Gündem
kure star outline

Suriye Ordusunun Fırat Nehri’nin Batısındaki YPG/SDG Varlığına Yönelik Askeri Operasyonları (2026)

fav gif
Kaydet
Suriye ordusu, 13 Ocak 2026’da başlattığı operasyonlarla Fırat’ın batısındaki terör örgütü YPG/SDG varlığını hedef almış, 30 Ocak’ta imzalanan yeni entegrasyon mutabakatıyla ülkenin kuzeydoğusunda devlet otoritesini yeniden tesis etmiştir.
Suriye Ordusunun Fırat Nehri’nin Batısındaki YPG/SDG Varlığına Yönelik Askeri Operasyonları (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

14 Ocak 2026

Suriye Ordusunun Fırat Nehri’nin Batısındaki YPG/SDG Varlığına Yönelik Askeri Operasyonları, 13 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısında YPG/SDG kontrolündeki bölgeleri “askeri alan” ilan etmesiyle başlayan kapsamlı bir harekat sürecidir.


Operasyon, Halep’in doğusundaki Deyr Hafir ve Meskene bölgelerinden başlayarak Rakka iline bağlı Tabka hattına kadar uzanan geniş bir cephede yürütülmüştür. Suriye ordusu, bu kararı terör örgütü YPG/SDG ve PKK mensuplarının söz konusu bölgeleri Halep’e yönelik kamikaze insansız hava aracı (İHA) saldırılarında üs olarak kullanması, yeni yığınaklar yapması ve daha önce imzalanan anlaşmaları ihlal etmesi üzerine almıştır.


Ordunun 13 Ocak tarihli açıklamasında, tüm silahlı unsurlara “Fırat’ın doğusuna çekilme” çağrısı yapılmış ve bölge “kapalı askeri alan” olarak tanımlanmıştır. Ardından Deyr Hafir hattına takviye birlikler gönderilmiş, 14–15 Ocak tarihlerinde sivillerin tahliyesi için insani koridorlar açılmış, ancak YPG/SDG’nin geçişleri silah zoruyla engellediği bildirilmiştir. 16 Ocak’ta ordu, Deyr Hafir’de YPG/SDG’ye karşı operasyon başlatmış, 17 Ocak sabahı itibarıyla bölgeyi tamamen kontrol altına almış ve Meskene’ye ilerlemiştir. Aynı gün birlikler Rakka il sınırlarına ulaşarak Dibsi Afnan beldesini ele geçirmiş, Tabka ve Cirah Askeri Havalimanı’nda kontrol sağlamıştır.


18 Ocak 2026 tarihinde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile terör örgütü YPG/SDG temsilcileri arasında tam entegrasyon ve kapsamlı ateşkes anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşma, YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesini, Deyrizor, Haseke ve Rakka illerinin devlet yönetimine devrini ve enerji kaynaklarının devlet kontrolüne geçmesini öngörmüştür.


19 Ocak 2026’da, terör örgütü YPG/SDG’nin 18 Ocak tarihli mutabakata uymaması ve ihlaller gerçekleştirmesi üzerine çatışmalar yeniden başlamıştır. Bunun üzerine 20 Ocak’ta Suriye Hükümeti yeni bir ateşkes ilan etmiş ve örgüte dört gün içinde entegrasyona başlaması için süre tanımıştır. 24 Ocak 2026 tarihinde, bu ateşkes 15 günlüğüne uzatılmış, taraflar arasında diplomatik temaslar sürdürülmüştür. Bu süreçte Suriye ordusu, aşiret güçlerinin desteğiyle Fırat’ın doğusundaki Rakka, Deyrizor ve Haseke bölgelerinin büyük bölümünde kontrol sağlamıştır.


30 Ocak 2026’da, Suriye Hükümeti ile terör örgütü SDG arasında 18 Ocak'taki anlaşmanın devamı niteliğinde olan “Ateşkes ve Kapsamlı Entegrasyon Anlaşması” başlıklı yeni bir mutabakata varılmıştır. Bu anlaşma, tarafların askeri, güvenlik ve idari yapılarının kademeli entegrasyonunu, iç güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine konuşlandırılmasını, özerk yönetim kurumlarının devlet kurumlarıyla birleştirilmesini ve Kürt toplumunun medeni ile eğitim haklarının düzenlenmesini kapsamaktadır. Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, anlaşmanın 1 Şubat 2026 Pazartesi günü yürürlüğe gireceğini bildirmiştir.


Böylece, 13 Ocak’ta başlayan askeri harekat süreci, 18 Ocak’ta yapılan ilk entegrasyon anlaşmasının ihlal edilmesinin ardından 30 Ocak 2026’da imzalanan yeni mutabakatla yeni bir safhaya girmiştir.


Askeri Alan İlanı

Suriye Ordusunun Açıklaması

Suriye ordusu, 13 Ocak 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, Fırat Nehri’nin batısında terör örgütü YPG/SDG işgalindeki bölgelerin askeri alan ilan edildiğini duyurmuştur. Açıklamada, söz konusu bölgelerde terör örgütü YPG/SDG ve PKK mensuplarının yanı sıra eski rejim kalıntılarının da yığınak yaptığı belirtilmiştir. Ordunun açıklamasında, “terör örgütü unsurlarının Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi” talep edilmiştir.


Açıklamada, işgal altındaki bu bölgelerin Halep’e yönelik kamikaze insansız hava aracı (İHA) saldırıları için üs olarak kullanıldığı ve terör örgütü YPG/SDG’nin hem Fırat’ın batısında askeri varlık oluşturduğunu vurgulanmıştır. Ordunun bildirisinde, “Suriye ordusu, bu bölgede toplanan silahlı grupların burayı suç faaliyetleri için üs olarak kullanmasını önlemek için gerekli tüm önlemleri alacaktır.” ifadesi yer almıştır.


Suriye ordusu, açıklamaya Meskene ve Deyr Hafir bölgelerini içeren haritalı bir görsel eklemiştir. Bu paylaşımda sivillere, “terör örgütlerine ait noktalardan uzak durmaları” çağrısı yapılmıştır.

Önceki Anlaşmalar ve İhlaller

Suriye yönetimi, 2025 yılı içerisinde SDG ile imzaladığı iki anlaşmaya atıfta bulunmuştur. Mart 2025’te imzalanan ilk anlaşmada, terör örgütü SDG’nin devlet kurumlarına entegrasyonu, ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve bölünme girişimlerinin reddi yönünde hükümler yer almıştır.


Nisan 2025’teki ikinci anlaşmada ise Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinin idari olarak kente bağlanması ve bu mahallelerde “silahlı varlıkların kaldırılması” hükme bağlanmıştır.


Suriye Ordusunun 13 Ocak'taki açıklamada, bu anlaşmalarda yer alan “SDG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda Fırat’ın doğusuna çekilmesi” şartının uygulanmadığı belirtilmiştir. Suriye yönetimi, Fırat’ın batısındaki silahlı yapıların varlığını bu anlaşmaların ihlali olarak nitelendirmiş ve güvenlik güçlerinin ülke genelinde güvenliği yeniden tesis etmeye yönelik çabalarının sürdüğünü ifade etmiştir. Açıklamada, “SDF’nin taahhütlerini yerine getirmek yönünde herhangi bir çaba göstermediğini” ifadelerine yer verilmiştir.


Cephe Hattındaki Gelişmeler

Meskene–Deyr Hafir Hattına Takviyeler

Suriye ordusu, 12–14 Ocak 2026 tarihleri arasında Meskene ve Deyr Hafir hattına çok sayıda takviye birlik göndermiştir. Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından yayımlanan haberde, terör örgütü YPG/SDG’nin bu bölgelerde yeni silahlı grupları konuşlandırdığı, bu gruplar arasında PKK mensupları ve eski rejim kalıntılarının da yer aldığı ifade edilmiştir.


Ordu yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, “Suriye ordusu bu gelişmeler karşısında eli kolu bağlı kalmayacaktır” ifadesi kullanılmıştır. Açıklamaya göre, ordunun sahadaki durumu “doğrudan ve acil şekilde değerlendirdiği” belirtilmiş, örgütün tahkimat faaliyetlerinin “tehlikeli bir tırmanma” olarak nitelendirildiği bildirilmiştir.


Suriye ordusuna ait tank, zırhlı araç, çok namlulu roketatar ve ağır silahlar taşıyan konvoylar, Lazkiye’den Halep’e doğru hareket etmiş, birliklerin önemli bir kısmı kapalı askeri bölge ilan edilen Deyr Hafir hattına konuşlandırılmıştır.

YPG/SDG’nin Saldırıları

Terör örgütü YPG/SDG unsurlarının, 13 Ocak 2026 tarihinde Halep’in doğusundaki Hamima köyü çevresine kamikaze İHA saldırısı düzenlediği bildirilmiştir. Suriye resmi haber ajansı SANA, saldırının askeri mevziler ve sivil yerleşimleri hedef aldığını aktarmıştır.


Haberde, saldırılarda ölü veya yaralı sayısına ilişkin bilgi paylaşılmadığı, ancak ordunun karşılık olarak Deyr Hafir çevresindeki terör örgütü YPG/SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığı belirtilmiştir. Bu karşılık saldırıların ardından bölgedeki gerilimin sürdüğü bildirilmiştir.


Ayrıca, Suriye devlet televizyonu El-İhbariye tarafından yayımlanan bir haberde, terör örgütü YPG/SDG’nin Deyr Hafir bölgesinde Ümmü Tine köyü yakınındaki bir köprüyü patlattığı açıklanmıştır. Söz konusu köprünün, örgütün işgal ettiği bölge ile Halep’in kuzeyinde Suriye yönetiminin kontrolündeki alan arasında geçiş noktası olduğu bildirilmiştir.


Suriye resmi ajansı SANA'nın askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, ordunun terör örgütü YPG/SDG'nin Rasm el-İmam ve Rasm el-Kerum köylerini birbirine bağlayan köprüyü bomba döşeyerek havaya uçurma girişiminin engellediği belirtilmiştir.

Deyr Hafir’deki Gerginlik ve Sivil Kaybı

14 Ocak 2026 tarihinde, Deyr Hafir bölgesinde bir sivilin terör örgütü YPG/SDG unsurları tarafından vurularak öldürüldüğü bildirilmiştir. Suriye devlet televizyonu El-İhbariye, olayın askeri bölge ilan edilen Deyr Hafir’den motosikletle ayrılmaya çalışan bir sivilin keskin nişancı ateşiyle hedef alınması sonucu meydana geldiğini aktarmıştır.


Aynı kaynak, terör örgütü YPG/SDG unsurlarının işgali altındaki Deyr Hafir’den ayrılmaya çalışan sivillere ateş açtığını da bildirmiştir. El-İhbariye’nin bir başka yayınında, örgüt mensuplarının Halep’in doğusundaki ordu mevzilerini ve sivillere ait evleri İHA ve ağır makineli tüfeklerle hedef aldığı, ancak saldırılarda can kaybı olup olmadığının henüz netleşmediği ifade edilmiştir.


YPG/SDG’nin Fırat Nehri ve Su Kaynakları Üzerindeki İşgali

Terör örgütü YPG/SDG’nin, Suriye topraklarının yaklaşık üçte birini işgal ettiği ve bu alanın büyük bölümünün Fırat Nehri’nin doğusunda bulunduğu bildirilmiştir. Örgütün bu bölgelerde ülkenin en büyük enerji, tarım ve su kaynaklarına el koyduğu, ayrıca Tişrin, Tabka ve Baas barajlarını kontrol ettiği açıklanmıştır.


10 Ocak 2026 tarihinde, örgütün Halep’in doğusunda Kafse ile Meskene arasında yer alan Fırat Nehri kıyısındaki El-Babiri Su İstasyonu’ndaki su pompalama faaliyetlerini durdurduğu belirtilmiştir. Suriye Enerji Bakanlığı, bu istasyonun Halep kenti ve çevresindeki kırsal bölgelerin ana su kaynağı olduğunu açıklamıştır. Aynı açıklamada, söz konusu kesintinin “vilayetin tamamını etkileyen doğrudan zarara yol açtığı” ve halkın temel hizmetlere erişimini olumsuz etkilediği bildirilmiştir.


Bu gelişmelerin ardından, Suriye ordusu Fırat Nehri havzasında kontrolü yeniden sağlamak amacıyla operasyon hazırlıklarını yoğunlaştırmıştır. Terör örgütü YPG/SDG’nin su kaynaklarını kesme ve yeniden açma uygulamalarının bölgede insani ve askeri etkileri devam etmektedir.

Suriye Ordusunun Fırat Nehri’nin Batısındaki Siviller İçin Koridor Açma Kararı

14 Ocak 2026 tarihinde Suriye Ordusu Operasyonlar Müdürlüğü, daha önce askeri alan ilan edilen ve terör örgütü YPG/SDG’nin işgali altında bulunan Fırat Nehri’nin batısındaki bölgelerde yaşayan sivillerin tahliyesi amacıyla insani yardım koridoru açılacağını duyurmuştur. Açıklamada, koridorun 15 Ocak sabahı itibarıyla yerel saatle 09.00–17.00 arasında açık olacağı bildirilmiştir. Bu koridorun, YPG/SDG’nin işgali altındaki Deyr Hafir bölgesi ile Halep’i birbirine bağlayan M15 karayolu üzerindeki Hamimah köyü güzergahından geçeceği belirtilmiştir.



Suriye ordusu, açıklamasında “bölgedeki sivillerin güvenliğini sağlamak ve olası tehditleri ortadan kaldırmak için tüm tedbirlerin alınacağını” ifade etmiş ve sivillerden terör unsurlarının mevzilerinden uzak durmaları istenmiştir.


YPG/SDG’nin Deyr Hafir’de Sivillerin Tahliyesini Engellemesi

15 Ocak 2026 tarihinde terör örgütü YPG/SDG, işgal altında tuttuğu Halep’in doğusundaki Deyr Hafir bölgesinde yaşayan sivillerin bölgeden ayrılmasını engellemiştir. Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin ordu kaynaklarından aktardığı bilgilere göre, YPG/SDG mensupları sivillerin bölgeden ayrılmasına silah zoruyla engel olmuştur. İsmini vermek istemeyen ve Deyr Hafir’den sivillerin tahliyesinden sorumlu bir askeri yetkili, “İnsani koridoru açtık. Suriye ordusu sivilleri terör örgütünün işgali altındaki bu bölgeden güvenli şekilde tahliye etmek istiyor. Bunun için gerekli tüm tedbirler alındı ancak terör örgütü sivillerin çıkışına silah zoruyla engel oluyor” açıklamasını yapmıştır.



Suriye ordusunun Halep merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Deyr Hafir hattına takviye birlikler gönderdiği ve yoğun askeri sevkiyat yaptığı bildirilmiştir. Ordunun bölgeye yaklaşık 5 kilometre mesafede kontrol noktaları kurduğu ve halen hiçbir sivilin tahliye edilemediği belirtilmiştir. YPG/SDG unsurları bölgede kontrol noktaları oluşturarak sivillerin geçişini zorla engellemiştir.


Deyr Hafir yakınlarında bulunan Humeyme kontrol noktasında görev yapan sağlık ekipleri, sivillerin kurtarılması için hazır beklemektedir. Suriye Sağlık Komisyonu bünyesinden görevli Ali adlı personel, “Buraya, sivillerin bulundukları bölgelerden tahliye edilmelerine yardım ve destek sağlamak için geldik. Sağlık komisyonumuz bünyesindeki sağlık ekipleri ve ambulanslar da burada hazır durumda” ifadelerini kullanmıştır. Ali ayrıca, “Sivillerin selameti, sağlık müdahalesi ve kurtarma ihtimallerine karşı her yönden hazırlıklarımızı tamamladık” sözleriyle saha hazırlıklarının tamamlandığını açıklamıştır.



Deyr Hafir kent sakinlerinden edinilen bilgilere göre, örgüt üyeleri kent çıkışındaki kontrol noktalarında sivillerin geçişini durdurmuştur. İsmini vermek istemeyen bir Deyr Hafir sakini, “Kontrol noktasında durdurulduk ve geçemeyeceğimiz söylendi. Kadınları ve çocukları Halep’e göndereceğimi söyledim, ancak geçmemize izin vermediler” demiştir. Bir başka sivil ise, örgüt mensuplarının kendilerine “Bariyerler kaldırılmadan geçişe izin vermeyeceğiz, yol mayınlı ve giden sorumluluğu kendi alır” dediğini aktarmıştır.



16 Ocak 2026 sabahı itibarıyla, Suriye ordusunun ilan ettiği insani koridor yeniden açılmıştır. Ancak YPG/SDG’nin tahliyeleri engellemeye devam ettiği bildirilmiştir. Suriye ordusu, Deyr Hafir ile Halep’i birbirine bağlayan M15 kara yolu üzerindeki koridorun saat 17.00’ye kadar açık tutulacağını duyurmuştur. Aynı açıklamada, sivillerin geçişini engelleyen veya koridoru sabote eden tüm noktaların, duruma uygun şekilde hedef alınacağı belirtilmiştir. Terör örgütü YPG/SDG mensupları M15 kara yolunun çeşitli noktalarına beton bloklar yerleştirerek güzergahı kapatmış, ayrıca bazı kısımlarına el yapımı patlayıcılar tuzaklamıştır. Bu nedenle çok sayıda sivil araçlarını bırakarak yaya olarak bölgeden kaçmaya çalışmıştır. Aralarında kadın, yaşlı ve çocukların da bulunduğu sivillerin güvenli geçiş yolları aradığı, bazılarının Fırat Nehri’nin batısındaki Harmel İmam Köyü güzergahını kullanmaya çalıştığı bildirilmiştir.



Harmel İmam Köyü yakınından geçen nehir üzerindeki köprünün bir kısmının YPG/SDG tarafından daha önce patlatılması nedeniyle, sivillerin nehri geçmekte zorlandıkları belirtilmiştir. Sahadan aktardığı görüntülerde, çok sayıda kadın, yaşlı ve çocuğun yıkık köprüden geçmeye çalıştığı ve bazılarının derme çatma sandallar kullandığı görülmüştür. 16 Ocak 2026 itibariyle örgütün engellemeleri nedeniyle Fırat Nehri’nin batısında başta Deyr Hafir olmak üzere işgal altındaki bölgelerde binlerce sivilin hala mahsur olduğu belirtilmiştir.

Deyr Hafir’de Sivillerin Tahliyesinin Sağlanması (16 Ocak 2026)

16 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin Halep ili Valisi Azzam el-Garib, terör örgütü YPG/SDG’nin işgalindeki bölgelerden ayrılarak güvenli bölgelere ulaşan sivillerin sayısının 27 bin 450’ye yükseldiğini duyurmuştur. Vali Garib, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Suriye hükümetinin korumasına doğru bu yöneliş, halkımızın vatanına ve hükümetine olan derin inancını yansıtıyor ve güvenlik seçeneğinin her daim Suriye devletinde kalacağını gösteriyor” ifadelerini kullanmıştır. Garib, açıklamasında, Deyr Hafir–Meskene hattından ayrılarak Halep kırsalındaki güvenli bölgelere ulaşan sivillerin sayısının artış gösterdiğini, doğu bölgelerine giden siviller hakkında ise bilgi alınamadığını belirtmiştir. Vali, ayrıca Halep halkının, Deyr Hafir ve Meskene’den gelenleri misafir ettiğini vurgulamış ve Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın talimatı doğrultusunda tahliye edilen sivillere destek sağlanacağını ifade etmiştir.


Suriye ordusu, Deyr Hafir bölgesi ile Halep’i birbirine bağlayan M15 kara yolundaki insani koridorun yerel saatle 17.00’ye kadar açık kalacağını açıklamış, tahliyelerin olası operasyonlar sona erene kadar süreceğini bildirmiştir. Ancak terör örgütü YPG/SDG’nin 15 Ocak’ta olduğu gibi 16 Ocak’ta da sivillerin geçişini engellemeye devam ettiği kaydedilmiştir. Deyr Hafir İlçe Yönetimi, yayımladığı yazılı açıklamada, “Terör örgütü, Deyr Hafir ve çevresindeki sivillerin insani koridor üzerinden çıkışını engellemeyi sürdürüyor” ifadelerini kullanmıştır.


Suriye Sivil Savunma ekiplerinden alınan bilgiye göre, 16 Ocak sabah saatlerinden itibaren yaklaşık 1.000 ailenin Deyr Hafir’den ayrıldığı bildirilmiştir. Ancak bazı ailelerin farklı güzergâhlar üzerinden geçmesi nedeniyle kayıt altına alınamayan sivillerin de bulunduğu, dolayısıyla gerçek sayının daha yüksek olabileceği belirtilmiştir. Sivil savunma ekipleri, 15 Ocak günü ise yaklaşık 300 ailenin bölgeden ayrıldığını açıklamıştır.


Tahliye sürecinde, Deyr Hafir’den kaçan bir grup sivilin traktörle güvenli bölgeye ulaşmaya çalıştığı, römorkun arka tekerleğinin kopmasına rağmen yaklaşık 5 kilometre boyunca yoluna devam ettiği bildirilmiştir. Luey el-Hasan adlı bir sivil, “Traktörde bulunanların çoğu kadın ve çocuktu. Araçları olmayan birçok kişi hâlâ bölgede mahsur. Çocukların güvenliği bizim için en önemli öncelik” açıklamasını yapmıştır. Suriye hükümetinin kurduğu kontrol noktalarına ulaşan sivillerin, Sivil Savunma ekipleri tarafından ambulanslarla Halep’e taşındığı kaydedilmiştir. Yetkililer, yardım ve kayıt işlemlerinin Suriye Sivil Savunması tarafından yürütüldüğünü açıklamıştır.


Aynı gün Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG/SDG mensuplarından saflarını terk ederek teslim olmalarını istemiştir. Açıklamada, “Kürt, Arap ayrımı yapılmaksızın terör örgütünden ayrılanların Suriye yönetimince her zaman ve her yerde kabul edileceği” ifadesine yer verilmiştir. Bakanlık, “Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün” çağrısını yapmıştır.


Suriye resmi haber ajansı SANA’nın Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı habere göre, çağrının ardından 6 YPG/SDG mensubu Deyr Hafir cephesinde teslim olmuş, bu kişilerin güvence altına alındığı bildirilmiştir. Ayrıca, bölgedeki diğer örgüt mensuplarından da teslim olma taleplerinin gelmeye devam ettiği, ordunun bu kişilerin güvenli şekilde teslim olmalarını sağlamak için çalışmalar yürüttüğü açıklanmıştır. Öte yandan, bir YPG/SDG mensubunun sivillerin arasına karışarak eylem hazırlığı yaptığı sırada yakalandığı, bu kişinin terör eylemi planlamaktan gözaltına alındığı ifade edilmiştir.

ABD Heyetinin Deyr Hafir’e Ziyareti

16 Ocak 2026 tarihinde ABD heyeti Suriye’nin Halep iline bağlı Deyr Hafir bölgesine ulaşmıştır. ABD heyeti bölgede bulunduğu sürece Suriye ordusu tarafından Deyr Hafir’deki örgüt mevzilerine yönelik herhangi bir askeri operasyon gerçekleştirilmeyeceği duyurulmuştur. Bu kapsamda, ordunun insani koridor faaliyetleri ve sivillerin güvenli tahliyesine ilişkin öncelikli planlamaların devam ettiği belirtilmiştir.

17 Ocak 2026

Suriye Ordusunun Deyr Hafir’de Terör Örgütü YPG/SDG’ye Karşı Operasyon Başlatması

16 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında yer alan Deyr Hafir bölgesinde terör örgütü YPG/SDG’ye karşı askeri operasyon başlatmıştır. Suriye ordusu Deyr Hafir–Meskene hattında terör örgütü YPG/SDG’ye ait hedefleri topçu, çoklu roketatar ve uçaksavarlarla vurmuştur.


TSİ 22.00’de başlayan atışların gece boyunca sürdüğünü, Suriye ordusuna ait zırhlı araçların Deyr Hafir girişine yöneldiğini ve terör örgütü YPG/SDG’nin karşılık verdiğini bildirmiştir. Ağır silahların kullanıldığı yoğun çatışmalar devam etmiş, 23.10’da kısa bir sessizlik sonrası Deyr Hafir girişinde ve içerisinde şiddetli patlamalar meydana gelmiştir.



Suriye ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Deyr Hafir’de terör örgütü YPG/SDG’ye yönelik operasyonların başladığı duyurulmuştur. Açıklamada, operasyonun, terör örgütü PKK, terör örgütü YPG/SDG ve onlarla ittifak halindeki devrik Beşşar Esed rejimi unsurlarına ait mevzilerin hedef alınmasını içerdiği belirtilmiştir. Hedef alınan noktaların, Halep ve çevresindeki sivil yerleşimlere yönelik kamikaze insansız hava araçları (İHA) saldırılarında kullanılan fırlatma bölgeleri olduğu kaydedilmiştir.


Aynı akşam Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG/SDG’nin Fırat Nehri’nin batısından çekilme sürecinin sabah saatlerinde başlayacağını duyurmuştur. Açıklamada, tüm personel ve askeri teçhizatın Fırat’ın doğusuna çekilme sürecinin tamamlanmasının yakından takip edileceği belirtilmiştir. Açıklamada, söz konusu adımın, ilgili bölgelerin güvenliğinin sağlanması ve devlet egemenliğinin yeniden tesis edilmesi amacıyla Suriye ordusu birliklerinin bu bölgelere konuşlandırılmasıyla eş zamanlı yürütüleceği ifade edilmiştir.


Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısında başlattığı askeri operasyonla hedef aldığı terör örgütü YPG/SDG’nin elebaşlarından Ferhat Abdi Şahin, örgütün nehrin doğusuna çekileceğini ve terörist unsurların sabah 7.00’da Fırat Nehri’nin doğusundaki bölgelere çekileceğini öne sürmüştür.


Operasyonun başladığı saatlerde Deyr Hafir’e bağlı Humeyme köyünde, terör örgütünün Fırat’ın doğusuna çekileceğinin duyulması üzerine siviller sokaklara çıkmış, yeni Suriye bayraklarıyla yürüyüşler düzenleyerek tekbirler getirmiş ve sevinç gösterilerinde bulunmuşlardır. Bölge sakinleri, terör örgütü YPG/SDG’nin uzun süredir günlük yaşamı zorlaştırdığını belirterek bu gelişmeyi “kurtuluş” olarak nitelendirmiştir.



Operasyon öncesinde Suriye ordusu, Deyr Hafir’de terör örgütü YPG/SDG’nin işgalinde bulunan dört ayrı noktanın haritasını basınla paylaşmıştır. Açıklamada, bu noktaların Halep ve doğusundaki sivil yerleşimlere yönelik kamikaze İHA saldırıları için fırlatma merkezleri olarak kullanıldığı belirtilmiş; sivillerin bu bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulunulmuştur.


Operasyonun başladığı 16 Ocak gecesinde Deyr Hafir hattında şiddetli patlamaların meydana gelmiş, gece boyunca topçu atışlarının devam etmiş ve Suriye ordusunun zırhlı birlikleri bölgeye ilerlemiştir.

Terör Örgütü YPG/SDG’nin Fırat Nehri’nin Batısından Çekilme Sürecinin Başlaması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG/SDG’nin Fırat Nehri’nin batısındaki mevzilerden çekilme sürecinin sabah saatlerinde başladığını açıklamıştır. Bakanlık Medya ve İletişim Dairesi, Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’ye yaptığı bilgilendirmede, “YPG/SDG’nin Fırat’ın batısından çekilmesi cumartesi sabahı başlayacak. Ardından Suriye Ordusu birlikleri bölgeye intikal edecektir.” ifadelerini kullanmıştır.


Açıklamada, Suriye ordusunun Deyr Hafir bölgesine girdiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığı vurgulanmış; çekilme süreci tamamlanana kadar ordunun bölgeye girmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı, terör örgütü YPG/SDG’nin geri çekilme süreci boyunca hedef alınmayacağını duyurmuştur.



Suriye Savunma Bakanlığı, açıklamasında çekilme sürecinin Suriye ordusu birliklerinin bölgeye intikaliyle eş zamanlı yürütüleceğini, bu adımın ilgili bölgelerde devlet egemenliğinin yeniden tesis edilmesini ve sivillerin evlerine güvenli biçimde dönüşünü kolaylaştıracağını bildirmiştir.

Suriye Ordusunun Deyr Hafir’e Girmesi (17 Ocak 2026)

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında başlattığı askeri operasyonun ardından terör örgütü YPG/SDG’nin bölgeden çekileceğini açıklaması üzerine Deyr Hafir’e girmeye başlamıştır. Ordu birlikleri sabah saatlerinde Deyr Hafir kırsalındaki Humeyme köyüne giriş yapmak amacıyla sevk edilmiştir.



Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye, sabah saatlerinde yayımladığı haberinde, “Suriye ordusu birliklerinin ilk grupları, Deyr Hafir şehrinden başlayarak Fırat Nehri’nin batı bölgesine giriş yapmaya başladı.” ifadelerine yer vermiştir. Yollarda bulunan toprak bariyerlerin kaldırılmasının ardından Suriye ordusu Deyr Hafir’in batısından bölgeye giriş yapmıştır. Suriye ordusunun hedef aldığı terör örgütü YPG/SDG’nin elebaşlarından Ferhat Abdi Şahin, daha önce yaptığı açıklamada, örgüt unsurlarının 17 Ocak sabah saat 07.00 itibarıyla Fırat Nehri’nin doğusuna çekileceğini duyurmuştur.



Suriye Savunma Bakanlığı, aynı gün yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG/SDG’nin Fırat Nehri’nin batısındaki temas hatlarından çekilme kararını memnuniyetle karşıladığını belirtmiştir. Bakanlık, çekilme sürecinin ardından Suriye ordusu birliklerinin bölgeye intikal edeceğini açıklamıştır.

Suriye Ordusunun Deyr Hafir’de Kontrolü Sağlaması ve Terör Örgütü YPG/SDG’nin Meskene’den Çekilmesi

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Halep’in doğusunda yer alan Deyr Hafir’in askeri kontrolünü tamamen sağlamıştır. Suriye Resmi Haber Ajansı (SANA), sabah saatlerinde yayımladığı haberinde, “Suriye ordusu, Halep’in doğusundaki kırsal kesimde bulunan Deyr Hafir’in askeri kontrolünü tamamen sağladı.” ifadelerine yer vermiştir. Terör örgütü YPG/SDG’nin Meskene bölgesinden çekilme sürecini sürmektedir. Örgüt unsurları Fırat Nehri’nin doğusuna doğru hareket etmeye devam etmektedir. Bölgedeki bazı grupların ağır teçhizatlarını da beraberinde götürdüğü bildirilmiştir.



Suriye ordusu, çekilme sürecinin ardından Meskene çevresinde de güvenlik kontrolü oluşturmak ve sivil halkın geri dönüşünü sağlamak amacıyla birliklerini konuşlandırmaya başlamıştır.

18 Ocak 2026

Operasyonların Genişletilmesi (17–18 Ocak 2026)

Suriye Ordusunun Meskene’ye Ulaşması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısındaki Deyr Hafir’de kontrolü sağlamasının ardından Halep’in doğusundaki Meskene beldesine ulaşmıştır. Suriye resmi haber ajansı SANA, ordunun Meskene’ye giriş yaptığını ve Halep kırsalındaki 34 köyde kontrolün sağlandığını duyurmuştur.


Suriye ordusunun operasyon kapsamında 200’den fazla terör örgütü YPG/SDG mensubunun silahlarıyla birlikte güvenli şekilde geçişinin sağlandığı bildirilmiştir. Aynı gün terör örgütü YPG/SDG mensupları, Halep’in doğusundaki Meskene beldesinde devriye görevi yürüten Suriye askerlerini hedef almıştır.


Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından aktarılan bilgilere göre, Fırat Nehri’nin batısında yer alan Meskene beldesinde gerçekleşen saldırıda 2 Suriye askeri hayatını kaybetmiş, bazı askerler yaralanmıştır.

Suriye Ordusunun Rakka Sınırlarına Girmesi ve Dibsi Afnan’ı Kontrol Altına Alması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında terör örgütü YPG/SDG’ye karşı yürüttüğü operasyonlar kapsamında Rakka il sınırlarına ulaşmış ve Dibsi Afnan beldesini kontrol altına almıştır. Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’nin aktardığı bilgilere göre, Suriye ordusu birlikleri, Deyr Hafir–Meskene hattının güney ucundan ilerleyerek Rakka il sınırlarında yer alan Dibsi Afnan beldesine girmiştir.


Suriye Ordusu Operasyonlar Dairesi, El-İhbariyye kanalına yaptığı açıklamada, “Ordu birliklerinin Rakka il sınırlarında konuşlu Dibsi Afnan beldesinde kontrolü sağladığını” bildirmiştir. Açıklamada ayrıca, Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısındaki bölgelerde kontrol alanını genişletmeye devam ettiği ve birliklerin stratejik öneme sahip Tabka kenti yönünde ilerlediği açıklanmıştır.

Suriye Ordusunun Meskene’de Kontrol Sağlaması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısındaki terör örgütü YPG/SDG işgalindeki Deyr Hafir’in ardından Meskene beldesinde de kontrolü sağlamıştır. Ordu birlikleri sabah saatlerinde Deyr Hafir’de hâkimiyet kurduktan sonra Meskene’de ilerleyerek kısa sürede kontrolü sağlamış, ardından nehir boyunca güneye sarkarak Rakka il sınırlarına ulaşmıştır.


Suriye ordusu, Rakka’nın Dibsi Afnan beldesini de kontrol altına almış ve Fırat Nehri kıyısına uzanan Rakka’nın güneybatı bölgesinde tahkimat çalışmalarına başlamıştır.

Deyr Hafir’de Güvenliğin Sağlanmasının Ardından Sivillerin Evlerine Dönmeye Başlaması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısındaki terör örgütü YPG/SDG unsurlarını bölgeden çıkarmak amacıyla yürüttüğü operasyonlarda Halep’in doğu kırsalındaki Deyr Hafir beldesinde kontrolü sağlamasının ardından, bölge halkı evlerine dönmeye başlamıştır.



Siviller Suriye bayrakları taşıyarak sevinç sloganları atmış, Suriye askerleri dönüş yapan halka güvenlik amacıyla eşlik etmiştir. Suriye Ordusu Operasyonlar Dairesi, El-İhbariyye kanalına yaptığı açıklamada, Fırat Nehri’nin batısındaki bölgelerde kontrol alanının genişletildiğini ve birliklerin stratejik öneme sahip Tabka kenti yönünde ilerlemeye devam ettiğini bildirmiştir.


Terör Örgütü YPG/SDG’nin Rakka Kırsalında Muhabirleri ve Askeri Ekipleri Hedef Alması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG/SDG unsurlarının Rakka kırsalında hem Suriye ordusu birliklerine hem de basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenlediğini duyurmuştur. Bakanlıktan yapılan açıklamada, terör örgütü YPG/SDG’ye bağlı unsurların Rakka kırsalındaki Dibsi Afnan beldesi yakınlarında Suriye resmi haber ajansı SANA muhabirleri ile askeri medya ekiplerini ateş altına aldığı bildirilmiştir. Açıklamada, yaralı olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştır.


Ayrıca, terör örgütü YPG/SDG’ye bağlı silahlı grupların Fırat Nehri’nin batısındaki bazı Suriye köylerinde konuşlandığı, Suriye ordusu birliklerini hedef aldığı ve hükümetle varılan anlaşmanın uygulanmasını engellediği ifade edilmiştir. Suriye Savunma Bakanlığı, söz konusu saldırıların sahadaki gerilimi tırmandırdığına ve sivillerin güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekmiştir.


Suriye ordusu, terör örgütü YPG/SDG unsurlarının Rakka kırsalının batısında yer alan Şuaib ez-Zikr Köprüsü’ne mayın döşeyerek anlaşmanın uygulanmasını engellemeye çalıştığını ve bunun “çok vahim sonuçlar” doğurabileceğini belirtmiştir.


Ordu yetkilileri, bölgede yaşanabilecek tüm sonuçlardan anlaşmayı bozan tarafın sorumlu olacağını belirtirken ordunun sahadaki askeri tedbirleri artırarak güvenliği sağlamaya devam edeceğini kaydetmiştir.

Suriye Ordusunun Rakka’nın Güneyine İlerlemek Üzere Yeni Cephe Açması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, terör örgütü YPG/SDG’ye yönelik operasyonlarını Fırat Nehri boyunca genişleterek Madan bölgesinden Rakka’nın güneyi ve Tabka Barajı yönüne doğru yeni bir cephe açmıştır. Fırat Nehri üzerindeki Rakka’nın güneyi ile Deyrizor’un kuzeyi arasında kalan Madan bölgesinde konuşlu Suriye ordu güçleri kuzeye doğru harekete geçmiştir. Ordunun, nehir hattı boyunca ilerleyerek Tabka kenti ve Rakka’nın güney kesimlerine ulaşmayı hedeflediği bildirilmiştir.



Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’ye bilgi veren ordu kaynakları, Meskene yönünden gelen birliklerin Tabka kenti yakınlarındaki Safyan petrol sahası, Rasafa kavşağı ve Thawra petrol sahasının kontrolünü ele geçirdiğini açıklamıştır.

Suriye Ordusunun Cirah Askeri Havalimanında Kontrolü Sağlaması

Aynı gün Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında bulunan Cirah Askeri Havalimanı’nı terör örgütü YPG/SDG’den geri almıştır. Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında bulunan Cirah Askerî Havalimanı’nı terör örgütü YPG/SDG’den geri almıştır.


Suriye Ordusunun Rakka Yakınındaki Hedef Bölgelerin Haritasını Paylaşması ve Tabka Çevresinde Çatışmalar

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, işgal altındaki Rakka yakınlarında terör örgütü YPG/SDG tarafından kullanılan hedef bölgelerin haritasını paylaşmış ve sivillerden bu alanlardan uzak durmalarını istemiştir. Ordu, daha önce Rakka kent merkezinin sıfır noktasına ait bir harita yayımlamasının ardından, bu kez kent merkezinin daha açık görülebildiği yeni bir harita paylaşmıştır. Haritada belirtilen bölgelerin, terör örgütleri PKK ve YPG/SDG’nin yanı sıra devrik Beşşar Esed rejimi unsurları tarafından Suriye halkı ve ordusuna karşı saldırılarda kullanıldığı ifade edilmiştir.


Suriye ordusu, sivillerden haritada gösterilen terör örgütü noktalarından uzak durmalarını talep etmiştir. Öte yandan, Fırat Nehri’nin batısındaki stratejik öneme sahip Tabka bölgesinde Suriye ordusu ile terör örgütü mensupları arasında şiddetli çatışmalar yaşandığı bildirilmiştir. Çatışmaların, Tabka kenti çevresi ve Tabka Askeri Hava Üssü etrafında yoğunlaştığı belirtilmiştir.


Terör örgütü YPG/SDG’nin çekildiği Dibsi Afnan bölgesine Tabka yönünden çoklu roketatarlarla saldırı düzenlediğini, buna karşılık Suriye ordusunun Tabka çevresine tank ve ağır silah sevkiyatını sürdürdüğünü aktarmıştır.


Suriye ordusu, terör örgütü YPG/SDG’ye Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi, Tabka’daki tüm askeri unsurlarını boşaltması ve sivil yönetimin görev yapmasına olanak tanıması çağrısında bulunmuştur.


Suriye Ordusu Operasyonlar Dairesi tarafından yapılan açıklamada, terör örgütü YPG/SDG’den Fırat Nehri’nin doğusuna tamamen çekilmesi, Tabka’daki tüm askeri unsurların kentten çıkarılması ve sivil yönetimin görevlerini yürütmesine izin verilmesi talep edilmiştir.


Açıklamada ayrıca, terör örgütünün bölgede istikrarı sağlamak amacıyla yürütülen girişimleri engellememesi gerektiği ve ilan ettiği taahhütleri derhal yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Anlaşmaların ihlal edilmesi veya sivil yönetimin çalışmalarının engellenmesi durumunda tüm sorumluluğun örgütte olacağı belirtilmiştir.


Öte yandan, Suriye Savunma Bakanlığı, terör örgütü YPG/SDG’nin Arap ve Kürt mensuplarına örgütten ayrılıp en yakın Suriye ordusu birliğine teslim olmaları çağrısını yinelemiştir. Bakanlık tarafından yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verilmiştir: “Hayatınızı ve geleceğinizi korumak için en yakın Suriye ordusu noktasına giderek veya aşağıdaki numaraları arayarak bu örgütten ayrılmak için inisiyatif alın.”Bakanlık, söz konusu çağrıyla birlikte irtibat telefon numaralarını da paylaşmıştır.

Suriye Ordusunun Tabka Havaalanı, Şuayb ez-Zikr Köprüsü ve Rakka Kırsalındaki 7 Köyde Kontrolü Sağlaması

Suriye ordusu, terör örgütü YPG/SDG’nin işgali altındaki Fırat Nehri’nin batısındaki Rakka kırsalında 7 köy ile Tabka kentindeki ana mevzisi olan Tabka Havaalanı’nı kontrol altına almıştır. Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’nin haberine göre, Suriye ordusu YPG/SDG’yi Rakka’nın güney kırsalındaki Er-Rasafa bölgesi ve çevresindeki 7 köyden temizlemiş, bu bölgelerde tam kontrol sağlamıştır.


Ordu birlikleri Tabka kentindeki terör örgütü YPG/SDG’nin ana üssü konumundaki Tabka Havaalanı’nda da kontrolü ele geçirmiştir. Aynı gün, Fırat Nehri’nin batısında şiddetli çatışmaların yaşandığı Tabka kentinde, terör örgütü YPG/SDG unsurlarının konvoylarla bölgeden ayrılmaya başladığı belirtilmiştir. Örgüt mensupları araç konvoylarıyla Tabka kentinden çekilmiştir.


El-İhbariyye televizyonunun aktardığı bilgiye göre, Suriye ordusu Tabka kenti yakınlarındaki el-Mansura bölgesine girerek El-Haccane Askeri Kampı’nı ele geçirmiştir. Ayrıca, Rakka kırsalındaki Racm el-Gazzal köyünün de YPG/SDG unsurlarından temizlendiği ve ordunun Tabka kentine doğru ilerleyişini sürdürdüğü bildirilmiştir.

ABD’nin Suriye Ordusuna Halep ve Tabka Arasındaki Operasyonları Durdurma Çağrısı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye ordusuna Halep ve Tabka arasındaki bölgelerde yürütülen askeri operasyonları durdurma çağrısında bulunmuştur. CENTCOM, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye’deki gerilimin önlenmesi ve diyalog yoluyla çözüm arayışlarından duyulan memnuniyeti dile getirmiştir.


Açıklamada şu ifadelere yer verilmiştir: “Ayrıca Suriye hükümet güçlerini Halep ve Tabka arasındaki bölgelerdeki her türlü saldırı eylemini durdurmaya çağırıyoruz.” CENTCOM, DEAŞ’ı izlemek ve askeri baskı uygulamak için ABD ve koalisyon güçleriyle koordineli şekilde Suriyeli ortaklar arasında ekip çalışmasının gerekli olduğunu belirtmiştir. Açıklamanın devamında, “Kendi içinde ve komşularıyla barış içinde olan bir Suriye, bölge genelinde barış ve istikrar için elzemdir.” ifadeleri kullanılmıştır.

Suriye Ordusunun Tabka Kentinde Kontrolü Sağlaması

17 Ocak 2026 tarihinde Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında yer alan ve terör örgütü YPG/SDG’nin işgali altındaki Tabka kentine birçok farklı noktadan girmeye başladığını açıklamıştır.


Ordudan yapılan yazılı açıklamada, Suriye güçlerinin Tabka Havaalanı içindeki terör örgütü mensuplarını kuşattığı ve birçok farklı noktadan Tabka kent merkezine giriş yaptığı bildirilmiştir. 18 Ocak'ta Suriye resmi haber ajansı SANA, Suriye Ordusu Operasyonlar Dairesi’ne dayandırdığı haberinde, ordunun stratejik öneme sahip Rakka iline bağlı Tabka ilçesinin kontrolünü tamamen sağladığını duyurmuştur.


İlçede bulunan terör örgütü YPG/SDG üyelerinin bölgeden çıkarıldığı, Suriye Savunma Bakanlığı Medya ve İletişim Dairesi’nin açıklamasına göre 483 örgüt mensubunun teslim olmak için yetkililerle iletişime geçtiği ve 181 örgüt üyesinin teslim olduğu belirtilmiştir.


YPG/SDG, Fırat Nehri’nin batısındaki Tabka kentinden çekilirken hapishanelerdeki esirleri infaz etmiş, köprü ve su hatlarını tahrip etmiştir. Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre, terör örgütü YPG/SDG, Tabka ilçesinden çekilme sürecinde hapishanede bulunan esirleri öldürmüş, ayrıca Eski Köprü ile Rakka’ya su taşıyan ana hattı patlatmıştır.


Suriye hükümeti, Tabka’da esirleri infaz eden YPG/SDG’yi Cenevre Anlaşmaları’na aykırı şekilde savaş suçu işlemekle suçlamış ve bu eylemleri en sert biçimde kınamıştır. Tabka ilçesi yakınlarındaki Mansura bölgesinde Suriye ordusunun ablukası altındaki 64 YPG/SDG üyesinin Suriye güvenlik güçlerine teslim olduğu belirtilmiştir.

Deyrizor’da Aşiretlerin Ömer Petrol ve Kuniko Gaz Sahalarını Ele Geçirmesi

18 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin Fırat Nehri’nin doğusundaki Deyrizor ilinde, yerel aşiret güçleri ile Fırat’ın batısından bölgeye geçen aşiret güçleri, Ömer Petrol Sahası ve Kuniko Gaz Sahası’nı terör örgütü YPG/SDG’den kurtarmıştır. Aşiretler örgütün elindeki enerji tesislerinde tam kontrol sağlamış, bu gelişme ABD’nin daha önce üs olarak kullandığı sahalardan çekilmesiyle oluşan güvenlik boşluğunun ardından gerçekleşmiştir. Aşiret güçleri, Şehil, Havaic, Ziban, Tayyane, Ebu Hammam, Hatla, Garanic, Bağoz, Susah ve Şafe köyleri dahil olmak üzere çok sayıda yerleşim yerinde kontrolü ele geçirmiştir.


Aynı tarihte terör örgütü YPG/SDG, Suriye’nin doğusundaki Deyrizor ilinde sivil yerleşim alanlarını havan ve roketlerle hedef almıştır.

Deyrizor Valisi Gassan es-Seyyid Ahmed, ABD merkezli sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, “Aşiretlerimiz Cezire bölgesinde Suriye’nin birliği ve evlatlarımızın vatanlarına dönüşü talebiyle ayağa kalkmışken, YPG/SDG sivilleri silahlarla hedef almayı sürdürüyor.” ifadelerini kullanmıştır.

Vali Ahmed ayrıca, Deyrizor kent merkezi, Meyadin ve hükümet kontrolündeki bölgelerde sivil yerleşim alanlarının vurulduğunu, bu saldırıların “cezasız kalmayacağını” belirtmiştir. Valilik, halkın güvenliği için pazar günü tüm kamu kurumlarının faaliyetlerini askıya aldığını ve vatandaşlardan zorunlu olmadıkça evlerinden çıkmamalarını istemiştir.

Halep Uluslararası Havalimanında Uçuşların Yeniden Başlaması

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, terör örgütü YPG/SDG’nin saldırıları nedeniyle 8 gündür kapalı olan Halep Uluslararası Havalimanı’nda uçuşların 20 Ocak 2026 Salı gününden itibaren yeniden başlayacağını duyurmuştur. Açıklamada, uçuşların onaylı program kapsamında yeniden başlatılacağı, kararın teknik ve güvenlik değerlendirmelerinin tamamlanmasının ardından alındığı ifade edilmiştir. Ayrıca, yolcuların uçuş bilgilerini hava yolu şirketlerinden takip etmeleri istenmiştir.


Suriye İçişleri Bakanlığı, Halep’in doğusundaki Deyr Hafir kentinde park halindeki bomba yüklü bir aracın imha edildiğini açıklamıştır.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, uzman mühendislik ekiplerinin müdahalesiyle aracın etkisiz hale getirildiği, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirilmiştir.


Bakanlık, bölgede güvenlik taramalarının sürdüğünü belirterek, vatandaşlardan şüpheli cisimlere yaklaşmamaları ve durumu derhal güvenlik birimlerine bildirmeleri çağrısında bulunmuştur.

Deyrizor İlinde Aşiretlerin YPG/SDG İşgaline Son Vermesi

18 Ocak tarihinde Suriye’nin Deyrizor ilinde ayaklanan aşiret güçleri, terör örgütü YPG/SDG’nin işgali altındaki tüm bölgelerde kontrolü sağlayarak ilin tamamını örgütten kurtarmıştır. Aşiret güçleri, Deyrizor’un güney ve orta kesimlerinin ardından kuzey yönünde ilerleyerek Rakka ve Haseke sınır hattına kadar uzanan bölgeleri kontrol altına almış, böylece YPG/SDG’nin Deyrizor’daki tüm varlığı sona erdirilmiştir.


Kontrol altına alınan yerleşim yerleri arasında Muheymide, Suveydan el-Cezire, Murat, Gıranic, Et-Tayyane, El-Cerzi, Hatla, El-Huseyniyye, Halebiyye Meydanı, El-Bağur, Elbu Bedran, El-Bahra, Es-Suse, Ebu Hardub, Eş-Şenan, Denec, Zeyban, Havaic, Şehil, Busayra, Subha, Dehla, Cedid Bekkara, Huşam, Mazlum, El-Hisan, Cefra Sahası, Huvayic Bumasa ve Sava yer almıştır.

Şeddadi Kentinin Aşiret Güçleri Tarafından Kurtarılması

Suriye’nin Fırat Nehri’nin doğu yakasındaki Haseke iline bağlı Şeddadi kentinde ayaklanan aşiret güçleri, terör örgütü YPG/SDG’yi kentten çıkarmış ve kontrolü sağlamıştır. Örgüt mensupları kentteki panik ortamında karargahlarını ateşe vererek çekilmiştir. Geri çekilme sırasında kısa süreli kaos yaşandığı bildirilmiştir. Güvenlik kaynakları, YPG/SDG unsurlarının Şeddadi’den çekilmesi sırasında bazı yapıları yaktığını ve kentin tamamen aşiret güçlerinin kontrolüne geçtiğini belirtmiştir.

Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ABD Özel Temsilcisi Thomas Barrack ile Görüşmesi

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 18 Ocak 2026 tarihinde Şam’daki Halk Sarayı’nda ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşme, Cumhurbaşkanlığının Telegram hesabından yapılan yazılı açıklama ile duyurulmuştur. Açıklamada, “Cumhurbaşkanı Şara, Şam’daki Halk Sarayı’nda ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack ile bir toplantı gerçekleştiriyor.” ifadeleri kullanılmıştır. Görüşme, Fırat Nehri’nin iki yakasında eşzamanlı olarak devam eden çatışmalar sırasında yapılmıştır.


Rakka’da Kontrolün Sağlanması

Suriye’nin doğusundaki Rakka ilinde, yerel halk ve aşiret güçleri terör örgütü YPG/SDG’ye karşı bir ayaklanma başlatmıştır. Halk ve aşiret güçleri örgüte ait birçok yerleşkeyi basmış ve kent merkezindeki stratejik noktaları kontrol altına almıştır. Rakka kent merkezinde YPG/SDG varlığı büyük ölçüde sona erdirilmiş, güvenlik noktaları ile kamu binalarının denetimi yerel güçler tarafından devralınmıştır.



Rakka’da kontrolün sağlanmasının ardından yerel idari yapıların yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır. Suriye Yerel Yönetimler ve Çevre Bakanı Muhammed Ancerani, “Rakka ilinde yerel yönetim işlerinden sorumlu yetkiliyi derhal bölgeye gönderdik” ifadelerini kullanmıştır. Ayrıca, “Bu adım, temel hizmetlerin başlatılması amacıyla atılmıştır” açıklamasında bulunmuştur. Bakan Ancerani, ordunun Rakka iline ulaşmasının ardından Tabka kenti ve Fırat Barajı’nın kontrol altına alındığını bildirmiştir. Ancerani ayrıca, “Halkımıza hizmet sunmak ve bu bölgelerdeki ihtiyaçları karşılamak için hazır olacağız” demiştir.



Aynı gün içerisinde, Rakka merkezinde örgüt keskin nişancılarının sivillere ateş açması sonucu dört sivilin öldüğü, en az on kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Yaralılar kentteki hastanelere sevk edilmiştir. Saldırı sonrası kentteki halk, örgüt sembollerini kaldırmış, bir terörist heykelini yıkmıştır.

19 Ocak 2026

Suriye Hükümeti ile YPG/SDG Arasında Tam Entegrasyon Anlaşması

18 Ocak 2026 tarihinde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile YPG/SDG temsilcileri arasında, örgütün orduya tam entegrasyonunu ve kapsamlı ateşkesi içeren bir anlaşma imzalanmıştır.


Anlaşmaya göre Suriye hükümet güçleri ile YPG/SDG arasında, tüm cepheler ve temas hatlarında kapsamlı ve derhal ateşkes ilan edilmesi, tüm örgüt üyelerinin Fırat'ın doğusuna çekilmesi, Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal ve tamamen Suriye hükümetine devredilmesi, örgütün işgali altındaki Haseke ilindeki tüm sivil kurumların Suriye devlet kurumları ve idari yapıları içine entegre edilmesi kararı alınmıştır. Tüm enerji kaynakları ve sınır kapıları devletin kontrolüne girecektir.



SANA'ya göre, anlaşmanın tam metni şu şekildedir:


1. Yeniden konuşlandırmaya bir ön adım olarak Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilanı ve SDG’nin tüm askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi.

2. Deyrizor ve Rakka illerinin idari ve askeri olarak tamamen ve derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Buna, tüm sivil kurum ve tesislerin devri ile Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında görevli mevcut çalışanların kadroya alınması için derhal kararnamelerin çıkarılması ve hükümetin, iki vilayette SDG'nin savaşçıları ve sivil kurum çalışanları hakkında herhangi bir işlem yapılmaması taahhüdü dahildir.​​​​​​​

3. Haseke ilindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarına entegre edilmesi.

4. Suriye hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönmesini sağlamak için Suriye güvenlik güçleri tarafından korunması suretiyle bölgedeki tüm sınır geçişlerinin, petrol ve doğal gaz alanlarının kontrolünü ele alacaktır.

5. Kürt bölgelerinin özel durumunu göz önünde bulundurarak, gerekli güvenlik incelemesinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin "bireysel" olarak Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yapılarına tamamen entegre edilmesi, bu kişilere askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimler sağlanması.

6.Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderleri/liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve Suriye'nin kuzeydoğu bölgelerindeki eski rejim yetkililerinin listesini sunmayı taahhüt eder.

7. Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevine atanacak adayı belirleyen bir başkanlık kararnamesinin yayınlanması.

8. Ayn el-Arab (Kobani) bölgesinden ağır askeri varlığın çekilmesi, kentin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı yerel bir polis teşkilatının korunması.

9. DEAŞ tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve tesislerin güvenliğini sağlayan güçlerin Suriye hükümetiyle entegre edilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam hukuki ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.

10. Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, merkezi devlet yapısı içinde üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevlere atanmak üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.

11. Kültürel ve dille ilgili hakların tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllarda biriken mülkiyet hakları talepleri dahil olmak üzere, hak temelli ve vatandaşlık konularında çözülmemiş sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin memnuniyetle karşılanması.

12. SDG, egemenliğin ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suriyeli olmayan tüm PKK lider ve üyelerini Suriye Arap Cumhuriyeti dışına çıkarma taahhüdünde bulunur.

13. Suriye devleti, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlamak amacıyla ABD ile koordinasyon içinde Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (DEAŞ) mücadeleyi sürdürme taahhüdünde bulunur.

14. Afrin ve Şeyh Maksud bölgeleri sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakat sağlanması için çalışılması.

Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Açıklamaları

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 18 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, “Devlet kurumları doğu ve kuzeydoğudaki (YPG/SDG işgalindeki) üç vilayete girecek” ifadelerini kullanmıştır. Şara, anlaşmanın imzalanmasının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, söz konusu adımın “tüm Suriyeliler için bir kazanım” olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, bunun yeniden inşa, kalkınma ve istikrar süreci için “önemli bir başlangıç” olduğunu ifade etmiştir


Suriye Cumhurbaşkanı, Deyrizor, Haseke ve Rakka olmak üzere üç vilayetin tamamında devlet kurumlarının yeniden faaliyet göstereceğini açıklamıştır. Açıklamasında, “Suriye devleti karar alma mekanizması bakımından birleşik ve merkezi bir devlettir. Devlet kurumları ülkenin tüm coğrafyasına girecektir.” ifadelerini kullanmıştır.


Şara, ayrıca doğu bölgelerinde yaşanan aşiret hareketlerine ilişkin olarak, “Doğu bölgelerindeki Arap aşiretlerimize sükunet çağrısında bulunuyor, SDG ile yapılan anlaşmanın maddelerinin aşamalı olarak uygulanmasına imkan tanımalarını istiyoruz” açıklamasında bulunmuştur. Devlet başkanı, nihai hedefin ülkede tam istikrarın sağlanması olduğunu belirtmiştir.

Ateşkesin Yürürlüğe Girmesi

Suriye hükümeti, YPG/SDG ile imzalanan anlaşmanın ardından bölgede ateşkes ilan ederek operasyonları durdurduğunu açıklamıştır. Şam yönetimi tarafından yapılan açıklamada, “Tüm cephelerde ateşkes ve farklı çatışma bölgelerindeki çatışma faaliyetlerinin kapsamlı biçimde durdurulduğunu ilan ediyoruz.” ifadeleri kullanılmıştır.


Açıklamada, ateşkes kararının, bölge halkının geri dönüşü için güvenli koridorlar açılması ve devlet kurumlarının vatandaşlara hizmet sunmak üzere görevlerine yeniden başlaması amacıyla alındığı belirtilmiştir. Ateşkesin ilanından sonra cephe hatlarında sükunetin sağlandığı ve çatışmaların sona erdiği aktarılmıştır.


Rakka, Tel Abyad, Deyrizor ve Haseke bölgelerinde çatışmalar durmuştur. Rakka’da halk, ordunun kente girişini kutlamış, sokaklarda devlet bayraklarıyla yürüyüşler düzenlemiştir. Aynı zamanda Rakka’nın Tabka ilçesinde halk, YPG/SDG’nin bölgeden çekilmesini “coşku” ile karşılamıştır. 


Ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte, Suriye güvenlik birimleri kontrol altına alınan bölgelerde konuşlanmaya başlamıştır. İçişleri Bakanlığı’na bağlı birliklerin, Rakka ve çevresinde kamu binalarını koruma, sivillerin güvenliğini sağlama ve yerinden edilenlerin dönüşünü kolaylaştırma görevlerini üstlendiği bildirilmiştir. Ayrıca, “yeni polis karakolları ve güvenlik merkezleri hizmete açılacak” açıklamasını yapmıştır.


Yeni Görevlendirmeler ve İdari Atamalar

Ateşkesin ardından Suriye yönetimi, kuzeyde yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak yeni idari atamalar gerçekleştirmiştir. 19 Ocak 2026 tarihinde, Halep Vali Yardımcısı Abdurrahman Selame, Rakka Valisi olarak atanmıştır. Atama, Halep Valisi Azzam el-Garib’in sosyal medya hesabından duyurulmuştur.


Garib paylaşımında, “Kardeşimiz Abdurrahman Selame’nin, mücadele ve kurtuluş yolundaki dostumuz olarak Rakka Valiliği görevine atanmasını tebrik ediyoruz. Allah ona yeni görevinde başarı ve doğruluk nasip etsin.” ifadelerini kullanmıştır.


Selame’nin, Halep kırsalının kuzey ve doğu bölgelerinden sorumlu vali yardımcısı olarak görev yaptığı ve altyapı ile yerel hizmetlerin güçlendirilmesinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, “Er-Raki” inşaat şirketinin genel müdürlüğünü yürüttüğü bilgisi verilmiştir. Selame, 1971 yılında Halep kırsalındaki Andan kasabasında doğmuş, 2011 yılında başlayan çatışmalar sürecinde silahlı mücadelede aktif görevler üstlenmiştir.

20 Ocak 2026

Cumhurbaşkanı Şara ile YPG/SDG Elebaşı Arasındaki Görüşme

19 Ocak 2026 tarihinde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile terör örgütü YPG/SDG elebaşlarından Mazlum Abdi (Ferhat Abdi Şahin) arasında, Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın uygulanmasına ilişkin bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmenin, Suriye’nin başkenti Şam’da yaklaşık beş saat sürdüğü ve sonuçsuz kaldığı bildirilmiştir.


Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, devlet kurumlarının doğu ve kuzeydoğudaki üç vilayete gireceğini, Suriye Demokratik Güçleri ile ilgili tüm askıda kalan dosyaların çözüme kavuşturulacağını belirtmiştir. Şara, “Suriye devleti karar alma mekanizması merkezi olan, tek ve birleşik bir devlettir. Devlet kurumları Suriye coğrafyasının tamamına girecek ve bölgenin tüm işlerini yönetecektir.” ifadelerini kullanmıştır.


Suriye hükümet kaynakları yaptıkları açıklamada, 10 Mart mutabakatı ve Ateşkes ile Tam Entegrasyon Anlaşması’nın uygulanması konusunda taraflar arasında herhangi bir uzlaşma sağlanamadığını belirtmiştir. Bir hükümet kaynağı, “SDG tarafı görüşmede gereken esnekliği göstermedi. İlerleyen dönemde yeni toplantılar yapılacak.” ifadelerini kullanmıştır. Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun Telegram hesabında yer alan bilgilere göre, toplantıda Irak sınırındaki Haseke ilinin statüsü görüşmenin ana gündemini oluşturmuştur.


Habere göre, Elebaşı Şahin, Haseke’nin örgütün kontrolünde kalması konusunda ısrar etmiş, buna karşılık Cumhurbaşkanı Şara, devlet kurumlarının şehre girmesini ve İç Güvenlik Güçleri’nin yönetimi devralmasını şart koşmuştur. Şara, Şahin’in bu talebe direnişi üzerine, operasyonların mevcut durumda devam edeceği yanıtını vermiştir.


Kaynaklar, Şara’nın ayrıca Şahin’e istişare için ek süre vermeyi reddettiğini ve pazartesi gece yarısına kadar nihai bir yanıt talep ettiğini bildirmiştir. Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’ye konuşan hükümete yakın bir kaynak, görüşmelerin herhangi bir ilerleme kaydedilmeden sonuçsuz kaldığını doğrulamıştır.

20 Ocak 2026

19–20 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

Suriye Ordusunun Tişrin Barajı’nı Kontrol Altına Alması

19 Ocak 2026 tarihinde, Suriye ordusu, Münbiç’in güneybatısında yer alan ve terör örgütü YPG/SDG’nin kontrolündeki Tişrin Barajı’nda tam hakimiyet sağladığını duyurmuştur. Münbiç’te bulunan Anadolu Ajansı muhabirlerinin aktardığı bilgilere göre, ordu birlikleri 19 Ocak sabah saatlerinden itibaren baraj sahasını tamamen devralmıştır.


Barajın kontrolü, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında 18 Ocak’ta imzalanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın uygulanması kapsamında, çatışma yaşanmadan gerçekleştirilmiştir. Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin doğusundaki Rakka bölgesinden Türkiye sınırına kadar uzanan alanları çatışmasız biçimde devralma sürecini sürdürmektedir. Ordu birliklerinin bir kısmı, Fırat Nehri’nin karşı kıyısına geçerek Ayn el-Arab ile Rakka kent merkezi arasındaki sahaya ilerlemiştir.


Aynı sabah saatlerinde Ayn İsa beldesi kavşağı olarak bilinen noktada da ordu güçlerinin kontrolü sağlanmıştır. Buradaki birliklerin Ayn el-Arab bölgesinin güney kesimlerinde konuşlandığı bildirilmiştir. Rakka merkezden Tel Abyad-Rasulayn hattına uzanan üçüncü ilerleme hattında da ordu birliklerinin çatışmasız şekilde bölgeyi devralma işlemini tamamladığı aktarılmıştır.


Suriye ordusunun baraj sahasında yürüttüğü incelemelerde, terör örgütü YPG/SDG’ye ait çok sayıda patlayıcı, kamikaze tipi insansız hava aracı (İHA), roketatar ve hava mühimmatları ele geçirilmiştir. Ayrıca, barajın alt bölümlerinde örgüte ait semboller kaldırılmış ve güvenlik taramaları başlatılmıştır.


Suriye İçişleri Bakanlığı, anlaşma kapsamında ordu birliklerinin Deyrizor ilinin doğu kırsalına girmeye başladığını açıklamıştır. Bakanlık açıklamasında, “Birliklerimiz tüm belde ve köylerde düzenli şekilde konuşlanmayı hedefleyen bir plan kapsamında Deyrizor ilinin doğu kırsalına girmeye başladı.” ifadeleri yer almıştır. Bakanlık açıklamasında, bu adımın sivilleri, kamu ve özel mülkiyeti korumayı ve bölgede güvenlik ile istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı güvenlik planıyla uyumlu şekilde atıldığı kaydedilmiştir.


Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’nin yayımladığı başka bir ordu açıklamasında ise, “Terör örgütü PKK ve eski rejimin kalıntılarından bazı grupların anlaşmanın uygulanmasını engellemeye çalıştığı” belirtilmiştir. Açıklamada, bu saldırılarda 3 askerin hayatını kaybettiği, bazı terör örgütüYPG/SDG unsurlarıyla Tel Temir, Ayn İsa ve Kattan Hapishanesi çevresinde kısa süreli çatışmalar yaşandığı bildirilmiştir.


Ateşkes ve Entegrasyon Anlaşması’nın ardından Rakka kentinde halk, örgütün bölgeden çıkarılmasını kutlamıştır. Aynı gün Suriye Merkez Bankası, Rakka şubesinin yeniden açılması için hazırlıklara başladığını açıklamıştır. Suriye resmi ajansı SANA'da yer alan habere göre Suriye Merkez Bankası, Rakka'da faaliyet gösteren tüm bankaları, şubelerini yeniden açmaları için teşvik etmiştir.

Rakka’da Çatışmaların Başlaması

19 Ocak 2026 tarihinde, Suriye’nin Rakka ilinde, bazı DEAŞ mensuplarının da tutulduğu Aktan Hapishanesi’ni Suriye ordusuna devretmek istemeyen terör örgütü YPG/SDG unsurları ile Suriye ordusu arasında çatışmalar yaşanmıştır. Hapishane Rakka kent merkezinin yaklaşık 10 kilometre kuzeydoğusunda yer almaktadır.


Suriye ordusu güçleri gündüz saatlerinde hapishaneyi devralmak üzere bölgeye ulaştığında, YPG/SDG mensupları tarafından ateş açılmıştır. Ordu yetkililerinin hapishanenin devri talebine olumlu yanıt verilmemesi üzerine, taraflar arasında zaman zaman şiddetlenen çatışmalar yaşanmış ve bu çatışmalar akşam saatlerine kadar aralıklarla sürmüştür.


Yerel kaynakların aktardığına göre, hapishane içerisinde yaklaşık 300 YPG/SDG mensubu ve örgüt yöneticisinin bulunduğu, bunların arasında 30 kadar elebaşı ile bazı devrik rejim unsurlarının da yer aldığı bildirilmiştir. Hapishanede tutulan kişilerin çoğunun DEAŞ mensubu olmayan sivillerden oluştuğu; YPG/SDG’nin muhalif olarak gördüğü birçok kişiyi keyfi biçimde alıkoyduğu belirtilmiştir.


Aynı günün ilerleyen saatlerinde, Suriye ordusu ve Arap aşiret unsurlarının, YPG/SDG kontrolündeki Haseke kentinin güneyinde yer alan Panorama Kavşağı’na kadar ilerlediği de yerel kaynaklarca bildirilmiştir. Bu ilerleyişin, Rakka ve Deyrizor yönlerinden desteklenen kara birlikleriyle yürütüldüğü belirtilmiştir.


İlerleyen saatlerde Suriye ordusu, Haseke iline bağlı Şeddadi kentindeki hapishanede tutulan DEAŞ mensuplarının, terör örgütü YPG/SDG tarafından serbest bırakıldığını bildirmiştir. Ordudan yapılan yazılı açıklamada, Suriye güçlerinin Şeddadi'deki hapishanenin kontrolünü alması için aracılar vasıtasıyla YPG/SDG ile iletişime geçildiği ancak terör örgütünün "bunu reddettiği" belirtilmiştir.


Suriye güçlerinin Şeddadi kentine girmeye başladığı aktarılan açıklamada, "SDG'nin Şeddadi hapishanesinden DEAŞ üyelerini serbest bırakmasının ardından ordu güçleri Haseke kırsalındaki Şeddadi kentine girmeye başladı." ifadesine yer verilmiştir.


Ordu kaynakları, Şeddadi kenti ve çevresinde arama tarama faaliyetlerinin yürütüldüğünü ve hapishane çevresinin güvenlik altına alındığını bildirmiştir. Ayrıca, serbest bırakılan DEAŞ mensuplarının yakalanması için operasyonların başlatıldığı aktarılmıştır.

Suriye Ordusunun Şeddadi’den Serbest Bırakılan DEAŞ Mensuplarını Yakalaması

20 Ocak 2026 tarihinde, Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke iline bağlı Şeddadi kentindeki hapishaneden YPG/SDG tarafından serbest bırakıldığı bildirilen 120 DEAŞ mensubundan 81’inin yakalandığını duyurmuştur. Bakanlık açıklamasında, YPG/SDG’nin DEAŞ’lı teröristlerin serbest bırakılmasından sorumlu olduğu vurgulanmıştır.


Açıklamada, şunlar kaydedilmiştir: "Ordu ve İçişleri Bakanlığı birlikleri Şeddadi kenti ve çevresinde kapsamlı arama ve tarama operasyonu yürüttü. Operasyonda 81 DEAŞ'lı terörist yakalandı. Geriye kalan DEAŞ’lıların ise aranmasına devam ediliyor."

Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Başkanı Trump Arasındaki Telefon Görüşmesi

20 Ocak 2026 tarihinde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye ilişkin açıklama, Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından ABD merkezli X platformu üzerinden yayımlanmıştır.


Açıklamada, iki liderin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığının korunmasının önemini vurguladığı ve istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabalara destek verilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardığı belirtilmiştir.


Tarafların ayrıca, Kürt halkının haklarının güvence altına alınması ve Suriye devleti çatısı altında korunmasının gerekliliğini vurguladığı ifade edilmiştir. Görüşmede, Suriye ile ABD arasında terör örgütü DEAŞ’la mücadele kapsamında iş birliğinin sürdürülmesi ve örgütün oluşturduğu tehditlerin sona erdirilmesi konusunda da anlaşmaya varıldığı kaydedilmiştir.


Açıklamada, "iki liderin güçlü ve birlik içinde bir Suriye görme yönünde ortak temennilerini dile getirdiği, Suriye'nin bölgesel ve uluslararası meydan okumalarla baş edebilecek kapasiteye sahip olması gerektiğini ifade ettikleri" aktarılmıştır.


Telefon görüşmesinde ayrıca "çeşitli bölgesel konuların ele alındığı ve Suriye’ye daha iyi bir geleceğe yönelmesi için fırsat tanınmasının öneminin vurgulandığı" belirtilmiştir.

Haseke Çevresi ve Ayn el-Arab Güneyinde Çatışmaların Yeniden Başlaması

20 Ocak 2026 tarihinde, Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin doğusundaki ilerleyişi sırasında, sabah saatlerinde durmuş olan çatışmaların ardından Haseke ili çevresinde ve Ayn el-Arab’ın güneyinde çatışmaların yeniden başladığı bildirilmiştir. TSİ 12.15’te Suriye ordusu ile terör örgütü YPG/SDG unsurları arasında Haseke’nin güneydoğusundaki Abdülaziz Dağı çevresinde çatışmalar yaşanmıştır.


Suriye ordusu birliklerinin Haseke kent merkezi girişi de dahil olmak üzere dört farklı noktada konuşlandığı aktarılmıştır. Ayn el-Arab hattında ise Suriye ordusu, kentin 30 kilometre güneybatısında, Münbiç ile Fırat Nehri’nin doğu yakasını birbirine bağlayan Kara Kozak Köprüsü’nde bulunan YPG/SDG unsurlarına TSİ 13.00’e kadar çekilmeleri için süre tanımıştır. Sürenin dolmasının ardından, Karakozak Köprüsü çevresi ve Sırrin beldesi girişinde yeniden çatışmalar başlamıştır.


Suriye ordusunun ilerleyişi kapsamında, Haseke ilinin güneyindeki Kabur Barajı’nın da kontrol altına alındığı bildirilmiştir. Kabur Barajı Suriye ordusunun kontrolüne geçmiştir. Aynı saatlerde, Haseke’nin güneydoğusundaki Abdülaziz Dağı çevresinde çatışmaların aralıklarla sürdüğü kaydedilmiştir.



Suriye ordusunun ilerleyişi sırasında, terör örgütü YPG/SDG’nin Haseke’den ayrılmaya çalışan sivil araçlara ateş açtığı ve Mükmin köyü çevresinde 10 sivilin hayatını kaybettiği tespit edilmiştir. Yerel kaynaklara göre, saldırıda ölen siviller arasında kadın ve çocuklar da bulunmaktadır. Suriye ordusu yetkilileri, saldırının bölge halkının yerlerinden ayrılmasını engellemeye çalışan örgüt unsurlarınca gerçekleştirildiğini bildirmiştir.



Aynı gün, Suriye Savunma Bakanlığı, Rakka kent merkezinin kuzeyinde yer alan Aktan Hapishanesi’nde kontrolün sağlandığını açıklamıştır. Bakanlık, hapishane çevresinde güvenliğin tamamen tesis edildiğini ve çatışma yaşandığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtmiştir.


Suriye ordusuna bağlı Operasyonlar Müdürlüğü ayrıca, terör örgütü YPG/SDG’nin Haseke ilinde bulunan Hol Kampı’nı terk ederek, kampta tutulan kişileri serbest bıraktığını duyurmuştur. Açıklamada, “SDG, Hol Kampı’nın güvenliğini sağlamayı bırakarak, kampta tutulanları serbest bıraktı. Suriye Arap Ordusu, İç Güvenlik Güçleri ile işbirliği içinde bölgeye girerek güvenliği sağlayacak. Kürt halkının korunmasına ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik mutlak bağlılığımızı vurguluyoruz. Ordu, tüm Suriyelilerin koruyucusudur, temel hedefi istikrarı yeniden tesis etmek ve devlet kurumlarını korumaktır.” ifadeleri kullanılmıştır.


Suriye resmi ajansı SANA’da yer alan haberde de, terör örgütü YPG/SDG mensuplarının Hol bölgesinde açtığı ateş sonucu bir sivilin yaşamını yitirdiği belirtilmiştir.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack'ın Açıklamaları

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack Suriye'deki gelişmelere ilişkin sosyal medya paylaşımında bulunmuştur. Barrack paylaşımında, "Şu anda Suriye'deki Kürtler için en büyük fırsat, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetin yönetimindeki Esed sonrası geçiş sürecinde yatmaktadır. Bu an, Kürtlerin devletsizlikle, dil kısıtlamalarıyla ve sistematik ayrımcılıkla yüz yüze olduğu Beşşar Esed rejimi sırasında uzunca süre reddedilen vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon için bir yol sunuyor." ifadesini kullanmıştır.



Barrack, terör örgütü YPG/SDG ile DEAŞ'a karşı Suriye'de bir ortaklık kurduklarını ve bu ortaklığın kurulduğu dönemde "Suriye'de ortaklık kurulacak işleyen bir merkezi devletin bulunmadığını" belirterek, "Bugün bu durum kökten değişti. Suriye artık, batıya dönük olduğunun ve ABD ile terörle mücadelede işbirliğinin sinyalini veren, IŞİD karşıtı Koalisyon'a katılmış, tanınan bir merkezi hükümete sahip." değerlendirmesinde bulunmuştur.


Bu durumun, ABD ile terör örgütü YPG/SDG arasındaki ortaklığın gerekçesini değiştirdiğini dile getiren Barrack şunları kaydetmiştir: "Şam, IŞİD kampları ve gözaltı tesislerinin kontrolü dahil güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır ve gönüllü olduğundan SDG'nin sahadaki başlıca IŞİD karşıtı güç olan asıl amacının süresi büyük ölçüde dolmuştur. Son gelişmeler, ABD'nin SDG'nin ayrı rolünü uzatmaktan ziyade bu geçişi aktif biçimde kolaylaştırdığını göstermektedir."


Barrack, paylaşımında ABD'nin uzun vadeli bir askeri varlık sürdürme gibi bir çıkarı olmadığını belirterek, önceliklerinin terör örgütü DEAŞ kalıntılarının yenilgiye uğratılması, uzlaşmanın desteklenmesi, ayrılıkçılık ya da federalizm olmadan ulusal birliğin güçlendirilmesi olduğunu aktarmıştır.


Tom Barrack, 18 Ocak Mutabakatı'na da atıfta bulunduğu paylaşımında şu sözleri kullanmıştır: "Bu durum Kürtler için eşsiz bir fırsat yaratıyor, yeni Suriye devletine entegrasyon, tam vatandaşlık hakları (daha önce vatansız olanlar da dahil), Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürünün anayasal olarak korunması (örneğin Kürtçe eğitim, Nevruz'un ulusal bayram olarak kutlanması) ve iç savaş kaosunda SDG'nin sahip olduğu yarı özerkliğin çok ötesinde yönetimde yer alma imkanı sunuyor.


Riskler devam etse de (örneğin, kırılgan ateşkesler, ara sıra yaşanan çatışmalar, radikallerle ilgili endişeler veya bazı aktörlerin geçmişteki şikayetleri yeniden gündeme getirme isteği), Amerika Birleşik Devletleri, Kürt hakları ve IŞİD karşıtı işbirliği konusunda güvenceler için baskı yapıyor. Alternatifi, uzamış ayrılık, istikrarsızlığa veya IŞİD'in yeniden canlanmasına davetiye çıkarabilir. ABD diplomasisiyle desteklenen bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için bugüne kadarki en güçlü şansı temsil ediyor."


Barrack, "ABD'nin Suriye'de odaklandığı başlıca iki konuya da işaret ederek, bunların hali hazırda YPG/SDG kontrolünde olan DEAŞ tutuklularını barındıran cezaevlerinin güvenliğinin sağlaması ile YPG/SDG ile Suriye hükümeti arasında YPG/SDG'nin barışçıl entegrasyonuna ve Suriye'deki Kürt nüfusunun tam Suriye vatandaşlığına siyasi olarak dahil edilmesi yolundaki görüşmelerin kolaylaştırılması" olduğunu kaydetmiştir.

21 Ocak 2026

Suriye’de Hükümet ile YPG/SDG Arasında Sağlanan Mutabakat Kapsamında 4 Günlük Ateşkesin Başlaması (20 Ocak 2026)

20 Ocak 2026 tarihinde, Suriye Savunma Bakanlığı, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında varılan mutabakat kapsamında ilan edilen 4 günlük ateşkesin yürürlüğe girdiğini açıklamıştır. Bakanlıktan yapılan duyuruda, TSİ 20.00 itibarıyla tüm askeri operasyon bölgelerinde ateşkes uygulanmaya başlandığı bildirilmiştir.


Ateşkesin, YPG/SDG’nin devlet kurumlarına entegrasyon sürecine ilişkin istişareleri tamamlaması için tanınan 4 günlük süre çerçevesinde ilan edildiği belirtilmiştir. Mutabakatın öne çıkan maddeleri şu şekilde sıralanmıştır:


"- SDG’ye, bölgelerin fiilen entegrasyonuna ilişkin ayrıntılı bir plan hazırlanması ve istişarelerin tamamlanması için 4 gün süre tanındı.


- Mutabakat sağlanması halinde, Suriye ordusu Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmeyecek, birlikler şehirlerin çevresinde konuşlanacak. Haseke vilayetinin ve Kamışlı kentinin barışçıl entegrasyonuna ilişkin takvim ve ayrıntılar daha sonra ele alınacak.


- Suriye askeri güçleri, Kürt köylerine girmeyecek, bu köylerde yerel halktan oluşan yerel güvenlik güçleri dışında silahlı unsur bulunmayacak.


- Sayın Mazlum Abdi, örgüt içinden Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için birer aday, Halk Meclisi’nde temsil edilecek isimler ve devlet kurumlarında istihdam edilmek üzere personel listesi sunacak.


- SDG’ye bağlı tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Savunma ve İçişleri bakanlıkları bünyesine entegre edilmesi hususunda anlaşma sağlandı. SDG’ye bağlı sivil kurumlar da Suriye hükümetinin idari yapısına entegre edilecek.


- Cumhurbaşkanlığı, Kürtlerin dilsel ve kültürel hakları ile vatandaşlık haklarına ilişkin 13 sayılı kararnamenin uygulanacağını, bunun da ulusal ortaklık temelinde, tüm bileşenlerinin haklarının güvence altına alındığı birleşik ve güçlü bir Suriye inşa edilmesine yönelik ortak bir bağlılığı yansıttığını bildirir.


- Söz konusu mutabakat, bugün saat 20.00 itibarıyla yürürlüğe girecek."


Terör örgütü YPG/SDG'den yapılan açıklamada da "Ateşkese tam bağlıyız." ifadeleri kullanılmıştır.

Birleşmiş Milletler’in Açıklaması

BM Genel Sekreter Sözcüsü Farhan Haq, günlük basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, ateşkesin yürürlüğe girmesini “memnuniyetle karşılanan bir gelişme” olarak nitelendirmiştir. Haq, “Açıkçası eğer sahada şiddeti durduracak bir anlaşma varsa, bu memnuniyetle karşılanacak bir gelişme olur.” ifadesini kullandı.


Haq, tarafların birbirleriyle diyaloğa devam edeceklerini ve şiddeti azaltmak için önlemler alacaklarını umduklarını belirterek, “Ancak önceki günlerde alınan farklı pozisyonları da biliyoruz, bu nedenle bu durumu yakından takip ediyoruz.” demiştir.


Genel Sekreter Antonio Guterres'in Kuzeydoğu Suriye'deki şiddeti büyük bir endişeyle takip ettiğini aktaran Haq, Genel Sekreter'in, tarafları diyaloğa devam etmeye, iyi niyetle ilerlemeye ve tüm anlaşmaların uygulanmasını sağlamak için birlikte çalışmaya çağırdığını kaydetmiştir.

Suriye Ordusunun Karakozak Mevkiinde Kontrol Sağlaması

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden kısa süre önce, Suriye ordusunun 20 Ocak'ta TSİ 19.00 civarında Halep’e bağlı Ayn el-Arab ilçesinin güneyindeki Süleyman Şah Türbesi arazisinin bulunduğu Karakozak mevkinde kontrolü sağladığı bildirilmiştir.


Ordu birlikleri, Sırrin beldesinde yaşanan çatışmaların ardından kuzeye ilerleyerek Karakozak köyünü çevirmiş ve bölgeyi ateşkesin başlamasından bir saat önce kontrol altına almıştır. Ancak YPG/SDG’nin köprü çevresi ve türbe alanını mayınladığı belirtilmiş, patlayıcıların temizlenmesinin ardından bölgenin güvenli hale getirileceği açıklanmıştır.

Cumhurbaşkanı Şara’nın Barzani ile Görüşmesi

Aynı gün içerisinde, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesut Barzani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler, istikrar ve güvenliğin güçlendirilmesi konuları ele alınmıştır.


Cumhurbaşkanı Şara, görüşmede “Kürtlerin ulusal, siyasi ve medeni hakları dahil olmak üzere tüm haklarının korunduğunu” ifade etmiştir. Barzani ise, Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında varılan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’na desteğini dile getirmiştir.


Görüşmeye ilişkin açıklamada, tarafların, "bölgede barış ve güvenliğin sağlanması, ihtilafların herkesin yararına olacak şekilde çözülmesi için koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi konusunda mutabık olduğu" ifade edilmiştir.

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Açıklamaları

21 Ocak 2026 tarihinde, ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin birinci yılı dolayısıyla Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Suriye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur.


Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile önceki gün yaptığı telefon görüşmesine atıfta bulunarak, “Suriye Cumhurbaşkanı (Ahmed Şara) çok sıkı çalışıyor. Güçlü ve sert bir adam. Dün onunla konuştum, hapishanelerdeki durum hakkında konuştuk. O hapishanelerde dünyanın en kötü teröristlerinden bazıları var. Şara, bu süreci takip ediyor.” ifadelerini kullanmıştır.


Trump, Suriye'deki Kürtlerle ilgili bir soru üzerine, ABD olarak, bu ülkedeki Kürtlere yeterince destek sağladıklarını ifade etmiştir. Suriye'de terör örgütü YPG/SDG konusunda bir değerlendirme yapan Trump, "Kürtleri severim ama şunu anlamanız gerekir ki; Kürtlere çok büyük miktarda para ödendi, petrol ve başka şeyler verildi. Yani bunu bizim için değil, daha çok kendileri için yaptılar, ancak biz Kürtlerle iyi geçiniyoruz ve Kürtleri korumaya çalışıyoruz." diye konuşmuştur.


Ayrıca ABD Başkanı Trump, 20 Ocak'ta New York Post gazetesine verdiği mülakatta, Suriye'de YPG/SDG'nin serbest bıraktığı DEAŞ mahkumları için, "Avrupalı teröristler hapishaneden kaçmışlardı ve Suriye hükümeti tüm mahkumları yakaladı." demiştir. Trump, YPG/SDG'nin serbest bıraktığı DEAŞ mahkumlarıyla ilgili "Avrupalı teröristler hapishaneden kaçmışlardı. Suriye hükümeti ve Suriye'nin yeni lideri ile çalıştık, onlar (Suriye hükümeti) tüm mahkumları yakaladılar ve onları tekrar hapse attılar. Bunlar hepsi Avrupalı olan dünyanın en kötü teröristleriydi." ifadelerini kullanmıştır.

Haseke’de Ateşkesin İhlal Edilmesi

21 Ocak 2026 tarihinde, terör örgütü YPG/SDG, Suriye’nin Haseke kentinde hükümet ile varılan ateşkesi ihlal ederek bir at çiftliğine kamikaze insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlemiştir. Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre, saldırı Haseke’nin Nehşva Mahallesi yakınlarında gerçekleşmiştir.


Saldırıda 7 sivil hayatını kaybetmiş, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi yaralanmıştır. Olayın ardından bölgeye Suriye güvenlik güçleri ve sağlık ekipleri sevk edilmiş, yaralıların çevredeki hastanelere kaldırıldığı bildirilmiştir.

Avrupa Genelinde Terör Örgütü YPG/SDG Yandaşlarının Gösterileri ve Provokasyonları

21 Ocak 2026 tarihinde, terör örgütü YPG/SDG yandaşları, Suriye ordusunun Şam yönetimiyle varılan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması kapsamında Haseke ve Ayn el-Arab’ın kontrolünü almak üzere ilerlemesini protesto etmek amacıyla Avrupa’nın çeşitli kentlerinde izinsiz gösteriler düzenlemiştir. Gösteriler, birçok ülkede taşkınlık, polisle çatışma ve kamu mallarına zarar verilmesi olaylarına sahne olmuştur.

İsviçre

İsviçre’nin Zürih kentinde, izinsiz yürüyüş yapan terör örgütü YPG/SDG yandaşları polis müdahalesiyle karşılaşmıştır. Göstericiler, örgütü simgeleyen objeler taşımış ve polisin tazyikli suyla müdahalesine taş ve yaralayıcı cisimlerle karşılık vermiştir. Taşkınlık sırasında bazı eylemcilerin maskeli olduğu ve kamu mallarına zarar verdikleri bildirilmiştir.


Zürih’in yanı sıra Bern, Lozan ve Cenevre kentlerinde de benzer protestolar düzenlenmiştir. BM Cenevre Ofisi yerleşkesi önünde toplanan bir grup eylemci, tellerden atlayarak yerleşkeye zorla girmiş, ancak BM güvenlik görevlileri tarafından kısa sürede dışarı çıkarılmıştır.


BM güvenlik birimleri, yerleşkeye izinsiz girişlerin ardından önlem alarak binaya yeniden girişleri engellemiştir. BM yetkilileri, eylemcilerin “herhangi bir hasara yol açmadan yerleşke dışına çıkarıldığını” bildirmiştir.

Fransa

Fransa’nın başkenti Paris’te, YPG/SDG yandaşları polisle çatışmıştır. Protestocuların havai fişeklerle saldırıda bulunduğu, polisin ise biber gazı ile karşılık verdiği belirtilmiştir. Invalides Meydanı’nda bir grup örgüt yandaşı örgüt sembolleriyle eylem yaparken, Strazburg kentinde yüzleri maskeli gruplar izinsiz gösteriler düzenlemiş, ABD Konsolosluğu önüne yürümeye çalışmıştır. Polise taş ve yaralayıcı maddeler fırlatıldığı, güvenlik güçlerinin biber gazıyla müdahale ettiği rapor edilmiştir.


İngiltere

Londra’da, bir grup terör örgütü YPG/SDG yandaşı, Başbakanlık Ofisi 10 Numara’nın bulunduğu Downing Sokağı girişinde toplanmış, ardından İngiltere Parlamentosu önüne yürümüştür. Parlamento önünde oturma eylemi yapan grup, polisin uyarısıyla tekrar Downing Sokağı’na yönlendirilmiştir. Protestocular, Trafalgar Meydanı’na yürüyüş yapmak istemiş, ancak polis buna izin vermemiştir. Örgüt sembolleri ve terörist resimleri taşıyan protestocularla güvenlik güçleri arasında kısa süreli arbede yaşanmıştır.

Almanya

Berlin’de, Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği binasına gece yarısı boyalı saldırı düzenlenmiştir. Berlin Polisinden yapılan açıklamada, yaklaşık 40 kişilik bir grubun Tiergarten Caddesi üzerindeki Büyükelçilik çitlerine boya attığı, kaldırıma sloganlar yazdığı ve birkaç sis bombası attığı belirtilmiştir. Polis ekipleri olay yerine ulaşınca grubun Tiergarten Parkı’na kaçtığı, 19 ve 20 yaşlarında iki kişinin gözaltına alındığı açıklanmıştır. Soruşturma, devlet güvenlik birimi tarafından yürütülmektedir. Yetkililer, saldırının terör örgütü YPG/SDG yandaşlarınca gerçekleştirildiğini değerlendirmiştir.


Brüksel

Belçika’nın başkenti Brüksel’de bir grup terör örgütü YPG/SDG yandaşı, Avrupa Parlamentosu (AP) binası önünde izinsiz gösteri düzenlemiştir. Sabah saatlerinde başlayan eylem, örgütü simgeleyen objeler taşıyan ve örgüt lehine sloganlar atan katılımcıların taşkınlık çıkarması üzerine polis müdahalesine sahne olmuştur.


Brüksel polisinin, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanarak gruba müdahale ettiği bildirilmiştir. Eylemciler, müdahalenin ardından Avrupa Birliği (AB) zirvesine ev sahipliği yapacak AB Konseyi binasının bulunduğu Schuman Meydanı’na yürümüştür.


Polis ekipleri grubu takip etmiş, eylemciler AB Dış İlişkiler binasının önünde kısa süre bekleyip slogan attıktan sonra dağılmıştır. Gösteri sırasında helikopterler, toplumsal olaylara müdahale araçları (TOMA) ve çok sayıda polis ekibi hazır bulunmuştur. Brüksel polisi, güvenlik önlemlerinin artırıldığını, şehir merkezindeki diplomatik kurumlar çevresinde geniş güvenlik çemberi oluşturulduğunu açıklamıştır.

26 Ocak 2026

22 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Toplantısı ve Uluslararası Tepkiler

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 22 Ocak 2026 tarihinde “Orta Doğu’da Durum” başlığı altında Suriye’deki son gelişmeleri görüşmek üzere toplanmıştır. Toplantının açılış konuşmasını BM Orta Doğu, Asya ve Pasifik’ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mohamed Khaled Khiari yapmıştır. Khiari, konuşmasında Suriye’de son günlerde yaşanan olayları özetlemiş ve ülkenin geleceğine yönelik uyarı ve tavsiyelerde bulunmuştur.


Khiari, Haseke ve Ayn el-Arab bölgelerinde Suriye hükümet güçleri ile terör örgütü YPG/SDG arasında devam eden çatışmalara değinerek, bu bölgelerde “endişe verici bir insani kriz”in yaşandığını belirtmiştir. Tüm taraflara, sivillerin ve sivil altyapının korunması ile insani yardıma erişimin sağlanması çağrısında bulunmuştur.


BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu konulara ilişkin “endişesini” dile getirdiğini aktaran Khiari, “uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesi” gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkedeki Kürtlerin dilsel, kültürel ve vatandaşlık haklarına ilişkin açıklamasını “eşi benzeri görülmemiş bir kararname” olarak nitelendirmiş ve bunun “gerçekten kapsayıcı bir süreçle daha da geliştirilebilecek cesaret verici bir girişim” olduğunu ifade etmiştir.


Khiari, Suriye’deki olumlu gelişmelere rağmen DEAŞ’ın halen bir tehdit olmaya devam ettiğini ve “Suriye'deki yabancı terörist savaşçıların varlığıyla ilgili endişeleri paylaşıyoruz” sözleriyle bu konudaki uluslararası hassasiyeti dile getirmiştir.


Son süreçte bazı DEAŞ üyelerinin bulundukları kamplardan kaçtığına dair işaretler olduğunu belirten Khiari, Suriye hükümetine DEAŞ gözaltı tesislerinin devrinin düzenli şekilde yapılmasını sağlamak için “tam dikkat gösterilmesi” çağrısında bulunmuştur. Ayrıca, BM Suriye Özel Temsilciliği Ofisi’nin sahada “yapılandırılmış ve destekleyici şekilde” çalışmalara katılımının önemine işaret etmiştir.

ABD Temsilcisi Tammy Bruce’un Açıklamaları

ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı Tammy Bruce, BMGK’daki oturumda yaptığı konuşmada, ülkesinin Suriye hükümetini desteklemeye devam ettiğini bildirmiştir. Bruce, “Yeni Suriye hükümeti, 2025’in sonlarında DEAŞ’ı yenmek için küresel koalisyona katıldı ve terörle mücadelede ABD ile işbirliğine yöneldi. Şam artık DEAŞ gözaltı tesisleri ve kamplarının kontrolü de dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hem istekli hem de hazır durumda.” ifadelerini kullanmıştır.


Bruce, ABD’nin Suriye’nin istikrarını desteklediğini belirterek, “ABD diplomasisinin desteklediği bu entegrasyon, Kürtlerin tanınmış bir Suriye ulus devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmeleri için bugüne kadarki en güçlü şansı temsil etmektedir.” demiştir.


Bruce, ABD’nin Suriye ile İsrail ilişkilerinde “yeni bir sayfa açmak” için iki taraf arasındaki görüşmeleri desteklediğine işaret ederek, amaçlarının egemen, birleşik, kendi içinde ve komşularıyla barış içinde olan bir Suriye olduğunu söylemiştir. ABD temsilcisi, Suriye’deki mevcut entegrasyon sürecini memnuniyetle karşıladıklarını belirtmiş ve tarafların anlaşmanın uygulanmasına bağlı kalmasının önemine dikkat çekmiştir.

Rusya Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia’nın Açıklamaları

Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, BMGK oturumunda yaptığı konuşmada Suriye’deki askeri ve siyasi durumun hızlı gelişimini yakından izlediklerini belirtmiştir. Nebenzia, “İlgili tüm tarafları müzakere sürecini sabote etme çabalarından vazgeçmeye, şiddet sarmalını tırmandırarak durumu kontrolden çıkarma riski taşıyan her türlü çatışmadan kaçınmaya çağırıyoruz” ifadesini kullanmıştır.


Ayrıca, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri faaliyetlerine değinerek, “Suriye’deki birçok iç sorunun, İsrail’in süregelen yasa dışı müdahaleleri nedeniyle daha da karmaşık hale geldiğini bir kez daha kabul etmek zorundayız.” ifadelerini kullanmıştır.


Nebenzia, İsrail’i güvenlik endişelerini gidermek için güç kullanmaktan kaçınmaya, Arap komşularının güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye ve ilgili Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul kararları doğrultusunda uluslararası hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırmıştır.

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız’ın Konuşması

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, 22 Ocak 2026 tarihinde BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) gerçekleştirilen oturumda konuşmuştur. Yıldız, Suriye hükümetinin entegrasyon çağrılarına uymayan YPG/SDG’nin tutumunu eleştirerek, “Suriye’nin birliğini hedef alan ayrılıkçı ve bölücü projelerin geleceği yoktur.” ifadelerini kullanmıştır.


Büyükelçi Yıldız, “Son gelişmeler, Suriye hükümetinin halkı arasında sahip olduğu desteği ve geliştirdiği kapasiteleri de göstermiştir.” sözleriyle mevcut duruma ilişkin gözlemlerini paylaşmıştır. Ayrıca, Suriye toplumunun çeşitli kesimlerinin “sözde SDG’yi artık tolere etmeyeceklerini açıkça ortaya koyduğunu” dile getirmiştir.


Yıldız, konuşmasında “Sözde SDG ne Suriyeli ne demokratik ne de bir güçtü. PKK/YPG teröristlerinin bir uzantısıydı.” demiştir. Ayrıca, son iki haftada yaşanan olayların ve örgütün işlediği ihlallerin, Türkiye’nin uzun süredir devam eden pozisyonunun doğruluğunu teyit ettiğini belirtmiştir.


Suriye hükümetinin ülke topraklarının büyük bölümünde kontrolü yeniden sağladığını vurgulayan Yıldız, bu bölgelerin “uzun süreli istikrarsızlığı istismar eden ve sivillere ağır zulümler uygulayanlar tarafından yasa dışı olarak ele geçirildiğini” ifade etmiştir.


Türkiye’nin birleşik ve egemen bir Suriye vizyonuna desteğini yineleyen Yıldız, “Türkiye, tüm etnik kökenlerin, inançların ve mezheplerin yan yana yaşadığı, birleşik, egemen ve bağımsız bir Suriye inşa etme çabalarında Suriye devletini tam olarak desteklemektedir.” ifadesini kullanmıştır.


Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından açıklanan ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasına da değinen Yıldız, bunun “güvenlik ve istikrara acil ve anlamlı katkı sağlayacağı umudunu” paylaştığını söylemiştir.


Yıldız ayrıca, “Suriye'deki terörist varlığının her türlü biçim ve tezahürüyle tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamak ve Suriye hükümetinin kararlarını ve eylemlerini desteklemek için hiçbir çabadan kaçınmayacağız.” şeklinde konuşmuştur.

Suriye’de Sahadaki Gelişmeler ve Güvenlik Durumu

Haseke’de Arap Kökenlilere Yönelik Alıkoymalar

22 Ocak tarihinde Terör örgütü YPG/SDG, Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan Haseke kentinde, Arap kökenli sivillere yönelik alıkoyma faaliyetlerini sürdürmüştür. Emiriye ve Guveryan mahallelerinde çok sayıda Arap kökenli kişi, gece saatlerinde örgüt mensupları tarafından silah zoruyla alıkonulmuştur. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, alıkonulan kişiler darbedilmiş ve zorla araçlara bindirilerek bilinmeyen bir yere götürülmüştür.


Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, 21 Ocak’ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG/SDG’nin işgal ettiği Haseke kentinde sivillere yönelik keyfi alıkoymaların sürdüğünü belirterek, bu uygulamaların ateşkesi tehdit ettiğini bildirmiştir.


Alıkoymaların, 20 Ocak’ta başlayan dört günlük ateşkes sürecinin ardından devam ettiği bildirilmiştir. Önceki günlerde de benzer olaylar yaşanmış, çok sayıda Arap kökenli sivil örgüt tarafından alıkonulmuştur. Haseke’deki olaylar sırasında terör örgütü mensuplarının sivil yerleşim alanlarında operasyon yürüttüğü, bazı kişilerin gece saatlerinde evlerinden zorla çıkarıldığı ve örgüt tarafından sorguya götürüldüğü belirtilmiştir. Yerel kaynaklar, örgüt unsurlarının “ateşkes sürecini fırsat bilerek bölgedeki Arap nüfusa yönelik baskıyı artırdığını” ifade etmiştir.


YPG/SDG’nin Tuzaklama Faaliyetleri

Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü YPG/SDG tarafından daha önce işgal edilen bölgelerde, örgütün sivillerin kullanabileceği gündelik eşyaları patlayıcılarla tuzakladığı tespit edilmiştir. Suriye Ordusu Operasyonlar Müdürlüğü’nün açıklamasına göre, “konserve kutuları, çay paketleri, taş ve tuğla görünümlü düzenekler”in patlayıcılarla donatıldığı belirlenmiştir.


Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, etiketsiz metal bir konserve kutusunun ve bir çay kutusunun alt kısmına kablolarla patlayıcı düzenek yerleştirildiği görülmüştür. Suriye ordusu, terör örgütünün çekildiği bölgelerde “geçitler, tüneller, girişler, ev eşyaları ve araçlar”a patlayıcı yerleştirdiğini bildirmiştir. Ordunun açıklamasında, bu düzeneklerin infilakı sonucunda can kayıpları yaşandığı belirtilmiştir. Ayrıca, kutsal mekanlara yönelik zararlarla ilgili olarak ordunun açıklamasında, “camilerin ve çok sayıda Kur’an-ı Kerim’in tuzaklanarak uygunsuz yerlere konulduğu” ifade edilmiştir.


Suriye ordusu, Rakka, Deyrizor ve Halep’in doğu kırsalındaki sivillere hitaben yaptığı çağrıda, “hiçbir şüpheli cisim ve eşyaya yaklaşmamaları, güvenlikleri için durumu derhal yetkililere bildirmeleri” uyarısında bulunmuştur. Bu açıklamada, halkın güvenliği için bölgelerde arama-tarama faaliyetlerinin sürdürüldüğü bildirilmiştir.

DEAŞ Tutukluları ve Hukuki Süreçler

Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba’nın Açıklamaları

Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, 22 Ocak 2026 tarihinde Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye kanalına yaptığı açıklamada, YPG/SDG’nin DEAŞ meselesini sürekli istismar ettiğini belirtmiştir. Baba, Suriye ordusunun kısa sürede geniş ilerleme kaydettiğini, “çok geniş bölgelerin özgürleştirildiğini ve halka hizmet sunacak kurumlardan mahrum bırakılan bölgelere devletin geri döndüğünü” açıklamıştır.


Ayrıca, orduyla savaşanların yalnızca Suriyelilerden oluşmadığını belirterek, YPG/SDG içindeki karar alıcı unsurların PKK kökenli gruplar olduğunu söylemiştir. Baba, “SDG şu anda Suriyeli olmayan grupların hâkimiyeti nedeniyle iç bölünme yaşıyor. İranlı ve Türk figürlerden oluşan PKK fraksiyonları, sözde Kürt davası adına SDG içindeki Suriye fraksiyonuna hükmediyor ve karar alma gücünü gasbediyor.” demiştir.


Baba, bu grupların her türlü “uluslararası arabuluculuğu ve anlaşmaları engellediğini” belirterek, PKK’nın “1960’larda yaşıyormuş gibi davranıyor ve Kürt ya da Irak kanının önemini umursamıyor” ifadelerini kullanmıştır.


Sözcü, örgütün DEAŞ’lı mahkumları serbest bırakması hakkında bilgi vererek, “Şeddadi Hapishanesi'nden yaklaşık 120 DEAŞ üyesi mahkûm serbest bırakıldı. Allah’ın izniyle, birkaç saat içinde onların dörtte üçünden fazlası yeniden yakalandı.” demiştir.


El-Baba, YPG/SDG’nin Suriye halkının petrol gelirlerini çaldığını ve bu parayı uyuşturucu ve silah kaçakçılığına aktardığını belirtmiştir. Bu bağlamda, “Suriye halkının parası çalındı ve uyuşturucu ile silah kaçakçılığına aktarıldı. SDG’nin bu kadar hızlı çökmesinin en önemli nedenlerinden biri budur.” ifadelerini kullanmıştır.

Irak Yüksek Yargı Konseyi’nin Açıklaması

Irak Yüksek Yargı Konseyi, 22 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Suriye’de YPG/SDG kontrolündeki cezaevlerinden Irak’a nakledilen DEAŞ’lı tutuklular hakkında derhal adli ve hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştur. Açıklama, Irak resmi haber ajansı INA tarafından yayımlanmıştır.


Konsey açıklamasında, Irak’a teslim edilen, ıslah ve ceza infaz kurumlarına yerleştirilecek olan DEAŞ’lı sanıklar hakkında usulüne uygun adli ve hukuki işlemler derhal başlatılacağını duyurmuştur. Açıklamada, işlenen terör suçlarının hukuki çerçevede belgelenmesi ve arşivlenmesi gerektiği vurgulanırken, sınır aşan nitelik taşıyan suçların tespiti amacıyla Uluslararası Adli İş Birliği Ulusal Merkezi ile koordinasyonun sürdürüleceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, uluslararası adli iş birliğinin güçlendirileceği ve hiçbir sanığın adaletten kaçmasına izin verilmeyeceği de ifade edilmiştir.


Açıklamanın devamında, “Sanıkların uyrukları ya da terör örgütü içindeki konumları ne olursa olsun, tamamı yalnızca Irak yargısının yetkisine tabi olacak. Tüm sanıklar hakkında istisnasız şekilde yasal süreçler işletilecek, mağdurların hakları korunacak ve Irak’ta hukukun üstünlüğü ilkesi kararlılıkla uygulanacak.” denilmiştir. Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan, Suriye'de cezaevlerinde tutulan Iraklı ve yabancı uyruklu 150 DEAŞ'lı teröristi teslim aldıklarını belirtmiştir.


ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) aynı gün yaptığı açıklamada, Suriye'de tutulan terör örgütü DEAŞ militanlarının Irak'a transferinin başladığını bildirmiştir. Açıklamada, "Nakil misyonu, ABD güçlerinin Suriye'nin Haseke kentindeki bir gözaltı tesisinde tutulan 150 DEAŞ savaşçısını Irak'taki güvenli bir yere başarıyla nakletmesiyle başladı." ifadelerine yer verilmiştir.

26 Ocak 2026

23–24 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

Rakka’daki El-Aktan Hapishanesi’nin Devri ve Sevk Süreci

Suriye İçişleri Bakanlığı’nın Açıklaması

Suriye İçişleri Bakanlığı, 23 Ocak 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, Rakka vilayetinde bulunan El-Aktan Hapishanesi’nin terör örgütü YPG/SDG kontrolünden alınarak Cezaevleri ve Islah İdaresi tarafından devralındığını bildirmiştir. Bakanlık açıklamasında, “Her tutuklunun dosyası inceleniyor ve yasal prosedürlerin tüm tutuklulara uygulanması sağlanıyor.” ifadelerine yer verilmiştir


Açıklamada ayrıca, hapishanenin korunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla “Terörle Mücadele Dairesi ve diğer ilgili yetkililerden” özel ekiplerin oluşturulduğu, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerine tam bağlılık içinde hareket edildiği belirtilmiştir.


Suriye İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan bir diğer açıklamada, YPG/SDG tarafından El-Aktan Hapishanesi’ne yerleştirilen çok sayıda patlayıcı düzeneğin etkisiz hale getirildiği ifade edilmiştir. Açıklamada şu ifadelere yer verilmiştir: “SDG’li silahlı gruplar, Suriye ordusu tarafından teslim alınmak üzere çekildikleri Aktan Hapishanesi’ne patlayıcılar yerleştirdi. Etkisiz hale getirilen patlayıcılar daha sonra güvenli bir yere nakledildi.” açıklamayla birlikte güvenlik birimlerinin, patlayıcıların etkisiz hale getirilmesinin ardından hapishane çevresinde tam kontrol sağladığı belirtilmiştir.


Suriye Ordusu Operasyonlar Heyeti’nin Açıklaması

Suriye Ordusu Operasyonlar Heyeti, devlet televizyonu El-İhbariyye aracılığıyla yaptığı açıklamada,

El-Aktan Hapishanesi ve çevresinde konuşlu YPG/SDG unsurlarının Aynularab’a (Kobani) taşınmaya başlandığını bildirmiştir. Açıklamaya göre bu sevk, uluslararası arabuluculuklarla varılan ve gerilimin düşürülmesini hedefleyen bir anlaşma kapsamında gerçekleştirilmiştir.


Açıklamada, sevk edilen unsurların sadece hafif bireysel silahlarla ve ilgili makamların denetiminde Aynularab yönüne hareket ettiği bildirilmiştir. Sevk ve çekilme sürecinin yaklaşık 800 YPG/SDG unsurunu kapsadığı, bu adımın Rakka’nın güvenliğinin sağlanması ve askeri gerilimin önlenmesi amacıyla atıldığı vurgulanmıştır.


Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı birliklerin, El-Aktan Hapishanesi’nin tamamını, DEAŞ mensubu tutukluların bulunduğu bölümler dahil olmak üzere devraldığı bildirilmiştir. Açıklamada, tutukluların “Suriye yasalarına uygun şekilde yönetileceği” ifade edilmiştir.



Savunma Bakanlığı ayrıca bu sürecin, “devlet kurumlarının tüm bölgelerde yeniden faaliyete geçirilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve toplumsal huzurun korunması” vizyonu çerçevesinde yürütüldüğünü belirtmiştir.


Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), 18 Ocak 2026 tarihinde Rakka’da YPG/SDG tarafından gerçekleştirilen saldırılar hakkında yazılı bir açıklama yayımlamıştır. Açıklamaya göre, YPG/SDG'nin 18 Ocak’ta Rakka kentindeki saldırılarında 3’ü çocuk olmak üzere 22 sivil hayatını kaybetmiştir.


Açıklamada, 22 sivilden 12’sinin örgüte mensup keskin nişancılar tarafından öldürüldüğü, geri kalan sivillerin de farklı noktalarda hedef alındığı ifade edilmiştir. SNHR, bu saldırılara ilişkin olarak “bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesi” çağrısında bulunmuştur.


ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Temasları

23 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan bilgilere göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Şam yönetimi ile terör örgütü YPG/SDG arasında varılan ateşkesin uygulanmasını sağlamak amacıyla Suriye’yi ziyaret etmiştir.


Al Arabiya televizyonuna dayandırılan haberde, Cooper’in ziyaretten bir gün önce Irak’ın kuzeyinde YPG/SDG elebaşı Mazlum Abdi (Ferhat Abdi Şahin) ile görüştüğü aktarılmıştır. Görüşmenin ardından Cooper’in, ateşkesin sürdürülmesi ve DEAŞ’lı tutukluların transferine ilişkin süreci ele almak üzere Şam yönetimiyle temaslarda bulunmak için Suriye’ye geçtiği bildirilmiştir.


Haberde, Cooper’in ziyaretinin temel amacının, “Şam yönetimi ile YPG/SDG arasındaki tansiyonun daha da tırmanmasını önlemek” ve “ateşkesin sahada uygulanmasını sağlamak” olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca görüşmelerde, ABD’nin de destek verdiği DEAŞ’lı tutukluların Irak’a nakli sürecinin gündeme alındığı belirtilmiştir.


22 Ocak günü ise, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, YPG/SDG elebaşı Mazlum Abdi ve örgütün sözde siyasi kanadındaki ele başlarından İlham Ahmed ile Erbil’de bir araya gelmiştir. Bu görüşmede, 18 Ocak 2026 tarihinde imzalanan “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması” ele alınmıştır.

Olağanüstü Halin Sona Erdirilmesi

Suriye Sağlık Bakanlığı, 23 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Halep, Deyrizor ve Rakka vilayetlerinde ocak ayı ortasında ilan edilen olağanüstü hâlin sona erdirildiğini duyurmuştur. Bakanlık, hükümet ile terör örgütü YPG/SDG arasındaki askeri gerilimlerin azalmasının ardından sağlık alanında “iyileşme aşamasına geçildiğini” bildirmiştir.


Açıklamada, önümüzdeki dönemde temel sağlık hizmetlerinin yeniden tesis edilmesine ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına odaklanılacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda özellikle birinci basamak sağlık hizmetleri, ulusal aşılama programları, anne ve çocuk sağlığı hizmetleri ile yaşlılara yönelik sağlık hizmetlerinin öncelikli olacağı vurgulanmıştır.

Ateşkesin Uzatılması ve Uygulama Alanı

Suriye Savunma Bakanlığı, 24 Ocak 2026 tarihinde sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG ile yürürlükte olan ateşkes sürecinin 15 gün süreyle uzatıldığını bildirmiştir. Açıklamada, şu ifadeler yer almıştır: “Suriye Arap Ordusu’nun tüm operasyonlarını durdurma süresini, 24 Ocak 2026 saat 23:00 itibariyle 15 gün uzattığımızı ilan ediyoruz.


Bakanlık, ateşkesin uzatılma gerekçesi olarak, ABD’nin YPG kontrolündeki hapishanelerde tutulan DEAŞ’lı mahkumların Irak’a transfer sürecini göstermiştir. Bu kapsamda, ateşkesin “güvenlik koordinasyonunun devamı ve mevcut transfer sürecinin tamamlanması amacıyla uzatıldığı” belirtilmiştir.


Suriye yönetimi ile YPG arasında 18 Ocak 2026 tarihinde imzalanan “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”, örgütün Fırat Nehri’nin doğusundaki Rakka ve Deyrizor illerinden tamamen çekilmesini, Haseke’deki kamu kurumlarının devlete devredilmesini, sınır kapıları ve enerji kaynaklarının merkezi otoritenin kontrolüne geçmesini ve YPG unsurlarının bireysel olarak güvenlik güçlerine entegre edilmesini öngörmüştür. Ancak 19 Ocak 2026 tarihinde örgütün anlaşma maddelerine uymaması üzerine çatışmalar yeniden başlamış, Şam yönetimi 20 Ocak’ta “entegrasyon süreci için dört günlük süre tanındığını ve bu süre boyunca ateşkes ilan edildiğini” duyurmuştur.


Ateşkesin 24 Ocak akşamı itibarıyla sona ermesi beklenirken, Savunma Bakanlığı yeni karar doğrultusunda süreci 15 gün uzatmıştır. Anadolu Ajansı ekiplerinin sahadan aktardığı bilgilere göre, cephe hattı olarak nitelendirilen Aynularab ve Haseke bölgelerinde sükunetin korunduğu, ancak “gergin bekleyişin devam ettiği” bildirilmiştir


Suriye Ordusu Operasyonlar Müdürlüğü, ülkenin resmi haber ajansı SANA'ya yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin, işgalindeki bölgelerde politikalarına karşı çıkan herkesi tutuklayarak zorla yerinden ettiği ve işkencelere başvurduğu belirtilmiştir. “YPG, Kandil dağlarından Haseke vilayetine takviye olarak PKK'lı terörist militanlar getiriyor.“ denilen açıklamada, terör örgütü YPG'nin Suriye devleti aleyhindeki provokasyonlarına son vermesi ve asılsız kurgulanmış görüntüleri yaymaması çağrısında bulunulmuştur.


Açıklamada, YPG'nin işgali altındaki Haseke vilayetinde bulunan siviller için insani koridor açılacağına işaret edilerek, ilgili bakanlıklarla işbirliği içinde önümüzdeki saatlerde destek ve yardım sağlamak için insani koridorların açılacağı anlatılmıştır. Operasyonel seçeneklerin değerlendirildiğine dikkatin çekildiği açıklamada, ordunun tüm Suriye toplumunu koruyan kalkan olacağı, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin birliğini koruyacak ve tüm sınır ötesi terörist projelere karşı duracağı kaydedilmiştir.

Petrol Çıkarımının Başlatılması

24 Ocak tarihinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki terör örgütü YPG’den alınan bölgelerde petrol üretiminin yeniden başladığı bildirilmiştir. Suriye haber ajansı SANA'ya göre, Suriye Petrol Şirketi Kurumsal İletişim Müdürü Safvan Şeyh Ahmed, yeni kurtarılan sahalarda teknik ekiplerin faaliyetlerine başladığını açıklamıştır. Ahmed, bu çerçevede “petrol kuyularının kurtarıldığı zamanki çalışma durumuna getirilmesinin hedeflendiğini” ifade etmiştir



Petrol çıkarım faaliyetlerinin, Suriye ordusunun Rakka ve Deyrizor illerindeki petrol sahalarını YPG’nin elinden almasının ardından başlatıldığı belirtilmiştir. Suriye Petrol Şirketi yetkilisi Ahmed, çıkarılan ham petrolün Humus ve Banyas rafinerilerine sevkiyatının başladığını duyurmuştur. Şirketin açıklamasında, önümüzdeki dört ay içinde günlük petrol üretiminin 100 bin varile ulaşmasının beklendiği kaydedilmiştir.

27 Ocak 2026

25–27 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

Suriye Hükümeti’nin Aynularab’a 24 Araçlık Yardım Göndermesi

Suriye hükümeti, 25 Ocak 2026 tarihinde Halep Valiliği koordinasyonunda Birleşmiş Milletler (BM) insani yardım malzemelerinden oluşan 24 araçlık bir konvoyu Aynularab’a göndermiştir. Yardım malzemeleri arasında gıda, hijyen, bebek malzemeleri, tıbbi ekipman ve ilaçlar yer almıştır.


Suriye ordusunun terör örgütü YPG ile 24 Ocak 2026 saat 23.00’ten itibaren 15 gün süreyle uzattığı geçici ateşkesin ilk gününde yardım malzemelerinin bölgeye ulaştırıldığı bildirilmiştir. Halep Vali Yardımcısı Ferhat Korto, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, “Halep Valiliği koordinesinde Aynularap’ta bulunan kardeşlerimiz, vatandaşlarımız, akrabalarımız için 24 araçlık kış yardım malzemeleri hazırladık.” demiştir


Korto, yardım konvoyunun Halep’ten yola çıktığını ve Aynularab’a ulaştırılacağını belirtmiştir. Yardımların, Suriye ordusunun YPG işgali altındaki bölgelerdeki sivillere yönelik oluşturduğu insani koridor üzerinden geçeceği ifade edilmiştir.

YPG’den Kurtarılan Bölgelerden Banyas’a İlk Petrol Sevkiyatı

Suriye’de Deyrizor kırsalındaki “Ömer” ve “Tenk” petrol sahalarından çıkarılan ham petrolü taşıyan 20 tanker, 25 Ocak 2026 tarihinde Banyas kentinde bulunan Suriye Petrol Şirketi tesislerine ulaşmıştır. Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre, Suriye ordusunun bölgedeki kontrolü yeniden sağlamasının ardından sevkiyat gerçekleştirilmiştir. Tankerlerin Deyrizor kırsalındaki sahalardan yola çıkarak Banyas’taki rafineri ve depolama tesislerine güvenli şekilde ulaştığı bildirilmiştir. Yetkililer, sevkiyatın enerji altyapısının yeniden işler hale getirilmesi, rafineri faaliyetlerinin canlandırılması ve ülkenin enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamayı hedeflediğini belirtmiştir.

Rakka–Haseke–Halep Hattında İki İnsani Koridorun Açılması ve Ateşkes İhlalleri

Suriye ordusu, 25 Ocak 2026 tarihinde Rakka, Haseke ve Halep hattında iki ayrı insani koridorun açıldığını duyurmuştur. Suriye resmi ajansı SANA’nın aktardığına göre, Operasyonlar Heyeti tarafından yapılan açıklamada, “ilgili vilayetlerle koordinasyon içinde iki insani koridor açıldığı” bildirilmiştir.


Açıklamaya göre ilk koridor, Haseke Valiliği ile koordinasyon kapsamında Rakka–Haseke yolu üzerinde, Tel Davud köyü yakınında oluşturulmuştur. İkinci insani koridor ise Halep Valiliği ile koordinasyon çerçevesinde, M4 karayolu üzerindeki Aynularab kavşağında, Nur Ali köyü yakınında açılmıştır. Yetkililer, söz konusu koridorların “insani yardımların ulaştırılması ile acil ve hassas insani vakaların güvenli şekilde geçişi amacıyla tahsis edildiğini” belirtmiştir.


Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’nin haberine göre, YPG’nin ateşkesi ihlal ettiği ve saldırılar sonucu bir gencin Haseke’de, diğer bir gencin ise Kamışlı kırsalındaki El-Garika köyünde hayatını kaybettiği belirtilmiştir.


Ayrıca, Haseke ilinin kuzeyindeki Derbesiyye bölgesinde YPG güçlerinin çok sayıda ihlal yaptığı ve bölgede çok sayıda genci alıkoyduğu aktarılmıştır. Aynı kaynaklar, YPG’nin Halep kırsalındaki bölgelerde bombardımanı yinelediğini bildirmiştir.


Suriye Sivil Savunma Birimi tarafından yapılan açıklamada, “YPG, Halep kırsalındaki bölgelere bombardımanını yineledi. Halep’in kuzeyinde Fırat Nehri’nin batı yakasında yer alan Cerablus kırsalındaki El-Havi köyünde bir ev, örgütün kontrolünde bulunan Ayn el-Arab bölgesinden fırlatılan bir füzeyle hedef alındı.” ifadelerine yer verilmiştir. Suriye Sivil Savunma ekipleri, saldırı sonrası bölgede incelemelerde bulunmuş ve can kaybı ya da yaralanma kaydedilmediğini açıklamıştır.


Türkiye’nin Aynularab’a 11 Tır Yardım Malzemesi Sevk Etmesi

Türkiye, 25 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin Aynularab bölgesindeki sivil halka ulaştırılmak üzere 11 tır insani yardım malzemesi göndermiştir. Yardımlar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Türk Kızılay’ın desteğiyle hazırlanmıştır.


Hazırlanan konvoy; 50 ton un yüklü 5 tır, battaniye yüklü 1 tır ve bebek bezi ile gıda malzemeleri yüklü 5 tırdan oluşmuştur. Yardımların, Suriye Hükümeti ve Halep Yardım Koordinasyon Merkeziyle işbirliği içinde Aynularab’daki sivillere ulaştırılmak üzere yola çıktığı bildirilmiştir.

YPG’nin Halep ve Sırrin Bölgelerine İHA Saldırıları Düzenlemesi

Suriye resmi ajansı SANA, 25 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı haberinde, YPG’nin Halep kırsalı ile Sırrin beldesine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırıları gerçekleştirdiğini bildirmiştir. Haberde, “terör örgütünün Halep kırsalı, Sırrin beldesi ve çevre köyleri en az 15 kamikaze İHA ile hedef aldığı” ifade edilmiştir.


Saldırıların sivillere ait araçlar ile evlerde hasara neden olduğu ancak can kaybı yaşanmadığı aktarılmıştır. Aynı dönemde Suriye ordusu tarafından yapılan açıklamada, YPG’nin Aynularab çevresinde ordu mevzilerini FPV tipi kamikaze dronlarla hedef aldığı ve bu saldırılarda dört askeri aracın imha edildiği bildirilmiştir. Ordunun açıklamasında, “YPG'nin ayrıca M4 kara yolunu ve çevredeki köyleri birkaç kez hedef aldığı, saldırılar sonucu çok sayıda sivilin yaralandığı” belirtilmiştir.


Açıklamada ayrıca, “eş-Şuyuh köyü yakınlarında bazı ailelerin oğullarını tutuklamak amacıyla kuşatma altına alındığı” ve örgütün sivillere yönelik tutuklama faaliyetlerini sürdürdüğü bildirilmiştir. Aynı açıklamada, sahadaki durumun değerlendirildiği ve gerekli önlemlerin alınacağı ifade edilmiştir.

Aynularab’daki “Nur Ali” Koridorundan Sivillerin Geçişi

Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye, 26 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı haberinde, Halep’in doğusundaki Aynularab (Kobani) ilçesinde sivillerin “Nur Ali” insani koridoru üzerinden geçişlere başladığını bildirmiştir. Haberde, “Halep'in doğusundaki Aynularab'daki aileler, Suriye Ordusu Operasyonlar Heyeti tarafından sivillerin güvenli şekilde çıkışı için güvenli geçit olarak belirlenen Nur Ali insani koridoru üzerinden geçişlere başladı.” ifadeleri yer almıştır.


Suriye resmi haber ajansı SANA, 26 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı haberinde, YPG’nin ateşkese rağmen Haseke vilayetinde bir köye saldırı düzenlediğini bildirmiştir. Haberde, “Terör örgütü YPG’nin Safa köyünü bombalaması sonucu bir kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.” ifadelerine yer verilmiştir.


Saldırının ardından yaralı sivillerin Haseke kırsalında bulunan Şeddadi Hastanesi’ne kaldırıldığı aktarılmıştır. Aynı haberde, Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye kanalının haberine dayanarak, “YPG’nin ateşkesi ihlal ederek sivilleri hedef almasının ardından Safa köyünden büyük çaplı göç yaşanıyor.” ifadeleri kullanılmıştır.

Rusya’nın Kamışlı’daki Askeri Üssünden Personel ve Teçhizatını Taşıması

Rusya, 26 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan Haseke vilayetine bağlı Kamışlı ilçesindeki askeri üssünden personel ve çeşitli askeri teçhizatlarını tahliye etmiştir. Suriyeli askeri kaynaklar, taşınan personel ve teçhizatın Lazkiye vilayetinde bulunan Hımeymim Hava Üssü’ne gönderildiğini bildirmiştir. Aynı kaynaklar, taşınan askeri unsurların miktarı ve taşınma gerekçesine ilişkin ek bilgi paylaşmamıştır.

Lübnan’a Kaçak Yollarla Gönderilmek İstenen Silah ve Mühimmatların Ele Geçirilmesi

Suriye resmi haber ajansı SANA, 26 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı haberinde, Humus vilayetinde emniyet birimleri tarafından yürütülen bir operasyonla Lübnan’a kaçak yollarla gönderilmek istenen silah ve mühimmatların ele geçirildiğini bildirmiştir. Haberde, “Humus vilayetinde emniyet birimleri tarafından düzenlenen operasyonla Lübnan'a yönelik silah kaçakçılığı girişimi engellendi.” ifadelerine yer verilmiştir


Ele geçirilen bir aracın içerisinde 9 Konkurs güdümlü füze, 68 adet RPG başlığı, 2 adet 107 tipi füze ve 5 sandık BKS mühimmat bulunduğu belirtilmiştir.


Haberde ayrıca, silah kaçakçılığını gerçekleştiren grubun kaçtığı bölgelere düzenlenen baskınlarda çok sayıda şarjör ve dürbünün de ele geçirildiği aktarılmıştır. SANA’nın haberine göre, “Silah kaçakçılığı yapanların tümünün yakalanması için çalışmaların sürdüğü” bildirilmiştir. Aynı açıklamada, Suriye güvenlik birimlerinin “Suriye halkına yönelik muhtemel tehditler ve sınır güvenliğini zayıflatabilecek yasa dışı eylemlerle mücadelesini aralıksız sürdürdüğü” ifade edilmiştir.

İkinci İnsani Yardım Konvoyunun Aynularab’a Sevki

27 Ocak 2026 tarihinde Suriye hükümeti tarafından Aynularab bölgesine ikinci insani yardım konvoyu gönderilmiştir. Sevkiyatın ilk yardım konvoyunun ardından gerçekleştiği ve aynı güzergâh üzerinden bölgeye ulaştırılmasının planlandığı belirtilmiştir. Halep Valiliği koordinasyonunda yürütülen insani yardım faaliyetleri çerçevesinde gönderilen ikinci konvoyun; gıda, tıbbi ekipman, ilaç ve hijyen malzemeleri içerdiği bildirilmiştir.


Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’nin 27 Ocak 2026 tarihli haberine göre, Halep’in doğusunda yer alan Tişrin Barajı yakınlarındaki Hacı Hüseyin köyü civarında YPG tarafından tuzaklandığı bildirilen bir mayın patlamıştır. Patlama sonucunda bir kişi yaşamını yitirmiştir.

ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Arasında Telefon Görüşmesi (27 Ocak 2026)

ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026 tarihinde Beyaz Saray’dan ayrılmadan önce basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtmiştir. Trump, "Suriye'nin çok saygın Cumhurbaşkanı (Ahmed Şara) ile çok iyi bir görüşme gerçekleştirdik. Suriye ve bu bölgeyle ilgili politikalar çok iyi gidiyor. Bundan dolayı çok memnunuz." ifadelerini kullanmıştır.



Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye'deki geçiş sürecine ilişkin gelişmeleri görüştüğü bildirilmiştir. Yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara, ABD Başkanı Trump'la uzun bir telefon görüşmesinde Suriye'deki geçiş sürecine ilişkin gelişmeleri ele almıştır. İki ülke arasındaki gelişmelerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmelerin konuşulduğu görüşmede, Suriye'deki istikrar ve güvenin güçlendirilmesi için sarf edilen çabalar görüşülmüştür.


"Cumhurbaşkanı Şara, Suriye'nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve devlet kurumlarının korunmasına olan tam bağlılığını teyit ettiğini vurgulayarak, ülkenin iç barışını güçlendirme konusundaki kararlılığına" dikkati çekmiştir. Şara ayrıca, "DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin Suriye'de yeniden ortaya çıkmasını engellemek için uluslararası çabaların birleştirilmesinin öneminin altını çizmiştir."


"Yeni Suriye'nin uluslararası tüm taraflarla ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı temelinde iş birliğine açık bir yaklaşım benimsediğini belirten" Şara, bölgesel anlaşmazlıkların çözümünde diyalog dilinin üstün tutulması gerektiği konusunda ABD Başkanı Trump'la mutabık kaldıklarını kaydetmiştir. Şara ayrıca "aktif diplomasinin" bölgede süregelen krizlerin aşılmasının tek yolu olduğuna işaret etmiştir.


Açıklamaya göre "ABD Başkan Trump da ülkesinin Suriye halkının birleşik ve güçlü bir devlet inşa etme yönündeki beklentilerine verdiği desteği" teyit etmiştir. "Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında uzatılan ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını ve bunu çatışmayı sona erdirme yolunda önemli bir adım olarak gördüğünü" ifade eden Trump, "SDG de dahil olmak üzere askeri güçlerin resmi devlet kurumlarına entegre edilmesine ilişkin mutabakatları" takdir etmiştir.


"Ekonomi alanına da değinerek yatırımın teşvik edilmesi ve sermaye için cazip bir ortam hazırlanması yoluyla Suriye’nin yeniden imarına destek vermek üzere Washington’un hazır olduğunu dile getiren" Trump, Suriye’nin ekonomik istikrarının Orta Doğu bölgesinin istikrarında temel bir dayanak oluşturduğuna vurgu yapmıştır.


Trump ayrıca, Fox News'e verdiği röportajda, Suriye'ye ilişkin konuşmuştur. "Bugün, Suriye ile muazzam bir sorunu çözdük, birçok hayat kurtarıldı." ifadesini kullanan Trump, "Rubio'nun harika iş çıkardığını" savunmuştur. Ancak Trump, Suriye ile çözüldüğünü belirttiği konuya ilişkin ayrıntı paylaşmamıştır.

31 Ocak 2026

Suriye Hükümeti ile Terör Örgütü SDG Arasında Yeni Anlaşmanın Duyurulması

30 Ocak tarihinde Suriye Hükümeti ile terör örgütü SDG arasında kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde ateşkes sağlanmış ve askeri ile idari yapıların kademeli entegrasyonu konusunda mutabakata varılmıştır. Suriye devlet televizyonunun hükümet kaynaklarına dayandırdığı açıklamaya göre, anlaşma kapsamında askeri birliklerin temas noktalarından çekileceği, İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine gireceği ve bölgede istikrarın güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.


Aynı açıklamada, terör örgütü SDG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacağı, ayrıca Ayn el-Arab (Kobani) güçlerinin Halep iline bağlı bir tugay olarak yeniden yapılandırılacağı bildirilmiştir.


Anlaşma, terör örgütü SDG’nin kontrolündeki bölgelerdeki özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarıyla birleştirilmesini ve sivil personelin mevcut görevlerinin korunmasını da kapsamaktadır. Ek olarak, anlaşmada Kürt toplumunun medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ile yerinden edilmiş kişilerin kendi bölgelerine geri dönüşlerinin sağlanması konularında uzlaşmaya varılmıştır.


Söz konusu anlaşmanın Suriye topraklarının birliğini pekiştirmeyi, hukukun uygulanmasını sağlamayı ve bölgedeki entegrasyonun tamamlanmasını amaçladığı; taraflar arasında iş birliğinin artırılarak ülkenin yeniden inşası için ortak çabaların birleştirileceği ifade edilmiştir.


Suriye devlet medyasına göre anlaşma, 18 Ocak 2026’da imzalanan “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”nın devamı niteliğindedir. Bu önceki anlaşma, terör örgütü SDG’nin Rakka ve Deyrizor illerinden çekilmesini, Haseke’deki kamu kurumlarının devlete devrini ve tüm sınır kapıları ile enerji kaynaklarının merkezi otoritenin kontrolüne geçmesini içermektedir.


19 Ocak’ta terör örgütü SDG’nin anlaşmaya uymaması üzerine çatışmalar yeniden başlamış, 20 Ocak’ta ise Suriye Hükümeti tarafından ateşkes ilan edilmiştir. Bu ateşkes, 24 Ocak’ta 15 günlüğüne uzatılmıştır.


Suriye ordusunun, 16 Ocak’ta Fırat Nehri’nin batısında başlattığı operasyonun aşiretlerin de katılımıyla nehrin doğusuna genişlediği; bu süreçte terör örgütü SDG’nin kontrol ettiği bölgelerin büyük kısmının hükümetin kontrolüne geçtiği bildirilmiştir.

Suriye Enformasyon Bakanlığı’nın Açıklaması

Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, özel bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Şam yönetimi ile terör örgütü SDG arasında varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının pazartesi günü yürürlüğe gireceğini bildirmiştir.


Bakan Mustafa, anlaşmayı “ülke otoritesinin pekiştirilmesi ve kuzeydoğudaki gerilimlerin azaltılması yönünde atılmış olumlu bir adım” olarak nitelendirmiştir. Mustafa, “SDG mensupları Savunma Bakanlığı’na bağlı askeri tugaylara bireysel olarak entegre edilecektir” ifadesini kullanmıştır. Açıklamaya göre, entegrasyon süreci pazartesi itibarıyla başlatılacak ve yeni atanan Haseke güvenlik müdürü aynı gün görevine başlayacaktır.


Mustafa, ayrıca Rimeylan ve Suveydiyye petrol sahalarının yanı sıra Kamışlı Havalimanı’nın da 10 gün içinde Şam yönetimine devredileceğini belirtmiştir. Bakan, anlaşmanın Hasake ve Kamışlı şehir merkezlerini kapsadığını ve bu bölgelerdeki askeri yapıların entegrasyonunun 18 Ocak 2026 tarihli önceki mutabakat üzerine inşa edildiğini vurgulamıştır. Söz konusu anlaşma, kuzeydoğu Suriye’de devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesini hedefleyen idari, askeri ve kurumsal birleşmeyi içermektedir.


Hamza el-Mustafa ayrıca, “Deyr ez-Zor ve Rakka’nın yeniden kontrol altına alınmasından sonra Suriye’deki durum eskisi gibi değildir.” ifadelerini kullanmıştır. Bakan Mustafa, mevcut anlaşmanın tüm tarafların yararına olacak şekilde uygulanabileceğini belirterek, “Suriye’nin birliği artık eskisi kadar risk altında değildir.” demiştir.

Uluslararası Tepkiler

Birleşmiş Milletler

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, Suriye Hükümeti ile SDG arasında varılan ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılamıştır. Guterres’in sözcüsü Farhan Haq tarafından yapılan açıklamada, “Genel Sekreter, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılamakta ve bunu desteklemek için çalışan herkese teşekkür etmektedir.” ifadeleri yer almıştır. Açıklamada ayrıca, “Genel Sekreter, tüm taraflara anlaşmanın uygulanmasının hızlı biçimde sağlanması için çalışma çağrısında bulunmaktadır.” ifadesi kullanılmıştır.


Birleşmiş Milletler, açıklamasında kuzeydoğu Suriye’nin barışçıl entegrasyonu, Suriyeli Kürtlerin hakları, yerinden edilmiş kişilerin güvenli dönüşü ve ülkenin yeniden inşası için ortak çabaların birleştirilmesi konularına dikkat çekmiştir. Ayrıca, “Tüm taraflara taahhütlerine tamamen bağlı kalmaları, Suriye ve bölgenin istikrarını öncelemeleri ve sivillerin güvenli, onurlu ve korkudan uzak bir şekilde yaşamasını sağlamaları çağrısı yapılmaktadır.” ifadesine yer verilmiştir.

Avrupa Birliği ve Avrupa Ülkeleri

Avrupa Birliği (AB) ve bazı Avrupa ülkeleri, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılamış ve kalıcı ateşkesin tam olarak uygulanması çağrısında bulunmuştur. AB sözcüsü Anouar El Anouni, yaptığı açıklamada “Tüm tarafları, anlaşmayı iyi niyet ve uzlaşı ruhu içinde uygulamaya çağırıyoruz.” demiştir.


AB, açıklamasında insani yardımın sağlanması, sivillerin korunması ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönüşü için tam bir çatışmasızlık ortamının gerekli olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, bölgedeki kampların ve tutuklu merkezlerinin güvenliğinin sağlanması ve DEAŞ’ın yeniden ortaya çıkmasının önlenmesi gerektiği belirtilmiştir. İsviçre, AB’nin açıklamasına paralel bir açıklama yaparak anlaşmayı “ateşkes ve kapsayıcı bir siyasi geçişi ilerletmek için bir çerçeve” olarak nitelendirmiştir.


Almanya Dışişleri Bakanlığı, “SDG’nin devlet yapısına barışçıl şekilde entegrasyonu, birleşik ve kapsayıcı bir Suriye’ye giden yolda önemli bir adımdır.” açıklamasında bulunmuştur.


İspanya Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı açıklamada anlaşmayı “Suriye’nin istikrarı, şiddetin sona ermesi, kalıcı bir çatışmasızlık ve insani erişimin genişletilmesi için vazgeçilmez bir adım” olarak tanımlamıştır.


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Fransa’nın “egemen, birleşik ve istikrarlı bir Suriye” vizyonunu desteklediğini belirterek, “Fransa, tamamen uygulanmasını destekleyecek. Fransa, ortaklarıyla birlikte Suriye ve Suriye halkının istikrar, adalet ve yeniden inşası sürecinde desteklemeye devam edecek.” ifadelerini kullanmıştır.


Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada “Kalıcı ateşkes, entegrasyon, Kürt hakları ve yerinden edilmiş kişilerin dönüşüne dair taahhütlerle birlikte istikrarlı ve birleşik bir Suriye’ye doğru atılmış önemli bir adımdır.” değerlendirmesinde bulunmuştur.


İtalya’nın Şam Büyükelçisi Stefano Ravagnan, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bugün açıklanan Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı, Suriyeli Kürtlerin medeni ve kültürel haklarının tanınmasına dayalı diyalog temelli birleşme sürecinin önemli bir sonucu olarak memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadelerini kullanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İşleri Ofisi, anlaşmayı memnuniyetle karşılayarak “ABD, Suriye hükümeti ile SDG arasında yapılan bu tarihi anlaşmanın uygulanmasını desteklemeye kararlıdır” açıklamasını yapmıştır.


Ayrıca, “Bölgesel ortaklarımızla yakın koordinasyon içinde, entegrasyon sürecinin sorunsuz ve zamanında yürütülmesini kolaylaştırmaya devam edeceğiz.” ifadesine yer verilmiştir.


ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada anlaşmayı “Suriye’de ulusal uzlaşı, birlik ve kalıcı istikrara giden yolda kritik bir dönüm noktası” olarak tanımlamıştır.


Barrack, ayrıca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi No. 13’e atıfta bulunarak, “Daha önce tarihsel dışlanmalardan etkilenenlere tam Suriye vatandaşlığını iade eden, Kürtçeyi Arapça ile birlikte ulusal dil olarak tanıyan, ilgili alanlarda öğretimini mümkün kılan ve ayrımcılığa karşı koruma sağlayan 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yakın zamanda uygulanması, eşitlik ve aidiyet yolunda dönüştürücü bir adımdır. Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltir, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit eder ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceğin şekillendirilmesinde tam katılımları için yollar açar." demiştir.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Şam yönetiminin anlaşma duyurusunu “SDG ile yapılan ateşkesin Suriye’nin barış, güvenlik ve istikrar yolundaki ilerleyişine katkı sağlamasını umuyoruz” ifadeleriyle karşılamıştır. Açıklamada ayrıca, "Krallığın, Suriye hükümetinin ülkenin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarını tamamen desteklediği" ifade edilmiştir.

Japonya

Japonya’nın Şam Büyükelçiliği, yaptığı açıklamada anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, “hızlı bir şekilde uygulanması çağrısında bulunmaktadır” demiştir. Büyükelçilik, ayrıca Japonya’nın “özgün deneyim ve uzmanlığından yararlanarak Suriye’nin yeniden imarına katkıda bulunmayı sürdüreceğini” belirtmiştir.

Norveç

Norveç, Suriye ile SDG arasındaki anlaşmayı “güvenlik ve istikrara katkı sağlayacak bir adım” olarak değerlendirmiştir. Açıklamada, anlaşmanın “devletin tüm sivil ve resmi kurumlarının kontrolünün yeniden tesis edilmesini” içeren yönü vurgulanmıştır.

Askeri ve Güvenlik Gelişmeleri

Suriye ordusu, Haseke ilinin güneyinde yer alan Hol Kampı ve çevresini askeri bölge ilan etmiştir. Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye’de yayımlanan açıklamada, kampın bulunduğu alanın “kapalı bölge” ilan edildiği ve “bölgeden geçen otoyoldan durmadan geçişlere izin verileceği” belirtilmiştir.


Haberde, askeri bölge ilan edilen alanın haritasının paylaşıldığı ve söz konusu bölgeye yönelik sivil erişimin sınırlandırıldığı ifade edilmiştir.


Hol Kampı, 2003 yılında Irak’taki çatışmalardan kaçan siviller için kurulmuş olup Suriye’nin doğusundaki Haseke ilinde yer almaktadır. Uzun yıllar boyunca kamp, terör örgütü YPG tarafından kontrol edilmiştir.

Kampta, DEAŞ (IŞİD) mensuplarının ailelerinin yanı sıra çatışmalardan kaçan sivillerin de bulunduğu, ayrıca teslim olan bazı DEAŞ mensuplarının da burada tutulduğu aktarılmıştır.


Terör örgütü YPG geçmiş yıllarda bu kampı uluslararası tanınırlık ve diplomatik muhataplık arayışında bir araç olarak kullanmıştır. Hol Kampı’nda bir dönem 50–60 bin kişinin yaşadığı, 2026'da ise ise kamp nüfusunun 20 binin altına düştüğü bildirilmiştir.


Askeri bölge ilanının, güvenlik gerekçesiyle Haseke çevresinde devlet kontrolünün yeniden tesis edilmesi sürecinin bir parçası olarak duyurulduğu belirtilmiştir.

3 Şubat 2026

1–3 Şubat 2026 Tarihli Gelişmeler

Haseke ve Kamışlı’da Sokağa Çıkma Yasağı

Terör örgütü YPG, işgali altındaki Haseke kentinde 2 Şubat, Kamışlı ilçesinde 3 Şubat 2026 tarihlerinde, yerel saatle 06.00 ile 18.00 arasında sokağa çıkma yasağı ilan etmiştir. Söz konusu yasak, örgütün sözde “güvenlik birimi” tarafından Facebook sosyal medya platformu üzerinden yapılan açıklama ile duyurulmuştur.


Açıklamada, kararın “bölge halkının güvenliği, istikrarı ve huzuru için alındığı, karşı çıkanlar hakkında işlem yapılacağı” ifade edilmiştir. Haseke’deki yasak 2 Şubat, Kamışlı’daki yasak ise 3 Şubat tarihinde uygulanmıştır.


Suriye hükümeti tarafından konuya ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmamıştır. Ancak, Suriye hükümetine bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı’da yönetim ve güvenliği devralmasını içeren anlaşmanın 2 Şubat Pazartesi gününden itibaren uygulanmaya başlamasının öngörüldüğü belirtilmiştir.


Yasak kararının öncesinde, Suriye ordusunun YPG’nin işgalinden kurtardığı bazı kentlerde halkın üç yıldızlı Suriye bayraklarıyla kutlamalar yaptığı, milli şarkılar söylediği bildirilmiştir. Halep Emniyet Müdürü Muhammed Abdulgani, hükümet ile YPG arasındaki ateşkes ve kademeli entegrasyon mutabakatı kapsamında Aynularab (Kobani) bölgesine ziyaret düzenlediğini, burada kamu düzeninin sağlanması ve güvenlik birimlerinin yeniden yapılandırılması için çalışmalar yürüttüklerini açıklamıştır.

Suriye Güvenlik Güçlerinin Haseke ve Aynularab’a Girişi

Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında imzalanan mutabakat kapsamında, Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı iç güvenlik birimine ait konvoylar 2 Şubat 2026 tarihinde Haseke il merkezi ile Aynularab ilçesinin güneyindeki Şuyuk köyüne giriş yapmıştır.


Mutabakatın uygulanmasına yönelik adımlar kapsamında, sekiz personel taşıyıcı zırhlı araç, çok sayıda dört çeker pikap, ambulans ve baz istasyonu aracı içeren bir konvoyun doğu hattından Haseke kent merkezine doğru ilerlediği bildirilmiştir.


Suriye İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Haseke İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Mervan el-Ali, kente giriş hazırlıkları sırasında iç güvenlik birliklerine talimat vermiştir. Tuğgeneral Ali, güvenlik görevlerinin belirlenen planlar doğrultusunda yürütülmesi, yasa ve mevzuata tam uyum sağlanması, tüm işlemlerin disiplin içinde gerçekleştirilmesi, kamu güvenliği ve düzeninin korunması ile vatandaşların, kamuya ve özel mülkiyete ait malların güvenliğinin sağlanması konularına vurgu yapmıştır.


Mutabakat, YPG’nin işgali altındaki Haseke ve Kamışlı’da güvenlik ile devlet kurumlarının Suriye yönetimine devrini öngörmektedir. Suriye devlet televizyonu El-İhbariyye, Haseke’de halkın İçişleri Bakanlığına bağlı iç güvenlik birimlerini coşkuyla karşıladığını bildirmiştir. Sosyal medyada yayılan görüntülerde, Suriye bayrakları taşıyan sivillerin konvoyları selamladığı görülmüştür.


YPG’nin sabah 06.00 ile akşam 21.00 arasında ilan ettiği sokağa çıkma yasağına rağmen halkın sokaklara çıkarak kutlamalar yaptığı aktarılmıştır. Haseke halkının büyük kısmı, Suriye hükümetine bağlı konvoyun kente girişini memnuniyetle karşıladıklarını, ancak halen evlerine dönememeleri nedeniyle sevinçlerinin tam olmadığını ifade etmiştir.


Aynularab bölgesinde de Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinden oluşan bir konvoyun YPG işgali altındaki Şuyuk köyüne giriş yaptığı, burada konuşlanmanın tamamlandığı ve çevrede güvenlik önlemlerinin artırıldığı bildirilmiştir. Birleşmiş Milletler’e bağlı farklı kuruluşlara ait 24 kamyonluk insani yardım konvoyunun da aynı bölgeye ulaştığı açıklanmıştır.

YPG’nin Haseke’de Sivilleri Alıkoyması

Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin 2 Şubat 2026 tarihinde Haseke kentine girişini karşılayan sivillerin bir kısmı, ertesi gün terör örgütü YPG tarafından alıkonulmuştur. Yerel kaynaklara göre, Haseke kent merkezinde 21 kişi, Rümeylan ilçesinde 1 kişi ve Mabede beldesinde 1 kişi olmak üzere toplam 23 kişi örgüt mensuplarınca alıkonulmuştur.


Alıkonulan kişilerin, bir gün önce İçişleri Bakanlığı güçlerini karşılayarak sevinç gösterileri düzenleyen bölge halkı arasından seçildiği bildirilmiştir. Suriye güvenlik güçlerinin Haseke’ye girişi, Şam yönetimi ile YPG arasında varılan mutabakat kapsamında gerçekleşmiştir.

Suriye Güvenlik Güçlerinin Kamışlı’ya Girişi

Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında imzalanan mutabakat kapsamında, Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinden oluşan konvoy, 3 Şubat 2026 tarihinde Haseke’nin Kamışlı ilçe merkezine girmiştir. Yaklaşık 20 askeri araçtan ve 100 güvenlik mensubundan oluşan konvoyun, bölge halkı tarafından sevinç gösterileriyle karşılandığı bildirilmiştir.



Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin Baba, hükümet güçlerinin terör örgütü YPG'den teslim aldığı bölgelerde halkın "kendilerini sevinçle karşıladığını" ve güvenlik güçlerinin artık buralardan ayrılmayacağını belirtmiştir.


Nureddin Baba, Kamışlı ilçesinin girişinde basına yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ve YPG arasında yapılan mutabakat gereği pazartesi günü güvenlik güçlerinin Haseke kent merkezinde, bugün de Kamışlı ilçesinde konuşlandığını ifade etmiştir.


Terör örgütü YPG'nin önceden işgal altında tuttuğu, Rusya'nın çekildiği askeri hava üssü ve bölgedeki kritik petrol kuyularının teslimine ilişkin soruyu yanıtlayan Baba, "Taraflar arasındaki anlaşmada planlandığı takvime uygun şekilde Kamışlı hava üssü, petrol kuyuları, hükümet binalarının halka hizmet için Suriye yönetimince teslim alınacağını" anlatmıştır. YPG saflarındaki yabancı unsurlara ilişkin de Suriyeli Sözcü, “siyasi görüşmeler sonucunda ortaya çıkan anlaşma sonucunda bu konunun çözüme kavuşturulacağını” dile getirmiştir.


Hükümet güçlerinin bölgeye girişinin bir anlaşma kapsamında olduğunu, buradan ayrılmayacaklarını vurgulayan Bakanlık Sözcüsü entegrasyon çalışmaları kapsamında terör örgütü YPG'nin "asayiş" diye isimlendirilen sözde kolluk kuvveti unsurlarının Suriye İçişleri Bakanlığına bağlanması amacıyla çalışmalar yapılacağını belirtmiştir.


Baba, "Suriye halkı için çalışacak her vatandaşı mutlulukla karşılıyoruz, farklı etnik kimliklerin bir arada bulunması bizi zayıflatmayacak bilakis güçlü kılacak." demiştir. Suriye hükümetinin anlaşma kapsamında terör örgütü YPG'den teslim aldığı bölgelerdeki sevinç gösterilerine değinen Baba, şunları kaydetmiştir: "Suriye hükümetinin girdiği her bölgede halk bizleri sevinçle karşıladı. Bunun için çok teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde halkımızdan ateşli silahlarla kutlama yapılmaması ricasında bulunuyoruz. Hassas bir dönemden geçiyoruz. Öncelikle güvenin inşası bizim için önemli. Önümüzdeki günlerde daha düzenli etkinlikler yaparak kutlamalar yapacağız. Ayrıca kutlama yapan insanların SDG tarafından tutuklanmasını doğru bulmuyoruz. Bu dosyaların da kolaylaştırılması ve çözümü için de adımlar atılacaktır."


Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç14 Ocak 2026 12:02

Etiketler

Özet

Suriye ordusu, 13 Ocak 2026’da başlattığı operasyonlarla Fırat Nehri’nin batısındaki terör örgütü YPG/SDG varlığını sona erdirdi ve 18 Ocak’ta taraflar arasında tam entegrasyon anlaşması imzalandı. Ancak terör örgütü YPG/SDG’nin anlaşmayı ihlal etmesi üzerine çatışmalar yeniden başladı ve 20 Ocak’ta yeni bir ateşkes ilan edildi. Bu süreçte ordu, aşiret güçlerinin desteğiyle Rakka, Deyrizor ve Haseke bölgelerinde kontrol sağladı. 30 Ocak’ta imzalanan yeni kapsamlı anlaşmayla taraflar entegrasyon süreci üzerinde yeniden uzlaştı ve uygulamanın 1 Şubat itibarıyla başlayacağı duyuruldu.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Suriye Ordusunun Fırat Nehri’nin Batısındaki YPG/SDG Varlığına Yönelik Askeri Operasyonları (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 14 Ocak 2026

    Askeri Alan İlanı

  • 14 Ocak 2026

    Cephe Hattındaki Gelişmeler

  • 14 Ocak 2026

    YPG/SDG’nin Fırat Nehri ve Su Kaynakları Üzerindeki İşgali

  • 14 Ocak 2026

    Suriye Ordusunun Fırat Nehri’nin Batısındaki Siviller İçin Koridor Açma Kararı

  • 14 Ocak 2026

    YPG/SDG’nin Deyr Hafir’de Sivillerin Tahliyesini Engellemesi

  • 14 Ocak 2026

    Deyr Hafir’de Sivillerin Tahliyesinin Sağlanması (16 Ocak 2026)

  • 14 Ocak 2026

    ABD Heyetinin Deyr Hafir’e Ziyareti

  • 17 Ocak 2026

    Suriye Ordusunun Deyr Hafir’de Terör Örgütü YPG/SDG’ye Karşı Operasyon Başlatması

  • 18 Ocak 2026

    Operasyonların Genişletilmesi (17–18 Ocak 2026)

  • 19 Ocak 2026

    Suriye Hükümeti ile YPG/SDG Arasında Tam Entegrasyon Anlaşması

  • 20 Ocak 2026

    Cumhurbaşkanı Şara ile YPG/SDG Elebaşı Arasındaki Görüşme

  • 20 Ocak 2026

    19–20 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

  • 21 Ocak 2026

    Suriye’de Hükümet ile YPG/SDG Arasında Sağlanan Mutabakat Kapsamında 4 Günlük Ateşkesin Başlaması (20 Ocak 2026)

  • 21 Ocak 2026

    21 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

  • 26 Ocak 2026

    22 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

  • 26 Ocak 2026

    23–24 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

  • 27 Ocak 2026

    25–27 Ocak 2026 Tarihli Gelişmeler

  • 31 Ocak 2026

    Suriye Hükümeti ile Terör Örgütü SDG Arasında Yeni Anlaşmanın Duyurulması

  • 3 Şubat 2026

    1–3 Şubat 2026 Tarihli Gelişmeler

KÜRE'ye Sor