
ORCID ID
0000-0001-5399-2806
İzin rejimi, İsrail’in Kudüs’ün doğusu, Batı Şeria ve Gazze bölgelerinde Filistinlilere uyguladığı kısıtlamaları ifade etmektedir. Bu çerçevede Filistinliler, belirli haklarını (ikamet etme, aile birleşimi, seyahat hakkı, çalışma hakkı gibi) kullanabilmek için İsrail otoritelerinden izin almak mecburiyetindedir. “İzin rejimi” kurma fikri ilk olarak 20. yüzyılın başlarında Filistin’e giren siyonist sömürgeci gruplarla başlamıştır【1】. Kibbutz modeli ile tarım topraklarına yerleştirilen Yahudiler kolektif üretim şekliyle kapalı bir ekonomi oluşturmuş, Filistinlilerin bu topraklara girmesine veya çalışmasına izin verilmemişti (Alqasis & Al-Azza, 2015: 10). Kibbutz, bir yerleşim yeri ve hayat tarzı olmasının yanı sıra İsrail’in kuruluşundan önce ve devletin ilk yıllarında yerleşim, göç【2】, savunma ve tarımsal kalkınmada önemli işlevler üstlenmişti (Sonuç, 2017: 142). 1948 İsrail saldırganlığı sırasında bazı kibbutzlar askeri amaçlarla kullanılmış ve birçok Filistinli evlerinden zorla göç ettirilmiştir. 1967 savaşından sonra İsrail, tüm Filistinlilerin hayatlarını kontrol etmek ve şekillendirmek için izin sistemini sistematik hale getirmeye başladı. Filistinlilerin topraklarından koparılması politikası, işgalin temelini oluşturmuş ve günümüzde tahrik ve yıldırmayı amaçlayan izin rejimleriyle sürdürülmektedir【3】 (Gordon, 2008: 34).1. İzin rejiminin özelliklerini dört başlıkta toplayabiliriz (Alqasis & Al-Azza, 2015: 11):2. Kategorizasyon: Filistin nüfusunun sınıflandırılmasıdır.3. Yıkıcılık: İzinler farklı şekillerde adlandırılsa da doğası gereği birbiriyle ilintili-dir. Buna karşın bir izin münhasıran belirli bir faaliyet için verilmekte olup sözkonusu faaliyetin gerektirdiği diğer işlemler için ayrıca izin alınması gerekmekte-dir. Örneğin bir Filistinli, toprağında çalışmak amacıyla “çiftçi izni” aldığında buiş için gerekli ekipmanları temin edebilmek için ek izinlere ihtiyaç duymaktadır.Bu durum, bireysel yaşamdan toplumsal yaşama kadar yıkıcılığı artırmaktadır.Gayri resmîlik: İsrail otoritelerinin uyguladığı bazı prosedürler bir nevi “gizli izin” gerektirmektedir. Açıkça izin olarak düzenlenmeyen bu uygulamalar arka planda yine izin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Örneğin, 2011 yılında kabul edilen “kabul komiteleri” (admissions committee) ile Filistinlilerin belirli bölgelere taşınmaları izne bağlanmaktadır. Buna göre Filistinlilerin, Negev ve Celile’de 400’den az aileye sahip bir topluluğa taşınabilmesi için kasaba yerleşimcileri ve Dünya Siyonist Örgütü üyelerinden oluşan bir komiteden izin almaları zorunludur. Yasaya göre komitenin “topluluğun yaşam tarzına uygun olmayan” veya “topluluğun dokusuna zarar verebilecek” adayları reddetme yetkisi bulunmaktadır (Human Rights Watch, 2011).4. Öngörülemezlik: İsrail otoritelerinin kasıtlı olarak şeffaflıktan kaçınması izin reji-minin tam olarak anlaşılmasını imkânsız kılmaktadır.İzin rejiminin sınırlandırdığı haklar ve temas ettiği hukuki işlemler arasında seyahat hakkı, hareket özgürlüğü, aile birleşimi, çalışma hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı, konut ve yapı hakkı örnek olarak sayılabilir. Özellikle kişinin bir bölgeden bir başka bölgeye geçmesini gerektiren çalışma, seyahat gibi hakların sınırlandırılması, Güney Afrika’da apartheid döneminde uygulanan geçiş yasalarının getirdiği sınırlandırmalarla benzeşmektedir. Yasaya göre apartheid rejimi altındaki Afrikalılar, “beyaz bölge” olarak isimlendirilen alanlarda bulunmak için izin belgesi taşımak zorundaydı. Buna karşın Afrikalılar iş bulmak amacıyla geçiş yasalarını ihlal etmeye zorlanıyor ve taciz, para cezası, tutuklama ile karşı karşıya kalıyordu. Öyle ki yasa 1986’da yürürlükten kaldırıldığında 1916’dan beri tutuklanan kişi sayısı 17 milyondan fazla idi (Savage, 1986: 181).Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in politikalarını apartheid kapsamında değerlendirmiştir. 19 Temmuz 2024’te yayımladığı danışma görüşünde İsrail’in Kudüs’ün doğusunda yaşayan Filistinliler için sıkı ikamet izinleri uygularken gaspçı yerleşimcilere (ithal vatandaşlara) bu kısıtlamaları uygulamadığını vurgulamıştır. Buna göre İsrail yasaları, gaspçıların bu bölgedeki hareketliliğini kolaylaştırırken Filistinlilere getirilen ikamet kısıtlamaları ciddi bir şekilde sınırlandırmaktadır. Mahkeme, İsrail’in bu ayrımcı uygulamalarında “meşru bir kamu yararı” görememiş ve CERD’nin (Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi) 3. Maddesi kapsamında apartheid rejimi oluşturduğunu belirtmiştir (ICJ, 2024: 65).Okuma ÖnerileriBerda, Yael (2018). Living Emergency: Israel’s Permit Regime in the Occupied West Bank. Stanford: Stanford University Press.
İzin rejimi, İsrail’in Kudüs’ün doğusu, Batı Şeria ve Gazze bölgelerinde Filistinlilere uyguladığı kısıtlamaları ifade etmektedir. Bu çerçevede Filistinliler, belirli haklarını (ikamet etme, aile birleşimi, seyahat hakkı, çalışma hakkı gibi) kullanabilmek için İsrail otoritelerinden izin almak mecburiyetindedir. “İzin rejimi” kurma fikri ilk olarak 20. yüzyılın başlarında Filistin’e giren siyonist sömürgeci gruplarla başlamıştır【1】. Kibbutz modeli ile tarım topraklarına yerleştirilen Yahudiler kolektif üretim şekliyle kapalı bir ekonomi oluşturmuş, Filistinlilerin bu topraklara girmesine veya çalışmasına izin verilmemişti (Alqasis & Al-Azza, 2015: 10). Kibbutz, bir yerleşim yeri ve hayat tarzı olmasının yanı sıra İsrail’in kuruluşundan önce ve devletin ilk yıllarında yerleşim, göç【2】, savunma ve tarımsal kalkınmada önemli işlevler üstlenmişti (Sonuç, 2017: 142). 1948 İsrail saldırganlığı sırasında bazı kibbutzlar askeri amaçlarla kullanılmış ve birçok Filistinli evlerinden zorla göç ettirilmiştir. 1967 savaşından sonra İsrail, tüm Filistinlilerin hayatlarını kontrol etmek ve şekillendirmek için izin sistemini sistematik hale getirmeye başladı. Filistinlilerin topraklarından koparılması politikası, işgalin temelini oluşturmuş ve günümüzde tahrik ve yıldırmayı amaçlayan izin rejimleriyle sürdürülmektedir【3】 (Gordon, 2008: 34).
1. İzin rejiminin özelliklerini dört başlıkta toplayabiliriz (Alqasis & Al-Azza, 2015: 11):
2. Kategorizasyon: Filistin nüfusunun sınıflandırılmasıdır.
3. Yıkıcılık: İzinler farklı şekillerde adlandırılsa da doğası gereği birbiriyle ilintili-
dir. Buna karşın bir izin münhasıran belirli bir faaliyet için verilmekte olup söz
konusu faaliyetin gerektirdiği diğer işlemler için ayrıca izin alınması gerekmekte-
dir. Örneğin bir Filistinli, toprağında çalışmak amacıyla “çiftçi izni” aldığında bu
iş için gerekli ekipmanları temin edebilmek için ek izinlere ihtiyaç duymaktadır.
Bu durum, bireysel yaşamdan toplumsal yaşama kadar yıkıcılığı artırmaktadır.
Gayri resmîlik: İsrail otoritelerinin uyguladığı bazı prosedürler bir nevi “gizli izin” gerektirmektedir. Açıkça izin olarak düzenlenmeyen bu uygulamalar arka planda yine izin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Örneğin, 2011 yılında kabul edilen “kabul komiteleri” (admissions committee) ile Filistinlilerin belirli bölgelere taşınmaları izne bağlanmaktadır. Buna göre Filistinlilerin, Negev ve Celile’de 400’den az aileye sahip bir topluluğa taşınabilmesi için kasaba yerleşimcileri ve Dünya Siyonist Örgütü üyelerinden oluşan bir komiteden izin almaları zorunludur. Yasaya göre komitenin “topluluğun yaşam tarzına uygun olmayan” veya “topluluğun dokusuna zarar verebilecek” adayları reddetme yetkisi bulunmaktadır (Human Rights Watch, 2011).
4. Öngörülemezlik: İsrail otoritelerinin kasıtlı olarak şeffaflıktan kaçınması izin reji-
minin tam olarak anlaşılmasını imkânsız kılmaktadır.
İzin rejiminin sınırlandırdığı haklar ve temas ettiği hukuki işlemler arasında seyahat hakkı, hareket özgürlüğü, aile birleşimi, çalışma hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı, konut ve yapı hakkı örnek olarak sayılabilir. Özellikle kişinin bir bölgeden bir başka bölgeye geçmesini gerektiren çalışma, seyahat gibi hakların sınırlandırılması, Güney Afrika’da apartheid döneminde uygulanan geçiş yasalarının getirdiği sınırlandırmalarla benzeşmektedir. Yasaya göre apartheid rejimi altındaki Afrikalılar, “beyaz bölge” olarak isimlendirilen alanlarda bulunmak için izin belgesi taşımak zorundaydı. Buna karşın Afrikalılar iş bulmak amacıyla geçiş yasalarını ihlal etmeye zorlanıyor ve taciz, para cezası, tutuklama ile karşı karşıya kalıyordu. Öyle ki yasa 1986’da yürürlükten kaldırıldığında 1916’dan beri tutuklanan kişi sayısı 17 milyondan fazla idi (Savage, 1986: 181).
Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in politikalarını apartheid kapsamında değerlendirmiştir. 19 Temmuz 2024’te yayımladığı danışma görüşünde İsrail’in Kudüs’ün doğusunda yaşayan Filistinliler için sıkı ikamet izinleri uygularken gaspçı yerleşimcilere (ithal vatandaşlara) bu kısıtlamaları uygulamadığını vurgulamıştır. Buna göre İsrail yasaları, gaspçıların bu bölgedeki hareketliliğini kolaylaştırırken Filistinlilere getirilen ikamet kısıtlamaları ciddi bir şekilde sınırlandırmaktadır. Mahkeme, İsrail’in bu ayrımcı uygulamalarında “meşru bir kamu yararı” görememiş ve CERD’nin (Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi) 3. Maddesi kapsamında apartheid rejimi oluşturduğunu belirtmiştir (ICJ, 2024: 65).
Berda, Yael (2018). Living Emergency: Israel’s Permit Regime in the Occupied West Bank. Stanford: Stanford University Press.
Alqasis, Amjad & Nidal Al-Azza (2015). “Forced Population Transfer: The Case of Palestine-Installment of a Permit Regime, 18”. Relief Web. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://reliefweb.int/report/occupied-palestinian-territory/forced-population-transfer-case-palestine-working-paper-no-18.
Gordon, Neve (2008). Israel’s Occupation. California: University of California Press.
Human Rights Watch (2011). Israel: New Laws Marginalize Palestinian Arab Citizens Measures Threaten Discrimination; Chill Freedom of Expression. Erişim Tarihi: 25.10.2024, https://www.hrw.org/news/2011/03/30/israel-new-laws-marginalize-palestinian-arab-citizens.
ICJ (2024). Legal Consequences Arising From the Policies and Practices of Israel In the Occupied Palestinian Territory, Including East Jerusalem, Summary of the Advisory Opinion of 19 July 2024. Erişim Tarihi: 12.02.2025, https://www.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/186/186-20240719-adv-01-00en.pdf.
Savage, Michael (1986). “The Imposition of Pass Laws on the African Population in South Africa 1916-1984”. African Affairs, 85 (339), 181-205.
Sonuç, Yusuf Süha. (2017). “Kibbutzun İsrail Siyasetine Etkisine Kısa Bir Bakış”.İsrailiyat,148-128 ,1.
[1]
Ayrıca bkz. İskan Politikaları
[2]
Bkz. Aliyah
[3]
Ayrıca bkz. Deyr Yasin Katliamı ; Evlerin Yıkılması ; Köy Defterleri ; Mülksüzleştirme ; Negev İsimlendirme Komitesi; Yerinden Etme
| apa | Yiğit Akburakcı, F. (2026). İzin Rejimi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 856-858) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yiğit Akburakcı, Firuze. “İzin Rejimi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 856-858. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İzin Rejimi" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri