Orantılılık İlkesi
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarŞeyda Buşra ATALAN13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0002-9966-7758

Orantılılık, günümüzde hem anayasa mahkemeleri hem de uluslararası yargı organları tarafından önemli bir hukuk ilkesi olarak kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, farklı ülkelerin hukuk sistemlerinin ötesine geçerek anayasa ve insan hakları hukukunda başvurulan evrensel bir yöntem haline gelmiştir. Orantılılık, hukuki bir prensipten ziyade anayasal yönetim anlayışının bir hedefi ve yargısal denetimde kullanılan sistematik bir yöntem olarak da değerlendirilmektedir. Orantılılığın özünde, devletin ciddi zararlara yol açabilecek işlemlerinin yalnızca güçlü gerekçelerle meşru kılınabileceği, hukuka aykırılık derecesi arttıkça uygulanacak yaptırımların daha ağır olması gerektiği fikri bulunmaktadır. Bu bağlamda, devletin keyfi ya da ölçüsüz güç kullanımına sınır koyan bir araç işlevi görmektedir. Aynı zamanda bireylerin adil muamele görmesini güvence altına almakta ve yönetim otoritesinin suiistimal edilmesini engellemeye hizmet etmektedir. İlkenin dayandığı temel, insan onuruna duyulan saygının merkeziliğidir. Dolayısıyla orantılılık bireyi hem maddi ve hem de manevi varlığıyla koruma yönündeki köklü inancı yansıtan bir adalet ölçütü olarak öne çıkmaktadır (Jackson, 2015: 3096-3098).Uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinden biri olan orantılılığın en temel işlevi, askerî operasyonlarda beklenen somut askeri yararla kıyaslandığında, sivillere ve sivil yapılara aşırı zarar vermeyi engellemeyi amaçlamasıdır. Bununla birlikte, ilgili uluslararası sözleşmelerde bu ilkenin kritik kavramlarına dair açık tanımlar bulunmamakta ve yargı içtihadı da sınırlı bir rehberlik sunmaktadır. Bu durum hem akademik literatürde hem de askeri uygulamada orantılılığın yorumlanması ve uygulanmasında ciddi güçlükler doğurmaktadır (Henderson & Recee, 2018: 835).Orantılılık ilkesinin, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımda sistematik bir biçimde ihlal edildiği görülmektedir. Teknolojinin ve akıllı mühimmatların kullanımıyla İsrail istihbarat birimleri【1】, operasyonlarda hedef bölgedeki kişilerin sayılarını, yaşlarını ve kimliklerini yüksek doğrulukla tespit edebilecek kapasiteye sahiptir【2】. Euro-Med Monitor tarafından belgelenen dört ayrı vakada ise İsrail’in, bunları bilmesine rağmen çocuklar dâhil aile bireylerini katledecek şekilde hareket ettiği saptanmıştır. Ayrıca, bazı aile üyelerinin Filistinli silahlı gruplarla ilişkili olduğu iddiasıyla sivil yerleşim alanlarına ayrım gözetilmeksizin hava saldırıları düzenlenmiştir【3】. Bu tür eylemler, İsrail’in Filistinlilere karşı sistematik biçimde başvurduğu ve toplu cezalandırma【4】 kapsamında değerlendirilen yasa dışı pratiklerdir. Süregelen askeri operasyonlar, halihazırda son derece kırılgan olan insani koşulları daha da ağırlaştırmaktadır (Euro-Med Monitor, 2023). İsrail, meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini ve karşılaştıkları güvenlik tehditleri gereği aksiyon aldığını iddia etse【5】 de örnekler orantılılık ilkesine uyulmadığı göstermektedir【6】 (Beehner, 2006).İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerinde en büyük destekçisinin ABD olduğu görülmektedir. ABD söylem düzeyinde ya da rakiplerine karşı elverişli olduğunda, meşru müdafaa hakkı kapsamında başvurulan askeri gücün belirli sınırlar içinde tutulması ve bu tür eylemlerin hiçbir şekilde toprak kazanımı veya rejim değişikliği hedefini amaç edinmemesi gerektiğini (Combe, 2024:2) savunsa da özellikle söz konusu İsrail olunca tüm ilkeleri göz ardı edebilmektedir. Bu çifte standart en açık şekilde ABD’nin işgal altındaki Cevlan Tepeleri’ni İsrail toprağı varsayması (Aji, 2019) ve işgal altındaki Kudüs’ün statüsüne dair geleneği bozarak büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasında (Öztürk, 2019: 2878) görünmüştür. Bu bağlamda, İsrail’in Filistin’i adeta bir ateş çemberi içinde tutması, kolektif cezalandırma yöntemlerine başvurması, hastaneleri hedef alması, güvenli bölge olarak ilan ettiği alanlarda çadırlarda yaşayan sivilleri vurması ve insani yardımların dağıtımı sırasında bekleyen halkı hedef alması【7】, orantılılık ilkesinin açık bir ihlali niteliğinde olmasına rağmen ABD tarafından, uluslararası hukuku ve dünya barışını zedeleyecek şekilde desteklenmektedir【8】.

Orantılılık İlkesi

Orantılılık, günümüzde hem anayasa mahkemeleri hem de uluslararası yargı organları tarafından önemli bir hukuk ilkesi olarak kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, farklı ülkelerin hukuk sistemlerinin ötesine geçerek anayasa ve insan hakları hukukunda başvurulan evrensel bir yöntem haline gelmiştir. Orantılılık, hukuki bir prensipten ziyade anayasal yönetim anlayışının bir hedefi ve yargısal denetimde kullanılan sistematik bir yöntem olarak da değerlendirilmektedir. Orantılılığın özünde, devletin ciddi zararlara yol açabilecek işlemlerinin yalnızca güçlü gerekçelerle meşru kılınabileceği, hukuka aykırılık derecesi arttıkça uygulanacak yaptırımların daha ağır olması gerektiği fikri bulunmaktadır. Bu bağlamda, devletin keyfi ya da ölçüsüz güç kullanımına sınır koyan bir araç işlevi görmektedir. Aynı zamanda bireylerin adil muamele görmesini güvence altına almakta ve yönetim otoritesinin suiistimal edilmesini engellemeye hizmet etmektedir. İlkenin dayandığı temel, insan onuruna duyulan saygının merkeziliğidir. Dolayısıyla orantılılık bireyi hem maddi ve hem de manevi varlığıyla koruma yönündeki köklü inancı yansıtan bir adalet ölçütü olarak öne çıkmaktadır (Jackson, 2015: 3096-3098).


Uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerinden biri olan orantılılığın en temel işlevi, askerî operasyonlarda beklenen somut askeri yararla kıyaslandığında, sivillere ve sivil yapılara aşırı zarar vermeyi engellemeyi amaçlamasıdır. Bununla birlikte, ilgili uluslararası sözleşmelerde bu ilkenin kritik kavramlarına dair açık tanımlar bulunmamakta ve yargı içtihadı da sınırlı bir rehberlik sunmaktadır. Bu durum hem akademik literatürde hem de askeri uygulamada orantılılığın yorumlanması ve uygulanmasında ciddi güçlükler doğurmaktadır (Henderson & Recee, 2018: 835).


Orantılılık ilkesinin, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımda sistematik bir biçimde ihlal edildiği görülmektedir. Teknolojinin ve akıllı mühimmatların kullanımıyla İsrail istihbarat birimleri【1】, operasyonlarda hedef bölgedeki kişilerin sayılarını, yaşlarını ve kimliklerini yüksek doğrulukla tespit edebilecek kapasiteye sahiptir【2】. Euro-Med Monitor tarafından belgelenen dört ayrı vakada ise İsrail’in, bunları bilmesine rağmen çocuklar dâhil aile bireylerini katledecek şekilde hareket ettiği saptanmıştır. Ayrıca, bazı aile üyelerinin Filistinli silahlı gruplarla ilişkili olduğu iddiasıyla sivil yerleşim alanlarına ayrım gözetilmeksizin hava saldırıları düzenlenmiştir【3】. Bu tür eylemler, İsrail’in Filistinlilere karşı sistematik biçimde başvurduğu ve toplu cezalandırma【4】 kapsamında değerlendirilen yasa dışı pratiklerdir. Süregelen askeri operasyonlar, halihazırda son derece kırılgan olan insani koşulları daha da ağırlaştırmaktadır (Euro-Med Monitor, 2023). İsrail, meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğini ve karşılaştıkları güvenlik tehditleri gereği aksiyon aldığını iddia etse【5】 de örnekler orantılılık ilkesine uyulmadığı göstermektedir【6】 (Beehner, 2006).


İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerinde en büyük destekçisinin ABD olduğu görülmektedir. ABD söylem düzeyinde ya da rakiplerine karşı elverişli olduğunda, meşru müdafaa hakkı kapsamında başvurulan askeri gücün belirli sınırlar içinde tutulması ve bu tür eylemlerin hiçbir şekilde toprak kazanımı veya rejim değişikliği hedefini amaç edinmemesi gerektiğini (Combe, 2024:2) savunsa da özellikle söz konusu İsrail olunca tüm ilkeleri göz ardı edebilmektedir. Bu çifte standart en açık şekilde ABD’nin işgal altındaki Cevlan Tepeleri’ni İsrail toprağı varsayması (Aji, 2019) ve işgal altındaki Kudüs’ün statüsüne dair geleneği bozarak büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasında (Öztürk, 2019: 2878) görünmüştür. Bu bağlamda, İsrail’in Filistin’i adeta bir ateş çemberi içinde tutması, kolektif cezalandırma yöntemlerine başvurması, hastaneleri hedef alması, güvenli bölge olarak ilan ettiği alanlarda çadırlarda yaşayan sivilleri vurması ve insani yardımların dağıtımı sırasında bekleyen halkı hedef alması【7】, orantılılık ilkesinin açık bir ihlali niteliğinde olmasına rağmen ABD tarafından, uluslararası hukuku ve dünya barışını zedeleyecek şekilde desteklenmektedir【8】.

Kaynakça

Aji, Albert (2019). “Trump Acceptance of Israeli Control of Golan Sparks Protests”. AP News. Erişim Tarihi: 22.04.2025, https://apnews.com/article/ba302addc3e24e32b76168c5e0488b4c.

Beehner, Lionel (2023). “Israel and the Doctrine of Proportionality”. Council on Foreign Relations. Erişim Tarihi: 09.09.2025, https://www.cfr.org/backgrounder/israel-and-doctrine-proportionality.

Combe, Peter C. (2024). “Israel – Hamas 2024 Symposium – Ruminations on the Legal, Policy, and Moral Aspects of Proportionality”. Lieber Institute West Point. Erişim Tarihi: 09.09.2025, https://lieber.westpoint.edu/ruminations-legal-policy-moral-aspects-proportionality/Erişim.

Euro-Med Monitor (2023). Israel Violates the Principles of Necessity, Proportionality in its Attacks on Gaza. Erişim Tarihi: 09.09.2025, https://euromedmonitor.org/en/article/5635/Israel-violates-the-principles-of-necessity,-proportionality-in-its-attacks-on-Gaza.

Henderson, Ian & Reece, Kate (2018). “Proportionality under International Humanitarian Law: The Reasonable Military Commander Standard and Reverberating Effects”.Vanderbilt Journal of Transnational Law, 51 (4), 835–882.

Jackson, Vicki C. (2015). “Constitutional Law in an Age of Proportionality”.Yale Law Journal, 124, 3094–3196.

Öztürk, Mehmet (2019). “Trump’ın Kudüs Kararının Bir Analizi”. İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 8 (4), 2879-2905.

Dipnotlar

  • [1]

    Bkz. AMAN; Mossad

  • [2]

    Bkz. Teknolojik Soykırım; Veri Bulutları; Yapay Zekâyla Öldürmek

  • [3]

    Ayrıca bkz. Ateş Çemberi; Şiddetin Meşrulaştırılması

  • [4]

    Bkz. Etnik Temizlik; Soykırım; Toplu Katliam

  • [5]

    Bkz. Kitlesel Histeri; Kolektif Narsisizm

  • [6]

    Ayrıca bkz. Devlet Terörü; Savaş Etiği

  • [7]

    Bkz. İsrail’in Özellikli Hedefleri; Öldüren Yardım

  • [8]

    Bkz. ABD-İsrail Özel İlişkisi; AIPAC; Amerikan Yahudi Örgütleri (İsrail’i Koşulsuz Destekleyenler)

Atıf İçin

apaAtalan, Ş. B. (2026). Orantılılık İlkesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1206-1208) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadAtalan, Şeyda Buşra. “Orantılılık İlkesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1206-1208. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Orantılılık İlkesi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor