Türk Tayyare Cemiyeti, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan kısa süre sonra, millî hava gücünü desteklemek, havacılığı toplumsal bir bilinç haline getirmek ve yerli bir havacılık sanayisinin temellerini oluşturmak amacıyla 16 Şubat 1925 tarihinde Ankara’da kurulan yarı resmî bir teşekküldür. Cemiyet, Cumhurbaşkanı’nın himayesinde ve dönemin siyasî liderliğinin desteğiyle faaliyet göstermiş; gelirlerini büyük ölçüde halktan toplanan bağışlar, piyango uygulamaları ve çeşitli sosyal etkinlikler aracılığıyla sağlamıştır. Kuruluşu, erken Cumhuriyet döneminde havacılığın askerî, teknik ve stratejik bir unsur olarak değerlendirilmesiyle doğrudan bağlantılı olup, devlet ile toplum arasındaki iş birliğine dayalı bir örgütlenme modeli ortaya koymuştur.
Osmanlı Devleti’nde havacılıkla ilgili ilk kurumsal teşebbüsler, 20. yüzyılın başlarında Batı’daki askerî gelişmelerin yakından izlenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. II. Abdülhamid döneminde Fransa’dan balon sipariş edilmesi, Osmanlı yönetiminin hava araçlarına yönelik ilgisini göstermektedir. 1909 sonrasında Avrupa’da tayyarelerin askerî amaçla kullanılmaya başlanması üzerine Osmanlı Erkan-ı Harbiyesi de gelişmeleri takip etmiş ve havacılığın askerî teşkilat içinde yer alması yönünde adımlar atmıştır. 1911 yılında pilot yetiştirilmek üzere subayların Avrupa’ya gönderilmesi ve aynı yıl havacılık komisyonunun kurulması, bu sürecin kurumsal başlangıcını teşkil etmiştir.【1】
Trablusgarp Savaşı, havacılığın savaş meydanında fiilen kullanıldığı ilk çatışmalardan biri olmuştur. İtalyan kuvvetlerinin uçaklarla keşif ve bombardıman faaliyetleri yürütmesi, hava gücünün muharebe sahasındaki etkisini açık biçimde ortaya koymuştur. Osmanlı Devleti bu savaşta yeterli hava gücüne sahip olmamakla birlikte, savaş sonrasında tayyare temini ve pilot yetiştirme faaliyetlerine hız vermiştir. Balkan Savaşları sırasında Osmanlı envanterinde çeşitli markalara ait keşif ve eğitim uçakları bulunmakta, ancak teknik yetersizlikler ve sınırlı personel imkânları hava faaliyetlerini kısıtlamaktaydı. Buna rağmen keşif görevleri icra edilmiş ve hava unsurları muharebe planlamasında kullanılmaya başlanmıştır.【2】
I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı hava teşkilatı daha sistemli bir yapıya kavuşmuştur. Çeşitli cephelerde görev yapan tayyare bölükleri teşkil edilmiş; Çanakkale, Filistin, Irak ve Kafkas cephelerinde keşif ve sınırlı taarruz görevleri icra edilmiştir. Savaş yıllarında Osmanlı envanterine yüzlerce uçak girmiş olmakla birlikte, bunların önemli bir kısmı yabancı üretim olup bakım ve yedek parça temini dışa bağımlıydı. Savaşın ilerleyen safhalarında Alman teknik desteği ile teşkilatın yapısında düzenlemeler yapılmış, ancak lojistik sıkıntılar ve personel eksikliği tam anlamıyla giderilememiştir.
Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı hava teşkilatı büyük ölçüde dağılmıştır. İşgal kuvvetlerinin denetimi altına giren hava istasyonlarının bir kısmı kapatılmış, mevcut uçakların önemli bölümü kullanılmaz hâle gelmiştir. İstanbul, Konya ve Erzincan gibi merkezlerde bulunan tayyare istasyonları sınırlı imkânlarla faaliyet göstermeye devam etmiş, ancak kurumsal bütünlük zayıflamıştır. Bu dönemde Osmanlı havacılığı, personel ve araç bakımından ciddi kayıplar yaşamış ve yeni kurulacak devlet için oldukça kısıtlı bir miras bırakmıştır.【3】
Millî Mücadele döneminde hava faaliyetleri, Ankara Hükûmeti’nin düzenli ordu teşkilatlanması süreci içerisinde yeniden yapılandırılmıştır. İstanbul’daki hava unsurlarının önemli bir kısmı işgal altındaki bölgelerde kalmış, Anadolu’ya geçebilen personel ve sınırlı sayıdaki uçakla yeni bir hava teşkilatı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu süreçte hava birliklerinin idaresi için Kuvâ-yı Havaiye teşkil edilmiş ve mevcut personel Anadolu’da görevlendirilmiştir.
Anadolu’daki hava teşkilatlanmasının temelini tayyare istasyonları oluşturmuştur. Konya, Erzincan, Elazığ ve Diyarbakır gibi merkezlerde hava istasyonları kurulmuş; eldeki uçakların bakım ve onarımı bu istasyonlarda yapılmıştır. Özellikle Konya Tayyare İstasyonu, Millî Mücadele döneminde önemli bir teknik merkez hâline gelmiş ve farklı cephelere sevk edilen uçakların hazırlanmasında rol oynamıştır. Bu istasyonlar, hem personel yetiştirme hem de operasyonel hazırlık açısından sınırlı imkânlara rağmen faaliyet göstermiştir.【4】
Cephelerde icra edilen hava harekâtı, çoğunlukla keşif ve gözetleme görevlerine dayanmıştır. Batı Cephesi’nde Yunan kuvvetlerinin hareketleri hakkında elde edilen hava keşif raporları, kara birliklerinin planlamasında etkili olmuştur. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz öncesinde yapılan keşif uçuşları, düşman kuvvetlerinin tertibi ve lojistik durumuna dair bilgi sağlamıştır. Doğu ve Güney cephelerinde ise hava unsurları sınırlı ölçekte görev yapmış, ancak elde edilen istihbarat kara harekâtının yönlendirilmesinde kullanılmıştır.
Millî Mücadele döneminde hava gücünün karşılaştığı en önemli sorun, teknik ve maddi imkânsızlıklardır. Mevcut uçakların çoğu eski ve bakımsız olup yedek parça temini ciddi bir sorun teşkil etmiştir. Uçak gövdelerinin kaplanmasında dahi alternatif yöntemlere başvurulmuş, yerli imkânlarla onarım yapılmaya çalışılmıştır. Personel sayısı sınırlı olduğu gibi, eğitimli teknisyen ve pilot eksikliği de operasyonel kapasiteyi etkilemiştir. Buna rağmen mevcut hava unsurları, savaşın genel seyri içinde istihbarat ve moral bakımından önemli bir işlev görmüştür.
Millî Mücadele sonunda elde edilen deneyim, hava gücünün askerî yapı içindeki stratejik önemini açık biçimde ortaya koymuştur. Savaş boyunca karşılaşılan teknik eksiklikler ve dışa bağımlılık, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin havacılığı kurumsal ve millî bir temele oturtma ihtiyacını güçlendirmiştir. Bu tecrübe, Cumhuriyet döneminde Türk Tayyare Cemiyetinin kurulmasına zemin hazırlayan tarihsel arka planı oluşturmuştur.
Cumhuriyet’in ilanı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma anlayışı, askerî teşkilatın modern esaslara göre yeniden yapılandırılması üzerine kurulmuştur. Uzun süren savaş yıllarının ardından yeni devlet hem güvenlik hem de bağımsızlık bakımından kendi imkânlarına dayanan bir savunma sistemi oluşturmayı hedeflemiştir. Bu çerçevede kara ve deniz kuvvetlerinin yanı sıra hava gücü de askerî yapılanmanın ayrılmaz bir unsuru olarak değerlendirilmiştir. Özellikle teknolojik gelişmelerin askerî alandaki etkisi dikkate alınarak havacılığın çağdaş orduların temel bileşenlerinden biri hâline geldiği kabul edilmiştir. Cumhuriyet yönetimi, savunma politikalarını yalnızca mevcut tehditlere karşı değil, gelecekteki olası gelişmelere karşı da hazırlıklı olacak biçimde kurgulamıştır.
Hava gücünün stratejik önemi, Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele dönemlerinde edinilen tecrübelerle daha belirgin hâle gelmiştir. Hava araçlarının keşif, gözetleme ve muharebe alanındaki etkisi, modern savaşın mahiyetini değiştiren unsurlar arasında değerlendirilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan askerî değerlendirmelerde, hava kuvvetlerinin güçlendirilmesinin ülkenin savunma kapasitesini artıracağı yönünde bir yaklaşım benimsenmiştir. Ancak devlet bütçesinin sınırlı imkânları, bu alanda yapılacak yatırımların doğrudan kamu kaynaklarıyla karşılanmasını güçleştirmiştir. Bu durum, hava gücünün geliştirilmesi için toplumun maddî katkısına dayanan yeni bir kurumsal modelin oluşturulması düşüncesini gündeme getirmiştir.【5】
Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış konuşmalarında havacılığa yapılan vurgular, dönemin siyasî liderliğinin konuya verdiği önemi göstermektedir. 1 Kasım 1924 tarihli Meclis açılış konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk, hava kuvvetlerinin askerî teşkilat içindeki yerinin özellikle dikkatle ele alınması gerektiği ifade etmiştir:
“Muhterem Efendiler uzun hayatından sulhe intikal etmiş olan büyük Ordumuzun, geçen sene zarfında gösterdiği hayat ve zindeliği bilhassa şayan-ı kayıttır. Hiçbir zaman mütecaviz olmayı düşünmemiş olan ve fakat daima haksız taarruza uğrayacağını hesap eden bir millet Ordusu olarak, ordumuz uzun bir seferden sonra hemen diğer bir sefere başlayacakmış gibi maddeten ve mânen hazır bulunmaktadır. Müdafaa-i memleketten bahsederken âlemi askeride mühim ve müessir bir amil mahiyetinde bulunan Kuvveyi Havaiye’ye Meclisi Âlinin bilhassa alakasını dikkatini isticlab ederim (çekerim).” 【6】
Bu konuşmalarda, savunma meselesi ele alınırken hava gücünün etkili bir unsur olduğu belirtilmiş ve Meclisin bu konuya özel ilgi göstermesi gerektiği vurgulanmıştır. Havacılığın yalnızca askerî değil, aynı zamanda millî kalkınma ve teknik ilerleme bakımından da önemli görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu siyasal söylem, kısa süre sonra Türk Tayyare Cemiyetinin kurulmasına zemin hazırlayan düşünsel çerçevenin oluşmasına katkı sağlamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün bu yaklaşımı kısa sürede somut adımlara dönüşmüştür. 7 Aralık 1924 tarihli ve 7950/0480 sayılı karar uyarınca, havacılık faaliyetlerini incelemek ve geliştirmek amacıyla “Tayyarecilik Tetkikat Türk Anonim Şirketi”nin kurulmasına izin verilmiştir. Yirmi bin lira sermaye ile ve doksan dokuz yıllık bir süre için tasarlanan bu girişim, İş Bankası Genel Müdürü ve İzmir Milletvekili Mahmut Celal (Bayar) ile çalışma arkadaşlarının teşebbüsü sonucu ortaya çıkmış; Bakanlar Kurulu kararı ve Mustafa Kemal Paşa’nın onayı ile hukuki statü kazanmıştır. Böylece havacılık, yalnızca askerî bir mesele olmaktan çıkarak iktisadî ve teknik bir organizasyon çerçevesinde de ele alınmaya başlanmıştır.【7】
Mustafa Kemal Paşa’nın yönlendirmesiyle hazırlanan ayrı bir tüzük çalışması ise, sivil nitelikli bir havacılık örgütünün kurulmasının önünü açmıştır. Bu metin Bolu Milletvekili Cevat Abbas (Gürer)’e iletilmiş; 27 Ocak’ta Meclis binasında dile getirilen cemiyet kurma fikri ile Türk Tayyare Cemiyeti, 16 Şubat 1925 tarihinde Ankara’da kurulmuştur. Kuruluşu, dönemin siyasî ve askerî değerlendirmeleri doğrultusunda gerçekleştirilmiş; 15 Mart 1925 tarihinde cemiyetin tüzüğü Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilerek hukuki dayanağı oluşturulmuştur. Cemiyetin ilk nizamnamesi, teşkilatın merkezinin Ankara’da bulunduğunu, genel idarenin merkezden yürütüleceğini ve faaliyetlerin belirli esaslara göre düzenleneceğini hükme bağlamıştır. Böylece cemiyet, hukuki zemine oturtulmuş ve resmî nitelik taşıyan bir statü kazanmıştır.【8】
Cemiyetin kurucu kadrosu, askerî ve sivil havacılık alanında tecrübe sahibi isimlerden oluşmuştur. Bolu Milletvekili Cevat Abbas (Gürer) Bey, cemiyetin kurucu başkanı olarak görev almıştır. Kurucu üyeler arasında Şakir Hazım (Ergökmen) ve Vecihi (Hürkuş) gibi havacılık alanında faaliyet göstermiş şahsiyetler yer almış; Millî Mücadele döneminde hava faaliyetlerine katkı sağlamış kişiler cemiyet bünyesinde görev üstlenmiştir. Bu kadro hem askerî tecrübe hem de teknik bilgi bakımından havacılık alanında birikime sahip unsurları bir araya getirmiştir.【9】
Türk Tayyare Cemiyeti başlangıçta, Türk askerî havacılığına maddi ve manevi destek sağlamayı amaçlayan bir yardım kurumu görünümündeydi. Dönemin basınında cemiyetin, hava kuvvetlerine katkı sunmak üzere teşkil edildiği yönünde değerlendirmeler yapılmış; askerî çevreler de bu yaklaşımı paylaşmıştır. Bununla birlikte cemiyetin kuruluş felsefesi, uzun vadede havacılığın toplumsal tabana yayılması ve genç kuşakların bu alana yönlendirilmesi hedefini içermekteydi.【10】
Mustafa Kemal Paşa, kurumu doğrudan himaye ederek siyasal meşruiyetini güçlendirmiş; fahri başkanlık görevine Başvekil İsmet Paşa (İnönü)’yü getirmiştir. Bu tercih, cemiyetin devlet katındaki konumunu pekiştirmiştir. Paşa, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda havacılığın millî bir ideal olarak benimsenmesi gerektiğini vurgulamış; kurumu ziyaret ederek faaliyetleri hakkında düzenli bilgi almıştır. Resmî bir başkan bulunmasına rağmen, genel kurul toplantılarına başkanlık etme görevini Başvekil’e tevdi etmesi, cemiyetin siyasal destekle ilerlediğini göstermektedir.
Cemiyetin ilk toplantısı 16 Şubat 1925’te Türk Ocağı binasında gerçekleştirilmiştir. Anadolu basınında görev yapan başyazarların fahri temsilci sıfatıyla kabul edilmesi, kamuoyu desteğinin sağlanmasına yönelik bilinçli bir strateji olarak değerlendirilebilir. Kurucu başkanlık görevini Cevat Abbas üstlenmiş; birinci başkan vekilliğine Erkan-ı Harbiye-i Umumiye İkinci Reisi Kazım Paşa, ikinci başkan vekilliğine Bitlis Milletvekili Muhiddin Sami Bey getirilmiştir. İdare heyetinde farklı vilayetleri temsilen milletvekilleri ve önde gelen isimler yer almış; sekreterlik görevini Yakup Kadri Bey, muhasebe sorumluluğunu ise Ziya Gevher Bey yürütmüştür. Bu kadro yapılanması, cemiyetin hem askerî hem de sivil unsurları bir araya getiren karma bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. 【11】
Merkezi Ankara’da Hacı Bayram Caddesi üzerindeki mütevazı bir binada bulunan cemiyet, kısa sürede geniş bir teşkilat ağı kurmuştur. Kuruluş tarihinden 21 Mayıs’a kadar geçen birkaç aylık süreçte yüzü aşkın şube açılmış; izleyen yıllarda bu sayı iki yüzü aşmıştır. 【12】
Cemiyet, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın himayesinde ve Başbakan İsmet (İnönü) Paşa’nın fahri başkanlığında faaliyet göstermiştir. İlk nizamnamede cemiyetin “Reis-i Cumhur hazretlerinin himaye-i aliyyeleri” altında bulunduğu açıkça belirtilmiş; fahri riyasetin ise İsmet Paşa tarafından yürütüldüğü kaydedilmiştir:
“Reis-i Cumhur hazretlerinin himaye-i aliyyeleri ve İsmet Paşa hazretlerinin riyaset-i fahriyeleri ile müşerref bulunan <<Türk Tayyare Cemiyeti>> 16 Şubat 1343 (1925) tarihinde Ankara’da tesis edilmiş olup umumî heyet idaresi merkez-i hükûmettedir.” 【13】
Türk Tayyare Cemiyetinin kuruluş amacı, millî hava gücünün maddî ve teknik bakımdan desteklenmesini sağlamaktır. Cemiyet, doğrudan askerî bir kurum olmamakla birlikte, toplanan bağış ve gelirler yoluyla hava kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu uçakların teminine katkı sunmayı hedeflemiştir. Bu bağışlar neticesinde toplanan gelirlerin önemli sayıda uçağın alınmasına imkân verdiği belirtilmektedir. Bu yönüyle cemiyet, hava kuvvetlerinin güçlendirilmesinde aracılık eden bir finansman ve destek kurumu olarak işlev görmüştür.【14】
Cemiyetin amaçları arasında halkın havacılık bilincinin geliştirilmesi de yer almıştır. Bu doğrultuda düzenlenen kongreler, yayımlanan mecmualar ve ülke genelinde açılan şubeler aracılığıyla havacılığın önemi kamuoyuna anlatılmıştır. Havacılığın yalnızca askerî bir alan değil, teknik ilerleme ve gençliğin eğitimi bakımından da önemli olduğu vurgulanmış; toplumun farklı kesimlerinin sürece katılımı teşvik edilmiştir. Böylece havacılık, dar bir askerî çevrenin konusu olmaktan çıkarılarak toplumsal bir hedef hâline getirilmiştir.
Cemiyetin uzun vadeli hedefleri arasında millî bir uçak sanayisinin kurulması da bulunmaktadır. Bu kapsamda Avrupa’da inceleme gezileri gerçekleştirilmiş, yabancı firmalarla temas kurulmuş ve Türkiye’de uçak üretimine yönelik girişimlerde bulunulmuştur. Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi’nin (TOMTAŞ) kurulması ve Kayseri’de uçak fabrikasının faaliyete geçirilmesi, bu hedefin somut yansımalarıdır. Cemiyet, böylece yalnızca uçak temin eden bir yapı olmaktan öte, yerli üretim altyapısının oluşturulmasına yönelik girişimlerin destekçisi konumunda yer almıştır.
Türk Tayyare Cemiyetinin merkez teşkilatı, Ankara’da oluşturulmuş ve genel idare burada toplanmıştır. İlk nizamnamede cemiyetin merkez-i hükûmette teşkil edildiği ve idarenin buradan yürütüleceği açıkça belirtilmiştir. Merkez teşkilatının temel organı, cemiyetin idarî ve malî işlerini düzenleyen idare heyetidir. Bu heyet, cemiyetin faaliyet programını belirlemek, gelir kaynaklarını düzenlemek ve şubelerle olan koordinasyonu sağlamakla görevlendirilmiştir. Merkez teşkilatı, karar alma ve uygulama süreçlerinde yetkili organ olarak yapılandırılmıştır.【15】
İdare heyeti, kurucu başkan ve üyelerden oluşmakta; başkan, reis vekilleri, kâtip ve muhasebe sorumluları gibi görev dağılımı yapılan bir yönetim sistemi benimsenmiştir. Cemiyetin kuruluş sürecinde Cevat Abbas (Gürer) Bey başkanlık görevini üstlenmiş; askerî ve sivil havacılık alanında tecrübeye sahip isimler idare heyetinde yer almıştır. İdare heyeti hem cemiyetin mali kaynaklarının yönetiminden hem de faaliyet planlarının uygulanmasından sorumlu tutulmuştur. Bu yapı, merkez teşkilatının kolektif sorumluluk anlayışıyla faaliyet yürüttüğünü göstermektedir.
Genel merkez yapısı, yalnızca idarî bir birimden ibaret olmayıp aynı zamanda taşra teşkilatının denetim ve koordinasyonunu sağlayan bir üst organdır. Şubelerden gelen raporların değerlendirilmesi, gelirlerin merkeze aktarılması ve faaliyetlerin düzenli takibi genel merkez tarafından yürütülmüştür. Böylece cemiyetin ülke genelinde dağınık biçimde değil, merkezî bir idare altında faaliyet göstermesi amaçlanmıştır. Bu merkezî yapı, kurumsal sürekliliğin sağlanması bakımından belirleyici bir rol üstlenmiştir.
Türk Tayyare Cemiyetinin taşra teşkilatı, vilayet ve kaza düzeyinde oluşturulan şubeler aracılığıyla örgütlenmiştir. Nizamnamede vilayet merkezlerinde şube açılabileceği ve bu şubelerin merkezle bağlantılı olarak faaliyet göstereceği belirtilmiştir. Vilayet ve kaza şubeleri, cemiyetin gelir toplama faaliyetlerini yerel düzeyde organize etmiş; bağış kampanyaları, piyango satışları ve sosyal etkinlikler bu şubeler aracılığıyla yürütülmüştür. Bu teşkilatlanma modeli, cemiyetin ülke sathında yaygın bir ağ kurmasını sağlamıştır.
Vilayet ve kaza şubeleri, kendi yönetim kurullarıyla faaliyet göstermiş; ancak mali ve idarî bakımdan merkeze bağlı kalmıştır. Şubelerin topladığı gelirlerin belirli oranlarda merkeze aktarılması ve faaliyet raporlarının düzenli olarak sunulması zorunlu tutulmuştur. Bu düzenleme, yerel inisiyatif ile merkezî denetim arasında dengeli bir ilişki kurulmasını amaçlamıştır. Taşra teşkilatı sayesinde cemiyet, havacılıkla ilgili faaliyetleri yalnızca başkentte değil, ülkenin farklı bölgelerinde de sürdürebilmiştir.【16】
Nahiye ve köy şubeleri ise daha küçük yerleşim birimlerinde cemiyet faaliyetlerinin yürütülmesini sağlamıştır. Bu alt birimler, özellikle bağış toplama ve halkı bilgilendirme faaliyetlerinde aktif rol oynamıştır. Böylece cemiyet, kırsal alanlara kadar uzanan bir örgütlenme modeli geliştirmiştir. Nahiye ve köy düzeyindeki teşkilatlanma, havacılığın toplumsal tabana yayılmasına katkıda bulunmuştur. 【17】
Türk Tayyare Cemiyetinin teşkilat yapısı ve faaliyet esasları, 1925 tarihli nizamname ile belirlenmiştir. Nizamnamede cemiyetin amacı, merkez ve taşra teşkilatının görevleri, üyelik şartları ve mali düzenlemeler ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu metin, cemiyetin hukuki çerçevesini ortaya koyan temel belgedir.
Nizamname, cemiyetin faaliyetlerinin belirli kurallara bağlı olarak yürütülmesini öngörmüş; karar alma süreçleri ile mali işlemlerin şeffaf ve kayıt altına alınmış şekilde gerçekleştirilmesini şart koşmuştur. Merkez ile taşra arasındaki ilişkiler, gelirlerin toplanması ve harcamaların yapılması gibi hususlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenleme, cemiyetin sürekliliğini ve kurumsal istikrarını sağlamaya yönelik bir çerçeve oluşturmuştur.
Kurumsal esaslar, cemiyetin yarı resmî niteliğini de yansıtmaktadır. Devlet himayesinde olmakla birlikte, gelirlerini büyük ölçüde halk katkısına dayandıran bir yapı benimsenmiştir. Bu durum, cemiyetin hem resmî destekle faaliyet göstermesini hem de toplumsal katılımı esas alan bir model çerçevesinde çalışmasını mümkün kılmıştır. Nizamname ile belirlenen bu esaslar, Türk Tayyare Cemiyetinin erken Cumhuriyet dönemindeki kurumsal kimliğini şekillendirmiştir.
Türk Tayyare Cemiyetinin mali yapısı, kuruluşundan itibaren büyük ölçüde halkın gönüllü katkılarına dayandırılmıştır. Devlet himayesinde faaliyet göstermesine rağmen doğrudan bütçe tahsisatına dayanmayan cemiyet, gelirlerinin önemli kısmını bağış ve iane yoluyla temin etmiştir. Cemiyet nizamnamesinde, hava kuvvetlerinin desteklenmesi amacıyla halktan yardım toplanabileceği hükme bağlanmış; bu doğrultuda ülke genelinde sistemli kampanyalar yürütülmüştür. Toplanan bağışlar, tayyare temini ve havacılık faaliyetlerinin finansmanı için kullanılmıştır.
Bağış sistemi, vilayet ve kaza şubeleri aracılığıyla organize edilmiştir. Yerel şubeler, bölge halkından nakdî yardımlar toplamış; toplanan meblağlar merkez hesabına aktarılmıştır. Bu süreçte bağış miktarlarının düzenli olarak raporlandığı ve muhasebe kayıtlarına geçirildiği görülmektedir. Bağış kampanyaları yalnızca bireysel yardımlarla sınırlı kalmamış, esnaf birlikleri, tüccarlar ve çeşitli meslek grupları da kolektif katkıda bulunmuştur.
Cemiyetin bağış sisteminde dikkat çeken uygulamalardan biri “her ilin adını taşıyan tayyare” kampanyasıdır. Bu kampanya kapsamında belirli bir miktar bağış toplayan vilayetlerin isimleri satın alınan uçaklara verilmiştir. Böylece yerel halkın doğrudan katkısıyla temin edilen uçaklar, ilgili ilin adıyla anılmıştır. Uygulama hem bağış toplama motivasyonunu artırmış hem de yerel düzeyde sahiplenme duygusunu güçlendirmiştir. Bu yöntemle temin edilen uçaklar, hava kuvvetlerinin envanterine kazandırılmıştır.【18】
Türk Tayyare Cemiyetinin en önemli gelir kaynaklarından biri tayyare piyangosudur. Piyango uygulaması, geniş halk kesimlerinin küçük meblağlarla katkıda bulunmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Piyango gelirleri, bağış sistemine ek olarak düzenli ve planlı bir finansman aracı oluşturmuştur. Bu uygulama, cemiyetin mali yapısında sürekliliği sağlayan unsurlar arasında yer almıştır.
Küçük Tayyare Piyangosu, daha düşük bedelli biletlerle geniş katılımı hedeflemiştir. Bu uygulamada çok sayıda bilet satışı yoluyla küçük çaplı fakat yaygın bir gelir elde edilmiştir. Küçük piyango çekilişleri belirli tarihlerde gerçekleştirilmiş ve ikramiye cetvelleri kamuoyuna ilan edilmiştir. Böylece hem mali şeffaflık sağlanmış hem de uygulamanın güvenilirliği korunmuştur.
Büyük Tayyare Piyangosu ise daha yüksek bedelli biletler üzerinden yürütülmüş ve daha büyük ikramiyeler sunmuştur. Bu piyango türü, cemiyetin daha yüksek miktarda gelir elde etmesine imkân sağlamıştır. Çekiliş sonuçları kamuoyuna duyurulmuş, ikramiye dağılımı resmi cetvellerle ilan edilmiştir. Bu yöntem, mali kaynakların çeşitlendirilmesi bakımından işlevsel bir araç olarak değerlendirilmiştir.
Piyango gelirlerinin dağılımı belirli esaslara bağlanmıştır. Toplanan gelirlerin önemli kısmı tayyare alımına ayrılmış; kalan bölümü idari giderler ve organizasyon masrafları için kullanılmıştır. Gelir ve gider cetvelleri düzenli olarak hazırlanmış, harcamalar muhasebe kayıtlarına geçirilmiştir. Bu düzenleme, cemiyetin mali faaliyetlerinin planlı bir çerçevede yürütüldüğünü göstermektedir.【19】
Türk Tayyare Cemiyeti, mali kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla sosyal ve kültürel etkinlikleri sistemli bir biçimde gelir aracı olarak kullanmıştır. Bu etkinlikler yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalmamış, aynı zamanda havacılık fikrinin kamuoyunda yaygınlaştırılmasına hizmet etmiştir. Cemiyet, faaliyetlerini toplumsal katılım esasına dayandırmış ve geniş halk kesimlerini sürece dahil etmeyi hedeflemiştir. Bu çerçevede düzenlenen etkinlikler hem maddî katkı hem de kamuoyu desteği bakımından işlevsel bir araç olarak değerlendirilmiştir.
Cemiyet tarafından düzenlenen kongreler, yalnızca idarî toplantılar niteliği taşımamış; aynı zamanda bağış toplama ve kamuoyu oluşturma işlevi görmüştür. Yerel düzeyde gerçekleştirilen kongrelerde bölgesel bağış hedefleri belirlenmiş, katılımcılar havacılığın önemi konusunda bilgilendirilmiştir. Bu toplantılarda alınan kararlar doğrultusunda gelir teminine yönelik kampanyalar planlanmış ve uygulanmıştır. Kongrelerin mali yönü, doğrudan bağışların teşvik edilmesi ve çeşitli organizasyonlarla gelir artırılması şeklinde ortaya çıkmıştır.
Balolar, müsamereler ve çeşitli sosyal kampanyalar da cemiyetin gelir temininde kullandığı yöntemler arasında yer almıştır. Özellikle büyük şehirlerde düzenlenen balolar ve temsiller aracılığıyla bilet satışlarından gelir elde edilmiştir. Bu organizasyonlar, dönemin sosyal hayatında önemli yer tutmuş ve havacılık fikrinin kültürel alanda görünürlük kazanmasına katkı sağlamıştır. Ayrıca rozet satışı ve özel gün etkinlikleri de mali kaynak yaratma amacıyla planlanmış faaliyetler arasında yer almıştır. Bu uygulamalar, cemiyetin gelir teminini yalnızca klasik bağış yöntemleriyle sınırlı tutmadığını göstermektedir.
Türk Tayyare Cemiyetinin mali faaliyetleri ve gelir toplama yetkisi, belirli yasal düzenlemeler ve kararnamelerle desteklenmiştir. Cemiyetin kuruluşundan sonra yayımlanan kararlarla bazı gelir kalemleri hukuki zemine oturtulmuş ve uygulamaların resmî dayanağı oluşturulmuştur. Bu düzenlemeler, cemiyetin faaliyetlerini hukuka uygun biçimde yürütmesini sağlamış ve gelir toplama süreçlerinde idari güvence oluşturmuştur.
Yasal düzenlemeler kapsamında, belirli kampanyaların resmî izin çerçevesinde yürütülmesi sağlanmış; bazı durumlarda zekât, fitre ve kurban derilerinin cemiyete verilmesine dair düzenlemeler yapılmıştır. Bu tür uygulamalar, gelir kaynaklarının genişletilmesine katkıda bulunmuştur. Ayrıca piyango faaliyetlerinin resmî izinle gerçekleştirilmesi ve çekiliş usullerinin belirli kurallara bağlanması da mali şeffaflık açısından önem taşımıştır. Bu hukuki çerçeve, cemiyetin yarı resmî niteliğini güçlendiren bir unsur olmuştur.【20】
Kararnameler ve mevzuat düzenlemeleri, cemiyetin yalnızca gönüllü bir teşebbüs değil, aynı zamanda devlet tarafından tanınan ve desteklenen bir yapı olduğunu göstermektedir. Bu düzenlemeler sayesinde gelir temini faaliyetleri düzenli ve denetlenebilir bir çerçevede yürütülmüş; mali işlemler kayıt altına alınmıştır. Böylece Türk Tayyare Cemiyeti’nin finansman modeli, hukuki dayanaklarla desteklenen kurumsal bir yapı kazanmıştır.
Türk Tayyare Cemiyetinin faaliyetleri arasında kongreler önemli bir yer tutmuştur. Bu kongreler hem cemiyetin idari işleyişinin değerlendirilmesi hem de havacılık alanındaki hedeflerin kamuoyuna duyurulması bakımından işlev görmüştür. Büyük kongreler, merkez ve taşra teşkilatlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilmiş; mali durum, gelir kaynakları, eğitim faaliyetleri ve sanayi girişimleri gibi konular ele alınmıştır. Kongreler aracılığıyla cemiyetin gelecek dönem stratejileri belirlenmiş ve havacılık çalışmalarının yönü tayin edilmiştir.
Birinci Büyük Kongre, cemiyetin kuruluşundan sonra yapılan ilk kapsamlı toplantı niteliğindedir. 19 Ekim 1925 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiş ve toplam 89 delege katılmıştır. Açılış konuşmasını fahri başkan unvanıyla İsmet İnönü yapmıştır. Bu kongrede teşkilat yapısı, mali kaynakların kullanımı ve bağış kampanyalarının düzenlenmesi gibi hususlar görüşülmüştür. Ayrıca cemiyetin hedefleri ve uzun vadeli planları ortaya konulmuş; ülke genelindeki şubelerin faaliyetlerinin belirli bir sistem içinde yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Birinci kongre, kurumsal işleyişin şekillendirilmesinde belirleyici bir aşama olmuştur.【21】
İkinci Büyük Kongre’de, cemiyetin gelir kaynakları ve toplanan bağışların kullanımı değerlendirilmiş; tayyare temini konusundaki gelişmeler ele alınmıştır. Kongre 28 Kasım 1926 tarihinde Ankara CHP binasında gerçekleştirilmiş ve 300 delege katılmıştır. Açılış konuşmasını fahri başkan unvanıyla İsmet İnönü yapmıştır. Bu kongrede ayrıca halkın havacılık faaliyetlerine katılımını artırmaya yönelik öneriler gündeme gelmiştir. Eğitim alanındaki faaliyetlerin genişletilmesi ve yeni girişimlerin planlanması da toplantının gündem maddeleri arasında yer almıştır. Böylece ikinci kongre, cemiyetin faaliyet alanlarını çeşitlendirme sürecine katkı sağlamıştır.【22】
Üçüncü Büyük Kongre’de, cemiyetin önceki dönem çalışmalarının bilançosu çıkarılmış ve yeni hedefler belirlenmiştir. Kongre, 15 Kasım 1928 tarihinde Ankara CHP binasında gerçekleştirilmiştir. Sanayi faaliyetleri ve yurt dışı inceleme gezileri hakkında bilgi verilmiş; yerli üretim imkânlarının artırılması konusu gündeme taşınmıştır. Kongrede ayrıca taşra teşkilatlarının faaliyet raporları değerlendirilmiş ve mali disiplinin korunmasına yönelik kararlar alınmıştır. Bu toplantı, cemiyetin faaliyetlerini daha kurumsal bir çerçeveye oturtma sürecinde önemli bir aşama teşkil etmiştir.【23】
Dördüncü ve Beşinci Büyük Kongreler, cemiyetin olgunlaşma dönemine rastlamaktadır. Dördüncü Büyük Kongre 25-26 Kasım 1930 tarihinde, Beşinci Büyük Kongre ise 27-28 Kasım 1932 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. İki kongrenin de açılış konuşmasını İsmet Paşa yapmıştır Bu kongrelerde eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi, yeni tayyare alımlarının planlanması ve halk desteğinin sürdürülmesine yönelik stratejiler ele alınmıştır. Ayrıca mali tabloların ayrıntılı biçimde incelenmesi ve gelir-gider dengesi üzerinde durulması dikkat çekmektedir. Bu toplantılar, cemiyetin faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamaya yönelik kararların alındığı platformlar olmuştur.【24】
Altıncı Büyük Kongre, cemiyetin faaliyetleri içinde özel bir öneme sahiptir. 24 Mayıs 1935 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bu kongre sürecinde Türkkuşu’nun açılışı gerçekleştirilmiş ve sportif havacılığın geliştirilmesi yönünde somut adımlar atılmıştır. Türkkuşu, gençlerin havacılığa yönlendirilmesi ve pilotaj eğitimlerinin yaygınlaştırılması amacıyla kurulmuştur. Altıncı kongre, cemiyetin faaliyet alanını askerî destekten sivil ve sportif havacılığa doğru genişlettiği bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.【25】
Türk Tayyare Cemiyetinin faaliyet alanlarından biri de havacılık eğitiminin kurumsallaştırılmasıdır. Cemiyet, hava gücünün yalnızca araç teminiyle güçlendirilemeyeceği, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin zorunlu olduğu anlayışıyla hareket etmiştir. Bu doğrultuda teorik ve uygulamalı eğitim programları geliştirilmiş, gençlerin havacılığa yönlendirilmesi amaçlanmıştır. Eğitim faaliyetleri hem askerî hem de sivil havacılığın gelişmesine katkı sağlayacak şekilde planlanmıştır.
Ankara Açık Hava Dershanesi, cemiyetin eğitim alanındaki ilk teşebbüslerinden biri olarak dikkat çekmektedir. İlk uçuş eğitimlerine Mayıs 1925 yılında başlanmıştır. Bu dershane, havacılık konusunda temel bilgilerin verilmesi amacıyla kurulmuş ve gençlere teorik eğitim imkânı sunmuştur. Ders programlarında havacılığın teknik esasları, uçuş prensipleri ve hava araçlarının yapısı gibi konular yer almıştır. Açık hava dershanesi uygulaması, havacılığın kamuoyunda tanıtılmasına ve gençlerin bu alana yönlendirilmesine hizmet etmiştir.【26】
Yeşilköy Tayyare Makinist Mektebi, 17 Nisan 1926’da Yeşilköy’de teknik personel yetiştirme amacıyla faaliyete geçirilmiştir. Bu mektepte uçak bakım ve onarımında görev alacak makinistlerin eğitimi hedeflenmiştir. Eğitim programı, motor sistemleri, gövde yapısı ve bakım süreçleri gibi teknik konuları kapsamıştır. Bu girişim, havacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından teknik altyapının güçlendirilmesine yönelik bir adım olarak değerlendirilmiştir. 【27】
Cemiyet, eğitim faaliyetlerini yalnızca ülke içinde yürütmekle sınırlı tutmamış; Avrupa’ya öğrenci gönderilmesi yoluna da başvurmuştur. Havacılık alanında ileri teknik bilgiye sahip ülkelerde eğitim görmeleri amacıyla öğrenciler yurt dışına gönderilmiş, bu kişilerin dönüşlerinde yerli havacılık faaliyetlerine katkı sağlamaları beklenmiştir. Bu uygulama, uluslararası teknik gelişmelerin takip edilmesi ve modern havacılık bilgisinin Türkiye’ye aktarılması amacını taşımıştır.
Pilot yetiştirme faaliyetleri de cemiyetin eğitim politikası içinde önemli bir yer tutmuştur. Gençlerin pilotaj eğitimine yönlendirilmesi ve uçuş tecrübesi kazanmaları için çeşitli kurslar ve uygulamalı programlar düzenlenmiştir. Bu faaliyetler, ilerleyen dönemde sportif ve sivil havacılığın gelişmesine zemin hazırlamıştır. Cemiyetin eğitim girişimleri, insan kaynağının güçlendirilmesini hedefleyen bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak şekillenmiştir.
Türk Tayyare Cemiyetinin faaliyet alanlarından biri, havacılık alanında yerli sanayi altyapısının oluşturulmasına yönelik girişimlerdir. Cemiyet, yalnızca yurt dışından uçak temin eden bir yapı olarak kalmamış; uzun vadede millî üretim kapasitesinin geliştirilmesini hedeflemiştir. Bu doğrultuda teknik incelemeler yapılmış, yabancı ülkelerdeki havacılık kuruluşlarının teşkilat ve üretim sistemleri yerinde gözlemlenmiştir. Sanayi alanındaki çalışmalar, kurumsal bir üretim zemini oluşturma amacına dayanmıştır.
Yurt dışı inceleme gezileri, cemiyetin sanayi politikası kapsamında önemli bir yer tutmuştur. Avrupa’daki havacılık müesseseleri ziyaret edilerek üretim teknikleri, motor sistemleri ve fabrika organizasyonu hakkında bilgi toplanmıştır. Bu geziler sonucunda hazırlanan raporlar, Türkiye’de kurulması planlanan üretim tesisleri için referans niteliği taşımıştır. İnceleme faaliyetleri, yerli havacılık sanayisinin teknik temellerini oluşturma amacına hizmet etmiştir.
Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ), sanayi alanındaki somut girişimlerden biri olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk tayyare ve motor üretim şirketi sıfatıyla Alman firması Junkers ortaklığında 7 Eylül 1925 kurulmuştur. Şirket, uçak ve motor üretimine yönelik faaliyet göstermek üzere teşkil edilmiş; yabancı firmalarla iş birliği çerçevesinde üretim planları hazırlanmıştır. TOMTAŞ’ın kuruluşu, havacılık alanında özel sektör modeliyle üretim gerçekleştirme yönündeki ilk adımlardan biri olarak değerlendirilmiştir. Bu girişim, yerli üretim kapasitesinin artırılmasını amaçlayan bir sanayi teşebbüsüdür.【28】
Kayseri Tayyare Fabrikası, yerli üretim hedefinin uygulamaya konulduğu merkezlerden biri olmuştur. Fabrikada uçak montajı ve üretimi gerçekleştirilmiş; çeşitli tipte uçakların imalatı yapılmıştır. Bu tesis, Türkiye’de havacılık sanayisinin kurumsal bir yapıya kavuşması bakımından önemli bir aşamayı temsil etmiştir. Üretim süreci, teknik bilgi aktarımı ve yerli personelin eğitimiyle birlikte yürütülmüştür.
Uçak üretim teşebbüsleri, yerli imkânlarla tasarım ve imalat yapılmasını da kapsayan bir çerçevede ele alınmıştır. Cemiyet bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalar, yalnızca montaj faaliyetleriyle sınırlı kalmamış; yerli tasarım denemeleri de yapılmıştır. Bu teşebbüsler, teknik kapasitenin geliştirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması yönünde atılan adımlar arasında yer almıştır.
Türk Tayyare Cemiyeti ile Türk Hava Kuvvetleri arasındaki ilişki, kurumsal destek ve iş birliği temelinde şekillenmiştir. Cemiyet, doğrudan askerî bir teşkilat olmamakla birlikte, hava kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu araç ve gereçlerin teminine katkı sağlamıştır. Toplanan bağışlar ve diğer gelir kaynakları aracılığıyla satın alınan uçaklar, hava kuvvetleri envanterine kazandırılmıştır. Bu yönüyle cemiyet, askerî havacılığın güçlendirilmesinde dolaylı bir destek mekanizması işlevi görmüştür.
Cemiyet ile hava kuvvetleri arasındaki iş birliği, eğitim ve teknik konularda da kendini göstermiştir. Yetiştirilen pilot ve teknik personel, ilerleyen dönemlerde askerî havacılık faaliyetlerine katkı sağlamıştır. Ayrıca sanayi girişimleri kapsamında üretilen veya temin edilen uçakların bir kısmı askerî kullanım amacıyla değerlendirilmiştir. Bu çerçevede cemiyet, hava kuvvetlerinin gelişimine mali ve teknik bakımdan destek sunan tamamlayıcı bir yapı olarak konumlanmıştır.
Türk Tayyare Cemiyetinin yayın faaliyetleri, havacılık alanındaki fikirlerin yaygınlaştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu çerçevede yayımlanan Tayyare Mecmuası, cemiyetin resmî yayın organı niteliği taşımıştır.
Mecmua iki dönemde yayımlanmıştır. İlki 1 Temmuz 1924 tarihinde başlamış ve sadece 6 sayı yayımlanmıştır. İkinci dönemi ise Türk Tayyare Cemiyetinin kuruluşundan itibaren resmî yayın organı niteliği taşıyarak 21 Mayıs 1925 çıkarılmaya başlanmış ve 15 Nisan 1926 tarihine kadar yayımlanmıştır. İki dönemde de mecmua 15 günde bir çıkmış ve idaresini Şakir Hazım Bey üstlenmiştir.【29】
Mecmuada cemiyetin faaliyet raporları, bağış kampanyaları, kongre kararları ve havacılık alanındaki teknik gelişmeler ve haberler yer almıştır. Ayrıca mecmua aracılığıyla bağış yapan kişi ve kurumların isimleri yayımlanmış; böylece mali işlemlerin kamuya açık biçimde duyurulması sağlanmıştır.
Tayyare Mecmuası, yalnızca kurumsal duyurularla sınırlı kalmamış; havacılıkla ilgili teknik yazılara, tarihî değerlendirmelere ve eğitim içeriklerine de yer vermiştir. Bu yayın politikası, mecmuanın hem bir bilgilendirme aracı hem de havacılık kültürünün oluşturulmasına yönelik bir platform olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Dergi, cemiyet ile kamuoyu arasında düzenli bir iletişim kanalı oluşturmuştur.
Türk Hava Mecmuası, cemiyetin yayın faaliyetlerinin devamı niteliğinde yayımlanmış ve içerik bakımından daha geniş bir perspektif sunmuştur.
İlk sayısı 1 Haziran 1926 tarihinde çıkan Türk Hava Mecmuası, Tayyare Mecmuası’nın devamı niteliğindedir. Mecmua Ankara’da Hakimiyet-i Milliye Matbaası’nda basılmış, Tayyare Mecmuası’nda olduğu gibi 15 günde bir çıkmıştır. Toplamda 72 sayı çıkan mecmua, 15 Mayıs 1929 tarihinde son sayısını yayımlamış ve yayın hayatını sonlandırmıştır.【30】
Bu mecmuada havacılık teknolojisi, uluslararası gelişmeler ve Türkiye’de yürütülen sanayi faaliyetleri hakkında bilgilere, hikâyelere ve şiirlere yer verilmiştir. Dergi, havacılığın teknik boyutunu öne çıkaran yazılar yayımlayarak alanın uzmanlaşmasına katkı sağlamıştır.
Türk Hava Mecmuası, aynı zamanda sportif havacılık, gençlik faaliyetleri ve eğitim girişimleri gibi konuları da gündeme taşımıştır. Bu yayın, cemiyetin yalnızca mali destek sağlayan bir yapı olmadığını; kültürel ve teknik bir bilinç oluşturma amacı taşıdığını ortaya koymaktadır. Dergi içerikleri, havacılık alanındaki gelişmelerin düzenli olarak izlenmesine imkân sağlamıştır.
Türk Tayyare Cemiyeti, kamuoyunu bilgilendirmek ve toplumsal destek sağlamak amacıyla çeşitli beyannameler yayımlamıştır. Bu beyannameler, Türk milletine, öğretmenlere ve sporculara hitaben hazırlanmış; havacılığın millî önemine dikkat çekmiştir. Beyan metinlerinde cemiyetin amaçları, bağış çağrıları ve faaliyet programları yer almıştır. Bu belgeler, havacılık konusunda toplumsal farkındalık oluşturma aracı olarak kullanılmıştır.
Cemiyet ayrıca havacılık alanında çeşitli kitap ve broşürler yayımlamıştır. Bu yayınlarda havacılığın tarihî gelişimi, teknik esasları ve Türkiye’de yürütülen çalışmalar ele alınmıştır. Kitap yayınları hem eğitim faaliyetlerini desteklemiş hem de havacılık kültürünün kurumsal bir zeminde yayılmasına katkıda bulunmuştur. Böylece yayın faaliyetleri, cemiyetin mali ve sanayi girişimlerinin yanı sıra fikrî ve kültürel boyutunu da tamamlayan bir unsur olmuştur.
Tayyare Bayramı, Türk Tayyare Cemiyeti tarafından havacılığın toplum nezdinde benimsenmesini sağlamak ve bağış faaliyetlerini artırmak amacıyla ihdas edilen özel günlerden biridir. Bayram programları kapsamında resmî konuşmalar yapılmış, cemiyetin faaliyetleri hakkında kamuoyuna bilgi verilmiş ve bağış çağrıları tekrarlanmış, özellikle müsamerelerden elde edilen gelir cemiyet menfaatine yönlendirilmiştir. Bu etkinlikler, havacılığın yalnızca askerî bir alan olmadığı; millî kalkınma ve teknik gelişmenin bir unsuru olarak görüldüğü yönündeki anlayışı güçlendirmiştir. 1925 tarihli nizamnamede “Türk Tayyare Bayramı” 31 Ağustos günü olarak kabul edilmiş; sonraki düzenleme sürecinde bu günün, Türk ordusunun “Zafer Bayramı” törenleriyle aynı tarihte icra edilmesine yönelik bir yöneliş ortaya çıkmıştır.【31】
Tayyare Bayramı çerçevesinde düzenlenen etkinliklerde, özellikle yerel şubelerin aktif rol aldığı anlaşılmaktadır. Vilayet ve kaza merkezlerinde gerçekleştirilen programlarda halkın katılımı teşvik edilmiş; bağış kampanyaları bayram günleriyle ilişkilendirilmiştir. Bazı bölgelerde piyango satışları ve rozet kampanyaları bayram programlarına entegre edilmiştir. Bu uygulama, özel günün mali kaynak üretimiyle doğrudan bağlantılı olarak planlandığını göstermektedir.
Tayyare Bayramı’nın sembolik boyutu, havacılığın ulusal kimlik unsurlarından biri olarak konumlandırılmasıyla ilişkilidir. Yapılan konuşmalarda, hava gücünün bağımsızlıkla irtibatlandırıldığı ve millî savunma kapasitesinin vazgeçilmez bir unsuru olarak tanımlandığı görülmektedir. Bu yönüyle bayram, yalnızca kutlama niteliği taşımamış; havacılık fikrinin ideolojik ve toplumsal meşruiyetinin pekiştirildiği bir platform işlevi görmüştür.
Tayyare Şehitlerini Anma Günü, eğitim uçuşu sırasında öğrencisi Emin Bey ile birlikte şehit olan Binbaşı Fazıl Bey’in hatırasını yaşatmak amacıyla düzenlenen bir uygulamadır. Bu sebeple Türk Tayyare Cemiyeti kurulduktan sonra geçmiş dönem hava şehitlerinin isimlerini anmak ve yaşatmak amacı ile 27 Ocak gününü Tayyare Şehitlerini Anma Günü olarak kabul etmiştir. Anma törenleri, yüksek katılımının sağlandığı, cemiyet temsilcilerinin konuşmalar yaptığı, tayyare şehitlerinin mezarlarının ziyaret edildiği ve duaların okunduğu etkinlikler şeklinde gerçekleştirilmiştir.【32】
Tayyare Madalyası, Türk Tayyare Cemiyeti tarafından havacılık alanına katkı sağlayan kişi ve kurumları teşvik etmek amacıyla ihdas edilmiştir. Bu madalya, maddî bağışta bulunanlar ile havacılık faaliyetlerine hizmet edenlere verilmiştir. Uygulama, cemiyetin faaliyetlerine katkı sağlayan unsurların görünür kılınması ve destek mekanizmasının güçlendirilmesi amacını taşımıştır.
Madalya verilmesi süreci belirli usullere bağlanmış; bağış miktarı veya hizmet derecesine göre takdim edilmiştir. Madalyanın sembolik değeri, havacılığa yapılan katkının toplumsal takdirle karşılandığını göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Madalyalar 4 çeşit şeklinde hazırlanmıştır. Söz konusu madalyalar, 5 cm çapında ve bröve formunda tasarlanmış olup merkezinde Vecihi K-VI uçağının betimlendiği oval biçimli bir çelenk kompozisyonu taşımaktadır. Tasarım unsurları hem sembolik hem de temsili bir nitelik arz edecek şekilde kurgulanmıştır. Madalyalar, bağış tutarına göre derecelendirilmiş bir sistem çerçevesinde dağıtılmıştır. Buna göre, tek seferde 30 lira veya yıllık toplamı 50 lirayı bulan düzenli bağışta bulunanlara bronz; 75 lira tek ödeme ya da yıllık 100 lira bağış yapanlara gümüş; 200 lira tek ödeme ya da yıllık 250 lira bağışta bulunanlara altın madalya verilmiştir. En üst kategoriyi ise tek seferde 2500 lira ya da yıllık 3000 liranın üzerinde bağış gerçekleştirenlere takdim edilen murassa (taşlarla süslenmiş) madalya oluşturmuştur. Bu uygulama, bağış miktarını esas alan ve katkı düzeyini sembolik bir hiyerarşi üzerinden görünür kılan kurumsal bir ödüllendirme pratiğine işaret etmektedir.【33】
Türk Tayyare Cemiyeti, kuruluşundan itibaren doğrudan askerî bir teşkilat olmamakla birlikte, Türk hava gücünün maddî bakımdan desteklenmesini temel hedeflerinden biri olarak belirlemiştir. 1925 sonrasında hava kuvvetlerinin modernizasyonu için gerekli uçak ve teçhizatın temininde cemiyet tarafından toplanan bağış ve piyango gelirleri önemli bir finansman kaynağı oluşturmuştur. Bu süreçte satın alınan uçaklar, Türk Hava Kuvvetleri envanterine kazandırılmış ve askerî birliklerin kullanımına tahsis edilmiştir. Cemiyetin bu katkısı, devlet bütçesinin sınırlı imkânları göz önüne alındığında, hava gücünün güçlendirilmesinde tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
Cemiyetin askerî havacılığa desteği yalnızca uçak temini ile sınırlı kalmamıştır. Teknik personel yetiştirilmesine yönelik faaliyetler ve sanayi girişimleri dolaylı biçimde askerî kapasiteye katkı sağlamıştır. Özellikle makinist mektebi ve teknik eğitim programları, hava araçlarının bakım ve onarım süreçlerinde görev alacak insan kaynağının oluşturulmasına zemin hazırlamıştır. Bu durum, dışa bağımlılığın azaltılması ve hava araçlarının faal tutulması bakımından askerî yapıya dolaylı bir destek sunmuştur.
1925–1935 yılları arasında cemiyet tarafından temin edilen uçak sayısının, hava kuvvetlerinin envanter artışında belirli bir paya sahip olduğu belirtilmektedir. Bağış kampanyaları sonucunda alınan uçakların belirli birliklere tahsis edildiği ve bazı uçakların vilayet isimleriyle anıldığı görülmektedir. Bu uygulama, askerî havacılığın finansmanında toplumsal katılım modelinin kurumsal bir çerçeveye kavuştuğunu göstermektedir.
Türk Tayyare Cemiyetinin katkılarından biri, havacılığın kamuoyunda bir millî mesele olarak konumlandırılmasıdır. Cemiyet, yayın organları, kongreler ve özel gün uygulamaları aracılığıyla havacılığın stratejik ve teknik önemini geniş kitlelere aktarmayı amaçlamıştır. Bu faaliyetler, havacılığın yalnızca askerî uzmanların alanı olmadığı; toplumun ortak sorumluluğu olarak görülmesi gerektiği yönündeki anlayışı güçlendirmiştir.
Mecmualar aracılığıyla yayımlanan makaleler, havacılık teknolojisinin gelişimi, dünya örnekleri ve Türkiye’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi sunmuştur. Bu yayın politikası, teknik konuların kamuoyuna aktarılmasını sağlamış ve genç kuşakların havacılığa yönlendirilmesine katkı sunmuştur. Ayrıca eğitim faaliyetleri ve açık hava dershanesi uygulamaları, teorik bilgilerin toplumsal zeminde yayılmasını mümkün kılmıştır.
Cemiyetin düzenlediği kongreler ve bayramlar, havacılık fikrinin millî bir ideal hâline getirilmesinde etkili olmuştur. Bu organizasyonlarda yapılan konuşmalarda hava gücünün bağımsızlıkla ilişkilendirildiği ve geleceğin savunma anlayışında belirleyici rol oynayacağı ifade edilmiştir. Böylece havacılık, teknik bir konu olmanın ötesinde sembolik bir değer kazanmıştır.
Türk Tayyare Cemiyetinin 1925–1935 yılları arasındaki faaliyetlerinde uçak tedariki merkezi bir yer tutmuştur. Bağış, piyango ve sosyal etkinliklerden elde edilen gelirlerle çeşitli tipte uçaklar satın alınmıştır. Bu uçaklar, hava kuvvetlerine teslim edilmiş ve envantere kaydedilmiştir. Cemiyet tarafından sağlanan finansman, özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarında hava filosunun genişlemesine katkı sağlamıştır.
“Her ilin adını taşıyan tayyare” uygulaması, uçak tedariki ile toplumsal katılım arasında doğrudan bir bağ kurmuştur. Belirli miktarda bağış toplayan vilayetlerin isimlerinin satın alınan uçaklara verilmesi hem bağış motivasyonunu artırmış hem de hava gücünün yerel düzeyde sahiplenilmesini sağlamıştır. Bu yöntemle temin edilen uçaklar, bağış yapan bölgenin adıyla anılmış ve sembolik bir temsil işlevi görmüştür.
Uçak tedariki sürecinde yalnızca hazır alım yapılmamış; yerli üretim girişimleri de teşvik edilmiştir. TOMTAŞ ve Kayseri Tayyare Fabrikası gibi teşebbüsler, montaj ve üretim faaliyetleri aracılığıyla yerli kapasitenin artırılmasını hedeflemiştir. Bu girişimler, uzun vadede hava gücünün dışa bağımlılıktan kurtarılması amacını taşımıştır.
1925–1935 döneminde cemiyetin mali faaliyetleri sonucunda elde edilen kaynakların önemli bir bölümü doğrudan uçak teminine ayrılmıştır. Gelir-gider cetvelleri incelendiğinde, tayyare alımının öncelikli harcama kalemi olduğu görülmektedir. Bu durum, cemiyetin kuruluş amacına uygun biçimde hareket ettiğini ve topladığı kaynakları hava gücünün güçlendirilmesine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.
1925–1935 yılları arasında Türk Tayyare Cemiyeti, askerî havacılığın finansmanına katkı sağlamış, havacılık bilincini toplumsal düzeyde yaygınlaştırmış ve uçak tedariki yoluyla hava gücünün niceliksel artışına destek vermiştir. Bu katkılar, erken Cumhuriyet döneminde havacılığın kurumsallaşma sürecinde tamamlayıcı bir rol oynamıştır.
Türk Tayyare Cemiyeti, kuruluşundan itibaren millî havacılığın desteklenmesi amacıyla faaliyet göstermiş; ancak 1930’lu yılların ortalarına gelindiğinde kurumsal kimliğinde bir değişime gitmiştir. 24 Mayıs 1935 tarihinde yapılan Altıncı Büyük Kongre’de alınan karar doğrultusunda, Türk Tayyare Cemiyetinin kurumsal yapısı ve faaliyet alanı yeniden tanımlanmış; teşkilatın bundan böyle “Türk Hava Kurumu” adı altında faaliyet göstermesi hükme bağlanmıştır. Bu toplantı, Cemiyetin mevcut unvanıyla gerçekleştirdiği son kongre olma özelliğini taşımaktadır. İzleyen süreçte düzenlenen tüm kongreler ise Türk Hava Kurumu kurumsal kimliği çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu karar, kurumsal yapının sona erdirilmesi anlamına gelmemiş; aksine faaliyetlerin yeni bir ad altında sürdürülmesi esasına dayanmıştır.
İsim değişikliğiyle birlikte teşkilat yapısında radikal bir tasfiye yapılmamış, mevcut merkez ve taşra örgütlenmesi korunmuştur. Cemiyet döneminde oluşturulan nizamname ve teşkilat esaslarının, Türk Hava Kurumunun hukuki çerçevesine temel teşkil etmiştir.
Türk Hava Kurumu adı altında yürütülen faaliyetlerde, önceki dönemin mali ve idari uygulamalarının büyük ölçüde devam ettiği görülmektedir. Bağış ve piyango sistemi sürdürülmüş; ancak eğitim ve sportif havacılık faaliyetleri daha belirgin hâle gelmiştir. Bu durum, isim değişikliğinin bir kopuş değil, kurumsal evrim niteliği taşıdığını göstermektedir.
1934 yılında gerçekleştirilen Sovyetler Birliği ziyareti de bu dönüşüm sürecinin hazırlayıcı unsurları arasında yer almaktadır. Cemiyet başkanının Sovyetler’de planör eğitimi ve gençlik örgütlenmesi modeli hakkında yaptığı incelemeler, Türkiye’de benzer bir yapının kurulması fikrini güçlendirmiştir. Bu gözlemler doğrultusunda gençliğe yönelik sistemli bir havacılık eğitim kurumu oluşturulması gündeme gelmiş ve sonraki yıl Türkkuşu’nun kuruluşu ile somutlaşmıştır.【34】 【35】
Dönüşüm sürecinde yapılan konuşmalarda havacılığın yalnızca askerî bir unsur değil, aynı zamanda millî kalkınma ve gençlik eğitiminin bir parçası olduğu vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, kurumun faaliyet alanını genişleterek sivil ve sportif havacılığı daha belirgin bir konuma taşımıştır.
Türk Hava Kurumu döneminde sportif havacılık faaliyetleri kurumsal bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu kapsamda 3 Mayıs 1935 tarihinde Ankara Etimesgut’ta Türkkuşu’nun açılışı gerçekleştirilmiştir. Türkkuşu, gençlerin havacılığa yönlendirilmesi ve uygulamalı uçuş eğitimi verilmesi amacıyla kurulmuştur. Açılış törenine devlet erkânı ve geniş bir katılımın olduğu kaydedilmektedir. 【36】
Türkkuşu’nun kuruluş hedefleri arasında 18–35 yaş aralığındaki kadın ve erkek gençlere planör ve paraşüt eğitimi verilmesi yer almıştır. İlk aşamada planör uçuşları ve paraşüt atlayışları temel eğitim alanları olarak belirlenmiş, böylece motorlu uçuşa geçmeden önce temel havacılık becerilerinin kazandırılması amaçlanmıştır. Bu yapı, sivil havacılık alanında insan kaynağı yetiştirilmesine yönelik sistemli bir program niteliği taşımıştır. Bu eğitim kapsamında Turkkuşu’nun ilk kız öğrencisi Sabiha Gökçen olmuştur.【37】
Sportif havacılık faaliyetleri, yalnızca eğitimle sınırlı kalmamış; gösteri uçuşları ve görsel faaliyetlerle desteklenmiştir. Ülkenin çeşitli bölgelerinde gerçekleştirilen tanıtım uçuşları, halkın havacılığı yakından tanımasını sağlamış ve gençlerin bu alana ilgisini artırmıştır. Bu faaliyetler, sivil havacılık kültürünün gelişmesine katkıda bulunmuş ve kurumun toplumsal görünürlüğünü artırmıştır.
Türk Hava Kurumu adı altında yürütülen sportif ve sivil faaliyetler, Türk Tayyare Cemiyeti döneminde başlatılan havacılık bilinci oluşturma çabasının yeni bir aşamasını temsil etmektedir. Bu süreçte eğitim, gösteri ve gençlik programları bütüncül bir yapı içinde ele alınmış; havacılık, geniş toplumsal kesimlere hitap eden bir faaliyet alanı hâline getirilmiştir. Böylece kurum, askerî destek fonksiyonunun ötesinde sivil ve sportif havacılığı kurumsal kimliğinin temel unsurlarından biri hâline getirmiştir.
[1]
Cengiz Tatar, “Türk Havacılık Tarihi (1909–1954): Millî Mücadele Dönemi Öncesi ve Sonrası Türk Havacılığı” (doktora tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2018) s.12-14.
[2]
Cengiz Tatar, “Türk Havacılık Tarihi (1909–1954): Millî Mücadele Dönemi Öncesi ve Sonrası Türk Havacılığı” (doktora tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2018) s.15.
[3]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), erişim 13 Şubat 2026, s.5 https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[4]
Cengiz Tatar, “Türk Havacılık Tarihi (1909–1954): Millî Mücadele Dönemi Öncesi ve Sonrası Türk Havacılığı” (doktora tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2018) s.77.
[5]
Osman Yalçın, “Kuruluşundan Günümüze Türk Hava Kurumu,” Akademik Bakış 6, no. 11 (Kış 2012): 270, erişim 13 Şubat 2026, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/73906
[6]
İsmail Yavuz, “Türk Hava Kurumu” Atatürk Ansiklopedisi, erişim 13 Şubat 2026. https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/414/T%C3%BCrk-Hava-Kurumu
[7]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.31-32, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[8]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s. 43, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[9]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.44
[10]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s. 32-33, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[11]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.34, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[12]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.37, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[13]
TBMM Kütüphanesi Açık Erişim Koleksiyonu. “Türk Tayyare Cemiyeti nizamname-i esasisi.” TBMM. Erişim 13 Şubat 2026. https://acikerisim.tbmm.gov.tr/items/9785c8d0-75fa-4c30-893a-d40120939b73
[14]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.62-63.
[15]
TBMM Kütüphanesi Açık Erişim Koleksiyonu. “Türk Tayyare Cemiyeti nizamname-i esasisi.” TBMM. Erişim 13 Şubat 2026. https://acikerisim.tbmm.gov.tr/items/9785c8d0-75fa-4c30-893a-d40120939b73
[16]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.42, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[17]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.42-43, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[18]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.73, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[19]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.108-112, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[20]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.78-79.
[21]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.88.
[22]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.92.
[23]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.93.
[24]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.96-98.
[25]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.99.
[26]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.117, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[27]
Zerrin Okumuş, “Türk Tayyare Cemiyeti” (yüksek lisans tezi, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2017), s.118-120, erişim 13 Şubat 2026, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=lD9iRNo5BAfl4ICXQZyxbQ&no=WF9t1FYSLHRw9DKdlF9_Mw
[28]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.121-122.
[29]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.131-132.
[30]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.133-134.
[31]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.107-109.
[32]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.110.
[33]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.105.
[34]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.99-100.
[35]
Cengiz Tatar, “Türk Havacılık Tarihi (1909–1954): Millî Mücadele Dönemi Öncesi ve Sonrası Türk Havacılığı” (doktora tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2018) s.245-249.
[36]
Cengiz Tatar, “Türk Havacılık Tarihi (1909–1954): Millî Mücadele Dönemi Öncesi ve Sonrası Türk Havacılığı” (doktora tezi, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, 2018) s.245-246.
[37]
Hulusi Köse, “Türk Havacılık Tarihinde ‘Türk Tayyare Cemiyeti’ ve Vecihi Hürkuş: Faaliyetleri ve Önemi” (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, 2024) s.99.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Türk Tayyare Cemiyeti" maddesi için tartışma başlatın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk Havacılığının Arka Planı
Osmanlı Devleti’nde Havacılık Faaliyetleri
Millî Mücadele Döneminde Türk Havacılığı
Türk Tayyare Cemiyetinin Kuruluşu
Kuruluş Sürecini Hazırlayan Şartlar
Kuruluşu
Kuruluş Amacı
Teşkilat Yapısı
Merkez Teşkilatı
Taşra Teşkilatı
Nizamname ve Kurumsal Esaslar
Gelir Kaynakları ve Mali Yapı
Bağış ve İane Sistemi
Tayyare Piyangosu
Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Yoluyla Gelir Temini
Kararnameler ve Yasal Düzenlemeler
Cemiyetin Faaliyetleri
Kongreler
Eğitim Faaliyetleri
Sanayi Faaliyetleri
Türk Hava Kuvvetleri ile İlişkiler
Yayın Faaliyetleri
Tayyare Mecmuası
Türk Hava Mecmuası
Beyannameler ve Kitap Yayınları
Özel Günler ve Sembolik Uygulamalar
Tayyare Bayramı
Tayyare Şehitlerini Anma Günü
Tayyare Madalyası
Türk Tayyare Cemiyetinin Türk Havacılığına Katkısı (1925–1935)
Askerî Havacılığın Desteklenmesi
Millî Havacılık Bilincinin Oluşturulması
Uçak Tedariki ve Bağış Yoluyla Hava Gücünün Güçlendirilmesi
Türk Tayyare Cemiyetinin Türk Hava Kurumuna Dönüşümü
İsim Değişikliği ve Kurumsal Devamlılık
Sportif Havacılık ve Sivil Faaliyetler