Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarSeher BULUT13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0001-5962-2013

Filistin toprakları, 1516’dan 1917’ye kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Türkler ve Filistinliler arasında 400 yıl süren bu birliktelik güçlü tarihsel ve kültürel bağların oluşmasına neden olmuştur. 3 Ocak 1919’da Emir Faysal ile Haim Weizmann arasında yapılan anlaşma【1】 ve İngilizlerin Filistin’deki Arapları inkâr politikasına【2】 Filistinliler ilk günden beri tepki göstermeye başlamışlardır. Aynı süreçte Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’yi de coşkuyla karşılayan Filistin halkıyla Türkiye arasındaki güçlü bağ her açıdan dikkat çekicidir (Öke, 2002: 369-371).Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde【3】 bölge ile alakalı gelişmelerden en önemlisi muhakkak ki 1947 yılında ilan edilen BM Taksim Planı olmuştur (UN, 1947). Taksim Planı’nın Araplar tarafından kabul edilmemesine karşılık siyonistler ve Yahudi Ajansı tarafından tek taraflı kabul edilmesi siyonistlerle Filistinliler arasındaki çatışmaları derinleştirmiştir. Sonrasında İsrail kurulmuş ve siyonist terör örgütlerinin Filistin köylerinde başlattığı etnik temizlik, bölgede uzun erimli huzursuzluklara ve çatışmalara neden olmuştur.Türkiye, nüfusu Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında İsrail’i tanıyan ve Tel Aviv’de büyükelçilik açan ilk ülke olmuştur. Ancak İsrail’le ilişkilerini mesafeli ve büyük ölçüde Batı Bloku ile iş birliğine dayalı sürdürmüştür (Koçer, 2003: 136). Soğuk Savaş süreci boyunca Türkiye’nin Filistin ile alakalı politikası ülkede karar alma mekanizmalarında yaşanan değişikliklere rağmen tutarlı bir profil ortaya koymuştur. 10 Kasım 1975’te BM Genel Kurulunda siyonizmi bir ırkçılık türü olarak kabul eden kararı【4】 destekleyen Türkiye, Filistin halkının tek ve meşru temsilcisi olarak tanıdığı Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile 1975 yılından itibaren resmi ilişki kurmuş; 15 Kasım 1988’de ilan edilen Filistin Devleti’ni tanıyan ilk ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye, Filistin-İsrail konusunda iki devletli, BM temelinde adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm【5】 getirilmesi gerektiğini defaten beyan etmiştir. Bu bağlamda 1967 Haziran Savaşı öncesindeki sınırlara dayanan, başkenti Kudüs olacak “coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulmasına” yönelik çabaları mütemadiyen desteklemiştir (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2012).Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002 yılında iktidara gelmesi sonrasında Türkiye’nin Filistin’e yönelik politikası daha aktif, normatif ve bütüncül bir hal almıştır. 2008 yılında başlayan İsrail’in Gazze’ye saldırısı sırasında Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Formu oturumunda dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “One Minute!” çıkışı ile Filistin davasına dikkat çekmesi, Türkiye’nin Filistin politikasında bir dönüm noktası olmuştur. 31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze Şeridinde yaşanan ablukayı sona erdirmek amacıyla düzenlenen yardım konvoylarına İsrail ordusu tarafından ateş açılması neticesinde Türkiye kökenli on kişinin hayatını kaybettiği Mavi Marmara olayı nedeniyle (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2014) Türkiye ve İsrail askeri olarak ilk defa karşı karşıya gelmiştir.25 Ekim 2018’de Türkiye ve Filistin devletleri dışişleri bakanları arasında yapılan Türkiye-Filistin Ortak Komitesi Birinci Toplantısı’nda ikili ilişkilerin hangi yönlerde gerçekleştirileceği konusu ayrıntılı bir şekilde masaya yatırılmıştır (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2018). Filistin davasının çözümüne yönelik desteğini her fırsatta ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan bilhassa Kudüs’ü Türkiye’nin Filistin politikalarının kırmızı çizgisi olarak nitelendirmektedir. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu Kudüs’te İsrail tarafından ortaya konulan politikalar sadece Türk siyasi aktörleri tarafından değil aynı zamanda Türkiye halkı tarafından da esefle karşılanmaktadır. Kudüs’ün statüsü konusundaki hassasiyetler, Türkiye’nin Filistin yanlısı pozisyonunu güçlendirmiştir. Türkiye’nin 2017 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ün tamamını İsrail’in başkenti ilan etmesine【6】 sert tepkisi de bu hassasiyetin bir göstergesi olarak okunabilir (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2017).Türkiye, Filistin tarafı için istikrar kazandıracak gelişmelerin ancak ve ancak Filistinli grupların birlik içerisinde olması durumunda gerçekleştirileceğine inanmaktadır. Türkiye, bu bağlamda Filistinlilerin kendi içlerindeki görüş ayrılıklarından vazgeçerek, Filistin davasının asıl sahipleri olarak dış müdahaleye izin vermeden, davalarına daha sıkı sarılmalarının gerekliliğine işaret etmektedir (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007).Filistin halkının refahına tüm imkânlarıyla katkıda bulunmaya devam eden Türkiye, Filistin davası uğruna İsrail ile ilişkilerini riske atmaktan çekinmemiştir. Bu bağlamda, İsrail’in gerek iki devletli çözümü gerekse bölgede yaşayan Filistinlilerin hayatını tehlikeye atan politikalarına her zaman tepki göstermiştir【7】. Bu bağlamda Türkiye, Ekim 2023‘te İsrail’in Gazze’de başlattığı soykırıma sert açıklamalarla karşılık vermiş ve ateşkes çağrılarını desteklemiştir.Türkiye aynı zamanda çok yönlü sorunlar yaşayan Filistinlilerin desteklenmesi konusunda da çalışmalar yürütmektedir. Filistin yönetimine siyasi, ekonomik ve teknik yardım sağlayan Türkiye, diğer taraftan TİKA, AFAD, Kızılay gibi kuruluşlar üzerinden Gazze ve Batı Şeria’da altyapı ve insani yardım projeleri yürütmektedir【8】. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak TİKA faaliyetleri bağlamında Filistin, Türkiye’nin kalkınma yardımlarında destek olduğu ülkeler arasında en üst sıralarda yer almaktadır (TİKA, 2022; TİKA, 2023). 2009 yılında Kudüs’te ve Gazze’de Delegasyon Ofisi açan Türk Kızılay’ı Gazze Şeridi’ne yönelik başarılı kalkınma ve insani yardım projeleri yürütmeye devam etmektedir (Kızılay, 2015). Filistin’de faaliyet gösteren bir diğer kuruluş olan Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ise BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) aracılığıyla ihtiyaç sahibi kişilere gıda yardımı faaliyetlerine devam etmektedir (T.C. İçişleri Bakanlığı AFAD, 2021).Hâlihazırda İsrail’in gaspçı sömürgeciliği ve saldırgan yayılmacılığı karşısında, işgal altındaki Filistin topraklarında Filistinlilerin hayat koşullarının iyileştirilmesi, zorla yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüş hakkı ve sınırlarla alakalı bir çıkış noktası arandığı muhakkaktır. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu döneminde artan etnik temizlik politikaları, İsrail’in barış konusunda istekli olmadığını bir kez daha göstermiştir. İsrail’in bu saldırgan tavrına karşın Türkiye, iki devletli çözümü savunmakta, BM temelinde adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm getirilmesi konusunda inisiyatif alma çabasını devam ettirmektedir.

Filistin toprakları, 1516’dan 1917’ye kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Türkler ve Filistinliler arasında 400 yıl süren bu birliktelik güçlü tarihsel ve kültürel bağların oluşmasına neden olmuştur. 3 Ocak 1919’da Emir Faysal ile Haim Weizmann arasında yapılan anlaşma【1】 ve İngilizlerin Filistin’deki Arapları inkâr politikasına【2】 Filistinliler ilk günden beri tepki göstermeye başlamışlardır. Aynı süreçte Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’yi de coşkuyla karşılayan Filistin halkıyla Türkiye arasındaki güçlü bağ her açıdan dikkat çekicidir (Öke, 2002: 369-371).


Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde【3】 bölge ile alakalı gelişmelerden en önemlisi muhakkak ki 1947 yılında ilan edilen BM Taksim Planı olmuştur (UN, 1947). Taksim Planı’nın Araplar tarafından kabul edilmemesine karşılık siyonistler ve Yahudi Ajansı tarafından tek taraflı kabul edilmesi siyonistlerle Filistinliler arasındaki çatışmaları derinleştirmiştir. Sonrasında İsrail kurulmuş ve siyonist terör örgütlerinin Filistin köylerinde başlattığı etnik temizlik, bölgede uzun erimli huzursuzluklara ve çatışmalara neden olmuştur.


Türkiye, nüfusu Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında İsrail’i tanıyan ve Tel Aviv’de büyükelçilik açan ilk ülke olmuştur. Ancak İsrail’le ilişkilerini mesafeli ve büyük ölçüde Batı Bloku ile iş birliğine dayalı sürdürmüştür (Koçer, 2003: 136). Soğuk Savaş süreci boyunca Türkiye’nin Filistin ile alakalı politikası ülkede karar alma mekanizmalarında yaşanan değişikliklere rağmen tutarlı bir profil ortaya koymuştur. 10 Kasım 1975’te BM Genel Kurulunda siyonizmi bir ırkçılık türü olarak kabul eden kararı【4】 destekleyen Türkiye, Filistin halkının tek ve meşru temsilcisi olarak tanıdığı Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile 1975 yılından itibaren resmi ilişki kurmuş; 15 Kasım 1988’de ilan edilen Filistin Devleti’ni tanıyan ilk ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye, Filistin-İsrail konusunda iki devletli, BM temelinde adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm【5】 getirilmesi gerektiğini defaten beyan etmiştir. Bu bağlamda 1967 Haziran Savaşı öncesindeki sınırlara dayanan, başkenti Kudüs olacak “coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulmasına” yönelik çabaları mütemadiyen desteklemiştir (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2012).


Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002 yılında iktidara gelmesi sonrasında Türkiye’nin Filistin’e yönelik politikası daha aktif, normatif ve bütüncül bir hal almıştır. 2008 yılında başlayan İsrail’in Gazze’ye saldırısı sırasında Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Formu oturumunda dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “One Minute!” çıkışı ile Filistin davasına dikkat çekmesi, Türkiye’nin Filistin politikasında bir dönüm noktası olmuştur. 31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze Şeridinde yaşanan ablukayı sona erdirmek amacıyla düzenlenen yardım konvoylarına İsrail ordusu tarafından ateş açılması neticesinde Türkiye kökenli on kişinin hayatını kaybettiği Mavi Marmara olayı nedeniyle (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2014) Türkiye ve İsrail askeri olarak ilk defa karşı karşıya gelmiştir.


25 Ekim 2018’de Türkiye ve Filistin devletleri dışişleri bakanları arasında yapılan Türkiye-Filistin Ortak Komitesi Birinci Toplantısı’nda ikili ilişkilerin hangi yönlerde gerçekleştirileceği konusu ayrıntılı bir şekilde masaya yatırılmıştır (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2018). Filistin davasının çözümüne yönelik desteğini her fırsatta ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan bilhassa Kudüs’ü Türkiye’nin Filistin politikalarının kırmızı çizgisi olarak nitelendirmektedir. Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu Kudüs’te İsrail tarafından ortaya konulan politikalar sadece Türk siyasi aktörleri tarafından değil aynı zamanda Türkiye halkı tarafından da esefle karşılanmaktadır. Kudüs’ün statüsü konusundaki hassasiyetler, Türkiye’nin Filistin yanlısı pozisyonunu güçlendirmiştir. Türkiye’nin 2017 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ün tamamını İsrail’in başkenti ilan etmesine【6】 sert tepkisi de bu hassasiyetin bir göstergesi olarak okunabilir (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2017).


Türkiye, Filistin tarafı için istikrar kazandıracak gelişmelerin ancak ve ancak Filistinli grupların birlik içerisinde olması durumunda gerçekleştirileceğine inanmaktadır. Türkiye, bu bağlamda Filistinlilerin kendi içlerindeki görüş ayrılıklarından vazgeçerek, Filistin davasının asıl sahipleri olarak dış müdahaleye izin vermeden, davalarına daha sıkı sarılmalarının gerekliliğine işaret etmektedir (T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007).


Filistin halkının refahına tüm imkânlarıyla katkıda bulunmaya devam eden Türkiye, Filistin davası uğruna İsrail ile ilişkilerini riske atmaktan çekinmemiştir. Bu bağlamda, İsrail’in gerek iki devletli çözümü gerekse bölgede yaşayan Filistinlilerin hayatını tehlikeye atan politikalarına her zaman tepki göstermiştir【7】. Bu bağlamda Türkiye, Ekim 2023‘te İsrail’in Gazze’de başlattığı soykırıma sert açıklamalarla karşılık vermiş ve ateşkes çağrılarını desteklemiştir.


Türkiye aynı zamanda çok yönlü sorunlar yaşayan Filistinlilerin desteklenmesi konusunda da çalışmalar yürütmektedir. Filistin yönetimine siyasi, ekonomik ve teknik yardım sağlayan Türkiye, diğer taraftan TİKA, AFAD, Kızılay gibi kuruluşlar üzerinden Gazze ve Batı Şeria’da altyapı ve insani yardım projeleri yürütmektedir【8】. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak TİKA faaliyetleri bağlamında Filistin, Türkiye’nin kalkınma yardımlarında destek olduğu ülkeler arasında en üst sıralarda yer almaktadır (TİKA, 2022; TİKA, 2023). 2009 yılında Kudüs’te ve Gazze’de Delegasyon Ofisi açan Türk Kızılay’ı Gazze Şeridi’ne yönelik başarılı kalkınma ve insani yardım projeleri yürütmeye devam etmektedir (Kızılay, 2015). Filistin’de faaliyet gösteren bir diğer kuruluş olan Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ise BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) aracılığıyla ihtiyaç sahibi kişilere gıda yardımı faaliyetlerine devam etmektedir (T.C. İçişleri Bakanlığı AFAD, 2021).


Hâlihazırda İsrail’in gaspçı sömürgeciliği ve saldırgan yayılmacılığı karşısında, işgal altındaki Filistin topraklarında Filistinlilerin hayat koşullarının iyileştirilmesi, zorla yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüş hakkı ve sınırlarla alakalı bir çıkış noktası arandığı muhakkaktır. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu döneminde artan etnik temizlik politikaları, İsrail’in barış konusunda istekli olmadığını bir kez daha göstermiştir. İsrail’in bu saldırgan tavrına karşın Türkiye, iki devletli çözümü savunmakta, BM temelinde adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm getirilmesi konusunda inisiyatif alma çabasını devam ettirmektedir.

Kaynakça

Koçer, Gökhan (2003). Türk Dış Politikasında İslam. Ankara: Öğreti, Pegem A Yayınları.

Kızılay (2015). Gazze İnsani Yardım Operasyonu. Erişim Tarihi:29.05.2025, https://www.kizilay.org.tr/upload/Dokuman/Dosya/45882544_ekim-2015--gazze-insani-yardim-operasyonu.pdf.

T.C. Dişişleri Bakanlığı (2014)., 13 Aralık 2014, Mavi Marmara Saldırısıyla İlgili Olarak Uluslararası Ceza Mahkemesine Yapılan Başvuru Hk., No: 392. Erişim Tarihi: 30.05.2025, https://www.mfa.gov.tr/no_-392_-13-aralik-2014_-mavi--marmara-saldirisiyla-ilgili-olarak-uluslararasi-ceza-mahkemesine-yapilan-basvuru-hk_.tr.mfa.

T.C. Dişişleri Bakanlığı (2017). ABD Yönetimi’nin Kudüs’ü İsrail’in Başkenti Olarak Tanıdığı ve İsrail’deki Büyükelçiliğini Kudüs’e Taşıyacağı Yönündeki Beyanatı Hk., No: 37806.12.2017. Erişim Tarihi: 28.05.2025, https://www.mfa.gov.tr/no_-378_-abd-yonetiminin-kudusu-israilin-baskenti-olarak-tanidigi-ve-israildeki-buyukelciligini-kuduse-tasiyacagi-yonundeki-beyanati-hk.tr.mfa.

T.C. Dişişleri Bakanlığı (2018). Türkiye Cumhuriyeti İle Filistin Devleti Arasında Ortak Bildiri. Erişim Tarihi: 29.05.2025, https://www.mfa.gov.tr/turkiye-filistin-ortak-komite-toplantisi-25-ekim-2018.tr.mfa.

T.C. Dışişleri Bakanlığı (2007). Filistin´deki Gruplar Arasında Artan Çatışmalar Hk., Erişim Tarihi: 28.05.2025, https://www.mfa.gov.tr/no_92---14-haziran-2007_-filistin_deki-gruplar-arasinda-artan-catismalar-hk_-.tr.mfa.

T.C. Dışişleri Bakanlığı (2022). Türkiye - Filistin Siyasi İlişkileri. Erişim Tarihi: 28.05.2025, https://www.mfa.gov.tr/turkiye-filistin-siyasi-iliskileri.tr.mfa.

T.C. İçişleri Bakanlığı (2021). AFAD’dan Filistin’e Nakdi Yardım. Erişim Tarihi: 29.05.2025, https://www.afad.gov.tr/afaddan-filistine-nakdi-yardim.

TİKA (2022). Türkiye Kalkınma Yardımları Raporları. Erişim Tarihi: 01.06.2025, https://tika.gov.tr/wp-content/uploads/2024/08/Tu%CC%88rkiye-Kalkinma-Yardimlari-Raporu-2022.pdf.

TİKA (2023). Türkiye Kalkınma Yardımları Raporları. Erişim Tarihi: 01.06.2025, https://tika.gov.tr/wp-content/uploads/2025/04/Turkiye-Kalkinma-Yardimlari-Raporu-2023.pdf.

UN (1947). Resolution Adopted on the Report of the Ad Hoc Committee on The Palestinian Question,181 (II) Future goverment of Palestine, November 29, 1947. Erişim Tarihi: 01.06.2025, https://documents.un.org/doc/resolution/gen/nr0/038/88/pdf/nr003888.pdf.

Öke, Mim Kemal (2002). Siyonizm’den Uygarlıklar Çatışmasına Filistin Sorunu. İstanbul: Ufuk Kitapları.

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. Kral Faysal ; Weizman-Faysal Anlaşması

  • [2]

    Bkz. Balfour’un Mektubu ; Britanya Mandası ; İngiliz İşgali ; Tıbbi Misyonerlik

  • [3]

    Bkz. Türkiye (Tek Parti Dönemi)

  • [4]

    Ayrıca bkz. Ataöv, Türkkaya

  • [5]

    Bkz. İki Devletli Çözüm

  • [6]

    Bkz. ABD-İsrail Özel İlişkisi

  • [7]

    Bkz. Devlet Terörü ; Gaspçı Sömürgecilik ; İsrail İşgalciliği ; Terörizm

  • [8]

    Bkz. Türk-Filistin Dostluk Hastanesi

Atıf İçin

apaBulut, S. (2026). Türkiye. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1510-1512) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadBulut, Seher. “Türkiye”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1510-1512. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Türkiye" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor