Siyofaşizm
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarAhsen Zehra BALA13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0001-8578-6206

Siyofaşizm, siyonizm ve faşizm kavramları birleştirilerek türetilen bir terimdir ve faşist ideolojinin siyonist hareket üzerindeki etkisini ifade etmektedir. Faşizm, totaliter yönetim anlayışına dayanan, aşırı milliyetçiliği ve devletin mutlak egemenliğini merkeze alan bir ideolojidir (Griffin, 2020). Siyofaşizm ise bu ideolojik unsurların siyonizm özelinde nasıl şekillendiğini ve hangi biçimlerde ortaya çıktığını analiz etmek için kullanılan kavramsal bir çerçevedir. Aynı şekilde “siyonazizm” kavramı da kullanılabilir.Teknik olarak 1925’te İtalya’da kurulan diktatör rejimin gerçekleştirdiği uygulamaları tanımlayan faşizmin daha popüler kullanımı 1933’te Almanya’da iktidara gelen Adolf Hitler’in Nazizm ideolojisine işaret etmektedir. İtalya ve Almanya’da gerçekleştirilen totaliter ve ırkçı uygulamalar ile İsrail’in Filistin halkına yönelik politikaları arasında benzerlikler bulunmaktadır. İngilizcede “Jewish Fascism” (Yahudi Faşizmi) veya “Zionist Fascism” (siyonist Faşizm) terimleriyle de ifade edilen bu kavram, çeşitli siyonizm karşıtı siyasi figürler ve toplumsal hareketler tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca, bu terim İsrail’in Filistin’deki politikalarına dair akademik çalışmalar, uluslararası insan hakları raporları, medya analizleri ve haber içeriklerinde de sıkça gündeme gelmektedir (bkz. Bishara, 2022; Solomon, 2022).Faşizmin temel uygulamaları arasında bir ulusu yüceltip diğer grupları dışlamak, toplumsal çöküş ve tarihsel kayboluş söylemiyle bir “yeniden doğuş miti” oluşturmak, yükselmek için savaş ve şiddeti meşru görmek, tehdit altında olduğu iddiasıyla bir düşman yaratıp toplumu kutuplaştırmak gibi unsurlar yer almaktadır (Griffin, 2020). Ayrıca teknoloji ve kitle iletişim araçlarını propaganda amacıyla kullanmak, medyaya sansür uygulamak ve bireysel özgürlükleri kısıtlamak da faşist yönetimlerin uygulamalarından sayılmaktadır (Arendt, 2012).Bu unsurlar, İsrail’in Filistinlilere yönelik politikalarında da açıkça görülmektedir. İsrail’in milliyetçi ve otoriter yönetim anlayışı, askeri ve idari kararlarla Filistin’e uyguladığı yaptırımlar, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan uygulamaları ve etnik-dini ayrımcılığı derinleştiren politikaları faşizmin temel dinamikleriyle örtüşmektedir (Arendt, 2012). İsrail vatandaşı olsalar dahi Filistinlilerin【1】 parlamentodaki temsiliyetinin düşük tutulması, siyasi etkilerinin zayıflatılması ve demokratik haklarının sınırlandırılması da bir diğer faşist yöntem【2】 olarak değerlendirilebilir.Sadece politik ve hukuksal açıdan değil ekonomik olarak da Filistin halkı baskı altında tutulmaktadır (Murad, 2009). Yapılan uluslararası yardımlara el konularak halkın ekonomik gelişimi kısıtlanmakta ve bağımlı bir toplum hâline getirilmesi amaçlanmaktadır (Pappe, 2023). Ekim alanları ve altyapı tesisleri bombalarla tahrip edilerek, su kuyuları kullanılamaz hale getirilerek【3】, zeytin ağaçları kesilerek ve sınır kapıları【4】 kapatılarak en hayati geçim araçlarına bilinçli olarak zarar verilmektedir. Bu da faşist zihniyetin tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.Basın ve medya özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar da siyofaşist politikaların bir parçasıdır. İsrail, sosyal medya platformlarında Filistin yanlısı içeriklerin sansürlenmesine【5】 yönelik yasalar çıkarmış, dijital ortamda yapılan paylaşımlar nedeniyle cezai yaptırımlar uygulayacağını belirtmiştir. Filistin halkının ve dünya çapında Filistin’e destek veren duyarlı insanların hak arayışları ise şiddet yoluyla bastırılmıştır (Said, 2024).Hannah Arendt (2012) siyofaşist uygulamaları doğrudan Nazi politikaları ile örtüştürmektedir. Edward Said (1980) ve Ilan Pappe (2022) de Nazi Partisinin Yahudilere yönelik soykırımı ile İsrail’in Arapları hedef alan etnik temizlik arasında paralellik kurmaktadır. Aynı şekilde Nazilerin Yahudi yerleşimlerini ve sinagoglarını yok etmesiyle siyonistlerin Filistinlilerin tarihî ve kültürel mirasını ortadan kaldırmak amacıyla mezarlıklara varıncaya dek yaptığı tahribat arasında da benzerlikler bulunmaktadır (Garaudy, 2023).İsrail’in Filistinlilere ait toprak ve mülkleri zorla gasp etmesi【6】, zorla yerlerinden edilerek【7】 mülteci durumuna düşürülen Filistinlilerin ülkelerine geri dönüşlerini【8】 hukuki ve idari yollarla önlemesi, evleri【9】 ve köyleri yıkılanların yeniden inşa faaliyetlerini askeri ablukalarla sınırlandırması (Pappe, 2023) ve bölgede yaşayan Arap nüfusu baskı altına almak amacıyla su kaynaklarını kesip altyapıyı tahrip etmesi【10】 (Garaudy, 2023), Nazi Almanyası’nın uygulamalarıyla ciddi benzerlikler göstermektedir.İsrail’in Filistin’de yürüttüğü politikalar, faşizmin uygulamalarıyla benzerlikler göstermektedir. Milliyetçi ve otoriter yönetim anlayışı, askeri baskılar, medya sansürü, etnik ayrımcılık ve ekonomik kısıtlamalar, İsrail’in siyofaşist bir yönetim sergilediğine dair kanıt oluşturmaktadır. Bu sebeple özellikle yabancı kaynaklı sözlüklerde “siyofaşizm” ve “siyonazizm” terimleri birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Faşizmin bireysel özgürlükleri kısıtlayan ve otoriter yönetim anlayışını benimseyen doğası, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırım politikaları ile büyük ölçüde örtüşmektedir.

Siyofaşizm

Siyofaşizm, siyonizm ve faşizm kavramları birleştirilerek türetilen bir terimdir ve faşist ideolojinin siyonist hareket üzerindeki etkisini ifade etmektedir. Faşizm, totaliter yönetim anlayışına dayanan, aşırı milliyetçiliği ve devletin mutlak egemenliğini merkeze alan bir ideolojidir (Griffin, 2020). Siyofaşizm ise bu ideolojik unsurların siyonizm özelinde nasıl şekillendiğini ve hangi biçimlerde ortaya çıktığını analiz etmek için kullanılan kavramsal bir çerçevedir. Aynı şekilde “siyonazizm” kavramı da kullanılabilir.


Teknik olarak 1925’te İtalya’da kurulan diktatör rejimin gerçekleştirdiği uygulamaları tanımlayan faşizmin daha popüler kullanımı 1933’te Almanya’da iktidara gelen Adolf Hitler’in Nazizm ideolojisine işaret etmektedir. İtalya ve Almanya’da gerçekleştirilen totaliter ve ırkçı uygulamalar ile İsrail’in Filistin halkına yönelik politikaları arasında benzerlikler bulunmaktadır. İngilizcede “Jewish Fascism” (Yahudi Faşizmi) veya “Zionist Fascism” (siyonist Faşizm) terimleriyle de ifade edilen bu kavram, çeşitli siyonizm karşıtı siyasi figürler ve toplumsal hareketler tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca, bu terim İsrail’in Filistin’deki politikalarına dair akademik çalışmalar, uluslararası insan hakları raporları, medya analizleri ve haber içeriklerinde de sıkça gündeme gelmektedir (bkz. Bishara, 2022; Solomon, 2022).


Faşizmin temel uygulamaları arasında bir ulusu yüceltip diğer grupları dışlamak, toplumsal çöküş ve tarihsel kayboluş söylemiyle bir “yeniden doğuş miti” oluşturmak, yükselmek için savaş ve şiddeti meşru görmek, tehdit altında olduğu iddiasıyla bir düşman yaratıp toplumu kutuplaştırmak gibi unsurlar yer almaktadır (Griffin, 2020). Ayrıca teknoloji ve kitle iletişim araçlarını propaganda amacıyla kullanmak, medyaya sansür uygulamak ve bireysel özgürlükleri kısıtlamak da faşist yönetimlerin uygulamalarından sayılmaktadır (Arendt, 2012).


Bu unsurlar, İsrail’in Filistinlilere yönelik politikalarında da açıkça görülmektedir. İsrail’in milliyetçi ve otoriter yönetim anlayışı, askeri ve idari kararlarla Filistin’e uyguladığı yaptırımlar, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan uygulamaları ve etnik-dini ayrımcılığı derinleştiren politikaları faşizmin temel dinamikleriyle örtüşmektedir (Arendt, 2012). İsrail vatandaşı olsalar dahi Filistinlilerin【1】 parlamentodaki temsiliyetinin düşük tutulması, siyasi etkilerinin zayıflatılması ve demokratik haklarının sınırlandırılması da bir diğer faşist yöntem【2】 olarak değerlendirilebilir.


Sadece politik ve hukuksal açıdan değil ekonomik olarak da Filistin halkı baskı altında tutulmaktadır (Murad, 2009). Yapılan uluslararası yardımlara el konularak halkın ekonomik gelişimi kısıtlanmakta ve bağımlı bir toplum hâline getirilmesi amaçlanmaktadır (Pappe, 2023). Ekim alanları ve altyapı tesisleri bombalarla tahrip edilerek, su kuyuları kullanılamaz hale getirilerek【3】, zeytin ağaçları kesilerek ve sınır kapıları【4】 kapatılarak en hayati geçim araçlarına bilinçli olarak zarar verilmektedir. Bu da faşist zihniyetin tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.


Basın ve medya özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar da siyofaşist politikaların bir parçasıdır. İsrail, sosyal medya platformlarında Filistin yanlısı içeriklerin sansürlenmesine【5】 yönelik yasalar çıkarmış, dijital ortamda yapılan paylaşımlar nedeniyle cezai yaptırımlar uygulayacağını belirtmiştir. Filistin halkının ve dünya çapında Filistin’e destek veren duyarlı insanların hak arayışları ise şiddet yoluyla bastırılmıştır (Said, 2024).


Hannah Arendt (2012) siyofaşist uygulamaları doğrudan Nazi politikaları ile örtüştürmektedir. Edward Said (1980) ve Ilan Pappe (2022) de Nazi Partisinin Yahudilere yönelik soykırımı ile İsrail’in Arapları hedef alan etnik temizlik arasında paralellik kurmaktadır. Aynı şekilde Nazilerin Yahudi yerleşimlerini ve sinagoglarını yok etmesiyle siyonistlerin Filistinlilerin tarihî ve kültürel mirasını ortadan kaldırmak amacıyla mezarlıklara varıncaya dek yaptığı tahribat arasında da benzerlikler bulunmaktadır (Garaudy, 2023).


İsrail’in Filistinlilere ait toprak ve mülkleri zorla gasp etmesi【6】, zorla yerlerinden edilerek【7】 mülteci durumuna düşürülen Filistinlilerin ülkelerine geri dönüşlerini【8】 hukuki ve idari yollarla önlemesi, evleri【9】 ve köyleri yıkılanların yeniden inşa faaliyetlerini askeri ablukalarla sınırlandırması (Pappe, 2023) ve bölgede yaşayan Arap nüfusu baskı altına almak amacıyla su kaynaklarını kesip altyapıyı tahrip etmesi【10】 (Garaudy, 2023), Nazi Almanyası’nın uygulamalarıyla ciddi benzerlikler göstermektedir.


İsrail’in Filistin’de yürüttüğü politikalar, faşizmin uygulamalarıyla benzerlikler göstermektedir. Milliyetçi ve otoriter yönetim anlayışı, askeri baskılar, medya sansürü, etnik ayrımcılık ve ekonomik kısıtlamalar, İsrail’in siyofaşist bir yönetim sergilediğine dair kanıt oluşturmaktadır. Bu sebeple özellikle yabancı kaynaklı sözlüklerde “siyofaşizm” ve “siyonazizm” terimleri birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Faşizmin bireysel özgürlükleri kısıtlayan ve otoriter yönetim anlayışını benimseyen doğası, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırım politikaları ile büyük ölçüde örtüşmektedir.

Kaynakça

Arendt, H. (2012). Kötülüğün Sıradanlığı: Adolf Eichmann Kudüs’te, çev.: Ö. Çelik. İstanbul: Metis Yayınları. Bishara, Marwan (2022). “Netanyahu, the Godfather of Modern Israeli Fascism”. Al Jazeera. Erişim Tarihi: 06.04.2025, https://www.aljazeera.com/opinions/2022/12/21/netanyahu-is-the-godfather-of-modern-israeli-fascism.Garaudy, R. (2023). İsrail, Mitler ve Terör, çev.: C. Aydın. İstanbul: Pınar Yayınları. Griffin, R. (2020). Faşizmin Doğası, çev.: A. Selman. İstanbul: İletişim Yayınları. Murad, K. (2009). Toprağımızın Kokusu: Filistin ve İsrail’in Sesleri, çev.: M. N. Demirtaş. İstanbul: Everest Yayınları. Pappé, Ilan (2022). Filistin’de Etnik Temizlik, çev.: Y. D. Tan. Ankara: İntifada Yayınları. Pappé, Ilan (2023). Yeryüzünün En Büyük Hapishanesi: İşgal Altındaki Toprakların Tarihi, çev.: T. Ersoy Ceylan. İstanbul: Küre Yayınları. Said, Edward W. (1980). The Question of Palestine. New York: Vintage Books. Solomon, Esther (2022). “Israel is Sleepwalking into Jewish Fascism”. Haaretz. Erişim Tarihi: 06.04.2025, https://www.haaretz.com/israel-news/elections/2022-10-30/ty-article-magazine/.premium/will-israel-fall-to-the-far-right-without-a-whimper/00000184-29b1-db86-a394-abb51d570000.

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. İsrail’in Filistinli Vatandaşları

  • [2]

    Ayrıca bkz. İsrail Demokrasisi

  • [3]

    Ayrıca bkz. Abluka ; Ekolojik Emperyalizm; İnsani Kriz; Kral Hüseyin Köprüsü; Su Hakkı ; Su Krizi

  • [4]

    Ayrıca bkz. Abluka

  • [5]

    Ayrıca bkz. Dijital İşgal ; Dijital Sansür ; Dijital Sömürgecilik ; Gölge Yasaklama ; Önleyici Habercilik; Soykırım Haberciliği

  • [6]

    Bkz. Mülkiyet-1 ; Mülkiyet-2 ; Mülksüzleştirme

  • [7]

    Bkz. Yerinden Etme

  • [8]

    Bkz. Geri Dönüş Hakkı

  • [9]

    Ayrıca bkz. Evlerin Yıkımı

  • [10]

    Ayrıca bkz. İnsani Kriz ; Su Hakkı

Atıf İçin

apaBala, A. Z. (2026). Siyofaşizm. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1341-1343) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadBala, Ahsen Zehra. “Siyofaşizm”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1341-1343. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Siyofaşizm" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor