Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMehmet Salih KUMAŞ13 Temmuz 2026 13:49

ORCID ID

0000-0001-7055-9799

1967 İsrail saldırganlığı ile işgal edilen Gazze Şeridi, 2006 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Hamas’ın siyasi başarı elde etmesinin ardından【1】 artan kısıtlamalara ve askeri müdahalelere maruz kalmıştır. Bu süreçte uluslararası yardımların büyük ölçüde kesilmesi ve İsrail’in tekrar eden saldırıları bölgenin ekonomik ve toplumsal dokusunda ciddi tahribatlara yol açmıştır. Batı Şeria ile kıyaslandığında Gazze’nin çok daha derin bir ekonomik kriz içinde olduğu görülmektedir (PCBS 2017: 22-23; Ertem, 2019: 135).Filistin ekonomisi, süregelen işgal girişimleri ve çatışmalardan kaynaklanan istikrarsızlık ve coğrafi bütünlük eksikliği gibi yapısal engeller nedeniyle kırılgan bir yapı arz etmektedir. el-Fetih kontrolündeki Batı Şeria ile 2007’den beri Hamas yönetimindeki Gazze arasındaki bölünmüşlük, ortak bir ekonomi politikası izlenmesini imkânsız kılmaktadır. Bu iki bölge arasında insan hareketliliği ve mal dolaşımının İsrail kontrolünde olması ekonomik entegrasyonu engellemekte ve tek bir Filistin ekonomisinden bahsetmeyi zorlaştırmaktadır (Ertem, 2019: 139-140).İsrail’in 1967 yılından beri devam eden işgal politikaları ve bu amaçla inşa edilen Apartheid Duvarı, ambargolar ve İsrail ile yürütülmeye çalışılan asimetrik ekonomik ilişkiler, Filistin ekonomisinin seyrini belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır. Kezâ, 1994 yılında imzalanan ve 1999 yılında sona ermesi karara bağlanmış olan Paris Ekonomik Protokolü, fiilen uygulanmaya devam ederek Filistin ekonomisini İsrail’e daha da bağımlı hale getirmiştir (PLO-NAD, 2016). Bu protokol Filistin pazarının İsrail mallarıyla dolmasını ve para politikasının İsrail şekeli üzerinden yürütülmesini zorunlu hale getirmiştir. Filistin Para Otoritesi’nin kendi para birimini basamaması, bağımsız bir para politikası izlenmesini engellemiş ve bu durum çoklu para birimi kullanımının getirdiği maliyet ve kur dalgalanmalarına yol açmıştır. Filistin ekonomisi uzun yıllar boyunca düşük maliyetli iş gücü olarak İsrail pazarına entegre olmuş, ancak bu bağımlılık Filistin adına istikrarlı ve sürdürülebilir bir kalkınma üretmekten uzak kalmıştır (Pappe, 2007: 369).Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) başta olmak üzere, Katar, Türkiye ve Avrupa Birliği gibi aktörlerin finansal katkıları; aynı zamanda yurt dışında yaşayan Filistinlilerin yakınlarına gönderdikleri döviz cinsi paralar, Filistin topraklarındaki kamu hizmetleri ve ekonomik süreklilik açısından önemli rol oynasa da ekonomik refahın her geçen gün daha fazla kötüye gitmesine engel olamamaktadır (Jeremy & Tartir, 2021: 223-224).İsrail’in uyguladığı çok yönlü kısıtlamalara rağmen tarım ve turizm Filistin ekonomisinin önemli bir bileşeni olmaya devam etmektedir. Toplam ekili arazinin yaklaşık yarısı zeytin üretimine ayrılmakta ve zeytin mamulleri, diğer tüm tarımsal kalemlerden daha fazla ihracat geliri sağlamaktadır (Mercan & İlkbahar, 2025: 29-30). Bununla birlikte İsrail, yeni gasp alanları oluşturabilmek için tarıma ayrılan arazilere sistematik biçimde el koymakta, sulama altyapısını tahrip etmekte ve üretim girdilerine yönelik ciddi kısıtlamalar getirmektedir. Bu durum tarımsal faaliyetlerin sürekli gerilemesine hatta gıda güvenliğini tehdit edecek ve ciddi bir açlık krizini doğuracak oranlara ulaşmaktadır (Mercan & İlkbahar, 2025: 8-12).Filistin ekonomisinde potansiyel barındıran bir başka sektör de turizmdir. Kudüs ve Beytüllahim gibi dini ve kültürel mirasa sahip şehirler, normal koşullarda güçlü bir turizm akışına imkân tanımaktadır. Ancak, bu alanda yapılan Filistin-İsrail işbirliği girişimleri, işgalin dayattığı siyasi ve güvenlik engelleri sebebiyle çoğunlukla başarısız kalmaktadır (PCBS, 2010: 1-2).İsrail tarafından uygulanan ambargolar nedeniyle Filistin’in dış dünya ile bağlantısı neredeyse yoktur. Az miktardaki dış ticaret de İsrail üzerinden yapılmakta olup, bu ürünlerden elde edilen gümrük vergileri çeşitli bahanelerle Filistin yönetimine verilmemektedir【2】 (World Bank, 2023: 9-10).Ekim 2023’ten önce hesaplanan son veriler, Filistin ekonomisinin bazı açılardan kendi ayakları üzerinde durma potansiyeli olduğunu göstermektedir. Zira 2022 verilere göre Filistin’in GSYİH’sı 4.017,7 milyon dolar, kişi başı gelir 3.087 dolar, büyüme yüzde 4, enflasyon yüzde 108,44, işsizlik oranı yüzde 24,4 ve yoksulluk oranı yüzde 26,7 olarak kaydedilmiştir. Yine 2022 yılında toplam dış borç bakiyesi, bir önceki yıla göre yüzde 11 azalarak yaklaşık 2.006 milyon dolar olurken cari denge/GSYİH yüzde -12,8, bütçe dengesi/GSYİH yüzde -4,5 olarak belirtilmektedir. Filistin hükümeti tarafından yürürlüğe konulan mali reformlar sayesinde 2008’de yüzde 26,1 seviyesinde olan bütçe açığı 2022’de yüzde 4,5’e kadar gerilemiştir (PCBS, 2023: 37, 58, 65, 166; DEİK, 2022).Ekim 2023 sonrasında İsrail’in soykırım girişiminin ardından bu ekonomik göstergeler dramatik biçimde hızla tersine dönmüştür. 2024 yılının ilk yarısı itibarıyla GSYİH düşüşü Gazze’de yüzde 86’yı bulurken Batı Şeria’da yüzde 25 olarak gerçekleşmiştir (World Bank, 2024: 1). İşsizlik oranı işgal girişimi öncesi yüzde 25,7 seviyesindeyken işgal girişiminin altıncı ayında yüzde 46,1’e, dokuzuncu ayında ise yüzde 47,8’e yükselmiştir. İnşaat sektörü yüzde 46 düşüşle 332 milyon dolara, sanayi sektörü yüzde 33’lük düşüşle 1.038 milyon dolara, tarım sektörü yüzde 32 düşüşle 564 milyon dolara, hizmet sektörü ise yüzde 27 düşüşle 6.453 milyon dolara gerilemiştir. Ancak bu ekonomik daralma ormancılık ve balıkçılık (yüzde 15,5); madencilik, imalat, elektrik ve su (yüzde 3,6); toptan ve perakende ticaret (yüzde 3,7); ulaştırma ve depolama (yüzde 0,5) ve kamu yönetimi ve savunma (yüzde 2,7) gibi çeşitli sektörlerdeki ekonomik faaliyetlerdeki toparlanma ile kısmen dengelenmiştir. 2024 yılının tamamı göz önüne alındığında Filistin’in GSYİH’si bir önceki yıla göre yüzde 28 küçülmüştür. İnsani Gelişme Endeksi’nde ise 17 ila 20 yıllık bir gerileme yaşanmıştır (PCBS, 2025: 19).

1967 İsrail saldırganlığı ile işgal edilen Gazze Şeridi, 2006 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Hamas’ın siyasi başarı elde etmesinin ardından【1】 artan kısıtlamalara ve askeri müdahalelere maruz kalmıştır. Bu süreçte uluslararası yardımların büyük ölçüde kesilmesi ve İsrail’in tekrar eden saldırıları bölgenin ekonomik ve toplumsal dokusunda ciddi tahribatlara yol açmıştır. Batı Şeria ile kıyaslandığında Gazze’nin çok daha derin bir ekonomik kriz içinde olduğu görülmektedir (PCBS 2017: 22-23; Ertem, 2019: 135).


Filistin ekonomisi, süregelen işgal girişimleri ve çatışmalardan kaynaklanan istikrarsızlık ve coğrafi bütünlük eksikliği gibi yapısal engeller nedeniyle kırılgan bir yapı arz etmektedir. el-Fetih kontrolündeki Batı Şeria ile 2007’den beri Hamas yönetimindeki Gazze arasındaki bölünmüşlük, ortak bir ekonomi politikası izlenmesini imkânsız kılmaktadır. Bu iki bölge arasında insan hareketliliği ve mal dolaşımının İsrail kontrolünde olması ekonomik entegrasyonu engellemekte ve tek bir Filistin ekonomisinden bahsetmeyi zorlaştırmaktadır (Ertem, 2019: 139-140).


İsrail’in 1967 yılından beri devam eden işgal politikaları ve bu amaçla inşa edilen Apartheid Duvarı, ambargolar ve İsrail ile yürütülmeye çalışılan asimetrik ekonomik ilişkiler, Filistin ekonomisinin seyrini belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır. Kezâ, 1994 yılında imzalanan ve 1999 yılında sona ermesi karara bağlanmış olan Paris Ekonomik Protokolü, fiilen uygulanmaya devam ederek Filistin ekonomisini İsrail’e daha da bağımlı hale getirmiştir (PLO-NAD, 2016). Bu protokol Filistin pazarının İsrail mallarıyla dolmasını ve para politikasının İsrail şekeli üzerinden yürütülmesini zorunlu hale getirmiştir. Filistin Para Otoritesi’nin kendi para birimini basamaması, bağımsız bir para politikası izlenmesini engellemiş ve bu durum çoklu para birimi kullanımının getirdiği maliyet ve kur dalgalanmalarına yol açmıştır. Filistin ekonomisi uzun yıllar boyunca düşük maliyetli iş gücü olarak İsrail pazarına entegre olmuş, ancak bu bağımlılık Filistin adına istikrarlı ve sürdürülebilir bir kalkınma üretmekten uzak kalmıştır (Pappe, 2007: 369).


Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) başta olmak üzere, Katar, Türkiye ve Avrupa Birliği gibi aktörlerin finansal katkıları; aynı zamanda yurt dışında yaşayan Filistinlilerin yakınlarına gönderdikleri döviz cinsi paralar, Filistin topraklarındaki kamu hizmetleri ve ekonomik süreklilik açısından önemli rol oynasa da ekonomik refahın her geçen gün daha fazla kötüye gitmesine engel olamamaktadır (Jeremy & Tartir, 2021: 223-224).


İsrail’in uyguladığı çok yönlü kısıtlamalara rağmen tarım ve turizm Filistin ekonomisinin önemli bir bileşeni olmaya devam etmektedir. Toplam ekili arazinin yaklaşık yarısı zeytin üretimine ayrılmakta ve zeytin mamulleri, diğer tüm tarımsal kalemlerden daha fazla ihracat geliri sağlamaktadır (Mercan & İlkbahar, 2025: 29-30). Bununla birlikte İsrail, yeni gasp alanları oluşturabilmek için tarıma ayrılan arazilere sistematik biçimde el koymakta, sulama altyapısını tahrip etmekte ve üretim girdilerine yönelik ciddi kısıtlamalar getirmektedir. Bu durum tarımsal faaliyetlerin sürekli gerilemesine hatta gıda güvenliğini tehdit edecek ve ciddi bir açlık krizini doğuracak oranlara ulaşmaktadır (Mercan & İlkbahar, 2025: 8-12).


Filistin ekonomisinde potansiyel barındıran bir başka sektör de turizmdir. Kudüs ve Beytüllahim gibi dini ve kültürel mirasa sahip şehirler, normal koşullarda güçlü bir turizm akışına imkân tanımaktadır. Ancak, bu alanda yapılan Filistin-İsrail işbirliği girişimleri, işgalin dayattığı siyasi ve güvenlik engelleri sebebiyle çoğunlukla başarısız kalmaktadır (PCBS, 2010: 1-2).


İsrail tarafından uygulanan ambargolar nedeniyle Filistin’in dış dünya ile bağlantısı neredeyse yoktur. Az miktardaki dış ticaret de İsrail üzerinden yapılmakta olup, bu ürünlerden elde edilen gümrük vergileri çeşitli bahanelerle Filistin yönetimine verilmemektedir【2】 (World Bank, 2023: 9-10).


Ekim 2023’ten önce hesaplanan son veriler, Filistin ekonomisinin bazı açılardan kendi ayakları üzerinde durma potansiyeli olduğunu göstermektedir. Zira 2022 verilere göre Filistin’in GSYİH’sı 4.017,7 milyon dolar, kişi başı gelir 3.087 dolar, büyüme yüzde 4, enflasyon yüzde 108,44, işsizlik oranı yüzde 24,4 ve yoksulluk oranı yüzde 26,7 olarak kaydedilmiştir. Yine 2022 yılında toplam dış borç bakiyesi, bir önceki yıla göre yüzde 11 azalarak yaklaşık 2.006 milyon dolar olurken cari denge/GSYİH yüzde -12,8, bütçe dengesi/GSYİH yüzde -4,5 olarak belirtilmektedir. Filistin hükümeti tarafından yürürlüğe konulan mali reformlar sayesinde 2008’de yüzde 26,1 seviyesinde olan bütçe açığı 2022’de yüzde 4,5’e kadar gerilemiştir (PCBS, 2023: 37, 58, 65, 166; DEİK, 2022).


Ekim 2023 sonrasında İsrail’in soykırım girişiminin ardından bu ekonomik göstergeler dramatik biçimde hızla tersine dönmüştür. 2024 yılının ilk yarısı itibarıyla GSYİH düşüşü Gazze’de yüzde 86’yı bulurken Batı Şeria’da yüzde 25 olarak gerçekleşmiştir (World Bank, 2024: 1). İşsizlik oranı işgal girişimi öncesi yüzde 25,7 seviyesindeyken işgal girişiminin altıncı ayında yüzde 46,1’e, dokuzuncu ayında ise yüzde 47,8’e yükselmiştir. İnşaat sektörü yüzde 46 düşüşle 332 milyon dolara, sanayi sektörü yüzde 33’lük düşüşle 1.038 milyon dolara, tarım sektörü yüzde 32 düşüşle 564 milyon dolara, hizmet sektörü ise yüzde 27 düşüşle 6.453 milyon dolara gerilemiştir. Ancak bu ekonomik daralma ormancılık ve balıkçılık (yüzde 15,5); madencilik, imalat, elektrik ve su (yüzde 3,6); toptan ve perakende ticaret (yüzde 3,7); ulaştırma ve depolama (yüzde 0,5) ve kamu yönetimi ve savunma (yüzde 2,7) gibi çeşitli sektörlerdeki ekonomik faaliyetlerdeki toparlanma ile kısmen dengelenmiştir. 2024 yılının tamamı göz önüne alındığında Filistin’in GSYİH’si bir önceki yıla göre yüzde 28 küçülmüştür. İnsani Gelişme Endeksi’nde ise 17 ila 20 yıllık bir gerileme yaşanmıştır (PCBS, 2025: 19).

Kaynakça

DEİK (2022). Filistin Bilgi Notu. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.deik.org.tr/uploads/filistin-bilgi-notu-eylul-22.pdf.

Ertem, H.S. (2019). “Filistin’in Sosyo-Ekonomik Sıkıntılarının Giderilmesinde Türkiye’nin İmkân ve Sınırları”. Türkiye Ortadoğu Çalışmaları Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 1, ss. 133-168.

Jeremy, W., and Tartir, A. (2021). “Political Economy of Foreign Aid in the Occupied Palestinian Territories: A Conceptual Framing”. Alaa Tartir, Tariq Dana, Timothy Seidel vd. (Ed.) Political Economy of Palestine: Critical, Interdisciplinary, and Decolonial Perspectives. (s. 223–247) Cham, Switzerland: Palgrave Macmillan.

Mercan, M. H.; İlkbahar, H. (2025). “Gazze Soykırımının Öteki Yüzü: Su Kaynakları, Tarım Alanları ve Hayvan Çiftlikleri”. SETA. Erişim Tarihi: 14.08.2025, https://www.setav.org/gazze-soykiriminin-oteki-yuzu-su-kaynaklari-tarim-alanlari-ve-hayvan-ciftlikleri.

PCBS (2010). Issues a Press Release on The Occasion of World Tourism Day. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.pcbs.gov.ps/Portals/_pcbs/PressRelease/tourism2010E.pdf.

PCBS (2023). Palestinian Central Bureau of Statistics. Erişim Tarihi: 27.09.2025, https://www.pcbs.gov.ps/Downloads/book2688.pdf.

PCBS (2025). Palestinian Central Bureau of Statistics. Erişim Tarihi: 28.06.2025, https://www.pcbs.gov.ps/Downloads/book2723.pdf.

PLO-NAD (2016). Paris Protocol. Erişim Tarihi: 08.07.2025, https://www.nad.ps/en/publication-resources/agreements/paris-protocol.

Pappe, I. (2007). Modern Filistin Tarihi, çev.: Nuri Plümer. Ankara: Phoenix.

World Bank (2023). Racing Agiınst Time Racing Against Time World Bank Economic Monitoring Report to the Ad Hoc Liaison Committee, Erişim Tarihi: 28.09.2025, https://documents1.worldbank.org/curated/en/099638209132320721/pdf/IDU0e8b2e87e098b004a7a09dcb07634eb9548f4.pdf.

World Bank (2024). Economic Monitoring Report, Impacts of the Conflict in the Middle East on the Palestinian Economy. Erişim Tarihi: 08.08.2025, https://thedocs.worldbank.org/en/doc/7fa86a-3dc815d1b545b1eb0f129e351b-0280012024/original/WorldBank-PalestinianEconomicUpdate-Dec2024-final.pdf.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. 2006 Yasama Meclisi Seçimi

  • [2]

    Bu durum vergi gasbı olarak görülebilir.

Atıf İçin

apaKumaş, M. S. (2026). Ekonomi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 436-438) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadKumaş, Mehmet Salih. “Ekonomi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 436-438. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Ekonomi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor