
ORCID ID
0000-0002-7582-1300
Mavi Marmara gemisi, 31 Mayıs 2010’da Gazze ablukasını delmek ve oradaki insanların yaşadıklarını kamuoyuna göstermek amacıyla yola çıkmıştır. Mavi Marmara gemisi uluslararası sularda İsrail’in hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirdiği operasyona maruz kalmıştır. Bu olay, insani yardım faaliyetleri açısından bölgede yaşananların gözler önüne serilmesi ve İsrail’in hukuk tanımazlığının duyurulması bakımından büyük yankı uyandırmıştır.Gazze’ye uygulanan ablukayı delmek ve insani yardım malzemesi taşımak amacıyla İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından organize edilen filoda yer alan Mavi Marmara gemisinde insani yardım malzemesi olarak gıda, ilaç ve çeşitli malzemeler bulunmaktaydı. İHH, yardım malzemelerinin toplanması ve lojistiğinin sağlaması için dünya çapında çeşitli sivil toplum kuruluşları ve binlerce gönüllüyle iş birliği yapmıştır. Oluşturulan bu gönüllük ağına uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekmek amacıyla çeşitli medya kurumları gemiye davet edilmiştir. Bu sayede geminin yolculuğu uluslararası kamuoyu tarafından adım adım izlenebilecek ve böylece uygulanan abluka ve yaşanan soykırım açık bir şekilde gözler önüne serilecekti (The Guardian, 2010; MaviMarmara, t.y.). Gemi seferine başlamadan önce teknik kontrollerin eksiksiz şekilde gerçekleştirilmesi ve yardım malzemelerinin özenle yerleştirilmesi için yüzlerce uzman ve gönüllü yoğun bir çaba sarf etmiştir (MaviMarmara, t.y.).Gemideki yaklaşık 750 yolcu, Cezayir, Almanya, İsveç, Yunanistan, Fas, Güney Kıbrıs ve Mısır gibi 36 farklı ülkeden gelen, çeşitli inanç ve kültüre sahip kişilerden oluşuyordu. Ayrıca gemide sanatçılar, basın mensupları, Nobel Barış Ödüllü aktivistler ve İsrail politikalarını eleştiren temsilciler de yer alıyordu (Topal, 2012; MaviMarmara, t.y.; BBC Türkçe, 2010).Yardım filoları, Gazze ablukasını delmek için 30 Mayıs 2010’da uluslararası yolculuklarına başladı. Mavi Marmara gemisin öncülük ettiği bu yolculukta Gazze’de yaşanan insani krizin boyutunu ve İsrail’in hukuksuz uygulamalarını dikkat çekmek ve orada yaşayanlara insani yardım taşımayı amaçlamıştır. Ancak 31 Mayıs sabahı gemiye helikopterle asker indiren İsrail güçleri uluslararası kamuoyunun gözleri önünde Mavi Marmara yardım gemisine saldırmıştır (Mavi Marmara, t.y.).Saldırı uluslararası sularda başlamıştır. Silahsız aktivistler, bu duruma tepki göstermiş ve İsrail güçlerinin ağır silahlarla baskınına maruz kalmıştır. Helikopterlerle gemiye inen İsrail güçlerine karşı gemide bulunan aktivistler saldırıyı durdurmak amacıyla direnmiştir. Gemideki sivil yolcular meşru müdafaa haklarını sopa veya demir çubuklarla kullanmaya çalışmıştır (Topal, 2015). Yaşananlar sonucunda 10 Türk vatandaşı hayatını kaybetmiş (Ali Haydar Bengi, Cengiz Songür, Çetin Topçuoğlu, Necdet Yıldırım, Cevdet Kılıçlar, İbrahim Bilgen, Fahri Yaldız, Furkan Doğan, Cengiz Akyüz ve Uğur Süleyman Söylemez) ve onlarca kişi yaralanmıştır. Ayrıca filodaki bazı kişiler haksız bir şekilde tutuklanmış ve işkenceye maruz kalmıştır. İsrail bu saldırıyı, meşru müdafaa kapsamında olağan olarak görüp propagandaya başlamıştır. İsrail’in iddialarına karşın uluslararası toplum, yardım gemisine yapılan operasyonu hak ihlali ve hukuk dışı bir saldırı olarak değerlendirmiş ve İsrail’e tepki