Narmanlı Camii

Mimari+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
Konum
ErzurumYakutiyeTebrizkapı Semti
İnşa Tarihi
1738 (Hicri 1151)
Dönem
Osmanlı İmparatorluğu (I. Sultan Mahmut Dönemi)
Bani (Yaptıran)
Narmanlı Hacı Yusuf Efendi
Mimari Yapı
Kare planlıTek kubbeli
Malzeme
Düzgün kesme taş

Erzurum’un Yakutiye ilçesi, Tebrizkapı semtinde ve Çifte Minareli Medrese’nin doğusunda yer alan, 18. yüzyıl Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtan tarihi bir ibadet yapısıdır. Şehrin önemli inanç merkezlerinden biri olan yapı, geniş avlusu ve mimari bütünlüğü ile tanınmaktadır.

Tarihçe

Caminin giriş kapısı üzerinde yer alan dört satırlık mermer kitabeye göre yapı, I. Sultan Mahmut dönemine denk gelen 1738 (Hicri 1151) yılında, Narmanlı Hacı Yusuf Efendi tarafından inşa ettirilmiştir. Kitabenin metni Veysi Efendi tarafından hazırlanmıştır. Yapının vakfiyesi ise inşasından yıllar sonra, 1775 yılında Hacı Yusuf Efendi’nin babası Salih adına tescil edilmiştir. Cami, geniş avlusu nedeniyle şehirdeki cenaze namazlarının sıklıkla burada kılınması sebebiyle yerel halk arasında "Hüzünlü Cami" olarak da isimlendirilmektedir.

Mimari Özellikler

Kare planlı olarak tasarlanan Narmanlı Camii, düzgün kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilmiştir. Yapının üzeri, köşelerdeki tromplara oturan tek bir ana kubbe ile örtülüdür ve bu kubbe dışarıya on altı kenarlı bir kasnakla yansıtılmıştır. Erzurum’daki diğer tek kubbeli camilerle kıyaslandığında, Narmanlı Camii’nin kubbesi daha büyük bir çapa sahiptir.


Caminin kuzey cephesinde, duvara bağımsız altı taş sütun tarafından taşınan ve beş bölümden oluşan bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu bölümün üzeri beş küçük kubbe ile örtülü olup, giriş kapısının üzerindeki orta kubbe diğerlerine göre daha yüksek ve geniş tutulmuştur. Yapının minaresi kuzeybatı köşede, beden duvarları üzerinden yükselmekte olup kare kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Cephelerdeki pencereler dikdörtgen formlu ve düz lentoludur; ancak kuzey cephedeki pencereler sivri kemerli alınlıklara sahiptir.

İç Mekân ve Süslemeler

Harim kısmına, silmelerle oluşturulmuş dikdörtgen bir çerçeve içerisindeki basık kemerli bir kapıdan geçilerek girilir. Kıble duvarının ortasında, mukarnas kavsaralı (sarkıtlı), beşgen profilli niş formunda ve sade bir yapıya sahip taş mihrap yer alır. Mihrabın yanında bulunan ahşap minber ise daha sade bir işçiliğe sahip olup, yağlı boya ile boyanmıştır ve sanat tarihi açısından yapının diğer unsurlarına göre daha geç dönem özelliği gösteren, düşük bir sanat değeri taşıyan bir eklenti olarak değerlendirilmektedir.


İç mekânın kuzeyinde, sekiz adet ahşap destek üzerine oturan kadınlar mahfili bulunmaktadır. Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2015-2016 yılları arasında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sırasında, bu ahşap mahfil üzerindeki beyaz yağlı boya temizlenmiş ve altından 18. yüzyıla ait orijinal kalem işi süslemeler ortaya çıkarılmıştır. Ortaya çıkan bezemelerde siyah, kırmızı ve krem renklerin hâkim olduğu; lale, karanfil, sümbül, gül (veya anemon) ve servi motiflerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu bitkisel kompozisyonların, klasik Osmanlı sanat üslubunun yanı sıra dönemin İstanbul eserlerinde görülen natüralist üslubu (Edirnekâri) ve Doğu (Hint-İran/Babür) sanatlarının etkilerini yansıttığı belirtilmektedir.

Hazire (Mezarlık Alanı)

Caminin çevresinde, duvarlarla sınırlandırılmış bir hazire (mezarlık) alanı bulunmaktadır. Restorasyon çalışmaları sırasında, daha önce toprak kayması gibi nedenlerle toprak altında kalan mezarlar gün yüzüne çıkarılmış ve tespit edilen mezar sayısı 23’ten 52’ye ulaşmıştır. Bu alanda caminin banisi Narmanlı Hacı Yusuf ve ailesinin yanı sıra, Erzurum’un eski valilerinden Siyavuş Paşa, Musa Paşa, Şeyh Şamil’in silah arkadaşı Hasbulat Bey ve şehrin önde gelen isimlerinin kabirleri yer almaktadır.

Yapılış Rivayeti

Caminin inşasıyla ilgili halk arasında yaygın bir anlatı mevcuttur. Rivayete göre, Narmanlı Hacı Yusuf bir gece hizmetkârının tuttuğu ışıkla yürürken düşer ve hizmetkârı "Herkes kendi ışığını kendi götürür" diyerek kinayeli bir sitemde bulunur. Bu sözden etkilenen Yusuf Efendi, mal varlığını hayır işlerine harcamaya karar vererek bu camiyi yaptırır. Bir başka anlatıya göre ise, dönemin valisinin yapıyı bir hana benzeterek ısıtılmasının zor olacağını söylemesi üzerine, Hacı Yusuf Efendi daha fazla masraf yaparak camiyi bugünkü nitelikli haline getirmiştir.

Ayrıca Bakınız

Yazarın Önerileri

Aşağı Habip Efendi Camii

Aşağı Habip Efendi Camii

Mimari +2
Pervizoğlu Camii

Pervizoğlu Camii

Mimari +2
Gürcü Kapı (Ali Ağa) Camii

Gürcü Kapı (Ali Ağa) Camii

Mimari +2
Bayburt Ulu Camii

Bayburt Ulu Camii

Mimari +2
Şahinler Köyü Camii

Şahinler Köyü Camii

Mimari +2
Gazi Mihal Camii

Gazi Mihal Camii

Mimari +2
Yivli Minare Camii

Yivli Minare Camii

Mimari +2
Aydın Cihanoğlu Camii

Aydın Cihanoğlu Camii

Mimari +2

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarFatma Türkoğlu11 Şubat 2026 16:39

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Narmanlı Camii" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihçe

  • Mimari Özellikler

  • İç Mekân ve Süslemeler ​

  • Hazire (Mezarlık Alan​ı)

  • Yapılış Rivayeti

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor