
ORCID ID
0000-0003-2765-5552
Ekonomik kriz, bir ülke ekonomisinde üretim, tüketim, yatırım, istihdam, fiyat istikrarı ve finansal sistemin işleyişi gibi temel alanlarda ani, derin ve olumsuz değişimlerin yaşandığı dönemdir (Reinhart & Rogoff, 2009). Krizler genellikle büyüme oranlarında keskin düşüş, işsizlik oranlarında hızlı artış, fiyat istikrarsızlığı (enflasyon veya deflasyon), finansal piyasalarda çöküş ve ekonomik güvenin zedelenmesi gibi göstergelerle tanımlanır (Kindleberger & Aliber, 2005). Ekonomik kriz dönemlerinde hanehalklarının reel gelirleri azalır【1】, yatırımlar yavaşlar, devletin vergi gelirleri düşerken sosyal harcamaları artar. Finansal piyasalarda dalgalanmalar ve likidite sıkışıklıkları yaşanır (Krugman & Obstfeld, 2018). Bu dönemler hem kısa vadeli istikrarsızlık hem de uzun vadeli yapısal sorunlar yaratma potansiyeline sahiptir【2】. Bunların yanı sıra ekonomik krizler hem içsel hem de dışsal faktörlerin etkileşimi sonucunda meydana gelir (Eichengreen, 2015). İçsel faktörler arasında makroekonomik dengesizlikler, finansal balonlar ve reel sektör kırılganlıkları öne çıkarken, dışsal faktörler politik ve jeopolitik şoklar ile küresel ekonomik etkileşimlerdir.Makroekonomik dengesizlikler, yüksek enflasyon, kronik bütçe açıkları【3】 ve cari işlemler dengesindeki bozulmaları ile kendini gösterir. Bu durum, ekonomik sistemin dış şoklara karşı dayanıklılığını azaltır ve kriz riskini artırır. Finansal balonlar ise borsa【4】 veya gayrimenkul gibi varlık piyasalarında görülen spekülatif ve sürdürülemez fiyat artışlarıyla ilgilidir. Balonun patlaması, kısa sürede ciddi değer kayıplarına ve likidite sorunlarına yol açabilir. Öte yandan, politik ve jeopolitik şoklar; siyasi istikrarsızlık, savaş, doğal afet veya küresel salgınlar gibi faktörleri kapsar ve ekonomik faaliyetlerin ani bir şekilde daralmasına neden olabilir. Son olarak, küresel etkileşimler, bir ülkede başlayan ekonomik krizin ticaret ve finans kanalları aracılığıyla diğer ülkelere bulaşmasını sağlar; bu durum, krizlerin uluslararası boyut kazanmasına ve contagion effect olarak adlandırılan zincirleme etkilere yol açar.Krizler, yapısal özelliklerine göre farklı türlerde sınıflandırılabilir. Finansal krizler, bankacılık sistemindeki çöküşler, para krizleri ve borsa çöküşlerini içerir (Kindleberger & Aliber, 2005). Borç krizleri, kamu veya özel sektör borçlarının geri ödenemez hale gelmesiyle ortaya çıkar (Reinhart & Rogoff, 2009). Reel sektör krizleri, üretim ve sanayi sektörlerinde daralma ve buna bağlı işsizlik artışıyla kendini gösterirken, dış ticaret krizleri döviz gelirlerindeki ani düşüş ve dış ticaret dengesinin bozulmasıyla tanımlanır.Ekonomik krizlerin önlenmesi ve etkilerinin hafifletilmesinde İslam iktisadı, faizsiz finansman, risk paylaşımı ve adil gelir dağılımı ilkelerini ön plana çıkarır. Bu yaklaşım, özellikle borç ve finansal krizlerin etkilerini azaltmakta ve reel ekonomi ile ticari faaliyetlerin istikrarını desteklemektedir. Faizsiz bankacılık ve İslami sermaye piyasaları, spekülatif balonlara karşı daha dirençli bir yapı sunarak krizlerin yayılmasını sınırlayabilir. Böylece, İslam iktisadı, hem kriz öncesi sistemik kırılganlıkların azaltılmasına hem de kriz anında ekonomik istikrarın korunmasına katkı sağlayan alternatif bir perspektif sunmaktadır.Filistin ekonomisi, diğer ülkelerden farklı olarak, yalnızca makroekonomik dalgalanmaların değil, aynı zamanda siyasi ve yapısal kısıtlamaların etkisiyle sürekli kriz eğilimindedir. Özellikle İsrail işgali, hareket kısıtlamaları, ticaret engelleri ve kaynaklara erişim problemleri Filistin’in ekonomik kırılganlığını artırmaktadır (World Bank, 2023). Bu nedenle Filistin’de ekonomik krizler hem dışsal şoklar (küresel fiyat artışları, uluslararası krizler) hem de yapısal faktörler (işgal, sınır kısıtlamaları, mali özerklik eksikliği) ile şekillenmektedir.Filistin’de işsizlik oranları dünyanın en yüksek seviyelerindedir; özellikle genç nüfusta işsizlik yüzde 40’ın üzerindedir (IMF, 2022: 4). Reel sektör, hareket kısıtlamaları nedeniyle dış pazarlara erişimde zorlanmakta, yatırımlar düşük kalmakta ve üretim kapasitesi sınırlanmaktadır. Mali açıdan ise, Filistin Yönetimi’nin gelirlerinin büyük kısmı dış yardımlara ve İsrail tarafından toplanan vergi gelirlerine bağlıdır. Bu bağımlılık, kriz dönemlerinde mali kırılganlıkları artırmaktadır (UNCTAD, 2020).Ekonomik krizlerin Filistin’deki en belirgin yansımalarından biri de döviz politikası kısıtlarıdır. Filistin Para Otoritesi (PMA), ulusal para ihraç edememekte, para arzını kontrol edememekte ve tam anlamıyla bağımsız bir para politikası yürütememektedir. Bu durum, kriz anlarında likidite yönetimi ve faiz oranları üzerinde politika geliştirme kapasitesini sınırlamaktadır (PMA, 2024). Sonuç olarak Filistin, ekonomik krizleri yönetmede klasik para ve maliye politikası araçlarını kullanamamakta, yalnızca bankacılık sektörünü düzenleme, ödeme sistemlerini geliştirme ve döviz rezervlerini yönetme gibi alanlarda sınırlı bir rol üstlenebilmektedir.İslam iktisadı perspektifinden bakıldığında, Filistin’deki krizler sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyo-politik ve ahlaki bir sorun olarak ele alınmalıdır. Faizsiz finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, özellikle mikrofinans ve kar-zarar ortaklığı esaslı modellerin yaygınlaştırılması, işsizlik ve fakirliğin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Zekât ve vakıf kurumlarının etkinleştirilmesi, toplum içi dayanışmayı güçlendirerek krizlerin sosyal etkilerini hafifletebilir (Iqbal & Mirakhor, 2011). Ayrıca, yerel üretim ve ticaretin desteklenmesi, dış yardıma bağımlılığın azaltılması için stratejik bir adım olabilir.Dolayısıyla, Filistin örneğinde ekonomik krizler yalnızca küresel veya bölgesel dalgalanmalardan değil, aynı zamanda işgal kaynaklı yapısal kısıtlamalardan doğmaktadır. Bu durum, İslam iktisadının önerdiği ahlaki iktisat, risk paylaşımı ve adil gelir dağılımı ilkelerinin Filistin için yalnızca teorik değil aynı zamanda hayati bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.
Ekonomik kriz, bir ülke ekonomisinde üretim, tüketim, yatırım, istihdam, fiyat istikrarı ve finansal sistemin işleyişi gibi temel alanlarda ani, derin ve olumsuz değişimlerin yaşandığı dönemdir (Reinhart & Rogoff, 2009). Krizler genellikle büyüme oranlarında keskin düşüş, işsizlik oranlarında hızlı artış, fiyat istikrarsızlığı (enflasyon veya deflasyon), finansal piyasalarda çöküş ve ekonomik güvenin zedelenmesi gibi göstergelerle tanımlanır (Kindleberger & Aliber, 2005). Ekonomik kriz dönemlerinde hanehalklarının reel gelirleri azalır【1】, yatırımlar yavaşlar, devletin vergi gelirleri düşerken sosyal harcamaları artar. Finansal piyasalarda dalgalanmalar ve likidite sıkışıklıkları yaşanır (Krugman & Obstfeld, 2018). Bu dönemler hem kısa vadeli istikrarsızlık hem de uzun vadeli yapısal sorunlar yaratma potansiyeline sahiptir【2】. Bunların yanı sıra ekonomik krizler hem içsel hem de dışsal faktörlerin etkileşimi sonucunda meydana gelir (Eichengreen, 2015). İçsel faktörler arasında makroekonomik dengesizlikler, finansal balonlar ve reel sektör kırılganlıkları öne çıkarken, dışsal faktörler politik ve jeopolitik şoklar ile küresel ekonomik etkileşimlerdir.
Makroekonomik dengesizlikler, yüksek enflasyon, kronik bütçe açıkları【3】 ve cari işlemler dengesindeki bozulmaları ile kendini gösterir. Bu durum, ekonomik sistemin dış şoklara karşı dayanıklılığını azaltır ve kriz riskini artırır. Finansal balonlar ise borsa【4】 veya gayrimenkul gibi varlık piyasalarında görülen spekülatif ve sürdürülemez fiyat artışlarıyla ilgilidir. Balonun patlaması, kısa sürede ciddi değer kayıplarına ve likidite sorunlarına yol açabilir. Öte yandan, politik ve jeopolitik şoklar; siyasi istikrarsızlık, savaş, doğal afet veya küresel salgınlar gibi faktörleri kapsar ve ekonomik faaliyetlerin ani bir şekilde daralmasına neden olabilir. Son olarak, küresel etkileşimler, bir ülkede başlayan ekonomik krizin ticaret ve finans kanalları aracılığıyla diğer ülkelere bulaşmasını sağlar; bu durum, krizlerin uluslararası boyut kazanmasına ve contagion effect olarak adlandırılan zincirleme etkilere yol açar.
Krizler, yapısal özelliklerine göre farklı türlerde sınıflandırılabilir. Finansal krizler, bankacılık sistemindeki çöküşler, para krizleri ve borsa çöküşlerini içerir (Kindleberger & Aliber, 2005). Borç krizleri, kamu veya özel sektör borçlarının geri ödenemez hale gelmesiyle ortaya çıkar (Reinhart & Rogoff, 2009). Reel sektör krizleri, üretim ve sanayi sektörlerinde daralma ve buna bağlı işsizlik artışıyla kendini gösterirken, dış ticaret krizleri döviz gelirlerindeki ani düşüş ve dış ticaret dengesinin bozulmasıyla tanımlanır.
Ekonomik krizlerin önlenmesi ve etkilerinin hafifletilmesinde İslam iktisadı, faizsiz finansman, risk paylaşımı ve adil gelir dağılımı ilkelerini ön plana çıkarır. Bu yaklaşım, özellikle borç ve finansal krizlerin etkilerini azaltmakta ve reel ekonomi ile ticari faaliyetlerin istikrarını desteklemektedir. Faizsiz bankacılık ve İslami sermaye piyasaları, spekülatif balonlara karşı daha dirençli bir yapı sunarak krizlerin yayılmasını sınırlayabilir. Böylece, İslam iktisadı, hem kriz öncesi sistemik kırılganlıkların azaltılmasına hem de kriz anında ekonomik istikrarın korunmasına katkı sağlayan alternatif bir perspektif sunmaktadır.
Filistin ekonomisi, diğer ülkelerden farklı olarak, yalnızca makroekonomik dalgalanmaların değil, aynı zamanda siyasi ve yapısal kısıtlamaların etkisiyle sürekli kriz eğilimindedir. Özellikle İsrail işgali, hareket kısıtlamaları, ticaret engelleri ve kaynaklara erişim problemleri Filistin’in ekonomik kırılganlığını artırmaktadır (World Bank, 2023). Bu nedenle Filistin’de ekonomik krizler hem dışsal şoklar (küresel fiyat artışları, uluslararası krizler) hem de yapısal faktörler (işgal, sınır kısıtlamaları, mali özerklik eksikliği) ile şekillenmektedir.
Filistin’de işsizlik oranları dünyanın en yüksek seviyelerindedir; özellikle genç nüfusta işsizlik yüzde 40’ın üzerindedir (IMF, 2022: 4). Reel sektör, hareket kısıtlamaları nedeniyle dış pazarlara erişimde zorlanmakta, yatırımlar düşük kalmakta ve üretim kapasitesi sınırlanmaktadır. Mali açıdan ise, Filistin Yönetimi’nin gelirlerinin büyük kısmı dış yardımlara ve İsrail tarafından toplanan vergi gelirlerine bağlıdır. Bu bağımlılık, kriz dönemlerinde mali kırılganlıkları artırmaktadır (UNCTAD, 2020).
Ekonomik krizlerin Filistin’deki en belirgin yansımalarından biri de döviz politikası kısıtlarıdır. Filistin Para Otoritesi (PMA), ulusal para ihraç edememekte, para arzını kontrol edememekte ve tam anlamıyla bağımsız bir para politikası yürütememektedir. Bu durum, kriz anlarında likidite yönetimi ve faiz oranları üzerinde politika geliştirme kapasitesini sınırlamaktadır (PMA, 2024). Sonuç olarak Filistin, ekonomik krizleri yönetmede klasik para ve maliye politikası araçlarını kullanamamakta, yalnızca bankacılık sektörünü düzenleme, ödeme sistemlerini geliştirme ve döviz rezervlerini yönetme gibi alanlarda sınırlı bir rol üstlenebilmektedir.
İslam iktisadı perspektifinden bakıldığında, Filistin’deki krizler sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyo-politik ve ahlaki bir sorun olarak ele alınmalıdır. Faizsiz finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, özellikle mikrofinans ve kar-zarar ortaklığı esaslı modellerin yaygınlaştırılması, işsizlik ve fakirliğin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Zekât ve vakıf kurumlarının etkinleştirilmesi, toplum içi dayanışmayı güçlendirerek krizlerin sosyal etkilerini hafifletebilir (Iqbal & Mirakhor, 2011). Ayrıca, yerel üretim ve ticaretin desteklenmesi, dış yardıma bağımlılığın azaltılması için stratejik bir adım olabilir.
Dolayısıyla, Filistin örneğinde ekonomik krizler yalnızca küresel veya bölgesel dalgalanmalardan değil, aynı zamanda işgal kaynaklı yapısal kısıtlamalardan doğmaktadır. Bu durum, İslam iktisadının önerdiği ahlaki iktisat, risk paylaşımı ve adil gelir dağılımı ilkelerinin Filistin için yalnızca teorik değil aynı zamanda hayati bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.
Bayram, K.; Ergun, H.; Gulzar, Y.& Alım, H. B. (2022). “Leveraging AI to Study the Impact of CO-VID-19 on Consumer Online Purchase Behaviour: A Study of Konya”. Karatay İslam İktisadı ve Finans Dergisi, 1(1), 5-26. Eichengreen, B. (2015). Hall of Mirrors: The Great Depression, the Great Recession, and the Uses-and Misuses-of History. Oxford: Oxford University Press. IMF. (2022). West Bank and Gaza: Selected Issues. Erişim Tarihi:05.10.2025, https://www.imf.org/en/Publications/CR/Issues/2022/09/15/West-Bank-and-Gaza-Selected-Issues-523402.
Iqbal, Z., & Mirakhor, A. (2011).An Introduction to Islamic Finance: Theory and Practice(Vol. 687). Singapore: John Wiley & Sons. Kindleberger, C. P., & Aliber, R. Z. (2005). Manias, Panics and Crashes: A History of Financial Crises. New York: Palgrave Macmillan. Krugman, P., & Obstfeld, M. (2018). International Economics: Theory and Policy. New York: Pearson. PMA (2024). Annual Report. Erişim Tarihi: 05.10.2025, chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.pma.ps/Portals/0/Users/002/02/2/Publications/English/Annual%20Reports/PMA%20Annual%20Reports/Annual%20Report-%202024%20-%20FINAL.pdf?ver=2025-09-11-103237-523×tamp=1757576220016.Reinhart, C. M., & Rogoff, K. S. (2009). This Time is Different: Eight Centuries of Financial Folly. Princeton University Press. Şanlı, O. (2021). “Türkiye’de 1994, 2001 ve 2018-2021 Kur Krizlerinin Yeni Nesil Kriz Teorileri Çerçevesinde İncelenmesi”. Aydın İktisat Fakültesi Dergisi. 6(2), 117-158. UNCTAD. (2020). Economic Costs of the Israeli Occupation for the Palestinian People: The Impoverishment of Gaza under Blockade. Erişim Tarihi: 05.10.2025, chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://unctad.org/system/files/official-document/gdsapp2020d1_en.pdf.World Bank. (2023). Palestine Economic Monitoring Report. Washington, DC: World Bank.
[1]
Bkz. Hanehalkı Geliri
[2]
Bkz. Ekonomik Dengesizlikler
[3]
Ayrıca bkz. Bütçe Açığı
[4]
Ayrıca bkz. Ticaret Borsası
| apa | Ergun, K. (2026). Ekonomik Kriz. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 445-448) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Ergun, Kamola. “Ekonomik Kriz”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 445-448. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Ekonomik Kriz" maddesi için tartışma başlatın