
ORCID ID
0000-0002-2930-218X
İnsan hakları bağlamında ele alınan kadın hakları dünya üzerindeki bütün kadınların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması, sağlık, eğitim, çalışma, barınma ve benzeri haklarının düzenlendiği kurallar bütünüdür. 1945 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda “…Temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan…” inanç vurgulanmış, “…Irk, cinsiyet, dil veya din ayrımı gözetmeksizin herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesi” gereği üzerinde durulmuştur (OHCHR, 2014). Cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı duruş, BM tarafından Genel Kurul’un yetkisi (Madde 13) ve evrensel insan haklarının teşviki (Madde 55) içeriklerinde de altı çizilmiştir.1917 yılında İngiliz Lord Balfour’un mektubunun ardından Filistin’de ilk kadın hareketleri başlamış, kadınların sosyal ve ekonomik haklarını savunmak amacıyla kadın örgütleri kurulmuş, özellikle 1948 Nekbe’den sonra ise İsrail’in yasa dışı hak ihlallerine karşı mücadele yoğunlaşmıştır. Kudüs’te kurulan Arap Filistinli Kadınlar Birliği (1921), Ulusal İslam Derneği (1925) ve Yafa’da kurulan Çocukları Himaye Cemiyeti (1925) Filistin’deki ilk kadın örgütlenmelerinden bazılarıdır. Ayrıca Filistin Arap Kadın Kongresi (1929), Yafa’da kurulan Zahrat al-Ukhawan (Kır Çiçeği Kızları) adlı silahlı mücadele grubu (1933), Filistin Kurtuluş Örgütü (1964) ve ona bağlı olarak kurulan Filistinli Kadınlar Birliği (1965) gibi örgütlenmeler de tarihsel süreç içinde kadınların faaliyetlerini sürdürdükleri yapılar olmuşlardır. 1987’de başlayan Birinci İntifada Filistin kadın hareketleri bakımından önemli bir dönüm noktası olmuş ancak Aksa İntifadası (2000) yaşanırken değişen şartlar kadınların eylemlerini ve görünürlüklerini azaltmıştır. Sonrasında el-Fetih, Hamas ve İslami Cihad Hareketi içinde kadın grupları kurulmuş ve çalışmaları desteklemiştir. Her ne kadar kadınların etkisi artsa da 2006’daki yerel ve genel seçimlerde【1】 kadın adaylar siyasi temsilde düşük bir oranda kalmışlardır (Sınmaz, 2022).Filistin Ulusal Yönetiminin 2003 tarihli Filistin Anayasası’na göre kadınların; yasalar ve yargı önünde eşitliği (Madde 9), düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğü (Madde 19), ikamet ve hareket hürriyeti (Madde 20), sağlık (Madde 22), uygun konut (Madde 23), eğitim (Madde 24), çalışma ve iş güvenliği (Madde 25), seçme ve seçilme (Madde 26), vatandaşlık (Madde 28), temiz bir çevrede yaşamak (Madde 30) gibi temel hakları güvence altına alınmak istenmiştir (Constitute, 2003). Ancak İsrail’in saldırgan tavrı ve Filistin’i bir devlet olarak kabul etmemesi kadınların temel haklarını ihlal eden en önemli problemdir. Yanı sıra mevzuat ile ilgili sorunlar ve bazı kültürel unsurlar da Filistinli kadınlar açısından hareket alanını kısıtlayabilmektedir (Nussibah, 2012; Musa, 2022).2014’te Filistin Yönetimi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için CEDAW’ı (Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Beyannamesi, 1979) imzalamıştır. Filistin’in Kudüs, Batı Şeria, Gazze olarak bölünmesi ve Filistin topraklarının İsrail işgali altında olması, bu sebeple farklı yönetim uygulanmalarının olması bazı hukuksal düzenlemelerin yapılmasını ve uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Kadınlara yönelik şiddeti ve ayrımcılığı önlemeyi amaçlayan Aileyi Koruma Yasası bu duruma iyi bir örnektir. İsrail’in soykırım politikaları iç hukukla ilgili düzenlemelere yeterince yoğunlaşmayı engellemekte bu da Filistinli kadınların haklarını olumsuz etkilemektedir (Sınmaz, 2022; Kadın Dayanışması, 2024).Günümüzde emperyalist güçlerin desteğini alan İsrail tarafından, Filistin’de uluslararası insan hakları ihlal edilmekte, soykırım dahil her türlü insanlık ve savaş suçları işlenmektedir【2】. Bundan dolayı Filistin’in taraf olduğu, IV sayılı Cenevre Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmelerine Ek I Numaralı Protokol hükümlerine göre kadınların özel olarak korunması; CEDAW, BM Pekin Deklarasyonu (1995) ile güvence altına alınması gerekmektedir. İşgalci İsrail ve haksızlığa göz yuman işbirlikçilerinin sebep oldukları yıkım, Filistinli kadınların özgürlük, eğitim, çalışma, mülkiyet, eşitlik, sağlık hizmetlerine erişim hakkı gibi temel haklarını kullanamamalarına sebep olmaktadır (KDK, 2024).Uluslararası hukuk belgelerinde kadın hakları güvence altına alınmış olsa da İsrail tarafından Filistinli kadınların temel insan hakları açıkça ihlal edilmektedir. Filistinli kadınlar sivil inisiyatif ile barışçıl eylemler düzenleyerek direniş göstermişler ancak barışçıl sivil eylemlerde【3】 de İsrail şiddetine maruz kalmışlardır. Ekim 2023 sonrasında artan İsrail saldırıları ile çocukların hedef alınması ve sivil yerleşim yerlerinin yıkımı ile Filistinli kadınların durumu daha da zorlaşmıştır. BM’nin ve diğer uluslararası örgütlerin, İsrail’e karşı uluslararası hukukun ilgili maddelerinin uygulanması yönünde bir baskı uygulaması gerekmektedir. Bunun için dünya genelinde vicdan sahibi insanların çağrısı önem arz etmektedir.
İnsan hakları bağlamında ele alınan kadın hakları dünya üzerindeki bütün kadınların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması, sağlık, eğitim, çalışma, barınma ve benzeri haklarının düzenlendiği kurallar bütünüdür. 1945 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda “…Temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan…” inanç vurgulanmış, “…Irk, cinsiyet, dil veya din ayrımı gözetmeksizin herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesi” gereği üzerinde durulmuştur (OHCHR, 2014). Cinsiyete dayalı ayrımcılığa karşı duruş, BM tarafından Genel Kurul’un yetkisi (Madde 13) ve evrensel insan haklarının teşviki (Madde 55) içeriklerinde de altı çizilmiştir.
1917 yılında İngiliz Lord Balfour’un mektubunun ardından Filistin’de ilk kadın hareketleri başlamış, kadınların sosyal ve ekonomik haklarını savunmak amacıyla kadın örgütleri kurulmuş, özellikle 1948 Nekbe’den sonra ise İsrail’in yasa dışı hak ihlallerine karşı mücadele yoğunlaşmıştır. Kudüs’te kurulan Arap Filistinli Kadınlar Birliği (1921), Ulusal İslam Derneği (1925) ve Yafa’da kurulan Çocukları Himaye Cemiyeti (1925) Filistin’deki ilk kadın örgütlenmelerinden bazılarıdır. Ayrıca Filistin Arap Kadın Kongresi (1929), Yafa’da kurulan Zahrat al-Ukhawan (Kır Çiçeği Kızları) adlı silahlı mücadele grubu (1933), Filistin Kurtuluş Örgütü (1964) ve ona bağlı olarak kurulan Filistinli Kadınlar Birliği (1965) gibi örgütlenmeler de tarihsel süreç içinde kadınların faaliyetlerini sürdürdükleri yapılar olmuşlardır. 1987’de başlayan Birinci İntifada Filistin kadın hareketleri bakımından önemli bir dönüm noktası olmuş ancak Aksa İntifadası (2000) yaşanırken değişen şartlar kadınların eylemlerini ve görünürlüklerini azaltmıştır. Sonrasında el-Fetih, Hamas ve İslami Cihad Hareketi içinde kadın grupları kurulmuş ve çalışmaları desteklemiştir. Her ne kadar kadınların etkisi artsa da 2006’daki yerel ve genel seçimlerde【1】 kadın adaylar siyasi temsilde düşük bir oranda kalmışlardır (Sınmaz, 2022).
Filistin Ulusal Yönetiminin 2003 tarihli Filistin Anayasası’na göre kadınların; yasalar ve yargı önünde eşitliği (Madde 9), düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğü (Madde 19), ikamet ve hareket hürriyeti (Madde 20), sağlık (Madde 22), uygun konut (Madde 23), eğitim (Madde 24), çalışma ve iş güvenliği (Madde 25), seçme ve seçilme (Madde 26), vatandaşlık (Madde 28), temiz bir çevrede yaşamak (Madde 30) gibi temel hakları güvence altına alınmak istenmiştir (Constitute, 2003). Ancak İsrail’in saldırgan tavrı ve Filistin’i bir devlet olarak kabul etmemesi kadınların temel haklarını ihlal eden en önemli problemdir. Yanı sıra mevzuat ile ilgili sorunlar ve bazı kültürel unsurlar da Filistinli kadınlar açısından hareket alanını kısıtlayabilmektedir (Nussibah, 2012; Musa, 2022).
2014’te Filistin Yönetimi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için CEDAW’ı (Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Beyannamesi, 1979) imzalamıştır. Filistin’in Kudüs, Batı Şeria, Gazze olarak bölünmesi ve Filistin topraklarının İsrail işgali altında olması, bu sebeple farklı yönetim uygulanmalarının olması bazı hukuksal düzenlemelerin yapılmasını ve uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Kadınlara yönelik şiddeti ve ayrımcılığı önlemeyi amaçlayan Aileyi Koruma Yasası bu duruma iyi bir örnektir. İsrail’in soykırım politikaları iç hukukla ilgili düzenlemelere yeterince yoğunlaşmayı engellemekte bu da Filistinli kadınların haklarını olumsuz etkilemektedir (Sınmaz, 2022; Kadın Dayanışması, 2024).
Günümüzde emperyalist güçlerin desteğini alan İsrail tarafından, Filistin’de uluslararası insan hakları ihlal edilmekte, soykırım dahil her türlü insanlık ve savaş suçları işlenmektedir【2】. Bundan dolayı Filistin’in taraf olduğu, IV sayılı Cenevre Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmelerine Ek I Numaralı Protokol hükümlerine göre kadınların özel olarak korunması; CEDAW, BM Pekin Deklarasyonu (1995) ile güvence altına alınması gerekmektedir. İşgalci İsrail ve haksızlığa göz yuman işbirlikçilerinin sebep oldukları yıkım, Filistinli kadınların özgürlük, eğitim, çalışma, mülkiyet, eşitlik, sağlık hizmetlerine erişim hakkı gibi temel haklarını kullanamamalarına sebep olmaktadır (KDK, 2024).
Uluslararası hukuk belgelerinde kadın hakları güvence altına alınmış olsa da İsrail tarafından Filistinli kadınların temel insan hakları açıkça ihlal edilmektedir. Filistinli kadınlar sivil inisiyatif ile barışçıl eylemler düzenleyerek direniş göstermişler ancak barışçıl sivil eylemlerde【3】 de İsrail şiddetine maruz kalmışlardır. Ekim 2023 sonrasında artan İsrail saldırıları ile çocukların hedef alınması ve sivil yerleşim yerlerinin yıkımı ile Filistinli kadınların durumu daha da zorlaşmıştır. BM’nin ve diğer uluslararası örgütlerin, İsrail’e karşı uluslararası hukukun ilgili maddelerinin uygulanması yönünde bir baskı uygulaması gerekmektedir. Bunun için dünya genelinde vicdan sahibi insanların çağrısı önem arz etmektedir.
Constitute (2003). Palestine 2003 (rev. 2005). Erişim Tarihi: 11.09.2025, https://www.constituteproject.org/constitution/Palestine_2005.
KDK (2024). Gazze’de Kadın Olmak. Erişim Tarihi: 24.01.2025, https://paylasim.ombudsman.gov.tr/dokuman/documentuploads/KDK-Ombudsman-Gazze-de-Kadin-Olmak.pdf.
Kadın Dayanışması (2024). Filistin Söyleşileri 1: Filistin’de Kadın Olmak. Erişim Tarihi: 20.01.2025, https://www.kadindayanismasi.net/index.php/2024/01/31/filistin-soylesileri-i-filistinde-kadin-olmak.
Musa, Halil (2022). “Filistin’deki Kadınların Çoğu Miras Haklarından Neden Mahrum Kalıyor?”. Indy Turk. Erişim Tarihi: 24.01.2025, https://www.indyturk.com/node/568446.
Nussbıbah, Lucy (1999). “Filistinli Kadınlar ve Demokrasi: Sorunlardan Bazıları”. Kadın Araştırmaları Dergisi, (6).
OHCHR (2014). Women’s Rights are Human Rights. Erişim Tarihi: 19.03.2025, https://www.ohchr.org/sites/default/files/Documents/Events/WHRD/WomenRightsAreHR.pdf.
Sınmaz, Kadriye (2022). “Filistinli Kadınlar: Direnişin Anlatılmamış Tarihi”. İNSAMER. Erişim Tarihi: 21.01.2025, https://www.insamer.com/tr/filistinli-kadinlar-direnisin-anlatilmamis-tarihi.html.
[1]
Ayrıca bkz. 2006 Yasama Meclisi Seçimi
[2]
Ayrıca bkz. Devlet Terörü; Uluslararası İnsancıl Hukuk
[3]
Bkz. Pasif Direniş; Sivil Karşı Koyuş; Sumud
| apa | Sali, V. (2026). Kadın Hakları. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 873-875) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Sali, Vildan. “Kadın Hakları”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 873-875. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kadın Hakları" maddesi için tartışma başlatın