Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarHayrettin ÖZLER13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0001-7056-4061

Terörizm kavramı, bütünlüğünü ve anlamını kaybedecek şekilde motivasyon, örgütlenme, ideoloji, amaç, bağlam ve nihayetinde sonuçları itibariyle çeşitlendirilip çoğaltılabilen bir kavramdır. Terör ve terörizm kavramları grup, kişi veya örgütlerin gönüllü olarak kendilerini ve eylemlerini nitelemekten kaçındığı tahkir edici (pejoratif) bir kavram olduğundan nesnel bir tanımını yapmak mümkün değildir. Bununla birlikte -bazen bir iç savaş bağlamında- genellikle sivil-asker ayrımı yapmadan, kasıtlı ve amacı kurbanlarına verilen zararın ötesinde bir etki yaratmak olan politik veya ideolojik şiddet eylemlerine terörizm adı verilmektedir. “Terörist” ise belli ölçüde meşruiyet, yasallık, kuvvet gibi alanların birinde veya hepsinde üstünlüğe sahip otoritelerin “düşmanlarını” nitelemek amacıyla üretilmiş bir kimlik veya yukarıda tanımı yapılan terörizm eylemlerini gerçekleştiren şahıs veya örgütler için kullanılmaktadır (Özler, 2018: 124-128).Filistin ve İsrail söz konusu olduğunda terör ve terörizm kavramları, medya ve sermaye gücünü kullanan siyonist çevrelerin etkisi ile çarpıtılarak tanımlanabilmektedir. Öncelikle, İsrail ile İsrail’in siyonist yayılmacılığına karşı direnmenin meşruluğu gözardı edilmekte, direnen grupların aynı zamanda birer siyasi parti hatta hükümetleri kuran gruplar oldukları ihmal edilmektedir. Örneğin Hamas’la irtibatlı İzzettin El-Kassam Tugayları, FKÖ’ye bağlı el-Fetih’in askeri kolları Tanzim ve Aksa Şehitleri ile Filistin İslami Cihad Hareketi’nin Kudüs Tugayları (İsrail’in uyguladığı soykırıma ve etnik temizliğe karşı direndikleri için), İsrail ve işbirlikçileri tarafından “terör” örgütü oldukları iddia edilmektedir (bkz. Moghadam, 2003: 74-82). Bu yapıların bağlı olduğu FKÖ ve Hamas gibi üst kuruluşların birer siyasal parti oldukları ve özgür bir biçimde gerçeklerşen seçimleri kazandıkları【1】 için devlet yönetiminde meşru söz haklarının olduğu, Filistinlilerin liderlik, alt yapı, eğitim, sağlık, sosyal yardım ve güvenlik gibi pek çok kamusal gereksinimlerini karşıladıkları görmezden gelinmektedir.İsrail-Filistin bağlamında terörizmin tanımını tersyüz eden bir diğer unsur, ABD, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere diğer emperyalist güçlerin görmezden geldiği siyonizmin ve İsrail’in terörizme başvuruyor olmasıdır. J. Bowyer Bell’in Teror out of Zion kitabı siyonist terör örgütlerine dair önemli bilgiler vermektedir. 1929 ve 1949 yılları arasında Haganah (The Defense-Savunma), ondan ayrılarak kurulan Irgun Zvai Leumi ve LEHI gibi siyonist terör örgütleri İngiliz Barış Gücü Kuvvetleri, BM çalışanları (Arabulucu Folke Bernadotte’un 1948’de öldürülmesi), devlet adamları ve Araplara (1948 Deir Yasin katliamı) karşı pek çok terör saldırısı düzenlemiştir. Bu örgütlerin varlığı İsrail’in kurulduktan sonra İsrail Güvenlik Güçleri (IDF) veya Savunma Bakanlığı içinde çözündürülmüş, pek çok üyesi yaşamını siyasetçi (Menachem Begin gibi), haham, akademisyen veya iş adamı olarak devam ettirmiştir (Bell, 1977: 435-440). Bu örgütlerin mirası Filistinlilerin arasına sızan gizli istihbarat birimlerinde【2】 veya siyonist gaspçıların Filistinlilere yönelik eylemlerinde devam etmektedir.1948 öncesi ve sonrası siyonist terörizm sadece Filistinlileri veya İngilizlerin askeri ve diplomatik varlığını değil BM, medya ve yardım kuruluşları mensuplarını da hedef almış, ancak failleri cezalandırılmamış hatta ödüllendirilmiştir. İsrail, büyük ölçüde terörizm sayesinde kurulan, muhtemel, ilk devlettir. Buna karşın yurtları işgal edilen Filistinlilerin eylemleri İsrail terörüne karşı kendilerini savunma hakları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ancak İsrail’in yaptığı propaganda, medya ve emperyalist güçlerin desteği ile siyonistlerin 1948 öncesi kurduğu bu örgütlere “paramiliter” veya “revizyonist” gruplar ve 1948 sonrasındaki (IDF ya da Mossad gibi) yapılara da resmi kuruluşlar denirken Filistinlilerin kurduğu örgütler ve hatta Filistinlilerin kendisi terörist olarak yansıtılmaktadır. Böylece Edward Said’in de belirttiği üzere, 1948’den itibaren İsrail, Yahudi olmayanlar için yarattığı ayrımcı kanunlar ağına takılmış ve kendisine karşı direnenlerden oluşan bir sınıfı, “terörisit” olarak üretmiştir. Bu sınıf, sadece siyonist işgale direnen militanları değil “kendi kaderini tayin hakkı”nı söz ve eylemleri ile savunan tüm Filistinlileri içermektedir (Said, 2024: 276-289).Filistinlilerin İsrail ve İsraillilere karşı yürüttüğü mücadele, içinde bulundukları işgal ve etnik temizlik bağlamından çıkarılarak bir “terör” eylemi olarak nitelendirilmektedir. Batı medyasının ana akım temsilcileri bu bağlamı görmezden gelerek siyonist şiddet ve provokasyonların gölgesinde ortaya çıkan şiddet olaylarında payı olan Filistinlileri “terörist”, İsraillileri ise kategorik olarak “kurban” imgesi içinde tanımlamaktadır【3】 (Attar & King, 2023). Durum böyle olunca gerçek terör ve teröristler yerine (toprakları işgal edilen, yurtlarından zorla çıkarılan【4】, işkencelere maruz kalan) mazlum insanlar; sermayenin, sinema endüstrisinin ve medyanın muazzam gücü kullanılarak terörle ilişkilendirilebilmektedir.

Terörizm kavramı, bütünlüğünü ve anlamını kaybedecek şekilde motivasyon, örgütlenme, ideoloji, amaç, bağlam ve nihayetinde sonuçları itibariyle çeşitlendirilip çoğaltılabilen bir kavramdır. Terör ve terörizm kavramları grup, kişi veya örgütlerin gönüllü olarak kendilerini ve eylemlerini nitelemekten kaçındığı tahkir edici (pejoratif) bir kavram olduğundan nesnel bir tanımını yapmak mümkün değildir. Bununla birlikte -bazen bir iç savaş bağlamında- genellikle sivil-asker ayrımı yapmadan, kasıtlı ve amacı kurbanlarına verilen zararın ötesinde bir etki yaratmak olan politik veya ideolojik şiddet eylemlerine terörizm adı verilmektedir. “Terörist” ise belli ölçüde meşruiyet, yasallık, kuvvet gibi alanların birinde veya hepsinde üstünlüğe sahip otoritelerin “düşmanlarını” nitelemek amacıyla üretilmiş bir kimlik veya yukarıda tanımı yapılan terörizm eylemlerini gerçekleştiren şahıs veya örgütler için kullanılmaktadır (Özler, 2018: 124-128).


Filistin ve İsrail söz konusu olduğunda terör ve terörizm kavramları, medya ve sermaye gücünü kullanan siyonist çevrelerin etkisi ile çarpıtılarak tanımlanabilmektedir. Öncelikle, İsrail ile İsrail’in siyonist yayılmacılığına karşı direnmenin meşruluğu gözardı edilmekte, direnen grupların aynı zamanda birer siyasi parti hatta hükümetleri kuran gruplar oldukları ihmal edilmektedir. Örneğin Hamas’la irtibatlı İzzettin El-Kassam Tugayları, FKÖ’ye bağlı el-Fetih’in askeri kolları Tanzim ve Aksa Şehitleri ile Filistin İslami Cihad Hareketi’nin Kudüs Tugayları (İsrail’in uyguladığı soykırıma ve etnik temizliğe karşı direndikleri için), İsrail ve işbirlikçileri tarafından “terör” örgütü oldukları iddia edilmektedir (bkz. Moghadam, 2003: 74-82). Bu yapıların bağlı olduğu FKÖ ve Hamas gibi üst kuruluşların birer siyasal parti oldukları ve özgür bir biçimde gerçeklerşen seçimleri kazandıkları【1】 için devlet yönetiminde meşru söz haklarının olduğu, Filistinlilerin liderlik, alt yapı, eğitim, sağlık, sosyal yardım ve güvenlik gibi pek çok kamusal gereksinimlerini karşıladıkları görmezden gelinmektedir.


İsrail-Filistin bağlamında terörizmin tanımını tersyüz eden bir diğer unsur, ABD, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere diğer emperyalist güçlerin görmezden geldiği siyonizmin ve İsrail’in terörizme başvuruyor olmasıdır. J. Bowyer Bell’in Teror out of Zion kitabı siyonist terör örgütlerine dair önemli bilgiler vermektedir. 1929 ve 1949 yılları arasında Haganah (The Defense-Savunma), ondan ayrılarak kurulan Irgun Zvai Leumi ve LEHI gibi siyonist terör örgütleri İngiliz Barış Gücü Kuvvetleri, BM çalışanları (Arabulucu Folke Bernadotte’un 1948’de öldürülmesi), devlet adamları ve Araplara (1948 Deir Yasin katliamı) karşı pek çok terör saldırısı düzenlemiştir. Bu örgütlerin varlığı İsrail’in kurulduktan sonra İsrail Güvenlik Güçleri (IDF) veya Savunma Bakanlığı içinde çözündürülmüş, pek çok üyesi yaşamını siyasetçi (Menachem Begin gibi), haham, akademisyen veya iş adamı olarak devam ettirmiştir (Bell, 1977: 435-440). Bu örgütlerin mirası Filistinlilerin arasına sızan gizli istihbarat birimlerinde【2】 veya siyonist gaspçıların Filistinlilere yönelik eylemlerinde devam etmektedir.


1948 öncesi ve sonrası siyonist terörizm sadece Filistinlileri veya İngilizlerin askeri ve diplomatik varlığını değil BM, medya ve yardım kuruluşları mensuplarını da hedef almış, ancak failleri cezalandırılmamış hatta ödüllendirilmiştir. İsrail, büyük ölçüde terörizm sayesinde kurulan, muhtemel, ilk devlettir. Buna karşın yurtları işgal edilen Filistinlilerin eylemleri İsrail terörüne karşı kendilerini savunma hakları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Ancak İsrail’in yaptığı propaganda, medya ve emperyalist güçlerin desteği ile siyonistlerin 1948 öncesi kurduğu bu örgütlere “paramiliter” veya “revizyonist” gruplar ve 1948 sonrasındaki (IDF ya da Mossad gibi) yapılara da resmi kuruluşlar denirken Filistinlilerin kurduğu örgütler ve hatta Filistinlilerin kendisi terörist olarak yansıtılmaktadır. Böylece Edward Said’in de belirttiği üzere, 1948’den itibaren İsrail, Yahudi olmayanlar için yarattığı ayrımcı kanunlar ağına takılmış ve kendisine karşı direnenlerden oluşan bir sınıfı, “terörisit” olarak üretmiştir. Bu sınıf, sadece siyonist işgale direnen militanları değil “kendi kaderini tayin hakkı”nı söz ve eylemleri ile savunan tüm Filistinlileri içermektedir (Said, 2024: 276-289).


Filistinlilerin İsrail ve İsraillilere karşı yürüttüğü mücadele, içinde bulundukları işgal ve etnik temizlik bağlamından çıkarılarak bir “terör” eylemi olarak nitelendirilmektedir. Batı medyasının ana akım temsilcileri bu bağlamı görmezden gelerek siyonist şiddet ve provokasyonların gölgesinde ortaya çıkan şiddet olaylarında payı olan Filistinlileri “terörist”, İsraillileri ise kategorik olarak “kurban” imgesi içinde tanımlamaktadır【3】 (Attar & King, 2023). Durum böyle olunca gerçek terör ve teröristler yerine (toprakları işgal edilen, yurtlarından zorla çıkarılan【4】, işkencelere maruz kalan) mazlum insanlar; sermayenin, sinema endüstrisinin ve medyanın muazzam gücü kullanılarak terörle ilişkilendirilebilmektedir.

Kaynakça

Attar, Dalia & King, Gretchen (2023). “Media Framing of the Intifada of the Knives”. Media, War & Conflict, 16 (4), 563-581.

Bell, J. Bowyer (1977). Teror Out of Zion: Irgun Zvai Leumi, LEHI, and the Palestine underground, 1929-1949.New York: Avon Books.

Moghadam, Assaf (2003). “Palestinian Suicide Terrorism in the Second Intifada: Motivations and Organizational Aspects”. Studies in Conflict & Terrorism, 26 (2), 65–92.

Said, W. Edward (2024). Filistin Sorunu, çev.: Alev Alatlı. İstanbul: Alfa Yayıncılık.

Özler, Hayrettin (2018). Siyaset ve Psikoloji. Bursa: Ekin yayınları.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. 2006 Yasama Meclisi Seçimi

  • [2]

    Bkz. Duvdevan ; Mista’arvim

  • [3]

    Ayrıca bkz. Ahlaki İkiyüzlülük; Çifte Standart; Medya İkiyüzlülüğü

  • [4]

    Bkz. Evlerin Yıkımı ; Mülkiyet-1 ; Mülkiyet-2 ; Mülksüzleştirme ; Nekbe ; Yerinden Etme

Atıf İçin

apaÖzler, H. (2026). Terörizm. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1455-1457) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadÖzler, Hayrettin. “Terörizm”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1455-1457. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Terörizm" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor