
ORCID ID
0000-0001-7388-8539
Birleşmiş Milletler’in kuruluşundan itibaren zaman içerisinde üstlendiği misyonlardan biri hükümetleri ticarete dayalı büyüme stratejileri uygulamaları ve çok taraflı ticaret sistemine entegre olmaları için desteklemektir. Bu doğrultuda, BM sekiz ana başlıkta hükümetlere ekonomik manada destek sunmaktadır; (1) yaratıcı ekonomi programı, (2) hizmetler, ticaret ve kalkınma, (3) sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma için ticaret politikaları, (4) genelleştirilmiş öncelikler sistemi, (5) genelleştirilmiş ticaret önceliklerinden istifade sistemi üzerine veritabanı, (6) ticari müzakereler ve uluslararası ticaret sistemi, (7) Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi’ne (AfCFTA) destek ve (8) 8. Ticaret Öncelikleri Küresel Sistemi (UN Trade, t.y.).2012 yılında Filistin’e BM Genel Kurulu tarafından 2012’de 138 “evet”, 9 “hayır” ve 41 “çekimser” oy ile üye olmayan “gözlemci devlet statüsü” verilmiştir (UN, 2012). Bu karar, Filistin’e diplomatik temsil yetkisi tanırken tam egemen devlet olarak görülmediği anlamına gelmekteydi. Ancak Ekim 2023’te başlayan İsrail işgali ve aralıksız devam eden katliamlar sonrası resmi kayıtlara göre 65.000’den fazla Gazzelinin öldürülmesi uluslararası toplumda, özellikle de Avrupa ülkelerinde tepkilere yol açmıştır【1】. Bu durumun bir sonucu olarak Eylül 2025 tarihinde BM’de gerçekleşen oylamada 193 üye devletin 157’sinin “evet” oyuyla Filistin BM nezdinde egemen devlet statüsünü kazanmıştır (Al-Jazeera, 2025). Bu kararla beraber BM, diğer hükümetlere kıyasla Filistin’in içinde bulunduğu siyasi, sosyal ve iktisadi istikrarsızlıkları göz önünde bulundurarak, Filistin ile farklı ve özelleştirilmiş bir ticari ilişkiler bütünü sürdürmeye başlamıştır. Bu ilişkiler temel olarak Filistin’in genel kalkınmasına odaklanan hizmetleri desteklemeyi hedeflemektedir. Her ne kadar Ekim 2023 sonrası şiddetlenen İsrail saldırıları, faaliyetleri önemli ölçüde sekteye uğratsa da BM’nin aşağıdaki tabloda belirtilen farklı ajansları hem ticari ve sosyal hem de siyasi ve kültürel gelişim için bazı faaliyetler sürdürmeyi amaçlamışlardır:BM AJANSIFAALİYET ALANIUNRWAEğitim, sağlık, gıda yardımı, altyapı hizmetleriUNDPKalkınma, e-ticaret, iş gücü geliştirme, genç istihdamıUNCTADTicaret analizi, raporlama, gümrük ve ticaret altyapı desteği, ya-tırım ortamlarının iyileştirilmesiILOİş gücü ve istihdam, kayıt dışılığı azaltma, işçi sendikalarıoluşturmaFAOTarım-girişimcilik programları, sürdürülebilir tarımUN WomenKadın girişimciliğiUNICEFEğitim, çocuk işçiliğini önlemeWFPGıda güvenliği, nakit destek programları, yerli ürün alımıBu ajanslar arasında Filistin’in BM ile ticari ilişkilerinin sürdürülmesinde en büyük katkıyı yapan kurumlardan biri Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (United Nations Conference on Trade and Development/UNCTAD) olmuştur. UNCTAD, işgal altındaki Filistin topraklarındaki ekonomik kalkınma ve İsrail işgalinin ekonomik maliyetleri hakkında BM Genel Kurulu’na düzenli rapor sunmaktadır. Yetki alanı, ekonomik kalkınma beklentilerini değerlendirmeyi ve işgalin ekonomik maliyetlerini ve ticaret ve kalkınma önündeki engelleri incelemeyi içermektedir. Bu doğrultuda; (1) politika odaklı araştırmalar, (2) kapasite geliştirme ve teknik iş birliği projelerinin uygulanması, (3) danışmanlık hizmetlerinin sağlanması ve (4) Filistin halkının ve ekonomisinin ihtiyaçları konusunda uluslararası uzlaşının teşvik edilmesi gibi katkıları gerçekleştirmek üzere Filistin kamu ve özel sektörlerinin kurumsal kapasitelerini oluşturmayı ve güçlendirmeyi amaçlar (UNCTAD, 2024).UNCTAD’ın Filistin ekonomisi üzerine yakın zamanda gerçekleştirdiği çalışmalar şu şekilde sıralanabilir; (1) 2023’te İsrail işgalinin ekonomik maliyetleri hakkında bir rapor sunulması, (2) MAS (Palestine Economic Policy Research Institute) makroekonometrik modelinin güncellenmesi ve Filistin hükümeti profesyonellerine ve araştırmacılarına modelin kullanımı konusunda eğitim verilmesi, (3) Kasım 2023’te Gazze’deki askeri saldırıların ekonomik etkisini değerlendirmek amacıyla MAS’a danışmanlık hizmetleri sunulması ve (4) parçalanmanın refah maliyetini ölçmek amacıyla işgal, parçalanma ve Batı Şeria’daki yoksulluk üzerine 2024’te bir çalışma hazırlanması (UNCTAD, 2024).İşgal altındaki Filistin ekonomisini iyileştirmek üzere gerçekleştirilen bu çalışmalarla birlikte UNCTAD, Paris Protokolü’nün güncellenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Paris Protokolü, İsrail’in Filistin’in İsrail’den ya da İsrail üzerinden yaptığı ithalatlar üzerinden vergi ve gümrük tahsilatı yapmasını ve bu gelirleri “clearance revenue” adı altında Filistin Hükümeti’ne aktarmasını öngörmektedir. UNCTAD’ın analizlerine göre, bu mekanizma nedeniyle Filistin mali gelirlerinin üçte ikisinden fazlası işgalci gücün kontrolünde kalmaktadır. İsrail, 2019- Nisan 2024 döneminde çeşitli bahanelerle clearance revenues üzerinden yapılan kesintiler ve transfer gecikmeleri sayesinde yaklaşık 863 milyon dolar tutarında Filistin’e ait olan geliri engellemiştir【2】. Bu rakam, 2023’teki Filistin milli gelirinin yaklaşık yüzde 5’ine tekabül etmektedir. Ayrıca, iki taraflı asimetrik ticaret bağımlılığının devam etmesinden ötürü İsrail, Filistin’in toplam ticaretinin yaklaşık üçte ikisini oluştururken, Filistin’in İsrail’in toplam ticaretindeki payı yaklaşık yüzde 3’tür. Benzer şekilde, Filistin’in küresel piyasalara erişim kısıtlılığı onu İsrail’e yüksek derecede bağımlı hale getirmiştir. 2011 yılında ithalatın yüzde 70’i ve ihracatın yüzde 86’sı İsrail ile gerçekleşmiş, bu durum Filistin’in kronik dış ticaret açığını derinleştirmiştir. İşgalden ötürü hareket kısıtlamaları ulaşım maliyetlerini arttırmış bu da üretim girdileri ve tüketim malları sıkıntısına neden olmuştur. Ayrıca işçilerin iş yerlerine erişiminin engellenmesi de ekonomiyi sekteye uğratan unsurlar arasında dikkat çekmiştir. Özetle, akademik literatürde de vurgulandığı üzere, Paris Protokolü esasen tek taraflı bir gümrük birliğini resmileştirmiş, Filistin’e çok sınırlı bir politika alanı bırakmıştır. Protokol Filistin’in dış ticaret anlaşmaları yapmasına izin verse de sınır kontrolü İsrail’in elinde olduğu için bu anlaşmaların uygulanabilirliği neredeyse ortadan kalkmıştır (Agbahey vd., 2022, 4-5). Dolayısıyla, mevcut protokolün değişmesi gerektiği çok acil bir başlık olarak karşımızda durmaktadır.Filistin’in BM ile ticari ilişkileri daha çok BM ajansları üzerinden destek ve yönlendirme programları kapsamında yürütülmektedir. Bu ajanslar arasında UNCTAD’ın çalışmaları Filistin yetkililerine ve diğer paydaşlara araştırma, analiz ve kapasite geliştirme sağlayarak ekonomik ve ticari zorlukları anlamaya katkıda bulunmaktadır. Ancak, ek bütçe kaynaklarının yetersizliği, UNCTAD’ın artan teknik yardım ihtiyacını karşılama kapasitesini sınırlamaktadır.Okuma ÖnerileriAli, Marium (2025). “Which are the 150+ Countries that have Recognised Palestine as of 2025?”. Al-Jazeera. Erişim Tarihi: 30.09.2025, https://www.aljazeera.com/news/2025/9/23/which-are-the-150-countries-that-have-recognised-palestine-as-of-2025.Palestine Economic Update (2025). Palestine Economic Policy Research Institute (MAS). Erişim Tarihi: 18.05.2025, https://mas.ps/cached_uploads/download/2025/04/03/special-bulletin-17-eng-1743694369.pdf.World Bank Report (2025). Impacts of the Conflict in the Middle East on the Palestinian Economy – December 2024 Update.
Birleşmiş Milletler’in kuruluşundan itibaren zaman içerisinde üstlendiği misyonlardan biri hükümetleri ticarete dayalı büyüme stratejileri uygulamaları ve çok taraflı ticaret sistemine entegre olmaları için desteklemektir. Bu doğrultuda, BM sekiz ana başlıkta hükümetlere ekonomik manada destek sunmaktadır; (1) yaratıcı ekonomi programı, (2) hizmetler, ticaret ve kalkınma, (3) sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma için ticaret politikaları, (4) genelleştirilmiş öncelikler sistemi, (5) genelleştirilmiş ticaret önceliklerinden istifade sistemi üzerine veritabanı, (6) ticari müzakereler ve uluslararası ticaret sistemi, (7) Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi’ne (AfCFTA) destek ve (8) 8. Ticaret Öncelikleri Küresel Sistemi (UN Trade, t.y.).
2012 yılında Filistin’e BM Genel Kurulu tarafından 2012’de 138 “evet”, 9 “hayır” ve 41 “çekimser” oy ile üye olmayan “gözlemci devlet statüsü” verilmiştir (UN, 2012). Bu karar, Filistin’e diplomatik temsil yetkisi tanırken tam egemen devlet olarak görülmediği anlamına gelmekteydi. Ancak Ekim 2023’te başlayan İsrail işgali ve aralıksız devam eden katliamlar sonrası resmi kayıtlara göre 65.000’den fazla Gazzelinin öldürülmesi uluslararası toplumda, özellikle de Avrupa ülkelerinde tepkilere yol açmıştır【1】. Bu durumun bir sonucu olarak Eylül 2025 tarihinde BM’de gerçekleşen oylamada 193 üye devletin 157’sinin “evet” oyuyla Filistin BM nezdinde egemen devlet statüsünü kazanmıştır (Al-Jazeera, 2025). Bu kararla beraber BM, diğer hükümetlere kıyasla Filistin’in içinde bulunduğu siyasi, sosyal ve iktisadi istikrarsızlıkları göz önünde bulundurarak, Filistin ile farklı ve özelleştirilmiş bir ticari ilişkiler bütünü sürdürmeye başlamıştır. Bu ilişkiler temel olarak Filistin’in genel kalkınmasına odaklanan hizmetleri desteklemeyi hedeflemektedir. Her ne kadar Ekim 2023 sonrası şiddetlenen İsrail saldırıları, faaliyetleri önemli ölçüde sekteye uğratsa da BM’nin aşağıdaki tabloda belirtilen farklı ajansları hem ticari ve sosyal hem de siyasi ve kültürel gelişim için bazı faaliyetler sürdürmeyi amaçlamışlardır:
BM AJANSI
FAALİYET ALANI
Eğitim, sağlık, gıda yardımı, altyapı hizmetleri
UNDP
Kalkınma, e-ticaret, iş gücü geliştirme, genç istihdamı
UNCTAD
Ticaret analizi, raporlama, gümrük ve ticaret altyapı desteği, ya-
tırım ortamlarının iyileştirilmesi
ILO
İş gücü ve istihdam, kayıt dışılığı azaltma, işçi sendikaları
oluşturma
FAO
Tarım-girişimcilik programları, sürdürülebilir tarım
UN Women
Kadın girişimciliği
UNICEF
Eğitim, çocuk işçiliğini önleme
WFP
Gıda güvenliği, nakit destek programları, yerli ürün alımı
Bu ajanslar arasında Filistin’in BM ile ticari ilişkilerinin sürdürülmesinde en büyük katkıyı yapan kurumlardan biri Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (United Nations Conference on Trade and Development/UNCTAD) olmuştur. UNCTAD, işgal altındaki Filistin topraklarındaki ekonomik kalkınma ve İsrail işgalinin ekonomik maliyetleri hakkında BM Genel Kurulu’na düzenli rapor sunmaktadır. Yetki alanı, ekonomik kalkınma beklentilerini değerlendirmeyi ve işgalin ekonomik maliyetlerini ve ticaret ve kalkınma önündeki engelleri incelemeyi içermektedir. Bu doğrultuda; (1) politika odaklı araştırmalar, (2) kapasite geliştirme ve teknik iş birliği projelerinin uygulanması, (3) danışmanlık hizmetlerinin sağlanması ve (4) Filistin halkının ve ekonomisinin ihtiyaçları konusunda uluslararası uzlaşının teşvik edilmesi gibi katkıları gerçekleştirmek üzere Filistin kamu ve özel sektörlerinin kurumsal kapasitelerini oluşturmayı ve güçlendirmeyi amaçlar (UNCTAD, 2024).
UNCTAD’ın Filistin ekonomisi üzerine yakın zamanda gerçekleştirdiği çalışmalar şu şekilde sıralanabilir; (1) 2023’te İsrail işgalinin ekonomik maliyetleri hakkında bir rapor sunulması, (2) MAS (Palestine Economic Policy Research Institute) makroekonometrik modelinin güncellenmesi ve Filistin hükümeti profesyonellerine ve araştırmacılarına modelin kullanımı konusunda eğitim verilmesi, (3) Kasım 2023’te Gazze’deki askeri saldırıların ekonomik etkisini değerlendirmek amacıyla MAS’a danışmanlık hizmetleri sunulması ve (4) parçalanmanın refah maliyetini ölçmek amacıyla işgal, parçalanma ve Batı Şeria’daki yoksulluk üzerine 2024’te bir çalışma hazırlanması (UNCTAD, 2024).
İşgal altındaki Filistin ekonomisini iyileştirmek üzere gerçekleştirilen bu çalışmalarla birlikte UNCTAD, Paris Protokolü’nün güncellenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Paris Protokolü, İsrail’in Filistin’in İsrail’den ya da İsrail üzerinden yaptığı ithalatlar üzerinden vergi ve gümrük tahsilatı yapmasını ve bu gelirleri “clearance revenue” adı altında Filistin Hükümeti’ne aktarmasını öngörmektedir. UNCTAD’ın analizlerine göre, bu mekanizma nedeniyle Filistin mali gelirlerinin üçte ikisinden fazlası işgalci gücün kontrolünde kalmaktadır. İsrail, 2019- Nisan 2024 döneminde çeşitli bahanelerle clearance revenues üzerinden yapılan kesintiler ve transfer gecikmeleri sayesinde yaklaşık 863 milyon dolar tutarında Filistin’e ait olan geliri engellemiştir【2】. Bu rakam, 2023’teki Filistin milli gelirinin yaklaşık yüzde 5’ine tekabül etmektedir. Ayrıca, iki taraflı asimetrik ticaret bağımlılığının devam etmesinden ötürü İsrail, Filistin’in toplam ticaretinin yaklaşık üçte ikisini oluştururken, Filistin’in İsrail’in toplam ticaretindeki payı yaklaşık yüzde 3’tür. Benzer şekilde, Filistin’in küresel piyasalara erişim kısıtlılığı onu İsrail’e yüksek derecede bağımlı hale getirmiştir. 2011 yılında ithalatın yüzde 70’i ve ihracatın yüzde 86’sı İsrail ile gerçekleşmiş, bu durum Filistin’in kronik dış ticaret açığını derinleştirmiştir. İşgalden ötürü hareket kısıtlamaları ulaşım maliyetlerini arttırmış bu da üretim girdileri ve tüketim malları sıkıntısına neden olmuştur. Ayrıca işçilerin iş yerlerine erişiminin engellenmesi de ekonomiyi sekteye uğratan unsurlar arasında dikkat çekmiştir. Özetle, akademik literatürde de vurgulandığı üzere, Paris Protokolü esasen tek taraflı bir gümrük birliğini resmileştirmiş, Filistin’e çok sınırlı bir politika alanı bırakmıştır. Protokol Filistin’in dış ticaret anlaşmaları yapmasına izin verse de sınır kontrolü İsrail’in elinde olduğu için bu anlaşmaların uygulanabilirliği neredeyse ortadan kalkmıştır (Agbahey vd., 2022, 4-5). Dolayısıyla, mevcut protokolün değişmesi gerektiği çok acil bir başlık olarak karşımızda durmaktadır.
Filistin’in BM ile ticari ilişkileri daha çok BM ajansları üzerinden destek ve yönlendirme programları kapsamında yürütülmektedir. Bu ajanslar arasında UNCTAD’ın çalışmaları Filistin yetkililerine ve diğer paydaşlara araştırma, analiz ve kapasite geliştirme sağlayarak ekonomik ve ticari zorlukları anlamaya katkıda bulunmaktadır. Ancak, ek bütçe kaynaklarının yetersizliği, UNCTAD’ın artan teknik yardım ihtiyacını karşılama kapasitesini sınırlamaktadır.
Ali, Marium (2025). “Which are the 150+ Countries that have Recognised Palestine as of 2025?”. Al-Jazeera. Erişim Tarihi: 30.09.2025, https://www.aljazeera.com/news/2025/9/23/which-are-the-150-countries-that-have-recognised-palestine-as-of-2025.
Palestine Economic Update (2025). Palestine Economic Policy Research Institute (MAS). Erişim Tarihi: 18.05.2025, https://mas.ps/cached_uploads/download/2025/04/03/special-bulletin-17-eng-1743694369.pdf.
World Bank Report (2025). Impacts of the Conflict in the Middle East on the Palestinian Economy – December 2024 Update.
Agbahey, Johanes; Siddig, Khalid; Grethe, Harald & Luckmann, Jonas (2022). Trade Policy in a Sovereign Palestinian State: What are the Options in a Final Settlement?. The World Economy, 45(10). 3269-3293.
UN (2012). General Assembly Votes Overwhelmingly to Accord Palestine ‘Non-Member Observer State’ Status in United Nations. Erişim Tarihi: 30.09.2025, https://press.un.org/en/2012/ga11317.doc.htm
UN Trade (T.Y). Why a Strong Multilateral System Matters for Economic Activities. Erişim Tarihi: 30.09.2025, https://www.un-trade.world.
UNCTAD (2024). Report on UNCTAD Assistance to the Palestinian People – Developments in the Economy of the Occupied Palestinian Territory (TD/B/71/3). Erişim Tarihi: 02.05.2025, https://www.un.org/unispal/document/report-on-unctad-assistance-23jul24/.
UNGM (T.Y). The UN System Organizations. Erişim Tarihi: 01.09,2025, https://www.ungm.org/Shared/KnowledgeCenter/Pages/VBS_UNSystem.
[1]
Ayrıca bkz. Filistin Destekçisi Çevrim İçi Topluluklar-Platformlar ; Küresel Dayanışma ; Sosyal Dayanışma
[2]
Bkz. Gaspçı Sömürgecilik ; Siyonist Gaspçı ; Mülkiyet-1 ; Mülkiyet-2 ; Mülksüzleştirme
| apa | Yılmaz, İ. (2026). BM ile Ticari İlişkiler. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 248-251) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yılmaz, İsa. “BM ile Ticari İlişkiler”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 248-251. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"BM ile Ticari İlişkiler" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri