
ORCID ID
0000-0002-6017-995X
İnsan haklarının sınırlanması, kişinin sırf insan olması dolayısıyla sahip olduğu haklarının belli durum ve koşullarda yasal gerekçelerle kısıtlanması durumudur. İnsan hakları, ulusal ve uluslararası hukuk düzenlemeleriyle güvence altına alınmış olmakla birlikte mutlak nitelik taşımamaktadır. Nitekim uluslararası hukuk normları, insan haklarının hangi koşullar altında ve ne tür gerekçelerle sınırlandırılabileceğini açıkça düzenlemektedir. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin (İHEB) 29. maddesine göre, sınırlamanın amacı, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması ile demokratik bir toplumda ahlâk, kamu düzeni ve genel refahın haklı icaplarını yerine getirilmesi olmalıdır. Sınırlamaya dair bu tür meşru gerekçeler, kanuna uygun yapılmalı, demokratik toplum gerekleriyle orantılı olmalı ve ayrımcı bir nitelik taşımamalıdır. Ayrıca sınırlama yargı eliyle de gerçekleştirilebilir (Gibson, 1996: 9).Filistin’de bireysel haklardan toplu haklara kadar geniş bir yelpazede sıklıkla ve keyfi olarak yapılan insan hakları ihlalleri, sınırlamayı sistematik bir baskı aracına dönüştürmüştür. Filistin’de insan haklarının kullanımına dair getirilen sınırlamalar; İHEB, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHS), Dördüncü Cenevre Sözleşmesi olarak bilinen Savaş Zamanında Sivil Kişilerin Korunmasına İlişkin Sözleşme, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ESKHS), Kara Harbinin Kanunları ve Adetleri Hakkında Sözleşme (KHKAHS) ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ne (MSHS) aykırılık taşımaktadır (Diplomatic Conference of Geneva, 1949; International Peace Conference, 1899; UNICEF, 1989; UN Human Rights, 1966; 1976; UDHR, 1948).MSHS’nin sınırlama ve istisna hükümlerine ilişkin olan Siracusa İlkeleri’ne göre de sınırlamalar meşru bir amaca hizmet etmeli, keyfilikten uzak ve kanuni olmalı, orantısız uygulanmamalı, sadece zorunluluk olan hallerde uygulanmalı, ayrımcılık sebebi olmamalı ve sınırlama gerçekleştirilirken hakların temel çekirdeği korunmalıdır (Sirusica Principles, 1984). Buna göre uluslararası hukuka aykırı bir şekilde İsrail’in Filistin’de sınırlandırdığı temel haklar ve bu hakların hangi düzenlemelerle ilişkilendirildiği şu şekilde değerlendirilebilir:1.İsrail öncelikle “yaşam hakkı” ihlalleri yapmaktadır. İsrail’in gerek doğru-dan sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alması, gerek orantısız güç kullanması,sivil ölümlere ve yaralanmalara yol açmaktadır (Sınmaz, 2021: 22). Bu durumİHEB’nin 3, MSHS’nin 6, ÇHS’nin 6. ve Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin muh-telif maddelerine aykırılık taşımaktadır.2.İsrail “ifade özgürlüğü”ne saygı göstermemektedir. Filistinlilerin ifade özgür-lüğü, gazetecilere yönelik şiddet ve baskı, medya organlarının kısıtlanmasıveya kapatılması, sivil toplum aktivistlerine yönelik baskılar ve Filistinlilerinsosyal medya paylaşımlarındaki ifadelerinin suç sayılması suretiyle sınırlandı-rılmaktadır (Tahhan, t.y.; Vincent, 2024; Younes, 2023). Bu durum, MSHS’nin19. maddesine aykırılık taşımaktadır.3.Barışçıl gösterilere karşı İsrail’in aşırı güç kullanımı, gösteri haklarının engel-lenmesi, “güvenlik” gerekçesiyle yapılan keyfi tutuklamalar, toplanma öz-gürlüğünü ihlal etmektedir. İHEB’nin 20. ve MSHS’nin 21. maddelerini ihlalniteliği taşımaktadır.4.İsrail, Filistinlilerin mülklerini zorla ellerinden almayı normalleştirmektedir.İsrail, “güvenlik” ve “kamu yararı” gerekçeleriyle Batı Şeria’daki tarım ara-zilerine ve evlere el koymakta, özel mülkler üzerine İsrailli gaspçılar içingasp birimleri inşa etmekte, Kudüs’ün doğusu ve Batı Şeria’da Filistinlilereinşaat izni vermemekte, hâlihazırda oturulan evlerden ev sakinlerini zorlatahliye ettirmekte, Gazze’de çeşitli “güvenlik bölgeleri” ilan ederek tarım ara-zilerinin ve sahil şeridinin kullanılmasını imkânsız hâle getirmekte【1】, bunla-rın sonucunda Filistin ekonomisi büyük zarar görmekte【2】 ve Filistin’deki de-mografik yapı değişmektedir【3】. Bu durum İHEB’in 17, MSHS’nin 1, DördüncüCenevre Sözleşmesi’nin 49 ve 53. maddelerine aykırılık taşımaktadır. İsrail’inaskeri zorunluluklar, ulusal güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle istika-metinde bulunan yapıları yıkarak “Utanç Duvarı”nı inşa etmesi, UluslararasıAdalet Divanı tarafından uluslararası hukuka aykırı bulunmuştur (ICJ, 2004).5.İsrail Filistinlilerin eğitimini engellemek için farklı araçlar kullanmaktadır.Kudüs’ün doğusu ve Batı Şeria’da “inşaat izni olmadığı” gerekçesi ile okullarınyıkılması, Gazze’deki hava saldırılarında okulların hedef alınması【4】, Gazze’yeuygulanan ablukanın altyapı eksikliklerine yol açması ve hareket özgürlü-ğünün kısıtlanması nedenleriyle eğitim hakkının kullanımı imkânsız hâlegelmiştir. Bu durum ESKHS’nin 2 ve 13, ÇHS’nin 28 ve 29, Dördüncü CenevreSözleşmesi’nin 33 ve 50, KHKAHS’ye ek olan Kara Harbin Kanunları ve AdetleriHakkında Yönetmelik’in 27 ve 56. maddelerine aykırılık taşımaktadır.6.Gazze’nin kara, hava ve deniz yollarının ablukaya alınmış olması, geçiş nokta-ları ve sınır kapılarının İsrail tarafından sıklıkla kapatılması, İsrail tarafın-dan inşa edilen “Utanç Duvarı” ve askeri karakollar aracılığıyla FilistinlilerinGazze ve Batı Şeria’ya giriş çıkışları kısıtlanmakta, seyahat özgürlüğünün kısıt-lanmasına ve “kolektif cezalandırma”ya sebebiyet vermekte olup【5】 ESKHS’nin2, MSHS’nin 12 ve 13, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 33 ve 49. maddele-rine aykırılık taşımaktadır.7.İsrail sağlık hakkına saygı göstermemektedir. Gazze’deki abluka nedeniyle ya-şanan kısıtlamaların tıbbi personel ve tıbbi malzeme eksikliğine neden olmasınınyanı sıra kontrol noktaları dolayısıyla da sağlık hizmetlerine erişim engel-lenmektedir. Ayrıca İsrail tarafından hastaneler ve ambulanslar bombalana-rak Gazze’deki sağlık hizmetleri durma noktasına getirilmiştir【6】. Bu durum,ESKHS’nin 12, ÇHS’nin 24, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 18, 19 ve 56. mad-delerine açıkça aykırılık taşımaktadır.Filistin’de insan haklarının kullanımına yönelik uygulanan bu sistematik ve çok boyutlu kısıtlamalar, uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Söz konusu kısıtlamalar, uluslararası hukukun öngördüğü meşru sınırlama gerekçelerini karşılamamakta; hukuki dayanaktan yoksun, orantısız ve keyfi bir nitelik arz etmektedir. Bu durumda İsrail, Filistinlilere yönelik ayrımcı uygulamalarla, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ihlal etmekte ve hukuksuz işgal ve baskı rejimini sürdürmektedir.
İnsan haklarının sınırlanması, kişinin sırf insan olması dolayısıyla sahip olduğu haklarının belli durum ve koşullarda yasal gerekçelerle kısıtlanması durumudur. İnsan hakları, ulusal ve uluslararası hukuk düzenlemeleriyle güvence altına alınmış olmakla birlikte mutlak nitelik taşımamaktadır. Nitekim uluslararası hukuk normları, insan haklarının hangi koşullar altında ve ne tür gerekçelerle sınırlandırılabileceğini açıkça düzenlemektedir. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin (İHEB) 29. maddesine göre, sınırlamanın amacı, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması ile demokratik bir toplumda ahlâk, kamu düzeni ve genel refahın haklı icaplarını yerine getirilmesi olmalıdır. Sınırlamaya dair bu tür meşru gerekçeler, kanuna uygun yapılmalı, demokratik toplum gerekleriyle orantılı olmalı ve ayrımcı bir nitelik taşımamalıdır. Ayrıca sınırlama yargı eliyle de gerçekleştirilebilir (Gibson, 1996: 9).
Filistin’de bireysel haklardan toplu haklara kadar geniş bir yelpazede sıklıkla ve keyfi olarak yapılan insan hakları ihlalleri, sınırlamayı sistematik bir baskı aracına dönüştürmüştür. Filistin’de insan haklarının kullanımına dair getirilen sınırlamalar; İHEB, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHS), Dördüncü Cenevre Sözleşmesi olarak bilinen Savaş Zamanında Sivil Kişilerin Korunmasına İlişkin Sözleşme, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ESKHS), Kara Harbinin Kanunları ve Adetleri Hakkında Sözleşme (KHKAHS) ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ne (MSHS) aykırılık taşımaktadır (Diplomatic Conference of Geneva, 1949; International Peace Conference, 1899; UNICEF, 1989; UN Human Rights, 1966; 1976; UDHR, 1948).
MSHS’nin sınırlama ve istisna hükümlerine ilişkin olan Siracusa İlkeleri’ne göre de sınırlamalar meşru bir amaca hizmet etmeli, keyfilikten uzak ve kanuni olmalı, orantısız uygulanmamalı, sadece zorunluluk olan hallerde uygulanmalı, ayrımcılık sebebi olmamalı ve sınırlama gerçekleştirilirken hakların temel çekirdeği korunmalıdır (Sirusica Principles, 1984). Buna göre uluslararası hukuka aykırı bir şekilde İsrail’in Filistin’de sınırlandırdığı temel haklar ve bu hakların hangi düzenlemelerle ilişkilendirildiği şu şekilde değerlendirilebilir:
1.
İsrail öncelikle “yaşam hakkı” ihlalleri yapmaktadır. İsrail’in gerek doğru-
dan sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alması, gerek orantısız güç kullanması,
sivil ölümlere ve yaralanmalara yol açmaktadır (Sınmaz, 2021: 22). Bu durum
İHEB’nin 3, MSHS’nin 6, ÇHS’nin 6. ve Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin muh-
telif maddelerine aykırılık taşımaktadır.
2.
İsrail “ifade özgürlüğü”ne saygı göstermemektedir. Filistinlilerin ifade özgür-
lüğü, gazetecilere yönelik şiddet ve baskı, medya organlarının kısıtlanması
veya kapatılması, sivil toplum aktivistlerine yönelik baskılar ve Filistinlilerin
sosyal medya paylaşımlarındaki ifadelerinin suç sayılması suretiyle sınırlandı-
rılmaktadır (Tahhan, t.y.; Vincent, 2024; Younes, 2023). Bu durum, MSHS’nin
19. maddesine aykırılık taşımaktadır.
3.
Barışçıl gösterilere karşı İsrail’in aşırı güç kullanımı, gösteri haklarının engel-
lenmesi, “güvenlik” gerekçesiyle yapılan keyfi tutuklamalar, toplanma öz-
gürlüğünü ihlal etmektedir. İHEB’nin 20. ve MSHS’nin 21. maddelerini ihlal
niteliği taşımaktadır.
4.
İsrail, Filistinlilerin mülklerini zorla ellerinden almayı normalleştirmektedir.
İsrail, “güvenlik” ve “kamu yararı” gerekçeleriyle Batı Şeria’daki tarım ara-
zilerine ve evlere el koymakta, özel mülkler üzerine İsrailli gaspçılar için
gasp birimleri inşa etmekte, Kudüs’ün doğusu ve Batı Şeria’da Filistinlilere
inşaat izni vermemekte, hâlihazırda oturulan evlerden ev sakinlerini zorla
tahliye ettirmekte, Gazze’de çeşitli “güvenlik bölgeleri” ilan ederek tarım ara-
zilerinin ve sahil şeridinin kullanılmasını imkânsız hâle getirmekte【1】, bunla-
rın sonucunda Filistin ekonomisi büyük zarar görmekte【2】 ve Filistin’deki de-
mografik yapı değişmektedir【3】. Bu durum İHEB’in 17, MSHS’nin 1, Dördüncü
Cenevre Sözleşmesi’nin 49 ve 53. maddelerine aykırılık taşımaktadır. İsrail’in
askeri zorunluluklar, ulusal güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle istika-
metinde bulunan yapıları yıkarak “Utanç Duvarı”nı inşa etmesi, Uluslararası
Adalet Divanı tarafından uluslararası hukuka aykırı bulunmuştur (ICJ, 2004).
5.
İsrail Filistinlilerin eğitimini engellemek için farklı araçlar kullanmaktadır.
Kudüs’ün doğusu ve Batı Şeria’da “inşaat izni olmadığı” gerekçesi ile okulların
yıkılması, Gazze’deki hava saldırılarında okulların hedef alınması【4】, Gazze’ye
uygulanan ablukanın altyapı eksikliklerine yol açması ve hareket özgürlü-
ğünün kısıtlanması nedenleriyle eğitim hakkının kullanımı imkânsız hâle
gelmiştir. Bu durum ESKHS’nin 2 ve 13, ÇHS’nin 28 ve 29, Dördüncü Cenevre
Sözleşmesi’nin 33 ve 50, KHKAHS’ye ek olan Kara Harbin Kanunları ve Adetleri
Hakkında Yönetmelik’in 27 ve 56. maddelerine aykırılık taşımaktadır.
6.
Gazze’nin kara, hava ve deniz yollarının ablukaya alınmış olması, geçiş nokta-
ları ve sınır kapılarının İsrail tarafından sıklıkla kapatılması, İsrail tarafın-
dan inşa edilen “Utanç Duvarı” ve askeri karakollar aracılığıyla Filistinlilerin
Gazze ve Batı Şeria’ya giriş çıkışları kısıtlanmakta, seyahat özgürlüğünün kısıt-
lanmasına ve “kolektif cezalandırma”ya sebebiyet vermekte olup【5】 ESKHS’nin
2, MSHS’nin 12 ve 13, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 33 ve 49. maddele-
rine aykırılık taşımaktadır.
7.
İsrail sağlık hakkına saygı göstermemektedir. Gazze’deki abluka nedeniyle ya-
şanan kısıtlamaların tıbbi personel ve tıbbi malzeme eksikliğine neden olmasının
yanı sıra kontrol noktaları dolayısıyla da sağlık hizmetlerine erişim engel-
lenmektedir. Ayrıca İsrail tarafından hastaneler ve ambulanslar bombalana-
rak Gazze’deki sağlık hizmetleri durma noktasına getirilmiştir【6】. Bu durum,
ESKHS’nin 12, ÇHS’nin 24, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 18, 19 ve 56. mad-
delerine açıkça aykırılık taşımaktadır.
Filistin’de insan haklarının kullanımına yönelik uygulanan bu sistematik ve çok boyutlu kısıtlamalar, uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Söz konusu kısıtlamalar, uluslararası hukukun öngördüğü meşru sınırlama gerekçelerini karşılamamakta; hukuki dayanaktan yoksun, orantısız ve keyfi bir nitelik arz etmektedir. Bu durumda İsrail, Filistinlilere yönelik ayrımcı uygulamalarla, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ihlal etmekte ve hukuksuz işgal ve baskı rejimini sürdürmektedir.
Diplomatic Conference of Geneva (1949). Convention (IV) Relative to The Protection of Civilian Persons in Time of War. Geneva, 12 August 1949. ICRC. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://ihl-databases.icrc.org/en/ihl-treaties/gciv-1949 .
Gibson, J. S. (1996). The Parry and Grant Encyclopaedic Dictionary of International Law. U.S.A.: The Scarecrow Press.
ICJ (2004). Legal Consequences of the Construction of a Wall in The Occupied Palestinian Territory, International Court of Justice. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://www.icj-cij.org/case/131 .
International Peace Conference (1899). Respect to The Laws and Customs of War on Land and Its Annex: Regulations Concerning The Laws and Customs of War on Land. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://ihl-databases.icrc.org./ru/ihl-treaties/hague-conv-ii-1899.
Sınmaz, Kadriye (2021). “Filistin’de İnsani Durum ve Hak İhlalleri”. İNSAMER Rapor 141. Erişim Tarihi: 21.07.2025, https://www.insamer.com/tr/uploads/pdf/rapor-filistin-de-insani-durum-ve-hak-ihlalleri.pdf.Sirusica Principles (1984). On the Limitation and Derogation Provisions in The International Covenant on Civil and Political Rights. New York: American Association for The International Commission of Jurists. Tahhan, Z. A (T.Y.). “Shireen Abu Akleh: Al Jazeera Reporter Killed By Israeli Forces”. Aljazeera. Erişim Tarihi: 26.11.2024, https://www.aljazeera.com/news/2022/5/11/shireen-abu-akleh-israeli-forces-kill-al-jazeera-journalist.UDHR (1948). About Us: Universal Declaration of Human Rights (1948). Erişim Tarihi: 14.02.2005, https://www.un.org/en/about-us/universal-declaration-of-human-rights . UN Human Rights (1966). International Covenant on Civil and Political Rights. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://www.ohchr.org/en/instruments-mechanisms/instruments/international-covenant-civil-and-political-rights.UN Human Rights (1976). International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://www.ohchr.org/en/instruments-mechanisms/instruments/international-covenant-economic-social-and-cultural-rights.UNICEF (1989). Convention on the Rights of the Child. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://www.unicef.org/turkiye/en/convention-rights-child.Vincent, Rebecca (2024). “One Year in Gaza: How Israel Orchestrated A Media Blackout On A Region at War”. Reporters Without Borders. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://rsf.org/en/one-year-gaza-how-israel-orchestrated-media-blackout-region-war.
Younes, Rasha (2023). “Meta’s Broken Promises”. Human Rights Watch. Erişim Tarihi: 14.02.2025, https://www.hrw.org/report/2023/12/21/metas-broken-promises/systemic-censorship-palestine-content-instagram-and.
[1]
Ayrıca bkz. Evlerin Yıkımı ; Mülkiyet-1 ; Mülkiyet-2 ; Mülksüzleştirme
[2]
Ayrıca bkz. Ekolojik Emperyalizm
[3]
Bkz. Demografik Hegemonya ; Demografik Manipülasyon
[4]
Bkz. Educide
[5]
Bkz. Hareket Kısıtlaması ; İzin Rejimi
[6]
Ayrıca bkz. Gazze Sağlık Sistemi ; Sağlık Sistemi
| apa | Apa, A. B. (2026). İnsan Haklarının Sınırlanması. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 787-789) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Apa, Ayşe Beyza. “İnsan Haklarının Sınırlanması”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 787-789. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İnsan Haklarının Sınırlanması" maddesi için tartışma başlatın