Gündem
kure star outline
Galata Köprüsü Filistin’e Destek Yürüyüşü (2026)
Genel Kültür+1 Daha
fav gif
Kaydet
Galata Köprüsü Filistin’e Destek Yürüyüşü, 1 Ocak 2026 sabahı İstanbul’da çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katılımıyla sürüyor.
Galata Köprüsü Filistin’e Destek Yürüyüşü (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

1 Ocak 2026

Galata Köprüsü Filistin’e Destek Yürüyüşü, 1 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’un Galata Köprüsü üzerinde, Gazze’deki saldırılara tepki amacıyla düzenlenen toplu dayanışma yürüyüşüdür. Yürüyüş, “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” sloganı altında, İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu öncülüğünde, 400’ü aşkın sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcı sayısı emniyet yetkililerince yaklaşık 520 bin kişi olarak açıklanmıştır.


Galata Köprüsü Filistin’e Destek Yürüyüşü, 1 Ocak 2026 - (Anadolu Ajansı)

Katılımcılar sabahın erken saatlerinde İstanbul’daki çeşitli camilerde sabah namazını kılarak kortejler halinde Galata Köprüsü’ne yürümüştür. Yürüyüşün amacı, Filistin’deki sivil kayıplara dikkat çekmek, ateşkes çağrısını yinelemek ve uluslararası topluma dayanışma mesajı iletmektir.


Organizasyon ve Hazırlık Süreci

Ortak Çağrı ve Hazırlık Toplantıları

Yürüyüş öncesinde Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Genel Merkezi’nde, Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında düzenlenen basın toplantısında, 1 Ocak 2026’da Galata Köprüsü’nde yapılacak eylem için kamuoyuna ortak çağrı yapılmıştır. TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci, açıklamasında Gazze’de 27 aydır devam eden saldırılara değinmiş; 210 bin ton bomba atıldığını, 70 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini, 200 binden fazla kişinin yaralandığını ifade etmiştir. Beşinci, “Aslında 20 maddelik Gazze barış planının ilk aşaması fiilen asla uygulanamadı. Çünkü görüyoruz ki katil İsrail bu süreçte ölümü durdurmadı, yıkımı durdurmadı, kuşatmayı durdurmadı. Tüm bunlar yaşanırken soykırımcı katil Netanyahu ve savaş suçluları hala bağımsız ve adil bir mahkeme önünde yargılanmadı.” demiştir.


"Merhametini yitirmiş bir çağda adaletin temsilcisi ve vicdanların sesi olunması gerektiğini" dile getiren Beşinci, şu çağrıyı yapmıştır: "1 Ocak 2026 sabahı, saat 08.30'da 'Unutmayız' demekle yetinmediğimizi, unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı göstermek için Galata Köprüsü'ne gelin. Anneler, babalar, gençler suskunluğun duvarını yıkmaya, alışkanlığın zincirini kırmaya, vicdanın, merhametin temsilcisi olmaya gelin. Vakıflar, dernekler, cemiyetler, camialar, kınama cümlelerinin ötesine geçin. Sahaya, sokağa, şahitliğe gelin. Basın mensupları, fenomenler, sanatçılar, bir manşet değil bir hakikat taşıyın, mazlumun sesini satır satır dünyaya duyurmaya, tarihe vicdan kaydı düşmeye gelin. O, bu, şu demeden hep beraber gelin. Bütün kimliklerden arınarak gelin. Gelin ki yeni yılın ilk mesajını tüm dünyaya hep beraber verelim. Sinmediğimizi, susmadığımızı, Filistin'i, unutmadığımızı tüm dünyaya hep beraber gösterelim."


İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, Gazze’de 70 binden fazla sivilin, bunların içinde en az 20 bin çocuğun hayatını kaybettiğini dile getirmiştir. Meselenin "siyaset üstü ve insanlık vicdanını ilgilendiren bir mesele olduğuna" dikkati çeken Erdoğan, "Bunun için de bir insanlık ittifakına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var, bu soykırımın arkasındaki İsrail Nazizm'inin yeniden hortlamaması için. Şu anda bir ateşkes dönemindeyiz ama bu ateşkes gerçek bir ateşkes olmadı. Gazze'de gerçek bir ateşkes olmadığı gibi Batı Şeria'daki sivillere yönelik saldırılar da hiçbir zaman olmadığı kadar artmış durumda. Bunu da bütün uluslararası kuruluşlar yerinde tespit ediyorlar." demiştir.


Bilal Erdoğan, İsrail Nazizm'inin hortlamaması ve bölgede gerçek bir barışın tesis edilmesinin suçlunun sorumlu tutulması ve İsrail'in savaş tazminatı ödemeye mahkum edilmesiyle mümkün olacağını düşündüklerini vurgulayarak, "Dolayısıyla Gazze'nin yeniden inşasının bu işin kabahatlisi konumunda olan, soykırımı gerçekleştiren İsrail Nazizmi'ne yaptırılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Hızlı bir şekilde, bu bölgede iki devletli çözümün hayata geçirilmesiyle ilgili de uluslararası toplumun hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz, Cumhurbaşkanımızın bu konudaki samimi gayretine, güçlü liderliğine çok değer veriyoruz. Gerçekten bütün İslam ülkeleri bu liderlik, duruş etrafında keşke durabilseydi bugüne kadar diye değerlendiriyoruz." diye konuşmuştur.


Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla, Filistin’de yaşananların “uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri bakımından sınayıcı” bir dönemi temsil ettiğini ifade etmiştir. Kışla, “Cumhurbaşkanımız ve Türkiye'nin Filistin'e sahip çıkmak noktasında verdiği mücadeleye bütün dünya şahit. Ancak dini, dili, ırkı ne olursa olsun Filistin bir de dünyadaki insanlık vicdanını bir araya getirdi. Belki de bugüne kadar dünyanın farklı ülkelerinin tek sahip çıktığı meselelerden bir tanesi Filistin meselesi oldu. Bu çok anlamlı diye düşünüyorum.” demiştir.


Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulüpleri yöneticileri de ortak açıklamalarda bulunarak etkinliğe katılım çağrısı yapmıştır. Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Gazze'de ateşkes sözcüğünün yerine gelmediğinin çok açık şekilde farkında olduklarını belirtmiştir. Adalı, "Bunu gündemde tutmamız ve mücadeleye devam etmemiz lazım. Geçtiğimiz sene de bu etkinlikte Beşiktaş olarak vardık, bu sene de olacağız. Sesimizin daha güçlü çıkması için de elimizden ne gelirse yapacağız." ifadelerine yer vermiştir.


Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, "dünyanın gözü önünde yıllardır süren bir katliam yaşandığını" söylemiş, Filistin halkına yapılanların dünyanın hiçbir yerinde örneği olmadığına işaret ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde dünya gündemine son zamanlarda özellikle sıklıkla geliyor. Bu insanlık suçunun durdurulması gerekiyor. Herkesin bu tepkiyi çok net vermesi gerektiğini düşünüyorum. Trabzonspor Kulübü olarak biz ne şekilde olursa olsun her türlü tepkiyi verdik ve vermeye devam edeceğiz." demiştir.


Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, "birinci günden itibaren Gazze'ye ilişkin hassasiyetlerini stattaki etkinliklerle gösterdiklerini" dile getirmiştir. Özbek, "insanlık dramına duyarsız kalmalarının mümkün olmadığına" değinerek, şu ifadeleri kullanmıştır: "Sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti, bu konuda gösterdiği çaba için de kendisine destek mahiyetinde ve kurumumuzun görüşü olarak burada yaşanan dramı dünyaya duyurmayı bir görev olarak üstlendik ve bunu seve seve yapıyoruz. Etkinliğe Galatasaraylı taraftarlarımızı da davet ediyorum. Allah'tan niyazım, bir an evvel oradaki zulmün sona ermesi, çocukların, ailelerin tekrar bir araya gelmesi. Türkiye ve Galatasaray olarak her zaman duruşumuzu aynen devam ettireceğiz."


Fenerbahçe Futbol Takımından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Torunoğulları, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ve devletimizin bu konuda yapacağı bütün etkinliklerde canlı olarak yanlarında olacağız. Diğer camialarla birlikte 1 Ocak'ta dünyaya da güzel bir resim vererek bunu tekrar gündeme getireceğiz." diye konuşmuştur.


Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, etkinlik için değil, "şahitlik için bir arada olduklarını", "bu şahitliklerini dünyaya bir kez daha göstermek, Filistin'e, Gazze'ye nefes aldırmak, iradelerini yansıtmak için" 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde buluşacaklarını duyurmuştur.


Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı ise "Gazze sorununun gündemde tutulması anlamında çok kıymetli olan" "İnsanlık İttifakı" eylemini gerçekleştireceklerini anlatmıştır. "Vakıf olarak 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde olacaklarını" dile getiren Sarı, "dünyaya İsrail'in yaptığı hukuksuzluğu haykırmak, İsrail'i ateşkesin şartlarına uymaya davet etmek, Gazzelilerin yalnız olmadıklarını göstermek için" herkesi eyleme davet etmiştir.


ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan ise "İsrail'in aslında kapalı kapılar ardında katliamına, soykırıma devam ettiğini dünyaya yeniden haykırmak ve dünya genelinde Gazze destekçisi hareketlerin yeniden başlamasını sağlamak" için Galata Köprüsü'nde buluşacaklarını dile getirmiştir. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir de "Gazze'nin bugün sadece bombaların altında kalan bir şehir olmadığını" aktarmıştır. Gazze'de "insanlığın vicdanının da sınandığı imtihan yeri olduğunun" altını çizen Özdemir, MÜSİAD'ta bulunan 60 bin şirketin tüm çalışanlarıyla Galata Köprüsü'nde "meydanları değil, vicdanları doldurmayı" hedeflediklerini ifade etmiştir.

Toplanma ve Ulaşım Düzenlemeleri

İnsanlık İttifakı, yürüyüş öncesinde yayımladığı bilgilendirme metninde toplanma alanlarını duyurmuştur. Buna göre Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet Camii, Fatih Camii, Süleymaniye Camii, Eminönü Yeni Camii ve Taksim Camii toplanma noktası olarak belirlenmiştir


Sabah namazının cemaatle kılınmasının ardından kortejlerin cami önlerinden Galata Köprüsü’ne doğru yürüyüşe geçeceği bildirilmiştir. Alana girişler için Eminönü tarafında K1 ve K2, Karaköy tarafında K3 numaralı kapıların kullanılacağı açıklanmıştır.


Yürüyüş alanına ulaşım için OrMarmaray Sirkeci İstasyonu’ndan K1 kapısına 5 dakika, M2 Haliç Metro İstasyonu’ndan K2 kapısına 7 dakika, T1 Beyazıt Tramvay Durağı’ndan toplanma alanlarına 5 dakika, T5 Küçükpazar Durağı’ndan K2 kapısına 5 dakika yürüme mesafesi belirtilmiştir. Ayrıca İstanbul’un birçok ilçesinden otobüslerle ulaşım sağlanacağı, araçlı katılımlar için Galataport otopark alanının açık olacağı duyurulmuştur.

Yürüyüşün Başlaması ve Katılım

Sabah Namazı ve Kortejlerin Oluşumu

1 Ocak 2026 sabahında Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye ve Eminönü Yeni Camii başta olmak üzere birçok camide sabah namazı kılınmıştır. Namazın ardından toplanan on binlerce kişi kortejler oluşturarak Galata Köprüsü’ne doğru yürüyüşe geçmiştir.


Katılımcılar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları taşımış, bir kısmı kefiye takmıştır. Kalabalık, yürüyüş boyunca sık sık tekbir getirmiş ve “Nehirden denize özgür Filistin”, “İstanbul’dan Gazze’ye direnişe bin selam”, “Katil İsrail Filistin’den defol” gibi sloganlar atmıştır.


Süleymaniye Camii’nde sabah namazının ardından başlayan yürüyüşte katılımcılar “Filistin için adalet, dünya için vicdan” yazılı pankart taşımıştır. Yürüyüş güzergahında AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan ile bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve protokol üyeleri de yer almıştır.

Yürüyüş Güzergahı

Katılımcılar, belirlenen camilerden kortejler halinde Galata Köprüsü’ne yürümüştür. Köprüye çıkan yollar trafik geçişine kapatılmıştır. Kalabalığın bir kısmı yürüyerek, bir kısmı ise teknelerle alana ulaşmıştır. Eminönü tarafında K1 ve K2, Karaköy tarafında ise K3 numaralı giriş kapıları kullanılmıştır. Katılımcılar polis kontrol noktalarından geçirilerek alana alınmıştır. Etkinlik boyunca emniyet ekipleri tarafından yoğun güvenlik önlemleri alınmış; köprü ve çevresinde güvenlik bariyerleri, kontrol alanları ve yönlendirme noktaları oluşturulmuştur.


Yürüyüş sırasında çeşitli yardım kuruluşları tarafından katılımcılara çay, simit ve çorba ikramı yapılmıştır. Soğuk hava koşullarına rağmen yürüyüşe

çocuklar ve aileler de katılmıştır.

Galata Köprüsü’ndeki Eylem Alanı ve Etkinlik Programı

Yürüyüşün ardından katılımcılar Galata Köprüsü üzerinde toplanmıştır. Köprü üzerindeki alan, sabahın erken saatlerinden itibaren eylem için düzenlenmiştir. Köprünün ortasında Türkçe ve İngilizce “Gazze İçin Adalet” yazılı büyük bir pankart yer almıştır


Basın platformunun ön cephesine “Sinmiyoruz, Susmuyoruz, Filistin’i Unutmuyoruz” yazılı pankart yerleştirilmiştir. Platformun arka kısmındaki binaya, Filistinli karikatürist Naci el-Ali’nin Filistin mücadelesiyle özdeşleşen karakteri “Hanzala” figürünün bulunduğu büyük bir afiş asılmıştır.


Köprü üzerinde dev ekranlar ve ses sistemleri kurulmuş, alanda anons araçları ve ses kolonları yerleştirilmiştir. Alanın her iki tarafında Türk ve Filistin bayrakları dalgalandırılmıştır. Katılımcılar sloganlar atarken müzik eşliğinde bayraklarını sallamıştır. Etkinlik alanında emniyet birimlerince yapılan anonsla katılım sayısının 520 bin kişi olduğu açıklanmıştır. Kalabalığın bir kısmı Eminönü Yeni Camii merdivenlerinden eylemi izlemiştir. Yürüyüşün ardından başlayan etkinlik programında çeşitli konuşmalar ve müzik dinletileri yer almıştır. Sanatçılar Maher Zain, Esat Kabaklı ve Grup Yürüyüş, sahnede Filistin temalı eserler seslendirmiştir.


Katılımcılar arasında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci ve KADEM Başkanı Canan Sarı yer almıştır. Etkinlik boyunca yardım kuruluşları tarafından katılımcılara sıcak içecek ve yiyecek ikramı yapılmıştır. Program, konuşmalar ve dua bölümlerinin ardından tamamlanmıştır.

Konuşmalar ve Mesajlar

TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci’nin Konuşması

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Genel Başkanı İbrahim Beşinci, Galata Köprüsü’nde toplanan kalabalığa hitap etmiştir. Konuşmasına “Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor. Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum” ifadelerini kullanmıştır.


Beşinci, konuşmasında, "Sizlere sormak istiyorum. 'Canımız, kanımız, evimiz, Kudüs'e feda olsun' diyerek tüm ailesini Filistin'e adayan İsmail Haniye burada mı? 'Yatağımda yaşlı develer gibi ölmekten korkuyorum' diyerek savaş meydanında şehit olan yiğit adam Yahya Sinvar burada mı? 'Karadan, denizden ya da havadan diyerek' düşmana korku salan sesin, sözün sahibi cesur adam Ebu Ubeyde burada mı?" diye sormuş Yalova'da üç gün önce DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polisler İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit'in de isimlerini anan Beşinci, "Hepsi burada. Onlar şehit, bizler şahit. Şahit misin Galata?" diye seslenmiştir.


Gazze topraklarına 27 aydır 210 bin ton bomba atıldığını, 70 bin sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600 ailenin tamamının nüfustan silindiğini, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldığını, 45 bin Filistinlinin ampute olduğunu, 12 bin Filistinlinin tutuklandığını aktaran Beşinci, "Yani tüm dünyanın gözleri önünde bir halk haritadan değil, hayattan silindi." demiştir.


Birleşmiş Milletleri de eleştiren Beşinci, şunları söyledi: "Ey BM, 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışın teminatı olarak kurulmamış mıydınız? Küresel adaleti tesis etmeyecek miydiniz? Dil, din, ırk, herkes eşit değil miydi? Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkı olmayacak mıydı? Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğmamış mıydı? Buradan tüm dünyaya sesleniyorum, İnsan Hakları Beyannamesi ile ortaya atılan maddelerin tamamı Gazze topraklarında ihlal edilmedi mi? Duymadınız mı, görmediniz mi? Yazıklar olsun! Vallahi yazıklar olsun, billahi yazıklar olsun! Hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yakıp yıktınız, yazıklar olsun! Suyu, elektriği, ilacı, silah yaptınız, yazıklar olsun! Ölümü, sürgünü, esareti, kader gibi sundunuz, yazıklar olsun! Hayatı, umudu, geleceği çaldınız, yazıklar olsun!"


Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, "Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız." demiş, eyleme katkı sağlayan 400'e yakın sivil toplum kuruluşuna, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve tüm spor kulüpleri ile alanı dolduran vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasını tamamlamıştır.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın Açıklamaları

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, yürüyüş esnasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunmuştur. Erdoğan, “Yeni yıla Filistin için dua ederek başladıklarını, sabahın erken saatlerinde camilerde toplanmanın manevi önem taşıdığını” belirtmiştir


Erdoğan, “Bir taraftan Filistin'deki mazlumlar için dua ediyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi anıyoruz elbette. Öbür taraftan da '2026 yılı bütün milletimiz için, Filistinli mazlumlar için hayırlar getirsin' diye birlikte dua ediyoruz. Bütün katılanlara, bu dualara el açanlara ve destek verenlere çok teşekkür ediyoruz.” demiştir. Ayrıca, “Her geçen sene, bir önceki seneye göre daha geniş katılımla, ortak müştereklerimizin ne denli güçlü olduğunu milletçe hissettiğimiz bir sabah olduğunu hissediyoruz. Onun için de çok mutluyuz. İnşallah Rabbim bu milletin bu duruşunu bizlere göz aydınlığı olarak bu sene nasip eder, Filistinli kardeşlerimize özgürlük olarak nasip eder, Kudüs'ün özgürlüğünü bizlere nasip eder.” sözleri yer almıştır.


Galata Köprüsü'nde düzenlenen eylemde konuşan kalabalığa seslenen Bilal Erdoğan, "Şehitlerimize rahmet, Filistin'e destek için bugün Galata Köprüsü'nü dolduran yüz binler, gününüz aydın olsun. Yeni yılımız milletimize bütün Müslümanlara, Filistin'e ve insanlığa huzur getirsin inşallah. Rabb'im, gözü yaşlı annelerin gözyaşını dindirsin. Rabb'im, bu millet için gecesini gündüzüne katarak çalışan, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yöneticilerimize güç, kuvvet versin. Rabb'im bütün şehitlerimize rahmet eylesin, ailelerine sabrı cemil nasip etsin." diye konuşmuştur.


Yeni yılın ilk sabahında, "Gazze'de ve Filistin'de yaşananların yalnızca insani bir dram olmadığını, aynı zamanda küresel düzenin temellerinin sarsıldığını, ahlaki iddia taşıyan tüm uluslararası kurumların iflas ettiğini gösteren bir kırılma hattı olduğunu haykırmak için toplandıklarını" kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etmiştir: "Gazze'de yaşanan, asla bir savaş değildir. Gazze'de yaşanan, iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze'de yaşanan, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze'de yaşanan, bir halkın kadınlarıyla, çocuklarıyla, yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır. Bu soykırım yalnız on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla yapılıyor, susuzlukla yapılıyor, soğukla yapılıyor, insani yardımların engellenmesiyle yapılıyor. Bugün Filistin'de ağır kış şartlarında derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek, isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki (Binyamin) Netanyahu eşkıyasını, Rabb'imiz Kahhar ismi şerifiyle kahru perişan eylesin."


"Savaşın dahi bir hukuku olduğunu ancak Gazze'de bu hukukun yok sayıldığını" vurgulayan Erdoğan, Cenevre Sözleşmeleri'nin açık ve net olduğunu, sivillerin hedef alınmasının, orantısız güç kullanılmasının, yaşam altyapısının yok edilmesinin açık bir savaş suçu olduğunu ifade etmiştir. Bu suçların münferit suçlar olmadığını ve sürekli yaşandığını dile getiren Erdoğan, "Bu suçlar merkezi kararlarla yönetilmektedir, hem de İsrail vatandaşlarının güçlü desteğiyle yönetilmektedir. Tam da bu nedenle şunu söylüyoruz, bunlar bir çatışma değildir, bunlar devlet gücüyle icra edilen modern bir yok etme siyasetidir. Çünkü Filistinli, maalesef İsrail için insan sayılmıyor." demiştir.


Dünyanın, Rusya-Ukrayna savaşı başladığı andan itibaren takındığı tavırlara dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetmiştir: "Bir yanda askeri, ekonomik, politik ambargolar, diğer tarafta uluslararası spor müsabakalarından, şarkı yarışmalarından birçok etkinlik ve organizasyondan men edilmiş Rusya var. Dostoyevski'nin bile yasaklandığı bir dünya. Diğer yanda 21. yüzyılın Hitler'i Netanyahu ile sarmaş dolaş bir dünya. İşte Batı medeniyetinin geldiği nokta, düştüğü nokta zillet. Dolayısıyla bir ayrımı muhakkak yapmamız lazım. Biz Müslüman Türk milleti olarak, bugün Galata Köprüsü'nde toplanmış olan İnsanlık İttifakı'nın üyeleri olarak meselemiz bir dinle değil, bir halkla değil. Peygamberimizin örnekliğinin bizi getirdiği noktada o günden bugüne hiçbir Müslüman hükümdar yoktur ki milletini 'Şu dinin mensubu, bu dinin mensubu' diye ayırt etsin. İşte Kudüs'te Selahattin Eyyubi'den bugüne hükmetmiş ecdadımızın gölgesinde Müslüman'ı, Hristiyan'ı, Yahudi'si hep birlikte huzur içerisinde yaşayabilmiş, ibadetlerini huzur içerisinde yan yana yerine getirebilmiştir. Bizim meselemiz tıpkı Nazizm gibi insanı değersizleştiren, üstünlük iddiasıyla başkalarını yok sayan siyonist ideolojiyledir."


Bilal Erdoğan, "insanların kimlikleri üzerinden kolektif suçlu ilan edilmesinin, sivil nüfusun topyekun cezalandırılmasının, yaşam alanlarının sistematik biçimde yok edilmesinin, açlığın ve korkunun bir silah gibi kullanılmasının, bütün bunların insanlık tarihinin çok karanlık bir dönemini hatırlattığını, siyonizmin bugün İsrail Nazizmi olarak kendini gösterdiğini" söylemiştir. İnsanlığın İsrail Nazizmi ideolojisiyle yüzleşmek zorunda olduğunu kaydeden Erdoğan, "Elbette İsrail bunun altında ezilecektir. Uluslararası hukukta sorumluluk sadece fiili işleyene ait değil, aynı zamanda bunu önleyebilecekken önlemeyenlere de aittir. Gazze yerle bir edilmiştir. Bu yıkımın bedeli mağdurlara yüklenemez. Bu yıkımın maliyeti üçüncü ülkelere havale edilemez. Yıkan onarmalıdır. Bugün burada tekrar söylüyoruz ve her platformda söylemeye devam edeceğiz. İsrail savaş suçlarını tazmin etmekle yükümlü tutulmak zorundadır ve Gazze'nin yeniden inşası İsrail'in ödediği savaş tazminatlarıyla yapılmak durumundadır." diye konuşmuştur.


"Gazze'de bombayla yürütülen bu siyasetin, Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti üzerinden sürdürüldüğünü ve İsrail tarafından silahlandırılan yerleşimcilerin hiçbir zaman olmadığı kadar Batı Şeria'daki mazlum Filistinlileri hedef aldığını" belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etmiştir: "Gazze ve Batı Şeria'daki durum birbirinden kopuk, ayrı değildir. Her ikisi de aynı cezasızlık mimarisi içinde yürütülmektedir. Gazze ve Batı Şeria'daki işgal sona ermeden, Filistinliler kendi vatanlarındaki yaşam hakkı ve özgürlüklerini kazanmadan, Filistin devletinin toprak bütünlüğü tanınmadan mücadelemize ara vermeyeceğiz Allah'ın izniyle. Bu soykırım sürecinde Batı da dahil olmak üzere 'Türkiye ne diyecek, Recep Tayyip Erdoğan ne diyecek?' diye herkes takip etti. Çünkü Türkiye artık güçlü Türkiye. Türkiye artık zulme karşı duran Türkiye ve Türkiye artık Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni dünya düzeninin kurucu aklı olma yolunda bir Türkiye. 3-5 haysiyetsiz etki ajanının söylediklerinin aksine, ticaretin devam ettiği yalanlarını atanların aksine insan olmanın gereği olarak İsrail'le ticaret lehimize olmasına rağmen kestik. Diplomasi masasındaki sabırlı ama tavizsiz duruşumuzu sürdürdük. Ateşkes sürecinde garantörlük sorumluluğunu üstlendik. Gazze'ye en fazla insani yardımı ulaştıran ülke olduk ve her uluslararası platformda muhatabımız kim olursa olsun çekinmeden korkmadan hakkı haykırdık. İşte bu duruş, geçici bir diplomatik refleks asla değildir. Bu milletin tarihinden gelen duruştur, vicdanından gelir, devlet aklından gelir. Bizim milliyetçiliğimiz, başkasını ezme milliyetçiliği asla değildir. Bizim milliyetçiliğimiz, zulme karşı dimdik durma ahlakıdır."


"Türk bayrağının yalnızca bir sembol olmadığını, adaletin, merhametin ve sorumluluğun rengini taşıdığını" dile getiren Erdoğan, "şimdi milletçe, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle bireysel olarak mücadeleyi boykotla sürdürmek zorunda olduklarını" söylemiştir. Erdoğan, "'Ben ne yapıyorum?' sorusuna verdiğimiz en güçlü cevap, boykot olacaktır. Zulüm sadece silahla sürmüyor, para akışıyla sürüyor. Normalleştirildiğinde büyüyor ve sürüyor. Dolayısıyla biz boykotla zulmün normalleşmesine 'dur' diyeceğiz, 'Ben bu zulmün ortağı olmuyorum.' diyeceğiz. Tarihte nice zulüm düzeni, meşruiyetini kaybederek çöktü. Boykot, işte zulmü yalnızlaştırarak bunu başaracak." demiştir.


"Orada bulunanların insanlığın vicdan tarafında saf tuttuğunu" belirten Erdoğan, "Bugün Galata Köprüsü'nde yüz binlerle beraber tarihe şunu yazıyoruz, biz sinmeyeceğiz, biz susmayacağız, biz Filistin'i unutmayacağız, unutturmayacağız. Çünkü merhum Aliya'nın dediği gibi 'unutulan soykırım tekrarlanmaya mahkumdur.' Biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Gazze özgür olana kadar, Kudüs özgür olana kadar, bu mücadeleyi Mescid-i Aksa özgür olana kadar sürdüreceğiz inşallah." diye konuşmuştur.


Arif Nihat Asya'nın Bayrak şiirinden "Ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalgalı/Barışın güvercini, savaşın kartalı/Yüksek yerlerde açan çiçeğim/Senin altında doğdum/Senin dibinde öleceğim." mısralarını okuyan Bilal Erdoğan, "Merhumun bu ifadelerindeki ufkunu şiar edinen milletimiz, barışın güvercini olmak için sonuna kadar mücadele etse de durum gerektirdiğinde, zalim zulmünde ısrar ettiğinde, mazlumun ahı göğü titrettiğinde savaşın kartalı olmaktan geri durmamıştır ve durmayacaktır. Bunu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatmak istiyoruz." ifadelerini kullanmıştır.

Kaynakça

Anadolu Ajansı. “CANLI – Filistin’e destek için on binlerce kişinin Galata Köprüsü’ne yürüyüşü başladı.” Anadolu Ajansı, 1 Ocak 2026. Erişim 1 Ocak 2026.

https://www.aa.com.tr/tr/gundem/canli-filistine-destek-icin-on-binlerce-kisinin-galata-koprusune-yuruyusu-basladi/3786687

Anadolu Ajansı. “Galata Köprüsü’nde 1 Ocak’ta düzenlenecek Filistin eylemi için ortak çağrı.” Anadolu Ajansı, 22 Aralık 2025; güncelleme 23 Aralık 2025. Erişim 1 Ocak 2026.

https://www.aa.com.tr/tr/gundem/galata-koprusunde-1-ocakta-duzenlenecek-filistin-eylemi-icin-ortak-cagri/3777760

Anadolu Ajansı. “Galata Köprüsü’ndeki Filistin’e destek eylemine ilişkin buluşma-ulaşım detayları belli oldu.” Anadolu Ajansı, 31 Aralık 2025; güncelleme 1 Ocak 2026. Erişim 1 Ocak 2026.

https://www.aa.com.tr/tr/gundem/galata-koprusundeki-filistine-destek-eylemine-iliskin-bulusma-ulasim-detaylari-belli-oldu/3786391

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç1 Ocak 2026 06:35

Etiketler

Özet

Filistin'e destek yürüyüşü, 1 Ocak 2026 sabahı İstanbul’da düzenleniyor. Katılımcılar, sabah namazının ardından belirlenen camilerde toplandı ve kortejler halinde Galata Köprüsü’ne yürüyor. Yürüyüşte, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) başta olmak üzere 400’ün üzerinde sivil toplum kuruluşu yer alıyor.

İçindekiler

  • 1 Ocak 2026

    Organizasyon ve Hazırlık Süreci

  • 1 Ocak 2026

    Yürüyüşün Başlaması ve Katılım

  • 1 Ocak 2026

    Galata Köprüsü’ndeki Eylem Alanı ve Etkinlik Programı

  • 1 Ocak 2026

    Konuşmalar ve Mesajlar

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Galata Köprüsü Filistin’e Destek Yürüyüşü (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor