
ORCID ID
0000-0001-6392-7610
Mülteci kampları, evlerini terk etmek zorunda kalan mültecilerin su, gıda, barınma ve tıbbi tedavi gibi en temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilmiş geçici yerleşkelerdir. Bu yerleşkeler sıklıkla boş ve kırsal bir alana kurulan “kamp” bölgelerinin planlanmasıyla gerçekleştirilir (İnan & Korgavuş, 2017: 105). Uzun süreli yerinden edilme durumlarında, kamplarda sağlanan hizmetler, eğitim ve geçim fırsatlarının yanı sıra insanların hayatlarını yeniden kurmalarına yardımcı olmak için daha kalıcı evler inşa etmeye yönelik malzemeleri de içerecek şekilde genişletilir. İyi tasarlanmış bir mülteci kampı çevreci, yangınları ve hastalık salgınlarını önleyici, kadın ve çocukları cinsel şiddet ve istismara karşı koruyucu şekilde tasarlanır. Özellikle gıdaya ve suya erişim noktaları ve tuvaletler, barınaklara yakın bir yere konumlandırılır ve uygun şekilde aydınlatılır. Bu tür kamp tesisleri mültecilere ev sahibi toplumun yerel ekonomisine, altyapısına ve hizmetlerine erişim imkânı sunmalıdır.BM Mülteciler Yüksek Komiserliğine göre mültecilerin yüzde 78’i kamp yerine kentlerde yaşamayı tercih etmektedir. 2023 yılı ortalarındazorla yerinden edilen kişilerin toplam sayısının 110 milyon olduğu tahmin edilmektedir (Euronews, 2023). Yerinden edilmiş Filistinlilerin durumu diğerlerine göre önemli farklılıklar içerir. Her şeyden önce onların zorla yerinden edilmeleri, BM’nin ve İsrail’in kurulduğu 1948 yılında başlamış ve günümüzde de İsrail saldırılarından dolayı devam etmektedir. İkincisi ise Filistinlilerin önemli bir kısmının kendi öz vatanlarında mülteci olmaları ve mülteci kamplarında barınıyor olmalarıdır. Tabii ki bu kampların uzun tarihsel geçmişi bazılarını oldukça yoğun nüfuslu yerleşim alanları haline getirmiştir.Güncel rakamlar ile BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) tanıdığı 58 mülteci kampı bulunmaktadır; bu kampların 8’i Gazze Şeridi’nde, 19’u Batı Şeria’da, 9’u Suriye’de, 12’si Lübnan’da ve 10’u Ürdün’de yer almaktadır (Girit, 2024). Filistinlileri; İsrail olarak tanımlanan yerde, Batı Şeria’da, Gazze’de, kamplarda ve diasporada yaşayanlar şeklinde beşe ayırmak mümkündür (Kulu, 2020: 109). Gittikleri ülkelerde kamplarda zaten zorlu şartlarda yaşayan Filistinliler【1】, yerel hükümetlerle de sorunlar yaşayabilmekte hatta oraları terk etmek zorunda kalabilmektedirler (Öztürk, 2018: 52-53). İsrail ve onu destekleyen ABD gibi emperyalist güçlerin baskısıyla Filistinli mültecilere karşı zaman zaman farklı politikalar gündeme gelebilmekte veya İsrail’in doğrudan saldırılarıyla katliamlar yaşanabilmektedir【2】.Kendi topraklarından göçe zorlanan Filistinli mülteciler için kurulan kampların tarihi incelendiğinde bunların 60 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürdüğü görülmektedir. Bir mülteci kampının ortalama süresinin yedi yıla yakın olması beklenirken (İnan & Korgavuş, 2017: 112) Filistin mülteci kamplarının bu kadar uzun süren varlığı, kamp mekanlarının bir “yaşam biçimi” halini aldığını göstermektedir. Geçici süreler için bile sağlık, eğitim ve temel ihtiyaçlar gibi gereksinimlere erişimin zor olduğu bu alanlar, Filistinliler için temel insan hakları ve insanlık onuruna aykırı bir durumu da anlatmaktadır. Tüm bunlara bir de İsrail’in sınır tanımaz saldırganlığı eklendiğinde durum çok daha kötü bir hal almaktadır. Örneğin Ekim 2023 ile İsrail, Filistin kamp alanlarına fosfor bombası dahil ağır silahlarla saldırmıştır. Bu uluslararası koruma altında olan mültecilik statüsü için ayrıca düşündürücü bir nitelik taşımaktadır (Stork, 2009). Uluslararası hukuku ve insan haklarını yok sayan bu saldırılara uluslararası örgütler tarafından çok daha sert ve etkili tepkiler verilmelidir.Okuma ÖnerileriSaid, Edward (1985). Filistin Sorunu, çev.: Alev Alatlı. İstanbul: Pınar Yayınları. Tunç Yaşar, Fatma; Alkan, Özcan Sevinç & Kor, Zahide Tuba (2011). Siyonizm Düşünden İşgal Gerçeğine Filistin. İstanbul: İHH Kitap.
Mülteci kampları, evlerini terk etmek zorunda kalan mültecilerin su, gıda, barınma ve tıbbi tedavi gibi en temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilmiş geçici yerleşkelerdir. Bu yerleşkeler sıklıkla boş ve kırsal bir alana kurulan “kamp” bölgelerinin planlanmasıyla gerçekleştirilir (İnan & Korgavuş, 2017: 105). Uzun süreli yerinden edilme durumlarında, kamplarda sağlanan hizmetler, eğitim ve geçim fırsatlarının yanı sıra insanların hayatlarını yeniden kurmalarına yardımcı olmak için daha kalıcı evler inşa etmeye yönelik malzemeleri de içerecek şekilde genişletilir. İyi tasarlanmış bir mülteci kampı çevreci, yangınları ve hastalık salgınlarını önleyici, kadın ve çocukları cinsel şiddet ve istismara karşı koruyucu şekilde tasarlanır. Özellikle gıdaya ve suya erişim noktaları ve tuvaletler, barınaklara yakın bir yere konumlandırılır ve uygun şekilde aydınlatılır. Bu tür kamp tesisleri mültecilere ev sahibi toplumun yerel ekonomisine, altyapısına ve hizmetlerine erişim imkânı sunmalıdır.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliğine göre mültecilerin yüzde 78’i kamp yerine kentlerde yaşamayı tercih etmektedir. 2023 yılı ortalarındazorla yerinden edilen kişilerin toplam sayısının 110 milyon olduğu tahmin edilmektedir (Euronews, 2023). Yerinden edilmiş Filistinlilerin durumu diğerlerine göre önemli farklılıklar içerir. Her şeyden önce onların zorla yerinden edilmeleri, BM’nin ve İsrail’in kurulduğu 1948 yılında başlamış ve günümüzde de İsrail saldırılarından dolayı devam etmektedir. İkincisi ise Filistinlilerin önemli bir kısmının kendi öz vatanlarında mülteci olmaları ve mülteci kamplarında barınıyor olmalarıdır. Tabii ki bu kampların uzun tarihsel geçmişi bazılarını oldukça yoğun nüfuslu yerleşim alanları haline getirmiştir.
Güncel rakamlar ile BM Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) tanıdığı 58 mülteci kampı bulunmaktadır; bu kampların 8’i Gazze Şeridi’nde, 19’u Batı Şeria’da, 9’u Suriye’de, 12’si Lübnan’da ve 10’u Ürdün’de yer almaktadır (Girit, 2024). Filistinlileri; İsrail olarak tanımlanan yerde, Batı Şeria’da, Gazze’de, kamplarda ve diasporada yaşayanlar şeklinde beşe ayırmak mümkündür (Kulu, 2020: 109). Gittikleri ülkelerde kamplarda zaten zorlu şartlarda yaşayan Filistinliler【1】, yerel hükümetlerle de sorunlar yaşayabilmekte hatta oraları terk etmek zorunda kalabilmektedirler (Öztürk, 2018: 52-53). İsrail ve onu destekleyen ABD gibi emperyalist güçlerin baskısıyla Filistinli mültecilere karşı zaman zaman farklı politikalar gündeme gelebilmekte veya İsrail’in doğrudan saldırılarıyla katliamlar yaşanabilmektedir【2】.
Kendi topraklarından göçe zorlanan Filistinli mülteciler için kurulan kampların tarihi incelendiğinde bunların 60 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürdüğü görülmektedir. Bir mülteci kampının ortalama süresinin yedi yıla yakın olması beklenirken (İnan & Korgavuş, 2017: 112) Filistin mülteci kamplarının bu kadar uzun süren varlığı, kamp mekanlarının bir “yaşam biçimi” halini aldığını göstermektedir. Geçici süreler için bile sağlık, eğitim ve temel ihtiyaçlar gibi gereksinimlere erişimin zor olduğu bu alanlar, Filistinliler için temel insan hakları ve insanlık onuruna aykırı bir durumu da anlatmaktadır. Tüm bunlara bir de İsrail’in sınır tanımaz saldırganlığı eklendiğinde durum çok daha kötü bir hal almaktadır. Örneğin Ekim 2023 ile İsrail, Filistin kamp alanlarına fosfor bombası dahil ağır silahlarla saldırmıştır. Bu uluslararası koruma altında olan mültecilik statüsü için ayrıca düşündürücü bir nitelik taşımaktadır (Stork, 2009). Uluslararası hukuku ve insan haklarını yok sayan bu saldırılara uluslararası örgütler tarafından çok daha sert ve etkili tepkiler verilmelidir.
Said, Edward (1985). Filistin Sorunu, çev.: Alev Alatlı. İstanbul: Pınar Yayınları. Tunç Yaşar, Fatma; Alkan, Özcan Sevinç & Kor, Zahide Tuba (2011). Siyonizm Düşünden İşgal Gerçeğine Filistin. İstanbul: İHH Kitap.
Euronews (2023). BM: Yerinden Edilenlerin Sayısı 110 Milyona Ulaşırken Türkiye’deki Sığınmacılar Yüzde 5 Azaldı. Erişim Tarihi: 16.03.2025, https://tr.euronews.com/2023/06/14/bm-yerinden-edilenlerin-sayisi-110-milyona-ulasirken-turkiyedeki-siginmacilar-yuzde-5-azal.
Girit, Selin (2024). “Dünyada Kaç Filistinli Mülteci Var, Filistin Diasporası Ne Kadar Büyük?”. BBC News. Erişim Tarihi: 16.03.2025, https://www.bbc.com/turkce/articles/cn05p4zm35zo.
Kulu, Muhammed Mustafa (2020). “Unutulmaması Gereken Filistin Yerleşimleri: Mülteci Kampları”. Filistin Araştırmaları Dergisi, 7, 109-112.
Stork, Joe (2009). “Rain of Fire Israel’s Unlawful Use of White Phosphorus in Gaza”. Human Rights Watch. Erişim Tarihi: 16.03.2025, https://www.hrw.org/report/2009/03/25/rain-fire/israels-unlawful-use-white-phosphorus-gaza.
Öztürk, Selim (2018).“Ortadoğu’da Filistinli Mülteciler, Mülteci Kampları ve Sorunları Üzerine”. III. Uluslararası Kent Araştırmaları Kongresi, 49-62.
İnan, Zerrin & Korgavuş Bengi (2017). “Mülteci Kampları ve Yerleşim Alanlarında Sürdürülebilir Tasarım”. Contemporary Research in Economics and Social Sciences, 1 (2), 103-122.
[1]
Bkz. Ceraş Kampı ; Kamp Hayatı
[2]
Bkz. Sabra ve Şatilla
| apa | Malkoç Yılmaz, K. (2026). Mülteci Kampları. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1169-1171) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Malkoç Yılmaz, Kübra. “Mülteci Kampları”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir -Metin Uçar. 1169-1171. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Mülteci Kampları" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri