Gündem
kure star outline

İsrail'in Gazze Kentini İşgal Planı (2025)

İstihbarat, Güvenlik Ve Savunma+1 Daha
fav gif
Kaydet
Alıntıla
İsrail'in Gazze'nin tamamını işgal etme planı, Ağustos 2025’te İsrail Güvenlik Kabinesi, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı tarafından onaylanmıştır. Plan, kentin kuşatılması, sivillerin zorla göç ettirilmesi ve askerî harekâtla bölgenin tamamen kontrol altına alınmasını hedeflemektedir.
İsrail'in Gazze Kentini İşgal Planı (2025)  image
Broadcast IconSon Eklenen:

22 Ağustos 2025

Gazze'nin işgal planı, İsrail’in Ağustos 2025’te resmen onayladığı, askeri ve siyasi kapsamı geniş bir harekât planıdır. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın “Gideon’un Savaş Arabaları 2” olarak adlandırdığı plan, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan ve yaklaşık bir milyon sivilin yaşadığı Gazze kentinin tamamen işgal edilmesini öngörmektedir.


İşgal Altındaki Gazze, 21 Ağustos 2025 - (Anadolu Ajansı)


Planın hedefi, kentin askeri ve idari kontrolünün İsrail ordusu tarafından ele geçirilmesi, ardından bölgenin Hamas ya da Filistin Yönetimi dışındaki üçüncü taraf aktörlere devredilmesidir. Bu çerçevede operasyon, zorunlu tahliyeleri, geniş ölçekli askeri yıkımı ve nüfusun büyük kısmının yerinden edilmesini içermektedir. Uluslararası raporlarda, işgalin uygulanmasının sivil halk için ağır insani kayıplar ve kitlesel zorunlu göç anlamına geldiği vurgulanmıştır.


Plan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğinde hazırlanmış, Güvenlik Kabinesi ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Netanyahu, planın yalnızca Gazze kentini değil tüm Gazze Şeridi’ni kapsayacağını açıklamıştır.


İşgal Altındaki Gazze, 11 Ağustos 2025 - (Anadolu Ajansı)


Hazırlık ve Karar Süreci

Güvenlik Kabinesi’nin Onayı

Gazze kentinin işgali planı, 7 Ağustos 2025 tarihinde İsrail Güvenlik Kabinesi’nde yapılan oturumda kabul edilmiş ve 8 Ağustos 2025’te resmen onaylanmıştır. Bu karar, yalnızca askeri bir operasyon hazırlığı değil, aynı zamanda Gazze’nin demografik ve idari yapısını değiştirmeyi hedefleyen bir nüfus transferi planı olarak kayda geçmiştir.


Başbakan Benyamin Netanyahu, İsrail kamuoyuna ve uluslararası medyaya yaptığı açıklamalarda, hedeflerinin yalnızca Gazze kentini ele geçirmekle sınırlı olmadığını, Gazze Şeridi’nin tamamının işgal edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Netanyahu, bu açıklamasını Güvenlik Kabinesi toplantısından önce Fox News’e verdiği röportajda dile getirmiştir.


Netanyahu, işgal sonrası bölgenin Hamas ya da Filistin Yönetimi’nin kontrolünde olmayacağını, “başka Arap güçlerine” devredileceğini belirtmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı’nın Onayı

13 Ağustos 2025’te, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, Güvenlik Kabinesi’nin aldığı Gazze kentinin işgali kararına ilişkin saldırı planının “ana çerçevesini” onayladığı açıklanmıştır. Ordudan yapılan duyuruda, Zamir’in aynı tarihte ordu komuta kademesi ve iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet yetkilileriyle bir araya gelerek Gazze kentinin işgal planının ana hatlarını ele aldığı belirtilmiştir.


Toplantıda, İsrail ordusunun bugüne kadar düzenlediği saldırılarla birlikte Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nde başlatılan yeni saldırılar da gündeme alınmıştır. Açıklamada “Gazze Şeridi’nde sonraki aşamalar için planın ana çerçevesi, siyasi kademenin direktifleri doğrultusunda sunuldu ve onaylandı.” ifadesine yer verilmiştir.


Buna karşın, İsrail medyasına yansıyan bilgilere göre Genelkurmay Başkanı Zamir, işgal planına başlangıçta karşı çıkmıştır. 7 Ağustos 2025’te yapılan Güvenlik Kabinesi toplantısında, bazı bakanlarla bu konuda sert tartışmalar yaşadığı bildirilmiştir. Birkaç gün sonra alınan siyasi karar doğrultusunda askeri plan onaylanmıştır.

Netanyahu'nun, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Görüşmesi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 18 Ağustos'ta Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile Gazze kentinin işgal planını görüşmek üzere Reim Askeri Üssü’nde bir araya gelmiştir. Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, toplantının işgal planının uygulanmasına dair askeri hazırlıkları kapsadığı belirtilmiştir. Aynı günlerde Hamas’ın, ara bulucu ülkeler olan Katar ve Mısır’ın sunduğu ateşkes anlaşması teklifini kabul ettiği bildirilmiştir. Bu gelişme üzerine Netanyahu, Gazze’de Hamas’ın “yoğun baskı altında olduğunu” ileri sürmüştür.

Netanyahu’nun Talimatı ve Savunma Bakanı Katz’ın Onayı

20 Ağustos'ta İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu’nun orduya Gazze kentinin işgalini planlanandan daha kısa sürede tamamlaması yönünde talimat verdiğini açıklamıştır. Netanyahu, işgalin Hamas’ın “yenilgiye uğratılması” amacıyla hızlandırılması gerektiğini vurgulamıştır.


Aynı gün, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in kendisine sunduğu Gazze kentinin işgal planını onaylamıştır. İsrail basınına göre, Katz’ın onayladığı plan Netanyahu’ya sunulmuştur. İşgal saldırılarına “Gideon’un Savaş Arabaları 2” adı verilmiştir.


İsrail medyasında yer alan bilgilere göre ordunun Gazze’nin geri kalanını da işgal etme talimatı aldığı, ancak bu adımın eylül ayından önce hayata geçirilmesinin beklenmediği aktarılmıştır. Planın ilk aşamasında yaklaşık bir milyon Filistinlinin güneye kaydırılması, kentin kuşatılması ve yoğun saldırılar sonrası işgal edilmesi öngörülmüştür. İkinci aşamada ise Gazze’nin merkezindeki büyük ölçüde harap olmuş mülteci kamplarının işgalinin hedeflendiği belirtilmiştir.


İşgal Altındaki Gazze, 21 Ağustos 2025 - (Anadolu Ajansı)

Askeri Operasyonun Aşamaları

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in onayladığı Gazze kentinin işgali planı, dört ana aşama üzerine kurulmuştur. Plan, kentin tamamen kuşatılması, zorla tahliyeler, sistematik yıkım ve kademeli işgal süreciyle Gazze’nin tümüyle askeri kontrol altına alınmasını hedeflemektedir.

1. Aşama: Kuşatma ve Zorunlu Tahliye

İlk aşama, Gazze kentinin çevresinin tamamen kuşatılmasını ve içeride yaşayan yaklaşık bir milyon kişinin güneye doğru zorla kaydırılmasını kapsamaktadır. İsrail ordusu, tank ve zırhlı birliklerle kentin etrafında kontrol hatları kurmayı planlamıştır. Bu süreçte yoğun bombardımanlarla altyapının çökertilmesi ve kentin dış dünya ile bağlantısının kesilmesi öngörülmüştür.


Ayrıca bu aşamada Gazze Şeridi’nin güneyinde geçici toplama merkezleri kurulması hedeflenmiştir. Bu merkezlerde çadırlar, sahra klinikleri, su temin noktaları ve gıda yardımı bulunacaktır. Toplama merkezlerinin, sivillerin zorunlu göç sürecinde kullanılacağı bildirilmiştir.

2. Aşama: Sistematik Yıkım ve Askeri İlerleme

İkinci aşama, kentin içeriden askeri baskı altına alınarak sistematik biçimde yıkıma uğratılmasını içermektedir. Topçu ateşi, hava saldırıları ve kara operasyonlarıyla kent merkezine girilmesi planlanmıştır. Bu aşamada İsrail ordusunun şehir içi operasyonlarını kolaylaştırmak amacıyla mahallelerin büyük ölçüde boşaltılması ve yoğun ateş gücüyle altyapının işlevsiz hâle getirilmesi öngörülmüştür.

3. Aşama: Mülteci Kamplarının İşgali

Üçüncü aşama, kent merkezindeki mülteci kamplarının işgal edilmesini kapsamaktadır. Bu süreçte özellikle Şati, Cibaliye ve diğer yoğun nüfuslu kampların hedeflenmesi planlanmıştır. İsrail ordusunun bu aşamada kentin merkezinde yer alan kampları kontrol altına alarak direniş odaklarını ortadan kaldırmayı hedeflediği belirtilmiştir.

4. Aşama: Orta Kesimlere Yayılma ve Tam Kontrol

Dördüncü aşama, işgalin Gazze Şeridi’nin orta kesimlerine doğru genişletilmesini içermektedir. Bu aşamada kentin işgaliyle eş zamanlı olarak El-Bureyc, Nuseyrat gibi mülteci kamplarına ve çevredeki yerleşim alanlarına yönelik operasyonların başlatılması öngörülmüştür. Bu adımla, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden merkeze kadar olan alanın askeri kontrol altına alınması hedeflenmiştir.

Askeri Hazırlıklar ve Yedek Askerlerin Çağırılması

Gazze kentinin işgal planının uygulanabilmesi için İsrail ordusu askeri hazırlıklara başlamıştır. Bu süreçte hem mevcut kuvvetlerin yeniden düzenlenmesi hem de büyük ölçekli yedek asker çağrıları yapılmıştır.


İsrail ordusu, işgal planı kapsamında 60.000 yedek askerin göreve çağrılacağını açıklamıştır. Bunun yanı sıra 20.000 askerin hizmet süresinin uzatılmasına karar verilmiştir. Ordunun aktif insan gücü artırılmış, toplamda yaklaşık 130.000 yedek askerin sahaya sürülmesi planlanmıştır. Ayrıca daha geniş çerçevede 100.000’e yakın yedek askerin hazır tutulacağı bildirilmiştir.


İsrail ordusu, işgal planına hazırlık amacıyla Gazze Şeridi’ndeki mevcut birliklerinin büyük kısmını geri çekmiştir. Daha önce bölgede bulunan birliklerin yaklaşık üçte ikisi cepheden alınarak dinlenmeye ve yeniden eğitilmeye sevk edilmiştir. Bölgede yalnızca beş tugayın kaldığı bildirilmiştir. Tanklar, zırhlı araçlar ve ağır topçu birlikleri Gazze’nin kuzeyine ve çevresine konuşlandırılmıştır.

Sivillerin Zorla Yerinden Edilmesi

Gazze kentinin işgal planı, sivillerin zorunlu göçlere maruz bırakılmasını içermektedir. Bu kapsamda Gazze’de yaklaşık 1 milyon sivilin güney bölgelere yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Kentin çevresinde kurulan askeri kontrol hatlarıyla birlikte sivillerin güneye geçişi zorunlu hâle getirilmiştir.


Uluslararası raporlarda, sivillerin zorla yer değiştirmesinin kitlesel bir nüfus transferi anlamına geldiği, bunun da uluslararası hukuk açısından ciddi ihlaller doğurduğu belirtilmiştir.

Ateşkes ve Müzakerelerle İlişki

18 Ağustos 2025 tarihinde Hamas, Katar ve Mısır’ın ara buluculuğunda sunulan 60 günlük ateşkes teklifini kabul etmiştir. Açıklamada, Hamas’ın yanı sıra Filistinli diğer grupların da teklif üzerinde mutabık kaldığı belirtilmiştir. Teklife göre Hamas, 10 rehineyi ve 18 cenazeyi serbest bırakacak, buna karşılık İsrail yaklaşık 200 Filistinli tutukluyu bırakacaktır.


Hamas’ın ateşkes önerisini kabul etmesine rağmen İsrail hükûmeti, Gazze kentinin işgal planını sürdürme kararını açıklamıştır. Başbakan Binyamin Netanyahu, kamuoyuna yaptığı açıklamada, İsrail’in Hamas ile yapılacak bir ateşkesi kabul etse dahi Gazze’nin işgaline devam edileceğini açıklamıştır. Ayrıca Netanyahu’nun orduya, işgali belirlenenden daha kısa sürede tamamlaması yönünde talimat verdiği bildirilmiştir.

22 Ağustos 2025

İsrail’in Gazze Kentini İşgal Planına Yönelik Ulusal ve Uluslararası Tepkiler

Birleşmiş Milletler’in (BM) Tepkileri

BM Genel Sekreteri António Guterres

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, İsrail’in Gazze kentini işgal planını “çok endişe verici” olarak nitelendirmiştir. Guterres, bu kararın milyonlarca Filistinli açısından krizi daha da derinleştireceğini ve esirlerin hayatlarını daha fazla tehlikeye sokacağını ifade etmiştir. Açıklamasında, bu adımın daha fazla zorla yerinden edilmelere, can kayıplarına ve geniş çaplı yıkıma yol açacağını belirtmiştir. Guterres, Gazze’de acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması gerektiğini vurgulamış, insani yardımların engelsiz girişine izin verilmesi ve tüm esirlerin koşulsuz şekilde serbest bırakılması çağrısında bulunmuştur. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli tedbir kararına atıfta bulunarak İsrail’in işgale ve yerleşim faaliyetlerine son vermekle yükümlü olduğunu hatırlatmıştır.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Miroslav Jenca

BM Genel Sekreter Yardımcısı Miroslav Jenca, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, İsrail’in işgal kararının “tehlikeli bir tırmanış” anlamına geldiğini ve yeni bir felaketin fitilini ateşleyebileceğini belirtmiştir. Jenca, plan kapsamında yaklaşık 800 bin sivilin 7 Ekim’e kadar tahliye edilmesinin ve bölgenin üç ay kuşatma altında tutulmasının öngörüldüğünü açıklamıştır. Bu süreçte kampların hedef alınacağının basına yansıdığını ifade etmiştir. Jenca, kararın milyonlarca Filistinli için “felaket sonuçlar” doğuracağını, zorla yerinden edilmeler, ölümler ve yıkımların artacağını söylemiştir. BM’nin tutumunun net olduğunu vurgulamış ve “Gazze, Filistin devletinin ayrılmaz bir parçasıdır” diyerek iki devletli çözüm çağrısı yapmıştır.

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) – Ramesh Rajasingham

BM OCHA temsilcisi Ramesh Rajasingham, video konferans aracılığıyla BMGK oturumuna katılarak Gazze’deki insani durumun “korkunç ötesi” olduğunu açıklamıştır. Rajasingham, İsrail’in saldırılarının uzaması nedeniyle insani kayıplardan büyük endişe duyduklarını belirtmiştir. Özellikle çocuklar arasında şiddetli yetersiz beslenmeye bağlı ölümlerin arttığını vurgulamış ve “Bu artık yaklaşan bir açlık krizi değil, düpedüz açlıktır” demiştir. Rajasingham, kalan az sayıdaki yardım hattının sürekli çatışmalar ve zorunlu yer değiştirmeler nedeniyle çökmekte olduğunu bildirmiştir. Ayrıca Batı Şeria’da devam eden yerleşimci şiddeti ve yıkımların da “eşi görülmemiş” düzeyde olduğunu dile getirmiştir.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İsrail’in Gazze’yi işgal planının acilen durdurulması gerektiğini açıklamıştır. Türk, bu planın Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’in işgaline en kısa sürede son vermesi gerektiği yönündeki kararına aykırı olduğunu belirtmiştir. Açıklamasında, İsrail’in planının daha fazla kitlesel zorla yerinden edilmeye, ölümlere ve yıkıma yol açacağını ifade etmiştir. Ayrıca Gazze’de savaşın hemen sona ermesi gerektiğini, İsrailliler ve Filistinlilerin barış içinde yan yana yaşamalarının sağlanması için İsrail’in insani yardımın engelsiz akışına izin vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Türk, hem İsrail tarafından keyfi olarak tutulan Filistinlilerin hem de Hamas’ın elindeki esirlerin koşulsuz şekilde serbest bırakılması çağrısında bulunmuştur.

Fransa’nın Tepkileri

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail’in Gazze’yi işgal kararını “eşi benzeri görülmemiş bir felaketin ilanı” olarak nitelendirmiştir. Macron, İsrail kabinesinin Gazze kenti ve El-Mevasi kamplarına yönelik işgal planını açıklamasının, kalıcı savaşta yeni bir aşamayı temsil ettiğini söylemiştir. Verdiği röportajda, Gazze’deki sivillerin ve Hamas’ın elindeki esirlerin bu stratejinin başlıca mağdurları olmaya devam edeceğini vurgulamıştır. Macron, çözüm olarak BM yetkisi altında bir uluslararası koalisyon kurulmasını önermiş, bunun Gazze’nin istikrara kavuşması, halkın desteklenmesi ve barış yönetiminin uygulanması için tek güvenilir yol olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Fransa’nın, konunun BM Güvenlik Konseyi’nde ele alınması için ortaklarıyla çalışacağını duyurmuştur.

Fransa’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jay Dharmadhikari

Fransa’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jay Dharmadhikari, İsrail’in Gazze kentini işgal etme planını “en güçlü şekilde kınadıklarını” açıklamıştır. Dharmadhikari, İsrail’in bu planla Gazze’nin tümü üzerinde askeri kontrol kurmayı hedeflediğini, bunun da Gazze Şeridi’nde dramatik insani sonuçlara yol açacağını belirtmiştir. Açıklamasında, İsrail hükümetinden bu kararı geri çekmesini talep etmiş ve derhal kalıcı ateşkes çağrısında bulunmuştur. Fransa, Gazze’nin geleceğinin Filistin Yönetimi tarafından yönetilecek bir Filistin devleti çerçevesinde olması gerektiğini vurgulamıştır.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in Gazze’nin tamamen işgalini öngören planını “şiddetle kınadıklarını” ifade etmiştir. Barrot, böyle bir operasyonun halihazırda “felaket” niteliğinde olan insani durumu daha da kötüleştireceğini belirtmiştir. Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan resmi açıklamada da, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını genişletme planının uluslararası hukukun “ciddi ihlali” olduğu vurgulanmıştır. Açıklamada, İsrail’in bu planının, Hamas’ın elindeki esirler dahil İsrail’in güvenliğine hiçbir katkı sağlamayacağı belirtilmiş, aynı zamanda zorla yerinden etme ve işgal girişimlerinin reddedildiği ifade edilmiştir.

Rusya’nın Tepkisi

BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Polyansky

Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Polyansky, İsrail hükümetinin Gazze’nin tamamını işgal etme planının “çok kötü ve yanlış yönde bir adım” olacağını açıklamıştır. Polyansky, bu tür faaliyetleri kınadıklarını belirtmiştir. Ayrıca, bu planın BM kararlarının ihlali anlamına geleceğini vurgulamış ve İsrail-Filistin meselesinde tek çözüm yolunun iki devletli çözüm olduğunu dile getirmiştir.


Polyansky, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı başka bir konuşmada ise İsrail’in Gazze’yi işgal kararının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu ifade etmiştir. Bu kararın iki devletli çözüme ciddi zarar vereceğini ve bölgedeki krizi derinleştireceğini belirtmiştir. Polyansky, İsrail’i BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymaya çağırmıştır. Ayrıca İsrail’in Filistinlilere yönelik açlığı bir silah olarak kullanmasının savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiğini söylemiştir. Bu bağlamda, İsrail’in gıda dağıtım yöntemlerini “insanlık dışı” olarak nitelendirmiştir.


Polyansky, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’nin Hamas veya Filistin yönetiminin kontrolüne bırakılmayacağına dair sözlerini hatırlatarak, bu tutumun Filistin’in kendi halkı tarafından yönetilmesi gerektiğini öngören uluslararası hukuki ilkelerle çeliştiğini ifade etmiştir.

Türkiye’nin Tepkileri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ağustos 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı millete sesleniş konuşmasında, Türkiye’nin Gazze’deki insani krizi hafifletmek amacıyla tüm diplomatik imkânlarını seferber ettiğini belirtmiştir. Erdoğan, Gazze’ye umut ışığı olabilmek için devletin tüm imkânlarının ve diplomatik kapasitesinin seferber edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve “katliam şebekesinin siyasi ömürlerini uzatmak uğruna bölgeyi daha büyük felaketlere sürüklemelerine izin verilmeyeceğini” vurgulamıştır. Erdoğan, İsrail’i “terör devleti” olarak nitelendirmiş ve Filistinlilere yönelik “vahşet, barbarlık, kıyım, işkence ve zulüm” karşısında en net tepkiyi veren ülkenin Türkiye olduğunu dile getirmiştir.


Erdoğan, Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanlarını olağanüstü toplantıya çağırdığını, Gazze’deki vahşeti durdurmak ve açlıktan kırılan halka insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çalıştığını belirtmiştir. Hafta sonu Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı telefon görüşmesinde de Türkiye’nin bu konudaki kararlı tutumunu ilettiğini açıklamıştır.


Cumhurbaşkanı, sivil toplum kuruluşlarının, vakıfların ve derneklerin de Gazze halkını yalnız bırakmadığını, bu dayanışmanın geniş halk kitleleri tarafından sahiplenildiğini ifade etmiştir. Erdoğan, 50 bin gencin katıldığı Türkiye Gençlik Vakfı Yaz Okulları Finali’nde ve Beyazıt’tan Ayasofya’ya düzenlenen yürüyüşte gençlerin Gazze’ye desteğini gördüğünü belirtmiş, Türk halkının Filistin halkıyla dayanışmasına özellikle dikkat çekmiştir.

Dışişleri Bakanlığı Açıklaması

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki askeri harekâtını genişletme kararını “en güçlü biçimde kınadığını” bildirmiştir. Açıklamada, kararın İsrail’in “yayılmacı ve soykırımcı politikasının yeni bir aşaması” olduğu ifade edilmiştir. Netanyahu hükümetinin bu adımlarla Filistinlilere karşı işlediği soykırımı sürdürdüğü, uluslararası barış ve güvenliğe ağır darbe vurduğu, bölgesel istikrarsızlığı artırdığı ve insani krizi derinleştirdiği belirtilmiştir. Türkiye, İsrail’in savaş planlarını derhal durdurması, Gazze’de ateşkesi kabul etmesi ve iki devletli çözüm temelinde müzakerelere başlaması çağrısında bulunmuştur. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi’ne, İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylemlerini engelleyecek bağlayıcı kararlar alması çağrısı yapılmıştır.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’yi işgal planını “karanlık bir adım” olarak nitelendirmiştir. Kurtulmuş, bu planın uluslararası hukukun ve insanlığın ayaklar altına alınması anlamına geldiğini ifade etmiştir. Planı en sert şekilde reddettiklerini belirten Kurtulmuş, uluslararası kurumları ve toplumu İsrail’in işgal planına karşı Gazze’nin yanında durmaya davet etmiştir.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in işgal ve soykırım politikasında yeni bir evreye girdiğini belirtmiştir. Yılmaz, bu adımın herhangi bir direniş örgütüne değil, doğrudan Filistin halkına karşı alındığını vurgulamıştır. Masum sivillerin ve çocukların açlığa ve bombardımanlara mahkum edilmesinin hiçbir şekilde savunulamayacağını söylemiştir. İsrail yönetiminin uluslararası hukuku çiğnediğini, ateşkesten kaçındığını ve iki devletli çözümü tahrip ettiğini belirtmiştir. Yılmaz, dünya kamuoyunda yükselen tepkilerin umut verici olduğunu, uluslararası toplumun gecikmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in işgal kararını “şiddetle kınadıklarını” açıklamıştır. Duran, bu kararın insan hakları ihlallerini ve insani krizi derinleştireceğini belirtmiştir. İsrail’in planlarının tüm insanlığı ve barışı hedef aldığını vurgulamış, Gazze’de yapılanların açık bir soykırım olduğunu ifade etmiştir. Uluslararası topluma bu adımlara kararlılıkla karşı çıkma çağrısında bulunmuştur.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail’in Gazze’yi işgal kararını “lanetli bir karar” olarak nitelendirmiştir. Çelik, bu kararın insanlığa yönelik bir tehdit olduğunu belirtmiş ve tüm dünyanın tek bir insanlık cephesi olarak bu işgale karşı durması gerektiğini ifade etmiştir.

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in işgal planının bölgede yayılmacı ve sistematik şiddet politikalarının yeni ve tehlikeli bir evresini temsil ettiğini belirtmiştir. Bu kararın Filistin halkına karşı işlenen ağır insanlık suçlarının devamı olduğunu, uluslararası barış ve istikrara doğrudan tehdit teşkil ettiğini ifade etmiştir. İsrail’in saldırılarının sivillerin yaşam hakkını hiçe saydığını, uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini vurgulamıştır. Ala, uluslararası mekanizmaları İsrail’in hukuka aykırı eylemlerini durduracak adımlar atmaya çağırmıştır.

İngiltere’nin Tepkileri

Başbakan Keir Starmer

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin Gazze kentini işgal kararına yazılı bir açıklama ile tepki göstermiştir. Starmer, bu kararın “yanlış” olduğunu belirterek İsrail hükümetine derhal geri adım atma çağrısı yapmıştır. Açıklamasında, bu tür adımların çatışmayı sona erdirmeye veya esirlerin serbest bırakılmasına katkı sağlamayacağını, aksine daha fazla kan dökülmesine yol açacağını ifade etmiştir. Starmer, Gazze’deki insani krizin giderek kötüleştiğini, esirlerin korkunç koşullar altında tutulduğunu belirtmiş ve ihtiyaç duyulanın ateşkes, insani yardımların arttırılması, tüm esirlerin serbest bırakılması ve müzakere edilmiş bir çözüm olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca Hamas’ın Gazze’nin geleceğinde herhangi bir rolünün olamayacağını, silahsızlanması ve bölgeden çekilmesi gerektiğini dile getirmiştir.

İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı James Kariuki

İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı James Kariuki, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını genişletme kararının hiçbir yarar getirmeyeceğini, bunun yalnızca insani krizi ağırlaştıracağını söylemiştir. Kariuki, Gazze’de çocukların açlıktan öldüğünü ve yüzlerce sivilin temel gıdaya ulaşmaya çalışırken yaşamını yitirdiğini hatırlatmıştır. Bu durumu “insanlık dışı muamele” olarak tanımlayan Kariuki, İsrail’e Gazze’ye insani yardımların girişini engelleyen tüm kısıtlamaları “acil ve kalıcı” şekilde kaldırma çağrısı yapmıştır.

Almanya’nın Tepkileri

Başbakan Friedrich Merz

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail’in Gazze’yi işgal planına ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail’in Hamas’a karşı kendini savunma hakkı bulunduğunu belirtmiştir ancak Merz, esirlerin serbest bırakılması ve ateşkes için kararlı müzakerelerin Alman hükümeti için öncelik olduğunu vurgulamıştır. Hamas’ın silahsızlandırılmasının zorunlu olduğunu, Gazze’de gelecekte hiçbir rol oynamaması gerektiğini yinelemiştir.


Merz, İsrail kabinesinin Gazze’de askeri eylemleri sertleştirme kararının, Almanya için bu hedeflere ulaşmanın giderek daha az anlaşılır hale gelmesine yol açtığını ifade etmiştir. Bu nedenle Alman hükümeti, ikinci bir duyuruya kadar Gazze’de kullanılabilecek askeri ekipmanların İsrail’e ihracatına izin vermeyeceğini duyurmuştur.


Almanya hükümeti ayrıca, Gazze’deki sivillerin devam eden acılarından derin endişe duyduğunu açıklamıştır. Planlanan saldırının ardından İsrail hükümetinin halkın ihtiyaçlarını karşılamak konusunda daha büyük sorumluluk taşıdığını belirtmiştir. Almanya, İsrail’den Birleşmiş Milletler kuruluşları ve diğer sivil toplum örgütleri dahil olmak üzere yardım malzemelerinin girişine kapsamlı imkan sağlamasını talep etmiştir.

Avrupa Birliği (AB) Tepkileri

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonunu genişletme kararının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, esirlerin serbest bırakılması gerektiğini ve insani yardımların engelsiz şekilde Gazze’ye ulaştırılmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca bölgede acil ateşkesin sağlanmasının önemine işaret etmiştir.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, İsrail’in Gazze kentini işgal kararının AB-İsrail ilişkileri açısından sonuçları olması gerektiğini ifade etmiştir. Costa, bu kararın yalnızca daha önce AB ile yapılan anlaşmalara aykırı olmadığını, aynı zamanda uluslararası hukukun temel prensiplerini ve evrensel değerleri de ihlal ettiğini vurgulamıştır. Costa, İsrail hükümetini bu kararından geri dönmeye çağırmıştır.

Diğer Avrupa Ülkeleri

Ortak Açıklamalar (Avustralya, Almanya, İtalya, Yeni Zelanda, İngiltere)

Avustralya, Almanya, İtalya, Yeni Zelanda ve İngiltere dışişleri bakanları, İsrail’in Gazze kentini işgal kararını “şiddetle reddettiklerini” belirten ortak bir yazılı açıklama yayımlamışlardır. Açıklamada, bu kararın uluslararası insancıl hukukun ihlali riskini taşıdığı, insani durumu daha da kötüleştireceği, İsrailli esirlerin hayatlarını tehlikeye atacağı ve sivillerin kitlesel olarak yerlerinden edilmesine yol açabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, Gazze’de kıtlık yaşandığı bir dönemde acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Avusturya

Avusturya, İsrail’in Gazze’de askeri operasyonlarını genişletme kararını reddettiğini açıklamıştır. Avusturyalı yetkililer, önceliğin insani durumun hafifletilmesi ve kalan esirlerin serbest bırakılması olduğunu belirtmişlerdir. Açıklamada, Gazze’nin toprak veya demografik statüsünde tek taraflı herhangi bir değişikliğin uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İsrail hükümetinin Gazze’deki işgali artırma kararını “şiddetle kınadıklarını” açıklamıştır. Albares, bu kararın daha fazla yıkım ve acıya yol açacağını belirtmiş ve kalıcı ateşkesin yanı sıra büyük çaplı insani yardım akışı ve tüm esirlerin serbest bırakılması gerektiğini vurgulamıştır. İspanya, bölgede kesin barışın ancak bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğini ifade etmiştir.

İsveç

İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını tırmandırma kararını eleştirmiştir. Stenergard, Gazze’nin ilhakı veya topraklarının daraltılmasına yönelik girişimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. İsrail’in aldığı kararın ateşkese olan ihtiyacın tam tersine bir yönde ilerlediğini belirtmiştir.

İsviçre

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki askeri faaliyetlerini genişletme kararından derin endişe duyulduğunu açıklamıştır. Açıklamada, bu kararın halihazırda felaket düzeyinde olan insani durumu daha da kötüleştirme riski taşıdığı ve derhal ateşkese ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.

Hollanda

Hollanda Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp, Gazze’deki insani durumun “felaket boyutunda” olduğunu ve İsrail’in operasyonlarını yoğunlaştırma kararının yanlış bir adım olduğunu ifade etmiştir. Veldkamp, kararın ne insani durumu iyileştireceğini ne de esirlerin serbest bırakılmasına katkı sağlayacağını belirtmiştir. Hollanda, mevcut durumda ihtiyaç duyulanın ateşkes, daha fazla insani yardım ve müzakere yoluyla çözüm olduğunu vurgulamıştır.

Slovenya

Slovenya Dışişleri Bakanı Tanja Fajon, İsrail’in Gazze’yi işgal planını “şiddetle kınadıklarını” açıklamıştır. Fajon, bu tür girişimlerin zaten dayanılmaz olan insani koşulları daha da kötüleştireceğini ve acil bir ateşkese ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştir.

Belçika

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İsrail’in Gazze’nin tamamını işgal planını açıklamasının ardından İsrail’in Brüksel Büyükelçisini bakanlığa çağırmıştır. Prevot, bu kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etmiş ve Filistin topraklarını gasbeden İsrail eylemlerini de eleştirmiştir. Filistin’in haritadan silinme riskine işaret eden Prevot, bunun kabul edilemez olduğunu ve uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirtmiştir.

Finlandiya

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Gazze’deki insani krizin daha da kötüleştiğini, kıtlık tehlikesinin yaklaştığını ifade etmiştir. Valtonen, acil ateşkes ve esirlerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapmıştır.

Danimarka

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını yoğunlaştırma kararının yanlış olduğunu ve hemen geri alınması gerektiğini açıklamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Tutumu

ABD Dışişleri Bakanlığı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik planlarını yakından izlediklerini belirtmiştir. Miller, bu konuda kesin bir kınama ifadesi kullanmamış, yalnızca kararın bölgedeki insani duruma etkilerine dikkat çektiklerini ifade etmiştir.


ABD’nin bu tutumu, BM Güvenlik Konseyi’nde de belirginleşmiştir. Güvenlik Konseyi’nin dört daimi üyesi (Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin) İsrail’in işgal kararına karşı çıkarken, ABD aynı doğrultuda bir tutum sergilememiştir.

Arap ve İslam Dünyasından Tepkiler

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Açıklaması

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İsrail’in Gazze’yi işgal kararını kınamış ve bunun uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğunu belirtmiştir. İİT, bu adımın Gazze’deki sivillerin zorla yerinden edilmesine ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesine yol açacağını vurgulamıştır. Teşkilat, uluslararası topluma İsrail’in bu kararını durdurmak için sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapmıştır.

Arap Ligi Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt’ın Açıklaması

Arap Ligi Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, İsrail’in işgal kararını “tehlikeli ve sorumsuz bir gelişme” olarak nitelendirmiştir. Gayt, bu kararın Arap halklarının iradesine ve uluslararası meşruiyete açık bir saldırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, İsrail’in Filistin topraklarını gasbetmeye yönelik politikalarının bölgede barışın önündeki en büyük engel olduğunu ifade etmiştir.

Arap Parlamentosu Açıklaması

Arap Parlamentosu, yaptığı yazılı açıklamada İsrail’in Gazze kentini işgal kararını reddetmiştir. Açıklamada, bu kararın “savaş suçu” anlamına geldiği ve uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Parlamentonun açıklamasında, Arap ülkelerinin Filistin halkına destek vermeye devam edeceği vurgulanmıştır.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi’nin Açıklaması

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, İsrail’in Gazze’yi işgal planını kınamıştır. El-Budeyvi, bu kararın bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden bir girişim olduğunu söylemiştir. Ayrıca uluslararası toplumu, İsrail’in bu adımını engellemek için acil önlemler almaya çağırmıştır.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’yi işgal planını “tehlikeli bir gelişme” olarak değerlendirmiştir. Riyad yönetimi, bu adımın uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve sivillerin hayatını daha da riske attığını belirtmiştir.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in işgal kararını reddettiklerini ve bu planın “yasa dışı” olduğunu ifade etmiştir. Katar, Gazze’de derhal ateşkes sağlanması, insani yardımların engelsiz şekilde bölgeye ulaştırılması ve Filistin halkının haklarının korunması çağrısında bulunmuştur.

Ürdün

Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, İsrail’in Gazze’yi işgal kararını uluslararası hukukun ağır ihlali olarak tanımlamış ve bunun derhal geri çekilmesi gerektiğini açıklamıştır. Safadi, bu kararın bölgede barış umutlarını yok ettiğini vurgulamıştır.

Mısır

Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki askeri harekâtını genişletme kararını kınamıştır. Açıklamada, bu kararın bölgesel istikrarı tehdit ettiği ve Gazze’deki insani krizi daha da ağırlaştıracağı belirtilmiştir.

Cezayir

Cezayir Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in işgal kararını kınayarak, Filistin halkının yanında olduklarını açıklamıştır.

Kuveyt

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’yi işgal planını uluslararası hukuka aykırı bulduklarını açıklamış ve uluslararası toplumu bu karara karşı harekete geçmeye davet etmiştir.

Irak

Irak hükümeti, İsrail’in Gazze’yi işgal kararına karşı çıkarak, bu planın Filistin halkına yönelik suçların devamı olduğunu belirtmiştir.

İran

İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını genişletme kararını kınamıştır. Açıklamada, bu adımın “Filistin halkına karşı işlenen suçların yeni bir evresi” olduğu ifade edilmiştir.

Pakistan

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze kentini işgal planını reddettiklerini açıklamıştır. Pakistan, bu kararın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve derhal geri alınması gerektiğini vurgulamıştır.

Endonezya

Endonezya Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını genişletme kararını “şiddetle kınadıklarını” duyurmuştur. Endonezya, bu adımın sivillere yönelik insani krizi artıracağını ve bölgedeki barış çabalarını yok edeceğini belirtmiştir.

Filistinli Örgütlerin Tepkileri

Filistin Yönetimi

Filistin Yönetimi, İsrail’in Gazze’yi işgal etme planını “tehlikeli bir tırmanış” olarak nitelendirmiştir. Yönetim, bu kararın Filistin halkını zorla yerinden etmeyi ve bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi hedeflediğini açıklamıştır. Ayrıca bu planın uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu ve İsrail’in işlediği suçların devamı anlamına geldiğini belirtmiştir.

Hamas

Hamas, İsrail’in Gazze’nin tamamını işgal etme kararına sert tepki göstermiştir. Açıklamada, bu planın “başarısızlığa mahkum” olduğu ve İsrail’in “yeni bir macera” peşinde koştuğu ifade edilmiştir. Hamas, Gazze’deki direnişin devam edeceğini ve İsrail’in bu hedefe ulaşamayacağını belirtmiştir.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail’in Gazze’yi işgal kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıklamıştır. FKÖ, bu adımın Filistin halkının haklarını tamamen yok saydığını ve bölgesel barış ihtimalini zayıflattığını belirtmiştir.

İslami Cihad Hareketi

İslami Cihad Hareketi, İsrail’in işgal kararını reddettiklerini duyurmuştur. Açıklamada, bu kararın Gazze’de daha fazla şiddete ve yıkıma yol açacağı ifade edilmiştir.

Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarının Tepkileri

Amnesty International

Uluslararası insan hakları örgütü Amnesty International, İsrail’in Gazze’yi işgal planına tepki göstermiştir. Örgüt, bu kararın halihazırda ağır insani koşulları daha da kötüleştireceğini ve sivillerin korunmasına yönelik uluslararası yükümlülüklerin açık ihlali anlamına geldiğini açıklamıştır. Amnesty, İsrail’in bu adımının sivillerin kitlesel olarak yerinden edilmesine yol açacağını vurgulamıştır. Ayrıca uluslararası topluma, bu plana karşı durma ve Filistin halkının haklarını savunma çağrısı yapmıştır.

İsrail İçinden Gelen Tepkiler

Eski Başbakan Ehud Olmert

İsrail’in eski Başbakanı Ehud Olmert, İsrail güvenlik kabinesinin Gazze kentini işgal kararını eleştirmiştir. Olmert, bu planın İsrail için ağır sonuçlar doğuracağını belirtmiş, özellikle Gazze’deki insani krizi daha da kötüleştireceğini ve uluslararası toplumda İsrail’e yönelik baskıları artıracağını ifade etmiştir.

Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot

İsrail’in eski Genelkurmay Başkanı ve mevcut savaş kabinesi üyesi Gadi Eisenkot, Gazze’nin tamamının işgal edilmesinin “stratejik bir hata” olacağını söylemiştir. Eisenkot, böyle bir kararın İsrail’in güvenliğine katkı sağlamayacağını, aksine uzun vadede ülkeyi daha da zor durumda bırakacağını açıklamıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç22 Ağustos 2025 08:18

Etiketler

Özet

Gazze kentinin işgal planı 7 Ağustos 2025’te İsrail Güvenlik Kabinesi’nde kabul edildi ve 8 Ağustos 2025’te resmen onaylandı. 13 Ağustos 2025’te Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, planın ana çerçevesini onayladı; 18 Ağustos 2025’te Netanyahu, Savunma Bakanı Katz ve Zamir Reim Askerî Üssü’nde uygulama hazırlıklarını görüştü. 20 Ağustos 2025’te Savunma Bakanı Katz planı onayladı, aynı gün Netanyahu, orduya işgalin belirlenenden daha kısa sürede tamamlanması talimatını verdi. Plan, kentin kuşatılmasını, yaklaşık bir milyon sivilin güneye zorla tahliye edilmesini ve ardından mülteci kampları ile orta kesimlere doğru kara operasyonlarının genişletilmesini öngörüyor.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İsrail'in Gazze Kentini İşgal Planı (2025) " maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 22 Ağustos 2025

    Hazırlık ve Karar Süreci

  • 22 Ağustos 2025

    Askeri Operasyonun Aşamaları

  • 22 Ağustos 2025

    Askeri Hazırlıklar ve Yedek Askerlerin Çağırılması

  • 22 Ağustos 2025

    Sivillerin Zorla Yerinden Edilmesi

  • 22 Ağustos 2025

    Ateşkes ve Müzakerelerle İlişki

  • 22 Ağustos 2025

    İsrail’in Gazze Kentini İşgal Planına Yönelik Ulusal ve Uluslararası Tepkiler

  • 22 Ağustos 2025

    Birleşmiş Milletler’in (BM) Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    Fransa’nın Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    Rusya’nın Tepkisi

  • 22 Ağustos 2025

    Türkiye’nin Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    İngiltere’nin Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    Almanya’nın Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    Avrupa Birliği (AB) Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    Diğer Avrupa Ülkeleri

  • 22 Ağustos 2025

    Amerika Birleşik Devletleri’nin Tutumu

  • 22 Ağustos 2025

    Arap ve İslam Dünyasından Tepkiler

  • 22 Ağustos 2025

    Filistinli Örgütlerin Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarının Tepkileri

  • 22 Ağustos 2025

    İsrail İçinden Gelen Tepkiler

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor