeterli ve erişilebilir suya ulaşmasını ifade eden temel bir insan hakkıdır. Güvenli içme suyu ve sanitasyon, yaşamın ve sağlığın sürdürülmesinin olmazsa olmazıdır. Buna rağmen dünya genelinde, 84 milyon insanın iyileştirilmiş içme suyu kaynaklarına; 2,5 milyar insanın ise iyileştirilmiş sanitasyon【1】 tesislerine erişimi bulunmamaktadır (UN Human Rights vd., 2010: 1).Su hakkı, ilk kez 1977’de Arjantin’in Mar del Plata kentinde yapılan BM Su Konferansı’nda gündeme gelmiş; tüm insanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda ve kalitede içme suyuna erişim hakkı olduğu kararlaştırılmıştır (UN, 1997: 66). 2002 yılında BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi tarafından su hakkının insanlık onurunun vazgeçilmez bir parçası olduğu vurgulanmış, 2010 yılında BM Genel Kurulu tarafından temiz içme suyu ve sanitasyonun temel insan hakkı olduğu resmen tanınmış ve devletlerden finansal ve teknik destek sağlamaları istenmiştir (UN Committee on Economic, Social and Cultural Rights, 2003: 120; UN General Assembly, 2010: 2-3). Aynı yıl BM İnsan Hakları Konseyi, su ve sanitasyonun uluslararası hukukun bir parçası olduğunu teyit etmiş ve devletlerin bu haklara erişimi geliştirmek için mekanizmalar oluşturmasını talep etmiştir (UN Human Rights Council, 2010: 2-4). 2011’de ise BM, su ve sanitasyon hakkının uygulanmasını denetleyen özel raportörün yetkisini genişleterek konunun erişilebilirlik, kalite ve karşılanabilirlik gibi kriterlerle değerlendirilmesini istemiştir (UN Human Rights Council, 2011: 2-4). Bununla birlikte çok sayıda uluslararası ve ulusal belgede su hakkı, doğrudan veya dolaylı bir biçimde koruma altına alınmıştır.Filistinlilerin su sorunu ise esasen 1967 yılında başlamıştır. İşgal altındaki Filistin topraklarında temel olarak üç ana tatlı su kaynağı bulunmaktadır: Ürdün Nehri, kıyı akiferi ve dağ akiferi. 1967’de işgalin genişletilmesiyle İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm su kaynaklarını askeri kontrol altına almıştır【2】. Bunun ardından Filistinlilerin İsrail izni olmadan yeni su tesisleri inşa etmesi ya da mevcut tesisleri onarmaları yasaklanmıştır (UN Human Rights Council, 2021: 5). Buna ek olarak İsrail’in Filistinlilere uyguladığı ayrımcı politikalar【3】 da su sorununu derinleştirmiştir. Dünya Sağlık Örgütüne göre Haziran 2016 itibariyle kişi başı ortalama su tüketimi en az 100 litre olması gerekirken Batı Şeria’daki Filistinlilerin günlük ortalama su tüketimi 73 litreden azdır. Buna karşın İsrailli ithal gaspçı nüfusun tüketimi ise 240 litreden fazladır (EWASH, 2016).7 Ekim Olayları’ndan sonra Filistinliler için durum daha da kötüleşmiştir. İsrail olaylardan hemen sonra çok ciddi kısıtlamalar getirmiştir. Nitekim İsrail, 8-15 Ekim 2023 arasında Gazze’ye giden ve bölgenin içme suyu ihtiyacının neredeyse yüzde 75’ini karşılayan üç su boru hattını tamamen kapatmış ve Kuzey Gazze’ye su akışını ise tamamen durdurmuştur (UN Human Rights Council, 2024: 4). Devam eden İsrail saldırılarında su dağıtım şebekeleri, su depolama tankları, borular, drenaj kanalları ve su kuyuları gibi temel altyapılarda ciddi hasarlar oluşmuştur. BM’e göre İsrail’in sivil altyapıyı kasten hedef aldığı ve tahrip ettiği【4】 bariz bir şekilde ortadadır. İsrail’in getirdiği kısıtlamalar suya erişimin hızla kötüleşmesine, sanitasyon ve diğer insani yardım hizmetlerinin çökmesine neden olmuştur (UN Human Rights Council, 2024: 7, 9).Uluslararası insan hakları hukukunun ve insancıl hukukun işgal edilen topraklarda dahi uygulanması gerektiğinden, Gazze’de de uygulanmalıdır (UN Human Rights Council, 2021: 2). Uluslararası insancıl hukuka göre işgalci “işgal ettiği topraklarda kamu düzenini sağlamak, bu topraklarda uygulanan hukuk kurallarına saygı göstermek ve elinden gelen tüm önlemleri almakla” yükümlüdür【5】 (ICRC, 1907: m. 43). Ayrıca kamu sağlığını ve hijyenini sağlamak ve sürdürmek de bu uygulamaya dahildir (ICRC, 1949: m. 56). Ancak İsrail’in hem uluslararası insancıl hukuka hem de uluslararası insan hakları hukukuna uymadığı görülmektedir.Uluslararası insancıl hukukta mülkiyetin korunmasına kamu mülkiyeti de dahildir. Su ve sanitasyon altyapısı da koşullara bağlı olarak kamu ve/veya özel mülkiyet olarak kabul edilebilmektedir. Dolayısıyla işgalci gücün işgal altındaki toprakların kaynaklarını ve mülklerini yağmalaması, talan etmesi ve sömürmesi【6】 yasaktır (UN Human Rights Council, 2021: 3). Ayrıca uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde devletler ayrımcılık yapmaksızın su ve sanitasyon hakkına saygı gösterme, bu hakkı koruma ve yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülükler asgari olarak suya, yeterli miktarda düzenli ve güvenli bir şekilde su sağlayan tesis ve hizmetlere fiziksel erişimin sağlanması; ayrımcılık yapılmaksızın bu hizmetlere erişimin güvence altına alınması; su kaynağına erişen kişilerin can güvenliğinin sağlanması şeklinde örneklendirilmiştir (UN Human Rights Council, 2021: 4). Tüm bu açıklamalar ışığında işgalci güç statüsündeki İsrail’in, Filistin topraklarında su hakkına ilişkin uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği görünmektedir.Okuma ÖnerileriSağlam Cansu, H. (2018). “Uluslararası Hukuk Çerçevesinde İsrail Filistin Su Sorunu”. Ortadoğu Etütleri, 10 (1), 79-108.Tuna, F. (2024). “İsrail’in Filistin Topraklarını İşgali: Gazzelilerin Su Hakkının İhlal Edilmesinin Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirilmesi”. Ombudsman Akademik, 2, 282-308.
Su hakkı, insanların temiz, yeterli ve erişilebilir suya ulaşmasını ifade eden temel bir insan hakkıdır. Güvenli içme suyu ve sanitasyon, yaşamın ve sağlığın sürdürülmesinin olmazsa olmazıdır. Buna rağmen dünya genelinde, 84 milyon insanın iyileştirilmiş içme suyu kaynaklarına; 2,5 milyar insanın ise iyileştirilmiş sanitasyon【1】 tesislerine erişimi bulunmamaktadır (UN Human Rights vd., 2010: 1).
Su hakkı, ilk kez 1977’de Arjantin’in Mar del Plata kentinde yapılan BM Su Konferansı’nda gündeme gelmiş; tüm insanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda ve kalitede içme suyuna erişim hakkı olduğu kararlaştırılmıştır (UN, 1997: 66). 2002 yılında BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi tarafından su hakkının insanlık onurunun vazgeçilmez bir parçası olduğu vurgulanmış, 2010 yılında BM Genel Kurulu tarafından temiz içme suyu ve sanitasyonun temel insan hakkı olduğu resmen tanınmış ve devletlerden finansal ve teknik destek sağlamaları istenmiştir (UN Committee on Economic, Social and Cultural Rights, 2003: 120; UN General Assembly, 2010: 2-3). Aynı yıl BM İnsan Hakları Konseyi, su ve sanitasyonun uluslararası hukukun bir parçası olduğunu teyit etmiş ve devletlerin bu haklara erişimi geliştirmek için mekanizmalar oluşturmasını talep etmiştir (UN Human Rights Council, 2010: 2-4). 2011’de ise BM, su ve sanitasyon hakkının uygulanmasını denetleyen özel raportörün yetkisini genişleterek konunun erişilebilirlik, kalite ve karşılanabilirlik gibi kriterlerle değerlendirilmesini istemiştir (UN Human Rights Council, 2011: 2-4). Bununla birlikte çok sayıda uluslararası ve ulusal belgede su hakkı, doğrudan veya dolaylı bir biçimde koruma altına alınmıştır.
Filistinlilerin su sorunu ise esasen 1967 yılında başlamıştır. İşgal altındaki Filistin topraklarında temel olarak üç ana tatlı su kaynağı bulunmaktadır: Ürdün Nehri, kıyı akiferi ve dağ akiferi. 1967’de işgalin genişletilmesiyle İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm su kaynaklarını askeri kontrol altına almıştır【2】. Bunun ardından Filistinlilerin İsrail izni olmadan yeni su tesisleri inşa etmesi ya da mevcut tesisleri onarmaları yasaklanmıştır (UN Human Rights Council, 2021: 5). Buna ek olarak İsrail’in Filistinlilere uyguladığı ayrımcı politikalar【3】 da su sorununu derinleştirmiştir. Dünya Sağlık Örgütüne göre Haziran 2016 itibariyle kişi başı ortalama su tüketimi en az 100 litre olması gerekirken Batı Şeria’daki Filistinlilerin günlük ortalama su tüketimi 73 litreden azdır. Buna karşın İsrailli ithal gaspçı nüfusun tüketimi ise 240 litreden fazladır (EWASH, 2016).
7 Ekim Olayları’ndan sonra Filistinliler için durum daha da kötüleşmiştir. İsrail olaylardan hemen sonra çok ciddi kısıtlamalar getirmiştir. Nitekim İsrail, 8-15 Ekim 2023 arasında Gazze’ye giden ve bölgenin içme suyu ihtiyacının neredeyse yüzde 75’ini karşılayan üç su boru hattını tamamen kapatmış ve Kuzey Gazze’ye su akışını ise tamamen durdurmuştur (UN Human Rights Council, 2024: 4). Devam eden İsrail saldırılarında su dağıtım şebekeleri, su depolama tankları, borular, drenaj kanalları ve su kuyuları gibi temel altyapılarda ciddi hasarlar oluşmuştur. BM’e göre İsrail’in sivil altyapıyı kasten hedef aldığı ve tahrip ettiği【4】 bariz bir şekilde ortadadır. İsrail’in getirdiği kısıtlamalar suya erişimin hızla kötüleşmesine, sanitasyon ve diğer insani yardım hizmetlerinin çökmesine neden olmuştur (UN Human Rights Council, 2024: 7, 9).
Uluslararası insan hakları hukukunun ve insancıl hukukun işgal edilen topraklarda dahi uygulanması gerektiğinden, Gazze’de de uygulanmalıdır (UN Human Rights Council, 2021: 2). Uluslararası insancıl hukuka göre işgalci “işgal ettiği topraklarda kamu düzenini sağlamak, bu topraklarda uygulanan hukuk kurallarına saygı göstermek ve elinden gelen tüm önlemleri almakla” yükümlüdür【5】 (ICRC, 1907: m. 43). Ayrıca kamu sağlığını ve hijyenini sağlamak ve sürdürmek de bu uygulamaya dahildir (ICRC, 1949: m. 56). Ancak İsrail’in hem uluslararası insancıl hukuka hem de uluslararası insan hakları hukukuna uymadığı görülmektedir.
Uluslararası insancıl hukukta mülkiyetin korunmasına kamu mülkiyeti de dahildir. Su ve sanitasyon altyapısı da koşullara bağlı olarak kamu ve/veya özel mülkiyet olarak kabul edilebilmektedir. Dolayısıyla işgalci gücün işgal altındaki toprakların kaynaklarını ve mülklerini yağmalaması, talan etmesi ve sömürmesi【6】 yasaktır (UN Human Rights Council, 2021: 3). Ayrıca uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde devletler ayrımcılık yapmaksızın su ve sanitasyon hakkına saygı gösterme, bu hakkı koruma ve yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülükler asgari olarak suya, yeterli miktarda düzenli ve güvenli bir şekilde su sağlayan tesis ve hizmetlere fiziksel erişimin sağlanması; ayrımcılık yapılmaksızın bu hizmetlere erişimin güvence altına alınması; su kaynağına erişen kişilerin can güvenliğinin sağlanması şeklinde örneklendirilmiştir (UN Human Rights Council, 2021: 4). Tüm bu açıklamalar ışığında işgalci güç statüsündeki İsrail’in, Filistin topraklarında su hakkına ilişkin uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği görünmektedir.
Sağlam Cansu, H. (2018). “Uluslararası Hukuk Çerçevesinde İsrail Filistin Su Sorunu”. Ortadoğu Etütleri, 10 (1), 79-108.
Tuna, F. (2024). “İsrail’in Filistin Topraklarını İşgali: Gazzelilerin Su Hakkının İhlal Edilmesinin Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirilmesi”. Ombudsman Akademik, 2, 282-308.
EWASH (2016). EWASH Concerned by Water Restrictions in The West Bank Resulting from Israeli Discriminatory Policies. Reliefweb. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://reliefweb.int/report/occupied-palestinian-territory/ewash-concerned-water-restrictions-west-bank-resulting-israeli.
ICRC (1907). Convention (IV) Respecting the Laws and Customs of War on Land and Its Annex: Regulations Concerning the Laws and Customs of War on Land. The Hague, 18 October 1907. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://ihl-databases.icrc.org/en/ihl-treaties/hague-conv-iv-1907.
ICRC (1949). Convention (IV) Relative to the Protection of Civilian Persons in Time of War. Geneva, 12 August 1949 . Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://ihl-databases.icrc.org/en/ihl-treaties/gciv-1949.
UN (1977). Report of the United Nations Water Conference, Mar del Plata, 14-25 March 1977. Erişim Tarihi: 03.02.2025, file:///C:/Users/Hp/Downloads/E_CONF.70_29-EN.pdf.
UN Committee on Economic, Social and Cultural Rights (2003). General Comment No. 15 (2002): The Right to Water (Arts. 11 and 12 of the International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights). Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://digitallibrary.un.org/record/486454?v=pdf.
UN General Assembly (2010). The Human Right to Water and Sanitation: Resolution/Adopted by the General Assembly. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://digitallibrary.un.org/record/687002?v=pdf.
UN Human Rights Council (2010). Resolution Adopted by the Human Rights Council 15/9 Human Rights and Access to Safe Drinking Water and Sanitation. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://docs.un.org/en/A/HRC/Res/15/9.
UN Human Rights Council (2011). The Human Right to Safe Drinking Water and Sanitation: Resolution /Adopted by the Human Rights Council. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://digitallibrary.un.org/record/848893?v=pdf.
UN Human Rights Council (2021). The Allocation of Water Resources in the Occupied Palestinian Territory, Including East Jerusalem. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://www.un.org/unispal/wp-content/uploads/2021/10/A.HRC_.48.43_230921.pdf.
UN Human Rights Council (2024). Human Rights Situation in the Occupied Palestinian Territory, Including East Jerusalem, and The Obligation to Ensure Accountability and Justice. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://www.ohchr.org/sites/default/files/2024-02/a-hrc-55-28-auv-for-publication.pdf.
Un Human Rights; Un Habitat & WHO (2010). The Right to Water. OHCHR. Erişim Tarihi: 03.02.2025, https://www.ohchr.org/sites/default/files/2021-09/FactSheet35en.pdf.
[1]
Sanitasyon , temiz içme suyuna erişim, atık suyun etkin arıtımı ve kanalizasyon sistemlerinin güvenli bertarafını içeren halk sağlığına yönelik altyapı ve uygulamaların bütünüdür.
[2]
Sanitasyon hizmetlerinin sekteye uğratılması sonucu oluşan su kirliliği ve sonuçları için bkz. Sağlık Hakkı
[3]
Soykırım suçunun bir izdüşümü veya uygulama biçimi olarak kontrol noktaları hakkında bkz. Hareket Kısıtlaması
[4]
Su ve kanalizasyon altyapılarının tahribi sonucu oluşan yıkım için bkz. Savaş ve Salgın Hastalıklar
[5]
Ayrıca bkz. İşgal Hukuku
[6]
Ayrıca bkz. Ekolojik Emperyalizm
| apa | Cörgülüoğlu, H. F. (2026). Su Hakkı. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1376-1379) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Cörgülüoğlu, Hatice Feyzanur. “Su Hakkı”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1376-1379. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Su Hakkı" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri