Kıbrıs Barış Harekâtı

Alıntıla
kure star outline
thumbs_b_c_febe2faef1db41351230730b1f6f4770.jpg

Türü

Kara, deniz ve hava unsurlarının birlikte kullanıldığı iki aşamalı askerî harekât

Tarih

20 Temmuz-16 Ağustos 1974

Yer

Kıbrıs

Harekâtı Gerçekleştiren

Türk Silahlı Kuvvetleri

Harekâta Katılan Kıbrıs Türk Kuvvetleri

Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı ve Türk Mukavemet Teşkilatına bağlı mücahit birlikleri

Karşı Kuvvetler

Rum Millî Muhafız Ordusu, Kıbrıs’taki Yunan askerî birlikleri ve EOKA-B mensupları

Türkiye’deki Hükûmet

Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın görev yaptığı CHP-MSP Koalisyon Hükûmeti

Hukuki Dayanak

1960 Garanti Antlaşması ile Türkiye’nin garantör devlet sıfatından doğan hak ve yükümlülükleri

Harekâtın Başlıca Nedenleri

15 Temmuz 1974’te III. Makarios’a karşı gerçekleştirilen darbe; Nikos Sampson’un cumhurbaşkanlığına getirilmesi; Enosis girişimi; Kıbrıs’taki anayasal düzenin bozulması ve Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğine yönelik tehdit

Birinci Aşama

20-22 Temmuz 1974

Birinci Aşamanın Sonucu

Girne kıyısında çıkarma bölgesi oluşturuldu; denizden çıkarılan birliklerle Lefkoşa’nın kuzeyine havadan indirilen birlikler arasında bağlantı kuruldu.

Ateşkes

Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin çağrısı üzerine 22 Temmuz 1974’te ateşkesi uygulamaya koydu.

Diplomatik Süreç

Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında Birinci ve İkinci Cenevre konferansları düzenlendi.

İkinci Aşamanın Parolası

“Ayşe tatile çıksın.”

Parolanın Anlamı

İkinci Cenevre Konferansı’nda anlaşmaya varılamadığını ve harekâtın ikinci aşamasının başlatılacağını Ankara’ya bildirmek amacıyla kullanılan parolaydı. “Ayşe”, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızının adıydı.

İkinci Aşama

14-16 Ağustos 1974

İkinci Aşamanın Başlama Nedeni

Cenevre görüşmelerinin sonuçsuz kalması, Rum ve Yunan kuvvetlerinin Türk yerleşimlerinden çekilmemesi ve saldırıların sürmesi

İkinci Aşamanın Sonucu

Türk kuvvetlerinin denetimindeki bölge doğuda Mağusa’ya, batıda Lefke’ye kadar genişledi; Mağusa-Lefkoşa-Lefke hattının kuzeyinde coğrafi bağlantıya sahip bir alan oluştu.

Harekâtın Sona Ermesi

16 Ağustos 1974’te ateşkes ilan edilmesiyle askerî faaliyetler durduruldu.

Sonraki Siyasi Yapılanma

Kıbrıs Türk Federe Devleti 13 Şubat 1975’te, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise 15 Kasım 1983’te ilan edildi.

Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Yunanistan’daki askerî yönetimin desteğiyle Kıbrıs Cumhurbaşkanı III. Makarios’a karşı gerçekleştirilen 15 Temmuz 1974 darbesinin ardından, Türkiye’nin garantör devlet sıfatıyla 20 Temmuz-16 Ağustos 1974 tarihleri arasında Kıbrıs’ta yürüttüğü iki aşamalı askerî harekâttır. Türkiye, harekâtı Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhak edilmesini amaçlayan Enosis girişimini önlemek, 1960’ta kurulan anayasal düzeni yeniden tesis etmek ve 1963’ten itibaren ortaklık devletinden dışlanan Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğini sağlamak amacıyla başlattı.


Harekâtın birinci aşaması 20-22 Temmuz, ikinci aşaması 14-16 Ağustos 1974 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Birinci aşamada Girne kıyısında bir çıkarma bölgesi oluşturuldu ve havadan indirilen birliklerle denizden çıkarılan birlikler arasında Girne-Lefkoşa bağlantısı kuruldu. Birinci aşamanın ateşkesle durdurulmasının ardından Kıbrıs’taki anayasal düzenin ve Türk toplumunun güvenliğinin belirlenmesi amacıyla Cenevre’de diplomatik görüşmeler yürütüldü.


İkinci Cenevre Konferansı’nda uzlaşmaya varılamaması, Rum ve Yunan kuvvetlerinin Türk yerleşimlerinden çekilmemesi ve saldırıların sürmesi üzerine Türkiye ikinci harekâtı başlatma kararı aldı. Dışişleri Bakanı Turan Güneş, görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve ikinci harekâtın başlatılabileceğini Başbakan Bülent Ecevit’e önceden kararlaştırılan “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla bildirdi.【1】 Paroladaki “Ayşe”, Turan Güneş’in kızının adıydı; bu ifade, görüşmelerden sonuç alınamadığını ve askerî harekât için daha fazla beklenmemesi gerektiğini Ankara’ya iletmek amacıyla kullanıldı.【2】


14 Ağustos’ta başlayan ikinci aşamada Türk kuvvetlerinin kontrolündeki bölge doğuda Mağusa’ya, batıda Lefke’ye kadar genişledi. Harekâtın 16 Ağustos’ta ateşkesle durdurulması sonucunda Mağusa-Lefkoşa-Lefke hattının kuzeyinde coğrafi olarak bağlantılı bir bölge oluştu.

Kıbrıs Barış Harekâtı (TRT Arşiv)

Tarihsel Arka Plan

Osmanlı Yönetimi ve İngiliz İdaresi

Kıbrıs, 1571’de Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girdi ve 1878’e kadar 307 yıl Osmanlı idaresinde kaldı.【3】 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından İngiltere, Rusya’nın Osmanlı topraklarına yönelik ilerleyişine karşı yardım sağlaması karşılığında Kıbrıs’ın yönetiminin geçici olarak kendisine devredilmesini istedi.【4】


Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında iki maddeden oluşan Kıbrıs Konvansiyonu, 4 Haziran 1878’de İstanbul’daki Yıldız Sarayı’nda imzalandı.【5】 Konvansiyonla Ada’nın yönetimi İngiltere’ye devredilirken Kıbrıs üzerindeki hükümranlık hakkı Osmanlı Devleti’nde kaldı.【6】 1 Temmuz 1878 tarihli ek antlaşmada, Rusya’nın Doğu Anadolu’da ele geçirdiği toprakları Osmanlı Devleti’ne geri vermesi durumunda 4 Haziran tarihli antlaşmanın hükümsüz kalması ve İngiltere’nin Kıbrıs’ı boşaltarak Osmanlı Devleti’ne iade etmesi öngörüldü.【7】 Bu hükümler, 1878’de yapılan işlemin egemenliğin devri değil, Ada yönetiminin belirli şartlarla İngiltere’ye bırakılması niteliğinde olduğunu gösteriyordu.【8】


Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na İngiltere’nin karşısında katılmasının ardından İngiltere, 5 Kasım 1914’te Kıbrıs’ı tek taraflı olarak ilhak etti.【9】 Osmanlı Devleti ilhak kararını protesto etmekle birlikte savaş koşulları nedeniyle fiilî bir müdahalede bulunamadı.【10】 Türkiye, Lozan Barış Antlaşması’nın 20. maddesiyle İngiltere’nin Kıbrıs’ı ilhakını tanıdı.【11】 Böylece Ada yönetiminin 1878’de şartlı olarak İngiltere’ye bırakılması, İngiltere’nin 1914’te tek taraflı ilhak kararı alması ve bu kararın Türkiye tarafından 1923’te tanınması birbirini izleyen ayrı aşamalar oluşturdu.【12】

Enosis Hareketi

Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını amaçlayan Enosis hareketi, İngiliz yönetimi döneminde Rum Ortodoks Kilisesi ile Yunanistan’ın desteği altında sürdürüldü ve İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yoğunlaştı.【13】 Yunanistan, 16 Ağustos 1954’te Kıbrıs’ta kendi kaderini tayin ilkesinin uygulanması talebiyle Birleşmiş Milletlere başvurdu.【14】


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 17 Aralık 1954’te kabul ettiği 814 (IX) sayılı kararla Kıbrıs konusunda bir karar alınmasını o aşamada uygun görmedi.【15】 Yunanistan’ın 1954-1958 yılları arasında kendi kaderini tayin ilkesi temelinde yaptığı başvurular, Enosis’i sağlayacak bir kararla sonuçlanmadı.【16】


Birleşmiş Milletlerde istenilen sonucun elde edilememesinin ardından Başpiskopos Makarios ile Yunan subayı Yeoryos Grivas, Enosis’i silahlı yöntemlerle gerçekleştirmek üzere bir yer altı örgütü kurulması üzerinde çalıştı.【17】 Grivas’ın yönetimindeki EOKA, 1 Nisan 1955’te başlayan silahlı eylemlerinde ilk olarak İngiliz yönetimini, daha sonra Kıbrıs Türklerini hedef aldı.【18】


EOKA’nın eylemlerinin yoğunlaştığı 1955-1958 döneminde Kıbrıs Türkleri 33 karma köyü terk etmek zorunda kaldı.【19】 Bu süreç, Kıbrıs Türklerinin Enosis’e karşı savunma amacıyla örgütlenmesini hızlandırdı.【20】

Türk Mukavemet Teşkilatı

Türk Mukavemet Teşkilatı, Kıbrıs Türk toplumunun can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla Rauf Denktaş, Burhan Nalbantoğlu ve Kemal Tanrısevdi tarafından 26-27 Kasım 1957’de Lefkoşa’da kuruldu.【21】 Teşkilat, 1 Ağustos 1958’den itibaren Türkiye Genelkurmay Başkanlığına bağlı Özel Harp Dairesinin yönetiminde yeniden düzenlendi; Albay Rıza Vuruşkan TMT’nin ilk komutanı oldu.【22】 TMT mensupları “mücahit” olarak adlandırıldı.【23】


TMT, Ada’nın farklı bölgelerinde Lefkoşa, Boğaz, Serdarlı, Mağusa, Larnaka, Limasol, Baf, Lefke, Erenköy ve Yeşilırmak olmak üzere on sancak hâlinde örgütlendi.【24】 Türk yerleşimlerinin güvenlik ve savunmasından sorumlu olan sancaklar Lefkoşa’daki Bayraktarlığa bağlıydı; Bayraktar, sancaktarlar aracılığıyla mücahit birliklerine komuta ediyordu.【25】


Rum silahlı gruplarının Aralık 1963’te Küçük Kaymaklı’ya düzenlediği saldırı sırasında Türk mücahitleri, kasabadaki Türk sivillerin büyük bölümünü Lefkoşa’nın daha güvenli bölgelerine sevk etti.【26】

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşu

Türkiye ile Yunanistan, 11 Şubat 1959’da Zürih’te Kıbrıs meselesinin çözümüne ve bağımsız bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasına ilişkin esaslar üzerinde anlaşmaya vardı. Zürih’te kabul edilen esaslar, İngiltere ile Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının liderlerinin katıldığı Londra görüşmelerinde ele alındı. Görüşmelerin sonunda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarını belirleyen Londra Antlaşması 19 Şubat 1959’da imzalandı.【27】 Londra’da kabul edilen düzenlemeler; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temel yapısını, Garanti Antlaşması’nı, İttifak Antlaşması’nı ve İngiltere’nin Ada’daki egemen üs bölgelerine ilişkin hükümleri kapsıyordu.【28】


Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın 16 Ağustos 1960’ta yürürlüğe girmesiyle Kıbrıs Cumhuriyeti resmen kuruldu.【29】 Yeni devlet, Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının ortak kuruculuğuna dayanan bir yapı olarak düzenlendi.【30】 Cumhurbaşkanlığı makamı Rum toplumuna, cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı ise Türk toplumuna ayrıldı ve her iki makamın kendi toplumları tarafından seçilmesi kabul edildi.【31】 Başpiskopos III. Makarios cumhurbaşkanı, Dr. Fazıl Küçük ise cumhurbaşkanı yardımcısı oldu.【32】


1960 Anayasası uyarınca yürütme organı; Rum cumhurbaşkanı, Türk cumhurbaşkanı yardımcısı ve bunların atayacağı yedi Rum ile üç Türk bakandan meydana geliyordu.【33】 Rum bakanları cumhurbaşkanı, Türk bakanları ise cumhurbaşkanı yardımcısı atıyordu.【34】 Temsilciler Meclisi, yüzde 70 Rum ve yüzde 30 Türk üyeden oluşuyor; Meclis başkanlığı Rum toplumuna, başkan yardımcılığı ise Türk toplumuna ayrılıyordu.【35】 Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum toplumlarının ayrı birer cemaat meclisi bulunuyor; bu meclisler kendi toplumlarının eğitim, kültür ve din alanlarındaki gereksinimleriyle ilgili karar alma yetkisine sahipti.【36】 Cumhurbaşkanı ile cumhurbaşkanı yardımcısının Temsilciler Meclisi ve Bakanlar Kurulu kararlarını iade etme ve veto etme hakları bulunuyordu.【37】


Garanti Antlaşması’nın 1. maddesi uyarınca Kıbrıs Cumhuriyeti; bağımsızlığını, ülke bütünlüğünü ve güvenliğini korumayı, Anayasasına saygı göstermeyi ve herhangi bir devletle tamamen veya kısmen siyasi ya da ekonomik birleşmeye katılmamayı taahhüt etti.【38】 Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, Antlaşma’nın 2. maddesi uyarınca Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve Anayasa’nın temel maddeleriyle oluşturulan düzeni tanımayı ve garanti etmeyi üstlendi.【39】 Üç garantör devlet ayrıca Kıbrıs’ın başka bir devletle birleşmesini veya taksimini doğrudan ya da dolaylı biçimde teşvik etmeyi amaçlayan hareketleri önlemeyi taahhüt etti.【40】


Garanti Antlaşması’nın hükümlerinin ihlal edilmesi hâlinde Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin, Antlaşma hükümlerine uyulmasını sağlamak için yapılacak girişimler ve alınacak tedbirler konusunda birbirleriyle istişare etmeleri öngörüldü.【41】 Ortaklaşa veya anlaşarak hareket etmenin mümkün olmaması hâlinde garantör devletlerden her biri, yalnızca Garanti Antlaşması ile oluşturulan düzeni yeniden tesis etmek amacıyla tek başına harekete geçme hakkını saklı tuttu.【42】

Ortaklık Düzeninin Bozulması

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra Kıbrıs Rum yönetimi, 1960 Anayasası ve kurucu antlaşmalarla oluşturulan yapıyı değiştirmeye; Kıbrıs Türklerini devlet kurumlarından uzaklaştırmaya ve Enosis’in önünü açmaya yönelik girişimlerde bulundu.【43】


Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın 173. maddesi, Lefkoşa, Limasol, Mağusa, Baf ve Larnaka’da Türk ve Rum toplumlarının ayrı belediyeler kurmasını öngörüyordu.【44】 Ayrı belediyelerin sınırları ile yetki alanları konusunda anlaşma sağlanamaması üzerine Cumhurbaşkanı Makarios, Mart 1962’de bu beş şehirde tek belediye kurulmasını ve Türklerin belediye yönetimlerinde nüfusları oranında temsil edilmesini önerdi.【45】


Makarios, 1960 Anayasası’nın işleyişi güçleştirdiğini ileri sürerek 30 Kasım 1963’te on üç maddelik anayasa değişikliği önerisini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük’e sundu.【46】 Öneriler; cumhurbaşkanı ile cumhurbaşkanı yardımcısının veto yetkilerinin kaldırılmasını, bazı kanunların kabulünde aranan Türk ve Rum milletvekillerinin ayrı çoğunluk şartına son verilmesini ve ayrı belediyelerin birleştirilmesini içeriyordu.【47】 Adalet teşkilatı ile polis ve jandarmanın birleştirilmesi, kamu görevlilerinin toplumların nüfus oranlarına göre atanması ve Kamu Hizmetleri Komisyonunun yedi Rum ile üç Türk üyeden oluşan yapısının dört Rum ile bir Türk üyeden oluşacak biçimde değiştirilmesi de önerilen düzenlemeler arasındaydı.【48】


Bu değişiklikler, Türk toplumuna ortaklık düzeni içinde tanınmış veto, ayrı çoğunluk, ayrı belediye ve kamu hizmetlerinde temsil güvencelerinin kaldırılmasını veya daraltılmasını öngörüyordu.【49】 On üç maddelik öneri Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye tarafından 16 Aralık 1963'te reddedildi.【50】


Anayasa değişikliği önerisinin reddedilmesinin ardından Kıbrıs Rum yönetimi tarafından önceden hazırlanmış olan Akritas Planı uygulamaya konuldu.【51】 Plan, Kıbrıs Türklerinin silahlı güç kullanılarak etkisizleştirilmesini, Ada’dan çıkarılmasını veya ortadan kaldırılmasını ve bu yolla Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını amaçlıyordu.【52】

Akritas Planı

Cumhurbaşkanı Makarios’un on üç maddelik anayasa değişikliği önerisinin Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye tarafından reddedilmesinin ardından, Rum yönetimi Akritas Planı’nı uygulamaya koydu.【53】

Plan, Cumhurbaşkanı Makarios’un yönlendirmesi ve onayıyla İçişleri Bakanı Polikarpos Yorgacis tarafından hazırlandı.【54】 Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Tasos Papadopulos, EOKA komutanlarından Nikos Koçiş ve Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Klerides de planın hazırlanmasına katıldı.【55】 Planın askerî yönleri ile kuvvet kullanılmasına ilişkin bölümleri hazırlanırken Kıbrıs’ta görev yapan Yunan subaylarıyla iş birliği yapıldı.【56】


Akritas Planı; Zürih ve Londra Antlaşmalarıyla kurulan düzeni ortadan kaldırarak Enosis’in önünü açmayı ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nı değiştirerek Kıbrıs Türklerini ortak kurucu toplum statüsünden çıkarıp azınlık konumuna indirmeyi amaçlıyordu.【57】 Kıbrıs Türklerinin bu değişikliklere karşı koyması durumunda, dış müdahaleye fırsat bırakmayacak kadar kısa bir süre içinde zor kullanılarak dağıtılmaları ve etkisiz hâle getirilmeleri öngörülüyordu.【58】 Çatışmaların yayılması ve uzaması hâlinde Kıbrıs Türklerinin ortadan kaldırılması ve Enosis’in ilan edilmesi planlanıyordu.【59】


Planın uygulanması amacıyla 20.000 EOKA mensubu silahlandırılarak saldırıya hazır duruma getirildi.【60】 Planın içeriği, Rumca yayımlanan Patris gazetesinin 21 Nisan 1966 tarihli sayısında kamuoyuna açıklandı; planın uygulanmasında görevlendirilen kişiler hakkındaki ayrıntılar ise gazetenin 7 Şubat 1967 tarihli sayısında yayımlandı.【61】

Kanlı Noel

Akritas Planı doğrultusunda Kıbrıs Türklerine yönelik olarak düzenlenen ve “Kanlı Noel” adıyla anılan saldırılar, 20-21 Aralık 1963 gecesi başladı.【62】


Lefkoşa’nın Tahtakale semtinde Girne’den evlerine dönmekte olan Türklerin bulunduğu otomobillere Rum polisleri tarafından makineli tüfeklerle ateş açılması sonucunda Zeki Halil ile Cemaliye Emirali öldürüldü, dört Türk yaralandı.【63】


21 Aralık 1963’te bu saldırıyı protesto etmek amacıyla Lefkoşa Türk Lisesinin bahçesinde toplanan Türk öğrencilerin üzerine EOKA mensubu Rum polisler tarafından ateş açıldı ve iki öğrenci yaralandı.【64】 Aynı gün Lefkoşa’daki Atatürk büstüne saldırıldı; 22 Aralık’ta ise Türkiye Büyükelçiliği binası ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük’ün ikametgâhına ateş açıldı.【65】


Rum silahlı gruplarının Küçük Kaymaklı’daki Türklere yönelik saldırısı 22 Aralık 1963’te başladı.【66】 Takviye edilen Rum saldırganların yönetimini 23 Aralık’tan itibaren EOKA mensubu Nikos Sampson üstlendi.【67】 Türk mücahitleri, saldırı sırasında kasabadaki Türklerin büyük bölümünü Lefkoşa’nın daha güvenli bölgelerine sevk etti.【68】 Küçük Kaymaklı’da kalan 80 yaşındaki imam Hüseyin İğneci ile yatalak durumdaki 18 yaşındaki oğlu Rum saldırganlar tarafından öldürüldü.【69】


Türkiye, 23 Aralık’ta İngiltere ve Yunanistan’a birlikte hareket edilmesi çağrısında bulundu; üç devlet tarafından 24 Aralık’ta yayımlanan ateşkes çağrısına rağmen Rum silahlı gruplarının Lefkoşa ve diğer bölgelerdeki Türklere yönelik saldırıları devam etti.【70】


24 Aralık’ta Lefkoşa’nın Kumsal bölgesine giren, Terezepulos kod adlı bir Yunan subayının komutasındaki Rum silahlı grup, Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında doktor olarak görev yapan Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan’ı saklandıkları evin banyosunda öldürdü.【71】 “Kumsal Katliamı” olarak anılan saldırının gerçekleştiği ev daha sonra Barbarlık Müzesi hâline getirildi.【72】


Ayvasıl köyünde kalan savunmasız 21 Kıbrıs Türkü, Rum silahlı kişiler tarafından kurşuna dizilerek toplu hâlde gömüldü.【73】 Toplu mezar 13 Ocak 1964’te İngiliz askerleri, St. John Ambulans örgütü temsilcileri ile yerli ve yabancı basın mensuplarının bulunduğu sırada açıldı.【74】


Saldırıların ardından 103 Türk köyü boşaltıldı ve on binlerce Kıbrıs Türkü yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı.【75】 Yerlerinden ayrılan Kıbrıs Türkleri, Ada yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturan, denize çıkışı bulunmayan ve kuşatma altında tutulan birbirinden kopuk bölgelere sığındı.【76】


21 Aralık 1963’te başlayan saldırılar sırasında Kıbrıslı Türkler devlet kurumlarından uzaklaştırıldı.【77】 Bakanlar, milletvekilleri ve kamu görevlilerinin görevlerini sürdürememesiyle 1960’ta iki toplumun ortaklığına dayalı olarak kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ortaklık düzeni fiilen ortadan kalktı.【78】

Birleşmiş Milletler Barış Gücü

Rum saldırılarının 24 Aralık 1963’te yayımlanan ateşkes çağrısına rağmen sürmesi üzerine Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı 25 Aralık’ta garnizonundan çıkarak savunma mevzilerine yerleşti ve Türk savaş uçakları Lefkoşa üzerinde ihtar uçuşları gerçekleştirdi.【79】 Türkiye’nin harekete geçmesinin ardından İngiltere ile Yunanistan da Türkiye ile birlikte müdahalede bulunmayı kabul etti; İngiliz General Peter Young’un komutasında Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın Kıbrıs’taki askerlerinden oluşturulan üçlü Barışı Koruma Kuvveti 27 Aralık 1963’te göreve başladı.【80】


İngiliz Sömürgeler Bakanı Duncan Sandys’in başkanlığında 30 Aralık 1963’te Lefkoşa’da toplanan komisyona Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının temsilcileri, Türkiye ile Yunanistan’ın büyükelçileri ve Ada’daki Türk, Yunan ve İngiliz birliklerinin komutanları katıldı.【81】 Komisyon, Lefkoşa’nın Türk ve Rum kesimleri arasında karşılıklı ateşkesin uygulanacağı sınırı belirledi.【82】 Sınırın harita üzerinde yeşil kalemle çizilmesi nedeniyle bu hat “Yeşil Hat” olarak adlandırıldı.【83】


Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararla, Kıbrıs’taki şiddetin ve kan dökülmesinin durdurulması amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.【84】 Kararda, Kıbrıs yönetiminin onayıyla Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücünün oluşturulması tavsiye edildi.【85】 Barış Gücüne, çatışmaların yeniden başlamasını önleme, kanun ve düzenin korunmasına katkıda bulunma ve olağan koşullara dönüşü kolaylaştırma görevi verildi.【86】


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri U Thant, Hintli General Prem Singh Gyani’yi Barış Gücü Komutanlığına, Finlandiyalı Sakari Tuomioja’yı ise arabuluculuğa atadı.【87】 Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücü birlikleri 14 Mart 1964’te Ada’ya gelmeye başladı ve kuvvetin konuşlandırılması 27 Mart’ta tamamlandı.【88】


Barış Gücünün konuşlandırılması, Kıbrıs Türklerine yönelik askerî saldırıları bütünüyle sona erdirmedi.【89】 Yeoryos Grivas, 6 Ağustos 1964’te Rum Millî Muhafız kuvvetlerine Erenköy’e saldırma emri verdi; saldırı 8 ve 9 Ağustos’ta Türk Hava Kuvvetlerinin Rum mevzilerine müdahale etmesine kadar sürdü.【90】


Erenköy saldırısının ardından Makarios yönetimi Kıbrıs Türk bölgelerine ekonomik abluka uyguladı.【91】 Çimento, demir, çivi, kereste ve akaryakıt gibi maddelerin Türk bölgelerine sokulması, stratejik malzeme oldukları gerekçesiyle yasaklandı.【92】

Erenköy Olayları

Albay Georgios Grivas, 6 Ağustos 1964’te Rum Millî Muhafız kuvvetlerine Erenköy’e saldırma emri verdi.【93】 Erenköy, Türkiye’den gelen yaklaşık 650 Kıbrıslı Türk yükseköğrenim öğrencisi ile yaklaşık 350 Kıbrıslı Türk köylüsünden oluşan mücahitler tarafından savunuluyordu.【94】 Bölge, Kıbrıs Türklerinin Türkiye ile deniz yoluyla bağlantı kurabildiği başlıca irtibat noktasıydı.【95】


Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücünün saldırı karşısında harekete geçmemesi üzerine Türk Hava Kuvvetlerine bağlı 34 savaş uçağı, 8 Ağustos 1964’te Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin mevzilerini bombaladı.【96】 Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin saldırıyı sürdürmesi üzerine 64 Türk savaş uçağı 9 Ağustos’ta aynı bölgedeki Rum mevzilerine karşı ikinci bir hava harekâtı gerçekleştirdi.【97】 Türk uçaklarının bölgeden ayrılmasının ardından Yunan Hava Kuvvetlerine bağlı beş uçak Erenköy’ü kısa süreli olarak bombaladı.【98】 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 9 Ağustos’ta taraflara ateşkes çağrısı yaptı ve çatışan taraflar 10 Ağustos 1964’te ateşkesi kabul etti.【99】


Türk Hava Kuvvetlerinin 8 Ağustos’taki harekâtı sırasında Yüzbaşı Cengiz Topel’in kullandığı uçak düşürüldü.【100】 Rum kuvvetlerinin eline geçen Topel, esareti sırasında yapılan işkence sonucunda hayatını kaybetti.【101】


Erenköy saldırısının ardından Makarios yönetimi Kıbrıs Türklerine karşı ekonomik abluka uygulamaya başladı.【102】 Çimento, demir, çivi, kereste ve akaryakıt gibi maddelerin Türk bölgelerine sokulması, stratejik malzeme oldukları gerekçesiyle yasaklandı.【103】

Geçitkale ve Boğaziçi Olayları

Yunanistan’dan getirilen askerlerle takviye edilen Rum Millî Muhafız kuvvetleri, Albay Georgios Grivas’ın komutasında 15 Kasım 1967’de Kıbrıs Türklerinin yaşadığı Geçitkale ve Boğaziçi köylerine saldırdı ve iki köyü işgal etti.【104】 Saldırıyı önlemeye çalışan Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerleri, silahlarına el konulması ve telsizlerinin kırılması suretiyle Rum Millî Muhafız kuvvetleri tarafından etkisiz hâle getirildi.【105】 Saldırı sırasında 28 Kıbrıs Türkü öldürüldü, çok sayıda Kıbrıs Türkü yaralandı.【106】


Türkiye Büyük Millet Meclisi, 16 Kasım 1967’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve bu kuvvetlerin kullanılması konusunda hükûmete yetki verdi.【107】 Türk hükûmeti, 17 Kasım’da Yunanistan’daki askerî yönetime verdiği ültimatomda Kıbrıs’a asker çıkarma niyetini açıkladı.【108】 Türkiye; İttifak Antlaşması’na aykırı olarak Kıbrıs’a gönderilen Yunan askerlerinin geri çekilmesini, Georgios Grivas’ın Ada’dan çıkarılmasını, Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin dağıtılmasını, Türk toplumunun seyahat serbestliğinin sağlanmasını, saldırılarda meydana gelen zararların karşılanmasını ve Birleşmiş Milletler Barış Gücünün kuvvetlendirilmesini talep etti.【109】


Türkiye’nin askerî müdahale kararının kesinleşmesi üzerine Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lyndon B. Johnson, özel temsilcisi Cyrus Vance’i bölgeye gönderdi.【110】 Vance’in Ankara, Atina ve Lefkoşa arasında yürüttüğü görüşmeler sonucunda Türkiye ile Yunanistan, 29 Kasım 1967’de anlaşmaya vardı; anlaşma Kıbrıs Rum yönetimi tarafından da kabul edildi.【111】


Anlaşma uyarınca İttifak Antlaşması’na aykırı olarak Kıbrıs’ta bulunan yabancı askerlerin bir buçuk ay içinde ve Birleşmiş Milletler Barış Gücünün denetimi altında kademeli olarak geri çekilmesi kararlaştırıldı.【112】 Türkiye’nin aldığı savaş tedbirlerini Yunan askerlerinin çekilmeye başlamasından sonra kaldırması öngörüldü.【113】 Georgios Grivas’ın Kıbrıs’a yeniden dönmemesi de anlaşmanın hükümleri arasında yer aldı.【114】


Anlaşmanın uygulanmasıyla, sayıları yaklaşık 20.000 olarak verilen Yunan askerleri Kıbrıs’tan ayrıldı ve Grivas Ada’yı terk etmek zorunda kaldı.【115】 Türkiye’nin hazırladığı askerî müdahale gerçekleştirilmedi.【116】

EOKA-B ve Rum-Yunan Anlaşmazlığı

Cumhurbaşkanı III. Makarios, Enosis hedefinden vazgeçmemekle birlikte bu hedefin kısa sürede gerçekleştirilemeyeceğini düşünüyor ve birleşmeyi uzun vadeli bir siyasi mücadeleye bağlıyordu.【117】Yunanistan’daki askerî yönetim ise Enosis’in kısa sürede gerçekleştirilmesini ve bu yolla Yunan kamuoyunun desteğinin kazanılmasını istiyordu.【118】 Enosis’in zamanı ve uygulanma yöntemi konusundaki bu farklılık, Makarios ile Yunan askerî yönetimi arasındaki anlaşmazlığı giderek derinleştirdi.【119】


Yunan askerî yönetimi, Enosis yanlısı silahlı faaliyetleri artırmak amacıyla Albay Georgios Grivas’ı Eylül 1971’de yeniden Kıbrıs’a gönderdi ve EOKA-B adlı örgütün kurulmasını sağladı.【120】 EOKA-B’nin militan ihtiyacı, Yunan subaylarının komuta ettiği Rum Millî Muhafız kuvvetlerinden karşılandı.【121】

Yunan askerî yönetimi 1972’de Makarios’a gönderdiği bir notada, Enosis’i ve Atina yönetiminin politikasını desteklemeyen bazı kişilerin bakanlık görevlerinden alınmasını istedi.【122】 Makarios, hükûmetinin yeniden oluşturulması anlamına gelen bu talebi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iç işlerine müdahale olarak değerlendirdi ve kabul etmedi.【123】


EOKA-B mensupları ile Makarios’a bağlı güvenlik kuvvetleri arasında silahlı çatışmalar meydana geldi; Makarios, örgüt mensuplarına silahlarını bırakarak teslim olmaları için süre verdi.【124】 Grivas’ın Ocak 1974’te ölümünün ardından Makarios, 25 Nisan 1974’te EOKA-B’yi yasa dışı ilan etti.【125】 Makarios’un 4 Mayıs’ta ruhsatsız silahların teslim edilmesini istemesinin ardından EOKA-B ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen yaklaşık 200 kişi tutuklandı.【126】


Yunan askerî yönetimi, 1974’e gelindiğinde Makarios’u Enosis’in gerçekleştirilmesinin önündeki bir engel olarak görmeye başladı.【127】 Makarios ise 1 Temmuz 1974’te, Yunan subaylarının yönettiği ve EOKA-B’nin militan kaynağını oluşturan Rum Millî Muhafız kuvvetlerindeki askerlik süresini 24 aydan 14 aya indirerek kuvvetin personel sayısını azalttı.【128】 Makarios, 2 Temmuz’da Yunanistan Cumhurbaşkanı General Fedon Gizikis’e gönderdiği mektupta EOKA-B’nin Yunan askerî yönetimi tarafından desteklendiğini ve yönlendirildiğini ileri sürerek Rum Millî Muhafız kuvvetlerinde görev yapan Yunan subaylarının Ada’dan çekilmesini istedi.【129】

15 Temmuz 1974 Darbesi

Yunanistan’daki askerî yönetimin emriyle, Yunan subaylarının yönettiği Rum Millî Muhafız kuvvetleri 15 Temmuz 1974 sabahı Lefkoşa’da Cumhurbaşkanı III. Makarios’a karşı “Başkanlık Harekâtı” kod adlı darbeyi başlattı.【130】 EOKA-B mensupları ile Kıbrıs’taki Yunan Kuvvetleri Alayı da harekâta katıldı; yollar kapatıldı, polis karakollarına, piskoposluğa ve Makarios yanlısı devlet dairelerine saldırıldı.【131】 Başkanlık Sarayı, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı, Haberleşme Merkezi ve Kıbrıs Radyo-Televizyon İstasyonu darbenin başlıca hedefleri arasındaydı.【132】


Makarios, Başkanlık Sarayı’ndan kaçarak Baf’a ulaştı.【133】 Ardından Ağrotur’daki İngiliz egemen üs bölgesine geçti ve 17 Temmuz’da Ada’dan ayrılarak İngiltere’ye gitti.【134】 Darbeciler, aynı gün saat 14.50’de Nikos Sampson’u cumhurbaşkanlığına getirdi; Sampson, “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”nin kurulduğunu ilan etti.【135】


Darbe sonrasında Makarios yanlıları ile darbeci kuvvetler arasında Ada’nın farklı bölgelerinde silahlı çatışmalar meydana geldi.【136】 Nikos Sampson’un Enosis’i gerçekleştirmeyi amaçlayan siyasi çizgisi ve Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin ilanı, Kıbrıs Türk toplumunda güvenlik kaygısına yol açtı.【137】 Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs Türklerine kendi iç güvenliklerini koruma, savunma tedbirlerini alma ve Rumlar arasındaki çatışmalara karışmama çağrısında bulundu.【138】


Makarios, 19 Temmuz 1974’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada darbeyi Kıbrıs’ın iç meselesi değil, Yunanistan’daki askerî yönetim tarafından dışarıdan gerçekleştirilen bir istila olarak nitelendirdi.【139】 Darbenin Kıbrıs’ın bağımsızlığını ortadan kaldırdığını, çatışmaların devam ettiğini ve Kıbrıs Türklerinin de tehlike altında bulunduğunu açıkladı.【140】

Türkiye’nin Diplomatik Girişimleri

Türkiye, 15 Temmuz 1974 darbesinin ardından Garanti Antlaşması’nın IV. maddesinde öngörülen istişare sürecini başlatarak İngiltere’den iş birliği istedi.【141】 Başbakan Bülent Ecevit, 17 Temmuz’da Londra’ya giderek İngiltere Başbakanı Harold Wilson, İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan ve Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile ayrı ayrı görüştü.【142】 17-18 Temmuz’da gerçekleştirilen istişarelere garantör devlet sıfatıyla Yunanistan da davet edildi; ancak Yunanistan’daki askerî yönetim görüşmelere katılmadı.【143】


Türkiye, İngiltere’ye Kıbrıs’a birlikte askerî müdahalede bulunulmasını teklif etti.【144】 Türk heyeti ayrıca muhtemel bir müdahale sırasında Türk birliklerinin Ada’daki İngiliz egemen üslerinden yararlanmasına izin verilmesini istedi.【145】 İngiltere, ortak askerî müdahaleye katılmayı ve üslerin Türk kuvvetlerince kullanılmasını kabul etmedi.【146】


Ecevit, 18 Temmuz’da Londra’da Joseph Sisco ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin askerî müdahaleden vazgeçebilmesi için Kıbrıs’taki Türk askerî varlığının kabul edilmesini, Nikos Sampson’un görevden uzaklaştırılmasını, Yunan subaylarının Ada’dan çekilmesini, Kıbrıs Türk toplumuna denize çıkışı bulunan bir bölge ayrılmasını ve Ada’ya giriş çıkışların denetlenmesini istedi.【147】 Sisco, bu talepleri Yunan askerî yönetimine iletmek üzere Atina’ya gitti; ancak 19 Temmuz gecesi Ankara’ya sonuç alamadan döndü.【148】 Sisco’nun yeni bir Amerikan önerisi hazırlanması amacıyla istediği 48 saatlik süre, Türk hükûmeti tarafından kabul edilmedi.【149】


Ecevit, 19 Temmuz’un ilk saatlerinde Ankara’ya dönerek Genelkurmay Başkanlığında kuvvet komutanlarıyla görüştü ve Londra temaslarının sonucunu aktardı.【150】 Bu toplantının ardından toplanan CHP-MSP Koalisyon Hükûmeti Bakanlar Kurulu, Kıbrıs’a askerî müdahalede bulunulması kararını oy birliğiyle aldı.【151】 Bakanlar Kurulunun yazılı kararında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 20 Temmuz sabahı denize çıkışı bulunan bir bölgeyi elde etmek ve Kıbrıs Türk toplumunun güvenliğini sağlamak amacıyla Ada’ya çıkacağı hükme bağlandı.【152】


Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ile Bakanlar Kurulu üyelerinin imzaladığı 19 Temmuz 1974 tarihli kararnamede, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17 Kasım 1967 tarihli ve 148 sayılı kararında verilen izne, Garanti Antlaşması’nın 3. maddesine ve Birleşmiş Milletler Yasası’nın meşru savunmaya ilişkin 51. maddesine atıf yapıldı.【153】 Aynı kararnameyle Başbakan, Türk Silahlı Kuvvetlerine Kıbrıs’a fiilî müdahalede bulunma ve Yunanistan’ın saldırması durumunda bu devlete karşı da harekâta geçme emri vermekle yetkilendirildi.【154】

Askerî Hazırlıklar

15 Temmuz 1974 darbesinin ardından Genelkurmay Başkanlığı, Kıbrıs’a yönelik olarak hazırlanmış Yıldız Planlarını yeni şartlara göre yeniden ele aldı. Hazırlıklar; kara, deniz ve hava harekât planlarının gözden geçirilmesiyle birlikte müşterek çıkarma, eğitim ve tatbikat faaliyetleri üzerinden yürütüldü.【155】


Kıbrıs Barış Harekâtı’nın sorumluluğu, Konya’daki II. Ordu Komutanı Orgeneral Suat Aktulga’ya verildi ve II. Ordu Komutanlığına bağlı VI. Kolordunun Kıbrıs’a gönderilmesi kararlaştırıldı.【156】 VI. Kolordu Komutanlığı emrindeki kuvvetler arasında 28. Motorlu Piyade Tümeni, 39. Piyade Tümeni, Hava İndirme Tugayı, Komando Tugayı, Gösteri ve Tatbikat Alayı, Amfibi Deniz Piyade Alayı, Jandarma Komando taburları, Çakmak Özel Görev Kuvveti, Deniz ve Hava Kuvvetleri birlikleri ile idari ve lojistik destek birlikleri bulunuyordu.【157】 Bayraktarlık emrindeki mücahit birlikleri ile 650 kişilik Kıbrıs Türk Alayı da harekâta katılacak kuvvetler arasında yer aldı.【158】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)


Harekât üç safha üzerinden planlandı. Birinci safhada hava ve kıyı başlarının oluşturulması ve korunması, ikinci safhada denizden çıkan birliklerle havadan indirilen birliklerin birleşmesi, üçüncü safhada ise harekât alanının genişletilmesi öngörüldü.【159】


Komando Tugayı, 16 Temmuz’da Bolu’dan hareket ederek 19 Temmuz sabahı Taşucu’nun güneyindeki Ovacık bölgesine ulaştı; Nevşehir Jandarma Komando Taburu ile 230. Piyade Alayının 1. Taburu da burada tugaya katıldı.【160】 Hava İndirme Tugayı ise 16 Temmuz’da Kayseri’de hazırlıklara başladı ve 20 Temmuz sabahı Erkilet Havaalanı’ndan hareket edecek şekilde tertiplendi.【161】


Genelkurmay Başkanlığının harekât emri, 18 Temmuz akşamı Türk Mukavemet Teşkilatı Bayraktarı Kurmay Albay Arif Eryılmaz’a ulaştı. Bayraktar, Ada’daki sancakları uyararak mücahitlerin 19-20 Temmuz gecesini görev yerlerinde geçirmelerini ve harekâta hazır bulunmalarını istedi.【162】 Aynı akşam Kıbrıs Türk Alayı Komutanı Albay Mustafa Katırcıoğlu’na da harekât emri ulaştırıldı; alay, hava indirme ve helikopterle taşıma bölgelerini işaretleyerek Lefkoşa ve Boğaz sancaklarına bağlı mücahitlerle birlikte bu bölgelerin güvenliğini sağladı.【163】


Deniz Kuvvetleri; Tınaztepe, Adatepe, Çakmak ve Kocatepe muhripleri ile Berk fırkateyninin korumasındaki Ertuğrul gemisi ve 33 çıkarma aracından oluşan çıkarma filosunu hazırladı.【164】 Hava Kuvvetlerinin ulaştırma unsurlarından C-47 uçakları paraşüt birliklerinin indirilmesi, C-160 ve C-130 uçakları ise birliklerin taşınması ve havadan malzeme atılması için görevlendirildi; ulaştırma uçakları ile helikopterlerin korunması görevi F-5 savaş uçaklarına verildi.【165】 Hava Kuvvetleri, harekât süresince yakın hava desteği, hava indirme, keşif, tecrit, himaye ve taarruz görevleri yürüttü.【166】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)

Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı

20 Temmuz 1974

Tınaztepe, Adatepe, Çakmak ve Kocatepe muhripleri ile Berk fırkateyninin korumasındaki Ertuğrul gemisi ve 33 çıkarma aracından oluşan Türk çıkarma filosu, 19 Temmuz 1974’te saat 11.30’da Mersin’den hareket etti.【167】 Filo, 20 Temmuz sabahı Girne’nin batısındaki Pladini Plajı’na ulaştı; çıkarma başlamadan önce Türk savaş uçakları plajın gerisindeki dağlık alanda önceden belirlenen hedeflere hava harekâtı düzenledi.【168】


Çıkarma harekâtıyla eş zamanlı yürütülen hava indirme harekâtı saat 06.05’te başladı. Hava İndirme Tugayının 1. ve 3. Paraşüt taburları Pınarbaşı’na, 2. ve 4. Paraşüt taburları ise Gönyeli’ye indirildi.【169】 Komando Tugayının 1. ve 2. Komando taburları Pınarbaşı’na, 3. Komando Taburu Gönyeli’ye, Nevşehir Jandarma Komando Taburu da Hamitköy’e helikopterlerle taşındı.【170】


Pladini Plajı’nda yapılan mayın ve su altı engeli aramasının ardından ilk çıkarma aracı saat 08.50’de kıyıya ulaştı.【171】 Yarbay Neşet İkiz’in komutasındaki Deniz Piyade Alayı kıyıya çıkan ilk birlik oldu; bu birliği Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’nun komutasındaki 50. Piyade Alayı izledi.【172】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)


Harekât planının ilk aşamasında Lefkoşa ve Boğaz sancaklarına bağlı mücahitler ile Kıbrıs Türk Alayının Girne Boğazı-Gönyeli-Lefkoşa bölgesini güvenlik altına alması; denizden çıkarılan Çakmak Özel Görev Kuvvetinin havadan indirilen birliklerle birleşmesi öngörülüyordu.【173】


Rum Millî Muhafız kuvvetleri, saat 13.00’ten sonra Çakmak Özel Görev Kuvvetine topçu ve havan ateşiyle karşılık vermeye başladı.【174】 Girne ve Lapta yönlerinden gelen Rum Millî Muhafız birlikleri, saat 14.00 civarında tanklarla Pladini’deki çıkarma bölgesine saldırdı; Türk birlikleri bu saldırının ardından kıyıbaşını genişletmek üzere doğu, batı ve güney yönlerinde harekete geçti.【175】


20 Temmuz akşamı tank ve zırhlı araçlarla desteklenen Yunan Alayı, Kıbrıs Türk Alayına Gönyeli yönünden saldırdı.【176】 Rum Millî Muhafız kuvvetleri aynı gece Girne Boğazı’nın batısındaki Doğruyol Tepesi’ni ele geçirdi; 1. Komando Taburu sabaha kadar süren harekâtın ardından tepeyi yeniden alarak Girne Boğazı’nı denetim altına aldı.【177】

21 Temmuz 1974

Harekâtın ikinci gününde Çakmak Özel Görev Kuvveti, Beşparmak Dağları’ndaki Rum mevzilerinden açılan yoğun topçu ve havan ateşi nedeniyle Pladini çevresindeki dar kıyıbaşında kaldı.[164] Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin saldırıları, denizden çıkarılan birliklerle havadan indirilen birliklerin birleşmesini engellemeye yöneldi.【178】


Hava İndirme Tugayının 2. Paraşüt Taburunun Girne Boğazı-Ozanköy yönündeki ilerlemesi yoğun ateş nedeniyle durdu; 3. Paraşüt Taburu ise Rum Bozdağı’nı ele geçirerek Dikmen Tepesi’ne ulaştı.【179】 Komando Tugayının 2. ve 3. taburları, denizden çıkan kuvvetlerle bağlantı kurmak amacıyla Zeytinlik-Girne yönünde ilerleyerek Zeytinlik-Edremit bölgesine ulaştı; ancak haberleşme sorunları nedeniyle birleşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği aynı gün doğrulanamadı.【180】


Çıkarma birliklerini takviye etmek amacıyla 39. Piyade Tümeni bünyesinde oluşturulan ve Tuğgeneral Hakkı Borataş’ın komuta ettiği Bora Özel Görev Kuvveti, 21 Temmuz’da saat 13.30’da Mersin’den Kıbrıs’a hareket etti.【181】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)

Kocatepe Muhribinin Batması

Türk Genelkurmay Başkanlığına ulaşan hava keşif bilgileri üzerine Kıbrıs’a doğru ilerleyen bir Yunan deniz konvoyunun bulunduğu kabul edildi ve bu konvoya hava ve deniz unsurlarıyla müdahale edilmesi planlandı.【182】 Adatepe, Çakmak ve Kocatepe muhripleri Arnavut Burnu ile Baf arasındaki bölgeye gönderildi; ancak burada bir Yunan konvoyuna rastlanmadı.【183】


Konvoya müdahale etmek üzere Mürted, Eskişehir ve Antalya’daki üslerden kalkan Türk savaş uçakları, ortak tanıma parolasının anlaşılamaması nedeniyle Türk muhriplerine saldırdı.【184】 Saat 15.05’te başlayan hava saldırısında Kocatepe muhribi vurularak battı.【185】


Kocatepe’den kurtarılan yaralılar ile diğer deniz personelinden bir bölümü, 25 Temmuz 1974’te Mersin Kızılay İlk Yardım Hastanesine yatırılarak tedavi altına alındı.【186】

22 Temmuz 1974 ve Ateşkes

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, harekâtın başladığı gün kabul ettiği 353 sayılı kararla çatışan tarafları ateşkese çağırdı.【187】 Kararda ayrıca uluslararası antlaşmalar uyarınca Ada’da bulunanlar dışındaki yabancı askerî personelin çekilmesi ve Türkiye, Yunanistan ile İngiltere’nin Kıbrıs’ta anayasal yönetimin yeniden kurulması amacıyla görüşmelere başlaması istendi.【188】


Türk hükûmeti, 353 sayılı kararı kabul ederek 22 Temmuz 1974’te Türkiye saatiyle 17.00’den itibaren ateşkes uygulama kararı aldı.【189】 Kararın açıklandığı sırada denizden çıkarılan birliklerle havadan indirilen birlikler arasındaki bağlantı henüz kurulamamıştı.【190】


Bora Özel Görev Kuvveti, 22 Temmuz’da saat 10.30’da Pladini Plajı’na ulaştı ve Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin topçu ve havan ateşi altında yürüttüğü çıkarmayı saat 15.30’da tamamladı.【191】 Birliğin Girne yönündeki harekâtı sonucunda Girne Boğazı’nda 3. Komando Taburuyla bağlantı kuruldu; böylece denizden çıkan kuvvetlerle havadan indirilen kuvvetler birleşti.【192】 Bora Özel Görev Kuvveti ile 3. Komando Taburu saat 17.00’de Girne’ye girdi.【193】


Ateşkes aşamasında Türk birliklerinin denetiminde Girne ile Lefkoşa arasında dar bir bölge bulunuyordu.【194】 Bu alanın dışında kalan Türk yerleşimlerine yönelik Rum Millî Muhafız saldırıları devam etti; Limasol, Larnaka ve Baf’taki Türk siviller gözaltına alındı, kapalı alanlarda tutuldu veya öldürüldü.【195】

Siyasi Gelişmeler

Nikos Sampson, 23 Temmuz 1974’te cumhurbaşkanlığı görevinden çekildi ve yerine Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Klerides geçti.【196】 Yunanistan’daki askerî yönetim de iktidarı sivillere bırakma kararı aldı; Konstantinos Karamanlis 24 Temmuz’da hükûmeti kurdu ve 1967’den beri devam eden askerî yönetim sona erdi.【197】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)

Cenevre Konferansları

Birinci Cenevre Konferansı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 353 sayılı kararında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin Kıbrıs’taki anayasal düzenin yeniden kurulması amacıyla görüşmelere başlaması istendi.【198】 Bu doğrultuda Türkiye Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Mavros ve İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan, 25 Temmuz 1974’te Cenevre’de bir araya geldi.【199】


Yaklaşık seksen saat süren görüşmeler, üç dışişleri bakanının 30 Temmuz 1974’te Cenevre Deklarasyonu’nu imzalamasıyla sona erdi.【200】 Deklarasyon uyarınca Kıbrıs’taki karşıt kuvvetlerin 30 Temmuz günü saat 22.00’de denetimleri altında bulunan mevzilerde kalmaları ve bu alanları genişletmemeleri kararlaştırıldı.【201】 Türk Silahlı Kuvvetlerinin denetimindeki bölgenin çevresinde güvenlik bölgeleri oluşturulması ve bu bölgelere Birleşmiş Milletler Barış Gücü dışındaki kuvvetlerin girmemesi kabul edildi.【202】


Rum ve Yunan kuvvetlerinin denetimine geçen Türk yerleşimlerinin boşaltılması ve bu yerleşimlerin Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından korunması kararlaştırıldı.【203】 Karma köylerdeki güvenlik ve polis görevlerinin Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından yürütülmesi, bütün esirlerin ise değiştirilmesi veya serbest bırakılması öngörüldü.【204】


Taraflar, Kıbrıs’taki anayasal düzenin yeniden kurulmasına yönelik görüşmelere 8 Ağustos 1974’te devam edilmesini ve bu görüşmelere Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının temsilcilerinin de katılmasını kabul etti.【205】 Anayasal düzen yeniden kuruluncaya kadar Rauf Denktaş’ın cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini yürütmesi kararlaştırıldı.【206】 Türkiye, Yunanistan ve İngiltere dışişleri bakanları ayrıca Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumlarına ait iki özerk yönetimin fiilen bulunduğunu kabul ederek bu durumdan kaynaklanan meselelerin sonraki görüşmelerde ele alınması konusunda anlaştı.【207】


Cenevre Deklarasyonu’nun uygulanması sırasında ateşkes ihlalleri devam etti; güvenlik bölgelerinin sınırları belirlenemedi, Rum ve Yunan kuvvetlerinin denetimindeki Türk yerleşimlerinin çoğu boşaltılmadı ve esirlerin tamamı serbest bırakılmadı.【208】 Güvenlik bölgelerinin belirlenmesi konusunda 9 Ağustos’ta bazı alanlar dışında kısmi bir anlaşmaya varılmasına rağmen Larnaka, Limasol ve Baf’taki sınırlı girişimler dışında Türk yerleşimlerinin boşaltılması gerçekleştirilemedi.【209】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)

İkinci Cenevre Konferansı

İkinci Cenevre Konferansı, Türkiye Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Mavros ve İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan’ın katılımıyla 8 Ağustos 1974’te başladı.【210】 Kıbrıs Türk toplumu adına Rauf Denktaş ile Kıbrıs Rum toplumu adına Glafkos Klerides, 10 Ağustos’ta başlayan beşli görüşmelere katıldı.【211】


Glafkos Klerides, görüşmelerde 1960’taki anayasal düzene dönülmesini önerdi; Yorgo Mavros bu öneriyi destekledi.【212】 James Callaghan da 16 Ağustos 1960’ta yürürlüğe giren Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın devam ettirilmesinden yana tutum aldı.【213】 Rauf Denktaş ise 1963’ten sonra yaşanan gelişmeler nedeniyle 1960 düzenine dönülemeyeceğini ve Kıbrıs Türklerinin güvenlik içinde yaşayabileceği, coğrafi esasa dayanan ayrı bir bölge ile yönetime sahip olması gerektiğini savundu.【214】


Türk tarafı, 12 Ağustos’ta iki bölgeli federasyonu temel çözüm olarak sundu; Türk ve Rum toplumlarına ait bölgelerin çeşitli kantonlardan meydana geldiği başka bir federasyon modeli de alternatif olarak önerildi.【215】 Her iki öneride de ayrıntıların müzakere edilmesine imkân bırakıldı ve Yunan-Rum tarafına 13 Ağustos akşamına kadar cevap vermesi için süre tanındı.【216】


Konferansın son toplantısı 13 Ağustos’ta saat 19.00’da başladı.【217】 Yorgo Mavros Türk önerilerine cevap vermek için 36 saat, Glafkos Klerides ise 48 saat süre istedi.【218】 Turan Güneş’in görüşmelerin sürdürülemeyeceğini açıklamasının ardından toplantı 14 Ağustos 1974 günü saat 02.20’de sona erdi ve İkinci Cenevre Konferansı’nda anayasal düzen konusunda bir anlaşmaya varılamadı.【219】

Kıbrıs 50.Yıl Marşı (T.C. Millî Savunma Bakanlığı)

İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı

İkinci Cenevre Konferansı’nın bir anlaşmaya varılamadan sona ermesinin ardından İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı, 14 Ağustos 1974 sabahı başladı. Tümgeneral Bedrettin Demirel’in komutasındaki 39. Piyade Tümeni ile Tümgeneral Fazıl Polat’ın komutasındaki 28. Piyade Tümeni, Girne-Lefkoşa bölgesinden Mağusa yönüne doğru ilerledi.【220】


Harekâtın ilk gününde 39. Piyade Tümeni Karatepe, Minareliköy ve Serdarlı’yı; 28. Piyade Tümeni ise Timbu Havaalanı, Kırklarköy ve Paşaköy’ü denetim altına aldı.【221】 Girne kıyısında bulunan Çakmak Özel Görev Kuvveti de Arapköy, Gözübüyük ve Esentepe yönünde ilerledi.【222】


Türk birliklerinin doğu yönündeki harekâtı sırasında Rum Millî Muhafız kuvvetleri geri çekilirken Mağusa Kalesi’ne sığınan Kıbrıs Türklerine ve kaleyi savunan Mağusa Sancağı mücahitlerine yönelik saldırılarını sürdürdü. Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı ise 28. ve 39. piyade tümenlerinin güney kanadını koruyarak Yunan Alayına karşı harekât yürüttü.【223】


15 Ağustos’ta 39. Piyade Tümeni, Mağusa’nın kuzeyinde bulunan ve Rum Millî Muhafız kuvvetlerince deniz üssü olarak kullanılan Boğaz bölgesini denetim altına aldı. 28. Piyade Tümeni aynı gün Mağusa’ya girdi.【224】 Batı yönünde harekete geçen Komando Tugayının Güzelyurt istikametindeki ilerlemesi, tankların mayınlı araziye girmesi ve arazinin harekâta elverişli olmaması nedeniyle geçici olarak durduruldu.【225】

Kıbrıs Barış Harekâtına Dair Görüntüler (Anadolu Ajansı)


16 Ağustos’ta 39. Piyade Tümeni Karpaz Yarımadası’nda, 28. Piyade Tümeni ise Mağusa çevresinde denetimi sağladı.【226】 Mayınlı alanın temizlenmesinin ardından ilerleyişini sürdüren Komando Tugayı Güzelyurt, Lefke ve Yeşilırmak’a ulaştı.【227】 Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı da Yunan Alayına karşı düzenlediği harekâtta alayın komuta merkezini denetim altına aldı.【228】


Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 16 Ağustos 1974’te kabul ettiği 360 sayılı kararla ateşkesin sağlanması ve tarafların görüşmelere yeniden başlaması çağrısında bulundu.【229】 Türkiye, harekâtın hedeflerine ulaştığını açıklayarak ateşkesin aynı gün saat 19.00’dan itibaren uygulanacağını duyurdu.【230】 Ateşkes başladığında Türk birlikleri doğuda Mağusa’dan batıda Lefke’ye uzanan ve Lefkoşa’nın kuzeyini kapsayan bölgeyi denetim altına almıştı.【231】

Kıbrıs Türklerine Yönelik Toplu Katliamlar

Atlılar Katliamı

Rum Millî Muhafız kuvvetleri, 14 Ağustos 1974 sabahı Mağusa’nın Atlılar köyüne düzenledikleri baskında, köyde yaşayan 60 Kıbrıs Türkünden 57’sini öldürdü ve cesetlerini buldozerle açılan bir çukura gömdü.【232】


Olay, saldırıdan sağ kurtulan üç kişinin verdiği bilgi üzerine Türk Barış Kuvvetinde görevli Yüzbaşı Dr. Ayhan Çekiç tarafından 20 Ağustos 1974’te ortaya çıkarıldı.【233】

Muratağa ve Sandallar Katliamı

Rum Millî Muhafız kuvvetleri, 14 Ağustos 1974 sabahı Muratağa ve Sandallar köylerinden topladıkları 88’den fazla Kıbrıs Türkünü öldürdü.【234】 Öldürülenlerin çoğunluğunu kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oluşturuyordu; cesetler Muratağa köyünün çöplüğünde buldozerle açılan bir çukura gömüldü.【235】


Muratağa ve Sandallar’da gerçekleştirilen toplu öldürmeler, gömü yerinin 1 Eylül 1974’te ortaya çıkarılmasıyla belirlendi.【236】

Taşkent Katliamı

Yaklaşık 30 Rum Millî Muhafız mensubu, 14 Ağustos 1974’te Limasol ile Larnaka arasında bulunan Taşkent köyüne gelerek yaşları 13 ile 74 arasında değişen yaklaşık 70 Kıbrıs Türkü erkeği köy okulunda topladı.【237】 Rum Millî Muhafız mensupları, 15 Ağustos’ta Tatlısu ve Terazi köylerinden topladıkları 15 Türk erkeğini de Taşkent’e getirdi.【238】


Okulda tutulan Türk erkekleri iki gruba ayrılarak otobüslere bindirildi. Suat Hüseyin’in de bulunduğu 50 kişilik grup, Limasol yakınlarında önceden kazılmış iki çukurun bulunduğu ıssız bir yere götürüldü.【239】 Rum Millî Muhafız mensupları, gruptaki kişilerin saat, para ve yüzük gibi eşyalarını aldıktan sonra üzerlerine makineli tüfeklerle ateş açtı.【240】


Kolundan ve kalçasından yaralanan Suat Hüseyin, diğer kurbanların arasında hareketsiz kalarak öldürülmekten kurtuldu.【241】 Rum Millî Muhafız mensuplarının bölgeden ayrılmasının ardından saklanan Hüseyin, altı gün boyunca dağlık alanda ilerleyerek Mutluyaka köyüne ulaştı; verdiği bilgiler Taşkent’teki toplu öldürmenin ortaya çıkarılmasını sağladı.【242】

Esirler ve Sivil Nüfus

Birinci harekâtın ateşkese bağlandığı sırada Girne-Lefkoşa koridorunun dışında kalan Türk yerleşimleri, Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin saldırısı veya kuşatması altında bulunuyordu.【243】 Limasol’da 1.750 Türk erkeği açık futbol stadyumunda tutuldu. Larnaka’da ise yaşları 12 ile 90 arasında değişen kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 873 Kıbrıs Türkü, yaklaşık 100 öğrenci kapasiteli bir okul binasına kapatıldı.【244】


Limasol Sancağına bağlı mücahitlerin cephanesinin tükenmesinin ardından EOKA-B mensupları, Rum Millî Muhafız Ordusu birlikleri ve Rum polisi şehirdeki Kıbrıs Türklerini toplayarak Limasol Türk Hastanesinin bahçesine götürdü.【245】 Burada toplanan Türkler, 21 Temmuz’dan itibaren Limasol Stadyumu’nda tutuldu; daha sonra Ayios Yannis Okuluna nakledildi.【246】


Her iki tarafın elindeki askerî esirler ile sivil tutukluların tespiti, ağır hasta ve yaralıların iadesi, esir listelerinin hazırlanması ve serbest bırakma işlemleri Türk makamları, Kızılay ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi arasında yürütülen görüşmelerde ele alındı.【247】 Dr. Fikret Pamir, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı nezdinde Kızılay danışmanı olarak görevlendirildi; Kızılay ile Kızılhaç arasındaki irtibat ve uluslararası insani yardım çalışmalarındaki koordinasyon bu görev kapsamında yürütüldü.【248】


Limasol, Larnaka ve Baf çevresinden kuzeye geçmeye çalışan Kıbrıs Türklerinin bir bölümü Akrotiri ve Episkopi’deki İngiliz egemen üs bölgelerine sığındı.【249】 Savaş koşulları nedeniyle bu kişilerin kuzeye geçişi hemen gerçekleştirilemedi; bazı gruplar daha sonra Adana üzerinden kuzeye taşındı.【250】


Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides’in 2 Ağustos 1975’te Viyana’da imzaladığı Nüfus Mübadelesi Antlaşması, güneyde yaşayan Kıbrıs Türklerinin Birleşmiş Milletler Barış Gücünün gözetiminde kuzeye geçmesine imkân tanıdı.【251】 Antlaşma, kuzeyde yaşayan Kıbrıslı Rumların kalma veya güneye geçme tercihlerini de düzenledi.【252】 Antlaşmanın uygulanması sonucunda Ağustos ve Eylül 1975’te 8.033 Kıbrıs Türkü kuzeye geçti; güneyde 22 yerleşime dağılmış 130 Kıbrıs Türkü kaldı.【253】

Kızılay'ın Faaliyetleri

Türkiye Kızılay Derneği, 21 Aralık 1963’te başlayan saldırıların ardından 23 Aralık’ta Türk Hava Kuvvetlerine ait üç uçakla Kıbrıs’a yiyecek, giyecek, çadır, battaniye, ilk yardım malzemesi, 500 şişe kan ve sağlık personeli gönderdi.【254】 Lefkoşa’da kurulacak sahra hastanesinde görevlendirilen beş doktor, dört teknisyen ve on hemşireden oluşan sağlık ekibi ile hastane malzemeleri 31 Aralık 1963’te üç askerî uçakla Ada’ya ulaştırıldı.【255】


Kıbrıs Barış Harekâtı başladığında Lefkoşa Kızılay İlk Yardım Hastanesi yaralı askerler, subaylar ve siviller için hizmet verdi.【256】 Hastanenin sağlık kadrosuna Ankara’dan ve Gülhane Askerî Tıp Akademisinden cerrahlar, cerrahi asistanları, anestezi ve röntgen teknisyenleri, hemşireler, uzman doktorlar ve askerî sağlık personeli katıldı.【257】 Hastanenin Rum ve Yunan mevzilerine yakın bulunması nedeniyle bazı ameliyatlar bodrum katında, tahta bir masanın ameliyat masasına dönüştürülmesiyle gerçekleştirildi.【258】


Mersin’de kurulan Kızılay İlk Yardım Hastanesi, Kıbrıs’tan deniz ve hava yoluyla getirilen hasta ve yaralıları kabul etti; ilk müdahaleleri yapılanların bir bölümü Mersin, Tarsus, Adana ve Ankara’daki askerî veya sivil hastanelere sevk edildi.【259】 Hastanenin 21 Temmuz-9 Ağustos 1974 dönemine ait kayıtlarında subay, astsubay, er, erbaş ve mücahitlerden oluşan toplam 475 hasta ve yaralı yer aldı.【260】


Kocatepe muhribinden kurtarılarak Berk gemisiyle Mersin’e getirilen yaralı deniz personeli, 25 Temmuz’da Mersin Kızılay İlk Yardım Hastanesine yatırıldı ve tedavi altına alındı.【261】

Kızılay, Ağustos 1974’te Lefkoşa ve Girne’de sabit yardım depoları kurdu; Ada’ya kan, serum, ilaç, pansuman malzemesi, gıda, giyecek ve çadır göndermeyi sürdürdü.【262】 Limasol’daki Kıbrıs Türkleri için 2 Ağustos’ta 15 ton çadır, giyecek, ilaç ve gıda maddesi sevk edildi.【263】


Kızılay ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından kullanılan mesaj formları, esirlerin ve birbirinden ayrılan aile üyelerinin sınırlı aile haberlerini iletmelerine imkân sağladı.【264】 Esirlerin sağlık durumlarının izlenmesi, ağır hasta ve yaralıların iadesi, sivil tutukluların serbest bırakılması ve yardım malzemelerinin dağıtımı da iki kuruluş arasındaki çalışmaların kapsamına girdi.【265】

Kayıplar

Birinci ve İkinci Kıbrıs Barış Harekâtları sırasında Türk Silahlı Kuvvetlerinden toplam 498 personel hayatını kaybetti ve yaklaşık 1.200 personel yaralandı.【266】


Kıbrıs Türk toplumunda 70’i mücahit olmak üzere 340 kişi hayatını kaybetti; yaklaşık 1.000 kişi yaralandı.【267】 Bu toplam, askerî çatışmalarda hayatını kaybeden mücahitlerin yanı sıra Rum Millî Muhafız kuvvetlerinin köylere yönelik saldırılarında ve toplu öldürme olaylarında yaşamını yitiren Kıbrıs Türklerini de kapsıyordu.【268】

Kıbrıs Barış Harekâtı 50’nci Yıl Belgeseli (T.C. Millî Savunma Bakanlığı)

Uluslararası Tepkiler

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 20 Temmuz 1974 tarihli 353 sayılı kararla çatışmanın bütün taraflarını ateşkese çağırdı. Kararda Kıbrıs’ın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi; uluslararası antlaşmalar uyarınca Ada’da bulunanlar dışındaki askerî personelin çekilmesi ve Türkiye, Yunanistan ile İngiltere’nin barışın ve anayasal düzenin yeniden kurulması amacıyla gecikmeksizin görüşmelere başlaması istendi.【269】 Türkiye, kararın ateşkese ilişkin hükmünü kabul ederek 22 Temmuz 1974’te Türkiye saatiyle 17.00’den itibaren ateşkes uygulama kararı aldı.【270】


İkinci Harekât’ın başlamasının ardından kabul edilen 357 sayılı Güvenlik Konseyi kararıyla 353 sayılı kararın hükümleri teyit edildi. Güvenlik Konseyi, taraflardan silah kullanımını ve askerî faaliyetleri durdurmalarını, bölgede barışın ve anayasal hükûmetin yeniden kurulmasına yönelik görüşmelere dönmelerini istedi.【271】


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1 Kasım 1974’te 3212 (XXIX) sayılı kararı 117 oyla kabul etti. Kararda bütün devletler Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve bağlantısızlık siyasetine saygı göstermeye çağrıldı; yabancı askerî kuvvetlerin, askerî varlığın ve personelin Ada’dan çekilmesi istendi.【272】 Karar ayrıca Kıbrıs’ın anayasal düzenini Türk ve Rum toplumlarını ilgilendiren bir mesele olarak ele aldı; iki toplumun temsilcileri arasında eşitlik esasına dayalı görüşmeler yapılmasını ve yerlerinden ayrılan kişilerin güvenlik içinde evlerine dönmelerini öngördü.【273】

Amerika Birleşik Devletleri’nin Silah Ambargosu

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında 1947 ve 1960 yıllarında imzalanan antlaşmalar ile 1961 tarihli Amerikan Dış Yardım Yasası, Türkiye’ye sağlanan askerî yardımın savunma veya iç güvenlik amacıyla kullanılmasını öngörüyordu. Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Amerikan menşeli silahları kullanmasının bu hükümleri ihlal ettiği görüşü, ABD Kongresindeki ambargo girişiminin gerekçelerinden birini oluşturdu.【274】


Amerikan Senatosunun 17 Aralık 1974’te, Temsilciler Meclisinin ise 18 Aralık 1974’te kabul ettiği 93-559 sayılı kanunla Türkiye’ye yapılacak silah ve askerî malzeme sevkiyatının durdurulması kararlaştırıldı. Ambargo 5 Şubat 1975’te yürürlüğe girdi.【275】


Amerikan Senatosu Mayıs 1975’te ambargonun kaldırılmasına yönelik bir düzenlemeyi kabul etti; ancak Temsilciler Meclisi, 24 Temmuz 1975’te bu düzenlemeyi reddetti. Türkiye bunun üzerine 3 Temmuz 1963 tarihli Türk-Amerikan Savunma Birliği Antlaşması’nı 26 Temmuz 1975’ten itibaren yürürlükten kaldırdı ve Türkiye’deki NATO dışı Amerikan üsleriyle tesislerini kendi kontrol ve gözetimi altına aldı.【276】


Amerikan Senatosu 26 Temmuz 1978’de, Temsilciler Meclisi ise 1 Ağustos 1978’de ambargonun kaldırılmasını kabul etti. Bu konudaki 95-384 sayılı kanun, ABD Başkanı Jimmy Carter tarafından 26 Eylül 1978’de imzalanarak yürürlüğe girdi.【277】


Silah ambargosu, Türkiye’nin askerî tedarik sistemindeki dışa bağımlılığını yeniden değerlendirmesine ve millî savunma sanayisini geliştirmeye yönelik çalışmalar başlatmasına yol açtı.【278】

Siyasi ve İdari Sonuçlar

İkinci Harekât’ın sonunda Türk birlikleri Lefke-Lefkoşa-Mağusa hattının kuzeyinde coğrafi olarak bağlantılı bir bölgeyi denetim altına aldı.[266] Ateşkes hattının oluşmasının ardından Türk ve Rum toplumlarının ayrı bölgelerde yoğunlaşmasına yol açan nüfus hareketleri başladı. 1975’te yapılan geçişler sırasında 8.033 Kıbrıslı Türk kuzeye geçti; aynı yıl 3.582 Kıbrıslı Rum güney bölgesine yerleşti.【279】


Kıbrıs Türk yönetimi, 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi adıyla yeniden örgütlendi. Rauf Denktaş bu yönetimin başkanlığını yürüttü.【280】


Otonom yönetimin Bakanlar Kurulu ile Yasama Meclisi, 13 Şubat 1975’te Lefkoşa’da ortak toplantı yaparak Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulmasını kabul etti. Kuruluş bildirgesinde Kıbrıs’ın bağımsızlığının korunması, Ada’nın başka bir devletle birleşmesinin önlenmesi ve iki toplumun kendi bölgelerinde kendi iç yapılarını düzenlemeleri esas alındı. Bildirgede nihai amaç, iki bölgeli bir federasyon çerçevesinde Kıbrıs Rum toplumuyla yeniden ortaklık kurulması olarak tanımlandı. Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanlığına seçildi.【281】


Rauf Denktaş ile Makarios arasında 12 Şubat 1977’de yapılan görüşme, dört maddelik Zirve Anlaşması’nın kabul edilmesiyle sonuçlandı. Anlaşmada bağımsız, bağlantısız, iki toplumlu ve iki kesimli bir federal cumhuriyet kurulması ortak amaç olarak benimsendi. Toplumların yönetimindeki bölgelerin ekonomik yeterlilik, verimlilik ve toprak mülkiyeti esasları çerçevesinde değerlendirilmesi; hareket, yerleşim ve mülkiyet meselelerinin müzakere edilmesi; merkezî hükûmetin yetkilerinin devletin iki toplumlu niteliğini koruyacak biçimde düzenlenmesi kabul edildi.【282】


Makarios’un ölümünün ardından Rauf Denktaş ile Spiros Kiprianu arasında yapılan görüşmeler 18 Mayıs 1979’da başladı ve 19 Mayıs’ta on maddelik İkinci Zirve Anlaşması’nın imzalanmasıyla sonuçlandı. Anlaşma 1977 Zirve Anlaşması’nı teyit ediyor; toplumlar arası görüşmelerin yeniden başlatılmasını, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesini, anayasa ve toprak meselelerinin görüşülmesini, Maraş meselesinin ele alınmasını ve tarafların iyi niyet ile karşılıklı güven ortamının kurulmasına yönelik tedbirler almasını öngörüyordu.【283】


İkinci Zirve Anlaşması uyarınca 15 Haziran 1979’da başlayan toplumlar arası görüşmeler, 22 Haziran’da uzlaşma sağlanamadan kesildi. Görüşmeler 1980’de yeniden başladı; anayasal düzen, toprak, güvenlik ve iki kesimlilik meseleleri üzerindeki müzakereler devam etmekle birlikte kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamadı.【284】


Kıbrıs Türk Federe Meclisi, 17 Haziran 1983’te Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini belirleme hakkına sahip olduğunu ilan etti. Meclis, 15 Kasım 1983’te oy birliğiyle aldığı 50 sayılı kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve Bağımsızlık Bildirisi’ni kabul etti.【285】 Bağımsızlık Bildirisi’nde KKTC’nin ilanının iki toplum arasında federal bir ortaklık kurulmasına engel oluşturmadığı, toplumlar arası görüşmelerin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin gözetiminde sürdürülmesinin istendiği ve KKTC’nin başka bir devletle birleşmeyeceği hükme bağlandı.【286】 Rauf Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı oldu.【287】

Kaynakça

Akça, Bayram. “1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve Muğla’da Devrim Gazetesine Yansıması.” Tarih ve Gelecek Dergisi 10, no. 4 (2024): 472–494. https://doi.org/10.21551/jhf.1589789.

Anadolu Ajansı. “1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Mücahitleri O Günleri Anlattı.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/1974-kibris-baris-harekatinin-mucahitleri-o-gunleri-anlatti/1536222

Anadolu Ajansı. “KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Türkü Bağımsızlığına, Özgürlüğüne ve Hürriyetine Kavuşmuştur.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kktc-cumhurbaskani-tatar-20-temmuz-1974te-kibris-turku-bagimsizligina-ozgurlugune-ve-hurriyetine-kavusmustur/3279480

Anadolu Ajansı. “Kıbrıs Barış Harekâtı Döneminin Bakanı Tarihî Süreci AA’ya Anlattı.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kibris-baris-harekati-doneminin-bakani-tarihi-sureci-aaya-anlatti/3279505

Anadolu Ajansı. “Kıbrıs Barış Harekâtı’na Giden Süreçte Öncelik Diplomasi Oldu.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/kibris-baris-harekatina-giden-surecte-oncelik-diplomasi-oldu/1208210

Anadolu Ajansı. “Kıbrıs’a Barış Getiren Harekâtın 50. Yılı.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kibrisa-baris-getiren-harekatin-50-yili/3279544

Anadolu Ajansı. “Rumların 93 Gün Esir Tuttuğu Kıbrıs Türkü Barış Harekâtı’na Minnettar.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/insana-dair/rumlarin-93-gun-esir-tuttugu-kibris-turku-baris-harekatina-minnettar/3278351

Anadolu Ajansı. “TBMM Genel Kurulunda Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. Yılına İlişkin Tezkere Kabul Edildi.” Anadolu Ajansı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tbmm-genel-kurulunda-kibris-baris-harekatinin-50-yilina-iliskin-tezkere-kabul-edildi/3278969

Açıkgöz, Serkan. Kıbrıs Barış Harekâtı (20 Temmuz 1974). Yüksek Lisans Tezi, Trakya Üniversitesi, 2006. Erişim 19 Temmuz 2026. https://acikerisim.trakya.edu.tr/items/87c4f855-30ca-46d8-a28c-eb4a5cdb2b95

Kapucu, Davud. “1974 Kıbrıs Hava Harekâtı.” Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi 4, no. 2 (2020): 82–104. https://doi.org/10.47088/utad.837878.

Keser, Ulvi. Kızılay Belgeleri Işığında Kıbrıs Barış Harekâtı 1974. Erişim 19 Temmuz 2026. https://kizilaytarih.org/yayinlar/11-kizilay-belgeleri-isiginda-kibris-baris-harekati-1974-profdr.pdf

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “Bakan Ertuğruloğlu’nun Kıbrıs Barış Harekâtı’nın İkinci Aşamasının 49’uncu Yıl Dönümü Mesajı.” Erişim 19 Temmuz 2026. https://mfa.gov.ct.tr/tr/2801/bakan-ertugruloglunun-kibris-baris-harekatinin-ikinci-asamasinin-49uncu-yil-donumu-mesaji

Muharip Gaziler Derneği. “Kıbrıs Barış Harekâtı.” Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.muharipgaziler.org.tr/kibris-baris-harekati

Orallı, Levent Ersin, İsmail Erkam Sula, ve Başak Telli. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. Yılı. T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı. Erişim 19 Temmuz 2026. https://yayinlar.iletisim.gov.tr/uploads/Kibris_Baris_Harekatinin_50_Yili.pdf

T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan: O Gün Tüm Dünyaya Kıbrıs Türkü’nün Yalnız Olmadığını Gösterdik.” Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-o-gun-tum-dunyaya-kibris-turkunun-yalniz-olmadigini-gosterdik

T.C. Dışişleri Bakanlığı. “Kıbrıs Meselesinin Tarihçesi: BM Müzakerelerinin Başlangıcı.” Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.mfa.gov.tr/kibris-meselesinin-tarihcesi_-bm-muzakerelerinin-baslangici.tr.mfa

T.C. Millî Savunma Bakanlığı. “Kıbrıs 50. Yıl Marşı.” YouTube video. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.youtube.com/watch?v=cRMF3iPXhX4

T.C. Millî Savunma Bakanlığı. “Kıbrıs Barış Harekâtı 50’nci Yıl Belgeseli.” YouTube video. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.youtube.com/watch?v=flQNDCTNMxA

T.C. Millî Savunma Bakanlığı. “Kıbrıs Barış Harekâtı.” Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.msb.gov.tr/SlaytHaber/59116d6151d746d6b6509ec61384986f

TRT Arşiv. “Kıbrıs Barış Harekâtı.” YouTube video. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.youtube.com/watch?v=_37xp-xfKFE

TRT Avaz. “Kıbrıs Barış Harekâtı İçin Devleti Alarma Geçiren Belgeler Devlet Arşivlerinde.” TRT Avaz. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/turkistandan/kibris-baris-harekati-icin-devleti-alarma-geciren-belgeler-devlet-arsivlerinde/669a289b620707dbea06d66e

TRT Haber. “Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Üzerinden 49 Yıl Geçti.” TRT Haber Foto Galeri. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.trthaber.com/foto-galeri/kibris-baris-harekatinin-uzerinden-49-yil-gecti/58072/sayfa-1.html

TRT Haber. “Tarihe Geçen Zafer: Kıbrıs Barış Harekâtı.” TRT Haber. Erişim 19 Temmuz 2026. https://www.trthaber.com/haber/dunya/tarihe-gecen-zafer-kibris-baris-harekati-782973.html

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı. “Barışın Teminatı: Kıbrıs Barış Harekâtı.” Erişim 19 Temmuz 2026. https://ytb.gov.tr/haberler/barisin-teminati-kibris-baris-harekati

Yılmaz, Hasan. “Kıbrıs Barış Harekâtı ve Sonuçları.” İnönü Üniversitesi Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 6, no. 1 (2017): 87–98. Erişim 19 Temmuz 2026. https://izlik.org/JA35ZH63BY

Dipnotlar

Günün Önerilen Maddesi
20 Temmuz 2025 tarihinde günün önerilen maddesi olarak seçilmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNurten Yalçın10 Nisan 2025 14:39

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Kıbrıs Barış Harekâtı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihsel Arka Plan

    • Osmanlı Yönetimi ve İngiliz İdaresi

    • Enosis Hareketi

    • Türk Mukavemet Teşkilatı

  • Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşu

  • Ortaklık Düzeninin Bozulması

  • Akritas Planı

  • Kanlı Noel

  • Birleşmiş Milletler Barış Gücü

  • Erenköy Olayları

  • Geçitkale ve Boğaziçi Olayları

  • EOKA-B ve Rum-Yunan Anlaşmazlığı

  • 15 Temmuz 1974 Darbesi

  • Türkiye’nin Diplomatik Girişimleri

  • Askerî Hazırlıklar

  • Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı

    • 20 Temmuz 1974

    • 21 Temmuz 1974

    • Kocatepe Muhribinin Batması

    • 22 Temmuz 1974 ve Ateşkes

    • Siyasi Gelişmeler

  • Cenevre Konferansları

    • Birinci Cenevre Konferansı

    • İkinci Cenevre Konferansı

  • İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı

  • Kıbrıs Türklerine Yönelik Toplu Katliamlar

    • Atlılar Katliamı

    • Muratağa ve Sandallar Katliamı

    • Taşkent Katliamı

  • Esirler ve Sivil Nüfus

  • Kızılay'ın Faaliyetleri

  • Kayıplar

  • Uluslararası Tepkiler

  • Amerika Birleşik Devletleri’nin Silah Ambargosu

  • Siyasi ve İdari Sonuçlar

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor