Taşkent Katliamı

Alıntıla
kure star outline

Tarih

14-15 Ağustos 1974

Yer

Taşkent

Terazi

Tatlısu köyleri

Can Kaybı

89 Kişi

Kurbanların Yaşları

Çocuklardan ileri yaştaki kişilere kadar

Failler

EOKA-B

Rum Milli Muhafız Ordusu mensupları

Yerel Rum milisler

Tek Kurtulan

Suat Kafadar (Fuat Hüseyin)

Kurtulduğu Yaş

19

Hukuki Durum

Failler hakkında sonuçlanan bir yargılama yapılmadı

Taşkent (Dohni) Katliamı, 14-15 Ağustos 1974 tarihlerinde Rum silahlı grupları tarafından Kıbrıslı Türk sivillere karşı gerçekleştirilen toplu öldürme olayıdır. Taşkent, Terazi ve Tatlısu köylerinden toplanan Türk erkekler, esir kampına götürülecekleri söylenerek otobüslerle ıssız bölgelere sevk edilmiş ve kurşuna dizilmiştir. Aralarında çocukların da bulunduğu kurbanlardan yalnızca Suat Kafadar sağ kurtulmuş, olayın failleri ise yargılanmamıştır.

Katliam Öncesi Bölgedeki Durum ve Tarihsel Arka Plan

Kıbrıs adası, 1571 yılında Osmanlı Devleti idaresine girmiş ve 1878 yılına kadar bu statüsünü korumuştur. 1878 yılında ada, İngiltere'ye kiralanmış ve 1960 yılına kadar İngiliz yönetiminde kalmıştır.【1】 İngiliz idaresi döneminde Kıbrıslı Rumlar arasında adanın Yunanistan'a bağlanmasını öngören Enosis ideolojisi ortaya çıkmış ve bu doğrultuda 1931 yılında ilk isyan girişimleri başlamıştır. Siyasi hedeflere ulaşmak amacıyla 1955 yılında EOKA terör örgütü kurularak İngilizlere ve Kıbrıslı Türklere yönelik silahlı eylemlere girişilmiştir. 1959 yılında imzalanan Londra ve Zürih Antlaşmaları'nın ardından, 16 Ağustos 1960 tarihinde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantörlüğünde Kıbrıslı Türkler ve Rumların ortak kurucu olduğu bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edilmiştir.【2】

 

Taşkent Şehitliği (Anadolu Ajansı)

Ortak devletin kuruluşu adadaki siyasi gerilimi sona erdirmemiştir. Kıbrıs Rum liderliği, Enosis hedefine ulaşmak amacıyla hazırladığı gizli Akritas Planı'nı 21 Aralık 1963 tarihinde devreye sokmuştur.【3】 Kanlı Noel olarak adlandırılan bu sistematik saldırı süreciyle birlikte 1960 yılında kurulan ortak cumhuriyet fiilen yıkılmış ve Kıbrıslı Türkler devlet mekanizmasından tamamen dışlanmıştır. Bu tarihten itibaren Rum silahlı unsurları, Türk yerleşim yerlerine yönelik organize saldırılar başlatmıştır.

 

1963 ile 1974 yılları arasındaki on bir yıllık dönemde, Kıbrıslı Türkler ağır idari ve fiziki yaptırımlara maruz bırakılmıştır. Olaylar neticesinde toplam 103 Türk köyü boşaltılmış ve 30 binden fazla Kıbrıslı Türk yerlerinden edilerek çadırlara, sinema salonlarına ve güvenli bölgelere sığınmak zorunda kalmıştır. Türk toplumu, iletişim, ulaşım ve ekonomik faaliyetlerden izole edilerek katı bir ekonomik abluka altına alınmıştır. Bu dönemde Kumsal, Ayvasıl, Arpalık ve Geçitkale gibi bölgelerde sivil Türklere yönelik silahlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir.

 

Kıbrıs'taki siyasi durum, 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunanistan'daki askeri cuntanın desteklediği EOKA-B unsurlarının gerçekleştirdiği darbe ile yeni bir aşamaya geçmiştir. Darbe neticesinde dönemin lideri Makarios devrilmiş ve adanın Yunanistan'a ilhakını sağlamak üzere "Kıbrıs Helen Cumhuriyeti" ilan edilmiştir. Bu gelişme, adadaki Kıbrıslı Türklerin can güvenliğini tamamen ortadan kaldırmıştır.【4】

 

Kıbrıslı Türklerin karşı karşıya kaldığı hayati tehlike üzerine Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşması'nın kendisine tanıdığı hakları kullanarak 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlatmıştır. Harekâtın başlamasıyla birlikte adanın genelinde Yunan askerleri ve EOKA-B silahlı grupları, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı savunmasız sivil alanlara yönelik silahlı eylemlerini şiddetlendirmiştir.

14-15 Ağustos 1974 Tarihlerinde Taşkent, Terazi ve Tatlısu Köylerinde Yaşanan Gelişmeler

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ikinci aşamasının başladığı 14 Ağustos 1974 tarihinde, EOKA-B ve Rum Milli Muhafız Ordusu unsurları Larnaka kazasına bağlı karma yerleşim yerlerine silahlı operasyon düzenlemiştir. Operasyon kapsamında Taşkent (Dohni), Terazi (Zigi) ve Tatlısu (Mari) köylerinde bulunan sivil erkekler toplanmıştır. Silahlı şahıslar, köy evlerine tek tek baskın yaparak sivilleri zorla alıkoymuştur.

 

Toplama işleminde yaş kriterleri geniş tutulmuş, dokuz ile elli yaş arasındaki erkekler hedef alınmıştır. Olay sırasında on bir, on üç ve on dört yaşlarındaki çocukların yanı sıra altmış ve yetmiş yaşın üzerindeki bireyler de evlerinden çıkarılmıştır. Üç farklı köyden toplanan esir sayısı kaynaklarda seksen dokuz olarak kayıtlara geçmiştir.

 

Taşkent Şehitliği (Anadolu Ajansı)

Alıkonulan sivil erkekler, köyde bulunan ilkokul binasının bahçesine ve kahvehaneye götürülmüştür. Silahlı Rum nöbetçilerin sıkı gözetimi altında tutulan sivil grubun gece boyunca aileleriyle iletişim kurması engellenmiştir. 14 Ağustos gününden 15 Ağustos sabahına kadar süren bu esaret evresinde siviller, okul binasında hapsedilmiştir. Bazı esirlerin çocukları, alıkonulma noktasına gelerek babalarına yemek veya sigara ulaştırmış, bu kısa temaslar dışında dışarıyla bağlantı kurulamamıştır. Esaret altındaki şahıslara yönelik silahlı bekleyiş sivil halk üzerinde baskı unsuru oluşturmuştur.

Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün Taşkent Köyündeki Faaliyetleri ve Silahların Teslim Alınması

Katliam öncesindeki süreçte Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerleri Taşkent köyüne gelerek sivil Türk halkıyla temas kurmuştur. Birleşmiş Milletler görevlileri, Kıbrıslı Türklere azınlık statüsünde olduklarını, direnmeleri halinde öldürülebileceklerini ve silahlarını teslim etmeleri durumunda kendilerini koruyacaklarını bildirmiştir. Bu beyanlar üzerine sivil halk, ellerindeki av tüfeklerini ve az sayıdaki hafif savunma silahını Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerlerine devretmiştir.

 

Birleşmiş Milletler mensupları tarafından toplanan bu silahlar, köyün Rum kesimine götürülerek doğrudan Rum polisine ve silahlı unsurlarına teslim edilmiştir. Silahların el değiştirmesinin ardından Birleşmiş Milletler Barış Gücü personeli, verdikleri koruma taahhüdünü yerine getirmeyerek sivil halkı korumasız bir şekilde bırakmış ve bölgeden ayrılmıştır.

 

Sivil erkeklerin alıkonularak okul binasında tutulduğu süre zarfında Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne ait araçlar devriye amacıyla bölgeden geçiş yapmıştır. Bu devriye esnasında Rum nöbetçiler, esirlere yere oturmalarını emrederek onları gizlemiştir. Birleşmiş Milletler görevlileri alıkonulma eylemine müdahale etmemiş ve Terazi köyündeki askeri birliklerine geri dönerek olaylara seyirci kalmıştır.

Kıbrıslı Türklerin Esir Alınması, Otobüslerle Nakli ve Katliamın Gerçekleşmesi

15 Ağustos sabahı saat 10.00 civarında, esir tutulan sivillere Limasol'daki bir esir kampına nakledilecekleri ve resmi esir takası yapılacağı bildirilmiştir. Nakil işlemi, Kemal Küçük isimli bir Kıbrıslı Türk'e ait olan ve Limasol'dan getirilen iki ayrı otobüsle sabah ve öğle saatlerinde gerçekleştirilmiştir. Her otobüsün ön ve cam kenarı koltuklarına tam teçhizatlı beş silahlı muhafız yerleştirilerek sivillerin hareket etmesi fiziksel olarak engellenmiştir.

 

Otobüsler, belirlenen Limasol esir kampı güzergâhı yerine polis barikatlarından geçirilerek dağlık ve ıssız bölgelere yönlendirilmiştir. Nakil araçları, Limasol yakınlarındaki Ayafila-Palodia (Agia Fila-Palodia), Yerasa ve Periklişa bölgelerindeki patika yollara saparak durdurulmuştur. Esirler araçlardan indirilerek yaklaşık yüz metre yürütülmüş ve önceden iş makineleriyle kazılmış çukurların yanına dizilmiştir.

 

İnfaz öncesinde kurbanların üzerlerinde bulunan kimlik ve pasaport gibi belgeler toplanmıştır. Ardından silahlı şahıslar, otomatik silahlarla sivil grubun üzerine ateş açmıştır. İnfaz işlemi yaklaşık on dakika sürmüş, mermisi biten şarjörler değiştirilerek atışa devam edilmiştir. Silahlı şahıslar, eylemin tamamlanmasının ardından cesetleri gömmek için bölgeye bir ekskavatör getireceklerini beyan etmişlerdir.

Olayın Tek Tanığı Suat Kafadar'ın (Fuat Hüseyin) İfadeleri

Olay mahallinden sağ kurtulan tek şahıs, on dokuz yaşındaki asker Suat Kafadar'dır (Fuat Hüseyin). Yüz bir Evler ve St. Hilarion bölgesinde görev yapan Kafadar, 19 Temmuz 1974 tarihinde kırk sekiz saatlik izin kullanarak köye gelmiş, darbe nedeniyle yolların kapanması sonucu birliğine geri dönemeyerek sivil grupla birlikte alıkonulmuştur. Silahlı infaz anında vücuduna dört adet kurşun isabet eden Kafadar, vurulan bir akrabasının kendi üzerine düşmesiyle ölü taklidi yapmıştır.

 

Faillerin, toplu mezarı kapatmak üzere iş makinesi getirmek için infaz alanından ayrılmasını fırsat bilen Kafadar, sürünerek olay yerinden uzaklaşmıştır. Dağlık arazide sekiz gün süren yürüyüşün ardından Mutluyaka (Mutayaka) köyüne ulaşmış ve buradan Birleşmiş Milletler ambulansıyla Ağrotur'daki (Akrotiri) İngiliz Üssü'ne sevk edilerek tedavi altına alınmıştır.

 

İngiliz Üssü'ne sığınmasının ardından köydeki kadınlarla iletişim kuran Kafadar, aralarında babası ve on dört yaşındaki erkek kardeşinin de bulunduğu kurbanların kurşuna dizildiğini aktarmıştır. Ancak eşlerinin öldürüldüğüne inanmak istemeyen kadınlar, kurbanların Güney Kıbrıs'taki bir esir kampında tutuklu olduklarını düşünmeye devam etmişlerdir.

Katliamın Failleri, İlgili Gruplar ve Andreas Dimitriu'nun İtirafları

Sivil Kıbrıslı Türklerin alıkonulması ve infaz edilmesi eylemi, yerel milisler, EOKA-B üyeleri ve Rum Milli Muhafız Ordusu askerlerinin organizasyonuyla icra edilmiştir. Toplama işlemini Andriko kod adlı şahıs komuta etmiş, yerel grupta Magi ve Stasi isimli milisler yer almıştır. İnfazı gerçekleştiren ve dışarıdan gelen üniformalı askerlerin ise Şirokitya (Khirokitia) bölgesinde karargâh kuran Agirdaki (Alemdağ) köyü mensupları olduğu teşhis edilmiştir.

 

Olayın elebaşlarından altmış yedi yaşındaki eski EOKA-B militanı Andreas Dimitriu, bir kurban yakını tarafından teşhis edilmesinin ardından 2004 yılında Alithia gazetesine resmi itiraflarda bulunmuştur. Dimitriu, sivillerin toplanması aşamasına bizzat katıldığını doğrulamış, ancak kurbanların esir takasında kullanılacağını düşündüğünü iddia etmiştir. İtiraf metninde, infaz eyleminin Hirokitia'dan gelen askerler tarafından gerçekleştirildiği beyan edilmiştir.

 

Dimitriu'nun adli kayıt niteliğindeki beyanları, eylemin komuta zincirindeki ek suçları da belgelemiştir. İnfaz alanına gelen askerlerin, öldürme eylemi öncesinde intikam güdüsüyle bazı genç Türk kadınlarına cinsel saldırıda bulunduğu itiraf edilmiştir. Katliamın hiyerarşik yapısına dair en kritik bilgi ise, Dimitriu'nun gerçekleştirilen tüm eylemlerin Güney Kıbrıs Rum Devleti'nin yasal hükümet yetkilileriyle ortaklaşa ve onların bilgisi dahilinde yapıldığını açıkça vurgulamasıdır. Bu itiraflar, eylemin yalnızca kontrol dışı bir milis hareketi olmadığını, aksine devlet destekli ve planlı bir operasyon olduğunu kanıtlamıştır. Olay mahalline sevk edilen askeri birliklerin önceden açılmış çukurları kullanması, eylemin önceden tasarlandığını göstermektedir.

Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Kazı Çalışmaları ve Toplu Mezarların Tespiti

İnfazın tamamlanmasının ardından suç kanıtlarını yok etmek isteyen failler, cesetleri iş makineleriyle açılmış farklı çukurlara nakletmiş ve üzerlerini kireç dökerek kapatmıştır. Kıbrıs'taki kayıpların bulunması amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler denetimindeki Kayıp Şahıslar Komitesi, fiziki kazı ve kimlik tespiti çalışmalarına yoğunlaşmıştır.

 

Sistematik kazı faaliyetleri sonucunda, katliamdan kırk yıl sonra, 2014 yılında Güney Kıbrıs sınırları içerisinde kalan bir maden ocağında kalıntılara ulaşılmıştır. Birinci otobüsle sevk edilen kurbanların gömüldüğü ilk toplu mezar alanının tespit edilerek açılmasına rağmen, ikinci otobüsle nakledilen sivil grubun atıldığı diğer mezar alanı henüz bulunamamıştır. Faillerin yer değiştirme taktikleri, ikinci alanın adli olarak tespit edilmesini engellemeye devam etmektedir.

DNA Testi ile Kimlik Belirleme İşlemleri ve Taşkent Şehitliği'ne Defin Süreci

Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından maden ocağından çıkarılan kemik kalıntıları üzerinde laboratuvar ortamında DNA testleri uygulanmış ve kimliklendirme işlemleri tamamlanmıştır. Uzun yıllar kalıntılarına ulaşılamayan otuz beş kişilik gruptan otuz üç şehidin kimliği bu testler neticesinde adli tıp verileriyle doğrulanmıştır. Şehitliğin fiziki mimari inşası ise 15 Ağustos 2014 tarihinde bitirilmiştir.

 

Cenazeleri 40 yıl sonra defnedildi. (TRT Haber)

Kimlikleri kesinleşen kurbanlar için olayın kırk ikinci yıl dönümü olan 15 Ağustos 2016 tarihinde resmi askeri tören düzenlenmiştir. Törenlere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı, Başbakan ve üst düzey askeri erkan katılmış, naaşlar devlet protokolü eşliğinde defnedilmiştir.

 

Kazı çalışmalarında elde edilen toplam altmış sekiz kurbanın kalıntıları Taşkent Şehitliği'ne yerleştirilmiştir. Kimliklendirmesi tamamlanan şehitlerden on birinin naaşı ise Gazimağusa'da bulunan Canbulat Şehitliği'ne defnedilmiştir. Fiziki kalıntılarına hiçbir şekilde ulaşılamayan dört şehit için ise Taşkent Şehitliği'nde boş ve sembolik mezarlar inşa edilmiştir.

 

Taşkent kurbanlarının yakınları, katillerin yargılanması amacıyla Temmuz 2005 tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başsavcılığına resmi başvuru yapmıştır. Olayı gerçekleştiren şahısların kimliklerinin bilinmesine ve hayatta olmalarına rağmen, Rum yetkili makamları tarafından herhangi bir tutuklama veya hukuki yaptırım kararı alınmamıştır. Kasti ve sistematik olan bu eylem, Birleşmiş Milletler'in 9 Aralık 1948 tarihli "Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi" kriterlerini doğrudan ihlal ederek insanlığa karşı işlenmiş bir savaş suçu teşkil etmektedir. Buna rağmen katiller aleyhine Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde dava açılmamış, failler hakkında Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkarılmamış ve uluslararası yargı yolları işletilmemiştir.

Kaynakça

Anadolu Ajansı. “Rumların şehit ettiği Kıbrıs Türklerinin hatıraları, şehitlik ve müzelerde yaşatılıyor.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/rumlarin-sehit-ettigi-kibris-turklerinin-hatiralari-sehitlik-ve-muzelerde-yasatiliyor/2639997

Diyalog Gazetesi. “Katiller yaşıyor.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.diyaloggazetesi.com/guney/katiller-yasiyor-h64106.html

Diyalog Gazetesi. “Taşkent’in acı hikâyesi.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.diyaloggazetesi.com/kibris/taskentin-aci-hikyesi-h81100.html

Emek, Faruk Akın. “1958-1974 Yılları Arasında Kıbrıs’ta Yerel Basında Rum Mezalimi.” Yüksek lisans tezi, Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2014 Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. http://adudspace.adu.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11607/1768/10044032.pdf?sequence=3&isAllowed=y

Gzt. “Devletle Ortak Katliam.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.gzt.com/hayat/devletle-ortak-katliam-3789238

Göktürk, Turgay Bülent. 2017. “Kıbrıs’ta Rumların Gerçekleştirdiği 1974 Katliamları”. Türk Dünyası Araştırmaları 116 (228): 159-170. Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/pub/tda/article/870912

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı. “Taşkent Şehitliği.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.mucahit.gov.ct.tr/Sayfa/Sehitlik?SEHITLIK_KOD=4

Havadis. “Dohni katliamı nasıl olmuştu?” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.havadiskibris.com/dohni-katliami-nasil-olmustu/

Hürriyet. “42 yıl sonra huzur buldular.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.hurriyet.com.tr/dunya/42-yil-sonra-huzur-buldular-40196903

Hürriyet. “Türklere tecavüz ettik, öldürdük.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.hurriyet.com.tr/gundem/turklere-tecavuz-ettik-oldurduk-38669109

KKTC Başbakanlık. “Başbakan Ünal Üstel, 15 Ağustos Taşkent Şehitleri’ni Anma Günü Dolayısıyla Mesaj Yayımladı…” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://basbakanlik.gov.ct.tr/BASIN-VE-HALKLA-%C4%B0L%C4%B0%C5%9EK%C4%B0LER/BASIN-A%C3%87IKLAMALARI/taskent

Keser, Ulvi. Kızılay Belgeleri Işığında Kıbrıs 1963-1974. Kızılay. Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.kizilay.org.tr/Upload/Dokuman/Dosya/92007586_kizilay-belgeleri-isiginda-kibris-1963-1974-profdrulvi-keser.pdf

Kıbrıs Gazetesi. “Taşkent katliamı ve şehitlerimize sahip çıkmak!” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://kibrisgazetesi.com/yazar/sabahattinismail/konu/takent-katliam-ve-ehitlerimize-sahip-kmak/

Kıbrıs Postası. “Taşkent şehitleri anıldı.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n228068-taskent-sehitleri-anildi

Oberling, Pierre. “Kıbrıs Faciası.” Belleten 54, no. 210 (Ağustos 1990): 825-862. Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://belleten.gov.tr/tam-metin/2164/tur

Star Kıbrıs. “Taşkent Katliamı Anlatıldı.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.starkibris.net/index.asp?haberID=150146

Star Kıbrıs. “Yıllardır Dinmeyen Acı.” Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.starkibris.net/index.asp?haberID=62804

TRT Haber. “Cenazeleri 40 yıl sonra defnedildi.” Youtube. Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://www.youtube.com/watch?v=rY-dXomiqnU

Yucel, Oğuz. “1963-1974 Yılları Arasında Kıbrıs’ta Rumların Türklere Karşı Saldırıları Soykırım Olarak Değerlendirilebilir mi?” Harp Tarihi Dergisi, no. 4 (Aralık 2021): 103-130. Erişim Tarihi: 16 Temmuz 2026. https://htd.msu.edu.tr/Content/sayilar/dokuman/sayi-4/O%C4%9Fuz%20YUCEL,%201963-1974%20Y%C4%B1llar%C4%B1%20Aras%C4%B1nda%20K%C4%B1br%C4%B1s%E2%80%99ta%20Rumlar%C4%B1n%20T%C3%BCrklere%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1%20Soyk%C4%B1r%C4%B1m%20Olarak%20De%C4%9Ferlendirilebilir%20Mi.pdf

Dipnotlar

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarYusuf Bilal Akkaya16 Temmuz 2026 14:48

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Taşkent Katliamı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Katliam Öncesi Bölgedeki Durum ve Tarihsel Arka Plan

  • 14-15 Ağustos 1974 Tarihlerinde Taşkent, Terazi ve Tatlısu Köylerinde Yaşanan Gelişmeler

  • Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün Taşkent Köyündeki Faaliyetleri ve Silahların Teslim Alınması

  • Kıbrıslı Türklerin Esir Alınması, Otobüslerle Nakli ve Katliamın Gerçekleşmesi

  • Olayın Tek Tanığı Suat Kafadar'ın (Fuat Hüseyin) İfadeleri

  • Katliamın Failleri, İlgili Gruplar ve Andreas Dimitriu'nun İtirafları

  • Kayıp Şahıslar Komitesi'nin Kazı Çalışmaları ve Toplu Mezarların Tespiti

  • DNA Testi ile Kimlik Belirleme İşlemleri ve Taşkent Şehitliği'ne Defin Süreci

KÜRE'ye Sor