göstermiştir (The Guardian, 2010). Çatışmaların yaşandığı anları kaydeden görüntüler basına düştükçe yaşanan olayın büyüklüğü ve İsrail tarafından yapılan vahşi saldırı gözler önüne serilmiştir (MaviMarmara, t.y.).Saldırı sonrasında Türkiye-İsrail ilişkilerinde kriz yaşanmış ve diplomatik ilişkiler sert bir zemine taşınmıştır. İsrail’den resmi özür ve tazminat talep eden Türkiye, uluslararası tarafsız mahkemelerde bu vahşeti yapanların yargılanmasını istemiştir (The Telegraph, 2010). Ayrıca BM tarafından oluşturulan komisyon İsrail’in saldırısını hukuka aykırı bulmuş, Gazze ablukasını eleştirmiş ve bu olaylara tepki göstermiştir. Olayın ardından Gazze’de yaşananların bir insani kriz niteliği taşıdığı ortaya çıkmış ve bu doğrultuda toplumsal bilinç artmış, ablukaya karşı protestolar ile İsrail karşıtı eylemlerin dünyada birçok ülkeye taşınmasına ortam hazırlanmıştır (UNHRC, 2010; BBC Türkçe, 2012).Saldırı ile ilgili olarak BM Genel Sekreterliği, bir soruşturma komisyonu oluşturmuştur. Bu komisyona eski Yeni Zelanda Başbakanı Geoffrey Palmer başkanlık etmiş ve hazırlanan rapor, Temmuz 2011’de kamuoyuna açıklanmıştır. Palmer Raporu’nda İsrail’in deniz ablukası Gazze’ye silah girişini önlemek için konulan hukuki bir güvenlik önlemi olarak nitelenmiş ve ablukanın uluslararası hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür (Aksar, 2012: 24). Uluslararası hukuk bakımından İsrail saldırısının tamamen yasa dışı olmasına rağmen o dönemde BM’nin olaya bakışı, İsrail’in manipülasyon ve küresel baskılarının etkilerini taşımaktadır. Mavi Marmara ve 7 Ekim sonrası olayların da etkisiyle BM’nin, bu etkiden giderek kurtulduğu ve İsrail aleyhine kararlar aldığı gözlenmektedir (Örneğin bkz. Severcan, 2025).Okuma ÖnerileriTopal, Ahmet Hamdi (2005). Uluslararası Terörizm ve Terörist Eylemlere Karşı Kuvvet Kullanımı. İstanbul: Beta Yayınları.
Mavi Marmara gemisi, 31 Mayıs 2010’da Gazze ablukasını delmek ve oradaki insanların yaşadıklarını kamuoyuna göstermek amacıyla yola çıkmıştır. Mavi Marmara gemisi uluslararası sularda İsrail’in hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirdiği operasyona maruz kalmıştır. Bu olay, insani yardım faaliyetleri açısından bölgede yaşananların gözler önüne serilmesi ve İsrail’in hukuk tanımazlığının duyurulması bakımından büyük yankı uyandırmıştır.
Gazze’ye uygulanan ablukayı delmek ve insani yardım malzemesi taşımak amacıyla İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından organize edilen filoda yer alan Mavi Marmara gemisinde insani yardım malzemesi olarak gıda, ilaç ve çeşitli malzemeler bulunmaktaydı. İHH, yardım malzemelerinin toplanması ve lojistiğinin sağlaması için dünya çapında çeşitli sivil toplum kuruluşları ve binlerce gönüllüyle iş birliği yapmıştır. Oluşturulan bu gönüllük ağına uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekmek amacıyla çeşitli medya kurumları gemiye davet edilmiştir. Bu sayede geminin yolculuğu uluslararası kamuoyu tarafından adım adım izlenebilecek ve böylece uygulanan abluka ve yaşanan soykırım açık bir şekilde gözler önüne serilecekti (The Guardian, 2010; MaviMarmara, t.y.). Gemi seferine başlamadan önce teknik kontrollerin eksiksiz şekilde gerçekleştirilmesi ve yardım malzemelerinin özenle yerleştirilmesi için yüzlerce uzman ve gönüllü yoğun bir çaba sarf etmiştir (MaviMarmara, t.y.).
Gemideki yaklaşık 750 yolcu, Cezayir, Almanya, İsveç, Yunanistan, Fas, Güney Kıbrıs ve Mısır gibi 36 farklı ülkeden gelen, çeşitli inanç ve kültüre sahip kişilerden oluşuyordu. Ayrıca gemide sanatçılar, basın mensupları, Nobel Barış Ödüllü aktivistler ve İsrail politikalarını eleştiren temsilciler de yer alıyordu (Topal, 2012; MaviMarmara, t.y.; BBC Türkçe, 2010).
Yardım filoları, Gazze ablukasını delmek için 30 Mayıs 2010’da uluslararası yolculuklarına başladı. Mavi Marmara gemisin öncülük ettiği bu yolculukta Gazze’de yaşanan insani krizin boyutunu ve İsrail’in hukuksuz uygulamalarını dikkat çekmek ve orada yaşayanlara insani yardım taşımayı amaçlamıştır. Ancak 31 Mayıs sabahı gemiye helikopterle asker indiren İsrail güçleri uluslararası kamuoyunun gözleri önünde Mavi Marmara yardım gemisine saldırmıştır (Mavi Marmara, t.y.).
Saldırı uluslararası sularda başlamıştır. Silahsız aktivistler, bu duruma tepki göstermiş ve İsrail güçlerinin ağır silahlarla baskınına maruz kalmıştır. Helikopterlerle gemiye inen İsrail güçlerine karşı gemide bulunan aktivistler saldırıyı durdurmak amacıyla direnmiştir. Gemideki sivil yolcular meşru müdafaa haklarını sopa veya demir çubuklarla kullanmaya çalışmıştır (Topal, 2015). Yaşananlar sonucunda 10 Türk vatandaşı hayatını kaybetmiş (Ali Haydar Bengi, Cengiz Songür, Çetin Topçuoğlu, Necdet Yıldırım, Cevdet Kılıçlar, İbrahim Bilgen, Fahri Yaldız, Furkan Doğan, Cengiz Akyüz ve Uğur Süleyman Söylemez) ve onlarca kişi yaralanmıştır. Ayrıca filodaki bazı kişiler haksız bir şekilde tutuklanmış ve işkenceye maruz kalmıştır. İsrail bu saldırıyı, meşru müdafaa kapsamında olağan olarak görüp propagandaya başlamıştır. İsrail’in iddialarına karşın uluslararası toplum, yardım gemisine yapılan operasyonu hak ihlali ve hukuk dışı bir saldırı olarak değerlendirmiş ve İsrail’e tepki göstermiştir (The Guardian, 2010). Çatışmaların yaşandığı anları kaydeden görüntüler basına düştükçe yaşanan olayın büyüklüğü ve İsrail tarafından yapılan vahşi saldırı gözler önüne serilmiştir (MaviMarmara, t.y.).
Saldırı sonrasında Türkiye-İsrail ilişkilerinde kriz yaşanmış ve diplomatik ilişkiler sert bir zemine taşınmıştır. İsrail’den resmi özür ve tazminat talep eden Türkiye, uluslararası tarafsız mahkemelerde bu vahşeti yapanların yargılanmasını istemiştir (The Telegraph, 2010). Ayrıca BM tarafından oluşturulan komisyon İsrail’in saldırısını hukuka aykırı bulmuş, Gazze ablukasını eleştirmiş ve bu olaylara tepki göstermiştir. Olayın ardından Gazze’de yaşananların bir insani kriz niteliği taşıdığı ortaya çıkmış ve bu doğrultuda toplumsal bilinç artmış, ablukaya karşı protestolar ile İsrail karşıtı eylemlerin dünyada birçok ülkeye taşınmasına ortam hazırlanmıştır (UNHRC, 2010; BBC Türkçe, 2012).
Saldırı ile ilgili olarak BM Genel Sekreterliği, bir soruşturma komisyonu oluşturmuştur. Bu komisyona eski Yeni Zelanda Başbakanı Geoffrey Palmer başkanlık etmiş ve hazırlanan rapor, Temmuz 2011’de kamuoyuna açıklanmıştır. Palmer Raporu’nda İsrail’in deniz ablukası Gazze’ye silah girişini önlemek için konulan hukuki bir güvenlik önlemi olarak nitelenmiş ve ablukanın uluslararası hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür (Aksar, 2012: 24). Uluslararası hukuk bakımından İsrail saldırısının tamamen yasa dışı olmasına rağmen o dönemde BM’nin olaya bakışı, İsrail’in manipülasyon ve küresel baskılarının etkilerini taşımaktadır. Mavi Marmara ve 7 Ekim sonrası olayların da etkisiyle BM’nin, bu etkiden giderek kurtulduğu ve İsrail aleyhine kararlar aldığı gözlenmektedir (Örneğin bkz. Severcan, 2025).
Topal, Ahmet Hamdi (2005). Uluslararası Terörizm ve Terörist Eylemlere Karşı Kuvvet Kullanımı. İstanbul: Beta Yayınları.
Aksar, Y. (2012). “Birleşmiş Milletler Palmer (Mavi Marmara) Raporu ve Uluslararası Hukuk.” Uluslararası İlişkiler Dergisi, 9(33), 23-40. BBC Türkçe (2012). Mavi Marmara Davası Başlıyor. Erişim Tarihi: 11.01.2025, https://www.bbc.com/turkce/haberler/2012/11/121105_israel_turkey_trial.BBC Türkçe (2010). Yardım Gemisine Kanlı İsrail Saldırısı: 9 Ölü. Erişim Tarihi: 11.01.2025, https://www.bbc.com/turkce/haberler/2010/05/100531_gaza_update.MaviMarmara (T.Y). Mavi Marmara Gemisinde Ne Oldu. Erişim Tarihi 11.01.2025, https://mavimarmara.org/tarihce.Severcan, Seda (2025). “UN Rapporteur Says Madleen Gaza Flotilla Carries ‘Humanity’ Along with Aid”. AA. Erişim Tarihi: 11.06.2025, https://www.aa.com.tr/en/middle-east/un-rapporteur-says-madleen-gaza-flotilla-carries-humanity-along-with-aid/3591857.The Guardian (2010). Soru-Cevap: Gazze Özgürlük Filosu. Erişim Tarihi: 28.03.2025, https://www.theguardian.com/world/2010/may/31/q-a-gaza-freedom-flotilla.The Telegraph (2010). Türkiye, İsrail’in Gazze’ye Yardım Filosuna Düzenlediği Ölümcül Saldırıyı Kınadı. Erişim Tarihi: 28.03.2025, https://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/middleeast/palestinianauthority/7789077/Turkey-condemns-Israel-over-deadly-attack-on-Gaza-aid-flotilla.html.Topal, Ahmet Hamdi (2012). “İsrail’in Gazze Ablukası ve Mavi Marmara Saldırısı”. Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni, 32 (1), 103-154. Topal, Ahmet Hamdi (2015). “Uluslararası Ceza Mahkemesinin Mavi Marmara Kararı ve Kararın Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirilmesi”. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 21 (2), 2015, 481 – 508. UNHRC (2010). Report of the International Fact-Finding Mission to Investigate Violations of İnternational Law, Including International Humanitarian and Human Rights Law, Resulting from the Israeli Attacks on the Flotilla of Ships Carrying Humanitarian Assistance. Erişim Tarihi: 04.06.2025, https://digitallibrary.un.org/record/691164?v=pdf.
| apa | Göztok, İ. E. (2026). Mavi Marmara. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1098-1101) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Göztok, İbrahim Ethem. “Mavi Marmara”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1098-1101. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Mavi Marmara" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri