
ORCID ID
0000-0001-8672-0436
1948’den bu yana işgal altında bulunan Filistin’in dış ticareti, özellikle 1967–1994 yılları arasında tamamen İsrail’in kontrolü altında yürütülmüştür. Bu süreçte İsrail’in belirlediği; tüm vergiler, ithalat tarifeleri ve standartlar Batı Şeria ve Gazze’de doğrudan uygulanmıştır (UNCTAD, 1994).29 Nisan 1994 tarihinde, Oslo görüşmelerinin bir parçası olarak Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında “Ekonomik İlişkiler Protokolü”, yani Paris Protokolü imzalanmıştır (UNQP, 1994)【1】. Başlangıçta yalnızca Gazze ve Eriha bölgelerini kapsayan bu protokol, kısa sürede tüm Filistin topraklarını içine alacak şekilde genişletilmiştir. Anlaşma görünürde iki taraf arasında bir gümrük birliği kurma amacı taşımakla birlikte, fiiliyatta Filistin ekonomisini İsrail ekonomisine bağımlı hale getirmiştir. Protokol iş gücü, ticaret, mali ilişkiler ve parasal düzenlemeler olmak üzere dört ana başlıkta düzenlenmiştir. Bu kapsamda, iki taraf arasında gümrük vergisi muafiyeti getirilmiş, ancak Filistin’in bağımsız dış ticaret politikası belirleme hakkı ortadan kaldırılmıştır. Yalnızca belirli ürünler üzerinden sınırlı istisnalar tanınmıştır, Katma Değer Vergisi (KDV) ise İsrail ile dar bir farklılık aralığı içinde sınırlandırılmıştır. Ayrıca İsrail, üçüncü ülkelerden yapılan ithalatlara ilişkin vergileri toplama yetkisini elinde tutmuş, bunları sonrasında Filistin’e aktarmayı taahhüt etmiştir【2】 (Paris Protocol, 1994).Her ne kadar protokol başlangıçta bazı avantajlar sunsa da İsrail’in, “kapatma” ve “kısıtlama” uygulama yetkisi Filistin ekonomisine büyük zarar vermiştir. 2005’te imzalanan “Hareket ve Ulaşım Anlaşması (Agreement on Movement and Access)” kısa süre sonra İsrail tarafından uygulanmaz hale sokulmuş; ithalat, ihracat ve yardım akışında ağır kısıtlamalar getirilmiştir. İsrail ayrıca, işçilerin girişine ve tarım ürünlerinin ihracına izin verme taahhütlerini de yerine getirmemiştir (NAD, 2025). Bu ihlaller Filistin ekonomisini işlevsiz bir hale sürüklemiştir.Filistin’in dış ticaretinin yalnızca İsrail limanları ve havaalanları, Filistin Yönetimi ile Ürdün arasındaki sınır geçişleri ve Mısır ile bağlantıyı sağlayan Refah Sınır Kapısı üzerinden yapılabileceği hükme bağlanmıştır (Harpaz & Reich 2023: 594-96).Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yayımlanan “İşgal Altındaki Filistin Toprakları için Acil Çağrı” raporunda, 2024 Aralık ayı itibarıyla Gazze’deki giriş- çıkış kapılarının durumu ayrıntılı olarak bir şekilde ele alınmaktadır. Rapora göre, Gazze’de bulunan 8 sınır kapısından yalnızca 4’ü sınırlı ölçüde açık tutulmaktadır. Bu kapılardan geçişler, İsrail tarafından önceden onaylanmış ürün listeleri ve belirli kişilerle sınırlandırılmıştır. Geriye kalan 4 kapıdan 3’ü tamamen, 1’i ise geçici olarak kapalıdır (OCHA, 2024b: 3).Gazze’nin dış dünya ile bağlantısını sağlayan giriş-çıkış noktaları İsrail’in kontrolündedir. Bu noktalar, çeşitli gerekçelerle zaman zaman tamamen veya kısmen kapatılmaktadır. Erez Kapısı kısıtlı yolcu geçişine, Kerem Shalom ticari mal girişine, Refah ise Mısır kontrolünde sınırlı geçişe izin vermektedir. Diğer kapılar (Nahal Oz, Karni, Sufa) tamamen kapatılmıştır. Ayrıca İsrail, “çift kullanımlı” olarak sınıflandırdığı telekomünikasyon, tıbbi ve laboratuvar ürünlerinin ithalatını yasaklamakta veya özel lisansa bağlamaktadır (ITA, 2023). 2007’de Hamas’ın kontrolü ele geçirmesiyle uygulanan abluka ihracatı tamamen durdurmuş, üretim ve istihdamı olumsuz etkilemiştir. 2010’dan sonra sınırlı tarımsal ihracata, 2014 sonrası ise Batı Şeria ve kısmen İsrail’e ticari transferlere izin verilmiş olsa da kısıtlamalar sürmüş ve 2016’da Gazze’nin ihracat hacmi, 2007 öncesinin yüzde 20’sinin altında kalmıştır (OCHA, 2017: 10).2007’de ablukanın başlamasıyla Gazze’ye giren günlük kamyon sayısı 583’ten 112’ye düşmüş, ithalatın yüzde 70’i gıdaya indirgenmiştir【3】. Sanayi, tarım ve inşaat için gerekli malzemelerin yasaklanması sonucu sanayi kuruluşlarının yüzde 95’i kapanmak zorunda kalmıştır. İhracat ise kesme çiçek ve çilek dışında neredeyse tamamen durdurulmuştur (UN, 2009). Abluka kapsamında ayrıca, enerji girişleri azaltılmış, balıkçılık ve tarım alanlarına【4】 erişim engellenmiştir. İsrail’in uyguladığı “arka arkaya” sistemi, malların kamyonlar arasında aktarılmasını zorunlu kılarak nakliye maliyetlerini artırmıştır (NAD, 2025).OCHA’nın 2024 raporuna göre, Gazze’nin 2 milyonu aşan nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yalnızca insani yardımlar yeterli değildir. Ticaretin yeniden canlandırılması amacıyla günlük en az 600 kamyonun bölgeye girmesi gerekmektedir. Bunun 300’ü ticari ürün, 200’ü BM yardımı, 100’ü ise Kızılay malzemeleri olmalıdır (OCHA, 2024a: 17). Ancak, İsrail’in keyfi kısıtlamaları; kişniş, adaçayı, çikolata veya oyuncak gibi malları yasaklarken tarçın veya plastik kovaya izin vermesi gibi çelişkili örneklerle sürmektedir (Hass, 2010). Sonuç olarak, yaklaşık 80 yıldır işgal altında bulunan Filistin, 1994 Paris Protokolü ile ekonomisinin İsrail’e fiilen bağlanmasıyla hiçbir fonksiyonunu yerine getiremez hale getirilmiştir. Özellikle Gazze Şeridi’nde, sınır kapılarında uygulanan kapatma ve ağır kısıtlamalar dış ticareti neredeyse imkânsız kılmış; bu durum üretim sektörlerinin faaliyetlerini sürdürememesine, sanayinin çökmesine ve halkın temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma gelmesine yol açmıştır.
1948’den bu yana işgal altında bulunan Filistin’in dış ticareti, özellikle 1967–1994 yılları arasında tamamen İsrail’in kontrolü altında yürütülmüştür. Bu süreçte İsrail’in belirlediği; tüm vergiler, ithalat tarifeleri ve standartlar Batı Şeria ve Gazze’de doğrudan uygulanmıştır (UNCTAD, 1994).
29 Nisan 1994 tarihinde, Oslo görüşmelerinin bir parçası olarak Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında “Ekonomik İlişkiler Protokolü”, yani Paris Protokolü imzalanmıştır (UNQP, 1994)【1】. Başlangıçta yalnızca Gazze ve Eriha bölgelerini kapsayan bu protokol, kısa sürede tüm Filistin topraklarını içine alacak şekilde genişletilmiştir. Anlaşma görünürde iki taraf arasında bir gümrük birliği kurma amacı taşımakla birlikte, fiiliyatta Filistin ekonomisini İsrail ekonomisine bağımlı hale getirmiştir. Protokol iş gücü, ticaret, mali ilişkiler ve parasal düzenlemeler olmak üzere dört ana başlıkta düzenlenmiştir. Bu kapsamda, iki taraf arasında gümrük vergisi muafiyeti getirilmiş, ancak Filistin’in bağımsız dış ticaret politikası belirleme hakkı ortadan kaldırılmıştır. Yalnızca belirli ürünler üzerinden sınırlı istisnalar tanınmıştır, Katma Değer Vergisi (KDV) ise İsrail ile dar bir farklılık aralığı içinde sınırlandırılmıştır. Ayrıca İsrail, üçüncü ülkelerden yapılan ithalatlara ilişkin vergileri toplama yetkisini elinde tutmuş, bunları sonrasında Filistin’e aktarmayı taahhüt etmiştir【2】 (Paris Protocol, 1994).
Her ne kadar protokol başlangıçta bazı avantajlar sunsa da İsrail’in, “kapatma” ve “kısıtlama” uygulama yetkisi Filistin ekonomisine büyük zarar vermiştir. 2005’te imzalanan “Hareket ve Ulaşım Anlaşması (Agreement on Movement and Access)” kısa süre sonra İsrail tarafından uygulanmaz hale sokulmuş; ithalat, ihracat ve yardım akışında ağır kısıtlamalar getirilmiştir. İsrail ayrıca, işçilerin girişine ve tarım ürünlerinin ihracına izin verme taahhütlerini de yerine getirmemiştir (NAD, 2025). Bu ihlaller Filistin ekonomisini işlevsiz bir hale sürüklemiştir.
Filistin’in dış ticaretinin yalnızca İsrail limanları ve havaalanları, Filistin Yönetimi ile Ürdün arasındaki sınır geçişleri ve Mısır ile bağlantıyı sağlayan Refah Sınır Kapısı üzerinden yapılabileceği hükme bağlanmıştır (Harpaz & Reich 2023: 594-96).
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yayımlanan “İşgal Altındaki Filistin Toprakları için Acil Çağrı” raporunda, 2024 Aralık ayı itibarıyla Gazze’deki giriş- çıkış kapılarının durumu ayrıntılı olarak bir şekilde ele alınmaktadır. Rapora göre, Gazze’de bulunan 8 sınır kapısından yalnızca 4’ü sınırlı ölçüde açık tutulmaktadır. Bu kapılardan geçişler, İsrail tarafından önceden onaylanmış ürün listeleri ve belirli kişilerle sınırlandırılmıştır. Geriye kalan 4 kapıdan 3’ü tamamen, 1’i ise geçici olarak kapalıdır (OCHA, 2024b: 3).
Gazze’nin dış dünya ile bağlantısını sağlayan giriş-çıkış noktaları İsrail’in kontrolündedir. Bu noktalar, çeşitli gerekçelerle zaman zaman tamamen veya kısmen kapatılmaktadır. Erez Kapısı kısıtlı yolcu geçişine, Kerem Shalom ticari mal girişine, Refah ise Mısır kontrolünde sınırlı geçişe izin vermektedir. Diğer kapılar (Nahal Oz, Karni, Sufa) tamamen kapatılmıştır. Ayrıca İsrail, “çift kullanımlı” olarak sınıflandırdığı telekomünikasyon, tıbbi ve laboratuvar ürünlerinin ithalatını yasaklamakta veya özel lisansa bağlamaktadır (ITA, 2023). 2007’de Hamas’ın kontrolü ele geçirmesiyle uygulanan abluka ihracatı tamamen durdurmuş, üretim ve istihdamı olumsuz etkilemiştir. 2010’dan sonra sınırlı tarımsal ihracata, 2014 sonrası ise Batı Şeria ve kısmen İsrail’e ticari transferlere izin verilmiş olsa da kısıtlamalar sürmüş ve 2016’da Gazze’nin ihracat hacmi, 2007 öncesinin yüzde 20’sinin altında kalmıştır (OCHA, 2017: 10).
2007’de ablukanın başlamasıyla Gazze’ye giren günlük kamyon sayısı 583’ten 112’ye düşmüş, ithalatın yüzde 70’i gıdaya indirgenmiştir【3】. Sanayi, tarım ve inşaat için gerekli malzemelerin yasaklanması sonucu sanayi kuruluşlarının yüzde 95’i kapanmak zorunda kalmıştır. İhracat ise kesme çiçek ve çilek dışında neredeyse tamamen durdurulmuştur (UN, 2009). Abluka kapsamında ayrıca, enerji girişleri azaltılmış, balıkçılık ve tarım alanlarına【4】 erişim engellenmiştir. İsrail’in uyguladığı “arka arkaya” sistemi, malların kamyonlar arasında aktarılmasını zorunlu kılarak nakliye maliyetlerini artırmıştır (NAD, 2025).
OCHA’nın 2024 raporuna göre, Gazze’nin 2 milyonu aşan nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yalnızca insani yardımlar yeterli değildir. Ticaretin yeniden canlandırılması amacıyla günlük en az 600 kamyonun bölgeye girmesi gerekmektedir. Bunun 300’ü ticari ürün, 200’ü BM yardımı, 100’ü ise Kızılay malzemeleri olmalıdır (OCHA, 2024a: 17). Ancak, İsrail’in keyfi kısıtlamaları; kişniş, adaçayı, çikolata veya oyuncak gibi malları yasaklarken tarçın veya plastik kovaya izin vermesi gibi çelişkili örneklerle sürmektedir (Hass, 2010). Sonuç olarak, yaklaşık 80 yıldır işgal altında bulunan Filistin, 1994 Paris Protokolü ile ekonomisinin İsrail’e fiilen bağlanmasıyla hiçbir fonksiyonunu yerine getiremez hale getirilmiştir. Özellikle Gazze Şeridi’nde, sınır kapılarında uygulanan kapatma ve ağır kısıtlamalar dış ticareti neredeyse imkânsız kılmış; bu durum üretim sektörlerinin faaliyetlerini sürdürememesine, sanayinin çökmesine ve halkın temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma gelmesine yol açmıştır.
Harpaz, Guy & Reich, Arie (2023). “Israeli-Palestinian Trade Relations Before the Israeli Supreme Court: The Case for an FTA”. Journal of World Trade, 57 (4), 593-608.
Hass, Amira. 2010. “Why Won’t Israel Allow Gazans to Import Coriander?”. Haaretz. Erişim Tarihi: 14.10.2025, https://www.haaretz.com/2010-05-07/ty-article/why-wont-israel-allow-gazans-to-import-coriander/0000017f-f866-d887-a7ff-f8e6fc210000.
ITA. 2023. West Bank and Gaza - Prohibited and Restricted Imports. Erişim Tarihi: 14.10.2025, https://www.trade.gov/country-commercial-guides/west-bank-and-gaza-prohibited-and-restricted-imports.
NAD (2025). Economy. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.nad.ps/en/our-position/economy.
OCHA (2017). Humanitarian Bulletin Occupied Palestinian Territory May- June 2017 Special Edition. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.ochaopt.org/content/monthly-humanitarian-bulletin-may-june-2017.
OCHA (2024a). Flash Appeal for the Occupied Palestinian Territory. Flash Appeal. East Jerusalem: United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.ochaopt.org/content/flash-appeal-occupied-palestinian-territory-2024.
OCHA (2024b). Flash Appeal for the Occupied Palestinian Territory. Flash Appeal. East Jerusalem: United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.ochaopt.org/content/flash-appeal-occupied-palestinian-territory-2025.
Paris Protocol (1994). Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.nad.ps/en/publication-resources/agreements/paris-protocol.
UNCTAD (1994). Protocol on Economic Relations between Israel and the Palestine Liberation Organization. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://unctad.org/system/files/information-document/ParisProtocol_en.pdf.
UNQP (2009). Locked in: Humanitarian Impact of Two Years of Blockade on the Gaza Strip - OCHA Special Focus. Erişim Tarihi: 26.09.2025, https://www.un.org/unispal/document/auto-insert-200187/.
[1]
Paris Protokolü’nde Ticari İlişkilere Ait Temel Hükümler (Paris Protocol, 1994): -İsrail ve Filistin arasında ticareti yapılan mallar için gümrük vergisi ve tarife muafiyeti getirilmiştir. -İsrail’in dış ticaret rejimi ve ithalat politikası, herhangi bir değişiklik yapılmadan Filistin için de geçerli kabul edilmiştir. Böylece Filistin’in, İsrail’den daha düşük gümrük vergisi oranı belirleme hakkı ortadan kaldırılmıştır. -Ortak dış ticaret rejimi, belirli istisnalar içermektedir: a) Mısır, Ürdün ve diğer Arap ülkelerinde üretilen ve menşe kurallarına göre “yerel üretim” kabul edilen ürünler (Liste A1), b) Arap, İslam ve diğer ülkelerden ithal edilen, ancak menşe kuralı bulunmayan mallar (Liste A2), c) Filistin’in “ekonomik kalkınma programı” için gerekli ürünler (Liste B). -A1 ve A2 listelerindeki ürünler için; gümrük vergileri, tarifeler ve standartlar niceliksel kısıtlamalarla değiştirilebilirken, B listesinde bu kısıtlamalar olmaksızın düzenleme yapılabilmektedir. -Katma Değer Vergisi oranı Filistin’de farklı belirlenebilmekle birlikte, İsrail ile arasındaki fark çok dar bir aralıkla sınırlandırılmıştır.
[2]
Bir nevi vergi gasbı olarak okunabilecek İsrail’in bu konu hakkındaki politikaları için bkz. Ekonomik İlişkiler Protokolü; İşgal Hukuku; Kral Hüseyin Köprüsü; Müsadere; Tarım Kooperatifleri
[3]
Haziran 2007’de uygulamaya konulan abluka şu kısıtlamaları içermektedir (UN 2009): (1) Tahılların taşınmasında kullanılan konveyör bandı hariç, en büyük ve en donanımlı ticari geçiş noktası olan Karni’nin kapatılması, (2) sanayi, tarım ve inşaat malzemelerinin ithalatına geniş kapsamlı yasaklar, (3) ihracatın neredeyse tamamen durdurulması, (4) enerji ve yakıt girişinin ciddi ölçüde kısıtlanması, (5) Erez Kapısı’ndan geçişlere sadece “insani vakalarda”” izin verilmesi, (6) Refah Kapısı’nın aralıklı açılışlar dışında kapalı tutulması ve (7) Balıkçılık ve tarım alanlarına erişimin engellenmesi
[4]
Bkz. Tarım ve Gıda Güvensizliği
| apa | Öztürk, D. (2026). Dış Ticaret. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 346-349) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Öztürk, Doğan. “Dış Ticaret”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 346-349. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Dış Ticaret" maddesi için tartışma başlatın