
Suriye’ye yönelik ekonomik ve terör bağlantılı yaptırımların kaldırılması süreci, 2025 yılı içinde uluslararası düzeyde gerçekleşen çok yönlü bir politika dönüşümüdür. Süreç, Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024’te devrilmesi ve Ahmed Şara liderliğindeki hükümetin göreve başlamasının ardından hız kazanmıştır. Mayıs 2025’te Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Avrupa Birliği’nin eşzamanlı olarak yürürlüğe koyduğu yaptırım kaldırma adımları, yaklaşık 15 yıldır yürürlükte bulunan kapsamlı kısıtlamaların sona erdirilmesine yol açmıştır.
Bu dönemde ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Suriye’ye yönelik ekonomik yaptırımları sona erdiren kararnameyi imzalamış; Avrupa Birliği Konseyi ise 20 ve 28 Mayıs 2025 tarihlerinde aldığı kararlarla, Suriye’ye uygulanan tüm ekonomik kısıtlamaları kaldırmıştır.
Bu gelişmeleri takiben, 6 Kasım 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve İçişleri Bakanı Enes (Anas) Hattab’a yönelik terör bağlantılı yaptırımları kaldıran kararı kabul etmiştir. Karar, ABD tarafından hazırlanmış ve Konsey’in 15 üyesinden 14’ü tarafından desteklenmiştir; Çin Halk Cumhuriyeti çekimser kalmıştır.
BMGK kararı, Ahmed Şara ve Enes Hattab’ın Birleşmiş Milletler’in El-Kaide ve DEAŞ yaptırım listesinden çıkarılmasını hükme bağlamıştır. Bu adım, seyahat yasağı, mal varlığı dondurması ve silah ambargosunun sona erdirilmesi anlamına gelmiştir. Kararın dayanağı, 2025 yılı içinde yayımlanan BM yaptırım izleme raporlarında Hayat Tahrir eş-Şam (HTŞ) ile El-Kaide arasında “aktif bir bağ bulunmadığı” tespiti olmuştur.

Donald Trump'ın açıklamasının ardından başkent Şam'da düzenlenen kutlama etkinlikleri, 13 Mayıs 2025. (Anadolu Ajansı)
ABD Başkanı Donald Trump, 13 Mayıs 2025 tarihinde Riyad’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi Zirvesi öncesinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Suriye’ye yönelik tüm ABD yaptırımlarının kaldırılacağını açıklamıştır. Bu açıklama, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan temasların ardından duyurulmuştur. Trump, söz konusu kararla Suriye’ye “yeni bir başlangıç” için imkân verileceğini belirtmiştir.
ABD Başkanı’nın duyurusuna göre, daha önce Beşşar Esed rejimi döneminde uygulanan tüm ekonomik yaptırımların sona erdirilmesi öngörülmektedir. Bu karar, 25 yıl aradan sonra Suriye ile ABD arasında lider düzeyinde gerçekleşen ilk görüşme niteliğindedir.

Donald Trump'ın açıklamasının ardından başkent Şam'da düzenlenen kutlama etkinlikleri, 13 Mayıs 2025. (Anadolu Ajansı)
23 Mayıs 2025 tarihinde ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), “Genel Lisans 25” (GL 25) başlıklı bir düzenleme yayımlamıştır. Bu lisans, Suriye Yaptırımları Yönetmeliği uyarınca yasaklanmış olan işlemleri yetkilendirerek, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarını fiilen kaldırmıştır.
GL 25 kapsamında, Suriye’ye yeni yatırım yapılmasına, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasına, Suriye menşeli petrol ve petrol ürünleriyle ilgili işlemlere ve yeni Suriye hükümetiyle ticari ilişkiler kurulmasına izin verilmiştir. Bu lisans ayrıca, ABD'li finans kuruluşlarının Suriye Ticaret Bankası için muhabir hesaplar açmasına yönelik özel muafiyetler tanımaktadır. GL 25 ile birlikte, bazı daha önce bloke edilmiş kişi ve kurumlara yönelik işlemler de belirli koşullar altında serbest bırakılmıştır.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 23 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı yazılı açıklamayla, 2019 tarihli Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası (Caesar Syria Civilian Protection Act) kapsamında öngörülen zorunlu yaptırımların 180 gün süreyle askıya alındığını duyurmuştur. Bu muafiyetin, temel kamu hizmetlerinin sağlanması ve insani yardım operasyonlarının etkin şekilde yürütülmesi amacıyla tanındığı belirtilmiştir.
Söz konusu muafiyet, elektrik, enerji, su ve sanitasyon gibi altyapı hizmetlerinin sağlanmasına, ayrıca uluslararası insani yardım kuruluşlarının faaliyetlerine engel oluşturan engellerin kaldırılmasına imkân tanımaktadır. Bu düzenleme, GL 25 ile birlikte yürürlüğe konulmuş olup yaptırım muafiyetlerinin kapsamı içinde finansal işlemler, yatırım faaliyetleri ve enerji sektörü bağlantılı ticari girişimleri içermektedir.
GL 25 kapsamında yetkilendirilen işlemler yalnızca yeni Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki geçici hükümeti kapsamakta olup, eski Beşşar Esed rejimine ve onunla bağlantılı kişi ve kurumlara yönelik yaptırımlar yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Ayrıca, terör örgütleri, insan hakları ihlalcileri, uyuşturucu kaçakçıları ve savaş suçlularına yönelik yaptırımlar da sürdürülmektedir.
Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi, Esed rejiminin “başlıca destekçileri” olarak sınıflandırılan devletlere yönelik yaptırım düzenlemelerinde herhangi bir gevşeme yapılmamıştır. Bu ülkeler lehine gerçekleştirilecek finansal ya da ticari işlemler GL 25 kapsamı dışında tutulmuştur.
Avrupa Birliği (AB), 20 Mayıs 2025 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından Suriye’ye yönelik tüm ekonomik yaptırımların kaldırıldığını duyurmuştur. Açıklama, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapılmıştır. Kallas, AB’nin bu kararı alırken Suriye halkının yeni, kapsayıcı ve barışçıl bir ülke inşa etme sürecine destek olma hedefini gözettiğini ifade etmiştir.
AB Konseyi tarafından yapılan resmi açıklamada, 14 yıl süren yaptırımların ardından Suriye’ye yönelik ekonomik kısıtlamaların kaldırılmasının siyasi bir karar olduğu belirtilmiş ve bu kararın Suriye halkına kendi kaderini tayin etme yönünde bir fırsat sunduğu vurgulanmıştır. Konsey, bu yaklaşımın “kademeli ve geri döndürülebilir” bir nitelik taşıdığını açıklamıştır.
AB Konseyi tarafından yayımlanan resmi bildiride, yaptırımların kaldırılmasının kalıcı değil, gelişmelere göre yeniden gözden geçirilebilecek bir karar olduğu vurgulanmıştır. Açıklamada, “geçiş sürecindeki Suriye hükümetinin insan hakları ve temel özgürlüklere saygı göstermesi” gerektiği ifade edilmiş, AB’nin sahadaki gelişmeleri izlemeyi sürdüreceği belirtilmiştir.
Yine aynı belgede, AB’nin insan hakları ihlalcileri, rejim yanlısı silahlı gruplar ve ülke içi istikrarsızlığı körükleyen kişi ve kuruluşlara karşı bireysel hedefli yaptırımlar uygulamaya devam edeceği kaydedilmiştir. Silah satışı, gözetim teknolojisi ve iç baskı araçlarının ihracatına ilişkin sınırlamaların sürdüğü bildirilmiştir.
Avrupa Birliği, yaptırımların kaldırılması kararı kapsamında, Suriye Merkez Bankası da dâhil olmak üzere çok sayıda bankacılık kuruluşu üzerindeki dondurulmuş fonlara erişim engelini kaldırmıştır. Bu karar, bankaların uluslararası sisteme yeniden entegrasyonuna olanak sağlamayı amaçlamaktadır. AB diplomatik kaynaklarına göre, bu adım ile Suriye’nin finansal istikrarına katkı sunulması ve bölgedeki ticari akışın yeniden canlandırılması hedeflenmektedir.
Ayrıca, Şubat 2025 tarihinde ilk olarak enerji ve ulaşım gibi sektörleri kapsayan yaptırımların “askıya alınması” yoluyla başlatılan süreç, 20 Mayıs’ta alınan nihai karar ile sonuçlandırılmıştır. Bu kapsamda, sanayi bankaları, kredi kurumları, ulaşım ve havayolu işletmeleri gibi kurumlar yaptırım listesinden çıkarılmıştır. AB üyesi devletlerin Suriye savunma ve içişleri bakanlıklarıyla teknik ve mali iş birliği yürütmelerine olanak sağlanmıştır.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, AB’nin ekonomik yaptırımları kaldırma kararını yazılı bir açıklama ile “tarihi bir adım” olarak nitelendirmiştir. Açıklamada, bu kararın Suriye-Avrupa ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcını teşkil ettiği ifade edilmiştir. AB’nin kararı, Suriye hükümeti tarafından “hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu ve karşılıklı saygıya dayalı” bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir.
Suriye tarafı, Avrupa’da yaşayan Suriyelilerin ülkeye geri dönüşleri ve yatırım yoluyla yeniden inşa sürecine katkı sağlamalarının mümkün hâle geleceğini belirtmiş; bu kararın Avrupa ile ekonomik ve siyasi iş birliğini güçlendireceği vurgulanmıştır. Suriye’nin, Avrupalı şirketler ve yatırımcılarla işbirliğini artırma yönünde hazır olduğu açıklanmıştır.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Trump’ın, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’dan belirli şartların yerine getirilmesini talep ettiği belirtilmiştir. Bu şartlar arasında, İsrail ile Abraham Anlaşmaları'nın imzalanması, yabancı teröristlerin sınır dışı edilmesi, bazı Filistinli şahısların sınır dışına çıkarılması, DEAŞ’a karşı ABD ile iş birliği yapılması ve PKK/YPG kontrolündeki DEAŞ tutukevlerinin sorumluluğunun yeni Suriye hükümetine devredilmesi yer almıştır.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile Suudi Arabistan'daki görüşmesi, 14 Mayıs 2025. (Anadolu Ajansı)
Ayrıca Trump, bu şartların yerine getirilmesinin ABD ile Suriye arasında yeni bir ilişki kurulmasına zemin hazırlayacağını belirtmiştir. Suriye tarafı ise bu talepler karşısında, terörle mücadele ve kimyasal silahların ortadan kaldırılması konusunda ABD ile ortak çıkarlarının bulunduğunu ve bu doğrultuda hareket edeceklerini ifade etmiştir.
ABD’nin yaptırımları kaldırma kararının hemen ardından, Suudi Arabistan ve Katar, Suriye’nin Dünya Bankası’na olan toplam 15,5 milyon dolarlık borcunu ödemiştir. Bu bilgi, Dünya Bankası tarafından yayımlanan bir açıklama ile kamuoyuna duyurulmuştur.
Söz konusu ödeme, Suriye’nin yeniden yapılandırma ve kalkınma projeleri için uluslararası finansman kaynaklarına erişiminin önünü açmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, ABD Hazine Bakanlığı'nın bu sürece paralel olarak yaptığı açıklamada, yeni yatırımların teşvik edilmesi ve Suriye'nin ekonomik altyapısının yeniden inşası için gerekli tüm yetkilendirmelerin uygulanacağı bildirilmiştir. Bu süreç, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nin koordinasyonunda yürütülmektedir.
Avrupa Birliği (AB) Konseyi, 20 Mayıs 2025 tarihinde dışişleri bakanları düzeyinde alınan Suriye’ye yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılması kararını, 28 Mayıs 2025 tarihinde resmen kabul etmiştir. Kararın kısa süre içinde Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayımlanacağı bildirilmiştir.
Yapılan açıklamada, “fonların ve ekonomik kaynakların dondurulmasına tabi olanlar listesi”nden 24 kuruluşun çıkarıldığı belirtilmiştir. Bu kuruluşlar arasında Suriye Merkez Bankası, çeşitli bankalar, petrol üretimi ve rafinasyonu alanında faaliyet gösteren şirketler, pamuk ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet yürüten işletmeler ile medya kuruluşları yer almıştır.
Konsey açıklamasında, Beşşar Esed rejimiyle bağlantılı bireyler ve kuruluşlara yönelik yaptırımların süresinin 1 Haziran 2026 tarihine kadar uzatıldığı ifade edilmiştir. Bu önlemlerin, “hesap verebilirliğin sağlanmasına destek” amacıyla sürdürüldüğü belirtilmiştir.
Ayrıca, Mart 2025’te Lazkiye’de meydana gelen olaylara atıfla, “AB Küresel İnsan Hakları Yaptırımları Rejimi” kapsamında iki birey ve üç kuruluşa yönelik yeni kısıtlayıcı önlemlerin uygulamaya konulduğu duyurulmuştur. Söz konusu tedbirlerin, ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle alındığı bildirilmiştir. Açıklamada, AB'nin sahadaki gelişmeleri izlemeye devam ettiği ve gerekli görülmesi halinde yeni yaptırımlar uygulayabileceği belirtilmiştir.
AB yetkilileri, daha önce Şubat 2025’te alınan yaptırımları askıya alma kararının ardından başlayan sürecin, 28 Mayıs 2025 itibarıyla resmi ve hukuki düzeyde tamamlandığını bildirmiştir. Alınan kararların geri döndürülebilir nitelikte olduğu ve ülke içindeki gelişmelerin izlenmeye devam edileceği açıklanmıştır.
30 Haziran 2025 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’ye yönelik ABD yaptırımlarını sona erdiren başkanlık kararnamesini imzalamıştır. Kararnameye ilişkin açıklama, aynı gün Beyaz Saray’ın internet sitesinde yayımlanmıştır. Açıklamada, söz konusu kararın, ülkenin istikrar ve barış sürecine destek amacıyla alındığı ifade edilmiştir.
Başkanlık kararnamesi, önceki dönemlerde Suriye’ye yönelik uygulanmakta olan tüm kapsamlı yaptırım programlarını yürürlükten kaldırmıştır. Öte yandan, devrik Beşşar Esed rejimi, insan hakları ihlalcileri, uyuşturucu kaçakçıları, kimyasal silah faaliyetleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşlar, DEAŞ ve bağlantılı örgütler ile İran’ın vekil güçlerine yönelik yaptırımların yürürlükte kalmaya devam ettiği bildirilmiştir.
ABD yönetimi, Suriye’den İsrail ile ilişkileri normalleştirmeye yönelik somut adımlar atmasını, yabancı terörist unsurlarla etkin şekilde mücadele etmesini, DEAŞ’ın yeniden canlanmasını önlemeye yönelik ABD çabalarına destek sunmasını ve kuzeydoğu Suriye’deki DEAŞ gözaltı merkezlerinin idaresini üstlenmesini talep etmiştir.
Aynı gün ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, başkanlık kararnamesinin daha önce Suriye’ye yönelik kapsamlı yaptırımları düzenleyen tüm kararları iptal ettiği belirtilmiştir. Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), 518 kişi ve kuruluşu yaptırım listesinden çıkardığını bildirmiştir. Bu kişilerin ve kuruluşların, Suriye’nin kalkınması, yeni hükümetin işlevselliği ve ülkenin sosyal yapısının yeniden inşası açısından önemli aktörler olduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, Esed rejimiyle bağlantılı kişi ve kuruluşlar ile terörle mücadele ve İran yaptırımları kapsamındaki risk teşkil eden toplam 139 kişi ve kuruluş, yeni ABD yaptırım listelerine eklenmiştir. ABD Hazine Bakanlığı, Esed rejimi ve diğer istikrarsızlaştırıcı unsurlara yönelik yeni yaptırımların da yürürlüğe konulduğunu açıklamıştır.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), 6 Kasım 2025 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve İçişleri Bakanı Enes (Anas) Hattab’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını öngören kararı kabul etmiştir. ABD tarafından hazırlanan karar tasarısı 14 üye ülkenin “evet” oyu ile kabul edilmiş, Çin ise çekimser kalmıştır.
Karar, Ahmed Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın Birleşmiş Milletler’in El-Kaide ve DEAŞ (IŞİD) bağlantılı yaptırım listesinden çıkarılmasını içermiştir. Bu gelişme, 2014 yılından itibaren yürürlükte olan seyahat yasağı, mal varlığı dondurması ve silah ambargosu gibi tedbirlerin sona erdirilmesi anlamına gelmiştir.
Kararın kabul edildiği tarihte, Birleşmiş Milletler yaptırım izleme raporları, 2025 yılı içerisinde Hayat Tahrir eş-Şam (HTŞ) ile El-Kaide arasında “aktif bir bağ bulunmadığını” bildirmiştir. Bu tespit, Şara ve Hattab’ın yaptırım listesinden çıkarılmasına dayanak olarak kullanılmıştır.
Kararın kabulü, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın 10 Kasım 2025 tarihinde Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşme öncesinde gerçekleşmiştir. Bu ziyaret, Suriye tarihindeki ilk Beyaz Saray ziyareti olarak kayda geçecektir.
Karar tasarısı, Amerika Birleşik Devletleri tarafından hazırlanmıştır. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, kabul edilen metnin “Suriye’nin yeni bir döneme girdiğini tanıyan güçlü bir siyasi mesaj” olduğunu belirtmiştir. Waltz, Şara yönetiminin “terörizm ve uyuşturucuyla mücadele, kimyasal silah kalıntılarını ortadan kaldırma, bölgesel güvenlik ve istikrarı teşvik etme” yönündeki çabalarına dikkat çekmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, aynı gün yaptığı açıklamada “Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırıldığını, ülkeye yeniden bir fırsat verilmesi gerektiğini” söylemiştir. Trump, Şara ile ilişkisini “iyi bir diyalog” olarak nitelendirmiş ve “Suriye’de ilerleme sağlandığını” ifade etmiştir.
Ayrıca ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nin iki partili açıklamasında, “BM’nin kararının ardından Suriye ekonomisinin yeniden inşası ve istikrarın sağlanması için Kongre’nin de harekete geçmesi gerektiği” belirtilmiştir. Komite üyeleri Jim Risch ve Jeanne Shaheen, “Caesar Yasası kapsamındaki yaptırımların kaldırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini” bildirmiştir.
Çin, karar tasarısına çekimser oy vermiştir. Çin Daimi Temsilcisi Fu Cong, çekimserliğin gerekçesini, “karar metninin terörle mücadele ve güvenlik konularında meşru endişeleri tam olarak yansıtmaması” şeklinde açıklamıştır.
Fu Cong, Çin’in özellikle Suriye’de faaliyet gösteren Doğu Türkistan İslami Hareketi (ETIM) üyelerine ve yabancı savaşçılara ilişkin endişelerini dile getirmiştir. Çinli temsilci, Suriye hükümetinden “ülkesindeki terör unsurlarına karşı kararlı adımlar atmasını” beklediklerini belirtmiştir.
Ayrıca Fu Cong, kararın hazırlanma sürecinde ABD’nin “Konsey üyelerinin tüm görüşlerini dikkate almadığını” ifade etmiş ve tasarının “bazı siyasi hedefler doğrultusunda aceleyle Konsey gündemine getirildiğini” söylemiştir.
Rusya Federasyonu, karar tasarısını desteklemiştir. Daimi Temsilci Vasiliy Nebenzya, kabul edilen metnin “Suriye halkının çıkarlarını ve beklentilerini yansıttığını” belirtmiştir.
Nebenzya, kararın “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü ilkelerine bağlılık” içerdiğini ifade etmiştir. Ayrıca Nebenzya, İsrail’in Golan Tepeleri’nde sürdürdüğü işgalin uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatmış ve “tüm ülkelerin bu ilkelere riayet etmesi gerektiğini” vurgulamıştır.
Nebenzya, ayrıca Suriye’nin ekonomik toparlanma ve kalkınma sürecinde uluslararası desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtmiş ve “kararın ülkenin yeniden inşasına katkı sağlayacağı” yönünde görüş bildirmiştir.
Birleşik Krallık’ın BM Misyonu temsilcisi James Kariuki, Suriye hükümetinin “siyasi geçiş sürecinde ve terörle mücadelede kaydettiği ilerlemenin memnuniyetle karşılandığını” ifade etmiştir. Kariuki, kararın “uluslararası toplumla daha derin bir etkileşimi teşvik edeceğini” belirtmiştir.
Fransa Daimi, Temsilcisi Jérôme Bonnafont, “DEAŞ’a karşı mücadelenin henüz tamamlanmadığını ve yeniden canlanma riskinin hafife alınmaması gerektiğini” söylemiştir. Bonnafont, kararın “egemen, birleşik ve barış içinde bir Suriye’nin yeniden inşasına yönelik önemli bir adım” olduğunu belirtmiştir.
Suriye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, kararın kabul edilmesinin ardından yaptığı konuşmada, BMGK üyelerine teşekkür etmiş ve “Konsey’in Suriye halkının yanında birleştiğini” belirtmiştir. Olabi, kararın “yeni Suriye’ye, halkına ve liderliğine duyulan artan güvenin bir işareti” olduğunu ifade etmiştir.
Olabi, BMGK oturumundaki konuşmasında, kararın “Suriye kadın ve erkeklerinin ülkelerini yeniden inşa etme çabalarına destek mesajı” taşıdığını vurgulamıştır. Ayrıca “Suriye’nin, uluslararası ilişkilerde en uygun yolun olumlu etkileşim ve yapıcı iş birliği olduğunu kanıtlayacak bir örnek olacağını” söylemiştir.
Olabi, ülkesinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne vurgu yaparak, “Suriye’nin hukukun üstünlüğüne dayalı modern bir devlet inşa etmeye kararlı olduğunu” belirtmiştir. Daimi temsilci, Suriye’nin “Doğu ile Batı arasında bir buluşma noktası olmayı sürdüreceğini” ve uluslararası toplumla yapıcı bir ilişki kurmaya hazır olduğunu bildirmiştir.
Suriye hükümeti adına yapılan açıklamalarda ise, karara ilişkin memnuniyet dile getirilmiş ve bunun “ülkenin yeniden inşası, istikrarın sağlanması ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi yolunda bir dönüm noktası” olduğu ifade edilmiştir. Şara hükûmeti, kararın ardından yaptığı açıklamada, ülkenin “savaş ve acı sayfalarını kapatarak, yeniden yapılanma sürecine odaklanacağını” bildirmiştir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 6 Kasım 2025 tarihli kararının ardından, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 7 Kasım 2025 tarihinde Suriye’ye yönelik yaptırım rejiminde ek adımlar atmıştır. ABD Hazine Bakanlığı, 7 Kasım’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile İçişleri Bakanı Enes Hattab’ı yaptırım listesinden çıkardığını açıklamıştır. El-İhbariye televizyonunun bildirdiğine göre, karar Suriye tarafından da doğrulanmıştır.
ABD Dışişleri Bakanlığı aynı tarihte Şara’nın “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist (Specially Designated Global Terrorist – SDGT)” listesinden çıkarıldığını duyurmuştur. Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, Bakan Marco Rubio’nun imzasıyla alınan bu kararın, Şara’nın geçmişte “Muhammed el-Cevlani” adıyla listede yer aldığı statünün tamamen kaldırıldığını bildirmiştir.
Pigott, açıklamasında kararın “Suriye’nin yeni bir döneme geçişini tanıyan güçlü bir siyasi mesaj” niteliğinde olduğunu ifade etmiştir. ABD Hazine Bakanlığı da eşzamanlı olarak Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab’ı yaptırım listesinden çıkarmıştır.
Açıklamada, bu adımların “Beşşar Esed’in görevden ayrılmasından sonra Suriye liderliğinin kaydettiği ilerlemeyi takdir etmek amacıyla” atıldığı belirtilmiştir. ABD tarafı, Ahmed Şara liderliğindeki hükümetin “kayıp Amerikalıların bulunması, terör ve uyuşturucuyla mücadele, kimyasal silahların ortadan kaldırılması, bölgesel güvenlik ve istikrarın teşviki ile Suriye öncülüğünde kapsayıcı bir siyasi sürecin sürdürülmesi” yönündeki taahhütlerini yerine getirdiğini vurgulamıştır.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ayrıca, ülkesinin “Suriye halkının barış, istikrar ve yeniden yapılanma çabalarına destek vermeye devam edeceğini” bildirmiştir.
2025 yılı içinde Suriye’ye yönelik ekonomik ve terör bağlantılı yaptırımların kaldırılması süreci başladı. Bu adım, Beşşar Esed rejiminin sona ermesinin ardından Ahmed Şara liderliğinde kurulan yeni yönetimle kurulan temaslar sonucunda atıldı. ABD ve Avrupa Birliği, Mayıs 2025’te eşzamanlı olarak ekonomik kısıtlamaları sona erdirdi. Ardından 6 Kasım 2025’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Ahmed Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hattab’a yönelik terör bağlantılı yaptırımları kaldıran kararı kabul etti.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Suriye’ye Yönelik Yaptırımların Kaldırılması Süreci (2025)" maddesi için tartışma başlatın
24 Mayıs 2025
ABD'nin Yaptırımları Kaldırma Kararı ve Uygulama Adımları
24 Mayıs 2025
Avrupa Birliği’nin Yaptırımları Kaldırma Kararı
24 Mayıs 2025
ABD’nin Şartlı Yaptırım Muafiyetleri ve Ahmet Şara’ya Sunulan Talepler
24 Mayıs 2025
Uluslararası Finansal Katkılar ve Bölgesel Destek Adımları
29 Mayıs 2025
AB Konseyi'nin Nihai Onayı ve Uygulama Detayları
1 Temmuz 2025
ABD Başkanlık Kararnamesi ile Yaptırımların Resmi Olarak Sona Erdirilmesi (30 Haziran 2025)
7 Kasım 2025
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya Yönelik Yaptırımları Kaldırma Kararı
7 Kasım 2025
Üye Devletlerin Tutumları ve Açıklamaları
7 Kasım 2025
Suriye Temsilciliğinin ve Hükümetinin Tepkisi
8 Kasım 2025
ABD’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya Yönelik Yaptırımları Kaldırması
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.